Haydi Öğrenelim!
2012 - 2013:
Türkiye Süper Kupasını Kayseri'de 11 Ağustos 2013 tarihinde, 2012 - 2013 (40'ncı sezon) sezonu'nda Kazanan: Galatasaray (13) Finalist: Fenerbahçe Kazanan Antrenör: Ümit Davala Sonuç: 1 - 0 NOT: 15 Mayıs 1998 tarihinde (1997 - 1998) son oynanan Galatasaray - Beşiktaş finalinden sonra kaldırılmış 2006 yılından (2005 - 2006) itibaren 7'nci Türkiye Süper Kupası ismiyle tekrar organize edilmeye başlanmıştır.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Sarıot:
(düğünçiçeği) Centiyangiller familyasından; gök yeşili renginde bir bitkidir. Nemli kumsallarda yetişir. Sapı ince, yaprakları dipten çifter çifter bitişiktir. Çiçekleri sarıdır. Karadeniz bölgesinde bulunur. Faydası:: Ateşi düşürür. Asabi ağrıları dindirir. Romatizmada faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Sarısabır:
(azvay) Zambakgiller familyasından 180 kadar türü bulunan ve tropikal bölgelerde yetişen bir bitkidir. Bazan sapsız küçük bitkiler, bazan da dallı budaklı ağaçlar halinde bulunur. Yaprakları kalın ve etli olup, rozet şeklindedir. Çiçekleri yeşilimsi, sarı veya donuk kırmızıdır. Çoğu zaman üç renklidir. Yaprakları kesildiği zaman acı bir su çıkar. Pankima denilen bu su; hekimlikte kullanılır. Yurdumuzda da bulunur. Faydası:: Kabızlığı giderir. Mide hastalıklarında faydalıdır. Vücudu kuvvetlendirir. Yanıkların sebep olduğu sancıları keser. Sirke ile karıştırılıp, saç diplerine sürülürse, dökülmelerini önler. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Mesane ve rahim hastalıklarından şikayet edenlerin de kesinlikle kullanmaması gerekir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Sari:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarif:
(a.i. erk.) Sarfeden, harcayan. Değiştiren.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sarife:
(a.i. ka.) (bkz:: Sarif) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sariğ:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarih:
(a.i. erk.) 1- Açık, meydanda. Belli, hüveyda. 2- Saf, halis. Saf, halis Arap kanı. (at)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sariha:
(a.i. ka.) (bkz:: Sarih) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sarim:
(a.i. erk.) Keskin, kesici. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sarime:
(a.i. ka.) (bkz:: Sarim) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sark:
Sark, Manş Denizi'nde Guernsey Eyaletine ve Birleşik Krallık'a bağlı küçük bir ada. Manş Adaları'ndan biridir. Avrupa bölgesinde bulunur. Sark'ta üzüm bağları ve turizm ile uğraşılır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Sarkaçlamak:
(Cimnastik Ter.) Türlü tutuş ve duruşlarda gergin durumda bulunan vücut bölümlerini ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarkan:
(t.i. erk.) Kovan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarkıtmak:
(f.) 1- Etmek, eylemek. Örn:: Eve bir telefon sarkıtıp Nurun gelip gelmediğini anlamak istiyordu Bekir. (Ferhan Şensoy, Kazancı Yokuşu) 2- Vermek. Örn:: Haydar'a bir ellilik sarkıttım düsse:. (Süavi Süalp - Bülent Arabacıoğlu, Gündüz İnsan Gece Hırt)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarkmak:
(f.) 1- Sırnaşmak, musallat olmak. Örn:: İçtikten sonraları kimseye sarkmazdı. Sarhoşun bulaşığı değildi. (Halit Çapın, Yıldırım Önal Ayık Öldü) 2- (Birisine) Duyduğu duygusal ya da cinsel ilgiyi sözle ya da davranışla belli etmek, sarkıntılık etmek. Örn:: Söz veriyorum malı araklayana kadar kıza sarkarsam çek beni vur. (Süavi Süalp, Nuriye Hanımın Saati)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarkolemma:
(Biy.Sp.Ter.) Kas lifinin hücre membranı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarkom:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarkomer:
(Biy.Sp.Ter.) Miyofibrilin en temel fonksiyon gösteren,nenerji oluşan birim. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarkomsu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarkoplazma:
(Biy.Sp.Ter.) Kas lifindeki jel benzeri stoplazma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarkoplazmik hipertrofi:
Kasın çapı büyür hücre içerisine su toplar, geçici hipertrofidir. Antrenmanda oluşan pump dediğimiz durumdur. Sürekli antrenman ile sürdülürse aktin ve miyozin sayısı artacaktır.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Sarma:
(sf.i.) 1- İçine esrar parçası plakası ya da taneleri konularak sarılmış. (tütün, sigara) Örn:: elindeki sarma sigarayı göstererek sen çekmiyorsun dedi. (Orhan Pamuk, Sessiz Ev)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarma:
(Güreş Ter.) Güreşçinin kendi ayağını rakibin ayağının iç kısmına dolaması. Özellikle Yağlı ve karakucak güreşlerinde sık kullanılan bu teknik sarma bravlesi,sarma burgusu,sarma gerdanlama, sarma kle gibi bölümlere ayrılır. Ayrıca sarmadan dönme ve sarma karşılığı gibi yöntemler de geliştirilmiştir.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarmak:
(f.) 1- Ne dediğini bilememek, tavırlarını, sözlerini denetleyemez hale gelmek. (bkz:: Kaseti Sarmak) 2- Birisini, bir şeyi, sürekli düşünmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarmaşık:
(t.i. ka.) Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan tırmanıcı bir bitki.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Sarmaşık:
(hedera) Sarmaşıkgiller familyasından; tırmanıcı yeşil odunsu bir bitkidir. Meyvesi etli, yuvarlak ve üzümsüdür. Yurdumuzda; adi sarmaşık ve kafkas sarmaşığı olmak üzere 2 çeşidi vardır. Yaprak ve meyvelerinde hederin denilen zehirli bir madde vardır. Faydası:: Haricen yaraların tedavisinde kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Sarmısak:
(tüm) Zambakgiller familyasından; bütün kısımları keskin kokulu, 30-100 cm yüksekliğinde, otsu bir bitkidir. Toprak altında iri bir soğanı vardır. Çiçekleri beyazımsı pembedir. Yaprakları uzun, yassı, paralel damarlı ve sivri uçlu olup, gövdeyi sarmıştır. Soğanı özel kokulu uçucu bir yağ, şekerler, A, B, C, P vitaminleri içerir. Yağında alliin denilen bir madde vardır. Faydası:: Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür. Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklar sırasında faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Kanı temizler. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Böbreklerin normal çalışmasını sağlar. Karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasında yardımcı olur. Romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Damar sertliğini önler. Ateşi düşürür. Arpacık ve basur memelerinde faydalıdır. Zehirlenmelerde kullanılır. İdrar tutukluğunu giderir. Zehirli hayvan sokmasında da faydalıdır. Saçların uzamasına da yardımcı olur.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Sarp:
(t.i. erk.) 1- Çetin, sert, şiddetli. 2- Dik, çıkılması ve geçilmesi zor.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
sarp:
sıfat 1. çıkılması ve geçilmesi güç, çok dik, yalçın. \"Geyik gibi sarp kayalara tırmandık\" 2. MEC. güç, zor. \"Böyle sarp işler bana göre değil\" 3. ad MEC. güçlük, zorluk. \"Sarpı görünce işten kaçtı\" 4. ad dik yer. \"Yolumuz bir sarpa düştü\"(Konusu: , Kökeni: )
Sarp Sınır Kapısı:
Bulunduğu İl: Artvin Açıldığı Tarih: 31.08.1988 Bağlandığı Ülke: Gürcistan Karşıdaki Sınır Kapısı: Sarpi Sınır (Gümrük) Kapısı Geçiş Şekli: Karayolu Hakkında: Artvin’in Hopa ilçesinde bulunan Sarp Sınır Kapısı, Gürcistan‘ın Batum şehri ile bağlantı noktası. Kapıkule Sınır Kapısı’ndan sonra ülkemizin en işlek sınır kapısı özelliği taşıyan Sarp Sınır Kapısı, Gürcistan’ın Sarpi Sınır Kapısı ile karşılıklı konumda. Türkiye ile Gürcistan arasında kimlikle seyahat uygulamasının başlamasıyla birlikte özel araçla Batum’a geçiş yapmak isteyenlerin daha çok tercih ettiği sınır kapısı aynı zamanda Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelere gidiş ve gelişler için kullanılıyor. En son 2016’da modernizasyonu gerçekleştirilen sınır kapısından tır ve kamyonların yanı sıra her yıl 1 milyondan fazla yolcu geçişi yapılıyor. (Konusu: Sınır Kapıları, Kökeni: )
Sarpa:
Bilimsel Adı: Boops salpa, Sarpa salpa. Familyası: Deniz Balığı. Diğer Adı: Çitari, Sarpan, Serpme, Lapa, Sarya. Vücut uzunca ve ovaldir. Yanlarında az yassılaşmış, arka kenarlarında, tarak şeklinde olan pullarla kaplıdır. Kafası gövdesine oranla küçük ve gözlerinin üstünden aşağıya doğru basıktır. Burnu yuvarlak ve kalındır. Ağzı küçük ve kemerlidir. Üst çene alt çeneden bir parça uzun olup, yassı, geniş ve keskin olan bir tek diş sırası bulunur. Görünüşü güzel olan bu balığın üst kısımları mavimsi grimsi, yanları ve alt kısımları gümüşü beyazdır. Yan tarafları ve başı üzerinde, portakal veya altın renginde, boyunca uzanan 10-11 adet dar bant bulunur. Başın üst kısmında yeşilimsi bir bölge vardır. Üreme dönemi; İki periyotlu olup, üremesi ilkbahar ve sonbahardadır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sarpa:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarper:
(t.i. erk.) Sert, güçlü erkek.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarphan:
(t.i. erk.) (bkz:: Sarper)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarpın:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarpkan:
(t.i. erk.) Sert, güçlü soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarra:
(a.i. ka.) Sevindirici, sevinçli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sarraf İşçisi:
(d. a. sarraf, türk.) Kuyumcu soymayı adet edinmiş hırsız.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sarsıntı:
ad 1. birdenbire sallanma durumu, sarsılmak eylemi. 2. titreme, sarsılma. 3. deprem. 4. YERBİLİM TERİMİ deprem sırasındaki yer devinimlerinden her biri, sarsı. 5. MEC. bir kimsenin, bir kuruluşun ya da kurumun dengesini etkileyen bozukluk. 6. RUHBİLİM TERİMİ ilaç, uyuşturucu, kaza vb.nin yarattığı, fiziksel ve duygusal nitelikteki, birdenbire ortaya çıkan karmaşık belirtilerin tümü.(Konusu: , Kökeni: )
Sartık:
(t.i. erk.) Azad olunmuş, salıverilmiş, özgür.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Saru:
(t.i. erk.) Sarı benizli, tenli insan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarubatu:
(t.i. erk.) Osman Beyin kardeşi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Saruca:
(t.i. erk.) (bkz:: Sarıca)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Saruhan:
(t.i. erk.) Harizm'den gelip Anadolu'ya yerleşen Saruhanoğulları beyliğinin kurucusu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarvan:
(t.i. erk.) Deve süren, deveci.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sası Sası:
(be.) Sası bir biçimde, kötü kötü koku yayarak. "Dolap çözülmüş, yiyecekler sası sası kokuyordu"(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Sassafras:
(bois de sassafras) Defnegiller familyasından bir ağaçtır. Biri Amerika'da diğeri de Çin'de olmak üzere iki türü vardır. Köklerinden, lavantacılıkta kullanılan sagrol esansı elde edilir. Kurutularak toz haline getirilen yaprakları baharat olarak kullanılır. Faydası:: Sassafrasın kökleri terletici olarak kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Satanizm:
(fr.i. satanisme) Şeytana tapma. Satanizm, Şeytan'ı veya şeytan simgesini yücelten, ve bazı mezheplerinde şeytana tapmayı emreden öğreti. Satanizm, teistik satanizm ve ateistik satanizm (Laveyan satanizm) olmak üzere ikiye ayrılır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Saten:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Satı:
(t.i. ka.) 1- Satma, satış. Alışveriş. 2- Düğün armağanı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Satıbey:
(t.i. erk.) (bkz:: Satı) (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Satıgül:
(t.i. ka.) (bkz:: Satı)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Satılmış:
(t.i. erk.) Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk, satı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Satır Atmak:
(d. a. satur, türk.) (kumarda) Şansla ya da hileyle çok kazanmak. Örn:: Dün Yusuf'a öyle bir satır attım ki. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Satıra Yatmak:
(d. a. satur, türk.) Birisinin saçma sapan sözlerini, yalanlarını dinlemek zorunda kalmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Satırcı:
(a.i. türk. e.) Çocukları (bazen sakat ederek) dilendiren kimse. Örn:: satırcılar o kadar çocuğun günahına girmişlerdi ki. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Satir:
(Lat. satur=tok, dolu - Alm. Satire) Taşlama, yergi. İnsanların ve çevrelerin kusurlu yanlarını alaya alma.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Satir:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Satirik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Satmak:
(f.) Hoşlanılmayan birisinden ayrılmak, onu yalnız bırakmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Satmak:
(Tul.) Bir jestin, bir mimiğin, bir tümcenin, bir bölümcüğün altını çizmek, vurgulayıp belirtmek.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Sato:
(Yön) Dışarı, dış taraf.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )
SATORI:
(satori) Zen öğretisinde aydınlanma. Kişilik.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
SATORI:
(satori) Zen öğretisinde aydınlanma. Kişilik.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Satranç:
Kitabın Türü: Hikaye Kitabın Yazarı: Stefan ZWEİG Kitabın Konusu: Hayatında birisi ile hiç satranç oynamamış bir avukatın kitaplardan öğrendikleri ile dünya şampiyonunu yenişi. Kitabın Ana Fikri: Yanlızlık insanlara karşı kullanılabilecek en büyük silahtır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
satranç:
ad siyah beyaz renkli ve altmış dört kareli bir tahta üzerinde, yine siyah ve beyaz renkli, değerleri ve adları değişik olan on altışar taşla iki kişi arasında oynanan bir düşünce oyunu.(Konusu: , Kökeni: )
satranç körlüğü:
açık, basit bir hamlenin oyuncunun gözünden kaçması.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Satsuma:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Satuk:
(t.i. erk.) (bkz:: Satılmış)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Saturnalia:
Eski Roma'da ekin tanrısı Saturmus için her yıl 17 aralık'ta yapılan ve yedi gün süren tören.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Satürn:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Satvet:
(a.i. erk.) Ezici kuvvet, zorluluk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Satyr:
(Yun. Satyros - Alm. satyr) Dionysos törenlerinde koronun hayvan maskeli oyuncusu. (Satır.)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Satyr Oyunu:
(Alm. Satyrspiel - Fr. satyre - İng. satyr play) Antik tiyatrodaki yarışmalarda, her yazarın üç tragedyadan ayrı bir de komedya yeteneğini belgelemek için güldürü türünde yazdığı oyun.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Sauna:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sav:
(t.i. ka.erk.) 1- Söz, haber, dedikodu. İleri sürülerek savunulan düşünce. 2- Sağlam. 3- Şöhret, ün. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Savana:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Savaş:
(t.i. erk.) İki taraf teşkilat, ülke veya ülkeler topluluğu arasında meydana gelen silahlı vuruşma, cenk, muharebe, harb. Doğuş, kavga. Mücadele uğraş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
savaş:
ad 1. devletlerin, aralarındaki ekonomik ve siyasal anlaşmazlıklar vb. nedeniyle, siyasal ilişkilerini keserek, birbirlerine karşı ordularıyla giriştikleri silahlı eylem. 2. bir ülkede, siyasal toplulukların ya da toplumsal sınıfların, yönetimi ele geçirmek için giriştikleri silahlı eylem, iç savaş. 3. MEC. bir şeye karşı yapılan, ortadan kaldırma, yok etme uğraşı. \"Sıtma savaşı başarıya ulaştı\" 4. MEC. uğraşma, kavga. \"Bu konuda sonuna değin savaşırım\" 5. bir ya da daha çok sayıda devlete karşı savaş durumuna geçmek. 6. MEC. bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek için uğraşmak. 7. HUKUK TERİMİ savaşın yapılmakta olduğu, savaşan yanların her türlü savaş eyleminde bulunabilecekleri bölge. 8. MEC. bir şeyi yok etmeye uğraşılan bölge.(Konusu: , Kökeni: )
Savaş Dinçel:
Dizi Karakteri: Nusret Baba Dizi Adı: Ekmek Teknesi. 16 Kasım 2002 tarihinde atv'de yayımlanmaya başlayan ve bir ailenin başından geçenleri konu alan komedi ve dram türündeki Türk televizyon dizisi 2004 yılında Show TV'ye geçti, son sezonu burada yayımlandı ve 13 Haziran 2005 tarihinde yayımlanan 106. bölümü ile ekranlara veda etti.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Savaş ve Barış:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Lev Nikolayeviç TOLSTOY Kitabın Konusu: Savaş ve Barış Rusya'nın Fransa tarafından istilası döneminde yaşanmış olayları ve Napoleon döneminin Rusya'da Çar toplumuna etkisini, bu etkinin doğurduğu sonuçları beş asil aileden örnekler vererek tarif etmektedir. Kitabın Ana Fikri: Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Savaşer:
(t.i. erk.) Savaşan asker, insan, savaşçı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Savat:
(t.i. erk.) Gümüş üstüne yapılan çizgiler, süsler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Saver:
(t.i. erk.) Sağlam, zinde, güçlü erkek.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Savgat:
(t.i. erk.) Hediye, armağan, bahşiş, ihsan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Savlet:
(a.i. erk.) Şiddetli saldırı, hücum.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
savm:
(bkz:: oruç)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Savni:
(a.i. erk.) Koruma, gözetme ile ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Savsa Vermek:
(d. esk.) Birisinin yatağına, koynuna gizlice girmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Savtekin:
(t.i. erk.) (bkz:: Sav)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Savtuna:
(t.i. erk.) Sözünde duran kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Savtur:
(t.i. erk.) Sağlıklı kal, hoşça kal.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Savunca:
(Alm. Apologie - Fr. apologie - İng. apology) Bir şeye ya da bir kimseye kusur kondurulmasına karşı o şeyi ya da kişiyi savunmak.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Savunma:
(gnl.ter.) Rakip oyuncu veya takımın hücumlarına karşı koyma, engelleme çabası.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Savunma Duruşu:
(Basketbol Ter.) Savunma sırasında el ve ayakların bulunması gereken durum. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Savunma Ribaundu:
(Basketbol Ter.) Savunma yapan takım oyuncularından birinin kendi çemberinden seken topu alması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )