MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Sevginaz:

(t.i. ka.) Çok nazlı, sevgili.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Onay:  

(t.i. ka.erk.) Uygun bulma, onaylama. Uygun yerinde. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Onbaşı:  

Onbaşı, silahlı kuvvetlerde erlikten sonra gelen ilk rütbenin sahibi. Türkiye'de ilk kez batılı tarz Osmanlı askeri kuvvetinde kullanılmış olup Alman Gefreiter rütbesinden uyarlanmıştır. Onbaşı, emrine verilen birliğin amiri ve çavuşun yardımcısıdır.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

Onbulak:  

(t.i. erk.) On kaynak. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ondülasyon:  

Dalgalanma hareketi. Saça dalga verme işlemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ondüle:  

Dalgalı duruma getirilmiş. Saça verilmiş dalga.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Onejit:  

Magnezyum ve demir içeren koyu renkli mineral.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oneyrofobi:  

(ing.i. oneirophobia) rüyalardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Oneyrogmofobi:  

(ing.i. oneirogmophobia) cinsel heyecan verici rüyalardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ongar:  

(t.i. erk.) Kurtuluş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ongay:  

(t.i. erk.) Kolay.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ongu:  

(t.i. ka.) 1- Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. 2- Bayındırlık, gelişmişlik.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Ongun:  

(t.i. ka.erk.) 1- Eksiksiz, tam. 2- Verimli, bol, Bayındır. 3- Kutlu, uğurlu, beğenilen. 4- Kurtulmuş, onmuş. 5- Gelişmiş, gürbüz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Ongunalp:  

(t.i. erk.) Kutlu, uğurlu, beğenilen yiğit. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onguner:  

(t.i. erk.) Gelişmiş, gürbüz genç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ongunsu:  

(t.i. erk.) Bol ve gür akan su.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ongüneş:  

(t.i. erk.) On güneş. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oniks:  

Bir tür değerli taş. Siyah ve beyaz katmanlı akik türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

oniroloji:  

(ing.i. oneirology) düş bilimi. rüyaları inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Onkolog:  

Kanser hastalıkları uzmanı hekim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

onkoloji:  

(ing.i. oncology) urbilim. vücutta varolan tümörlerin oluşumu, nedenleri, tanısı, tedavisi ve kalıtımla ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. kanserli hücreleri incelediği gibi kanserli olmayan hücreleride inceler. (Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Onkoloji:  

Kanser bilimi. Tıpta tümörleri inceleyen dal.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Onkos:  

(Yun.) Eski Yunan oyuncularının kullandıkları peruka ya da başlık.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

onlar:  

adıl(zamir) o adılının çoğulu. "Biz değil onlar yaptı" onlar2 MATEMATİK TERİMİ bileşik · ad ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tamsayıda sağdan sola doğru ikinci basamağa verilen ad olan onlar basamağı teriminde geçer.(Konusu: , Kökeni: )

Onlıne (Çevrimiçi):  

" İnternete ya da yerel bir ağa bağlı olma durumunu belirtmek için kullanılır. Ağ üzerindeki bir hizmet ya da internet üzerinde yapılan tüm işlemler, genel olarak ""online"" terimi ile belirtilmektedir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Onnamono:  

(Jap.) "No" Tiyatrosu'nda kadın maskesine verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Onomastik:  

Özel adları inceleyen dil bilimi dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Onomatofobi:  

(ing.i. onomatophobia) belirli isim veya sözcükleri duymaktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Onomatope:  

Yansıma sözcük.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ons:  

Yaklaşık 28,35 gramlık ağırlık birimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ontogenez:  

Bir canlının döllenmeden başlayarak gelişim süreci.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

ontoloji:  

(ing. ontology) varlık bilimi. duyularla kavranamayan varlığın, maddesiz yapısını inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Ontoloji:  

Varlık bilimi. Varlığın niteliğini ve türlerini inceleyen felsefe dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ontolojik:  

Ontolojiye (varlık bilimine) ait olan. Varlığın mahiyetiyle ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ontolojist:  

Ontoloji alanında çalışan veya bu görüşü savunan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ontolojizm:  

(fr.i. ontologisme) Tanrı bilgisinin insan için doğal olduğunu ileri süren kuram.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Ontolojizm:  

Varlığı açıklamada ontolojiye aşırı önem veren felsefi yaklaşım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Onuk:  

(t.i. erk.) Sevgili, aziz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onuker:  

(t.i. erk.) Onuk er. Sevilen, sevgili insan, saygı değer.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onuktekin:  

(t.i. erk.) Sevilen, sayılan güvenilir, emin insan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onul:  

(t.i. ka.erk.) İyileş, iyi ol, sağlıklı ol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Onultan:  

(t.i. erk.) İyileştiren, düzelten, sağlığına kavuşturan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

onun:  

adıl(zamir) o adılının tamlayan durumu. "Onun bunu yapacağı belliydi"(Konusu: , Kökeni: )

Onun Bunun Çocuğu:  

(d.) Piç babası, belirsiz çocuk anlamında kullanılır. Örn:: Belkim dallara asılı kalmıştır onun bunun çocuğu. -Onun bunun çocuğu babandır hergele (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Onunla:  

Yanlış: Onla Doğru: Onunla(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Onur:  

(t.i. erk.) 1- İnsanın kendisine karşı duyduğu saygı. 2- Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onurad:  

(t.i. erk.) Onuruyla tanınmış ad.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onural:  

(t.i. erk.) Şan, şeref kazan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onuralp:  

(t.i. erk.) Onuruyla tanınmış kimse. Yiğit ve onurlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onurhan:  

(t.i. erk.) Onurlu han, hükümdar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onurkan:  

(t.i. erk.) Onurlu, soylu kandan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursal:  

(t.i. erk.) Onurla ilgili. Saygı için verilen san.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursan:  

(t.i. erk.) Onuruyla tanınmış, şerefli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursay:  

(t.i. erk.) Onur say. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursev:  

(t.i. erk.) Onur sev.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursoy:  

(t.i. erk.) Onurlu soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursu:  

(t.i. erk.) Onur su. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Onursü:  

(t.i. erk.) Onurlu asker.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oofer:  

Biyolojide dişi üreme hücresiyle ilgili yapı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oogon:  

Bitkilerde dişi üreme hücresi oluşturan yapı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oolit:  

Küçük küresel tanelerden oluşan tortul kayaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

ooloji:  

(ing.i. oology) yumurtabilim. kuş yumurtalarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Oosit:  

Yumurta hücresi öncülü (dişi üreme hücresi).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ootarsi:  

Ekonomide kendi kendine yeten sistem (otarki/otarşi).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

OP:  

(Boks Ter.) Bir boksörün karşılaşmayı sayı üstünlüğü ile kazandığını gösteren karar. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Op:  

Operasyon, işlem kısaltması (özellikle teknik ve oyun dilinde).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

OPAC:  

"İngilizce'deki ""Opac Online Public Access Catalogue"" teriminin kısaltmasıdır. Internet yoluyla serbest giriş yapılabilen kütüphane kataloglarını İfade eder."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Opal:  

Işığa göre renk değiştiren değerli taş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Opalin:  

Opal görünümlü cam türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Opera:  

(İt. Opera - yapıt - Alm. Oper - Fr. drame lyrique) XYlll. yüzyıldan bu yana, metni, orkestra eşliğindeki insan sesi ile yürütülen müzikli oyunlara verilen ad. Floransa'lı soylu kişilerin "Camerata" topluluğunca eski Yunan oyunlarını yeniden yaşatmak çabasıyla ortaya çıkmış bir türdür. Koronun eşliğinde ezgilerle beslenen eski Yunan oyunları örnek alınarak "Daphne" adlı ilk operayı, Ottavio Rinnu cini yazmış ve jacopo Peri bestelemiştir. Bu ilk opera, 1590 yılı karnavalında Floransa'da oynanmıştır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Opera:  

Müzikli sahne eseri. Tüm sanatları birleştiren dramatik müzik türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Operakomik:  

Konuşmalı ve şarkılı sahne eseri türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Operasyon:  

Cerrahi müdahale. Planlı iş veya askeri harekât.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Operatör:  

Makine veya sistemi yöneten kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Operet:  

(İt. Operetta "Küçük opera" - Alm. Operette - Fr. operette) Müzikli komedya. Kalıplaşmış kişilerle (çoğu kez tiplerle) yazın (edebiyat) değeri olmayan bir olayla, akıcı, ince, hafif ve renkli melodili oyun türü. Daha çok eğlendirici niteliği vardır. Viyana'dan gelmiştir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Operet:  

Hafif, eğlenceli müzikli tiyatro türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Opiofobi:  

(ing.i. opiophobia) doktorların bir hastaya ilaç yazma korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Oportünist:  

Fırsatçı kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oportünizm:  

(fr.i. opportunisme) Fırsatçılık. Oportünizm ya da fırsatçılık olaylardan bencil avantajlar edinen bilinçli politika ve uygulamadır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Oportünizm:  

Fırsatçılık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

opozisyon:  

oyun sonunda iki şahın özel bir konumda bulunması.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Opsiyon:  

(Basketbol Ter.) Bir hücum düzeninde ihtiyaç olduğunda oynanan değişik hücum şekilleri. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Opsiyon:  

Seçenek, tercih hakkı. Finansal sözleşmede seçim hakkı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optik:  

Işık bilimi. Görme ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optimal:  

En uygun, en elverişli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optimetri:  

Görme keskinliğini ölçme bilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optimist:  

İyimser kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optimizm:  

(fr.i. optimisme) (fel.) iyimserlik. Genel olarak her düşünce ve eylemi iyi yanından alma eğilimi.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Optimizm:  

İyimserlik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optimum:  

(Biy.Sp.Ter.) En uygun. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Optimum:  

En uygun değer veya durum.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Optofobi:  

(ing.i. optophobia) gözlerini açmasından korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Opus:  

Bir bestecinin eserleri için kullanılan numaralandırma (müzikte “eser numarası”). Latince kökenli “eser” anlamı taşıyan terim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Opyat:  

(opiate Opium) kelimesinden köken almakta olup morfinin de içinde bulunduğu yaklaşık 20 opium alkoloidinin yer aldığı opium haşhaş çiçeğinin suyundan elde edilen bir grup madde.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Orada:  

Yanlış: Orda Doğru: Orada(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Orain:  

(yun.i.) Eroin.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Orak:  

(t.i. erk.) 1- Ekin biçme zamanı, hasat. 2- Ekin biçme aracı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oral:  

(t.i. erk.) Kuleyi, şehri ele geçir, zaptet.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oral:  

Ağız yoluyla ilgili olan. Sözlü (yazılı olmayan).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oralmış:  

(t.i. erk.) Kale, şehir almış.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oramiral:  

Oramiral; Koramiral ve Büyük Amiral arasında bulunan rütbedir. NATO kodu OF-9'dur. Kara ve Hava kuvvetlerindeki karşılığı Orgeneral'dir.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

WhatsApp