Haydi Öğrenelim!
Polarimetre:
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Minik:
(fr. mini'den) Japon para birimi yen.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Minik:
Küçük boylu veya küçük ölçülü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minik Minik:
(sf.) Küçük ve sevimli. "Ne minik şey!" NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Minimal:
En az düzeyde olan, sade.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minimalist:
Minimalizm anlayışını benimseyen kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minimalizm:
Sadelik ve en aza indirgeme anlayışına dayanan akım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minimetre:
Çok küçük ölçüleri göstermeye yarayan ölçü aracı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minimini:
Pek küçük, ufacık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minimum:
(Biy.Sp.Ter.) En küçük, en düşük.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Minimum:
En az, en düşük düzey.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minimus:
En küçük.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Mink:
Kürkü değerli bir hayvan türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minnacık:
Çok küçük, minicik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minnoş:
Sevimli ve küçük şeyler için kullanılan söz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minor:
Küçük.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Minör:
1. Küçük, ikinci derecede önemli. 2. Müzikte küçük dizi türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minstrel:
(Alm. minstrel - İng. minstrel) 1- Müzik çalan ya da şarkı söyleyen oyuncu. 2- Ortaçağ ve Aydınlanma Çağının müzikli oyunu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Minşar:
(a.i. ka.erk.) 1- Cennet. 2- Şişe sırça. 3- Zümrüt, zebercet. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Mintoni:
(çing.i.) Sevilen kimse, aşık.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Minüskül:
Küçük harf biçimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minyatür:
Gerçeğinin çok küçük ölçekte yapılmış örneği; ince işlenmiş küçük resim sanatı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minyatürcü:
Minyatür yapan sanatçı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minyatürcülük:
Minyatür yapma sanatı veya işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Minyon:
Küçük yapılı, zarif kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mira:
(isp.ü. mirar bakmaktan, mira bak izle) İşte bak anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mira:
Değeri yüksek kırmızı renkli bir taş; ayrıca bir yıldız adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
miraciye:
Hz. Peygamber’in miracı hakkında yazılan kaside ve manzume. Miraciyeler daha çok Miraç Gecelerinde okunur. En meşhur miraciyeler Süleyman Çelebi’nin Mevlid’indeki “miraç bölümü” ve Osman Dede’nin Miraciye’sidir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Miraç:
(a.i. ka.erk.) 1- Merdiven. 2- Göğe çıkan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Hz. Muhammed (s.a.s)'in göğe çıktığı gece ki, Recep ayının 27'sine rastlayan kandil gecesidir. O gecede 5 vakit namaz farz kılınmıştır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
miraç:
1- Göğe çıkma. 2- Çıkılacak, yükselecek yer. 3- Hz. Peygamber’in, recep ayının 27. gecesinde, Mekke’den Kudüs’teki Mescidiaksa’ya götürülmesi ve oradan göğe yükseltilerek Allah’ın ayet ve olağanüstü nimetlerinin gösterilmesi. Hz. Peygamber’in, recep ayının 27. gecesinde Mekke’den Kudüs’teki Mescidiaksa’ya götürülmesine ‘isra’, göklere çıkarılmasıyla meydana gelen büyük mucizeye de ‘miraç’ denilir. Kur’an-ı Kerim’de geçen isra olayını inkâr etmek insanı İslam’dan uzaklaştırır. Müslümanlar isra ve miraç olayını coşkulu bir biçimde kutlarlar. Örn:: “Cebrail davet kılınca / Miraca Muhammed’i / Miracında diledüğü / Ümmetinin varıdur.” (Yunus Emre)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Miraç Gecesi:
Hz. Muhammed’in Mekke’den Kudüs’teki Mescidiaksa’ya, oradan da Allah’ın ayetlerini görmek için göklere yükseltildiği recep ayının 27. gecesi. Müslümanlar Miraç Gecesi’ni Kur’an-ı Kerim okuyarak, namaz kılarak, Hz. Peygamber’e salatüselam göndererek değerlendirirler. Ayrıca bu gecede miraciye de okunur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Miraç Kandili:
(bkz:: Miraç Gecesi)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mirakl Oyunu:
(Alm. Mirakelspiel - Fr. miracle - İng. miracle play) İsa'nın yaşamını konu olarak alan "mister"lerden ayrı olarak Meryem'in, ermişlerin yaşamını anlatan Ortaçağda gelişmiş dinsel oyunlar. (bkz:: Tansık Oyunu)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Miran:
(f.i. erk.) Beyler. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
miras:
Ölen kimsenin, hukuken akrabası olan kimselere belli ölçüler içerisinde paylaştırılmak üzere bıraktığı para ve her türlü taşınır, taşınmaz mal(lar). Örn:: “Ana baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin bir payı olduğu gibi kadınların da ana baba ve akrabalarının bıraktığı mirastan payları vardır…" (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/7 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mirat:
(a.i. ka.) 1- Ayna. 2- Meşhur bir çeşit lali.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Miray:
(f.i. ka.) Ayın ilk günleri. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Mircan:
(f.i. ka.) Canın içi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Mirhan:
(f.i. ka.) (bkz:: Mircan)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Mirkelam:
(lakabı/müz.) Koşan Adam(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Mirkelam:
Fergan MİRKELAM (d:1966; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Mirkelam:
(f.i. erk.) Güzel, nazik konuşan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
mirmekoloji:
(ing.i. myrmecology) karınca bilimi. entomoloji'nin özellikle karıncaları inceleyen dalı. karıncaların, yaşam ortamlarını, davranışlarını ve insanda hep merak uyandırmış sosyal yaşantılarını araştırır. biyoloji alt dallarından zooloji'nin alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Mirnur:
(f.i. ka.) (bkz:: Mircan)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Mirror (Ayna):
"Erişimi kolaylaştırmak amacıyla başka sayfaların içeriklerini gösteren adreslere verilen isimdir. Genellikle çok yoğun bir ziyaretçi kapasitesine sahip olan sayfalar için kullanılırlar. Örneğin belli bir adresten ulaşabileceğiniz bir siteye farklı adres girerek ulaşabiliyorsanız, işte bu adrese "mirror" adı verilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Mirza:
(f.i. erk.) 1- Emiroğlu beyi, hükümdar soyundan gelen. 2- Doğu Türk devletlerinde asalet unvanı. 3- dübb-i ekber yıldız kümesindeki parlak yıldız.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Mis:
Güzel koku anlatan söz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
misafir:
1- Yolcu, yoldan gelen, yola giden, seyyah. Örn:: “Allah üç kişinin duasını kabul eder: Babanın, misafirin ve mazlumun.” (Hadis) 2- Davet veya ziyaret sebebiyle bir başkasının evine giden, konuk. Örn:: “Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine iyilik ve ikramda bulunsun.” (Hadis) 3- Yaşamakta olduğu yerden yaklaşık 90 km uzağa giden ve orada on beş günden fazla kalmayan kimse. Misafir olan kimse dört rekâtlı namazları iki rekât olarak kılar. İsterse Ramazan orucunu tutar isterse kazaya bırakır; cuma namazını kılamazsa yerine öğle namazını kılar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Misafirhane:
(b.i) Konukevi. Kimi kuruluşların kendi görevlilerinin görevli olarak gittiği yerlerde kalabilmesi için düzenlediği konut.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Misak:
(a.i. ka.erk.) Sözleşme, yemin, and, ahid. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
misak:
1- Kesin olarak söz verme. Örn:: “Allah’ın size olan nimetini ve ona kesinlikle uyma konusunda vermiş olduğunuz misakı hatırlayın; ‘İşittik ve itaat ettik.’ demiştiniz. Allah’ın emir ve yasaklarına uyarak onun korumasına girin. Allah, insanın içinden geçenleri bile mutlaka bilir.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/7 nci Ayet) 2- Yapılan ve mutlaka yerine getirilmesi gereken antlaşma, ahit. Örn:: “Onlar (müminler) Allah’ın ahdini yerine getirirler ve Allah’la yapmış oldukları misakı bozmazlar. Onlar, Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten (akrabalık bağlarını koparmayarak onlara iyilik eden), Allah’ın büyüklüğü karşısında saygı duyan ve (ahirette) kötü hesaptan sakınan kimselerdir.” (Kur’an-ı Kerim Rad suresi 13/20-21 nci Ayet) 3- Allah’tan başka ilah tanımama ve hayatın her alanında Allah’ın emirlerine bağlı kalma konusunda Allah’ın ruhlar âleminde kullarıyla yapmış olduğu antlaşma, insanlardan almış olduğu söz. Kur’an-ı Kerim’in verdiği bilgilere göre Allah, kulları ile ruhlar âleminde sözleşme yapmıştır. Bu sözleşmeye göre Cenabı Allah, kıyamete kadar gelecek olan insanların ruhlarını yarattıktan sonra onlara şöyle buyurmuştur: Örn:: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Ruhlar da hep birlikte Allah’a şu cevabı vermişlerdir: “Elbette sen bizim Rabbimizsin...” (Kur’an-ı Kerim A'raf suresi 7/172 nci Ayet) Allah’ın ezelde almış olduğu bu söz, Allah ile kulları arasında yapılan bir sözleşme; misaktır(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Misbah:
(a.i. erk.) Aydınlatma cihazı, ışık çırağı. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in isimlerinden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Misel:
Mantarların ince ipliksi yapılarının bütünü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Misina:
Balık avında kullanılan ince ve sağlam naylon ip.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Misis:
Adana yöresinde tarihî bir yerleşim yeri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Miskçiçeği:
(eşekkulağı) İkiçenekliler sınıfının, Dipsacaceae familyasından güzel kokulu bir bitkidir. Faydası:: Sinirleri yatıştırır. Vücuda rahatlık verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Misket:
1. Camdan yapılan küçük bilye. 2. Bir üzüm veya elma türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
miskin:
1- Hiçbir şeyi bulunmayan, yiyeceği ve giyeceği için başkalarına muhtaç olan. Örn:: “Zekâtlar Allah’tan bir farz olarak yoksullara, miskinlere... verilir.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/60 ncı Ayet) 2- Kendisini geçindirecek zenginliğe sahip olmayan; ancak durumu da bilinmediği için kendisine sadaka verilmeyen ve kendisi de sadaka istemeyen kimse. Fakir, karnını doyuracak yiyecek ve gıda bulabilene denildiği hâlde, miskin bunu da bulamayan yoksul kişidir. Örn:: “Yakın akrabaya, miskine, yolcuya (zekât ve sadakadan) haklarını ver…” (Kur’an-ı Kerim İsra suresi 17/26 ncı Ayet) 3- Allah’ın yüceliği ve büyüklüğü karşısında kendi varlığını önemsemeyen, evrendeki tüm yaratılanlarda Allah’ın eşsizliğini görebilen derin kavrayış sahibi kimse, derviş. Örn:: “Bir kuru ağaç idim, yol üzre düşmüş idim, / Er bana kıldı nazar, taze civan oldum ben. / Dünya cefasın almak, sonucu vefa imiş, / Cefayı ben vererek seni satın aldım ben. / Yunus sen âşık isen adını miskin ko sen / Cümlesinden seçerek miskinliği aldım ben.” (Yunus Emre)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Miskinhane:
(b.i) Eskiden cüzamlıların toplumdan uzak tutulmaları için yerleştirildikleri yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Miskinler Tekkesi:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Reşat Nuri GÜNTEKİN Kitabın Konusu: Kitap, Türkiye’deki dilencilerin dünyasını ve cahil hocaları başarıyla tasvir eder. Padişah II.Mahmut dönemi ileri gelenlerinden olup padişaha yakınlığıyla tanınan Kocabaş Kazasker Şemsettin Molla’ nın torununun hayatı üzerine kurulmuş bir kitaptır. Padişahın ekmek kırıntılarının kat kat işlemeli bohça ve sedef kutularda saklandığı bir ortamda, padişah dilencisi bir dedenin torunu olan ve hem meşrutiyet hem cumhuriyet dönemlerinde yaşayan roman kahramanı, bir çeşit soya çekimle dilenciliği meslek edinir. Kitabın Ana Fikri: İnsan yedisinde ne ise, yetmişinde de odur derler, ama insanın ne olursa olsun, her türlü durumda kendini bırakmamalı, hayata iki elle sarılmalıdır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Miskotu:
(amberçiçeği) İkiçenekliler sınıfından; 50-100 cm boyunda, sarımtırak renkli, güzel kokulu bir bitkidir. Yapraklarında şekerler, uçucu yağ, A ve B vitaminleri vardır. Çiçekli dalları kullanılır. Faydası:: Vücuda kuvvet verir. Sinirleri uyarır. Aybaşı tutukluğunu giderir. İştah açar. Safra ifrazatını artırır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Mister:
İngilizcede erkekler için kullanılan “bay” ünvanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mister No:
Mister No, Sergio Bonelli ve Galliano Ferri ikilisinin yarattığı çizgi roman ve baş karakter. Mister No'nun orjinal ismi Jerry Drake'tir. İtalya'da 1975 Haziran ayında ilk serüveni yayımlanmıştır. Dürüst, samimi, alkol ve güzel kadın düşkünü, tembelliği seven bir kişiliğe sahiptir. Ünlü repliği "Puxa vida" dilimize "Canına yandığım" diye çevrilmiş ve o şekilde meşhur olmuştur. Şakaklarını 2. Dünya Savaşı'nda ağartmış olan Mister No küçük uçağı ile Amazon nehri boyunca turist gezdirir ve olaylar bu bölgede cereyan eder.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Mister Oyunu:
(Alm. Mysterienspiel - Fr. mysteres - İng. mystery play) XIV. yüzyıldan sonra, İsa'nın yaşamından sahneleri konu olarak alan Ortaçağda gelişmiş dinsel oyunlar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Mistik:
Gizemci, sezgi ve maneviyatla ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mistisizm:
(fr.i. mysticisme) Gizemcilik. Bir konuda en üst derecede bulunabilme tutkusu. Mistisizm, Panteizm ve Panenteizm şeklinde iki düşünceye ayrılır. Panteizm, evreni tanrı, tanrıyı evren olarak görür. Panenteizm ise evreni tanrının bir parçası olarak ifade eder.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
mistisizm:
1- Kendinden geçiş ve tanrıya bağlanışla olgunluğa ulaşılabileceğini ileri süren felsefi bir öğreti. 2- Allah’a ve gerçeğe akıl ve araştırma yolu ile değil de gönül yolu, his ve sezişle ulaşılabileceğini kabul eden felsefi inanç.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mistisizm:
Gizemcilik öğretisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
misvak:
Diş temizliğinde kullanılanarak ağacının küçük ince dalı. Hz. Peygamber, bütün temizlik çeşitleri ile beraber diş temizliğine ayrı bir önem vermiş ve bu konuda şu tavsiyede bulunmuştur: Örn:: “Ümmetime zorluk vermeyeceğini bilseydim, her abdest alışta veya her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.” (Hadis) Örn:: “Misvak ağız için temizliktir ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya da vesiledir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Misvak:
(salvadore persica) İkiçenekliler sınıfının, salva doraceae familyasından, Doğu Afrika'dan Hindistan'a kadar uzanan bölgelerde yetişen küçük bir step ağacıdır. Odunu çok liflidir. Dallarının ucundaki kısım diş fırçası yerine kullanılır. Meyvesi de yenebilir. Faydası:: Dişleri temizler. Diş etlerini kuvvetlendirir. Ağız kokusunu giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Misyon:
Görev, amaç veya yükümlülük.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
misyoner:
Yetkili, görevli, kendisini bir fikrin yayılmasına adamış kimse. Bütün dinler için geçerli olan bu kavram daha çok Hristiyan yayılmacılığını ifade eder. Hristiyanların dışında bugün; Yahova Şahitleri, Bahailer, Hindular ve Budistler de organize bir şekilde misyonerlik faaliyetlerinde bulunmaktadır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Misyoner:
Bir dini yaymakla görevli kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Misyonerlik:
Misyoner olma işi veya dini yayma çalışması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mit:
Toplumların eski çağlardan gelen tanrılar, kahramanlar ve olağanüstü olaylarla ilgili efsanevi anlatıları.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Miting:
Açık alanda yapılan toplu gösteri veya siyasi toplantı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitingçi:
Miting düzenleyen veya mitinge katılan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitleşmek:
Gerçek kişilikten çıkıp efsaneleşmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitleştirilmek:
Mit durumuna getirilmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitleştirmek:
Bir kişiyi veya olayı efsaneleştirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitofobi:
(ing.i. mythophobia) hayali söylencelerden ve sahte ifadelerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
mitoloji:
(ing.i. mythology) söylencebilim. mitleri konu alan, doğuşlarını araştıran, anlamlarını inceleyen yorumlayan bilim.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Mitoloji:
Mitleri ve efsaneleri inceleyen bilim; mitler bütünü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitolojik:
Mitoloji ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitoman:
Sürekli yalan söyleme alışkanlığı olan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitomani:
Yalan söyleme hastalığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitos:
(Alm. Mythos - Fr. mythe - İng. myth) Tarih öncesi tanrıların yaşamlarını ve kahramanların serüvenlerini anlatan ve bir toplumun inançlarını, duygularını, eğilimlerini dolayısiyle yansıtan efsane.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Mitos:
Mit, efsanevi anlatı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitoz:
Bir hücrenin iki aynı hücreye bölünmesi olayı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitra:
(yun.i. mitra, dölyatağı, rahim) Kadın, karı. Örn:: bütün mitralar ayaklarına kapanıp tapacaklar sana. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mitral:
Kalpte sol kulakçık ile sol karıncık arasındaki kapakçıkla ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mitralyöz:
Otomatik ateş eden makineli tüfek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Miyaz:
Bazı sinek larvalarının canlı dokularda oluşturduğu hastalık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Miyofibril:
Kas fibrili.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Miyofibril:
(Biy.Sp.Ter.) İskelet kasının kasılabilen elemanı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Miyoglobin:
(Biy.Sp.Ter.) Kas dokusunda bulunan hemoglobin benzeri oksijen taşıyan bileşik.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Miyokardiyum:
(Biy.Sp.Ter.) Kalp kası.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Miyokart:
Kalp kası dokusu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
miyoloji:
(ing.i. myology) kas bilimi. çizgili kaslardan ve bunların eklerinden oluşan kas sistemini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Miyom:
Kas dokusunda oluşan iyi huylu tümör.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )