Haydi Öğrenelim!
Erenöz:
(t.i. erk.) (bkz:: Eren)
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Vodvil:
(Fr. vaudeville - İng. vaudevillle) Tanıma yanılmalarına ve olguların tuhaflığına dayanan kaba çizgili güldürü türü.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Vodvil:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Vokabüler:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Vokal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Vokal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Vokalist:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volatilite:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Vole:
(Futbol Ter.) Top yere inmeden havada iken vurma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Vole:
(Tenis Ter.) Top yere değmeden vuruş yapma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Vole:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voleybol:
Modern voleybolun kökleri Güney Amerika ve William Morgan’a dayanır.’’Topun file üzerinden yere düşürülmeden ileri atılması’’ anlamına gelen voleybolun gelişimi dünyada ve ülkemizde okullar yoluyla olmuştur. Bugün eğlenceden öte fiziki yapı, teknik, taktiğe dayalı bir oyun haline gelmiştir. Altışar kişiden kurulu iki takım halinde sahayı ikiye bölen filenin üzerinden sayı kazanmaya dayanan bu oyunun kendine has terimleri olduğu gibi diğer spor dalları için de kullanılan terimleri vardır. Voleybol sporu için belli başlı olan ve yaygın kullanılan terimler olmadan bu sporun anlaşılması, izlenmesi ve yapılması güçleşir.Bu sporun salonun yanı sıra açık alanda da yapılabilir olması ilgiyi artırmış, plaj voleybolu adı altında türevleri yaygınlaşmıştır. Aşağıda bu sporun sık kullanılan terimleri sıralanmıştır.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Voleybol:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voleybolcu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volfram:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volga Nehri:
Volga ya da İdil; Avrupa'nın en uzun nehridir. Rusça Volga adı Fince kökenli "valkea" beyaz demektir, Baltık dillerinde Valgõ denir. Anlamı ak sular, beyaz nehir. Uzunluğu yaklaşık 3500 km olan Volga, Moskova ile Sankt-Peterburg arasındaki Valday tepelerinden doğar. Deniz seviyesinden 28 metre aşağıda olan Hazar Denizi'ne dökülür.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Voli:
(yun.i. voli'den) 1- Vurgun, yasadışı yolla sağlanan ya da sağlanmak İstenen büyük kazanç. Örn:: Okkalı bir voliyi badiresiz sonuçlandıran bir örgüt birdenbire zenginleşir. (Kayhan Sağlamer, Türk Mafiası) 2- Yüksek kar, çıkar, kazanç. Örn:: Günde 10 bin lira 1975'de çok büyük paraydı. Kendisine üç ay da iş veriliyordu. Bu son voliyi kaçırmak olmazdı. (Öztürk Serengil, Yeşilçamı Benden Sorun)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voli:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voliye Yatmak:
(d. yun. türk.) Vurgun, kollamak, büyük kazanç sağlayacak bir fırsat için hazır beklemek. (Taksi sürücüsü) Herhangi bir işi almayıp daha büyük işler kollayarak beklemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voliyi Vurmak:
(d. yun. türk.) Vurgun yapmak, Voli elde etmek. Örn:: Yaprak'ın da işine maşallah yani Arap bugün dedi. Dakka durmadı Vurdun voliyi. (İrfan Yalçın, Genelevde Yas) Voli Vurmak diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Volkan:
(fra.i. erk.) Yanardağ, burkan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fransızca)
Volkan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volkan Konak:
(lakabı/müz.) Kuzeyin Oğlu(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Volkanik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
volkanoloji:
(ing.i. volcanology) yanardağ bilimi. volkanik olaylardan bahseden bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Volontarist:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volontarizm:
(fr.i. volontarisme) (fel. ruhb.) İstenççilik, İradecilik. Varlığın bir irade ürünü olduğunu savunan öğretilerin genel adı. İradecilik antikçağ Yunan felsefesinde stoacılıkla başlar.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Volontarizm:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volt:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volta:
(ita.i.) 1- (Özellikle dar bir yerde, hapishane koğuşunda, avlusunda) Bir aşağı bir yukarı gidip gelme. Örn:: İçinde birikmiş efkarı boşaltmak için birebirdi cezaevinde volta. Aynı çizgi üzerinde gidip geldikçe deşarj olduğunu hissederdin. (Lütfü Oflaz, Bir Mahkum) 2- Gitme, gidiş anlamında söylenir. Örn:: Bu ampes işi son işimiz olur. Sonra doğru volta Antarktika. (Süavi Süalp - İsmail Gülgeç, Gündüz İnsan Gece Hırt) 2- (Emir biçiminde) Yürü, git, defol, uzaklaş anlamlarında söylenir. Örn:: Volta Volta dedik. Ananın yanına kadar yolun var. (bkz:: Volta Volta)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Volta:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Volta Almak:
(bkz:: Voltasını Almak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Volta Atmak:
(d. ita. türk.) (Özellikle dar bir mekanda kısa bir mesafe. üzerinde) Bir aşağı bir yukarı yürümek. Örn:: Yüksek duvarların çevrelediği taş avluda rengarenk giyinmiş çeşit çeşit kadın volta atıyordu. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın) Volta Etmek, Volta Vurmak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Volta Nehri:
Volta, Batı Afrika'da Gine Körfezi'ne dökülen bir nehirdir. Üç ana kolu, Siyah Volta, Beyaz Volta ve Kırmızı Volta'dır. Nehir, Fransız Yukarı Voltası'na ve daha sonra 1984'te ismi Burkina Faso olarak değiştirilmeden önce Yukarı Volta Cumhuriyeti'ne ismini vermişti. Gana'daki Volta Gölü dünyadaki en büyük baraj gölüdür. Gana'nın güneydoğusundaki Akosombo Barajı'ndan 400 km kuzeydeki Yapei kasabasına kadar yayılmaktadır. Göl elektrik üretmektedir, iç ulaşımı sağlamaktadır ve sulama ve balıkçılık için potansiyel kaynak vazifesi görmektedir. Nehir, Rönesans döneminde Portekizli altın tüccarları tarafından isimlendirilmişti. Onların gezintiden geri dönmeden önce ulaştıkları en uzak noktaydı. (volta Portekizce'de kıvrım ya da dönüş manasında kullanılmaktadır)(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Volta Volta:
(d. ita.) 1- Yallah, hemen, gidiş, savuşma anlamlarında söylenir. Örn:: Filizi atsa İçine buralardan volta volta. (Orhan Kemal, Bir Filiz Vardı) 2- (Emir biçiminde) Yürü, git, defol anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Volta Vurmak:
(d. ita. türk.) Eşanl. Volta Atmak. Örn:: Her köşe temkinli dönülür. Volta vurmanın bile adabı erkanı vardır. (Ratip Tahir Burak, Hapishane Hatıraları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voltaj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voltaj Düşük:
(d. fr. voltage, türk.) 1- Güçsüz. 2- işe yaramaz, yararsız.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voltalamak:
(ita.f. türk. e.) 1- Bir aşağı bir yukarı yürümek, Volta Atmak. Örn:: Sabah akşam kızın misafir kaldığı yalının önünde voltalamaya başladı. (Tekin Aral, Fırta Bakış) 2- Gitmek, yürüyüp gitmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voltalamak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voltalanmak:
(ita.f. türk. e.) 1- Gitmek. Örn:: Bana söylenecek başka söz yoksa izin verin voltalanayım. (Y. Kenan Karacanlar, Babıali Kaldırımlarında Bir Adam) 2- Kovulmak. Örn:: Zöfürleri alız ettik hamama da girdik mektepten voltalandık.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voltalanmak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voltametre:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Voltamper:
(fr.i. voltampère) 1 amper ve 1 voltun çarpımına eşit bir elektrik güç birimi. [Eğer doğru akım devresi ise bu bir vata eşittir](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Voltasını Almak:
(d. ita. türk.) 1- Gitmek, savuşmak. örn:: Alın voltanızı burdan hadi basın bakalım. (Muzaffer Buyrukçu, Şarkılar Seni Söyler) 2- Kaçmak, sıvışmak, ortadan kaybolmak. Örn:: Neden dersen dişine mangır değmeseydi beni bırakıp almazdı voltasını. (Orhan Kemal, Dümenci)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voltij:
(Binicilik Ter.) Binicinin at üzerindeyken denge hareketleri yapması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Voltmetre:
(fr.b.i. voltmètre) Bir elektrik devresindeki elektromotor kuvvetini veya gerilim farkını volt cinsinden ölçmeye yarayan cihaz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Voltran:
1980'li yıllarda televizyon için yapılmış bir dev robot konulu çizgi dizidir. Tam adı ise "Voltran: Evrenin Savunucusu"dur.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Volume:
Antrenman hacmini ifade eder. Set x tekrar x ağırlık olarak ifade edilir. Örneğin 100 kg 12 tekrar yapılan bir harekette hacim 1.200’dür.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Vombat:
(fr.i. wombat) (hayb.) Keselilerden, Avustralya'da yaşayan, yeri kazarak çıkardığı bitkilerle beslenen, ağır gövdeli, kısa bacaklı, güçlü pençeli, geceleri dolaşan bir hayvan. (Phascolomys ursinus).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Vomitarya:
(Lat. vomitaria) Roma tiyatro yapılarında seyirci yerleri ile sahneyi birbirine bağlayan üstü kapalı geçit.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Vonoz:
(i.< Yun. bónos) (hayb.) Uskumru, kolyos, sardalya gibi balıkların küçüğü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Voodoo:
3dfx isimli donanım üreticisinin geliştirdiği ve bir dönemin ekran kartları üzerinde kullanılan grafik işlemcilere verilen genel addır. Bu işlemciler, 3 boyutlu oyun grafiklerinin ya da CAD/CAM programları ile yapılan çizimlerin ekranda görüntülenmelerini sağlarlar. Başka bir deyişle Voodoo işlemci serisi, 3 boyutlu grafiklerin gelişmesinde önemli bir role sahiptir. Ancak şirketin NVIDIA tarafından satın alınması, Voodoo'ların da tarihin tozlu sayfalarındaki yerlerini almalarına neden olmuştur.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Votka:
Votka; Geleneksel olarak, meyve ya da şeker kullanılnmasına rağmen, tahıllardan ya da fermente edilmiş patateslerden damıtılmasıyla yapılır. iki kez rektefiye edilmiş aktif kömürden süzülmüş ve içilebilecek düzeye dek sulandırılımış saf alkoldür. Bunun için özel tat ve kokusu yoktur ve renksizdir. İsminin Slavca su anlamına gelen "voda" (woda, вода)'dan geldiği sanılmaktadır. Damıtılmış İçeçekler: Absent • Aquavit • Arak • Armanyak • Brendi • Changaa • Cin • Kalvados • Konyak • Likör • Mastika • Pastis • Pisco • Rakı • Rom • Tekila • Tsipouro • Uzo • Viski • Votka (Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )
Votka:
(rus.i. vodka) Arpa, çavdar, mısır gibi tahıl tanelerinin özel yöntemlerle damıtılmasıyla elde edilen, saf alkolün kaynak suyuyla yüzde 40 alkol derecesine değin sulandırılmasıyla yapılan, kokusuz, kendine özgü renksiz alkollü içki. [Özellikle Rusya ve Polonya’da fazla miktarda tüketilmektedir](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Rusca)
Voxel:
3 boyutlu modelleme işlemlerinde kullanılan farklı bir bitmap türüne verilen addır. Bir voxel, kullanıldığı resimdeki en küçük parçayı temsil etmektedir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Voynuk:
(bulg.i. voïnouk) Osmanlı Devleti’nde ordunun ve yüksek rütbeli komutanların atlarına bakan, barışta has ahıra ve çayır hizmetlerine bakmak üzere hıristiyanlardan, özellikle Bulgarlar’dan toplanan bir sınıf görevli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Bulgarca)
Voyvo:
(isp.ü. huevo, çürük yumurta'dan) Birisiyle alay etmek için söylenir. Örn:: Ve delip geçer yedi kenti saatlerin en köründe Halk kipiyle voyvooo Ölüm Ölüm Tramvayları. (Ece Ayhan, Vişne çürüğü Şiirler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Voyvo:
(isp.ünl.) (İspanyolca "çürük yumurta" anlamına gelen "huevo" sözcüğünden) (arg.) Birine alay ederek sataşırken söylenir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İspanyolca)
Voyvoda:
(Sırp.i. voïvoda) 1- Osmanlı Devleti yönetimi altındaki Eflak ve Boğdan prenslerine verilen unvan. 2- Osmanlı Devleti’nde bâzı yerlerin iltizâmını toplamaya memur edilen görevli. [Daha sonraları görevleri genişleyerek kazâ kaymakamı durumuna gelmişlerdir](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Sırpça)
Voyvodalık:
(sırp.i.) (tar.) 1- Voyvoda egemenliği, voyvoda yönetimi. 2- Voyvodanın yönetimi altındaki ülke. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Sırpça)
Voyvodina:
Resmi Tam Adı: Voyvadina Özerk Bölgesi(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Voyvodina:
Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Güneydoğu Avrupa bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Voyvodina:
Sırbistan Cumhuriyeti altında Özerk konumunu korumaktadır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Voyvodina:
Yönetim Şekli: Sırbistan devleti sınırları içinde kalan Özerk bir bölgedir.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Voyvodina:
İdari Yapısı: 7 İlçe: 1- Batı Bačka 2- Kuzey Bačka 3- Güney Bačka 4- Kuzey Banat 5- Orta Banat 6- Güney Banat 7- Sremye. Büyük Şehirleri: Novi Sad, Subotica, Zrenjanin, Pančevo, Sombor, Kikinda, Sremska Mitrovica, Vršac, Ruma, Bačka Palanka, Inđija, Vrbas, Bečej, Senta, Kula, Apatin, Temerin.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Voyvodina:
Komşuları: Denize çıkışı olmayan, Kuzeyde Macaristan, Doğuda Romanya ve Batıda Hırvatistan ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Voyvodina:
Resmi Dili: Sırp-Hırvatça, Macarca, Slovakça, Rumence, Rusince(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Voyvodina:
Para Birimi: Yugoslavya dinarı Para Birimi Kodu: YUM(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Voyvodina:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Voyvodina:
Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Voyvodina:
Voyvodina Bayrağı: Voyvodina bayrağı, üstünde kırmızı bir şerit, arka planı koyu mavi ve ortasında üç sarı yıldızdan oluşmaktadır.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Voyvodina:
Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Voyvodina:
Genel Bkş: Balkanlar'da, Sırbistan devleti sınırları içinde kalan ve denize çıkışı olmayan ve Macaristan, Hırvatistan ve Romanya'yla komşu olan, özerk bir bölgedir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
VR:
""Virtual Reality"" teriminin kısaltmasıdır ve ""Sanal Gerçeklik"" anlamına gelir. Çeşitli bilgisayar teknolojilerinin yardımıyla, kullanıcıların gerçekte var olmayan sanal bir ortama girip değişik tecrübeler yaşamalarını sağlar. Bu sanal ortamın yaratılmasında gelişmiş ses ve grafik öğeleri kullanılmaktadır. Ayrıca özel gözlük ve eldivenlerin yardımıyla gerçeklik daha da artırılabilir. VR teknolojisinden çoğunlukla bilgisayar oyunlarının hazırlanması sırasında yararlanılır. Ancak başta askeri uygulamalar olmak üzere pek çok farklı alan da, bu teknolojinin sunduğu avantajları kullanmaktadır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Vram:
""Video RAM"" teriminin kısalt-maşıdır ve ekran kartlarının üzerinde yer alan bellek modüllerini tanımlamak için kullanılır. Bir ekran kartının üzerinde ne kadar fazla miktarda VRAM bulunursa, kartın performansı da aynı oranda yüksek olacaktır. Günümüzde yoğun olarak kullanılan ekran kartlarının üzerinde, genellikle 128 MB kapasiteli VRAM bulunmaktadır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Vudu:
Vudu; (Benin'de Vodun; Haiti'de Vodou ve Dominik Cumhuriyeti'nde Vudu), Batı Afrika kökenli ruhçu-animist bir din. Haiti'nin resmi dinlerinden biridir. Başta Kongo, Yoruba ve Dahomeanlar olmak üzere, Avrupalılar tarafından köleleştirilerek Saint-Domingue'ye (bugünkü Haiti) getirilen çeşitli Afrikalı etnik gruplar tarafından oluşturulmuş, Avrupa dini gelenekleri ile sentezlenmiştir. 16. ve 17. yüzyıllarda Katolik misyonerler tarafından Hristiyanlaştırılmıştır. Fon dilinde vodou sözcüğü "ruh" veya "ilah" anlamına gelir.(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Vulva:
(lat.i. vu'lva) (gövb.) Dişi canlılarda üreme organının dış bölümü. Ferç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Latince)
Vural:
(t.i. erk.) Vur ve al anlamında kullanılan bir ad.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Vuralhan:
(t.i. erk.) Vural han.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Vurgu:
(Alm. Akzentierende betonung - Fr. accent) Oyuncuların konuşmalarında anlamı belirtmek için kimi sözcüklerin değerini arttıran ölçü.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Vurgun:
(t.i. erk.) Birine aşık, tutkun.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Vurmak:
(f.) 1- Çalmak, soygun yapmak, vurgun yapmak. Örn:: Herif vuruyor da bize koklatmıyorsa kıyak doğrusu. (Sabahattin Ali, Hakkımızı Yedirtmeyiz) 2- İçki içmek. Kadeh tokuşturmak. 3- Esrarlı sigarayı döndürürken en yakındaki kişiye vermek. (bkz:: Döndürmek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Vurun Kahpeye:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Halide Edip ADIVAR Kitabın Konusu: Aliye adındaki genç bir İstanbullu öğretmenin, kimsenin gitmek istemediği Anadolu topraklarında yaşadığı içler acısı bir durumu anlatır. Aşkla karışık bir vatan sevgisidir onunki. Ve vatanı uğruna namusundan fedakarlık eden bu kızın acı ama bir o kadar da kahramanca ölüme gidişinin öyküsüdür. Kitabın Ana Fikri: Bugün bu topraklar üzerinde güvenli yaşabiliyorsak, gülüp eğlenebiliyorsak, sevip seviliyorsak, rahatça uyuyup yeni bir güne “merhaba” diyebiliyorsak, mutlu bir yaşam sürebiliyorsak… unutmayalım ki tüm bunlar binlerce Aliyelerin namusunu, canını vatanının kurtulması uğruna feda ederek ve binlerce Tosun Paşaların gazi ya da şehit olmasıyla bu imkanlara kavuşabilmişizdir. Bugün bize düşen görev onların hala yaşayan bedenlerine acı ve ızdırap çektirtmemek. Kahramanlar: Aliye, Tosun Paşa, Ömer Efendi, Gülsüm hala, Hoca Fettah efendi.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Vuruşturmak:
(f.) İçki içmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Vuska:
(a.i. ka.erk.) Çok sağlam, pek kuvvetli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Urvetul-Vuska (Pek sağlam kulp) müslümanlık.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Vuslat:
(a.i. ka.) Ulaşma, erişme, kavuşma, buluşma, beraber olma.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
vuslat:
1- Erişme, kavuşma, ulaşma, erme, varma, buluşma. 2- Allah’ın yarattığı eserlerin güzelliklerini sürekli seyretme, etrafındaki şeylerle ilgilenmeyip gönlü Allah sevgisinde karar kılma. 3- Tasavvuf yoluna giren Müslümanların bir tasavvuf âliminin denetiminde Kur’an-ı Kerim ve sünnetle eğitilip Hz. Peygamber’in ahlakıyla ahlaklandıktan sonra, söz ve davranışlarında kendilerini her an Allah’ı görüyormuş gibi hissetmeleri; devamlı Allah’la beraber olma duygusu. Örn:: “Vuslat gibi nimet m’olur / Ya Rab nice şükr edelim / Hizmet gibi devlet m’olur / Ya Rab nice şükr edelim.” (Hüdâyi)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Vusta:
(a.i. erk.) 1- Orta, ortada bulunan, arada olan, iç. 2- Orta parmak.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
vücuh:
1- Eş sesli kelime. 2- Kur’an-ı Kerim’de, aynı kelimenin değişik anlamlara gelecek şekilde kullanılması; çok anlamlılık kazanması. Vücuh bir kelime olan din, Kur’an-ı Kerim’de ‘itaat ve ibadet’, ‘inanç sistemi’, ‘ceza hukuku’, ‘dünya görüşü’, ‘kanun, kural’ ve ‘İslam’ anlamlarında kullanılmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
vücut:
1- Var olma, mevcut. 2- “Allah vardır, varlığı konusunda hiçbir şüphe yoktur; varlığı bir başkasından olmayıp kendindendir.” anlamında Allah’ın sıfatlarından biri. Vücut, Allah’ın zati sıfatlarından biridir. Onun varlığının zorunlu olduğunu ifade eder. Kur’an-ı Kerim, evrendeki düzenle Allah’ın varlığı ve birliği arasında ilgi kurmayı tüm insanlara önermiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
vücut:
ad 1. insan ya da hayvan gövdesi, beden, gövde. 2. ESKİMİŞTİR var olma, varlık.(Konusu: , Kökeni: )
Vücut Çalımı:
(Futbol Ter.) Oyuncunun, rakibini kıvrak hareketlerle geçip topla ondan uzaklaşması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
vücut ısısı:
Vücut ısısı da metabolik sağlığın bir göstergesidir. Özellikle, yeni çalışmalarda, insan vücudunun sıcaklığının, uzun ömürlü olma ve vücut kitle endeksi ile bağlantılı olan metabolik hızın göstergesi olduğunu vurgulamaktadır.(Konusu: , Kökeni: )
vücut sıcaklığı:
normal şartlar altında vücudun sahip olması geren sıcaklık. nerdeyse her bölgesinde farklıdır, genelde koltukaltı baz alınır. 37 derece olduğu kabul edilen sıcaklık.(Konusu: , Kökeni: )
Vülgarizasyon:
(fr.i.) (karmaşık bir metni v.b.) herkesin anlayabileceği bir biçime sokma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Vülgarize Etmek:
(fr.t.i.) (karmaşık bir metni) geniş yığınların anlayabileceği bir biçime sokmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)