MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

resmi:

sıfat 1. devletin olan, devletle ilgili bulunan. 2. devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan. 3. MEC. senlibenli bir biçimde olmayan. "O komşuyla resmiyiz" 4. üniforma. 5. kimi toplantılarda giyilmesi gereken genellikle koyu renk takım giysi.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Oramiral:  

Deniz kuvvetlerinde en yüksek rütbeli amiral.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oran:  

(t.i. erk.) 1- Ölçü, nispet, derece. Ölçülü, hesaplı. 2- Tahmin. 3- Anlayışlı. 4- Abartma, abartı. 5- Özel işaret, nişan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orangutan:  

Güneydoğu Asya’da yaşayan büyük maymun türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oratoryo:  

Solist, koro ve orkestra için yazılmış büyük müzik eseri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oray:  

(t.i. ka.erk.) 1- Ateş gibi kızıl renkte ay. 2- Şehirli, şehirde yaşayan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

oraya:  

belirteç (sözü edilen) o yöne, o yere.(Konusu: , Kökeni: )

Orbay:  

(t.i. erk.) Ordu komutanı. Ordu beyi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orbek:  

(t.i. erk.) Şehir beyi. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orbey:  

(t.i. erk.) Bekçi, muhafız. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orbiculer:  

(Biy.Sp.Ter.) Bir boşluğun etrafını çepeçevre saran kaslar.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Orcan:  

(t.i. erk.) 1- Bey can. 2- Üstün, kıdemli kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orcaner:  

(t.i. erk.) (bkz:: Orcan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orçun:  

(t.i. erk.) Ardıllar, halefler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ordinaryüs:  

Eski üniversite sisteminde en yüksek profesörlük ünvanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ordinat:  

Matematikte dik koordinat sisteminde y ekseni değeri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ordino:  

Gümrük veya limanda mal teslim emri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ordovisyen:  

Paleozoik çağın jeolojik dönemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ordövr:  

Ana yemekten önce verilen hafif yiyecekler.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ordu:  

Ordu Tarihi; MÖ 400 yılından önce şehir merkezinin 5 kilometre dışında olan halk arasında Bozukkale olarak bilinen bölgede 'Kotyora' (Kut Yöresi) adıyla kurulmuştur.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Ordu:  

Ordu İlçeleri: 1-Akkuş (01.06.1954) 2-Altınordu (22.03.2013) 3-Aybastı (01.04.1959) 4-Çamaş (20.05.1990) 5-Çatalpınar (20.05.1990) 6-Çaybaşı (20.05.1990) 7-Fatsa 8-Gölköy (15.06.1936) 9-Gülyalı (04.07.1987) 10-Gürgentepe (04.07.1987) 11-İkizce (20.05.1990) 12-Kabadüz (20.05.1990) 13-Kabataş (20.05.1990) 14-Korgan (01.04.1960) 15-Kumru (01.04.1960) 16-Mesudiye 17-Perşembe (01.08.1945) 18-Ulubey (01.04.1958) 19-Ünye (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Ordu:  

Ordu; Kuzeyden Karadeniz, Güneyden Tokat ve Sivas, Batıdan Samsun, Doğudan Giresun ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Ordu:  

Tel. Kodu: 452(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Ordu:  

Plaka Kodu: 52(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Ordu:  

Nesiyle Meşhur: Fındığı, Kestane Balı Kivisi meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Ordu:  

Ordu'da Gezilecek Yerler: Gaga Gölü, Gölköy Kalesi, Ünye Kalesi, Hoynat Adası, Ordu Ulugöl, Taşbaşı Kültür Merkezi, Asarkaya Milli Parkı, Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi, Ordu Çambaşı Yaylası, Yason Burnu, Bolaman Kalesi, Kadılar Yokuşu, Melet Nehri, Ordu Müzesi.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Ordu:  

Genel Bakış: Karadeniz Bölgesinde yer alır. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Ordu:  

1- Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. 2- Silahlı kuvvetlerin başlıca bölümlerinden her biri.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

ordu:  

ad 1. bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. 2. silahlı kuvvetlerin başlıca bölümlerinden her biri. \"Birinci ve üçüncü orduya yeni komutanlar atandı\" 3. MEC. amaç, nitelik vb. yönlerinden benzer durumdaki insanların tümü. \"Camiyi bir dilenci ordusu doldurmuştu\" 4. MEC. çok sayıda insandan oluşan kalabalık. \"Bir ordu insana yemek yetişir mi?\"(Konusu: , Kökeni: )

Ordu Donatım:  

Silahlı kuvvetlerin savaş gereç, araç vb. gereksinimlerini sağlamakla görevli sınıf.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Orduspor:  

Kulüp Lakabı: Mor Menekşeler Taraftar Grubu: Fidangör, 2005 yılında Orduspor taraftarları tarafından kurulan, adını Ordu'nun en işlek caddesi olan Fidangör'den almaktadır. Orduspor Kulübünün ilk taraftar grubu olan Çılgınlar ise 1995 yılında Güven Aşcı tarafından kurulmuştur. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

Orfoz:  

Bilimsel Adı: Epinephelus marginatus. Familyası: Deniz balığı. Serranidae familyasından bir balık türü. Diğer Adı: Sarı Hani, Arap. Kafa sırt ve yanlarında canlı iken görülen, ölünce kaybolan yeşilimsi sarı lekeler ve dikey bantlar bulunur. 40-50 sene yaşarlar. Üreme dönemi yaz mevsimidir; en yoğun üreme Temmuz’dadır. Hani türünden ve levrekle akrabadır. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 metreden 150 metre derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Orfoz:  

Büyük, yenilebilir bir balık türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

ORG:  

"Devlet kuruluşu olmayan organizasyonların ya da kar amacı gütmeyen birlik ve kuruluşların internet adreslerinde kullanılan son ektir. Açılımı ""organization""dır.Örneğin Türkiye Futbol Federasyonumu ele alalım. Bu kurum, kar amacı gütmez ve özerk bir yapıya sahiptir. Bu yüzden, internet sitesinin sonuna "".org"" eki eklenmiştir (www.tff.org.tr)."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Org:  

Elektronik klavye çalgısı. Orkestra düzeninde kullanılan kısaltma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organ:  

Canlı vücudundaki görevli yapı (kalp, karaciğer vb.). Kurum veya sistemin parçası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organ aktarımı:  

Bir organdan başka birine doku veya organ nakli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organ Yetmezliği:  

(organ insufficiency) Organdaki veya ekstremitedeki anatomik kayıp ve/veya fonksiyonel bozukluğun o organ veya ekstremitenin kendi anatomik yapısı ve/veya fonksiyonuna göre % 10-50 arasında olması. Uzuv zaafı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

organel:  

Organel, hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapılardır. Vücut için organ ne ise hücre için de organel olduğu düşüncesiyle organ sözcüğüne Fransızca küçültme eki olan -el eklenerek oluşturulmuştur. Özellikle karmaşık yapıdaki ökaryotik hücrelerde birçok organel çeşidi bulunur.(Konusu: , Kökeni: )

Organik:  

Canlılarla ilgili. Kimyada karbon bileşiklerine dayalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organizasyon:  

Düzenleme, teşkilat kurma. Etkinlik veya yapı sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organizatör:  

(fr.i. organisateur) 1- Muhabbet tellalı, pezevenk. 2- Barlara konsomatris, genelevlere fahişe sağlayan kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Organizatör:  

Organizasyonu düzenleyen kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organize:  

Düzenlenmiş, planlı hâle getirilmiş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organizma:  

Canlı varlık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organlaşmak:  

Bir yapının organ hâline gelmesi veya örgütlenmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

organoloji:  

(ing.i. organology) çalgı bilimi. müzik çalgılarını ve çalgıların tarihiyle uğraşan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Organtin:  

İnce, sert dokulu kumaş türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Organze:  

Şeffaf, sert dokulu ince kumaş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orgazm:  

Cinsel uyarılma sonucunda ulaşılan doruk haz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orgeneral:  

Orgeneral; birçok ülkenin Kara kuvvetlerinde asıl görevi ordu komutanlığı olan ve Korgeneral ile Mareşal arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-9'dur. Deniz Kuvvetlerindeki karşılığı Oramiral.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

Orgeneral:  

Orgeneral; birçok ülkenin Hava kuvvetlerinde asıl görevi ordu komutanlığı olan ve Korgeneral ile Mareşal arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-9'dur. Deniz Kuvvetlerindeki karşılığı Oramiral.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

Orgeneral:  

Kara kuvvetlerinde en yüksek rütbeli general.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orgun:  

(t.i. erk.) Gizli saklı. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orgunalp:  

(t.i. erk.) Gizlenmiş, saklanmış yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orguntay:  

(t.i. erk.) Gizlenmiş, saklanmış kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orgül:  

(t.i. ka.) Ateş gibi kırmızı renkte gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Orhan:  

(t.i. erk.) Şehrin yöneticisi, hakimi. Orhan Gazi: Osmanlı imparatorluğunun ikinci padişahı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orhan Gencebay:  

Orhan KENCEBAY (d:1944; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Orhan Kemal:  

Mehmet Raşit ÖĞÜTÇÜ (d:1914; ö:1970)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Orhon:  

(t.i. erk.) (bkz:: Orhun)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orhun:  

(t.i. erk.) 1- Orta Asya'da bir ırmak. 2- Orta Asya Türklerinin kullandığı en eski yazı. 3- Yüksek, yüce Hun anlamında.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Origo:  

(Biy.Sp.Ter.) Kasların başlangıç noktası ve hareketsiz kısmı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Orijin:  

Köken, başlangıç, asıl. Soy, nesep. Matematikte başlangıç noktası (orijin noktası).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orijinal:  

Asıl, özgün, taklit olmayan. İlk biçimine ait olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orijinal:  

Yanlış: Orjinal Doğru: Orijinal(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Orijinalite:  

Özgünlük, orijinallik. Kendine özgü olma niteliği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orijinallik:  

Özgün olma durumu. Taklit olmama, kendine özgü olma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkan:  

(t.i. erk.) Şehrin yöneticisi, hâkimi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orkestra:  

(Yun. orchestra) 1- Koro yeri. Antik Yunan tiyatrosunda "proskene" (bugünkü sahne) ile seyirci arasındaki tam çember biçimindeki alan. Koro, ezgilerini bu alanda söyler, danslarını burada yapardı . Roma tiyatrosunda bu alan, yarım çember biçimini almış ve seyircileri buraya yerleştirilmiştir. 2- Çalgıcılar topluluğu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Orkestra:  

Çeşitli müzik çalgılarından oluşan topluluk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkestralama:  

Orkestra için düzenleme yapma işi. Müzik eserini orkestra için uyarlama.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkestrasyon:  

Müzik eserinin orkestra için düzenlenmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkide:  

(fra.i. ka.) Çiçeklerinin güzelliği nedeniyle seralarda yetiştirilen değerli bir süs bitkisi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fransızca)

Orkide:  

Gösterişli çiçekleri olan bitki familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkinos:  

Bilimsel Adı: Thunnus thynnus. Familyası: Deniz balığı. Orkinos, Ton balığı olarak da bilinir, uskumrugiller (Scombridae) familyasından Thunnus, Euthynnus ve Katsuwonus cinslerini oluşturan boyu 5-6 metre, ağırlığı 900 kilograma ulaşabilen göçmen balık türlerine verilen ad. Diğer Adı: Adi Orkinos, Ton Balığı, Mavi Orkinoz. Yuvarlak vücutlu, ön cephesi çok kuvvetli büyük balıktır. Bu balığın Karadeniz’de de ürediği araştırıcılar tarafından kanıtlanmıştır. Üreme dönemi ise Mayıs-Ağustos aylarını kapsamaktadır. Yaz mevsiminde Karadeniz’den başladıkları yolculuğu Marmara, Ege ve Akdeniz’le tamamlayan orkinos, diğer adıyla ton balığı, 100-150 kg başlayan ağırlıkları, 4 m boylarıyla iri balıklarımızdan. Hafif pembe eti konserve olarak da tüketilebildiğinden tüm yıl sofralarda olan orkinos, Mart ile Ağustos ayları arasında ürer. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Yaşam süreleri ortalama 15 yıldır. En lezzetli olduğu aylar Ekim ve Kasım’dır. Sürü halinde gezerek, kendilerinden küçük balık türleriyle beslenirler. Sardalya, Hamsi, Tirsi, Uskumru, Torik, Palamut, Lüfer gibi balık sürülerini kovalar ve yerler. Genç orkinoslar sürüler halinde palamutlarla birlikte Karadeniz’den Akdeniz’e göçerler. En bilinen türleri sarıkanat orkinos, güney mavi yüzgeçli orkinos, çizgili orkinos, uzun kanat orkinos ve kocagöz orkinos gibi türleridir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Orkinos:  

Büyük, hızlı yüzen bir balık türü (ton balığı).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkit:  

Orkide benzeri bazı bitkilere verilen ad (yerel kullanım).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orkun:  

(t.i. erk.) (bkz:: Orhun)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orkut:  

(t.i. erk.) Kutlu, uğurlu şehir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orkutay:  

(t.i. erk.) Kutlu, uğurlu şehir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Orlon:  

Sentetik elyaf türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

orman:  

ad 1. ağaçlarla kaplı geniş alan. 2. bu ağaçların oluşturduğu bütün. 3. orman koruma görevlileri için ormanın uygun yerinde yapılmış ev. 4. ➽dağ evi. 5. koyu yeşil. 2) bu renkte olan.(Konusu: , Kökeni: )

Ormana:  

(d.) Kaba saba hareketler yapan bir kimseye dolaylı yoldan (ayı demek için) hakaret etmede kullanılır. Örn:: Kasap bek bizim Fişek Hüseyini de yıkınca liseliler başladı: Ormana Ormana(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ormanlamak:  

(f.) Çalmak, aşırmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ormantik:  

(sf. romantik'ten al. y.b.) Duygusal, Romantik.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ornitofobi:  

(ing.i. ornithophobia) kuşlardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ornitolog:  

Kuş bilimci.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

ornitoloji:  

(ing.i. ornithology) kuşbilim. kuşları inceleyen bilim dalı. biyoloji alt dallarından zooloji'nin alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Ornitoloji:  

Kuş bilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ornitorenk:  

Avustralya’da yaşayan yumurtlayan memeli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orofobi:  

(ing.i. orophobia) yamaçtan iniş korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Orojeni:  

Dağ oluşumu süreci.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

oroloji:  

(ing.i. orology) dağbilim. dağlar ve dağların haritalanması alanında çalışan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Orospu Dubarası:  

(d. fars. ruspi, dübare türk. e.) Aşağılık, hile, alçakça, dalavere. (bkz:: Dubara)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Orospu Sülüğü:  

(d. fars. türk.) Pezevenk, bir fahişenin dostu belalısı olup onun sırtından geçinen erkek. Örn:: -Bela kendi başına patlasın inşallah orospu sülüğü. (irfan Yalçın, Genelevde Yas)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Orostopol:  

(sf.i.) Alçak, orospu dölü, kahpe çocuğu. Örn:: Serseriler Kopuk puştlar, Orostopollar. (Hulki Aktunç, Yalan Oldu Dünya)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Orostopolluk:  

(i.) Orostopol olma durumu. Alçakça, hile. Örn:: Kavuklu-Nasıl ne hesabı? Yoksa bir orostopolluk mu düşündün? (Ortaoyunu, Kağıthane Sefası) Örn:: Oğlum bizde ahbaplara orostopolluk arama. Bizim kumarda katakullimizi ne zaman gördün?(Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Orsa:  

Denizcilikte rüzgâra karşı seyir yönü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Orsa Boca:  

(d. ita. orza poggia, bir sağa bir sola) 1- Çok sarhoş kimsenin dengesiz yürümesini nitelerken kullanılır. Örn:: Adamımız orsa boca kaldırımları şutlayarak geliyor. 2- Elden geldiği kadar, şöyle böyle anlamında söylenir. Örn:: Her neyse. Bendeniz semtinde takılan delikanlılık olayını orsa-boca götüren bi kişiyim. (Kemal Gökhan Gürses, Aydınlarla Zon-taların Savaşı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Orsalamak:  

Gemiyi orsa yönüne çevirmek (denizcilik).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

WhatsApp