Haydi Öğrenelim!
2010 - 2011:
Ziraat Türkiye Kupası adı altında 11 Mayıs 2011 tarihinde oynanan 2010 - 2011 sezonu'nda (49'ncu sezon) Şampiyon: Beşiktaş Finalist: İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kazanan Antrenör: Tayfur Havutçu SKOR: 2-2 NOT: 2009-2010 sezonu ile birlikte Ziraat Türkiye Kupası adıyla oynanıyor. NOT2: 1999-00 sezonundan itibaren final tarafsız sahada tek maç üzerinden oynanmakta ve şampiyon bu şekilde belli olmaktadır. NOT3: 2010-2011 sezonunda final maçı penaltılar sonucunda belirlenmiştir.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
akar:
sıfat akmakta olan, akabilen, akma özelliği olan. \"Köyde akar bir çeşme vardı\"(Konusu: , Kökeni: )
akar:
ad 1. tarla, bağ, bahçe, ev, dükkân gibi kiraya verilerek gelir getiren mülk. 2. bu tür mülkün geliri.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Akarap:
(Kar.) Karagöz oyununda teni beyaz olan Arap tipi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Akardiyotrofi:
(acardiotrophia) Kalp atrofisi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Akarisit Acaricide:
Kene ve benzeri eklem bacaklıları öldürücü madde, ilaç.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Akarofobi:
(ing.i. acarophobia) kaşıntı veya kaşıntıya neden olan böcek korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
akaroloji:
(ing.i. acarology) uyuz bilimi. kene ve mitleri, bunlarla geçen hastalıkları konu alan bilim dalı. biyoloji alt dallarından zooloji'nin alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Akarsu iniş:
(Kano Ter.) Zorluk derecesi en yüksek nehirlerde yapılan kano yarışı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Akaryakıt:
(i.) İçki.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
akaryakıt:
bileşik · ad gazyağı, mazot, benzin gibi sıvı yakacak. \"Ülkede akaryakıt tüketimi arttı\"(Konusu: , Kökeni: )
akaryakıt istasyonu:
(B-26) Trafik Bilgi İşareti: bu işaret levhası, bir akaryakıt istasyonunu bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
Akasma:
(t.i. ka.) Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani, tırmanıcı bir bitki.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akasoy:
(t.i. erk.) Sevilen, sayılan soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akasya:
(yun.i. ka.) Küçük sıra yapraklı, gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir ağaç. Salkım ağacı da denir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Yunanca)
Akasya:
(salkımağacı) Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır. Faydası:: Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Akasya:
(Fr.i. acacia < Lat. < Yun.) (bitb.) 1- Baklagiller familyasından, sıcak iklimlerde yetişen ve beş yüzden çok türü bulunan, kerestesinden, tanen, boya ve zamk gibi maddelerinden yararlanılan ağaç, ağaççık ve çalı hâlindeki bitkilerin ortak adı. 2- Baklagillerden, ülkemizde de yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Akasya Biti:
(b.i.) Çok sayıda toplu olarak bir arada yaşayan ve akasyalara dadanan kara renkli, eklem bacaklı böcek türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)
Akata:
(t.i. erk.) 1- Temiz, dürüst ataların soyundan gelen kişi. 2- İyi kalpli, kutlu ata.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akatafazi:
(acathaphasia) Özellikle söz dizimi (sintaks) üzerinde görülen afazi, sintaks kabiliyetsizliği, konuşma intizamsızlığı. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Akatay:
(t.i. erk.) 1- Temiz, doğru kimse. 2- Saygıdeğer ve ünlü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akay:
(t.i. ka.erk.) Beyaz ay, ayın tam bir daire olarak dolgun, parlak göründüğü evre. Ak ve ay kelimelerinden birleşik isim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Akbatu:
(t.i. erk.) Yiğit erkek.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akbatun:
(t.i. erk.) (bkz:: Akbatu)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akbehmen:
(t.i. erk.) Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akbilge:
(t.i. ka.erk.) Alim, bilgili, dürüst kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Akboğa:
(t.i. erk.) Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akbora:
(t.i. erk.) (bkz:: Bora)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akbudun:
(t.i. erk.) Temiz, tanınmış soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akburak:
(t.i. erk.) (bkz:: Burak)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akcebe:
(t.i. erk.) Beyaz zırh sahibi yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
akciğer:
GÖVDEBİLİM (ANATOMİ) TERİMİ bileşik · ad göğüs boşluğunun büyük bir bölümünü dolduran, sağlı sollu iki parçadan oluşan, solunuma yarayan ve bu yolla kanı temizleyen organ.(Konusu: , Kökeni: )
Akça:
(t.i. ka.) 1- Oldukça ak, beyazca. 2- Eskiden kullanılan küçük gümüş para, nakit. 3- Temiz, saf, iyi niyetli kişi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akçakale Sınır Kapısı:
Bulunduğu İl: Şanlıurfa Açıldığı Tarih: 16.10.1974 Bağlandığı Ülke: Suriye Karşıdaki Sınır Kapısı: Tel Abyad Geçiş Şekli: Karayolu Hakkında:(Konusu: Sınır Kapıları, Kökeni: )
Akçakiraz:
(t.i. ka.) Bir kiraz çeşidi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akçakoca:
(t.i. erk.) Temiz ve namuslu erkek. Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin silah arkadaşı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akçalı:
(t.i. erk.) Varlıklı, zengin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akçam:
(t.i. erk.) Kuzey Amerika'da yetişen bir çam türü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akçan:
(t.i. ka.) Temiz, dürüst kimse.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akçar:
(t.i. erk.) iyi ruhlar. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akçıl:
(t.i. ka.erk.) Beyazımsı, solgun. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Akçiçek:
(t.i. ka.) Beyaz çiçek. Daha çok örfte kullanılır.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akçora:
(t.i. erk.) İyi ruhlar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akda:
(a.i. ka.) Himaye altında olan cariye, kadın, köle. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Akdemir:
(t.i. erk.) Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akdeniz:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Panait ISTRATİ Kitabın Konusu: Eser, Osmanlı sınırları içinde bulunan İskenderiye, Kahire, Beyrut, Şam gibi kentlerde Ana kahraman Adrien'in yaşadığı olayları, sosyal ve ekonomik yaşamı işlemektedir. Farklı dil, din ve ırklara sahip insanlar arasındaki hoşgörü vurgulanırken, içki, ahlaksızlık gibi kötü özelliklerin sonuçları ortaya konmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Akdeniz romanı yazarın biyografisinden derin izler taşımaktadır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Akdeniz:
Atlas Okyanusu'na bağlı, kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya kıtaları bulunan deniz. 2.5 milyon km² civarında alanı kaplayan deniz Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu'ndan; Süveyş Kanalı ile de Kızıldeniz'den ayrılır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Akdes:
(a.i. erk.) En kutsal.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Akdiken:
(geyikdikeni) Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup "Sirop de Nerprun" kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır. Faydası:: 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Akdil:
(t.i. erk.) İyi, doğru, güzel konuşan kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akdoğan:
(t.i. erk.) (bkz:: Doğan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akdoru:
(t.i. erk.) Doruğu bulutlu dağ.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akel:
(t.i. erk.) 1- Doğru, dürüst işler yapan kimse. Dürüst, güvenilir erkek.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akergin:
(t.i. erk.) (bkz:: Akerman)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akerman:
(t.i. erk.) Dürüst, soylu, temiz kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akgiray:
(t.i. erk.) (bkz:: Akergin)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akgül:
(t.i. ka.) Beyaz gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akgün:
(t.i. erk.) Mutlu, sevinçli gün.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akhan:
(t.i. erk.) Dürüst hakan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akhisarspor:
Kulüp Lakabı: Akigo Taraftar Grubu: Akigolar, Dişi Akigolar (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )
Akhuşağacı:
(kayınağacı) Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur. Faydası:: İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Akı Bokuna Karışmak:
(d.) 1- Çok korkmak. 2- Korkudan ne yapacağını bilememek. (bkz:: Aklı Bokuna Karışmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
akıbet:
ad 1. son, sonuç. 2. belirteç eninde sonunda, en sonunda, sonunda.(Konusu: , Kökeni: arapça)
akıl:
1- Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Örn:: “Akıl yaşta değil baştadır.” Atasözü 2- İdrak, iyiyi kötüden ayırt etme yeteneği, düşünce, hafıza, bellek, kavrayış, zekâ. Örn:: “Aklı olmayanın dini yoktur.” (Hadis) 3- Sadece insanda var olan; yararlı ile zararlıyı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini ayırt etme yeteneği. rn:: “Akıl, şüphesiz Tanrı’nın bağışıdır. İnsan akıl ile bin türlü iyi kısmet ve nimeti elde eder.” (Y. H. Hacip) Akıl, insanların tehlikeye düşmesine ve yok olmasına engel olan, insanı insan yapan, onun her türlü eylemine anlam kazandıran ve ilahî emirler karşısında insanın yükümlülük altına girmesini sağlayan, ona düşünme, kavrama ve bilgi elde etme gücü veren bir özdür. İslam, aklı olmayanları dinî emir ve yasaklardan sorumlu tutmaz.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
akıl baliğ:
1- Büluğ çağına ulaşmış akıllı kimse. 2- Mükellef, yükümlülük ve sorumluluk altına giren kimse. 3- Allah’ın emir ve yasaklarından sorumlu olma yaşı. Kız ve erkek çocuklarında akıl baliğ olma çağı iklimlere ve ekonomik durumlara göre farklılık gösterir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
akıl dışı:
1. Akla, gerçeğe uymayan: “Akıl dışı bir davranış.” 2. fels. Akıl kurallarına uymayan, sâdece akılla açıklanamayan, us dışı, irrasyonel.(Konusu: , Kökeni: )
akıl dışıcılık:
isim,felsefe Us dışıcılık(Konusu: , Kökeni: )
Akıl Fikir:
Düşünce, anlayış, kavrayış. "Adamda akıl fikir diye bir şey yok" NOT: Yakın Anlamlı Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Akıl Gel Sıkıme Takıl:
(d. ar. akl, köstek t. k.ler) Ne yanlış ne aptalca düşünce ve davranış anlamında söylenir. (Akıl akıl gel şeyime takıl, Akıl bilmem nene takıl vb. biçimlerde de kullanılır) Akı akıl gel paçama takıl. Örn:: Bir kere eksik etek milleti güzel bir orta ile gole mal otan bir ıskayı ayırt edemez. (Haldun Taner, Ases)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
akıl sağlığı:
Akıl sağlığı geleneksel olarak zihinsel bir bozukluğun yokluğunun ve iyilik halinin varlığının bir birleşimi olarak tanımlanır.(Konusu: , Kökeni: )
Akıllı Uslu:
1- Yaramaz olmayan, yaramazlık etmeyen, ağırbaşlı. "Çocuk akıllı uslu görünüyordu" 2- Ağırbaşlı, uslu olarak, akıllıca. NOT: Eş Anlamlı Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
akım:
ad 1. akmak eylemi. 2. su, hava gibi akışkanların, elektrik gibi bir gücün belli bir yöne doğru yer değiştirmesi, akışı. "Elektrik akımını kesmek için düğmeyi çevirdi" Benzer: cereyan 3. COĞRAFYA TERİMİ bir akarsuyun herhangi bir yerinde yatağından akıp geçen suyun metre saniye olarak değeri, bir saniyede akıp geçen suyun oylumu. Benzer: debi 4. akış yönü, eğim. "Saçağın akımı iyi ayarlanmamış" Benzer: meyil 5. sanat, düşünce ya da siyasa yaşamında yeni bir yönelim, bu alanlarda oluşan yeni bir yönseme. "Türk şiirinde İkinci Yeni akımı, bir süre etkili oldu" Benzer: cereyan hareket tarz(Konusu: , Kökeni: )
Akıman:
(t.i. erk.) Cömert, eli açık kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akın:
(t.i. erk.) Her engeli aşan, güçlüklerden yılmayan, hızlı hareket kabiliyetine sahip.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akın:
(Futbol Ter.) (bkz:: atak)(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Akın Akın:
Arkası kesilmeyen akış halinde, çok sayıda ve arkası kesilmeksizin. "Halk, akın akın alanı dolduruyordu" NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Akınalp:
(t.i. erk.) Akın yapan yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akıncı:
(t.i. erk.) Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akıner:
(t.i. erk.) (bkz:: Akınalp)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Akıntan:
(t.i. erk.) Tan yeri ağarırken yapılan akın.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
akıntı:
Normal vajinal akıntı sağlıklı bir vücut fonksiyonudur. Vücudun vajinayı temizleme ve koruma yöntemidir. Cinsel uyarılma ve yumurtlama gibi durumlarda akıntının artması normaldir. Egzersiz, doğum kontrol haplarının kullanımı ve duygusal stres de akıntıda artışa neden olabilir.(Konusu: , Kökeni: )
Akıntı Çağanozu:
(d. t. akıntı yun. (tsaganos) yengeç) 1- Düşük omuzlu kimse. 2- Sarhoşluk ya da benzeri bir nedenle düzgün uyumlu yürüyemeyen eğri adımlar atan kişi. 3- Gövdesinde bir çarpıklık olan kimse. Örn:: Hacivat - Seni gidi tarla bozuntusu herif seni. Karagöz - Seni gidi akıntı çağanozu herif seni. (Karagöz Şairlik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
akış:
ad 1. akmak eylemi. "Suyun akışı kesildi" 2. akma işi ya da biçimi. "Akışı hızlı olan ırmak tehlikelidir" 3. MEC. sürüp gidiş, geçip gidiş, ilerleyiş. "Günlerin akışı içinde yaşayıp gidiyoruz"(Konusu: , Kökeni: arapça)
Akıtma:
(i.) (Yankesici İçin) Birinin giysisini ustura ya da tıraş bıçağıyla fark ettirmeden keserek cüzdan saat vb. eşyasını çalma. Örn:: Suçun bu tarzına akıtma dahi derler. (Cemalettin Fazıl Zabıta Kılavuzu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Akıtmak:
(f.) Ersuyu, fışkırmak, beli gelmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Aki:
(e.) Argo sözcükler türetmede yararlanılan Yunanca kökenli sonek: Gebeş-aki sız-akf gibi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: Yunanca)
Aki:
(i. tic. m. Akinetoridan kıs.) Uyuşturucu nitelikte bir ilaç, hap. Örn:: Ayıkken yarım saatte yapacağı işi akiyle saatlerce uğraşarak yapıyordu. (Kanat Güner Eroin Güncesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
akide:
(bkz:: akait)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Akif:
(a.i. erk.) 1- Bir şeyde sebat eden. 2- İbadet eden, ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilen. İ'tikafa giren. 3- Direnen. M. Akif Ersoy: Ünlü şair ve yazarımız. Safahat'ın yazarı. İstiklal marşını telif etmiştir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
akif:
1- İbadet eden, ibadetinde devamlı olan, kendini adayan, tutkun. Örn:: “…İbrahim ve İsmail’e: ‘Tavaf edenler, akifler, rükû ve secde edenler için evimi tertemiz bulundurun’ diye emretmiştik.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/125 nci Ayet) 2- İtikâf yapan kişi. 3- İbadet amacı ile cami ve mescit gibi kutsal sayılan bir yerde, belli bir süre kendini ibadete veren kişi. Örn:: “Mescitlerde akifler iken kadınlara (cinsel olarak) yaklaşmayın…” (Kur’an-ı Kerim Bakra 2/187 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Akife:
(a.i. ka.) 1- Bir şey üzerinde azimle duran, sebatlı, kararlı. 2- İbadet eden hanım.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
akika:
1- İnsan ve hayvan yavrularının ana rahmindeyken başında biten tüyler, yeni doğan çocuğun başındaki saç. 2- Yeni doğan çocuk nedeniyle Allah’a şükür olarak doğumunun yedinci gününde kesilen kurban. Çocuğa, doğumunun yedinci gününde ad konulur ve saçları tıraş edilir. Kesilen saçlarının ağırlığınca fakirlere altın veya gümüş cinsinden sadaka verilir. Örn:: “Her çocuk akikası karşılığında Allah’ın koruması altına girer. Doğumunun yedinci gününde onun adına bir kurban kesiniz.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
akika kurbanı:
(bkz:: akika)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Akil:
(a.i. erk.) Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı. Ali b. Ebi Talib'in kardeşi. Akil b. Ebi Talib.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Akile:
(a.i. ka.) (bkz:: Akil)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
akim:
K KALIN OKUNUR sıfat 1. döl vermeyen, kısır. 2. verimsiz. 3. başarıya ulaşmamış, sonuçsuz kalmış, sonuçsuz. akim içeren sözcükler akim kalmak — (bir iş) başarıya ulaşamamak, sonuçsuz kalmak. Köken Arapça(Konusu: , Kökeni: )
Akipek:
(t.i. ka.) İpek gibi kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Akis:
(a.i. ka.) 1- Yankı. 2- Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3- Zıt, ters, muhalif.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
akis:
ad 1. ➽yankı. 2. bir cismin parlak bir yüzeyde görüntüsü. \"Kız, suda aksini görüyordu\" Köken(Konusu: , Kökeni: arapça)
Akit:
(act) Sözleşme. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )