MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Ekşimek:

1- (Birisine) Askıntı olmak, (birisiyle) rahatsız edici ölçüde ilgilenmek. 2- (Sevilen bir nesneyi) Elde etmek için üstelemek, ele geçirmek için ısrarlı davranmak. 3- (Birisine) Kötü davranmak.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Tosun Edebiyatı:  

(d. türk. a. edeb'den edebiyyat) Duvar çızıktırmalarına, graffitilere verilen ad. Örn:: Graffitiyi Türkçede duvar çızıktırmaları ya da şu yaygın tekerlemeyi anımsayarak Tosun edebiyatı biçiminde adlandırabiliriz. Edebiyatı en geniş anlamında kullanıyorum. Çünkü Tosun hem yazıcı hem çizicidir. Defteri de duvarlar kapılar. (Hulki Aktunç, Graffiti Tosun Edebiyatının Anlattıkları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tosun Paşa:  

Halide Edip Adıvar'ın yazdığı Vurun Kahpeye kitabının baş karakteri. Vatansever bir komutan olarak, milletinin kendisine verdiği görevi sonuna kadar sürdürmüştür. Sahip olduğu az kuvvet ile, çok az cephanesini kullanarak düşmana karşı vatanını savunmuştur. Hainlerin düşmanla iş birliğine girmesi kendisinin işlerini iyice zorlaştırmıştır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Total:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Totalitarizm:  

(fr.i. totalitarisme) (fel.) Totoliter rejim ve kuram, bütüncülük. Bireysel özgürlüklerin tamamen kısıtlandığı, devlete itaatin şart olduğu, tüm yetkilerin merkezileştirildiği bir yönetim şekli.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Totalitarizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Totaliter:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Totem:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Totemcilik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Totemizm:  

(fr.i. totemisme) (topb.) Totemcilik. Totem, bazı ilkel klan ve kabilelerden, onların atası sayılan hayvan veya bitkiye verilen isimdir. Bu totemleri kutsal sayan dini/felsefi görüşe ise Totemizm denmektedir.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Totemizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Toto:  

(i.) Kalçalar, kıç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toto:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Toto Karaca:  

İrma FELEGYAN (d:1912; ö:1992) (Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Toto Oynamak:  

(d.) 1- (Öğrenci) Sınavda bilmediği bir konuda yanıt vermek. 2- Karnesinde 120 rakamları çok olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

totoloji:  

(ing.i. tautology) birleşik önerme, mantıksal doğru önerme. başka bir deyişle, önermeler mantığında geçerli bir formül.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Totuk:  

(t.i. erk.) Eski Türkler'de askeri vali.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Touchpad:  

"Taşınabilir bilgisayarlarda kullanılan ve geleneksel farelerin yerini alan hassas bir düzenektir. İşaretçinin hareket etmesi, kullanıcının ""touchpad"" üzerinde parmağını gezdirmesi ile mümkün olabilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Touchscreen:  

""Touch Sensitive Screen"" teriminin kısaltılmış halidir ve dokunmatik ekranları belirtmek için kullanılır. Herhangi bir menünün veya ikonun seçilmesi için, ekranda görüldükleri noktaya dokunmak yeterlidir. Yani herhangi bir fare hareketine ihtiyaç duyulmaz."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Tower:  

"Yüksek ve dikdörtgen biçimli bilgisayar kasası tasarımlarına verilen genel addır. Türkçe'ye ""kule"" şeklinde çevrilebilir. Bu tarz kasaların farklı modelleri, çok değişik boyutlara sahip olabilirler. Kasa ne kadar büyük olursa, bilgisayara bağlanabilecek donanım miktarı da aynı oranda artacaktır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Toyboğa:  

(t.i. erk.) Genç boğa.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toycan:  

(t.i. erk.) Çok genç ve tecrübesiz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toycu:  

(i.) Genç, toy kızları türlü vaatlerle kandırarak fuhuş piyasasına düşüren kimse. (genellikle erkek) fahişenin koruyucusu, dostu. Örn:: Bize haaa. Ulan biz bunca yılın toycusu olalım da sen bizim toycu namımızı mı karartacaksın? (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toyculuk:  

(i.) Toycu'nun edimi, toycu'nun yaptığı iş, eylem. Örn:: Mahpus damının çocuk koğuşunda büyümüş. Gelip yetişince toyculuğa başlamış. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toydemir:  

(t.i. erk.) Çok genç ve deneyimsiz güçlü kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toydeniz:  

(t.i. erk.) Çok genç ve deneyimsiz kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toygan:  

(t.i. erk.) 1- Genç, delikanlı. 2- Çakırdoğan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toygar:  

(t.i. erk.) Tarla kuşu, turgay.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toyka:  

(t.i. erk.) Büyük, kalın sopa.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toz:  

(i.) 1- Eroin. Örn:: Eroinman genç için artık tek hedef bazı arkadaşlarını eroine alıştırarak onlara toz satmaktır. (Yıldırım Çavlı - Kasım Gence - Oktay Özkesici, Beyaz Ölüm) 2- Ufalanmış durumdaki herhangi bir uyuşturucu madde. (bkz:: Toz Etmek, Toz Olmak) 3- Gitti, kaçtı, ortadan kayboldu anlamında söylenir. Örn:: Benim bildiğim karıyla kapışınca biz baktık bu toz. (Orhan Kemal, Tersine Dünya)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

toz:  

ad 1. çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş, un ufak olmuş toprak. \"Ayakları yolun tozuna gömülüyordu\" 2. çok küçük, un gibi parçacıklara bölünmüş herhangi bir madde. \"Kömür tozu ortalığa yayılmıştı\" 3. herhangi bir maddenin çok küçük bir parçacığı. \"Gözüne kaçan tozu çıkardı\" 4. sıfat toz durumunda olan. \"Ete biraz toz biber sürdü\" 5. ARGO eroin ya da toz durumundaki herhangi bir uyuşturucu madde. 6. ezip harap etmek, ortadan kaldırmak, yok etmek. 7. ARGO (parayı, değerli bir şeyi) tüketmek, harcamak. 8. ARGO (birini) çok hırpalamak, öldüresiye dövmek. 9. (biri) ortadan kaybolmak, kaçıp gitmek, yok olmak. 10. defolmak. \"Toz ol, gözm görmesin!\" 11. yolun tozunu kaldırarak hızla kaçmak. 12. gürültü patırtı çıkarmak, ortalığı birbirine katmak, karmakarışık etmek. 13. (bir şeyi) silerek tozdan temizlemek. 14. TEKLİFSİZ (SENLİBENLİ) KONUŞMADA (birini) hırpalamak, dövmek.(Konusu: , Kökeni: )

Toz Etmek:  

(d.) 1- (Parayı, değerli bir nesneyi) Harcamak, tüketmek. 2- (Birisini) Öldüresiye dövmek, hırpalamak. Örn:: onun gölgesi senin gölgene hele bir dokunsun o uyuntuyu Hariciye Vekaletinin önünde toz etmezsem bana da anlı şanlı Keşanlı Ali demesinler. (Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı) 3- Yok etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toz Olmak:  

(d.) 1- Gitmek, kaçmak, ortadan kaybolmak. Örn:: Ayrıca polis üfürükçülük yaptığını tespit etmiş. Hemen tütsülerini toplayıp toz ol. (Süavi Süalp, Meslek Falı) 2- Yok olmak. (bkz:: Toz Etmek) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tozan:  

(t.i. erk.) 1- İnce toz tanesi. 2- Tozu çok olan yer. 3- Kar fırtınası.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Tozkar:  

(d.) Eroin.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tozlanma (çiçeklenme):  

Yüzey kaplamalarının, taş, tuğla, sıva veya harç, üzerinde genellikle beyaz, çözünebilir tuzların birikerek kabuklanması. Nemin harç veya komşu çimentonun içinden sızan tuz veya serbest alkaliler bu probleme yol açarlar.(Konusu: Boya Terimi, Kökeni: )

Tozluk:  

(Futbol Ter.) Dize kadar gelen özel futbolcu çorabı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Tozpembe:  

Yanlış: Toz Pembe Doğru: Tozpembe(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Tozun:  

(t.i. erk.) Soylu, asil. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Tozunu Almak:  

(d.) (Birisini) Hırpalamak, dövmek. Örn:: Koca salak koca salak diye homurdandı bir temiz tozumu almak istiyordu. (Raymond Oueneau - Tahsin Yücel, Zazie Metroda)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tozutmak:  

(f.) 1- Delirmek, çıldırmak, aklını kaybetmek. Örn:: Adamakıllı tozutmuş fıkara. Böyledir bu meretin sonu. (Orhan Kemal, Büyükbaba) 2- Saçmalamak, sapıtmak, anormal davranışlarda bulunmaya başlamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Töfe:  

(bkz:: Tufa)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tökel:  

(t.i. erk.) Çok.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Tökezlemek:  

(İng. fluff] Sahnede sözleri tam olarak söyleyememek. Yanlış şeyler söylemek ya da duraksamak.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Töre:  

(t.i. ka.erk.) 1- Eğitim, görgü, gelenek. 2- Soyluluk, asalet. 3- Eksiksiz, mükemmel. 4- Geline verilen armağan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Töre Komedyası:  

(Alm. Sittenstück - Fr. comedie de moeurs - İng. comedy of manners) Günlük olaylardan, özellikle belirli bir dönemin ve sınıfın belirli törelerinden hareket ederek, ahlakçı bir açıdan bunların zayıf yanını gülünçleştiren, toplumsal zararlarını keskin bir yolda belirten komedya türü.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Töregün:  

(t.i. erk.) Geleneksel, geleneğe uygun, gündemde.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Törehan:  

(t.i. erk.) Görgülü er.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Törel:  

(t.i. erk.) Töreye uygun olan, töre ile ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Törenci Başı:  

(Alm. Zeremonienmeister - İng. master of ceremonies) Bir töreni, gösteriyi yöneten kişi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Törüm:  

(t.i. ka.erk.) Yaratılış. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Tötofobi:  

(ing.i. teutophobia) Almanlardan, almanlara ilişkin şeylerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

tövbe:  

1- Dönüş, günahtan pişmanlık, günahı terk etme, vazgeçme, istiğfar. 2- İnsanın, bilerek veya bilmeyerek yaptığı hata, kusur, büyük ve küçük günahlarından dolayı pişman olup bir daha aynı günahları yapmamaya karar vererek vazgeçmesi. Örn:: “Günahına tövbe eden sanki onu işlememiş gibi olur.” (Hadis) 3- İnkârcıların, inkârlarından vazgeçip mümin olmaları. Örn:: “Kim inkârından tövbe eder, namazını kılar, zekâtını verirse onlar artık sizin dinde kardeşleriniz olur.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/11 nci Ayet) 4- Müslüman bir kişinin, ibadetleri terk etmesinden ve işlediği günahlardan dolayı pişman olması; bir daha günaha dönmeme ve ibadetlerini aksatmama konusunda kesin karar vermesi. Örn:: “O Allah ki, kullarının tövbelerini kabul eder ve onların günahlarını bağışlar.” (Kur’an-ı Kerim Şura suresi 42/25 nci Ayet) 5- Allah’ın emirlerine, Hz. Peygamber’in hayat tarzına aykırı bir söz ve davranıştan dolayı kalben kirlenme, yaratılıştaki günahsızlık hâlinden uzaklaşma sebebiyle yeniden Allah’ın emrine, bağışına, korumasına dönme; bir daha günahlara dönmeme konusunda Allah’tan özür dileme. Tövbenin kabul edilebilmesi için şu şartların yerine getirilmesi gerekir: Geçmiş günahlardan pişmanlık, farzları yerine getirme, her türlü haksızlığı terk etme, hak sahiplerine haklarını vererek helalleşme, bir daha günaha dönmemeye kararlı olma. Kur’an-ı Kerim, bir daha günahlara dönmeme konusundaki kararlılığa “tövbeyinasuh” adını vermiştir. Örn:: “Kim yaptığı zulümden (şirk, küfür, isyandan) tövbe eder, durumunu düzeltirse şüphesiz, Allah onun tövbesini kabul eder. Çünkü, Allah kullarını bağışlayan ve merhamet edendir.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/39 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Töz:  

(t.i. ka.erk.) Kök, asıl, cevher. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Tözüm:  

(t.i. ka.erk.) Sabırlı, alçak gönüllü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Trabzon:  

Trabzon Tarihi; Roma ve Bizans devirlerini yaşayan Trabzon, 1204 yılında Pontus devletinin başkenti olmuştur. 1461 'de Fatih Sultan Mehmet tarafından alınan kentte Yavuz Sultan Selim Şehzadelik yapmış Kanuni Sultan Süleyman bu kentte doğmuştur. İstanbul'un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Trabzon:  

Trabzon İlçeleri: 1-Akçaabat 2-Araklı (01.03.1953) 3-Arsin (01.04.1959) 4-Beşikdüzü (04.07.1987) 5-Çarşıbaşı (20.05.1990) 6-Çaykara (01.01.1948) 7-Dernekpazarı (20.05.1990) 8-Düzköy (20.05.1990) 9-Hayrat (20.05.1990) 10-Köprübaşı (20.05.1990) 11-Maçka 12-Of 13-Ortahisar (Merkez) (06.12.2012) 14-Sürmene 15-Şalpazarı (04.07.1987) 16-Tonya (01.06.1954) 17-Vakfıkebir 18-Yomra (01.04.1959)(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Trabzon:  

Trabzon; Batıdan Giresun, Güneyden Gümüşhane ve Bayburt, Doğudan Rize ili ile komşudur. Kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Trabzon:  

Tel. Kodu: 462(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Trabzon:  

Plaka Kodu: 61(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Trabzon:  

Nesiyle Meşhur: Vakfıkebir Odun Ekmeği, Hamsiköy Sütlacı, Trabzon Bileziği, Akçaabat Köftesi, Beton Helva, Madensuyu meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Trabzon:  

Trabzon'da Gezilecek Yerler: St. Eugenius Kilisesi, Vazelon Manastırı, Altındere Vadisi, Gülbahar Hatun Camii, Erikbeli Yaylası, Lapazan Yaylası, Haçka Obası Yaylası, Şerah Köyü (Uzungöl), Garester Yaylası, Şolma Yaylası, Sultan Murat Yaylası, Çal Mağarası, Sera Gölü, Kızlar Manastırı, Kaymaklı Manastırı, Şekersu Yaylası, Trabzon Müzesi, Haldizen Yaylası, Trabzon Kalesi, Peristera Manastırı, Trabzon Ayasofya Müzesi, Sümela Manastırı.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Trabzon:  

Genel Bakış: Karadeniz Bölgesi‘nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alır. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Trabzonhurması:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trabzonspor:  

Kulüp Lakabı: Kaplanlar, Karadeniz Fırtınası TARAFTAR GRUBU: Çılgınlar. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

Trackball:  

"Ters çevrilmiş bir fareyi andıran bu tip cihazlar, normal bir fare gibi bilgisayarı kumanda etmek için kullanılırlar. "Trackball"u fare gibi düz bir zeminde gezdirmenize gerek yoktur. Bunun yerine, üzerindeki küçük topun parmak yardımıyla çevrilmesi gerekmektedir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Tradisyon:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trafik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

trafik elektronik denetleme:  

(B-61a) Trafik Bilgi İşareti: konulduğu yol kesimlerinde elektronik cihazlarla hız ihlali, hız koridoru ihlali, trafik ışığı ihlali, trafiğe yasaklanmış alan ve şerit ihlali, v.b. kontrollerin yapılmakta olduğunu, ihlaller nedeniyle cezai işlemler yapılabileceğini bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

trafik elektronik denetleme:  

(B-61b) Trafik Bilgi İşareti: konulduğu yol kesimlerinde elektronik cihazlarla hız ihlali, hız koridoru ihlali, trafik ışığı ihlali, trafiğe yasaklanmış alan ve şerit ihlali, v.b. kontrollerin yapılmakta olduğunu, ihlaller nedeniyle cezai işlemler yapılabileceğini bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

trafik elektronik denetleme:  

(B-61c) Trafik Bilgi İşareti: konulduğu yol kesimlerinde elektronik cihazlarla hız ihlali, hız koridoru ihlali, trafik ışığı ihlali, trafiğe yasaklanmış alan ve şerit ihlali, v.b. kontrollerin yapılmakta olduğunu, ihlaller nedeniyle cezai işlemler yapılabileceğini bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Trafik Geçmek:  

(d. ita. traffico, türk.) Alay etmek, şaka yapmak, gırgır geçmek. Örn:: Pantolonun içi dolu mu?.. -Benimle trafik mi geçiyorsun? (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

trafik ışığı:  

Yeşil ışık: ilgili doğrultuda trafiğin akabileceğini, Sarı ışık: ışığın yeşilden kırmızıya ya da kırmızıdan yeşile değişmek üzere olduğunu, Kırmızı ışık: trafiğin durması gerektiğini gösterir.(Konusu: , Kökeni: )

trafik sıkışıklığı:  

(T-38) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: yolun ilerideki kesiminde trafik sıkışıklığı olabileceğini ve sürücülerin hızlarını düşürmeye veya durmaya hazırlanmaları gerektiğini belirtmek için kullanılacak. levha aynı zamanda sürücülerin alternatif yolları kullanması değerlendirmesi içinde kullanılabilir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Trafikçi:  

(ita.i. traffico, türk. e.) Trafik suçu işlediği İçin cezaevinde yatan mahkum. Örn:: Diğer trafikçi adını anımsamıyorum ayrı bir dram yaşamış. (Baskın Oran, Nerde O Eski Mapusaneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Trafikçi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trafo:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tragedya:  

(Alm. tragödie - Fr. Tragedie - İng. tragedy - Yun. "Tragos "keçi ile Ode" ezgi "Keçi ezgisi" anlamında ortaya çıkmıştır.) Sonradan özel bir türün adı olmuştur. Antik ve Klasik tanıma göre, yüceltilmiş sözlerle yazılan, bir kahramanın iyi bir durumdan kötü bir duruma düşmesiyle, duyusal arınmayı sağlayacak acıma ve korku duygularına yönelen bir oyun türü. Klasik anlayışta manzum olarak yazılan tragedya, daha sonra düzyazıyla da yazılmıştır. (Örn. Aiskhylos, Sophokles, Euripides, Corneille, .Racine, Goethe ve Schiller)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Tragedya:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tragedyanın Öğeleri:  

(Alm. Bestandteile der Tragödie) Aristoteles'in Poetika adlı yapıtında tragedyanın şu ögeleri taşıması önerilmiştir: 1- Konu. 2- Davranış. 3- Konuşma. 4- Düşünce. 5- Dekor. 6- Müzik uyumu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Tragikomedya:  

(Alm. Tragikomödie) Tragedya ile komedyanın bileşiminden ortaya çıkmış bir oyun türü. Tiyatro tarihi içinde en gerçek tragikomedya kişilerinden biri Shakespeare'in "Onikinci Gece" oyunundaki Malvolio karakteridir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Trahom:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Traıler:  

"Yeni çekilmiş bir filmin ya da gelişim aşamasındaki bir bilgisayar oyununun çeşitli görüntülerini içeren tanıtım filmlerine verilen isimdir. Türkçe'ye ""fragman"" şeklinde çevrilebilir. Büyük üreticiler, ürünlerini tanıtmak amacıyla internet sitelerinde kendi fragmanlarını ücretsiz olarak yayınlarlar. Buradaki amaç, fragman dosyaları ile müşterinin ilgisini çekmek ve filmin ya da oyunun ticari başarısını artırmaktır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Traje:  

(f.i. ka.) Gökkuşağı. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Trajedi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trajik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trajik Gelişim:  

(Yun. hamartia) Bir oyun içinde, trajik görünüşü sağlayan gelişim. Bu, daha çok tuttuğumuz bir karakterin zayıf ve kusurlu yanları yüzünden kötü bir duruma düşmesiyle ya da kötü bir durumu getirmesiyle ortaya çıkar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Trajikomedi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trajikomik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trak:  

(İng. trac) Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, korkuya kapılması, rolünü unutması.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Trake:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trakeliler:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trakit:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trakonya:  

Bilimsel Adı: Trachinus draco. Familyası: Deniz Balığı. Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Diğer Adı: Keteze Sokara, Çarpan. Vücudu silindir şeklinde ve uzundur. Ağız normalden büyüktür. Alt çenesi yukarıya doğru çıkıktır. Çenelerindeki dişler küçüktür. Burnu çok kısadır. Başının yan taraflarında bulunan gözleri yukarıya doğrudur. Gözlerinin yan taraflarında ikişer, üçer adet dikenleri vardır. Bu dikenler solungaç kapaklarında da bulunur. Solungaç kapaklarının kaidesinde ve sırt yüzgecinin ilk üç ışınında zehirli bezler vardır. Vücut rengi gri-kırmızı, sert tarafları kahverengi, sarı, karın tarafları ise gümüş beyazıdır. Vücudun yan taraflarında ve karnında yukarıdan aşağıya ve önden geriye doğru siyah çizgiler bulunur. Başın yanlarında ve solungaç kapaklarında mavi çizgiler vardır. Üreme dönemi ilkbahar ve yaz aylarını kapsamaktadır. 3 yaşında eşeysel olgunluğa ulaşan bu balıkların yumurta verimliliği 20.000 dolaylarındadır. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Traktör:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

traktör giremez:  

(TT-15) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhalarının yerleştirilmiş olduğu yola, üzerinde şekli bulunan araçların giremeyeceğini bildirir. bu işaret levhaları yüksek hızlı çok şeritli karayolları, ekspres yollar v.b. yollarda tehlike ve uygunsuzluk meydana getirebilecekleri yol ve caddelere girişinin engellenmesi amacıyla kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Trakunya:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trakya:  

Trakya; Güneydoğu Avrupa'da yer alan güney Bulgaristan, kuzeydoğu Yunanistan ve Türkiye'nin Avrupa kıtasındaki topraklarını içeren, tarihi çok zengin bir bölgedir. Türkiye sınırları içindeki yüz ölçümü 23.764 km2 olan bu bölgenin Karadeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi ile sınırı vardır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Trakya Levreği:  

Bilimsel Adı: Gymnocephalus cemua. Familyası: Percidae familyasına ait bir tatlı su balığı. Trakya'nın Karadeniz sahillerine dökülen ağır akışlı nehirlerle bunların deniz bağlarıtılı acı su bölgelerinin kumlu zeminlerinde sürü ile yaşar. Boyları 18-35 santimetre olur. Kurtlar balık yumurtaları küçük kabuklular ve sinek larvalarıyla beslenir. Oburluğu diğer değerli balıkların besinleriyle yumurta ve larvaları için zarar vericidir. Üremelerini nisan-mayıs arasında yapar. Eti lezzetlidir. Bol avlanılması doğa için yararlı olur.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Tram:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Trampa:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

WhatsApp