Haydi Öğrenelim!
Yağ Çekmek:
(d.) Dalkavukluk etmek. Pohpohlamak. Abartılmış biçimde övmek. Yağlamak, Yağ Yakmak biçimlerinde de kullanılır.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Boot:
Bilgisayarın açma tuşuna basmanız ile işletim sisteminin yüklenmesi arasında geçen sürece verilen isimdir. Boot süresi, işlemcinin hızı, bellek kapasitesi ve kullanılan işletim sistemine göre farklılıklar gösterebilir. Yeni nesil bir bilgisayarda bu süre çok kısa olabilirken birkaç yıl önce satın alınan bir bilgisayarın hazır hale gelmesi 1-2 dakika alabilir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Boot Sector:
Sabit disklerin ve disketlerin sistem bilgileri kısmına Boot Sector adı verilir. Bu kısımda bulunan sistem bilgileri, bilgisayarın sözü edilen disk ya da disketleri kullanabilmesi için gereken bazı temel verilerden oluşur. Bilgisayar her yeniden açılışında bu kısımda bulunan verileri okuyarak düzgün çalışabilmek için ihtiyaç duyduğu temel verilere sahip olur.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Bootable Disk (Açılış Disketi):
"Eğer sistemde işletim sistemi bulunmuyorsa, bir açılış diskine sahip olmanız gerekir. Bu diskler (CD ya da disket olabilir) bilgisayarın kullanılabilir hale gelmesi için gereken küçük dosyaları içerirler. Eğer bilgisayarınızda işletim sistemi yoksa ve yeni bir işletim sistemi kuracaksanız, öncelikle bir açılış diski kullanmalı ve sistemi hazır hale getirmelisiniz. Ancak yeni nesil işletim sistemi CD'lerinde böyle bir zorunluluğunuz yok; çünkü bu CD'ler aynı zamanda açılış disklerinin görevini de görebiliyorlar."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Bop Bop:
(d. si. bob'dan) Poker oyunu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Bopstil:
(fr.i. bob style) 1- Züppece giyiniş biçimi. 2- Bu biçimde giyinen ve züppece tavırları olan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Bor:
Sembolü: B Atom Numarası (Proton Sayısı): 5 Atom Ağırlığı: 10,811(7) g/mol Elektron Sayısı: 5 Element Serisi: Yarı Metal Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 3A, 2 Yoğunluk: 2.34 g/cm3 Erime Noktası: 2300.0 ° C (2573.15 K, 4172.0 ° F) Kaynama Noktası: 2550.0 ° C (2823.15 K, 4622.0 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Siyah / Kahverengi Keşif: Sir Humphry Davy, JL Gay-Lussac (1808) Bor Kullanım Alanları ve Özellikleri: Bor genellikle piroteknikte kullanılır. (Piroteknik, daha çok havai fişek üretimi ile bilinse de; kibrit, oksijen mumları, patlayıcı civata ve perçinler, otomobil hava yastıkları gibi maddelerin üretimini de içermektedir.) Element yakıldığında yeşil bir renk çıkarmaktadır. Diğer yaygın kullanım alanları ise borik asit ve boraks yapımıdır. Bor elementinin antiseptikler, yıkama kimyasalları, seramik verniklerinde ya da göz damlalarında bulunduğunu görebilirsiniz.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Bor:
(fr.sf. ve i. (Kökü karışıktır; Moğolca’dan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir) (E. T. Türk. ve halk ağzı.) 1- İşlenmemiş ve işlenmeye elverişsiz, verimsiz, kıraç. (toprak) Dolandım (i.) 2- Boz renk. 3- Bulanık suyun kapta bıraktığı pas, bar. 3- (özel i.) Niğde iline bağlı ilçelerden biri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bor:
(fr.i. bore < borax) 1- Sâdece birleşik halde bulunan, birleşikleri sabun, cam, porselen, sır yapımı ve çeşitli yerlerde kullanılan, yoğunluğu 2,45, atom ağırlığı 10,82, atom numarası 5, sembolü B olan, kahverengi, şekilsiz bir toz veya çok parlak kristaller hâlindeki stratejik element. 2- Boraksın halk arasındaki adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bora:
(ita.i. erk.) Araziden çıkan şiddetli rüzgar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: İtalyanca)
Bora:
(Fars.i. būre) (İtal. bora < Yun.) Birdenbire çıkan çok şiddetli, sert, genellikle arkasından yağmur getiren geçici rüzgâr.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Farsca)
Bora Patlatmak:
(d. yun. boreas, kuzey yeli, türk.) Büyük bir öfke göstermek, birden çok kızmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Borağan:
(moğ.i. boraġan – boruġan) Kar ve yağmurla döne döne esen şiddetli rüzgâr, boran.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Moğolca)
Boraks:
(fr. borax < Ar. būraḳ) Tabiatta beyaz tuz billûrları hâlinde bulunan, lehimlemeyi kolaylaştırıcı tozların, cam, sır, sun’î elmas, sabun gibi birçok maddenin ve antiseptiklerin yapımında kullanılan önemli stratejik mâden, sodyum boratın ticârî adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Boran:
(t.i. erk.) Rüzgar, şimşek, gökgürültüsü, sağanak yağmurun birlikte olduğu iklim hadisesi. Boran Hatun: Emevi halifesi Me'mun'un zevcesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Boran:
(moğ.i. boraġan) Şiddetli fırtına, kar veya yağmurla karışık olarak döne döne esen şiddetli rüzgâr, borağan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Moğolca)
Boranalp:
(t.i. erk.) (bkz:: Boran)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Boraniçe:
(bulg.i.) Rumeli’de kullanılan, tek parça kütükten yapılmış, tekneye benzer balıkçı kayığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Bulgarca)
Borasit:
(fr.i. boracite [?]) Tabiatta yumuşak beyaz kütleler veya sert billûrlar hâlinde bulunan, magnezyum borat ve klorit birleşiminden ibâret mâden.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Borat:
(fr.i. borate) Zayıf asit özelliğine sâhip borik oksidin tuzlarına verilen ad, tenkâr.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Boratay:
(t.i. erk.) (bkz:: Boran)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Borç:
(rus.i. borşç) Lahana, pancar, domates, ekşi krema, bâzan da etle yapılan bir Rus çorbası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Rusca)
Borda:
(it.i.) (Genellikle insan için) Taraf, yan, sağ, ya da sol yan. Örn:: Cızlam etti bir teki sol bordamda öteki. (Hilmi Tüner, Uyumsuzlar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Borda:
(ita.i. bordo) (den.) Geminin su üstünde kalan kısmının dış yan tarafı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Borda Borda:
(d. it.) Yan yana. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Borda Etmek:
(d. it.türk.) 1- Yanaşmak, yaklaşmak. Örn:: Haydi koş gel, borda etİçten koptu bu davet. (Hilmi Tüner, Anam Babam Güzelim) 2- Yan yana gelmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Bordadan:
(zf.) Yandan, yan taraftan.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Bordalamak:
(f. eşanl.) (bkz:: Borda Etmek) Örn:: Aynı anda Kolombo Şakir ve Avni ilk katta girdikleri salonda fena bordalamışlardı. (Süavİ Süalp-İsmail Gülgeç, Kolombo Şakir)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Bordalamak:
(ita. geçişli f. (< borda+la-mak) (Bir deniz taşıtı) Hareketli veya sâbit bir noktayı bordası hizâsına almak, böyle bir nokta ile yanlamasına aynı hizâya gelmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Bordeaux:
Bordeaux; Fransa'nın güneybatısında Akitanya Nouvelle-Aquitaine bölgesinin Gironde departmanında yer alan şehir. Fakat şehirleşmiş Bordeaux-Arcachon-Libourne metropoliten bölgesinin nüfusu 1.010.000 olup, Fransa'nın şehirleşmiş metro bölgeleri arasında 7. sırada bulunmaktadır.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Bordo:
(fr. bordeaux) [Bordeaux şehrinin adından] 1- Mora çalan kırmızı renk, şarap rengi. [Bu rengin adı, Bordo şehrinde yapıldığı için aynı adla anılan Fransız şarabından alınmıştır] 2- (sf.) Bu renkte olan, şarâbî.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bordro:
(fr.i. bordereau) Bir hesâbın bütün ayrıntılarını gösterecek şekilde düzenlenmiş cetvel.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bordür:
(fr.i. bordure) 1- Kumaş, halı, minyatür, yazı, levha vb. şeylerin kenarlarındaki, üzerine süsleme maksadıyle desenler, işlemeler yapılmış olan şerit gibi kısım. 2- Bir şeyin kenarı boyunca veya çepçevre etrâfına konan şerit gibi koruyucu kısım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Borgata:
(ita.i.) (den.) Halat kalınlığını ölçen araç. (bkz:: Burgata)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Borik:
(fr.i. borique) (kim.) Bordan türeyen bir asit ve anhidrite verilen sıfat.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Borikli:
(fr.t.sf.) İçinde borik asit bulunan. "Borikli vazelin."(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Borina:
(ita.i. borina < İng.) Yelkenli gemilerde, dört köşe yelkenleri geriye doğru geren halatların bağlandığı köşelere yakın bulunan ve yelkeni çevreleyen gradin halatının üzerindeki üçgen sapanlara bağlanan halat.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Borinata:
(ita.i.) (Den.) Pruva direğinin en alttaki yatay sereninin halatı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Borneo Adası:
Borneo yüzölçümü açısından dünyanın en büyük üçüncü adasıdır. Güneydoğu Asya'da bulunur ve Endonezya, Malezya ve Brunei tarafından paylaşılmıştır. "Rafflesia" isimli dünyanın en büyük çiçeği Borneo adasında yaşar. 3 milyon yarasaya ev sahipliği yapan Geyik Mağarası da Borneo'dadır. Dünyanın en küçük fil türü olan Borneo filleri bu bölgeye özgüdür.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Bornoz:
(fr.i. burnous < Ar. burnus < Yun. < Lat.) Yıkandıktan sonra kurulanmak için giyilen, manto biçiminde kollu hamam havlusu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Borsa:
(ita.i. borsa < Yun.) Devletin izni ve kontrolüyle belli hukuk kurallarına göre, sarraf ve tüccarlar tarafından kaydı yaptırılan para ve her çeşit menkul değerlerle standart ürünlerin fiyatlarının serbestçe teşekkülüne, alınıp satılmasına imkân veren yer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Borsacı:
(ita.i.) Borsada gerçekleşen alış satış emirlerini belirleyen, borsa yetkilisi olarak seanslara katılıp fiyatları tespit eden ve üyelerce borsaya iletilen emirleri bordrolara döken borsa uzmanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Boru:
(sf.i.) 1- Kolay zahmetsiz değersiz. (Bu anlamlarında genellikle olumsuz biçimde ve soru biçiminde kullanılır: Boru mu, Boru değil) Örn:: Biliyor musun onun Avrupa'da sandalyesi var. Boru mu?. (Haşan Amca, Nizamiye Kapısı) Örn:: Ondört dersten giriyoruz. Boru değildir, öğretince fizikçiye öğleden sonra. (Ferhan Şensoy, Gündeşte) 2- Fahişe. 3- Edilgin eşcinsel. (erkek) Örn:: Adı Şakir ona rastladım. Ulan boru, sen sağ mısın dedi. (Muzaffer Buyrukçu, Bir Olayın Başlangıcı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Boruçiçeği:
(çançiçeği) Çançiçekgillerden; çiçekleri boru biçiminde olan bir bitkidir. Çiçekleri turuncu renktedir. Faydası:: Nefes darlığı, bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Borusu Ötmek:
(Erkek, oncuk) Ergenlik çağına gelmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Boruyu Koymak:
(Birisini) Güç duruma sokmak. Oyunda yenmek. Örn:: Anladım nasıl düşeş attığını. Kavede arkadaşlara koydum boruyu. (Faruk Bayraktar, Rezil-i Rüsvan) Boru Döşemek diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
bos:
ad vücudun yapı bakımından biçimi anlamına gelen boy bos sözünde geçer.(Konusu: , Kökeni: )
Bosko:
(Tul.) Sahnede dağlık, açıklık doğayı gösteren arka dekor.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Resmi Tam Adı: Bosna Hersek Boşnakça, Sırpça, Hırvatça: Bosna i Hercegovina(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Balkanlar'da (Balkan Yarımadası) yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nden 1 Mart 1992 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır. Ülke yönetim açısından 2 devletçiğe bölünmüştür. Bunlar, Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti'dir.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Federal Devlet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Bosna Hersek:
İdari Yapısı: Bosna-Hersek Devletinin yapısı 1992-1995 yılları arasında cereyan eden iç savaşı sona erdiren Dayton Barış Antlaşmasıyla (DBA) belirlenmiş olup ülke Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki birime (devletçiğe) ve bir küçük özerk bölgeye (Brcko) bölünmüştür.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Komşuları: Doğuda Sırbistan, Kuzey, Güney ve Batıdan Hırvatistan, yine Güneyden Karadağ ile komşudur. Adriyatik Denizi'ne Neum şehrinin bulunduğu yerde yalnızca 20 km'lik (limanı olmayan) bir kıyısı bulunmaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Resmi Dili: Hırvatça, Boşnakça, Sırpça(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Para Birimi: Bosna-Hersek Konvertibl (değiştirilebilir) Markı Para Birimi Kodu: KM ve BAM(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Plaka Kod: BIH (1992 yılından beri) (1992'den önce YU)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Tel. Kodu: +387 Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Dini: İslamiyet (Boşnaklar), Hristiyanlık Mezhebi: Ortodoks Kilisesi (Sırplar), Roma Katolik Kilisesi (Hırvat) NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Bosna-Hersek Bayrağı: Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin bayrağıdır. Mavi bir fon, 9 adet beyaz yıldız ve sarı bir üçgenden oluşur. Üçgen; Boşnak, Hırvat ve Sırp halklarını simgeler.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Milli Marşı: "Državna himna Bosne i Hercegovine" "Intermezzo" veya "Intermeco" Bosna Hersek devletinin 1992-1995 Bosna Savaşı'ndan sonra kabul ettiği ve ülkede yaşayan üç etnik unsuru da (Boşnaklar, Hersekler, Sırplar, Hırvatlar) temsil edici nitelikte olması amacıyla tamamen sözsüz olan, sadece melodiden ibaret bir ulusal marştır. Dušan Šestić tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Bosna Hersek:
Genel Bkş: Bosna eski dilde “iyi insanların bölgesi” manasına gelmektedir. • Saraybosna’nın Osmanlı Devleti tarafından verilmeden önceki ismi Vrhbosna’dır. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Bosna Hersek:
OSA Bosna Hersek Ulusal İstihbarat Teşkilatı. Bosna i Hercegovina je Obavještajno-sigurnosna služba (Bosna-Hersek İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı) Yaygın olarak BiH tarafından onun kısaltması OSA-OBA olarak tanınan BiH İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı, Bosna-Hersek birincil istihbarat kuruluşudur. 1 Haziran 2004 yılında kurulmuştur.(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Resmi Tam Adı: Bosna Hersek Federasyonu Boşnakça: Federacija Bosne i Hercegovine(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Balkanlar'da (Balkan Yarımadası) yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Bosna-Hersek'i Sırp Cumhuriyeti ile birlikte oluşturan iki Özerk Cumhuriyetten biri. 14 Aralık 1995 tarihinde tanınmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: XXXX İktidar Kaynağı: Parlamenter Demokrasi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
İdari Yapısı: 10 Kantondan oluşmaktadır: 1- Una-Sana Kantonu (Boşnak çoğunluklu) 2- Posavina Kantonu (Hırvat çoğunluklu) 3- Tuzla Kantonu (Boşnak çoğunluklu) 4- Zenica-Doboj Kantonu (Boşnak çoğunluklu) 5- Bosna-Podrinje Kantonu (Boşnak çoğunluklu) 6- Merkez Bosna Kantonu (Karışık Etnikli) 7- Hersek-Neretva Kantonu (Karışık Etnikli) 8- Batı Hersek Kantonu Hırvat çoğunluklu) 9- Saraybosna Kantonu Boşnak çoğunluklu) 10- Livno Kantonu (Hırvat çoğunluklu)(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Resmi Dili: Hırvatça, Boşnakça, Sırpça(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Para Birimi: Bosna-Hersek Konvertibl (değiştirilebilir) Markı Para Birimi Kodu: KM ve BAM(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Tel. Kodu: +387 Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Dini: İslamiyet (Boşnaklar), Hristiyanlık Mezhebi: Ortodoks Kilisesi (Sırplar), Roma Katolik Kilisesi (Hırvat) NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Bosna Hersek Federasyonu Bayrağı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Bosna Hersek Federasyonu:
Genel Bkş: Ülke yönetim açısından 2 devletçiğe bölünmüştür. Bunlar, Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti'dir. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Bosna Hersek Milli Tk:
milli tk.lakabı: Ejderhalar (Zmajevi) ya da Ulusal takım (BH Representacija)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Boş:
(sf.) 1- İçinde esrar olmayan. (sigara) 2- Üzerinde uyuşturucu bulunmayan. (kimse) 3- Silahsız. (kimse) Örn:: Başka bir yiğiti de boşken yani üstünde bıçağı yokken gaafil avlayıp vurmuşlardı. (Aziz Nesin, Surname) 4- (Erkek için) Ersuyu gelemeyecek kadar mastürbasyon yapmış ya da cinsel ilişkide bulunmuş. (bkz:: Boş Kafa)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
boş:
sıfat 1. içinde, üzerinde hiçbir şey bulunmayan. \"Boş bardağı boş masaya bıraktı\" 2. geçinecek bir işi olmayan, işsiz. \"Babam üç aydır boş, iş arıyor\" 3. çalışanı, görevlisi olmayan, açık (iş, görev). \"Fabrikada boş yer yokmuş\" 4. yapılacak bir işi, uğraşısı olmayan, zamanı olan. \"Öğleden sonra boşum, bir tavla oynayalım\" 5. (toprak için) sürülüp ekilmemiş. 6. MEC. hiçbir şey anlatmayan, hiçbir anlamı olmayan, anlamsız, saçma. \"Boş sözlerle bizi oyaladı\" 7. MEC. bilgice yeterli olmayan, bilgisiz. \"Bu boş kafayla sınıf geçilmez\" 8. MEC. bir işe yaramayan, verimsiz. \"Şiiri boş bir uğraş sayıyorlar\" 9. MEC. bir sonucu olmayan, gerçeğe dayanmayan, düş ürünü. \"Onun boş vaatlerine kim inanır?\" 10. ARGO içinde esrar bulunmayan (sigara) ya da üzerinde uyuşturucu, silah bulunmayan (kimse). 11. umutsuzca girişilen bir iş iyi sonuç vermek. 12. bir konuda ağız yoklayıp durumu öğrenmek. 13. (para, yiyecek gibi şeylerle) yardım etmek. 14. işsiz bırakmamak, iş bulmak ya da iş vermek. 15. söylenmemesi gereken bir şeyi, işin bu yönünü unutuverip, karşısındakine söyleyivermek, ağzından kaçırmak. \"Bunu boş bulunup söyledi\" 16. dalgın bir durumda olmak, dalgınlıktan dolayı dikkatsiz bulunmak. \"Köpek birden karşıma çıkınca boş bulunup irkildim\" 17. karnı doymayan kimse çalışmaz. 18. bilgisiz, yeteneksiz insan kendisine verilen görevde, işte tutunamaz. 19. gerçeklere dayanmayan iş yürümez. 20. her zaman yapacak bir şeyler bulmak. 21. birinin yaptığı bir kötülüğe karşılık bir şeyler yapmaya çalışmak. 22. biriyle uğraşmak. 23. (ev) oturan bulunmamak, kimse oturmamak. 24. işsiz kalmak. \"Makineler ve işçiler üç gün boş kaldı\" 25. (tarla) ekilmemiş olmak. \"Bu yıl topraklarımız boş kaldı\" 26. yoksun bırakmak. \"Onu oyundan boş koyalım da görsün gününü!\" 27. ARGO önemsememek, aldırmamak. \"Çok düşünme, boş koy gitsin!\" Benzer: Argo:boş vermek boş geçmek 28. bir çıkar göstermezseniz bir kimseyi bir yere bağlayamaz, bir işe kandıramazsınız. 29. özveride bulunulmadan bir şey elde edilemez. 30. (motorlu araçlarda) vites kolunu vitesten kurtarmak. 31. askıya almak.(Konusu: , Kökeni: )
Boş Atış:
(Basketbol Ter.) Savunma olmaksızın yapılan rahat atış. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Boş Bırakma:
(Voleybol Ter.) Oyun kurucunun kendi hücum oyuncusunu nispeten zayıf gördüğü rakibin bir defans oyuncusu üstüne yönlendirecek şekilde oyun kurması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Boş Geçmek:
(d.) Önem vermemek, eslememek. Örn:: Bu salonda sigara içilebileceğini sanmıyorum Rudolf. Boş geçin dedim.(J.D. Salinger-Adnan Berk, Gönülçelen) Boş Koymak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Boş Hedef:
(Atıcılık Ter.) Yeni bir hedefe atış yapılmasına imkan tanıyan zamanlama hatası olan ve atış yapılmamış hedef.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Boş Kafa:
(d. türk.a.) (Uyuşturucu düşkünü için) Uyuşturucu kullanmamış olma. Örn:: Boş kafa. Uyuşturucu kullanmadan önceki dönem. (Erhan Akyıldız, Sahte Cennetin Tutsakları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Boş Koşu:
(Futbol Ter.) Topsuz alanda hareketli olma.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Boş Koymak:
(d.) Önem vermemek, eslememek. Yumul Ahmet boş koy dedi. (Hulki Muzaffer, Buyrukçu Bir Olayın Başlangıcı). Boş Geçmek diye de kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Boş Top:
(Voleybol Ter.) Hücum oyuncusu file üzerinde smaç yaparken rakibin blok yapmaması veya yapamaması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Boşaltma:
(Eskrim Ter.) Kapatılan yönden diğer yöne en kısa zamanda geçmek için yapılan hamle. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
boşanma:
(bkz:: talak)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Boşlamak:
(f.) İlgilenmemek, gitgide ilgisini kesmek, artık önem vermemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Boşluğunu Almak:
(d.) 1- (Birisinin) Karnına yumruk atmak 2- Karnını kesici, delici bir araçla yaralamak. Örn:: Bana bak sarı cadı, alırım boşluğunu ha. (Muzaffer Buyrukçu, Kavga) Boş Vermek şeklinde de kullanılır. (bkz:: Boş Geçmek, Boş Koymak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
boşluk:
ad 1. içinde ya da üzerinde hiçbir şey bulunmama, boş olma durumu. "Odanın boşluğu bir bakışta görülüyordu" 2. oyuk, çukur, kapanmamış derinlik. "Sular, küçük boşluklar oluşturmuş ve kurumuştu" 3. boş yer, aralık, ara. "Harfler arasında boşluk var" 4. kesinti, kopukluk. "Tarihte pek çok boşluklar vardır" 5. iş yapmaksızın geçen süre, boş zaman. "İnsan boşluktan sıkılır" 6. FİZİK TERİMİ içinde hiçbir cisim bulunmayan uzay. "Güneş boşlukta asılıp kalmış gibiydi" Benzer: vakum 7. KİMYA TERİMİ bir yerde hiçbir atom ya da molekülün bulunmaması. Benzer: vakum 8. MEC. yeteneksizlik, yetersizlik, bilgisizlik. "Aklınca boşluğunu gizlemek istiyordu" 9. MEC. doyumsuzluk, yoksunluk, eksiklik duygusu. "İçindeki boşlukla dolaşıp durmuştu" 10. HUKUK TERİMİ yasalarda, sözleşmelerde, antlaşmalarda vb. belli bir konuda hüküm bulunmaması durumu. "Bu konuda yasada boşluk var"(Konusu: , Kökeni: )
Boşnak:
(sırp. – Hırvatça. özel i. ve sf. Boşnyak) Bosna’nın müslüman ahâlisine verilen isim, Bosnalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Sırpça)
Boşnakça:
(sırp.i.) Bosna müslümanlarının konuştuğu dil, Boşnak dili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Sırpça)
Boştaki Pul:
(Spare Checker) Bir haneninin 2 pulun üzerindeki pul veya pullar.(Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )
Bot:
(bot) İnsan ve hayvanlar üzerinde parazit olarak yaşayan bazı sineklerin larvası.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Bot:
(ing.i. boat) 1- Küçük gemi. 2- Gemilerde kıyıya gidiş geliş için kullanılan sandal.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)