MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Bonservis:

(fr.b.i. bon “iyi” ve service “hizmet” ile) Bir kimseye çalıştığı yerden ayrılırken iyi hizmet ettiğini göstermek için verilen kâğıt.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Behavyorizm:  

(fr.i. behaviorisme) [Amerika dilinden] 1- (psik.) Davranışın, bireyin ruhsal yaşamını belirlediğini, ruhsal yaşamın, canlıların dış etkenlere karşı gösterdiği tepkilerin tümü olduğunu, ruhbilimin inceleme, araştırma konusunun davranış olması gerektiğini öne süren görüş. 2- (topb.) Toplumsal olayları bireyin davranışına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu. Davranışçılık. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Behçet:  

(a.i. erk.) 1- Sevinç. 2- Güzellik, güleryüzlülük. 3- Şirinlik. Bu kelime Kur'an-ı Kerim'in Neml suresi 60. ayetinde geçmektedir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Behçet Nacar:  

Behçet NACAROĞLU (d:1934; ö:2014)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Behice:  

(a.i. ka.) Şen, güzel, güleryüzlü kadın. (bkz:: Behiçe)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Behiç:  

(a.i. erk.) Şen, güzel, güler-yüzlü adam. Kur'an-ı Kerim'de adı geçen kelimelerdendir. (bkz.:: Hac, ayet 5)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Behire:  

(a.i. ka.) 1- Güzel kadın. Soyu-sopu temiz kadın. 2- Şişmanlıktan dolayı nefes darlığı olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Behişt:  

(f.i. erk.) 1- Cennet. 2- Uçmak.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Behiye:  

(a.i. ka.) Beha'dan güzel. (bkz:: Beha)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Behiye Aksoy:  

Behiye TETİKER (d:1929; ö:2015)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Behlül:  

Halit Ziya Uşaklıgil'in yazdığı Aşk-ı Memnu (Yasak Aşk) romanındaki ana karakter. Adnan Bey'in yeğeni; babası uzak bir vilayete üst düzey memur olarak tayin olduğundan İstanbul'da amcasının himayesinde yaşamakta, Galatasaray'da yatılı olarak okumaktadır. Kızlara zaafı vardır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Behlül:  

(a.i. erk.) 1- Çok gülen, çok gülücü. 2- Hayır sahibi, çok iyi adam. 3- Bir İslam sofisi, Behlül-i Dana. Harun er-Reşid'in kardeşinin adı olup, delice hareketleriyle meşhur olmuştur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Behman:  

(f.i. erk.) 1- Filan filanca. 2- Fars takviminde 11. ay'a ve her ayın 2. gününe delalet eder.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Behmar:  

(f.i. erk.) Çok ziyade, fazla. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Behmen:  

(kavzakökü) Turp'a benzer, otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin rengine göre kızılbehmen ve akbehmen adında iki türü vardır. Faydası:: Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Behmenyar:  

(f.i. erk.) İbn Sina mektebine mensup ve Arapça telifleri olan filozof. (X-XI. yy.). İbn Sina'nın kitaplarını şerhetmişir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Behnan:  

(a.i. erk.) Güleç, güler-yüzlü, iyi huylu ve daima gülen adam.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Behnane:  

(a.i. ka.) Güleryüzlü, iyi huylu ve daima gülen kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Behra:  

(f.i. ka.) l- Onun için ondan dolayı. 2- Bir Arap kabilesi olup Hunus ovasında yerleşmişlerdir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Behram:  

(f.i. erk.) 1- Merih yıldızı. 2- Her ayın 20. gönü. 3- Acem pehlivanlarından birinin adı. 4- İran hükümdarlarından birkaçının adı ki en meşhuru yaban eşeği avına pek düşkün olan "Behram Gûr"dür.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Behramşah:  

(f.i. erk.) 1- (bkz:: Behram) 2- Gazne sultanı. 3- Kirman Selçukluları hükümdarı. 4- Eyyubilerin büyük şairi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Behrem:  

(a.i. ka.) Asfur çiçeği kırmızı gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Behzad:  

(a.i. erk.) Ressam, minyatürcü. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Bej:  

(fr.i. beige) 1- Sarıya yakın beyaz, bal rengi. 2- (sf.) Bu renkte olan. “Bej pantolon.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bek:  

(Futbol Ter.) Bir takımın savunma hattının sağında veya solunda yer alan oyuncular.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Bek:  

(ing.i. back) Futbol vb. oyunlarda savunma oyuncusu, müdâfî.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

beka:  

1- Sonsuzluk, ebedîlik, kalıcılık, ölmezlik, süreklilik. 2- “Sonsuz, ölümsüz ve ebedî olması.” anlamında Yüce Allah’ın zati sıfatlarından biri. Örn:: “Şüphesiz Allah en hayırlı olandır, beka sahibidir.” (Kur’an-ı Kerim Taha suresi 20/73 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Bekar:  

(fr.i. bécarre < İta.) (müz.) Diyez veya bemolle durumu değiştirilmiş notayı tabiî hâline döndüren işâret.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bekar:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bekarhane:  

(b.i) 1- Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. 2- Bekârların yaşadığı müstakil ev.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Bekas:  

Fr.i. bécasse) (hayb.) Çullukgillerden, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika'da ılıman ve nemli bölgelerde yaşayan, kısa bacaklı, uzun gagalı, iri gözlü, esmer yada kahverengi karışık tüylü, eti için avlanan, göçebe bir kuş. Çulluk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bekata:  

(t.i. erk.) İleri gelen, saygın. Soylu, isim yapmış sülaleden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bekbars:  

(t.i. erk.) (bkz:: Bekata)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bekdemir:  

(t.i. erk.) (bkz:: Bekata)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bekdil:  

(t.i. erk.) 1- Doğru sözlü, mert. 2- Gönlü zengin. Baygönüllü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bekgraund:  

(ing.i.) Kişinin yetişme ve kültürel oluşumunu sağlayan, aile, okul ve çevreye bağlı edinimlerin tümü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Bekil:  

(a.i. erk.) Yakışıklı, süslü delikanlı, genç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Bekir:  

Halit Ziya Uşaklıgil'in yazdığı Kırık Hayatlar kitabındaki ana karakter. Hayatı günü gününe yaşayan, kadınlara gereken değeri vermeyen, çapkın bir İstanbul beyefendisidir. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Bekir:  

(a.i. erk.) 1- Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse, bakir. 2- Yeni doğmuş. 3- Öncesi, İsmaili zümresine ait büyük bir Arap kabilesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Bekke:  

1- Mekke. 2- Kâbe’nin de içinde yer aldığı harem bölgesi. Örn:: “Unutmayın ki insanlık için yapılan ilk mabet Bekke’deki Kâbe’dir. O, bereketli ve bütün insanlık için rehberlik kaynağıdır.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/96 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Bekle:  

(Judo Ter.) Hakemin oyuna girmeme yolundaki komutu. Mattei.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

bekleme hamlesi:  

başlıca amacı oyun sırasını rakibe bırakmak olan hamle. taraflardan birinin kendi pozisyonu değişikliğe uğratmayacak bir hamle yapması.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Bekri:  

(sf. i.) (XVII. yüzyılda yaşamış ayyaşlığıyla ünlü Bekri Mustafanın adından) İçkici, alkolik. (kimse özellikle erkek) Örn:: Büyük enişte bey, Bekrilerin yamanlarından. (Sermet Muhtar Alus, İstanbul Kazan Ben Kepçe)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bekriye:  

(a.i. erk.) 1- Her şeyin evveli, ilk çocuk. 2- Genç ve taze kız. 3- Dişi deve yavrusu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Beksan:  

(t.i. erk.) 1- Tanınmış, ünlü, saygın. 2- Bey ünvanı taşıyan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bektaş:  

(f.i. erk.) 1- Akran. 2- Eş, müsavi. Bektaşi: Hacı Bektaş Veli tarikatına mensubolan kişi, Horasan'da gelip Anadolu'ya yerleşen Hacı Bektaş Veli tarafından kurulduğu ileri sürülen tarikata mensup ilk zamanlan bilinmeyen bu tarikat, sonradan batıni bir hüviyet kazanmıştır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Bektaş:  

(i.) (esk.) (Bektaşiliğin piri Hacı Bektaş Velinin adından) Yeniçeri ağası.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bektaşi:  

Bektaşi tarikatına giren ve bu tarikatın ilkelerine bağlı kalan kişi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Bektaşilik:  

XIII. yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya gelen Hacı Bektaşı Veli (ö. 669/1271) tarafından kurulmuş tasavvuf ekolü. Bektaşilik, Ahmed Yesevi (ö. 1166) tarafından kurulan ve Türkler arasında yaygınlaşmış Yeseviye tarikatının etkisinde kalmıştır. Yeniçeri ocağının kuruluşundaki rolü dolayısıyla Osmanlı devlet hayatında etkisini sürdürmüştür.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Bektaşilik:  

Bektâşîlik, adını 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaştırılması sürecinde etkin faaliyet gösteren ve Hoca Ahmed Yesevî'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı konumunda olan Hacı Bektaş-ı Veli'den alan, daha sonra ise 14. ilâ 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da yaygınlaşan Hurûfilik akımının etkisiyle ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh ve hulul anlayışlarının da bünyesine katılmasıyla 16. yüzyılın başlarında Balım Sultan tarafından kurumsallaştırılan, On İki İmam esasına yönelik sufi / tasavvufî tarikat.(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )

Bektöre:  

(t.i. erk.) Güçlü, değişmez töreleri olan, törelerine bağlı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bel Kündesi:  

(Güreş Ter.) Güreşçinin ellerini arkadan uzatıp rakibin göbeğini kilitleyerek oluşturduğu künde. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Bel’am:  

Hz. Musa döneminde yaşayan; bilgisini, doğrunun ve peygamberin lehine kullanmak yerine kötülüğün ve Firavun’un zulmünün devamı için kullandığından dolayı Allah tarafından lanetlenen kişi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

bela:  

1- Gam, keder, tasa, sıkıntı, afet. Örn:: “Allah, kuluna herhangi bir hastalığı bela olarak verirse, (kul da bu hastalığa sabrettiği sürece) Yüce Allah kulunun günahlarını bağışlar.” (Hadis) Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse. Örn:: “Edep bir tac imiş nur-ı Hüdâ’dan / Giy ol tacı emin ol her beladan” (Sarı Mehmet Paşa). Hak edilen ceza, eziyet. 3- İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. 4- Allah’ın kullarını denemesi, sınaması. Örn:: “Biz, sizi biraz korku, açlık, mallarınızdan ve ürünlerinizden azaltmak ve canlarınızı almak suretiyle belalara uğratırız. Sabredenleri müjdele.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/155 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

belagat:  

1- İyi konuşma, sanatlı söz söyleme yeteneği. 2- Sözü, herkesin kolay kolay söyleyemeyeceği şekilde söyleme. Belagatli söylenen sözlerde, sözcüklerin seçimi ile oluşturulan cümlenin manası arasında tam bir uygunluk olur. Kur’an-ı Kerim en güzel belagat örneğidir. 3- Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesini öğreten ilim, söz sanatlarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Belalı:  

(a.i. bela, t. ek.) (Hayat kadını için) Koruyucu dost (erkek) hayat kadınını başka erkeklerden koruma karşılığında onun kazancını paylaşan erkek. Örn:: Paramızdan çok belalımız var. Ama bizim belalılarımız da ya kestaneci ya arabacı oluyor işte. (Reşat Enis, Yolgeçen Hanı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Belam:  

(a.i. erk.) 1- Terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur. 2- Hz. Musa hakkında İsrailoğullarını kandırarak yalan söyleyip dünya menfaatından ötürü gerçeğe sırtını dönen, bilge olmasına rağmen küfrü tercih edip Hz. Musa'ya beddua etmesiyle tanınmış olan "Bel'am b. Baura" adında İsrail kabilesinden bir zatın adı. İsim olarak konulmaz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Belazuri:  

(a.i. erk.) II. yy. Arap tarihçilerinin en büyüklerinden. (Ahmet b. Yahya) Belazur usaresi içmiş ve şuurunu kaybederek öldüğü için kendisine bu ad verilmiştir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Belçika:  

Resmi Tam Adı: Belçika Krallığı Fransızca: Royaume de Belgique İngilizce:: Belgium Felemenkçe: Koninkrijk België Almanca: Königreich Belgien(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Belçika:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Batı Avrupa'da yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Belçika:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Hollanda Krallığı'ndan (Aruba, Curaçao, Hollanda ve Sint Maarten olmak üzere 4 ülkeden oluşur.) 4 Ekim 1830 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır. Tanınma: 19 Nisan 1839(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Belçika:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Parlamenter Monarşi. NOT: Monarşi; Mutlak Monarşi veya Meşruti Monarşi (Parlamenter Monarşi, Anayasal Monarşi, Meşrutiyet) olarak ikiye ayrılır.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Belçika:  

İdari Yapısı: 3 Ana Topluluk: 1- Flaman topluluğu 2- Fransız topluluğu 3- Alman topluluğu 3 Bölge: 1- Flaman Bölgesindeki 5 Eyalet: 1- Batı Flandre (Brugge) 2- Doğu Flandre (Gent) 3- Anvers 4- Limburg 5- Flaman Brabant (Leuven) 2- Valon Bölgesindeki 5 Eyalet: 1- Namur 2- Liège 3- Hainaut 4- Lüksemburg (Arlon) 5- Valon Brabant (Wavre) 3- Brüksel Başkent Bölgesi: Brüksel (Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Belçika:  

Başkenti: Brüksel (ing: Brussels)(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Belçika:  

Komşuları: Batısında Kuzey Denizi, Kuzeyinde Hollanda, Doğusunda Almanya ve Lüksemburg Güneyinde Fransa ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Belçika:  

Resmi Dili: Felemenkçe, Fransızca, Almanca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Belçika:  

Para Birimi: Euro veya Avro Para Birimi Kodu: EUR NOT: (Eski para birimi Frank) Belçika frangı 2002 yılında kaldırılmış, Avro resmî para birimi olarak kullanılmaya başlanmıştır.(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Belçika:  

Plaka Kod: B (1910 yılından beri)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Belçika:  

Tel. Kodu: +32 Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Belçika:  

Dini: Hristiyanlık, Ateizm, İslamiyet, Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Belçika:  

Belçika Bayrağı: Aslen 13:15 boyutunda olan ama genelde 2:3 boyutlarında kullanılan bayrak, boylamasına solda siyah, ortada sarı ve sağda da kırmızı 3 eşit parçadaki renklerden oluşur. 23 ocak 1831 yılında resmi bayrak olmuştur1830 yılında Brüksel’deki opera evinde Hollanda Krallığına karşı Belçika direnişi başlar. Böylece yatay 3 şeritli renkten oluşan bir bayrak hazırlanır. Bu renkler kırmızı, sarı ve siyahtır. Kırmızı renk Lükserbug şehrinin kırmızı aslanını sarı renk bhavna şehrinin sarı aslanını ve siyah renk ise Flamber şehrinin siyah aslanını temsil eder.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Belçika:  

Milli Marşı: "Brabançonne" Belçika Krallığı'nın ulusal marşıdır. 1830 yılında Alexandre Dechet tarafından yazılan marş, aynı yıl François Van Campenhout tarafından bestelenmiştir. 1860 yılında Belçika'nın ulusal marşı kabul edilen marş, 1921 yılında değiştirilmiş sürümü kabul edilmiştir. Fransızca, Almanca ve Felemenkçe olmak üzere 3 farklı dilde yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Belçika:  

Genel Bkş: Belçika'daki şehirlerin ismi her zaman aynı değildir. Bunun sebebi ise şehrin 3 farklı bölgesi olan Valonya, Flaman ve Alman kısımların kendi dilleriyle şehirlerin isimlerini yazmaları. Mesela; Brüksel, Brussels veya Bruxelles olarak karşımıza çıkabilir. Brugge (Brüj), Felemenkçe Brugge, Almanca Brügge, Fransızca Bruges olarak yazılıyor. Antwerp (Anvers) ise, Antwerpen, Antwerp ya da Anvers şeklinde tabelalarda yazılabilir. Şehrin düz olması ve en yüksek rakımın tüm ülkede sadece 694 metre olması da ülkenin bisiklet kullanımına çok uygun olduğunu bize gösteriyor. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Belçika:  

ADIV Belçika askeri istihbarat teşkilatı. Hollandaca bilinen adıyla: Algemene Dienst Inlichting en Veiligheid (ADIV), ve Fransızca bilinen adıyla Service Général du Renseignement et de la Sécurité (SGRS)(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )

Belçika Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Kırmızı Şeytanlar (The Red Devıls) veya (les Diables Rouges)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Belçikalı:  

özel ad · sıfat Belçika halkından olan (kimse).(Konusu: , Kökeni: )

Belde:  

(bkz:: Berde)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

belde:  

ad 1. ESKİMİŞTİR kent, kasaba. 2. (şimdi) küçük yerleşim yeri.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Beldeyiemin:  

1- Güvenilen, korunulan belde, memleket, yer, bölge, şehir. 2- Mekke. Örn:: “İnciri ve zeytini düşün ve Sina dağını, bu Beldeyiemin’i. Gerçek şu ki biz insanı en güzel şekilde yarattık…” (Kur’an-ı Kerim Tin suresi 95/1-4 ncü Ayet) 3- Hz. Peygamber’e vahyin geldiği toprakların ortak adı.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Beldeyitayyibe:  

Hz. Peygamber’in hicret yurdu olarak seçtiği ve hicretten sonraki ömrünü geçirdiği, Mescidinebevi’nin ve kabrinin bulunduğu “güzel şehir” anlamında Medine şehri. Örn:: “Medine, Beldeyitayyibe’dir. Kötüleri (ve kötülükleri) barındırmaz…” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Beled Suresi:  

(a.i. سورة البلد) beled suresi; adını, ilk âyette geçen, Mekke'yi anlatan ve "şehir, memleket, diyar, belde." anlamına gelen "beled" kelimesinden almaktadır. kur'an-ı kerim'de 90 ncı sure, 30 ncu cüz, 593 ncü sayfadadır. 20 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 35 nci sıradadır. kaf suresi'nden sonra, tarık suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. bu sûrede insanın yaratılışından, onun bazı davranışlarından, insana verilen üstün vasıflardan, o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü akıbetinden, iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Beled suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in doksanıncı suresidir. Mekke’de inmiştir. Yirmi ayettir. Adını, ilk ayette geçen “yer, şehir ve kasaba” anlamına gelen “beled” kelimesinden almıştır. Sureye adını veren beled kelimesiyle Mekke şehri kastedilmiştir. Mekke’de inen surelerle aynı hedefleri taşır. Sureye, imanı gönüllere yerleştirmenin, hesap ve ceza gününe iman etmeyi güçlendirmenin, itaatkârlarla isyankârları birbirinden ayırmanın önemini bildiren ayetlerle başlanır. Surede, köleleri özgürlüğe kavuşturmanın, aç insanları doyurmanın ve akrabalara iyilikte bulunmanın önemi vurgulanır. İyilik yapmak suretiyle amel defterlerini ahirette sağ taraflarından alacak olanların kurtulacakları haber verilir. Kötülükleri iş edinenlerin ve inkârcıların ise ahirette cehennemlik olacaklarını bildiren ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Belediye Aynasızı:  

(d. a. beled, fars. ayine, t. ek.) Belediye zabıtası. Örn:: Belediye aynasızları, Haydiyin merdivenlere, işte şimdi tam sırası. (Yaşar Kemal, Kuşlar da Gitti)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Belek:  

(t.i. erk.) 1- Hediye, armağan. 2- Selçukluların Dersim, Gere, Harput ve Halep emiri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Belen:  

(t.i. ka.erk.) 1- Dağ beli, dağın aşılacak yeri, dağlık yer. 2- Akdeniz bölgesinde İskenderun'da Suriye'nin Kuzeye ulaşan büyük yolun Amanos dağlarım aştığı geçit üzerinde bulunan kasaba. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Beleş:  

(a.sf.i. bilaşe'den) 1- Parasız, bedava. Örn:: İdare et beleş olduğunu birbirlerine duyurup ne kadar sık gelirlerse senin İçin de bizim için de o kadar fayda. (Mehmet Şeyda, Baba) 2- Çaba harcamadan kolayca elde edilen. (şey) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Beleşçi:  

(a.sf.i. t.e.) 1- Bedavacı, bir şeyi bedava elde etmek isteyen, bedava elde etmeye alışmış. (kimse) Örn:: Hadi lan beleşçi. Var mı öyle avanta. (Haşan Kaçan, Eşşek Herif) 2- Kolaycı. 3- (Futbolda) Oyun kurup koşmayan, rakip kale yakınlarında fırsat kollayan oyuncu. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Beleşçilik:  

(a.i. t.e.) 1- Beleşçinin edimi. 2- Beleşçinin alışkanlığı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Beleşe Konmak:  

(d. a. t. f.) (Bir şeyi) Bedava, kolayca elde etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Beleşe Yatmak:  

(d. a. t. f.) Bir şeyi para vererek ya da çalışarak elde edeceğine bedava ya da kolayca elde etmek için fırsat aramak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Beleşten:  

(a.zf. t.e.) Parasız, bedavadan. Örn:: Ben bu ayıyı beleşten beslemem, sokağa atıcam. (Engin Ergönültaş, Zalim Şevki)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Belge:  

(t.i. erk.) Bir gerçeğe tanıklık eden şey.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Belge:  

(Alm. Argument - Fr. argument - İng. argument) 1- Bir tiyatro yapıtının baş tarafına yazılan oyun özeti. 2- İnandırıcı söz, sahne.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Belge:  

Herhangi bir yazılımla oluşturulan ve benzersiz bir dosya adı verilen, kendi içinde bütünlüğe sahip çalışmalara verilen isimdir. Örneğin Word ile yazdığınız her doküman kendi başına bir belgedir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Belgelemek:  

(Alm. Argumentieren) Bir tiyatro yapıtında olayı ve bildiriyi belgelerden çıkarma tutumu. Örn:: Kipphardt'ın "in der Sache Y. Robert Oppenhei mer" (Oppenheimer Dosyası) adlı eseri.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Belgelerim:  

Windows işletim sistemlerinde gördüğümüz ve önemli belgeleri saklamakta kullanabileceğimiz klasöre verilen isimdir. Belgelerim klasörü Windows'un yüklü olduğu sabit diskte yer alır ve masaüstünde, bu klasöre ulaşmamızı sağlayan özel bir kısayol simgesi bulunur. Bu kısayol Windows kurulumu sonrasında masaüstünde belirir ve klasöre ulaşmak da büyük ölçüde kolaylık sağlar.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Belgin:  

(t.i. ka.) 1- Alamet, nişan, marka. 2- Tam ve kesin olarak belirlenmiş, sarih.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Belgin Doruk:  

(lakabı/sin.) Küçük Hanımefendi(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Belgrad:  

Belgrad; Sırbistan'ın başkenti ve en büyük şehridir. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği platoda yer alan kentin adı Beyaz Şehir anlamına gelmektedir. Belgrad'ın kurulduğu alan, Prehistorik Avrupa'nın en büyük kültürlerinden olan Vinča kültürünün MÖ 6. yüzyıl dolaylarında doğduğu yerdir. (Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )

Belhi:  

(urd.i. ka.erk..) Belh şehrine mensup. (Afganistan) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Urduca)

Beliğ:  

(a.i. erk.) 1- Fasih ve düzgün konuşan. 2- Açık, yeterli, tam.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

WhatsApp