MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

VIII:

8 Roma rakamları veya Romen rakamları sayısal sistemi, antik Roma kaynaklıdır. Orta Çağ'ın son dönemlerine dek, Avrupa'da yaygın olarak kullanılmıştır.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Uskumru:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Uskumrugiller:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Uskur:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Uskuru:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Uskut:  

(a.i. sükut'tan) Sus anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uskutlamak:  

(a.i. türk. e.) Susmak. Uskut Etmek biçiminde de söylenir. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uslu:  

(t.i. ka.erk.) Akıllı, zeki, uysal, sakin kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Uslu Uslu:  

(be.) Yaramazlık yapmaksızın, uslu bir biçimde. "Çocuklar bahçede uslu uslu oynuyordu" NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Usluer:  

(t.i. erk.) Akıllı, olgun kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Usman:  

(t.i. erk.) Akıllı, zeki kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Usta:  

(Karagöz) Oyun oynatan sanatçı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

usta:  

ad 1. bir zanaatı bütün incelikleriyle, gereği gibi öğrenmiş olan ve onu kendi başına uygulayabilen, yapabilen kimse. 2. sanatında üstün olan sanatçı, sanat öğreticisi. \"Ressam, ustasının Picasso olduğunu söylüyor\" 3. zanaatçılar için san. \"Şu çayı Hasan Usta’ya ver\" 4. sıfat MEC. işinin eri, becerikli, eli işe yatkın (kimse). 5. sıfat çeşitli deneyler sonucu belirli bilgi sahibi olan, deneyimli, aldanmaz, yanılmaz. \"Bizim kedi ustadır\" 6. TARİH TERİMİ Osmanlı İmparatorluğu’nda, saraydaki cariyelerin ve hizmetlilerin kıdemlilerine verilen ad.(Konusu: , Kökeni: )

Usta Ezgici:  

(Alm. Meistersinger) XV. ve XVI. yüzyıllarda, Alman kentlerinde, özellikle Nürnberg'de toplanmış olan zanaat ustaları olan ezgiciler (Hans Sachs) Bunlar o zamanın tiyatro gösterilerinde yer alırlardı. R. Wagner'in "Die Meistersinger von Nurnberg" (Nürnberg'li Usta Ezgiciler )(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Usta Oyuncu:  

(T.K.O.) : Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ustalık Derecesi:  

(Judo Ter.) On farklı aşaması olan beceri sınıfı. Dan.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Ustama Danışayım:  

(d. fars. üstad'dan usta türk.) Değerinden yüksek fiyat istenen mal karşısında esnaf tarafından bunu şimdi alamam anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ustunç:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ustura:  

(fars.i. üsfüre'den) 1- Alkol derecesi yüksek içki, sert içki. 2- Yalan, uydurma. (haber, söz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ustura Çalıştırmak:  

(d. fars. türk.) 1- Yalan söylemek. 2- (Kavgada) Ustura kullanmak. 3-(Birisini) Ustura kullanarak bir çok yerinden yaralamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ustura Kemal:  

ilk kez Temmuz 1972'de yaratıcısı Haldun Sevel tarafından çizilen bir öyküsüyle Gün gazetesi sayfalarından okurla buluşan Ustura Kemal, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde gerçekten yaşamış cesur bir kabadayının hayatından esinlenilerek hazırlanan ve işgal kuvvetleri ile onların yarattığı bozuk düzene karşı verilen mücadeleden öyküleştirilen maceraların anlatıldığı çizgi karakter.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Usturacı:  

(fars.sf.i. türk.) Yalancı, uydurukçu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Usturmaça:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Usturpa:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Usul:  

Yanlış: Usül Doğru: Usul(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Usul Usul:  

(be.) Belli etmeksizin, ağır ağır, yavaş yavaş, usulcacık. NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Usum:  

(t.i. erk.) Akıllı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Usun:  

(t.i. ka.erk.) Hüzün. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Usunbike:  

(t.i. ka.) Hüzünlü hanım.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Uşak:  

Uşak Tarihi; 1391 de Yıldırım Bayezid’ in Germiyanoğulları hakimiyetine son vermesi ile Osmanlılara dahil olmuş, Fetret Devrinde beylikler tekrar canlanmış, 1429 yılında Germiyanoğulları’ nın son hükümdarı II. Yakup Bey’ in vasiyeti ile Osmanlı Devletine kalmıştır. 29 Ağustos 1920 tarihinde Yunan kuvvetleri Uşak'ı ele geçirdi. Şehir, Kurtuluş Savaşı sonucunda 1 Eylül 1922'de Türk kuvvetlerince geri alındı. Cumhuriyet döneminde 15 Temmuz 1953 tarihine kadar Kütahya'nın ilçesi olan şehir, 15 Temmuz 1953 tarihinde yeni kurulan Uşak ilinin merkez ilçesi olmuştur.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Uşak:  

Uşak İlçeleri: 1-Uşak (09.07.1953) 2-Banaz (15.07.1953) 3-Eşme 4-Karahallı (15.07.1953) 5-Sivaslı (15.07.1953) 6-Ulubey (15.07.1953)(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Uşak:  

Uşak; Kuzeyden Kütahya, Doğudan Afyonkarahisar, Güneyden Denizli, Batıdan Manisa ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Uşak:  

Tel. Kodu: 276(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Uşak:  

Plaka Kodu: 64(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Uşak:  

Nesiyle Meşhur: Eşme Kilimleri, Uşak Battaniyeleri meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Uşak:  

Uşak'ta Gezilecek Yerler: Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi, Cimcim Çeşmesi, Blaundus Antik Kenti, Uşak Tarihi Evleri, Uşak Bedesteni, Evrenli Doğal Parkı, Ilıcak Subaşı Parkı, Aksaz Kaplıcası, Örencik Kaplıcası, İnay Kervansarayı, Burma Camii, Uşak Arkeoloji Müzesi, Hamamboğazı Kaplıcaları.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Uşak:  

Genel Bakış: Ege bölgesi'nde Batı ve Orta Anadolu'yu birbirine bağlayan İç Ege Bölümü'nde yer alır. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Uşakspor:  

Kulüp Lakabı: Aşigolar. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

Uşşaki Tarikatı:  

Uşşaki Tarikatı, Uşşâkilik veya Uşşâkiyye Hüssameddin Uşşaki liderliğinde kurulan, Halvetiyye tarikatının bir koludur. İslam aleminin en çok mensubu bulunan tarikatlarından biri olarak anıldığından müritleri tarafından tarikatların anası olarak anılmaktadır. Uşşâkî, âşık kelimesinin çoğulu olan uşşâk'tan türemektedir.(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )

utanma:  

ad 1. utanmak eylemi. 2. utanma duygusu, utanç.(Konusu: , Kökeni: )

Utanmaz Adam:  

1970'lerin başında çıkacak ve giderek bir olgu haline gelecek Gırgır mizah dergisini çıkaracak olan karikatürist Oğuz Aral'ın Utanmaz Adam başlıklı haftalık renkli çizgi roman dergisi, Duran Yayınevi tarafından saman kağıdı ancak renkli olarak basılan bir mecmuanın kahramanıdır. Utanmaz Adam'ın klişeleşen uyanıklıkları, insanların birbirine reva gördüğü madrabazlıklarla yoğrularak bir nevi düzenbazlığa dönüşmüştür. Bu çarpıcı olduğu kadar gerçekçi de olan karakterin dönemin okurlarından destek bulması pek şaşırtıcı bir durum değildir. Sonuçta Utanmaz Adam sahip olduğu hasletlerinden dolayı bir anti kahramandır. Hilekardır; para ve lükse ve tabii ki kadın-kıza olan düşkünlüğüne eklenen her türlü kurnazlık, gününü gün etmek ederek yaşamayı amaç edinen bir zihniyeti simgelediğinin göstergesidir. Utanmaz Adam, 'klark' bıyıklarıyla, mümkün olduğunca iyi giyinmesiyle tezgahsal imajını sağlama alan ve bunu kullanarak 'iş' bitiren gerçek bir utanmazdır.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Utarid:  

(a.i. ka.erk.) Merkür. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Utbe:  

(a.i. erk.) Meşhur sahabelerden bazılarının ismi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

uterus:  

döl yatağı(Konusu: , Kökeni: )

Utılıty:  

"Bilgisayarda yapılan birçok işlemi daha kolay hale getirmek için geliştirilen küçük yardımcı yazılımlara verilen genel addır. Bu yazılımlar veri sıkıştırma, resim dosyalarının görüntülenmeleri ya da bunlara benzer farklı ihtiyaçlar için kullanılabilirler. "Utility"ler, çoğunlukla internet üzerinden ücretsiz olarak dağıtılmaktadırlar. "Freeware" ya da "shareware" olabilirler."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Utkan:  

(t.i. erk.) 1- Zafer kazanmış, muzaffer. 2- Şerefli, onurlu soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Utku:  

(t.i. ka.erk.) Birçok emek ve tehlikelerden sonra ulaşılan, mutlu sonuç, zafer. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Utman:  

(t.i. erk.) Şerefli, edepli, terbiyeli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uvertür:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Uvertür:  

Yanlış: Üvertür Doğru: Uvertür(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

UWAGI:  

(uvagi) Karate Gi'nin ceket kısmı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

UWAGI:  

(uvagi) Karate Gi'nin ceket kısmı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Uyanık:  

(sf.) (Alay yollu) Kendisini akıllı sanan kimse anlamında söylenir. Örn:: Şu ataman uyanıklarına bak santra yapmak için çalkalayıp duruyorlar. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uyar:  

(t.i. erk.) 1- Uygun yerinde. 2- Boyun eğen, uysal, nazik kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyaralp:  

(t.i. erk.) Uysal, nazik yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyarel:  

(t.i. erk.) Boyun eğen, uysal, nazik kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyarı:  

(Judo Ter.) Rakibe çeyrek puan verilmesi. Chui.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

uyarı:  

ad 1. herhangi bir konuyla, sorunla ilgili olarak uyarmak, dikkati çekmek için söylenen söz ya da yazılan yazı. 2. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ organizmada uyarıma yol açan güç.(Konusu: , Kökeni: )

Uyarı Aracı:  

(Alm. Alarmvorrichtung - Fr. avertissement - İng. alarm) Yangın gibi tehlike anında tiyatro yapısı içinde bulunan kişileri uyaran araç.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Uyarıcı Oyun:  

(Kişisel, daha çok toplumsal duruma dikkati çekmek, seyirciyi bu konuda uyarmak ve uyandırmak ereği ile yazılı oyunlara verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Uyarılar:  

Kitabın Türü: Kitabın Yazarı: Nadir NADİ Kitabın Konusu: Kitap, bir iktidarın başarısına yardımcı olmak, rejimi iflastan kurtarmak, milletimizin ilerlemesini, yükselmesini sağlamak uğruna, yazarın daha önce kaleme aldığı gazete yazılarını toplu bir biçimde okurlara sunmak maksadıyla yayımlanmıştır. Kitabın Ana Fikri: Halkın oyları ile seçimi kazanarak hükümet olan parti veya partiler ulu önder Atatürk’ün ilke ve inkılaplarının ışığı altında hareket etmeli, amaçları halkı üstün refah seviyesi ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak olmalıdır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Uyarlama:  

(bkz:: Adaptasyon)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Uyarlama Hakkı:  

(Alm. Recht vor Adaptierung - Fr. droit d'adaptotion) Herhangi bir yapıtın sahneye uyarlama izni ya da bunu yapabilmek için izinle alınan hak.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Uyarlamak:  

(Alm. Adaptieren - Fr. adopter - İng. adopt) Yabancı bir tiyatro yapıtını yerli dile çevirirken, kişileri, olayları, töreleri yöreselleştirmek. Yabancı yapıtı yöresel havaya uygun biçimde yerleştirme.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Uyarlanabilirlik:  

(Alm. adoptierungsınoglihibkint - [Fr. odoptobilite - İng. adoptobility) Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Uyarlayıcı:  

(Alm. Rearbeiter - Fr. adopteur - İng. adaptotion) Uyarlama işiyle uğraşan kimse, yazar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

uyarma:  

ad 1. uyarmak eylemi. "Seni uyarmayı sürdüreceğim" 2. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ bir duyu organını ya da bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesnenin ya da durumun, bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.(Konusu: , Kökeni: )

uyarmak:  

uyarmak 1. birine, bir davranışta bulunmamasını ya da bulunmasını söylemek. 2. görevini gereği gibi yapmayan birine nasıl davranması gerektiğini anımsatmak. 3. HALK AĞZINDAN uyanmasını sağlamak ya da uyanmasına yol açmak, uyandırmak. 4. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ bir canlının herhangi bir organını, dıştan bir etkiyle, işleve zorlamak.(Konusu: , Kökeni: )

Uydu:  

UYDU : 4 Ekim 1957’ de Ruslar, ilk uydu Sputnik’ i Dünya yörüngesine yerleştirdi. Dünya’ nın ilk yapay uydusu sadece bir basket topu büyüklüğünde olup 82 kg ağırlığındaydı. Bu minik uydu, 98 dakika içinde yörüngeye yerleştirilmişti. Sputnik, insanoğlu için uzay çağının başlangıcı demekti.(Konusu: , Kökeni: )

Uydurmak:  

(f.) 1- İçki içmek, gizlice içki içmek. Örn:: Ramazan onu birkaç gün örseledi ama sonra doktorlar birkaç konyağa kadar izin vermişler. İftarla karışık Uyduruyor. (Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri) 2- (Bir erkek) Birisini cinsel İlişkide kullanmak. Örn:: Hacivat- Bizim arka sokakta Ekemekizadelerin kızı var onu sana uyduralım. Karagöz- Bana uyduracağına babana uydur Hacivat- Canım öyle değil. (Karagöz, Büyük Evlenme)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uydurmasyon:  

(türk.sf.i. uydurmak, uydurma fr. sonek tiondan n.) Yalan, uyduruk. (söz, haber) Düzmece, sahte. (şey) Örn:: Çelebi- Yani lede-l-hace sizi ne diye aramalı? Karagöz- (Önüne bakarak) Vay.. Uydurmasyon bir şey bulmalı. (Karagöz, Eczahane)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uydurmasyoncu:  

(i. türk. fr.) Yalancı. Sahteci.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uydurtmak:  

(f.) Kendisini cinsel ilişkide kullandırmak, kendisini düzdürmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uyduruş:  

(i.) Aldatma, kandırma, (birisini) aldatarak ikna etme, havaya sokma.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uyduruşa Gelmek:  

(d.) Yalana kanmak, aldanmak, birisi tarafından kandırılıp havaya girmek. Örn:: Uyduruşa geldik bu taponu zümrüt diye egavladık.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uyduruşa Getirmek:  

(d.) Aldatmak, kandırmak, (birisini) aldatarak ikna etmek, havaya sokmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uygan:  

(t.i. erk.) Uyumlu, uyan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uygar:  

(t.i. ka.erk.) Kültürlü, eğilimli, görgülü, medeni. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

uygarlık:  

ad 1. uygar olma durumu. 2. uygar kimseye yakışır davranış, tutum. 3. FELSEFE TERİMİ barbarlık durumundan çıkıp törelere bağlı olarak belirli bir yurt içinde birlikte yaşama. 4. TOPLUMBİLİM TERİMİ•FELSEFE TERİMİ insanların doğaya egemen olma, toplum olarak daha iyi bir yaşama ulaşma çabalarından çıkan sonuçların, bilim, teknik, sanat ve kültürün tümü. 5. FELSEFE TERİMİ bilim ve tekniğin, sanat ve kültürün gelişmesi, ilerlemesiyle yaratılan yaşama koşullarının, yaşama biçiminin incelmesi, yetkinleşmesi durumu.(Konusu: , Kökeni: )

Uygu:  

(t.i. ka.erk.) Uyum, uygunluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

uygulama:  

ad 1. uygulamak eylemi. 2. bir düşünceyi, bir tasarıyı ya da bir kuramı gerçekleştirme işi, kılgı. 3. MATEMATİK TERİMİ üst üste getirme, birini ötekinin üstüne koyma.(Konusu: , Kökeni: )

Uygulamak:  

(Alm. Reolisieren - Fr. reoliser - İng. reolize) Bir yapıtı, bir taslağı sahneye uygulamak, yerleştirmek.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

uygulayımbilim:  

bileşik · ad ➽teknoloji.(Konusu: , Kökeni: )

Uygun:  

(t.i. ka.erk.) 1- Yakışır, yaraşır, elverişli, yararlı. 2- Oranlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

uygun:  

sıfat 1. elverişli, yarar. 2. yakışır, yaraşır. 3. olabilir, olur, yerinde. 4. MEC. orantılı, oranlı. 5. elverişli olmak. 6. yaraşmak, yakışmak. 7. iyi gelmek, uymak. 8. işe yarar, elverişli, yerinde olmak. 9. sakıncası bulunmamak.(Konusu: , Kökeni: )

Uygun Adım:  

Adım atışta birliği gerektiren toplu yürüyüş türü.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Uygunel:  

(t.i. erk.) Yakışır, yaraşır, elverişli, yararlı kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyguner:  

(t.i. erk.) Uygun uyumlu, olumlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

uygunsuz:  

sıfat 1. iyi, güzel olmayan, yakışık almayan, yaraşmayan, uymayan. 2. kötü davranışlarda bulunan, çirkin davranışları olan, ahlakça eksik olan.(Konusu: , Kökeni: )

Uygur:  

(t.i. ka.erk.) 1- Orta Asya'da büyük devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat yapıtları bırakmış olan bir Türk ulusu. 2- Uygar, medeni. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyguralp:  

(t.i. erk.) Uygar yiğit. Uygur'a mensup kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyku:  

(i.) Ölüm.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

uyku:  

ad 1. dış uyaranlara karşı bilincin tümden ya da bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı doğal dinlenme durumu. \"Uykuda sayıklardı\" 2. bu durumda geçen süre, uyuma süresi. \"Çok az uyku yetmişti\" 3. uyuma isteği. \"Çok uykum var\" 4. MEC. gerçeği görememe, aymazlık. \"Onları bu uykudan uyandırmalıydık\" 5. doğada görülen dinginlik durumu. \"Kış boyu uyku ağaçlara yetmişti, baharla şenlendiler\" 6. uykudan uyanıldığında görülen hafif sersemleme. 7. uykunun gelmesiyle oluşan bilinç ağırlaşması. 8. uyumak için içine girilen tulum biçimindeki yatak. 9. MEC. uykuyu çok seven, çok uyuyan, uykucu kimse. 10. uykuya yatmadığı ya da uyuyamadığı için sersemleşmek. 11. uyumadığı ya da uykusunu iyi alamadığı için tersliği üzerinde olmak, hırçınlık etmek. 12. uyumak için yatağa girmişken ve uyuyacak durumdayken, herhangi bir nedenle uyuyamamak. 13. MEC. bir durumdan tedirgin olmak, kaygılanmak. 14. derin ve rahat bir biçimde uyumak. 15. kendini tutamayarak bir süre uyumak. 16. çevrede olup bitenlerle ilgilenmez olmak. 17. uyumaya başlamak, uyumak. 18. MEC. hareketsizlik, dinginlik, sessizlik içine girmek. \"Doğa uykuya varmıştı\"(Konusu: , Kökeni: )

Uysal:  

(t.i. ka.erk.) Yumuşak başlı, uyumlu, boyun eğen. Terbiyeli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Uyum:  

(accommodation) 1- Gözün optik sisteminin çeşitli uzaklıklara uyarılması, gözün değişik uzaklıklara uyması. 2- Fetüs uyumu; fetüs vaziyetinin döl yatağı içinde uygun bir şekil alması. Gebeliğin son üç ayı içerisinde meydana gelir.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Uyum:  

(Alm. Harmonie - Fr. harmonie - İng. hormony) Bir oyunun, oyun ve sahne düzenindeki denge. Ahenk.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

uyum:  

ad 1. bir bütünün parçaları arasında bulunan ya da bulunması gereken uygunluk. 2. DİLBİLGİSİ TERİMİ bir sözcükte ünlülerin ya da ünsüzlerin birbirlerini etkileyerek benzeşmeleri durumu. 3. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ bir cismin görüntüsünü tam ağtabakanın üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı. 4. insanlar, kişiler arasında uyuşma, anlaşma. \"Aralarında uyum bozulmuştu\" 5. yeni bir duruma, bir ortama ya da çevreye uyma, alışma. 6. YAZIN TERİMİ şiirde dizeleri, ya da düzyazıda tümceleri oluşturan sözcüklerin, sözcük öbeklerinin sıralanışlarından, birbirleriyle olan ilişkilerinden doğan, okurda estetik duygular uyandıran düzenleme.(Konusu: , Kökeni: )

Uyumak:  

(f.) 1- Kanmak, aldanmak. 2- Ölmek. 3- (Erkeklik organı) İnik durumda olmak, ereksiyona geçmemiş halde bulunmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uyun:  

(a.i. erk.) Gözler. Pınarlar, kaynaklar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Uyutmak:  

(f.) 1- Aldatmak, kandırmak. Örn:: Enayi pilakisi aklı sıra beni uyutacak. (Mehmet Şeyda, Anahtarcı Salih) 2- (Bir şeyi birisinden) Aldatarak almak, çalmak. Örn:: O çıbanı kimden uyuttun?(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Uyuyan Güzel:  

Kitabın Türü: Masal Kitabın Yazarı: Grimm Kardeşler Kitabın Konusu: Yüz yıllık uykuya dalan güzel bir prensesin öyküsü. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

WhatsApp