Haydi Öğrenelim!
Kupes:
1. İki kapılı otomobil türü. 2. (eski kullanım) Kapalı, küçük at arabası.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Strüktürel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sturm Und Drang:
(Alm. = fırtına ve atılış (Coşkunluk çağı) - Fr. romantisme - İng. storm and stress) XVlll. yüzyılın ikinci yarısında, Almanya'da yazar ve ozanlar, us'u ön planda tutan Antan Auflörung (=Aydınlanma) akımına karşı, Rousseau'nın doğaya dönme gerekliliği düşüncesini benimserler ve kurallarla toplum bağlarını parçalayan coşkun davranışlariyle yeni bir akım yaratırlar (1767 - 1785) Bu akım adını, Alman yazarlarından F. M. Llinger'in aynı adda yazdığı dramından alır. Klasik çağ öncesidir. Fransızların ilk Alman romantizmi dedikleri akımdır. Örn. Goethe'nin gençlik dramı: "Götz von Berlichingen" ile Sihiller'in gençlik dramı: "Die Ranber" (= Haydutlar)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Stüdyo:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
su:
ad 1. iki hidrojenle bir oksijen atomundan oluşan, doğal sıcaklıkta sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde. 2. bu sıvıdan oluşan ve yeryüzünün beşte dördünü kaplayan kitle, deniz, akarsu vb. "Gemi Türk sularında yakalandı" 3. canlıların içtiği, kullandığı sıvı. "Birkaç bardak su içti" 4. meyve, sebze gibi şeylerin sıkılmasıyla elde edilen sıvı.(Konusu: , Kökeni: )
Su Kaçırmak:
(d.) Can sıkmak, bir davranışı araştırarak sinir bozmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Su Koymak:
(bkz:: Su Koyuvermek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Su Koyuvermek:
(d.) Tatsızlık çıkarmak, durumun gereklerine uygun davranmamak. Örn:: Kalleş top. Tam kafayla gol atacaktım. Su koyverdi. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) Su Salıvermek biçiminde de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Su Mu:
NOT: Biri Anlamlı, Diğeri Anlamsız Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Su Oyunları:
(Alm. Wasserspiele) 1- Roma tiyatrosunda içi su dolu bir arena içinde yapılan gösteriler. Sonradan Tiber lrmağı'nın kıyısında yapılan bir tiyatroda bu oyunlar oynanmağa başlanmıştır. Bu oyunlar "Nau machio" olarak tanınır. 2- Barok çağda Avrupa saray bahçelerinde düzenlenen şenliklerde büyük havuzlarda yapılan gösteriler. 3- (Körm. O.) Şehzade düğünlerinde ve önemli günlerde Osmanlı Sultanlarınca hazırlanan eğlencelerde büyük çaptaki su oyunları. Su üstünde savaş, canavarla boğuşma gibi sahneler yer alırdı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Su Salıvermek:
(d.) Eşanl. Su Koyuvermek. Örn:: Külhanbeyi- Vay moruk vay Amma da su salıverdin. (Ortaoyunu, Kağıthane Safası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
su samuru:
SU SAMURU. birl. i. Sansargillerden, su kenarlarında yaşayan, balıkla beslenen, geniş ve yassı başlı, uzun gövdeli, ön ayakları kısa ve güçlü , karada zor hareket edebilen, kürkü çok değerli yüzücü hayvan. Lutra.(Konusu: , Kökeni: )
Su Yolu:
(d.) Cadde, anayol.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Su Yolu:
(Alm. Wasserweg - İng. set waters) Barok çağda, ilk kez, sahne üzerinden bir kayık geçirmek ereğiyle içine su konan, iki yanı yüksek kanal ya da yol.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Su Yolunda Yatmak:
(d.) (Yankesici) Caddede, anayolda çalışmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Suad:
(a.i. ka.) Mutlulukla, saadetle ilgili, mutlu. Sa'd isminin müennesidir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sualp:
(t.i. erk.) Güçlü, yiğit asker.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Suare:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Suat:
Mehmet Rauf'un yazdığı Eylül kitabının ana karakteri. Kocası Süreyya ile mutlu bir evlilik sürdürürken Necip Bey’e aşık olur. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Suat:
Ahmet Hamdi Tanpınar'in yazdığı Huzur kitabındaki ana karakter. Romanın kötü kahramanı, dengesiz, kendisini insanlardan soyutlamış, kimseyi sevmeyen biridir. İnsanlarla bağlarını koparmış, kendisini düşünen, kendisi için yaşayan, kimseyi sevmeyen, kimse tarafından da sevildiğine inanmayan biridir. Karısı Nuran’a ve çocuklarına karşı ilgisizdir. Kadınlarla sadece cinsel arzularını tatmin etmek için ilişki kurmaktadır. Nitekim Nuran’a olan ilgisi de gerçek bir sevgiye dayanmaz. Suat, yaptığı sapıklıklarla Mümtaz’la Nuran’ın yaşamını altüst eder.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Suat Kaya:
(lakabı/sp.) Hugo(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Suavi:
(a.i. erk.) Herkesin işine koşan, yardım eden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Suay:
(t.i. ka.erk.) Suya düşen ay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Subahi:
(a.i. erk.) (bkz:: Subhi)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Subaraknoidal Kanama:
(subarachnoidal hemorrhage) Beyni dıştan saran araknoit ile pia arasındaki, içinde serebrospinal sıvı bulunan subaraknoidal aralığa meydana gelen en sık rastlanan kanama türü. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Subasman:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Subdural Kanama:
(subdural hemorrhage) Dura ile beyni saran araknoit arasındaki subdural aralığa meydana gelen, büyük oranda travmatik kökenli olup, genellikle beyin hemisferleri ile dural sinüsleri birbirine bağlayan köprü venlerin yırtılmasına bağlı kanama.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Subhi:
(a.i. erk.) Sabah vakti, şafak ile ilgili. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Subhiye:
(a.i. ka.) (bkz:: Subhi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Subiş:
(a.i. subyan, sübyan'dan sub-iş) Çocuk, küçük yaştaki kimse, yeniyetme. Sübüş de denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Subjektivizm:
(fr.i. subjectivisme) (fel.) Öznelcilik. Düşünce yapılan veya düşünce sistemlerinde özneyi (süjeyi) her türlü problemin çözümünde temele alan ve herşeyin ölçüsü olarak kabul eden felsefi öğretinin adı.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Submaksimal:
(Biy.Sp.Ter.) Maksimal altı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Subra:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Subret:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Subscapularis:
Kürek kemiğinin altında bulunan.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Subutay:
(t.i. erk.) Cengiz Han'ın ünlü Moğol generalinin adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Subye:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Suca:
(t.i. erk.) Uzun düzgün boy.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Suç:
(crime) Hukuk kurallarının yasakladığı ve yapılmasına veya yapılmamasına ceza uygulaması bağladığı eylem.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
suç:
ad 1. ahlaka, törelere aykırı davranış. 2. yasalara aykırı davranış.(Konusu: , Kökeni: )
Suç ve Ceza:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Fyodor DOSTOYEVSKİ Kitabın Konusu: Yoksul, gururlu ve ihtiraslı bir öğrenci olan Roskolnikov'un işlediği bir cinayeti, bu cinayetten ötürü çektiği vicdan azabını ve teslim olmasını anlatmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Başkalarına yapılan suçun cezası mutlaka çekilir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Suçlu:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Kerime NADİR Kitabın Konusu: Müberra ile Müfit Ekrem arasında geçen aşk hikayesi anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: İnsanların sorunlarının nedenlerini tam olarak anlamadan iş yaptıklarında başına gelebilecek olaylar anlarılmak ısteniyor.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
suçlu:
ad · sıfat suç işlemiş bulunan, suçu olan (kimse).(Konusu: , Kökeni: )
Suçlu Profili:
(criminal profiling) Suç eyleminden sorumlu bireylerin kişilik özelliklerini gösteren yöntem. [Kişilik profili, belli bir suçu kimin işlemiş olduğu konusunda özgül bilgi sağlamak amacıyla yapılır. Amaç, şüphelileri bulmaya yardımcı olabilecek kişilik bilgilerini sağlamak, olay yerinin değerlendirilmesi, suçu işleyen kişi ya da kişilerin kişilik özelliklerini ele verebilen ipuçlarının tanımlanması ve yorumlanmasıdır].(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Sudak:
Bilimsel Adı: Stizostedion lucioperca. Familyası: Deniz balığı. Percidae familyasından yırtıcı bir tatlısu balığı türü. Diğer Adı: Alman Levreği, Dişli Balık, Uzun Levrek. Vücudu ince uzun yapılı olup, sivrilmiş bir başı vardır. Ağızda iyi gelişmiş sivri uçlu köpek dişleri bulunur. Çeneler ve damak kemikleri üzerinde bulunan dişler kemik dişleridir. Yanakları genellikle çıplak veya sadece üst kısmı veya seyrek olarak orta kısmı pullarla kaplıdır. Sırtı koyu renkte, yan tarafları gri – gümüşümsü renktedir. Genç bireylerde sırttan karına doğru 8 – 10 adet koyu renkli enine bantlar bulunur. Bu çizgiler balığın yaşlanmasıyla beraber soluklaşır. Kuyruk ve sırt yüzgeçleri üzerinde ışınları birbirine bağlayan şeffaf zarlar üzerinde sıralanmış siyah benekler bulunur. Tüm iç sularda 15 Mart-30 Nisan, Eğirdir Gölünde dönem boyunca, Beyşehir Gölü’nde parakete ile dönem boyunca avcılığı yasaktır. Nisan – Haziran üreme dönemidir. Üreme yerleri, akıntısız, iyi ısınan, sığ ve bitki ile kaplanmış sahil kısımlarıdır. Yumurtası yapışkan, çapı 1 – 1,5 mm olup bunlar çakıllı – kumlu zeminlerdeki taşlar ve bitki kökleri üzerine yapıştırılırlar. SUDAK (Stizostedion fucioperca) Marmara Trakya Karadeniz ve Göller Bölgesi'nde 10-15 yıl yaşayan, hareketli avcılığı zevkli bir balıktır. Kendinden küçük balıklarla beslenir. Etinin deniz levreğine yakın lezzeti ve bol verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksek bir tatlı su balığıdır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sudan:
Resmi Tam Adı: Sudan Cumhuriyeti Yerel Tam Adı: Cumhūrīyet es Sūdān (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Sudan:
Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nda, Doğu Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Sudan:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Mısır ve Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 1 Ocak 1956 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Sudan:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Sudan:
İdari Yapısı: 15 Eyalet: 1- El Cezire 2- El Kadarif 3- Mavi Nil 4- Kassala 5- Hartum 6- Kuzey Darfur 7- Kuzey Kordofan 8- Kuzey 9- Kızıl Deniz 10- Nil Nehri 11- Sennar 12- Güney Darfur 13- Güney Kordofan 14- Batı Darfur 15- Beyaz Nil.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Sudan:
Komşuları: Kuzeyden Mısır, kuzeydoğudan Kızıldeniz, doğudan Etiyopya ve Eritre, güneyden Güney Sudan, batıdan Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad, kuzeybatıdan da Libya'yla çevrilidir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Sudan:
Resmi Dili: Arapça, İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Sudan:
Para Birimi: Sudan Sterlini Para Birimi Kodu: SDG(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Sudan:
Plaka Kod: SUD(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Sudan:
Tel. Kodu: +249 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Sudan:
Dini: İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: Sünnilik (Şafii, Maliki), Ortodoks Kilisesi, Kıptiler NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Sudan:
Sudan Bayrağı: Günümüzde kullanılan hali ile 20 Mayıs 1970 tarihinde göndere çekilerek ülkenin resmi bayrağı olmuştur. Sudan bayrağı, yatay sıralanmış ve yukarıdan aşağıya kırmızı, beyaz ve siyah renkli 3 eşit şeritten ve bayrağın sol tarafında ortadaki beyaz şeridi ortalayan bir yeşil üçgenden meydana gelir. Kırmızı şerit; Sudan'ın bağımsızlığını ve bunun için ülkenin şehit kurbanlarını temsil eder. Beyaz şerit; barış, ışık ve iyimserliği temsil eder. Aynı zamanda 1924 yılında sömürge yönetimine karşı yükselen milliyetçi bir grup olan Beyaz Bayrak Ligini temsil eder. Siyah şerit; Sudanı temsil eder; Arapça'da 'Sudan' siyah anlamına gelir. Aynı zamanda 19. yüzyılın sonlarında, sömürge Mahdist Devrimi sırasında savaşan milliyetçileri siyah bayrak temsil eder. Yeşil şerit; İslamı, tarımı ve arazi refahını temsil eder.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Sudan:
Milli Marşı: "Nahnu Cund Allah Cund el-Vatan" (Biz Allah'ın ve Vatanın Askerleriyiz) Afrika ülkesi Sudan'ın ulusal marşıdır. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1956 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Sözleri Ahmad Muhammad Salih, bestesi Ahmad Murdschan tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Sudan:
Genel Bkş: İnsanların Sudan'da yaşamaya başlaması milattan önce 5000 yılına kadar uzanır. 1.886.068 km2'lik yüz ölçümü ile dünyanın en büyük 16. ülkesidir. Ülkenin, 2011 yılında Sudan ve Güney Sudan olarak ikiye ayrılmasından sonra yüz ölçümü bakımından Afrika'nın en büyük ülkesi olma özelliğini Cezayir'e kaptırmıştır. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Sudan:
NISS Sudan'ın Dış İstihbarat Teşkilatı. (İngilizce: National Intelligence and Security Service, Arapça: Cihaz el-Amin el-Vatani Val Muhaberat) Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Servisi.(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )
Sudan:
(t.i. ka.) Su gibi güzel, parlak.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Sudan Milli Tk:
milli tk.lakabı: Çöl Şahinleri (Sokoor Al-Jediane)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Sudeka:
(a.i. erk.) Doğru, hakiki dostlar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sudi:
(a.i. erk.) Yararlı, faydalı, kazançlı(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sudiye:
(a.i. ka.) (bkz:: Sudi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sudur:
(a.i. erk.) 1- Göğüsler. 2- Sadrazamlar. 3- Kazasker. 4- Sadır olma, meydana gelme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Suergin:
(t.i. erk.) Olgun asker.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Suersan:
(t.i. erk.) Yiğitliğiyle ünlü asker.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
suffe ashabı:
(bkz:: ashabısuffe)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sufi:
(a.i. erk.) Tasavvuf erbabı, mutasavvıf.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
sufi:
1- Yünden dokunmuş elbise giyen. 2- Dünyaya olduğundan fazla değer vermeyen, derviş. Örn:: “Sufi, kalbi Hz. İbrahim’in kalbi gibi dünyaya ait kaygılardan uzak olduğu hâlde Allah’ın emirlerine uyan kişidir.” (Cüneydi Bağdadi) 3- Her an Allah’la olma bilinci taşıyan, sürekli Allah’ı zikreden ve kendisini onun yoluna adayan kişi. Örn:: “Sufi, hiçbir şeyin kendisini kirletemediği ve her şeyin kendisiyle temizlendiği kişidir.” (Ebu Türab)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sufizm:
Tasavvuf; (Farsça: تصوف tasavvuf) veya Sûfîzm ya da Sûfîlik, (Arapça: صُوفِية Sufiyye; Farsça: صوفیگری sūfīgarī), İslam'ın iç veya mistik yüzü olarak tarif edilir. Ayrıca Sufizmin batıda yükseltilen içeriğinin "Budizm ve Taoizm gibi içeriksiz güzel yaşama tarzı" olarak yorumlanması da vardır. Sûfî kelimesinin kökü olarak en çok hüsn-ü kabul gören kelime, "yün" anlamına gelen Arapça "sûf"tur. Bir diğer görüşte ise suffe; "avlu, gölgelik" gibi mânâlarda kullanılır.(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Sufle:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Suflör:
(Alm. Souf(leur - Fr. souffleur - İng. promter) Oyunu metinden izleyen, unutulan tümce başlarını fıslayarak oyuncuya hatırlatan görevli kişi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Suflör:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Suflörlük:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Suguk:
(i.) Zengin, kalantor, paralı kişi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Suğra:
(a.i. ka.) Daha, pek, en küçük.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Suhan:
(t.i. erk.) Suyun hakimi, su kaynaklarının yönetimini elinde bulunduran.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Suhansera:
(f.i. ka.) Ahenkli söz söyleyen.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Suheyb:
(a.i. erk.) Arkadaş, dost. Rasulullah'ın azatlısının adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
suhuf:
1- Sayfalar, yapraklar, kitapçıklar. 2- Dört büyük kitaptan ayrı olarak Yüce Allah’ın Cebrail aracılığı ile bazı peygamberlerine gönderdiği dinî emirler ve bu emirleri içeren sayfalar. Suhuf denilen kitapçıklar şu peygamberlere gönderilmiştir: Hz. Âdem’e 10, Hz. Şit’e 50, Hz. İdris’e 30, Hz. İbrahim’e 10 sayfa. “Ahiret (hayatı) daha iyi ve daha kalıcıdır. Bu (hükümler) elbette ilk suhufta da vardı. İbrahim’in ve Musa’nın suhufunda.” (Kur’an-ı Kerim A'la suresi 87/17-19 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Suhulet:
(a.i. erk.) 1- Kolaylık. Yumuşaklık. Mülayemet. 2- Uygunluk. Elverişlilik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Suka:
(a.i. erk.) Çarşı adamı, esnaf.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sukashiwaza:
Saldırganın sizi sarmasına ya da vuruşuna başlamasına imkan vermeden yapılan tekniklerdir. Aslında ideal olanda budur.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )
Sukuti:
(a.i. erk.) Susmayı seven, az konuşan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sulak Yerde Büyümek:
(d.) (İnsan) Çok uzun boylu olmak. Örn:: Adamımız sulak yerde büyümüş olup, yavu pota nerde diye aşağılara bakıyor.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sulamak:
(f.) (Meyhaneci, barmen, garson) 1- Müşteriye içki vermek. 2- Vermek, para vermek, Ödemek. Örn:: Yoğurtlu birer kebap yedik. Üç buçuk lirayı suladım. (Tarık Dursun K. Evlere Şenlik) 3- İşemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sulanmak:
(f.) 1- (Bir şeye) İmrenmek, bir şeyi pek istediği belli etmek. 2- Para vermek, ödemek, harcamak. Örn:: Paraları sulanan karımıza da, kızımıza da sulanır. (Oya Kayacan, Aman Sulukule Canım Sulukule)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sulantı:
(i.) 1- Sulanma. (bkz:: Sulanmak) 2- Sululuk, sululuk etme. 3- Askıntı olma. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sulbi:
(a.i. erk.) Birinin sulbünden gelme, kendi evladı, oğlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sulbiye:
(a.i. ka.) (bkz:: Sulbi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Suleha:
(a.i. ka.) Salih, iyi, yarar, selahiyet, günah işlemeyen.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sulfata:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
sulh:
1- Barış, anlaşma. Örn:: “Eğer bir kadın kocasının uzaklaşmasından veya yüz çevirmesinden endişe ederse, o kadınla erkeğin aralarını sulh yoluyla düzeltmelerinde bir sakınca yoktur. Çünkü sulh, çok hayırlı (bir davranış) dır…” (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/128 nci Ayet) 2- İki kişi veya iki grup arasındaki anlaşmazlığın, davanın veya savaşın sona ermesi için yapılan anlaşma, barış. İslam dininin amaçlarından biri de her türlü bozgunculuğa son verip yeryüzünde sulhu gerçekleştirmektir. Bunun bir göstergesi olarak Hz. Peygamber, Medine’ye hicret ettiğinde oradaki kabilelerle anlaşmalar yapmıştır. Evs ve Hazreç kabileleri arasındaki bitmeyen savaşlara son vermiştir. Mekkeli müşriklerle Hudeybiye Sulhunu yapmış ve hiç kimsenin burnu bile kanamadan Mekke’yi fethetmiştir. “Eğer müminlerden iki grup savaşırlarsa aralarını sulh edin; şayet biri ötekine saldırırsa Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla siz de savaşın. Allah’ın buyruğuna dönerse aralarında sulh yapın ve adaletli olun. Çünkü Allah adaletli davrananları sever.” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 49/9 nccu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )