Haydi Öğrenelim!
Martha Jane Coston:
Martha Jane Coston (1826-1904) Amerikalı kadın mucit. İşaret fişeği'nin mucidi Martha Coston zor bir hayat yaşadı. Martha’nın kocası Benjamin Coston bilim adamıydı. Kocası çalıştığı ortamda bulunan kimyasalların etkisi yüzünden öldüğünde Martha 21 yaşındaydı ve 4 çocuğu vardı. Bir gün kocasının eşyaları arasında denizcilerin iletişimi için düşünülmüş bir not buldu. 10 yıl boyunca bu fikrin üzerinde duran Martha’nın buluşu en sonunda ABD ordusu tarafından satın alındı.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Carmak:
(erm.i. cermag, beyazdan) Rakı. Çarmak, Çermak biçimlerinde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Carmakcur Yapmak:
(d. erm.türk.) Rakı içmek. Örn:: Akşamları cermakcur yapıyor musun? Şaştım. -Cermakcur nedir? (Ahmed Rasİm, Fuhş-i Atik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Carmakçur:
(erm.i. cermag, beyaz ve çur su'dan) Rakı. Cermakcur, Çermakcur, Çarmakçur biçimlerinde de kullanılır. (bkz:: Garmircur)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Carmakçur:
(erm.i. çermaġ cur “beyaz su”) (argo.) Rakı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Ermenice)
caro-kann savunması:
bu açılış adını bir İngiliz ile bir Avusturyalı oyuncunun Horatius Caro ve Marcus Kann bileşiminden almaktadır. açılışın temel amacı Fransız savunmasında olduğu gibi 2...d5 ile merkezde mücadele etmektir. fakat bunu yaparken Fransız savunmasında olduğu gibi c8 filinin önü kapatılmaz. caro-kann savunmasındaki temel esaslardan biri de siyahın beyaz karedeki filini mümkün olduğu kadar çabuk değişmektir.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Carrom:
(i.) Züppe, snop.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cart:
(ono.ü.) 1- Birisinin bir şeyi yanlış söylemesi, abartması vb. durumlarda söylenir. Örn:: Kapıdaki Uganda generali kılıklı herif onları durdurdu -Kart.. -Cart. Polis.. (Süavİ Süalp- İsmail Gülgeç, Kolombo Şakir) Örn:: Vay uyanık vay. Bana haber vermeden Dürdaneyi tavlayacak caarti. (Altan Erbulak-Orhan Alev, İki Üşütük)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cart Kaba Kağit:
(d. türk.fars. kağan'dan kağıt) Birinin bir şeyi yanlış söylemesi, abartması gibi durumlarda söylenir. Örn:: -Bir gecede on posta attırdım ana-dın mı? -Cart kaba kağıt.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Carta:
(ono.i.) 1- Yellenme, gaz çıkarma, osurma. Örn:: Kargayla gelen cartayla gider. (bir Bektaşi fıkrasından) 2- Ölüm. Zarta'da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cartayı Çekmek:
(d.) Ölmek. Örn:: -Yok Cartayı çekti de. -Peki öyle olsun. Tahtalı köye gitti. (Sait Faik, Parkların Sabahı Akşamı Gecesi) 2- Yellenmek. Cartlamak diye de kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cartlamak:
(f.) 1- Ölmek. Örn:: Ağanın diğer üç oğlu da cartladı İrecep kaçan kurtulur. Örn:: (Süavi Süalp-İsmail Gülgeç, Gündüz İnsan Gece Hırt) 2- Yellenmek. Cartayı Çekmek biçiminde kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Carullah:
(a.i. erk.) Allah'a yakın. Allah dostu. Carullah Zemahşeri: Müfessir, alim.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
CAS:
(gnl.ter.) Uluslar arası Spor Tahkim Kurulu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Casino:
(ita.i casino) (bkz:: Gazino)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Casiye Suresi:
(a.i. سورة الجاثية) casiye suresi; adını, 28. âyette geçen ve kıyamette dizüstü çökenleri anlatan "câsiye"den almıştır. 14. ayet Medine döneminde inmiştir. bu sûreye şeriat ve dehr suresi de denilmiştir. kur'an-ı kerim'de 45 ncı sure, 25 ncı cüz, 498 nci sayfadadır. 37 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 65 ncı sıradadır. duhan suresi'nden sonra ahkaf suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. casiye suresi'nde Allah’ın kudretinden, vahyin öneminden, vahye inanmanın gereğinden, yeniden dirilişi inkar edenlerin durumundan, kıyamet günü'nden, inananlar ve inanmayanların aynı değerde olmadığından bahsedilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Casiye suresi:
Kur’an-ı Kerim’in kırk beşinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Otuz yedi ayettir. Sure, adını yirmi sekizinci ayette geçen ve ‘diz çöken’ anlamına gelen “casiye” kelimesinden almıştır. Surede, öncelikli olarak Kur’an-ı Kerim’in Hz. Peygamber’e indirilmesinden bahsedilir. Daha sonra yeryüzünde ve gökyüzünde Allah’ın varlığına tanıklık eden mucizeler anlatılır. Kur’an-ı Kerim ayetleri karşısında Mekkelilerin olumsuz tavırları ele alınır ve bu çerçevede cehennem tasvirleri yapılır. Daha önceki toplumlara gönderilen peygamberlerden bahsedilir. Hz. Peygamber’e, müşrikleri dost edinmemesi emredilir. İnsanların, tutkularına düşkün olmamaları tavsiye edilir. Surede, dönemin müşrikleri ahireti inkâr ettikleri için kıyamet ve ahiret sahnelerine yer verilir. Kıyamet gününden önce insanlar imana davet edilir. Başlangıcında olduğu gibi, yerde ve gökte övgüye layık olan tek varlığın Allah olduğunu bildiren ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Casper:
Casper herkes tarafından bilindiği gibi dost hayalet. Her bölümde amcalarıyla beraber bir maceraya atılır. Kimsenin onu fark etmediğini düşünmektedir. Casper karakterinin yaratıcısı Seymour Reit ve Joe Oriolo'dur.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Catcher:
(Beyzbol Ter.) Fırlatılan topu karşılayan oyuncu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Cav Cav:
(d. ono.) Gevezelik, boş yere konuşma.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cav Cav Etmek:
(d.) Gevezelik etmek, boşuna konuşmak. Örn:: Cavcav etme de uçlan mangırı. (Muzaffer Buyrukçu, Kavga) Cav Yapmak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cav Yapmak:
(d.) Gevezelik etmek, boşa konuşmak. Örn:: Neyse fazla cav yapmayalım. Hadi hepinize açık türübünler. (Haşan Kaçan, Hasanın Saksısı) (bkz:: Cav Cav Etmek) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cava Adası:
Cava Adası, Endonezya'nın başkenti Cakarta'nın da üzerinde bulunduğu bir adadır. Bir zamanlar güçlü Hindu-Budist imparatorluklarının, İslam emirliklerinin ve Hollanda kolonisinin merkezi olan Cava adası, şimdi Endonezya'nın politik ve ekonomik hayatına yön veren yerleşim birimlerindendir. 2010 sayımlarına göre 136 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık adası konumundadır. Volkanik olaylar sonucu oluşan Cava adası, dünyanın en büyük 13. ve Endonezya'nın en büyük 5. adasıdır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Cavalavoz:
(sf.i.) Değersiz, uyduruk, entipüften. (nesne kimse) Örn:: Bahsettiğim mesire haylayf sınıfının uğrağı olarak meşhurdu. Cavalacoz kısım uğrasa bile geçer giderdi. (Refik Halİd Karay, Bir Ömür Boyunca) Cavalacos ca Valacosta diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cavid:
(f.i. erk.) Baki, daimi, ebedi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Cavidan:
(f.i. ka.) Daimi kalacak olan, sonrasız, ebedi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Cavidan Dora:
Tuncay YUNT (d:1941; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Cavide:
(f.i. ka.) (bkz:: Cavidan)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Cavit:
(f.i. erk.) (bkz:: Cavid)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Cavlağı Çekmek:
(d.) Ölmek, ölüp gitmek. Örn:: Kavuklu- Mortoyu çekmiş mi sen onu söyle. Pişekar- Onu anlayamadım. Kavuklu- Morto mortodur cavlağı çekmiş mi? demektir. (Ortaoyunu, Eskici Abdi) Örn:: Bööyg .. Az kaldı elmaslar içinde ve milyoner bi şekilde cavlağı çekiyorduk. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cavlamak:
(f.) 1- Etmek eylemek. 2- İşe yaramak, iş görmek, Bakmak. Örn:: Mektep çocuğu değilim ben. Kerizlikten dikizlerim cavlamıyor. (Orhan Kemal, Suçlu) 3- Ölmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cavlaşmak:
(f.) Ciddiyetini yitirmek, cıvımak. Durup dururken kavga çıkarmaya kalkışmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Resmi Tam Adı: Cayman Adaları İngilizce: Cayman Islands(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Karayipler'de (Batı Hint Adaları) yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Birleşik Krallığa (Büyük Britanya) 1962 yılında bağlanmış Denizaşırı toprakları. 1670'te imzalanan Madrid Antlaşması ile adalar, Jamaika ile birlikte resmen İspanya yönetiminden Birleşik Krallık'a geçti ve idari olarak Jamaika'ya bağlı kaldı. 1962'te Jamaika bağımsızlığını ilan edince Birleşik Krallık'ta kaldı.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Yönetim Şekli: Birleşik Krallığa bağlı (Büyük Britanya) Denizaşırı Topraklar.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Cayman Adaları:
İdari Yapısı: Önemli Adalaı: 1- Grand Cayman 2- Little Cayman 3- Cayman Brac 4- Bodden Town 5- East End 6- George Town 7- North Side 8- West Bay.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Komşuları: Küba'nın Güneyinde, Jamaika'nın Kuzeybatısında yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Para Birimi:Cayman Adaları Doları Para Birimi Kodu: KYD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Tel. Kodu: +1 345 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Cayman Adaları Bayrağı: Mavi zemin üzerinde gönder kısmının yukarısında Britanya bayrağı, bayrağın ortasında ise Cayman Adaları’nın ulusal arması bulunur; Ulusal arma üzerinde üç tane yıldız bulunan bir kalkanın üstünde bir kaplumbağa ve bir ananas ağacından oluşmaktadır. Bu üç yıldız üç adayı temsil eder.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Milli Marşı: "God Save the Queen" (Tanrı Kraliçeyi korusun) veya "God Save the King" (Tanrı Kralı Korusun) Cayman Adaları'nın (Birleşik Krallık'ın Denizaşırı Toprağı olmasından dolayı) ulusal marşı.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Cayman Adaları:
Genel Bkş: Cayman Brac Papağanı ve Grand Cayman Papağanı adalara özgü iki Küba Papağanı alt türüdür. Ayrıca ada topluluğunda "Queen Elizabeth II Botanik Parkı" bulunmaktadır. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Cayman Adaları Milli Tk:
milli tk.lakabı: Kaplumbağalar (The Turtles)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Caz:
(i.) (ing. azzdan) Gevezelik, boşa konuşma.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Caz:
(ing.i. jazz) 1- Kuzey Amerika zencilerinin bütün dünyâya yayılan, Afrika halk müziğiyle batı halk müziğinin bir karışımı denebilecek bir müzik türü. 2- Bu tarzda dans havaları çalan orkestra.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Caz Yapmak:
(ing. türk.i.) Gevezelik etmek, boşa konuşmak. Örn:: Bırak bu ayakları, caz yapma bana. (Bekir Yıldız, Uyuşturucu Dosyası) Caz Etmek diyede kullanılır. Esnaflar, gönüllerinden ne koparsa caz etmeden tefin içine attılar. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cazbant:
(ing.i. jazz-band) Sadece caz müziği çalan orkestra.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Cazcı:
(ing.t.i.) 1- Caz mûsikîsi besteleyen kimse. 2- Caz orkestrasında çalan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Cazgır:
(Güreş Ter.) Yağlı güreşte güreşçileri yüksek sesle halka tanıtarak güreşler hakkında bilgi veren kimse. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Cazim:
(a.i. erk.) 1- Kesin. 2- Kesin kararlı. Cazim Mehmed: Türk şair (1725).(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cazu:
(Kar.) Çoğu kez yaşlı, kimi kez de genç bir kadındır. Daha çok geceleri gezen bir hortlaktır. Kızdığı zaman çarpar ve kötülük yapar. (bkz:: Cadı)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
CD (Compact Dısc):
"İngilizce ""Compact Disc" kavramının kısaltmasıdır ve özel bir kayıl ortamı şeklinde açıklanabilir. 700 - 800 MB'lık kapasiteye kadar veriyi bünyesinde depolayabilen CD'lerin üzerine veri yazmak, ancak güçlü bir lazer ışını aracılığıyla gerçekleşebilir. Bu teknolojinin temsilcileri arasında müzik CD'leri, video CD'leri, veri CD'leri ya da multimedya CD'leri sayılabilir. Tüm bu CD tipleri, yazma ve okuma işlemleri için aynı teknolojiyi kullanırlar; ama kendi aralarında önemli farklara sahiptirler. Örneğin veri CD'lerini sadece bilgisayarda kullanabilirsiniz."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
CD-R (Recordable):
"CD-R, başlangıçla üzerinde hiçbir veri bulunmayan ve yazılmaya hazır bir CD'den başka bir şey değildir. Özel CD yazıcı aygıtlar sayesinde, CD-R'lar üzerine veri aktarılabilir ve bu işlem için lazer ışınları kullanılır. Bir CD-R üzerine yazılan veriler, daha sonra silinemez ya da değiştirilemez. Başka bir deyişle, yazma işlemi sonrasında CD-R'ın yüzeyi kalıcı olarak değiştirilmiş olur; bu işin geri dönüşü söz konusu değildir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
CD-ROM:
"İngilizce ""Compact Disc - Read Only Memory" kelimelerinin baş harflerinden oluşan bu kısaltma, üzerinde bilgisayar verisi taşıyan CD'lere verilen ortak isim. CD-ROM'lar üzerlerinde veriler hazır halde gelirler ve hiçbir şekilde silinemezler. Aynı şekilde CD-ROM üzerine daha fazla veri yazmak da mümkün değildir. Herhangi bir fiziksel hasar görmediği sürece, bir CD-ROM'un kullanılma süresi sınırsızdır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
CD-RW (Wrıtable):
Genel olarak CD-R ile aynı özelliklere sahip olan bir yazılabilir CD tipidir. Aralarındaki fark ise, CD-RW üzerine yazılan verilerin silinebilmesi ve yerine başka verilerin yazılabilmesidir. Bir CD-RW üzerine yaklaşık 1000 kez veri kopyalanabilir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Cebbar:
(a.i. erk.) 1- Cebreden, zorlayıcı. 2- Kuvvet, kudret sahibi Allah. Allah'ın isimlerinden. 3- Becerikli. 4- Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cebbar:
(el-Cebbar) “Düzeni bozulan her şeyi gerektiğinde zor kullanarak düzelten, yaratılmışların durumunu iyileştiren, hakkı üstün tutan, her güçlüğü kolaylaştıran, güç, kuvvet ve ululuk sahibi.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. “O, kendisinden başka ilah olmayan, hükümran, her türlü eksiklikten uzak olan, esenlik ve güven veren, (her şeyi) görüp gözeten, güçlü, Cebbar, ulu olan Allah’tır. Allah, müşriklerin eş koşmalarından uzaktır.” (Kur’an-ı Kerim Haşr suresi 59/23 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Cebe:
(a.i. erk.) 1- Zırh. 2- Osmanlıda silah ihtiyacını karşılayan aracın adı. Cebeci ocağı, Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla ilga edilmiş, kaldırılmıştır. Cebe Ali Bey: Türk komutan (XV. yy.) İstanbul'un fethine kendi sipahileriyle katıldı. Ele geçirdiği kapı kendi adıyla anıldı. Cibali kapısı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cebel:
(a.i. erk.) 1- Dağ. 2- Tarıma elverişsiz arazi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cebelitarık:
Resmi Tam Adı: Cebelitarık İngilizce: Gibraltar(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Cebelitarık:
Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, İber Yarımadası'nda, Güney Avrupa'nın batısında yer alan, bağımsız olmayan şehir devlet. Şehir Devletleri: 1- Monako 2- Singapur 3- Vatikan Bağımsız Olmayan Şehir Devletleri: 1- Ceuta 2- Melilla 3- Hong Kong 4- Makao 5- Cebelitarık(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Cebelitarık:
Birleşik Krallığa bağlı (Büyük Britanya) Denizaşırı toprakları.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Cebelitarık:
Yönetim Şekli: Birleşik Krallığa bağlı (Büyük Britanya) Denizaşırı Toprak.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Cebelitarık:
İdari Yapısı: Birleşik Krallığa bağlı (Büyük Britanya) Denizaşırı Toprak.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Cebelitarık:
Komşuları: Akdeniz'in girişindeki İber Yarımadası'nın güney ucunda İspanya'nın Güney kıyısında yer almaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Cebelitarık:
Resmi Dili: İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rusça(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Cebelitarık:
Para Birimi: Cebelitarık Poundu, İngiliz Sterlini Para Birimi Kodu: GIP, GBP(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Cebelitarık:
Tel. Kodu: +350 Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Cebelitarık:
Dini: Hristiyanlık, İslamiyet, Musevilik (Yahudilik), Hinduizm Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Cebelitarık:
Cebelitarık Bayrağı: Zemin beyaz (üstte, kırmızının iki katı eninde) ve kırmızı olmak üzere iki yatay şeritten oluşur. Beyaz şeridin üzerinde üç kuleli bir kale vardır. Kırmızı şeridin üzerinde ise kale kapısına asılmış altın bir anahtar bulunur.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Cebelitarık:
Milli Marşı: "God Save the Queen" (Tanrı Kraliçeyi korusun) veya "God Save the King" (Tanrı Kralı Korusun) Cebelitarık'ın (Birleşik Krallık'ın Denizaşırı Toprağı olmasından dolayı) resmi marşı. "Cebelitarık Ulusal Marşı"da yerel marşıdır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Cebelitarık:
Genel Bkş: Akdeniz ile Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) arasında köprü niteliğinde olan Cebelitarık Boğazı 60 km uzunluğunda ve 44 km genişliğinde olan bir boğazdır. Adını Tarık Bin Ziyad’dan almış olan boğazın derinliği ortalama olarak 426 metredir. Avrupa Kıtası ve Afrika Kıtası'nı birbirinden ayıran Cebelitarık Boğazı’nın siyasi anlamda oldukça büyük önemi bulunmaktadır. Septe Boğazı olarak da bilinen Cebelitarık Boğazı, İngiltere, Fas ve İspanya'nın egemenliğinde olup boğaz yılda yaklaşık 7500 gemi geçişine ev sahipliği yapmaktadır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Cebelitarık Boğazı:
Cebelitarık Boğazı, Akdeniz ile Atlas Okyanusu'nu birleştiren, Avrupa ile Afrika kıtalarını ayıran boğazdır. Antik çağda Herkül'ün Sütunları olarak da bilinirdi. Adını Tarık bin Ziyad'dan alan boğaz, 60 km uzunluğunda ve 44 km genişliğinde, en derin yeri ise -426 m'dir. Boğazın siyasal egemenlik bakımından kontrolü üç ülkenin elindedir; Birleşik Krallık (Cebelitarık özerk bölgesi tarafından), İspanya ve Fas.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Cebellebe:
(a.i. ceyb, kuş d. -ceb-el-leb-e) Cebe atma, alıp cebine koyma. Örn:: Tuzsuz- Al bakalım sana bir yüzük Karagöz- Cebellebe. (Karagöz, Ters Evlenme)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cebellezi:
(a.i. ceyb'den n.) 1- Karşılıksız olarak kazanma. Karşılıksız olarak kolayca kazanılmış şey. Cebe atma alıp cebine koyma. Çalma. 2- Çalıntı. (şey)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cebellezi Etmek:
d. (ar. türk.) 1- Cebine atmak, alıp cebine koymak. Örn:: Lütfü onluğu cebellez edip yürüdü. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında) 2- Çalmak, karşılıksız olarak sahip çıkmak. Örn:: Eşim hepsini cebellezi eder, kuruş koklatmaz. (Fakir Baykurt, Dedecik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cebelürrahme:
(bkz:: Arafat)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Ceberrut:
(ibr.i. erk.) İbranice "kudret" anlamına gelmektedir. Yeni Eflatuncu filozoflar ile işraki felsefesine tabi olan mutasavvıflara verilen ad.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: İbranice)
Cebir:
(force) Bir kimsenin isteğinin aksine bir hareketi yapmaya veya yapmamaya zorlanması. Zorlama.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Cebir:
(a.i. erk.) 1- Zorlamak. 2- Düzeltme, onarma. 3- Kırık veya çıkık bir kemiği yerleştirip sarmak.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cebire:
(a.i. ka.) (bkz:: Cebir)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Ceblemek:
(bkz:: Ceplemek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Cebrail:
(a.i. erk.) 1- Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. 2- Cibril, İbranice Allahın kulu. 3. Az çok zorla olgunlaştırmak. Cebrail b. Ömer. Batı Karahanlı hükümdar (1099-1102).(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cebrail:
Dört büyük melekten birinin adı. Örn:: “Söyleşirken Cebrail ile kelam / Geldi Refref önüne verdi selam.” (S. Çelebi) “Allah’ın kulu, Allah eri” anlamına gelen ve Allah tarafından peygamberlere vahiy iletmekle görevlendirilmiş melek. Kur’an-ı Kerim’de, Cebrail birçok isimle anılır. Bunların içinde en ünlüleri şunlardır: Cibril, Ruhulemin, Ruhulkudüs ve Ruh. Örn:: “(Ey Muhammed!) De ki, ‘Cebrail’e düşman olan kimse Allah’a düşmandır.’ çünkü o, Kur’an’ı Allah’ın izniyle kendinden önceki (kitapları) doğrulayıcı, yol gösterici ve inananlara müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/97 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Cebriye:
İnsanın özgürlük ve seçme hakkının olmadığını, tüm davranışlarının Allah tarafından zorla yaptırıldığını ve kişinin rüzgâr önündeki tüy gibi olduğunu savunan mezhep. Cebriye’nin kurucusu Cehm b. Safvan (ö. 128/746)dır. Cebriye, Emevi idarecilerinin yaptığı işleri haklı göstermek amacıyla kurulmuş siyasi bir mezheptir. Hristiyanlık dâhil farklı din ve fikirlerden etkilenmiştir. Cebriye’ye inananlar Allah’ın sıfatlarını kabul etmezler. Savunmuş oldukları bu ve benzeri düşüncelerinden dolayı ehlisünnet âlimleri tarafından eleştirilmişlerdir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
cedel:
1- Bir konu üzerinde tartışma, çekişme, münakaşa. Örn:: “Hidayete erdikten sonra (inanç konularında) cedel yapan topluluklar sapıtmışlardır.” (Hadis) 2- Tartıştığı kişiyi susturmak için üstün gelmeye çalışma. Örn:: “Biz, bu Kur’an’da insanlar(ın yararlanması) için çeşitli açılardan türlü türlü dersler ortaya koyduk. Bununla birlikte, insan cedele çok düşkündür.” (Kur’an-ı Kerim Kehf suresi 18/54 ncü Ayet) 3- Kendi mezheplerine ait görüşlerin doğruluğunu birbirlerine kanıtlamak amacıyla fıkıh âlimleri arasında meydana gelen tartışma yöntemlerini açıklayan bir ilim. 4- Bir tezin, bir düşüncenin doğruluk veya yanlışlığını ya da çelişkilerini göstermek amacıyla yapılan tartışma kurallarından bahseden ilim, tartışma sanatı.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Cedis:
(a.i. erk.) Arabistan'ın yerli kabilelerinden birinin adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cedric:
Cedric, Belçikalı karikatürist Raoul Cauvin tarafından yazılmış ve Laudec tarafından çizgiye aktarılmış bir çizgi dizi. İlk olarak Fransa'da yayınlanmıştır. Cedric; Sarışın, dünya tatlısı bir çocuk. Çabuk sinirleniyor. 8 yaşında. Sınıf arkadaşı Chen'e aşık. Onu elde etmek için her şeyi deniyor ama Nicolas'da Chen'i sevdiği için Cedric'in işi hiç kolay değil.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Cehdi:
(a.i. erk.) Uğraşan, çalışan. Çaba ve gayret gösteren.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
cehennem:
1- Ateş, ateş çukuru, derin hendek. Örn:: “Karac’oğlan der ki her sözüm haktır / Yiğit olmayanın yalanı çoktur. / Cehennem yerinde hiç ataş yoktur / Herkes ataşını bile götürür.” (Karacaoğlan) 2- Çok sıcak, çok sıkıntılı yer. 3- İnanılması gereken şeylere inanmayan ya da inandığı hâlde inanmayanların hayatını sürdüren ve günahı affedilmeyen insanların ahiret âleminde cezalandırılacakları yer. Cehennem, Kur’an-ı Kerim’de şu isimlerle de anılır: Sair, sakar, cahim, hutame, leza, haviye. Örn:: “O inkâr edenler, bölükler hâlinde cehenneme sürülür. Nihayet oraya geldikleri zaman kapıları açılır, bekçileri onlara: Size, ‘İçinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi?’ derler. ‘Evet geldi.’ derler ama azap sözü kâfirlerin üzerine hak olmuştur. Onlara: ‘İçinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin; kibirlenenlerin yeri ne kötü!’ denilir.” (Kur’an-ı Kerim Zümer suresi 39/71-72 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
cehennem:
ad 1. dinsel inanışa göre, bu dünyada günah işleyenlerin,Tanrı buyruklarına uymayanların, öldükten sonra gidecekleri ve ceza çekecekleri yer. 2. MEC. büyük sıkıntı veren yer. 3. Tanrı buyruğuna uymayanların cehennemde uğrayacaklarına inanılan büyük ceza. 4. MEC. çok büyük sıkıntı ve üzüntü.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Cehid:
(a.i. erk.) Çalışma, çabalama, uğraşma. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Cehm:
(a.i. erk.) Cehm b. Safvan: İslam kelamcısı. Mürcie ve Mutezile kelamından kendisine ait inanç kaidelerini belirleyerek özel bir akım geliştirmiştir. Öğrencileri II. yy.'a kadar Cehmiye inancını taşıyarak, Tirmiz'de yaşadılar. Daha sonra Eş'ariye mezhebine girmişlerdir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)