Haydi Öğrenelim!
Cav Cav Etmek:
(d.) Gevezelik etmek, boşuna konuşmak. Örn:: Cavcav etme de uçlan mangırı. (Muzaffer Buyrukçu, Kavga) Cav Yapmak biçiminde de kullanılır.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Saint Vincent ve Grenadinler:
Resmi Tam Adı: Saint Vincent ve Grenadinler İngilizce: Saint Vincent and the Grenadines(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Karayipler'de (Batı Hint Adaları) yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 27 Ekim 1979 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: XXXX İktidar Kaynağı: Anayasal Monarşi altında Parlamenter Demokrasi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
İdari Yapısı: 6 Bölge: 1- Charlotte 2-Grenadines 3- Saint Andrew 4- Saint David 5- Saint George 6- Saint Patrick.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Komşuları: Karayip Denizi'nde adalar, Trinidad ve Tobago'nun kuzeyinde yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Para Birimi: Doğu Karayip Doları Para Birimi Kodu: XCD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Plaka Kod: WV(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Tel. Kodu: +1 784 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Anglikanizm, Metodizm Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Saint Vincent ve Grenadinler Bayrağı: Günümüzde kullanılan hali ile 12 Ekim 1985 tarihinde göndere çekilerek ülkenin resmi bayrağı olmuştur. Bayrak mavi, sarı ve yeşil renklerin 1:2:1 oranında dikey olarak konumlandırılmasından oluşmaktadır. Bayrağın göndere çekilen tarafında bayrağı dörtte bir oranında kaplayacak şekilde konumlandırılan mavi dikey şerit, ada ülkesinin gökyüzünü ve adayı çevreleyen denizi temsil etmektedir. Bayrağın dalgalanan tarafında da yine aynı şekilde dörtte bir oranında kaplayan yeşil dikey şerit ise ülkenin zengin bitki örtüsünü, tarımını ve ülke halkının sürekli hareketliliğini sembolize etmektedir. Her iki renk arasında kalan ve bayrağın dikey olarak yarı alanını kaplayan altın sarısı renk ise ülke halkının içten ve neşeli ruh halini ve Grenadinler'in altın sarısı kumsalını temsil etmektedir. Bu sarı şerit içerisinde V şeklini alacak ve ada ülkesinin diğer bölümü olan Saint Vincent'i ifade edecek şekilde konumlandırılmış üç adet eşkenar dörtgen bulunmaktadır.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Milli Marşı: St Vincent Land So Beautiful(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Saint Vincent ve Grenadinler:
Genel Bkş: Saint Vincent ile 32 adadan oluşan Grenadinler'in kuzeyden üçte ikilik bölümünü kapsar. Grenadinler'in Bequia, Mustique, Union, Canouan, Petit Saint Vincent, Palm, Mayreau ve Young adalarında yerleşim bulunurken Tobago Cays, Baliceaux, Battowia, Quatre, Petite Mustique, Savan ve Petit Nevis adaları ıssızdı • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Sainyal Çekmek:
(bkz:: Sinyal Geçmek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sair:
(a.i. erk.) Seyreden, hareket eden, yürüyen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Saire:
(a.i. ka.) (bkz:: Sair)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
sait:
1- Memnun, mutlu, huzurlu, neşeli, bahtı açık. 2. Dünyada iken inancını Kur’an-ı Kerim ve sünnet temeline oturtup davranışlarını ilahî emirlere göre uyarlamak suretiyle Allah’ın rızasını kazanıp cenneti hak eden mümin. Örn:: “Saitler cennettedirler. Allah onları çıkarmayı istemedikçe, gökler ve yerler de var oldukça kendilerine verilen sonsuz bir lütuf olarak orada (cennette) sürekli kalacaklardır.” (Kur’an-ı Kerim Hud suresi 11/108 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Saka:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sakal:
(i.) 1- Para. Örn:: Sulukulede sakal karşılığı para demektir. (Nazım Alpman, Çingeneler) (Esnaf için) Örn:: Siftah sabahleyin cebe giren ilk para. 2- (Memur vb. için) Rüşvet. 3- Bahşiş. 4- Para yardımı. (bkz:: Sakal Atmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sakal:
ad 1. yetişkin erkeklerde yanaklarda ve çenede çıkan kılların tümü. 2. kimi hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. 3. gelir gidere denk değilse durumu düzene koymaya çalışan kişinin elinden ne gelir? 4. kullanacağı şeyler kusurluysa en usta kimse bile onları uygun biçime sokamaz.(Konusu: , Kökeni: )
Sakal Atmak:
(d.) 1- (Bir satıcıya) Siftah sağlamak. Günün ilk alışverişini yapmak. 2- (Memur) Rüşvet vermek. 3- Bahşiş vermek. Örn:: Evine göre 5-10 bin liraya kapatılan odanın saati doldu at bi sakal da odayı tazele diyen ortacı kadını görmezseniz kendinizi kapıda bilin. (Oya Kayacan, Aman Sulukule Canım Sulukule) (bkz:: Sakal Yapmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sakal Yapmak:
(d.) Birkaç tiryakinin bulunduğu yerde ortaya esrar vb. çıkarmak. Başkalarına esrar vb. uyuşturucu ikram etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sakalışerif:
‘Kıymetli, değerli, mübarek ve şerefli sakal’ anlamında Hz. Peygamber’in sakalının telleri için kullanılan bir ifade. İslam dünyasında, Müslümanlar tarafından Hz. Peygamber’e saygının ve sevginin bir belirtisi olarak sakalışerif titizlikle korunmaktadır. Sakalışerif, özel günlerde; kandillerde, arefe günlerinde büyük camilerde ziyarete açılır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sakallı:
(i.) 1- Erkeklik organı, penis. 2- (esk.) On bin liralık banknot.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sakarimetri:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sakarin:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sakaroz:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sakarya:
Sakarya Tarihi; Anadolu birliğini ilk kuran Hititlerle Sakarya'nın da tarihi başlar. Hititlerden sonra bölgede Frigler hakim olmuştur. Frigya hakimiyeti sona erdiğinde bölge Lidyalıların eline geçmiştir. MÖ 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu Lidya Krallığı'nı yıkarak Anadolu'ya hakim olmuştur. Makedonya Kralı Büyük İskender MÖ 4. yüzyılda Persleri yenerek Anadolu'ya hakim oldu. Büyük İskender'in ölümünden sonra Bitinya Kralığı bağımsızlığını ilan ederek Sakarya'nın da bulunduğu bölgede hakimiyetini ilan etti. MÖ 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu Bitinya Krallığı'na son vererek bölgeyi topraklarına kattı. 13. yüzyılın sonlarına doğru Konur Alp, bugünkü Adapazarı Havzası'nı fethederek Türk hakimiyetini yeniden sağladı. Sakarya, 1954'te il oldu.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Sakarya:
Sakarya İlçeleri: 1-Adapazarı (22.03.2008) 2-Akyazı (01.09.1944) 3-Arifiye (22.03.2008) 4-Erenler (22.03.2008) 5-Ferizli (20.05.1990) 6-Geyve 7-Hendek 8-Karapürçek (18.05.1990) 9-Karasu (01.06.1933) 10-Kaynarca (01.04.1959) 11-Kocaali (04.07.1987) 12-Pamukova (04.07.1987) 13-Sapanca (01.09.1957) 14-Serdivan (22.03.2008) 15-Söğütlü (20.05.1990) 16-Taraklı (04.07.1987)(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Sakarya:
Sakarya; Kuzeyden Karadeniz, Batıdan Kocaeli, Doğudan Düzce ve Güneyden Bolu ve Bilecik ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Sakarya:
Nesiyle Meşhur: Patates ve Soğan Üretimi, Islama Köftesi, Geyve Ayvası meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Sakarya:
Sakarya'da Gezilecek Yerler: Kuzuluk Kaplıcaları, Karagöl Yaylası, İnönü Yaylası, Deprem Müzesi, Maden Deresi, Rahime Sultan Camii, Sapanca Rüstempaşa Cami, Sakarya Nehri, Sapanca Gölü, Poyrazlar Gölü, Acarlar Longozu, Sapanca Vecihi Kapısı, Sapanca İstanbul Dere, Sapanca Aygır Deresi, Sapanca Çiğdem Yaylası, Sakarya Geyve Ali Fuat Paşa Kuvayı Milliye Müzesi, Justiniana Köprüsü, Taraklı Evleri, Karasu Sahili.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Sakarya:
Genel Bakış: Türkiye’nin Marmara Bölgesi‘nin Çatalca-Kocaeli Bölümü’nde yer alan bir ildir. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Sakaryaspor:
Taraftar Grubu: Tatangalar. Grubun adı Kızılderili dilinde bizon anlamına gelen Tatonka’dan geliyor.(Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )
Sakat:
(a.i.) Hile, dalavere. Örn:: Utanırım utanırım abi bu sakatı nasıl anlatiym sana. (Hulki Aktunç, İtiraf Nağmeler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sakata Binmek:
(d. a. sakat türk.) (Bir iş, bir olay, bir süreç) Çok zorlaşmak, korkulur duruma gelmek, tehlikeli olmaya başlamak. Örn:: Maşa yeraltı dünyasındaki deyimle iş sakata bindiği İçin toz olmuştur. (Akın Kıvanç, Maşalar Müşteriler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sakata Gelmek:
(d.) Kandırılmak, hileye tuzağa düşmek, kendisinin yol açmadığı güç bir durumla karşılaşmak. Örn:: başı boş bi sürü it kopuk mikrop falan vardır. Yani bu durumda sakata gelme oranınız hayli tepede. (Ömer Pınar, Sohbet Babında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sakıba:
(a.i. ka.) 1- Parlak, ışıklı. 2- Delen, delik açan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sakızağacı:
(mastaki) Antepfıstığıgiller familyasından; Akdeniz kıyılarında yetişen, 4 m kadar boyunda, sık dallı, çalı görünümünde, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçekleri küçük ve kırmızı renklidir. Meyvesi ufak, yuvarlak ve sivri uçludur. Başlangıçta kırmızı renkli iken sonradan siyaha dönüşür. Dal ve gövdesinden sakız elde edilir. Faydası:: Midenin düzenli çalışmasını sağlar. Tükürük salgılanmasını artırır. Çene kaslarını güçlendirir. Diş etlerini temizler.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Saki:
(a.i. erk.) Su veren, su dağıtan. Kadehle içki sunan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sakib:
(a.i. erk.) 1- Delen, delik açan. 2- Çok parlak. Türk dil kuralı açısından "b/p" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sakin:
(a.i. erk.) 1- Hareketsiz olan, oynamayan. 2- Uslu kendi halinde yavaş. 3- Bir yerde yerleşen, oturan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sakine:
(a.i. ka.) 1- Hareketsiz, kımıltısız, durgun. Sessiz. 2- Heyecanı veya kızgınlığı olmayan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sakman:
(t.i. erk.) 1- Uyanık, akıllı kimse. 2- Sessiz sakin kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sako:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saksafon:
(fr.i. saxophone'dan) Erkeklik organı, penis.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saksı:
(i.) 1- (İnsanda) Baş, kafa, beyin, düşünme yetisi, zeka. Örn:: Nasıl ama saksım çalışıyor di mi? (Ferhan Şensoy, Kazancı Yokuşu) 2- Çoğunlukla alay yollu kullanılır. Örn:: Bu kaç beş Beş ne? Yuvarlak. Saksı yok mu sende lan?(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saksı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saksofon:
(bkz:: Saksafon)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saksofon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saksofoncu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saksonya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
SAKUTEI:
(sokutei) Ayak tabanı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
SAKUTEI:
(sokutei) Ayak tabanı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Sal:
(Okçuluk Ter.) Yayın esneyen kısmı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
sala:
1- Dua, rahmet. 2- Hz. Muhammed’e dua amacıyla okunan naat. 3- Müslümanları bayram ve Cuma namazına çağırmak, kandilleri duyurmak veya bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı dost, akraba ve komşulara haber vermek amacıyla okunan salatuselam. Örn:: “Ölürken aynı ahenk, sala sesinden sızan, / Kulağıma doğduğum gün okunan ezan.” (N. F. Kısakürek)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Salabet:
(a.i. ka.erk.) 1- Peklik, katılık, sağlamlık. 2- Manevi kuvvet, dayanma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Salağa Yatmak:
(d.) Bilmiyormuş, anlamıyormuş gibi yapmak, aptallık numarası yapmak. Örn:: Yok be istenmeden olur mu?.. Biliyorlar da salağa yatıyorlar. (Yankı, Kibariye ile Röportaj)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Salah:
(a.i. erk.) 1- Düzelme, iyileşme, iyilik. 2- Barış. 3- Dine olan bağlılık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Salahaddin:
(a.i. erk.) Dinine bağlı kimse. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılmaktadır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Salak:
(sf.) Sağcı, dünya görüşünü benimsemiş. (kimse, yayın) (bkz:: Solak) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Salam:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salamanca:
Salamanca; İspanya'nın Kastilya Leon özerk topluluğu içinde bir şehir. Aynı adı taşıyan ilin başkentidir. Şehrin tarihi eski bölgesi 1988 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesine kabul edilmiştir. Şehir Romalılardan önce bölgede yaşayan Kelt - İber halkları tarafından Helmántica adıyla kurulmuştur. MÖ 3. yüzyılda şehir Kartacalı Hannibal tarafından kuşatılmıştır. Şehrin tekrar Romalılar eline geçmesiyle adı da Salamanca'ya dönüşmüştür.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Salamandra:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salamanje:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salamura:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salamuralık:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salamurya:
(yun.i. salamoura'dan) Şenlik, eğlenti.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Salangan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salapurya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salar:
(f.i. erk.) Baş, kumandan, başbuğ, önder.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Salaş:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salaşpur:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salat:
(a.i. erk.) Namaz. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
salat:
(bkz:: namaz)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Salata:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salatalık:
(yun.i. salata, türk. e.) 1- Aptal, salak. Örn:: Bu salatalık da yürüte yürüte üç baş soğan yürütmüş. (Muzaffer Buyrukçu, Bir Olayın Başlangıcı) 2- Değersiz, beceriksiz, aşağılık kimse. Örn:: Sen mi ısmarlayacaksın? -Hayır bu salatalık ısmarlıyor. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Salatalık:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
salatıvusta:
(bkz:: ikindi namazı)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
salatüselam:
1- ‘Allah’ın rahmeti ve bereketi, Hz. Muhammed’in, ailesinin ve ona iman edenlerin üzerine olsun.’ anlamında ‘Allahümme salli ala Muhammedin ve ala âli Muhammed’ biçimindeki dua cümlesi. Örn:: “Kıyamet gününde benim dostluğumu ve yakınlığımı kazanacak olanlar bana en çok salatüselam getirenlerdir.” (Hadis) 2- Hz. Peygamber’in sağlığında onun sıhhat ve afiyet içerisinde olmasını arzu etmek, Allah katındaki derecesinin daha da artmasını istemek ve Allah’ın ona olan bağışlarının ahirette çoğalmasını dilemek için yapılan dua cümlesi. Salatüselama, salavatışerife veya salatışerife de denir. Birçok şekli olmakla beraber en yaygın olanları: “Sallallahu aleyhi vesellem”, “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed” “Allâhümme salli ala seyyidinâ Muhammedin ve ala âlihî vesahbihi vesellim” ve “Salli-Barik” dualarıdır. Salatüselam, yazımda (s.a.v) kısaltmasıyla gösterilir. Örn:: “Şüphesiz Allah ve melekleri, Peygamber Muhammed’e salatüselam ederler. Ey iman edenler! Siz de ona gönülden bağlanarak salatüselam getirin!” (Kur’an-ı Kerim Ahzab suresi 33/56 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
salavatışerife:
(bkz:: salatüselam)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Salcan:
(a.i. erk.) (bkz:: Salar)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Salça:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salça Olmak:
(d. ita. salsa, türk. f.) (Bir erkek) Bir kızla, bir kadınla yakından ilgili olmak. Örn:: Aynen kıza ben salçayım. Hop dedik biz varız.. (Mehmet Çağçağ, Abazan)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Salçalı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Salçalık:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saldam:
(t.i. erk.) Ciddilik, ağırbaşlılık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
saldırı:
ad öldürmek, yok etmek amacıyla, kötülük olsun diye ya da yıpratmak için, birine ya da bir şeye karşı doğrudan doğruya silahlı ya da silahsız olarak bir eylemde bulunma.(Konusu: , Kökeni: )
Salep:
(sahlep) Salepgiller familyasından; tel köklü otsu bir bitkidir. Kökünde 2 tane yumru vardır. Gövdesi, dik ve silindirimsidir. Çiçekleri salkım veya başak şeklindedir. Kullanılan yeri köklerindeki yumrularıdır. Yurdumuzda bir çok çeşidi vardır. Salep yumruları müsilaj, glikoz ve uçucu bir yağ taşır. Faydası:: Göğsü yumuşatır. Öksürük ve bronşitte faydalıdır. Kabızlığı giderir. Basur memelerinde faydalıdır. Zihni çalışma gücünü arttırır. Kalbi kuvvetlendirir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Vücudun ısınmasını sağlar. Cinsel gücü artırır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
salgı:
ad 1. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ gözelerin ya da vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa ya da dışarıya saldıkları sıvı madde. "Sümük, tükürük birer salgıdır" 2. GÖKBİLİM TERİMİ Güneş’ten dışarıya doğru madde fırlaması.(Konusu: , Kökeni: )
salgın:
sıfat 1. kısa bir zaman içinde çevredeki insanların, hayvanların ya da bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan (hastalık). 2. ad bir hastalığın ya da başka bir durumun birçok kimseye, hayvana ya da bitkiye birden bulaşması. "Ülkede tifo salgını varmış" 3. ad bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, her yere yayılması. "Çekirge salgını bitkileri öldürdü" 4. ad MEC. belli bir alışkanlığın, davranışın, eylemin, sözün vb. toplumda yaygınlaşması. "Köyde kumar salgını vardı"(Konusu: , Kökeni: )
Salhane:
(b.i) Kanara, kesimevi, mezbaha.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Salık:
(t.i. erk.) Haber, bilgi. Haberci. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Salıkbey:
(t.i. erk.) (bkz:: Salık)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Salıncak:
(i.) İdam sehpası, ip. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Salih:
Tarık Buğra'nın yazdığı Küçük Ağa kitabının baş kahramanı. Birinci Dünya Savaşında sağ kolunu kaybetmiş ve hayatının anlamını Kurtuluş Mücadelesi ile tekrar kazanan biri.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )