MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Binbirdelikotu:

(hypericum calycinum) Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen uzun ömürlü bir otsu bitkidir. 30-80 santimetre boyundadır. Gövdesi dört köşelidir. Yaprakları sapsızdır. Çiçekleri parlak sarı renktedir. Mayıs ve eylül aylarında çiçek açar. Faydası:: İdrar ve balgam söktürür. İştah açar. Sinirleri yatıştırır.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Angola:  

Resmi Dili: Portekizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Angola:  

Para Birimi: Angola Kwanzası Para Birimi Kodu: AOA(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Angola:  

Plaka Kod: ANG (1975 yılından beri) (PAN: 1932-1957), (P: 1957-1975 Portekiz'in eski bölgesi)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Angola:  

Tel. Kodu: +244 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Angola:  

Dini: Hristiyanlık, Yerel Dinler Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Angola:  

Angola Bayrağı: Günümüzde kullanılan hali ile 11 Kasım 1975 tarihinde göndere çekilerek kullanılmaya başlanmıştır. Bayrak yatay olarak eşit 2 parçaya bölen kırmızı ve siyah kalın şeritten oluşmaktadır. Bayrakta bulunan kırmızı renk ilk zamanlarda sosyalizmin simgesi olarak kullanılırken, günümüzde 1992 yılında da anayasal çerçevede düzenleme ile ifade edildiği şekilde Angola ulusunun bağımsızlığı için akıttığı kanı simgelemektedir. Bayrağın alt kısımda kalan diğer yarısını oluşturan siyah renk ise ülkenin bulunduğu Afrika Kıtası'nı ifade etmektedir. Bayrağın tam ortasında bulunan ve sosyalist devrimi simgeleyen yarım dişli işçi sınıfını ifade ederken, pala çiftçi sınıfını, 5 köşeli yıldız ise ülkenin ilerlemesini ve enternasyonalizmi temsil etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Angola:  

Milli Marşı: "Angola Avante" (Türkçe:İleri, Angola) Angola milli marşı. Güfte'si Manuel Rui Alves Monteiro'ye, Beste'si Rui Alberto Vieira Dias Mingao'ya aittir. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1975 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Angola bağımsızlığını kazanmadan önce bölgede yaşayan Avrupalı yerleşimciler Angola é nossa (Türkçe:Angola bize aittir) şarkısını gayri resmi marş olarak kullanmaktaydılar.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Angola:  

Genel Bkş: Môco dağı da bu yüksek arazide yer almaktadır. Ülkenin güney bölgesi ise daha alçak bir konumdadır. Angola'nın doğu kısımlarında ise Zambezi Nehri'nin kolları yer almaktadır. Angola'da kullanılan resmî para birimİ Kwanza nın Alt birimine cêntimo denir. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Angola Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Kara Antiloplar (Os Palancas Negras)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Angora:  

(fr.sf. angora < Angora < Ankara) Ankara tavşanının tüyünden veya Ankara keçisinin kılından elde edilen iplikle dokunan (giyecek): “Angora kazak.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Angoraki:  

(yun.sf. i. (hıyarcık anlamında) 1- Aptal salak bön. (kimse) 2- Erkeklik organı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: Yunanca)

Angrofobi:  

(ing.i. angrophobia) öfke ve sinirlenme korkusu. kızmaktan, kızgınlıkla bir şey yapmaktan korkmak.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Angström:  

(i.) (fiz.) (İsveçli fizikçi A. Angström özel adından) Å simgesiyle gösterilen, metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)

Anguilla:  

Resmi Tam Adı: Anguilla (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Anguilla:  

Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Karayipler'de (Batı Hint Adaları) yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Anguilla:  

Birleşik Krallığa bağlı (Büyük Britanya) Denizaşırı Topraklar ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Anguilla:  

Yönetim Şekli: Birleşik Krallığa bağlı (Büyük Britanya) Denizaşırı Topraklar ada ülkesi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Anguilla:  

İdari Yapısı: Yerleşim Birimleri: 1- Badcox Pond 2- Grey Pond 3- Caul's Pond 4- Long Pond 5- Crocus Bay 6- Road Salt Pont 7- Cove Pont 8- Road Bay(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Anguilla:  

Başkenti: The Valley(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Anguilla:  

Komşuları: Porto Riko ve Virgin Adaları'nın Doğusunda ve Sint Maarten'in tam olarak Kuzeyindedir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Anguilla:  

Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Anguilla:  

Para Birimi: Doğu Karayip Doları Para Birimi Kodu: XCD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Anguilla:  

Plaka Kod: AXA(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Anguilla:  

Tel. Kodu: +1 264 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Anguilla:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Anglikanizm NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Anguilla:  

Anguilla Bayrağı: Resmi olarak 1990 yılında kabul edildi. Anguilla'nın kolu mavi sular üzerinde birbirine geçen 3 yunus içerir. Portakal rengi dayanıklılık, birlik ve güç simgelemektedir. Dairesel hareket süreklilik içindir. Tabanların beyaz arka planı barış ve huzur, mavi taban da çevredeki denizin yanı sıra inanç, gençlik ve umutları temsil eder.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Anguilla:  

Milli Marşı: "God Save the Queen" (Tanrı Kraliçeyi korusun) veya "God Save the King" (Tanrı Kralı Korusun) Anguilla milli marşı. Bestesinin kime ait olduğu bilinmemekle birlikte John Bull, Henry Carey, Henry Purcell ve Joseph Haydn'a ait olduğu iddiaları ortaya atılmıştır. Bestecisi Thomas Augustine Arn'dir. 1745 yılından beri bu marş ulusal marş olarak kullanılmaktadır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Anguilla:  

Genel Bkş: Anguilla hiçbir kurum veya kişiyi, sermaye, mülk, kar veya başka bir kazancından dolayı vergiye tabi tutmaması ile "vergi cenneti" olarak bilinir. Anguilla adı yılan balığı şeklinde olmasından dolayı bu adı almıştır. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Anguilla Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Gökkuşağı Savaşçıları (Rainbow Warriors) veya Futbolcu Yunuslar (Soccer Dolphins)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Angut:  

(sf. i.) (ördekgil bir kuşun adından) Budala ahmak, hödük. (kimse) Örn:: Georges Dandİn burada bize kaderinden tazallüm edor. Bunu sırıtarak yapsın İstorsun angut? (Haldun Taner, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı) (Angıt biçiminde de söylenir.) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Anhidrit:  

(yun.i.) (kim.) 1- Kalsiyum sulfatın diğer adı. 2- Elementlerin su ile birleşince asit veya baz yapan oksitlerinin ortak adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Anı:  

(t.i. ka.erk.) Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

anı:  

ad 1. yaşanmış olgulardan kişinin belleğinde saklanan, sırası, yeri geldiğinde anımsanabilen her türlü şey. \"Bana onunla ilgili bir anısını anlattı\" Benzer: hatıra 2. anımsanmak için birine verilen, bir özelliği olan nesne. \"Bu kitap benden bir anı olsun sana\" Benzer: hatıra yadigâr 3. bir dosttan ya da ölen bir yakından kalan herhangi bir şey. \"Bu saat babamdan kalan bir anıdır\" Benzer: andaç 4. YAZIN TERİMİ bir kimsenin başından geçen ya da yaşadığı günlerde tanık olduğu, duyduğu olay ve olguları anlattığı yazınsal tür. \"Anı yaygın bir yazınsal türdür\" Benzer: hatıra(Konusu: , Kökeni: )

Anıl:  

(t.i. ka.erk.) 1- Anılmak eylemi. 2- Meşhur, ünlü. 3- Hatırlanan.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Anında Görüntü:  

(d.a. an t. 1970lerde National markalı televizyon cihazı için uygulanmış reklam sloganı olan anında görüntü beklemeden sesten) Hemen o anda derhal anlamında kullanılır. Örn:: Bizimki zokayı yutuyor. İyi mi Hiç hani hani Anında görüntü (Mazhar Alanson, Anında Görüntü) Örn:: Çekesen Karaköy keraneye usta -Anında görüntü bacım. (Faruk Bayraktar, Rezil-i Rüsvan)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Anırmak:  

(f.) Gürültülü ve çirkin bir sesle konuşmak gülmek bağırmak şarkı söylemek. Örn:: -yeter be Ne anırıp duruyorsunuz ulan? Burası babanızın ahırı mı? (Attila İlhan, Kurtlar Sofrası) Örn:: Bunu duyan Aptalof anırdı gene hihahihahihahi-ha diye. (Anthony Burgess-Aziz Üstel, Otomatik Portakal)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Anıştırma:  

(Alm. Anspielung - Fr. affusion - İng. allusion) Bir olayı hatıra getirecek bir sözü, bilerek söyleme.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

ani:  

sıfat 1. bir anda, birdenbire oluveren, apansız. "Kedi, ani bir sıçrayışla fareyi tuttu" 2. belirteç birdenbire, ansızın, bir anda. "Yağmur ani bastırdı" ani içeren sözcükler ani hız — birden oluşan hız. "Motordaki ani hız arabayı sarsar"(Konusu: , Kökeni: arapça)

Ani Ölüm:  

(sudden death) Ölümle sonuçlanan belirtilerin başlamasından ölümün meydana gelmesine kadar en fazla 24 saat geçen ölüm.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

aniden:  

belirteç beklenmedik bir sırada, birdenbire, ansızın.(Konusu: , Kökeni: )

Anif:  

(a.i. erk.) 1- Sert, şiddetli. 2- Haşin. 3- Geçmişte, pek yakında, burnun ucu denecek kadar yakından geçen. 4- Biraz önce, belirtilen, bahsedilen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Anife:  

(a.i. ka.) (bkz:: Anif)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Anilin:  

(fr.i. aniline < Port.) Benzenden türetilen ve sun’î boya yapımında kullanılan sıvı hâlinde renksiz, zehirli, suda kısmen eriyen yağımsı madde. “Anilin boyaları.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Animasyon:  

Tek karelerin çok hızlı bir biçimde art arda gösterilmesiyle ortaya çıkan görüntü. Eğer bu görüntülerin arasında çok az fark varsa ve yeterli hızla gösterilirlerse (saniyede yaklaşık 20 görüntü) insan gözü sürekli bir hareketin olduğu fikrine kapılır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Animasyon:  

(fr.i. animation) 1- (sin.) Tek tek resimleri ya da hareketsiz nesneleri, filmin gösterilmesi sırasında hareket ediyormuş duygusunu verecek biçimde düzenleme ve filme aktarma işi. Eş anlamlısı: Canlandırma 2- Özellikle tâtil bölgelerindeki otellerde bu işle uğraşan kişiler tarafından düzenlenen, geniş katılımın hedeflendiği eğlence.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Animato:  

(it.zf. animato < Lat.) (müz.) Batı müziğinde bir parçanın canlı çalınacağını göstermek üzere nota üzerine yazılan terim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Animatör:  

(fr.i. animateur) Animasyon işini yapan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Animist:  

(fr.sf.) Animizm anlayışında olan. Eş anlamlısı: Canlıcılık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Animizm:  

(fr.i. animisme) (fel.) Canlıcılık, Canlandırmacılık. (Latince: Anima, ruh, hayvan hayatının ilkesinden) doğada insan ruhuna az çok benzer ruhlar bulunduğunu kabul eden, Felsefede her nesnenin bir ruhi varlık veya ruh tarafından yönetildiğini kabul eden sistemdir.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Animizm:  

(fr.i. animisme < Lat.) (fels.) 1- Olup biten her şeyin ruhlar alanının gizli güçlerince yönetildiğine inanan ilkel anlayış. 2- Doğadaki her nesnede bir can (ruh) bulunduğunu, nesneleri ve genel olarak doğayı bu canın yönettiğini öne süren ilkel dinsel görüş. Canlıcılık, ervâhiye.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Animizm:  

(fr. Animisme, lat. Anima) Animizm ya da Canlandırmacılık. 1- Doğanın bir bütün olarak ve her varlığın teker teker maddi varlığının ötesinde bir de ruha sahip olduğunu kabul eden görüş. 2- Doğal olaylar, hayvanlar ya da doğada var olan başka nesnelere bir ruh izafe ederek bunlara tapınma temeline dayanan din anlayışı. Psikolojik olaylarda olduğu gibi hayatla ilgili olayları da düşünen bir ruhun yönettiğine inanan sistem (Stahl doktrini). Animizm, özellikle Afrika ülkelerinde (Kenya, Kongo, Benin, Botsvana, Madagaskar, Gine Bissau, vs.) yaygın olarak benimsenmektedir.(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )

Anjin:  

(fr.i. angine < Lat.) (hek.) Gırtlak ve bâdemcik iltihâbı, boğak, hunnak, yutak yangısı, farenjit.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anjinofobi:  

(ing.i. anginophobia) kalp ağrısı ve soluksuz kalma korkusu. anjinden, boğaz darlığından ve nefessiz kalmaktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

anjiyoloji:  

(ing. angiology) damar bilimi. kan ve lenf dolaşım sisteminin anatomisini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Anka:  

Halk arasında adı olup gerçekte var olmayan, Kaf dağında yaşadığına inanılan, efsanevi bir masal kuşu. Rivayetlere göre rengi yeşil olduğu için “Zümrüdüanka” da denir. Örn:: “Kişiye her işi âlâ görünür, Kuzguna yavrusu Anka görünür.” (Şinasi)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ankara:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Kitabın Konusu: Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’yı anlatan roman, üç ayrı dönemi ve bu dönemlerin Ankara hayatını yansıtması yönüyle ilginç ve okunmaya değer bir eserdir. Romanın baş kahramanı Selma hanım'ın hayatı, evlilikleri ve insani ilişkileri ile birlikte Ankara’nın üç dönemi canlı tasvir ve olaylarla verilir. Bu dönemler: 1- Milli Mücadele’den önceki Ankara (Savaş zenginlerinin, yolsuzlukların ve arayışların belirlediği Ankara) 2- Millî Mücadele’deki Ankara (Milli silkinişin ve yeniden toparlanan, zaferi kazanan Ankara) 3- Millî Mücadele’den sonraki Ankara Savaş sıkıntılarının geride kaldığı, modernleşen ve bir o kadar da özünden kopup sosyeteleşen Ankara Kitabın Ana Fikri: Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU‘nun “Ankara”, birbirinden farklı dönemlerdeki Ankara’yı yansıtması yönüyle okunmaya değer bir romandır. Özellikle, Millî Mücadele dönemi ile Cumhuriyetin ilk yıllarındaki insanların karakteristik özelliklerini anlatması, romana ayrı bir değer kazandırmaktadır. Karakterler: Selma hanım, Nazif bey, Binbaşı Hakkı bey, Murat bey, Ömer Efendi ve ailesi, Yıldız hanım, Şeyh Emin.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Ankara:  

Ankara Tarihi; Toprakları MÖ 334'te Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Ahameniş İmparatorluğu'ndan alınana kadar; tarihi boyunca Frigler ve Hititler'in haricinde Hattiler, Lidyalılar ve Ahamenişler egemenliğine girmiştir. Ankara'nın Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun eline geçmesi, Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra 1073 yılına rastlar. 1402' de Yıldırım Beyazıt ve Timurlenk arasındaki Ankara Savaşında şehir kısa bir süre Moğol hakimiyetinde kalır. Ancak 1414' de kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girer.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Ankara:  

Ankara İlçeleri: 1-Etimesgut 2-Yenimahalle 3-Çankaya 4-Keçiören 5-Altındağ, 6-Akyurt 7-Pursaklar 8-Mamak 9-Evren 10-Şereflikoçhisar 11-Bala 12-Haymana 13-Gölbaşı 14-Polatlı 15-Elmadağ 16-Kalecik 17--Sincan 18-Kazan 19-Çubuk 20-Kızılcahamam 21-Güdül 22-Ayaş 23-Beypazarı 24-Çamlıdere 25-Nallıhan. (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Ankara:  

Ankara; Doğudan Kırşehir ve Kırıkkale, Batıdan Eskişehir, Kuzeyden Çankırı, Kuzeybatıdan Bolu ve Güneyden Konya ve Aksaray ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Ankara:  

Tel. Kodu: 312(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Ankara:  

Plaka Kodu: 06(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Ankara:  

Nesiyle Meşhur: Tiftik Keçisi (Ankara Keçisi veya Angora Keçisi), Anıtkabir, Ankara Kızılcahamam-Ayaş Kaplıcaları, Ankara Beypazarı Evleri, Ankara Armudu, Ayaş Domatesi, Ayaş Dutu, Ayaş Testisi, Ayaş Yazlık Helvası, Beypazarı Baklavası, Beypazarı Cevizli Pekmez Sucuğu, Beypazarı Havuçlu Lokumu, Beypazarı Kurusu, Çubuk Balı, Çubuk Dolma Kelek Turşusu, Güdül Leblebisi, Kalecik Karası Üzümü, Kazan Kavunu meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Ankara:  

Ankara'da Gezilecek Yerler: Kocatepe Cami, Alaaddin Cami, Arslanhane Camii, Hacı Bayram Veli Türbesi, August Tapınağı, Ankara Kalesi, Anıtkabir, Atakule, Karum İş Merkezi, Kızılcahamam-Ayaş Kaplıcaları, Beypazarı Evleri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnografya Müzesi, Rahmi Koç Müzesi, Türk Hava Kurumu Müzesi, Ankara CerModern, Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Ankara Aqua Vega Akvaryum, Ankara Sanat Tiyatrosu, Ankara Pembe Köşk, Oyuncak Müzesi, ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi, Anfa Altınpark, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Gordion Antik Kenti, Kızılay Meydanı, Atatürk Orman Çiftliği, Ankara Hayvanat Bahçesi, Ankara Roma Hamamı, Ankara Akköprü, Kızılcahamam Milli Parkı, Ankara Gençlik Parkı, Göksu Parkı, Elmadağ Kayak Merkezi, Ankara Hamamönü, Julien Sütunu (Belkıs Minaresi).(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Ankara:  

Genel Bakış: Batı Karadeniz Bölgesi’nde kalan kuzey kesimleri hariç, büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi‘nde yer alır. 13 Ekim 1923'ten beri Türkiye'ye başkentlik etmektedir. Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Ahmet Orhan Arda'nın projesinin uygulanmasına karar verildi ve Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, 9 Ekim 1944 tarihinde yapıma başlandı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir sürede 4 aşamalı olarak 1953 yılında tamamlandı. Dinleyici sayısı hiç düşmeyen Flarmoni Orkestrası ile ünlüdür. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Ankara Çamur Balığı:  

Bilimsel Adı: Neomacheilus angorae Familyası: Tatlı Su Balığı. Yaşadığı Denizler: Orta ve Doğu Anadolu'nun göl ve akarsularının çamurlu kumlu ve sazlı zeminlerinde yayılış gösterir. Beslenme Şekli: Zeminlerden emdiği çamurlardan küçük hayvanlar, böcekler ve larvaları seçerek beslenir. İsmi de ordan gelir. Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir. Üreme Dönemi: Mayıs-haziran arasında yapışkan yumurtalarını kıyıların kumluk ve çakıllarına bırakır. Doğa dengesini korur.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Ankara Ekspresi:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Esat Mahmut KARAKURT Kitabın Konusu: Türk istihbaratçıları ve Alman ajanları arasında geçen bir casusluk öyküsü. Kitabın Ana Fikri: Türkler’in inatçı, cesur şerefine düşkün bir millet oluşu. Karakterler: Kur.Bnb. Seyfi Hüget, Frolein Hilda Von Şrayder, Albay Von Klinger, Ludvig, Hafman, (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Ankaragücü:  

Kulüp Lakabı: Kupa Beyi Taraftar Grubu: Gecekondu. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

Ankaraspor:  

Kulüp Lakabı: Leopar. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

Ankebut Suresi:  

(a.i. سورة العنكبوت) ankebût suresi; 41. âyetinde kafirlerin işleri örümcek ağına benzetildiği için sure bu ismi almıştır. kur'an-ı kerim'de 29 ncu sure, 20 nci cüz, 395 nci sayfadadır. 69 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 85 nci sıradadır. rum suresi'nden sonra, mutaffifîn suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. surede başlıca Allah'ın birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilme gibi temel inanç konuları ile nuh, ibrahim, lut ve şuayb gibi peygamberlerin ibret dolu kıssaları konu edilmektedir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Ankebut Suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in yirmi dokuzuncu suresidir. Mekke’de inmiştir. Altmış dokuz ayettir. Adını, inkârcıları dost edinmenin örümceğin ağına güvenmek kadar yararsız ve zayıf bir ilişki olduğunu belirtmek amacıyla kırk birinci ayette geçen ve “örümcek” anlamına gelen “ankebut” kelimesinden almıştır. Sureye, insanların “inandık” demekle kurtulamayıp Allah için güzel işler yapmakla zorunlu olduklarını öneren ayetlerle başlanır. Ahlaki öğütlere yer verilir. Anne babaya iyilikte bulunmak tavsiye edilir. İnsanın, Allah’ın dinini yaşama ve yayma konusunda başına gelebilecek olan belalara katlanması öğütlenir. Surede, peygamber kıssalarına yer verilir ve daha önceki peygamberlerin çekmiş oldukları sıkıntılar hatırlatılır. Hz. Muhammed teselli edilir. Bu çerçevede Nuh, İbrahim, Lut, Hud, Salih ve Musa Peygamberlerin başından geçenler Kur’an-ı Kerim’in edebî üslubuyla anlatılır. Okuma yazma bilmediği bu suredeki ayetlerle vurgulanan Hz. Muhammed’in, peygamberlerle ilgili tarihsel bilgiyi vahiy yoluyla elde ettiği haber verilir. Kur’an-ı Kerim’in özelliklerinde de bahsedilen surede ölüm gerçeği hatırlatılır ve insanların kıyamet gününün zorluklarına karşı hazırlık yapmaları tavsiye edilir. Müşrikler, evrenin yaratıcısı olarak Allah’ı kabul etmelerine rağmen gündelik hayatlarında dine yer vermedikleri için kınanırlar. Dünyanın yaratılış amacı hatırlatılıp insanların, darlık ve korku anında Allah’a yönelmek yerine genişlik zamanında Allah’a yönelmeleri önerilen ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ankesör:  

(fr.i. encaisseur) Kumbara.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ankesörlü Telefon:  

(fr.i.) Kumbarasına para, jeton ya da özel kart atılınca konuşmaya açılan telefon.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anket:  

(fr.i. enquête < Lat.) Bir konuyu, aynı soruyu çeşitli kimselere sorup düşüncelerini alma yoluyle araştırma ve alınan cevaplara, edinilen bilgilere göre konuyu inceleme. Eş anlamlısı: Sormaca.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anketçi:  

(fr.t.i.) Anket yapan kimse, bir anket için soru soran kimse, soruşturman.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ankilofobi:  

(ing.i. ankylophobia) Kollar, bacaklar gibi eklemleri hareket ettirememe korkusu. bir ekleminin hareket edemez hale gelmesinden korkmak.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ankiloz:  

(fr.i. ankylose < Yun.) (tıp.) Oynar eklemlerin oynaklığını kaybederek işlemez duruma gelmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ankimoz:  

(fr.i.) (tıp.) Herhangi bir dış etki olmaksızın deri altında kan toplanması olayı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ankraofobi:  

(ing.i. ancraophobia) rüzgar korkusu. rüzgârın alışılmadık derecede rahatsız edici olduğu düşünüldüğünde ortaya çıkar.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Anksiyete:  

(anxiety) İç sıkıntısı; endişe, korku veya kuruntunun yarattığı psişik gerilimle belirgin huzursuzluk hâli. Kaygı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

anksiyete:  

Anksiyete, kişinin endişe, kaygı ve korku gibi duygulara karşı aşırı ve kontrol edilemeyen tepkiler vermesine neden olan yaygın görülen psikolojik bir hastalıktır.(Konusu: , Kökeni: )

anlam:  

ad 1. bir sözden, sözcükten, simgeden, bir olgudan ya da davranıştan anlaşılan şey, bunların insana anımsattığı düşünce ya da nesne. "Her sözcüğün en az bir anlamı vardır" Benzer: mana 2. MANTIK TERİMİ bir önermenin belli bir yorumda kazandığı deyim yükü. 3. DİLBİLGİSİ TERİMİ sözcüğün anlıkta uyandırdığı izlenim.(Konusu: , Kökeni: )

Anlam Aykırılığı:  

(Alm. Widersinn - Fr. contre sens - İng. contrary sense) Karşıt anlamlı sözcüklerin, sözlerin bir araya gelmesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Anlamak:  

(f.) Yararlanmak. (Birisinin) Malı, parası ya da konumundan yarar görmek. Örn:: Sipsi mi, çifkaat mı neyse ne ama biz de anlayalım. (Cinsel ilişkide kullanılmaktan mecaz olarak) Farkına varmak: Örn:: -Hadi sulan bakalım -Anlamadım -Sabunluydu da ondan.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Anlamdaşlık:  

(Alm. Zweideutigkeit - Fr. equivoque - İng. equivocaL) İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlama alınmasından doğan güldürücülük.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Anlatım Aracı:  

(Alm. Ausdrucksmittel - İng. means of expression) Bir şeyi anlatmada kullanılan gereç ya da eşya.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Anlatım Cimnastiği:  

(Cimnastik Ter.) Müzik ve ritm yardımıyla yapılan, itici gücünü duygusal yaşantıdan alan ve bir anlam taşıyan cimnastik türü.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

anlatımcılık:  

ad 1. ➽dışavurumculuk. 2. öykülemeye ağırlık veren tutum. "Yazarın anlatımcılığı belirgin" 3. YAZIN TERİMİ yazını ve yapıtı yazarın kişiliğini temel alarak açıklamaya çalışan kuram. "Anlatımcılığa göre duygu dile getirilince var olur"(Konusu: , Kökeni: )

anlıkçılık:  

FELSEFE TERİMİ•RUHBİLİM TERİMİ ad varlığın düşünceden, anlıktan doğduğunu öne süren, anlığın duyu ve istençten üstün olduğu görüşünü savunan öğretilerin genel adı. "Eski sözcüğü bugün anlıkçılık sözcüğüyle daha iyi anlatıyoruz" Benzer: entelektüalizm zihniye(Konusu: , Kökeni: )

anlıksal:  

sıfat anlıkla ilgili, anlığa değgin, anlıkta gerçekleşen, anlıkta olan. "Kişinin anlıksal gelişimi izlenebilir"(Konusu: , Kökeni: )

Anna Karenina:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Lev Nikolayeviç TOLSTOY Kitabın Konusu: Anna Karenina, Rus Edebiyatı içinde meşhur bir roman ve aynı zamanda gerçekçi bir yapıttır. Bu yapıt içindeki tüm bireyler ruhsal açıdan bir bir irdelenerek, romana psikolojik bir nitelik eklenmiştir. Yalandan uzak bir evlilik yaşantısının sağladığı huzur ile evli iken yaşanan bir diğer aşkın ve ilişkinin neden olduğu büyük çaplı problemlerin yansıtıldığı Anna Karenina, 19. yy Rusyası aile yapısı ile ilgili çarpıcı ipuçları içermektedir. Kitabın Ana Fikri: Özünü ruhsal bir sevgiden almayan hiçbir evlilik veya hiçbir birliktelik mutlu bir sona ulaşamaz. Yüksek sosyetenin çürük kurallarla yönetilen yanlış ölçüleri ve evlilikleri huzur getirmemektedir. Evlilikler mevki makam ve çıkar ilişkilerine dayalı olmamalıdır. Doğal ve uyumlu olmayan evlilikler huzur getirmeyecektir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Anna Karenina:  

Tolstoy'un yazdığı Anna Karanina kitabının baş kahramanı. Rus aristokrasisine mensup şık ve güzel bir kadındır. Yüksek bir devlet memuru olan Aleksey Aleksandroviç Karenin ile evli ve bir çocuk sahibi olan Anna Karenina'nın sevgisiz ve monoton bir evlilik hayatı vardır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Anne:  

(i.) Genelev yöneticisi kadın mama. Disiplinsizliğin, Anne dedikleri mamanın emrine karşı çıkmanın, mızmızlanmanın cezası Ortadoğu'ya ya da Afrika'ya sürgündü Soğukolukta. (Kayhan Sağlamer, Türk Mafiası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Anoali:  

(yun.i.) (ruhb.) 1- Hastalık ölçüsünde olmamakla birlikte, doğal olandan, olağandan belirgin bir biçimde sapma gösterme durumu. Eş anlamı: Sapaklık. 2- (gökb.) Bir gezegenin doğrultusuyla günberi doğrultusunun, gezegenin yörünge düzleminde oluşturdukları açı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Anodin:  

(fr.i. Anodyne) (tıp.) Ağrı kesen ilaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anofel:  

(fr.i. anophèle < Yun.) (hayb.) İkikanatlılar takımından, sivrisinekgillerden bataklıklarda üreyen, sıtma mikrobunu ısırma yoluyla insana aşılayan ve böylece sıtmayı insandan insana yayan bir sivrisinek türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anoksi:  

(anoxia) 1- Çevrede canlı için gerekli oksijenin bulunmayışı. 2- Oksijen yokluğu.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Anolojik:  

(fr.sf.) Analoji ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anomali:  

(Biy.Sp.Ter.) Doğumsal veya kalıtımsal olarak normalin dışında olan ve sapma gösteren.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Anonim:  

(fr.sf. anonyme < Lat. < Yun.) 1- İsimsiz, ismi belli olmayan, umûma âit, ortak. 2- Yazanı, söyleyeni, yapanı belli olmayan. (eser, destan, hikâye vb.) 3- Sermâyesi hisselere bölünmüş, ortaklarının sorumluluğu sermâyedeki hissesine göre sınırlı olan. (şirket)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Anonim Ortaklık:  

(fr.i.) (huk.) Anonim Ortaklık yada şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş ve borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

WhatsApp