Haydi Öğrenelim!
hududullah:
1- Allah’ın sınırları, Allah’ın koymuş olduğu helal ve haramlar. Ör:: “Kim Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve hududullahı çiğnerse Allah, onu içinde ebedî kalacağı cehennem sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/14 ncü Ayet) 2- İslam’da insanların uyması gereken dinî inanç, ibadet, ahlak ve sosyal hayatla ilgili kurallar. “Tövbe edenler, ibadet edenler, hamt edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men edenler ve hududullahı koruyanlar var ya işte o müminleri (cennetle) müjdele.” (Kur'anı Kerim Tevbe suresi 9/12 nci Ayet) 3- Allah’a ve Allah’ın yarattığı kullarına karşı ağır suç işleyen ve insanların can, mal, akıl, namus ve din gibi dokunulmaz alanlarına tecavüz edenlere verilmek üzere miktarının dince belirlendiği cezalar, yaptırımlar.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Tırpanlamak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tırpanlanmak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tırsak:
(sf.) (tırsmak'lar, tırsak) Korkak. Örn:: Tabi cepçilik, pezoluk, haraç işi, yol kesme, araba teybi, beyaz işini falanı filanı hiç saymıyorum. Tırsak bi karakterdesin çünkü. (Engin Ergönültaş, Terso) (bkz:: Tırsmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırsınç:
(sf. tırsmak'tan tırsınç) Korkunç. (bkz:: Tırsmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırsmak:
(kürt.f. tırs, önek korkak, ürkek'ten) 1- Çekinmek, korkmak. Örn:: korku hikayelerinden, tırsıklarından mahkumlar gibi camdan bakıyorlardı. (Metin Kaçan, Ağır Roman) 2- Kuşkulanmak, İkirciklenmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırtık:
(i.) 1- Hırsızlık, çalma. 2- Çalıntı, çalınmış nesne.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırtık İşi:
(d.) 1- Hırsızlık. 2- Çalıntı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırtıkçı:
(i.) 1- Hırsız. Örn:: İçeride eşşek sudan gelene kadar dövdüğü tırtıkçı ile Emniyet Müdürlüğü koridorunda öpüşen Hırsızlık Masası Şefleri görmüştü. (Kayhan Sağlamer, Türk Mafiası) 2- Yankesici.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırtıklamak:
(f.) Çalmak. İncelemek, kurcalamak. Örn:: Cibalinin Cebb-i Ali şeklinde yazılışına çok rastladım fakat ötesini fazla tırtıklayamadım. (Sermet Muhtar Alus, İstanbul Kazan Ben Kepçe)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tırtıl:
(sf.) Asalak, başkalarının sırtından geçinen. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Ti:
(i.) Alay etme, eğlenme, gırgır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Ti Geçmek:
(d.) Alay etmek, eğlenmek, gırgır geçmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Ti Habarya:
(d. yun. ti, a. haber'den) Örn:: Ne haber, nasılsın? anlamında kullanılır. Tikaberya, Tihaberya biçimlerinde de söylenir. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tibet:
(t.i. erk.) Çin'in batısında bağımsız bir bölge.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tican:
(a.i. ka.) Taçlar. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Ticanî Tarikatı:
Ticanî Tarikatı, Seyyid Ahmed Ticani tarafından kurulan, Cezayir’de ve Fas’ta etkin bulunan bir tarikattır. İsmini kurucusunun isminden almıştır.(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )
Ticarethane:
(b.i) Kapısı çarşıya açılan ve içinde perakende satış yapılan yer, ticaretle uğraşan bir kimsenin işyeri.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
ticari:
sıfat ticaretle ilgili. Benzer: tecimsel(Konusu: , Kökeni: arapça)
Tidal Volüm:
(Biy.Sp.Ter.) Solunum hacmi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tie Break:
(Voleybol Ter.) Setlerin 2-2 olmasının ardından galibi belirleyen 15 sayı üzerinden oynanan set. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tie-break:
(Tenis Ter.) Beraberliği bozma. Beş setlik maçlarda beşinci set dışında 6-6 olan oyunlarda uygulanan sistem. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tifdruk:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiflis:
Tiflis; Gürcistan'ın başkenti ve en kalabalık ilidir. Tiflis Gürcistan'ın doğusunda, Tiflis Havzasında, Kura Nehri'nin iki yakasında kurulmuştur. (Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Tifo:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tifüs:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tigin:
(t.i. erk.) (bkz:: Tekin)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tihame:
(a.i. ka.erk.) Mekke-i Mükerreme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Tiiz:
(bkz:: Tiz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tik:
(fr.i. tic'ten) Sinir bozucu davranış. Birisine karşı bile bile yapılan rahatsız edici davranış.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tik Atmak:
(d. fr. tic, türk.) Tik yapmak, sinir bozmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tikağacı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiki:
(yun.i. tik, orospuing. tike, istenmeyen kişi, çocuk) Parasal durumu uygun olmadığı halde zengin çocukları gibi giyinmeye, davranmaya çabalayan genç. (erkek) Tiki Boy da denir. (bkz:: Ciks)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tiko:
(ono zf.sf.) (Para için) Peşin, nakden, hemen ödeme anlamında kullanılır. Örn:: Tiko para, tiko ödeme.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
tiksinme:
ad tiksinmek eylemi.(Konusu: , Kökeni: )
Tilal:
(a.i. erk.) Tepeler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
tilavet:
1- Okuma. Örn:: “Allah, ayetlerini tilavet etmek, onları arındırmak ve onlara ilahî kelamı ve hikmeti öğretmek için içlerinden bir peygamber çıkararak müminlere lütufta bulunmuştur; hâlbuki onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.” (Kur’an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/164 ncü Ayet) 2- Takip etme, bir şeyin peşine düşme, tabi olma. 3- Kur'an-ı Kerim’i tecvit kurallarına uygun olarak ve anlamını düşünerek okuma. Örn:: “Müminler o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun ayetleri tilavet edildiğinde bu tilavet onların imanlarını artırır. Onlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.” (Kur’an-ı Kerim Enfal suresi 8/2 nci Ayet) 4- Kur’an-ı Kerim ayetleri üzerinde düşünme, azapla ilgili ayetler okunurken Allah’a sığınma, müjdelerle ilgili ayetlerde şükretme; emredilenleri yerine getirmeyi ve haramlardan kaçınmayı amaç edinerek okuma. “Kendilerine indirmiş olduğumuz kitabı hakkıyla tilavet edenler, kitaba inanırlar; kitabı inkâr edenler ise (dünyada ve ahirette) pişman olacaklardır.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/121 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
tilavet secdesi:
Kur'an-ı Kerim’deki secde ayetlerinden birisini okuyan veya duyan kimsenin yapması gereken secde. Secde ayetlerinde, Allah’ın insanlara verdiği nimetlerin bolluğu ve Allah’a ortak koşanların bu nimetlere şükrün gereği secde etmekten kaçınmaları anlatılır. Müşriklerin Allah’a secde etmekten kaçınmalarına karşılık, Müslümanlar, Allah’a imanlarının gereği olarak secde etmeye davet edilirler. Secde ayetleri Mekke’de inen surelerin içerisinde yer alır. Secde ayetleri özel bir işaretle Kur’an-ı Kerim’in sayfa kenarlarında gösterilmiştir. Tilavet secdesi şöyle yapılır: Tilavet secdesi tek secdeden meydana gelir. Secde ayetini okuyan veya duyan kişi ellerini kulaklarına kaldırmadan doğrudan tekbir alarak secdeye varır ve üç defa “Subhane rabbiye’l-a’la” der ve tekrar tekbir alarak kalkar. Tilavet secdesi tek başına yapıldığı gibi cemaatle de yapılabilir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tilkiüzümü:
(paris incompleta) Zambakgiller familyasından; nemli ortamlarda yetişen, 20 - 50 cm boyunda, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları pürtüksüz, tam, koyu yeşil renkli ve saplıdır. Ezilince fena bir koku çıkarır. Lezzeti acıdır. Çiçekleri küçük, beyaz veya sarımsı renklidir. Meyveleri, leblebi büyüklüğünde, sarıda kırmızıya ve siyaha kadar değişen renktedir. Zehirlidir. Kullanılan kısımları kurutulmuş yapraklarıdır. Faydası:: Uyku verir. Sinirleri teskin eder. Fazlası zehirler. Haricen kullanılır. Ağrıları dindirir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Tillocular Tarikatı:
Kurucuları Sultan Memduh Hazretleri’nin türbesinin bulunduğu Siirt’in Tillo beldesi manevi merkezleri. Süryanice “Yüksek Ruh” anlamına gelen Tillo geleneği Kadiri Tarikatı’nın en güçlü kollarından. Siyasete uzak durmaları nedeniyle İcmalcilerden, Kadiri-Rufai geleneğinde faaliyet sürdürmesi nedeniyle de Galibilerden ayrılıyor.(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )
Tilmaç:
(t.i. erk.) Dilmaç, çevirmen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tilt Etmek:
(d. ing. tüt türk.) (Birisi ya da bir şey) Sinirlendirmek, (birisinin) sinirlenmesine yol açmak. Örn:: Kızım sen kafayı mı yedin? Yok yemediysen ben yedirteyim. Tüt ettin ulan beni.(Ömer Pınar, Muhabbet Babında) 2- Öfkelendirmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tilt Olmak:
(d. ing. tüt, türk.) 1- Sinirlenmek. 2- Öfkelenmek, bozulmak. Örn:: muhabbet makinası gün olur tüt olur. (Ferhan Şensoy, Gündeşte) 3- Rahatsız olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tim:
1- Bir silahı, bir telsiz istasyonunu vb. çalıştırmak için kurulan topluluk. 2- Belirli bir işi ya da hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
Tim:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tim Berners Lee:
Tim Berners Lee (1955-) İngiliz bilgisayar bilimcisi. Sir Tim Berners Lee, Johann Gutenberg'in yarattığı bilgi devriminin bir benzerini ortaya çıkardı. (WWW) yani "world wide web"i yani İnternet'i geliştirip, milyarlarca dolar kazanabilecekken, bunu insanlığın hizmetine ücretsiz sunan İngiliz bilgisayar bilimci, 2004 yılında insanlığa katkılarından dolayı "sir" unvanı kazandı. http: // protokolünü kullandı ve dünya çapında internetin kullanılabilir duruma gelmesini sağladı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Timbal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Timing:
(Basketbol Ter.) Zamanlama. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
timsah:
ad 1. HAYVANBİLİM (ZOOLOJİ) TERİMİ sürüngenlerden, sıcak ülkelerin akarsularının, bataklıklarının içinde ve kıyılarında yaşayan, ağır hareket eden ve ağır yüzen, pek çok türü bulunan, boyu 10 metreyi bulabilen, kalın ve üzeri pütür pütür derili, uzun kuyruklu, uzun ve kocaman ağızlı, önü ne gelen canlıları boğup parçalayıp yiyen, derisi için avlanan bir hayvan. 2. sıfat bu hayvanın derisinden yapılmış olan.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Timuçin:
(t.i. erk.) 1- Moğol imparatorluğunun kurucusu Cengiz'in asıl adı. 2- Katı, sağlam demir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timur:
(t.i. erk.) 1- Demir. 2- Türk- Moğol imparatoru.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timurcan:
(t.i. erk.) Demir gibi sağlam ve güçlü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timurhan:
(t.i. erk.) (bkz:: Timur)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timurkan:
(t.i. erk.) Demir gibi güçlü soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timuröz:
(t.i. erk.) Özü demir gibi güçlü ve sağlam olan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timurtaş:
(t.i. erk.) 1- Demir ve taş gibi güçlü ve sert olan. 2- Mardin Artuklular'ın 2. Emiri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Timüs:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tin Suresi:
(a.i. سورة التين) tin suresi; arapça'da incir ağacı demektir ki sure, incire ve zeytine yemin edilerek başladığı için bu ismi almıştır. kur'an-ı kerim'de 95 nci sure, 30 ncu cüz, 596 ncı sayfadadır. 8 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 28 nci sıradadır. büruc suresi'nden sonra, kureyş suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. sûrede bazı önemli varlıklar üzerine yemin edilerek insanın yüksek değeri vurgulanmış, kötü ahlâkın bu değeri düşürdüğü ifade edilmiştir. iman edip iyi işler yapanlar övülmüş, hesab ve cezayı yalan sayanlar kınanmış, hüküm verenlerin en üstününün Allah olduğu bildirilmiştir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Tin suresi:
Kur'an-ı Kerim’in doksan beşinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Sekiz ayettir. Adını birinci ayette geçen ve ‘incir’ anlamına gelen “Tin” kelimesinden almıştır. Sureye, Allah’ın insanlar için yarattığı bazı önemli nimetler sayılarak başlanır. İslam bilginleri, incir ve zeytinin surede anılmasından amacın bu bitkilerin yetiştiği yerler olduğunu söylemişlerdir. Bu İslam bilginleri, söz konusu yerlerin birçok peygamberin görev yaptığı Filistin ve Şam toprakları olduğunu da belirtmişlerdir. Ayrıca Hz. Musa’ya vahyin geldiği Tur Dağı ve insanlık için en güvenilir şehir olan Mekke’nin önemi de surenin girişinde vurgulanmıştır. Surede, insanın fiziksel ve ruhi anlamda en güzel biçimde yaratılışına dikkat çekilir. İnsanın, elinin ve yüzünün güzelliği, ayakları üzerinde yürümesi ve fiziki yapısındaki mükemmelliğin hiçbir varlığa verilmediği belirtilir. En güzel biçimde yaratılan bu varlığa tertemiz bir ruh ve akıl bağışlandığı anlatılır. İnsan, aklını iyi kullanmaz, şeytanın ve tutkularının esiri olacak olursa insanlık konumundan uzaklaşacağına da surede dikkat çekilir. Yüce Allah, insanoğluna onur ve şerefini kaybetmemesi için Allah’a iman ve bu imanın gereği olarak ibadetlerini aksatmadan yerine getirme gibi iki önemli tavsiyede bulunur. Şekil güzelliği, ruh temizliği ve akıl verilen insanın, dini ve ahiret hayatını yalanlamasının yanlışlığı vurgulanır. Allah’ın insanlık için göndermiş olduğu ilahî kurallara iman edip teslim olmanın önemine işaret eden ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tiner:
(t.i. erk.) Sağlam, güçlü, canlı kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tiner:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tinerci:
(ing.sf.i. thinner, inceltici, türk. e.) Tiner koklama alışkanlığı olan. (kimse) T.iç.bk. Balici. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tingoz:
(i.) Tokat, şamar.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tinkut:
(t.i. erk.) Özü uğurlu, kutlu, şanslı kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tintin:
(i.) 1- Ayakyolu, hela. 2- Niteliksiz öğretmen.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tinton:
(sf.) Sarhoş, esrik.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tion:
(fr. sonek) Argo sözcük ve deyimler türetmede kullanılmıştır. Atmaktan (atma—syon), Uydurmaktan (uydur-ma-syon) vb.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tip:
(fr.sf.i. type'ten) Olağandışı, alışılmamış. (kimse, nesne) Örn:: Ne tip adam yahu, arabası bile tip.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tip:
(Alm. typ - Fr. Type - İng. type) İnsanları genellemesine yansıtan, kendine özgü kişiliği olmayan, daha çok bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tip:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
tip:
ad 1. bir türden olan bütün varlıkların ya da nesnelerin ana özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan örnek. 2. ad · sıfat MEC. ilgi çekici, alışılmamış, olağandışı, değişik (kimse). 3. tür, çeşit. 4. YAZIN TERİMİ roman, öykü, oyun gibi yazınsal ürünlerde, yaşamda bulunan ve benzer özelliklerle belirlenen kişileri sivriltilmiş, abartılmış bir biçimde yansıtan kişi. \"Oyundaki cimri tipi pek inandırıcıydı\"(Konusu: , Kökeni: fransızca)
Tip Yapma:
(Hentbol Ter.) Oyuncunun topu yere vurup tutması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tip1 kas tipleri (slow twitch):
Yavaş kasılan kas fibrilleridir. (oksidatif fibril)(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Tip2 kas tipleri (fast twitch):
Hızlı kasılan kas fibrilleridir ve 3’e ayrılır.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Tip2a:
Hem oksidatif hem de glikolitik fibrildir. Kullanılan sporlara örnek; futbol,basketboll vb.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Tip2b:
Hızlı kasılan kas fibrilidir, örnek spor olarak; sprint koşucuları, halter sporcuları vb(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Tip2c:
Dönüşümlü fibrillerdir. Dönüşüm araştırmalara göre %1 oranındadır, antrenmana bağlı olarak fibrillerde dönüşüm görülebilir.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
tipi:
(Biy.Sp.Ter.) Atletik tip. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tipi Kaymak:
(d. fr. türk.) (Bir kimsede) Görünümünü bozacak bir değişim olmak. Örn:: Yarın kızımla buluşacaktım be. Utan tipimiz kaydı anasını satiim. (Hasan Kaçan, Hasanın Saksısı) Tipi Yamulmak biçiminde de söylenir. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tipik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tipini Kaydırmak:
(d. fr. türk.) (Bir kimsenin) Görünümünü bozmak, örneğin hırpalayıp giysisini yırtmak, dövüp gözünü morartmak vb. Örn:: Eee soora nooldu Kadri Baba "hıyk" herifin tipini kaydırmışsındır herhalde. (Latif Demirci, Tarzan). Tipini Yamultmak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tipitip:
Tipitip, Kent Gıda Sanayii adlı şirketin 1974 yılından itibaren ürettiği “karikatürlü” bazuka sakız markası ve bu sakızın paketlerinden çıkan karikatürlerin uzun burunlu, büyük gözlüklü, papyonlu, yuvarlak şapkalı çizgi-kahramanı. Karikatür kahramanının yaratıcısı karikatürist Bülent Arabacıoğlu’dur. Karikatürler çok sevilince çizgi filmi de yapılmıştır. ilk Tipitip çizgi filmlerini Şener Şen seslendirmiştir. Maceralarında Tipitip sevimli, neşeli fakat her işi eline yüzüne bulaştırmak beceriksiz bir aile çocuğu olarak canlandırılır. Tipitip karakterinin görünümü zamanla değişmiş, papyon yerine kravat takmaya başlamıştır. Tipitip maceralarının yeni kahramanları karısı Tipitoş, Tipican adında bir oğulları, kızı Tipicik ve köpekleri Tipitop’tur.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Tipleme:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tipo:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tipografi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tipografya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
tipoloji:
(ing.i. typology) insan tiplerini belirleme bilimi. tipoloji, aynı katman içinde birbiriyle ilişkili olduğu tesbit edilen buluntuların şekli özelliklerine göre sınıflandırılmasıdır. Gustav Oscar Mantelius tarafından geliştirilmiş olup arkeoloji, antropoloji, dilbilimleri, görsel tasarım, mimari, psikoloji ve sosyoloji gibi alanlarda farklı kullanımları vardır.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Tipoloji:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tipolojik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tipsiz:
(fr.sf. türk. e.) Olağan görünümünden farklı, hırpani, çirkin. (kimse) Örn:: her beğendikleri erkeği sistemli olarak reddedip sonunda gece sıfır ikiye doğru en tipsizine fit olanlar. (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden) Tipten Kayıp biçiminde de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tipsiz:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
tir tir:
(be.) Çok üşümek ya da çok korkmak anlamındaki tir tir titremek deyiminde geçer.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Tirad:
(Alm. tirade - Fr. Tirade - İng. salilogay) Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiraj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiramola:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiran:
(Körm. O.) Tuluat tiyatrosunda kötü adam tipi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiran:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiranofobi:
(ing.i. tyrannophobia) tiran’lardan, zorba zalimlerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Tirat:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirbuşon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )