Haydi Öğrenelim!
Post:
Sonra anlamındadır.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Santra:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santrafor:
(Futbol Ter.) Hücumun ortasında oynayan, gole dönük oyuncu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Santrafor:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santrahaf:
(Futbol Ter.) Orta oyun kurucu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Santral:
(fr.i. central'den) Akıl, zeka.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Santral:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santralcı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santralı İşletmek:
(d. fr. türk.) Kafayı çalıştırmak, aklını, zekasını kullanmak. Örn:: Nuri- Santralini işlet. Beş vakit. İş meydana çıkınca Tekenin kendi lehine hile yaptırdığı sanılacak. (Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı) Santralı Çalıştırmak diye de kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Santralizasyon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santrayı Geçmek:
(d. ing. çenter, türk.) Bir işin, bir sorunun güç bölümünü çözümlemiş olmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Santrhaf:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santrifüj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santrifüjör:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Santrozom:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sanver:
(t.i. erk.) (bkz:: Sanal)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sao Tome ve Principe:
Resmi Tam Adı: Sao Tome ve Principe Demokratik Cumhuriyeti Yerel Tam Adı: República Democrática de (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nın Batı Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Portekiz'den 12 Temmuz 1975 yılında bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Yarı Başkanlık Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
İdari Yapısı: 2 İl: 1- São Tomé 2- Príncipe. 7 İlçe: 1- Agua Grande 2- Cantagalo 3- Caue 4- Lemba 5- Lobata 6- MeZochi 7- Pague (Príncipe Adası)(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Komşuları: Ülke ada ülkesi olması nedeniyle sınır komşusu bulunmamakta olup, Ekvator Ginesi ile Gabon'un açıklarında yer almaktadır ve Gabon'un kuzeybatı kıyıları 250 km uzaklıktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Resmi Dili: Portekizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Para Birimi: Sao Tome ve Principe Dobra Para Birimi Kodu: STD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Plaka Kod: STP(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Tel. Kodu: +239 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
São Tomé ve Príncipe Bayrağı: Günümüzde de kullanılan hali ile ilk olarak ülkenin bağımsızlığını ilan ettiği 12 Temmuz 1975 tarihinde göndere çekilmiş, 5 Kasım 1975 tarihinde ülkenin resmi bayrağı olarak belirlenmiştir. Bayrak üç yatay şeritin yeşil-sarı-yeşil renklerinde sıralanmasıyla oluşmaktadır. Bayrağın göndere çekilen tarafında yatay şeritlerin üzerine gelecek şekilde konumlandırılan kırmızı ikizkenar üçgen bulunmaktadır. Ayrıca yatay orta şerit üzerinde iki adet siyah beş köşeli yıldız bulunmaktadır. Pan-Afrika Renkleri'nden esinlenerek oluşturulan bayrakta bulunan yeşil renk ülkenin bitki örtüsünü ve tarımını sembolize ederken, sarı renk ülkenin gelir ekonomisinin büyük bir çoğunluğunu oluşturan kakao ekimini, kırmızı renk ise ülkenin bağımsızlığı için akan kanı ifade etmektedir. Ayrıca Sao Tome ve Principe adalarından oluşan Cumhuriyet ülkesinin bu durumu, bayrakta bulunan ve her biri bir adayı temsil eden iki yıldız ile ifade edilmiştir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Milli Marşı: "Independência total" (Tam Bağımsızlık) Afrika ada ülkesi Sao Tome ve Principe'nln ulusal marşıdır. Ülkenin 1975 yılında bağımsızlığını elde etmesi sonucu kabul edilmiştir. Ulusal marş Portekizce olarak bestelenmiştir. Sözleri Alda Neves da Graça do Espírito Santo, bestesi Quintero Aguiar tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Sao Tome ve Principe:
Genel Bkş: Ülkenin ismi Portekizceden gelmektedir ve Aziz Thomas ve Prens Adaları anlamına gelmektedir. Ülkenin ana adasını oluşturan São Tomé adasının keşfi Aziz Thomas kutlamalarının yapıldığı 21 Aralık 1471 yılında gerçekleştirildiği için bu isim bu adaya verilmiştir. Ada ülkesinin oluşturan diğer ada olan Príncipe Adası'da 17 Ocak 1472 tarihinde keşfedildikten sonra São Antão adını almış, bu isim daha sonra 1502 yılında Prens Adası olarak değiştirilmiş ve adanın yeni adı Príncipe olmuştur. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Sap:
(i.) 1- Arkadaşı, eşi, sevgilisi olmayan kimse. (özellikle erkek) Örn:: Disko kapısında da Saplar Giremez yazmıyo mu? - Hadi lan öyle mi yazar? (bkz:: Sapsız) 2- Erkeklik organı. Örn:: Cemalifer Canım kapının önünde durma balta mısın? Karagöz- Balta değilim baltanın sapını göstereceğim size. (Karagöz, Abdal Bekçi) 3- Anlayışsız, aptal, dünya zevklerinden habersiz kimse. Örn:: Benim günahım annem babam olacak saplarındı. (Bekir Yıldız, Uyuşturucu Dosyası) (bkz:: Sap Sap)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sap Sap:
(zf.) (Kadın İçin) Yanında bir erkek olmadan (erkek için) yanında bir kız, bir kadın olmadan yalnız yalnız tek başına. Örn:: Sap sap oturmuş gaconun teki. Hadise çıkacak besbelli. (Mazhar Alanson, Anında Görüntü)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saparna:
(smilax) Zambakgiller familyasından; tırmanıcı ve dikenli gövdeli, yeşilimsi çiçekli, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları kalp şeklindedir. Çiçekleri şemsiye durumundadır. Kökünde tanen ve saponin bulunur. Birçok türü vardır. Yurdumuzda nemçe saparnası, Anadolu saparnası bulunur. Faydası:: Terletir. Kanı temizler. Cilt hastalıklarında faydalıdır. Frengide kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Saparna:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saparta:
(ita.i. sabordo'dan) Azar, paylama, tekdir. Zaparta'da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saparta:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sapı Silik:
(d.) 1- Adı sanı bilinmeyen kimse, Önem verilmeyen kimse, serseri. 2- Erkeklik bakımından güçsüz kişi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sapına Kadar:
(d. türk. ar. kadar) Tamamen, bütünüyle, her bakımdan. Örn:: Sapına kadar erkek bana çok sadık. (Yankı, Kibariye ile Röportaj)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saplantı:
(obsession) Kişinin saçma, anlamsız ve gerçekle ilgisi olmadığını bildiği hâlde kaçınamadığı ve aklından atamadığı parazit fikirlerle süslenmiş, hasta için duygusal yönü ağır basan, acı veren düşünceler. Obsesyon.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Saplı Sultan:
(d. türk. ar.) Efemine erkek, kadın kılığında dolaşan, fuhuş yapan erkek travesti. Örn:: Arastra Yüksek Kaldırıma kerhaneye uzanıyordu. Orada saplı sultanlar bile çalışıyordu. (Dr. Arslan Yüzgün, Pembe Yolculuk)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sapotağacı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sapotgiller:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sapör:
(türk.i. sap, fr. sonek eure'den u.) Sevgilisi, eşi, flörtü olmayan kimse. (özellikle erkek) (bjz:: Sap)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saprotif:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sapsız:
(i.) 1- Erkek arkadaşı, sevgilisi, eşi olmayan kız ya da kadın. 2- Yalnız kız, yalnız kadın. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sara:
Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı Bir Kadın Düşmanı kitabının ana karakteri. Yirmili yaşlarında İstanbul da büyümüş Paşa kızıdır. Güzel ve alımlıdır. Erkekleri kendisine kul etmeyi çok sever. Her zaman kazanan olma hırsı vardır. Yalanları da cabası.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Sara:
(ibr.i. ka.) 1- Prenses. 2- (Fars.) Hz. İbrahim'in hanımı. 3- Halis, katkısız, temiz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: İbranice)
sara:
ad birdenbire kendini yitirerek yere düşme, bilincin yitişi, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesiyle ortaya çıkan bir sinir hastalığı. Benzer: tutarak tutarga(Konusu: , Kökeni: arapça)
Sara Mather:
Sara Mather (?-?) kadın mucit. Denizaltı lambası ve denizaltı teleskobunu icat etmiştir.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Saraç:
(a.i. erk.) 1- Koşum, eğer takımlarıyla benzeri şeyler yapan veya satan kimse. Meşin üzerine süsleme yapan kimse. 2- Sirac kelimesinin değişikliğe uğramış şekli. Kandil.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Saraçhane:
(b.i) At takımları, araba koşumları, meşinden eşya yapılan ve satılan yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Sarah Elisabeth Goode:
Sarah Elisabeth Goode (1855-1905) Afrika asıllı Amerikalı kadın mucit. Goode 1885 yılında, katlanabilir yatak buluşuyla, Amerika’nın ilk patent alan siyahî kadını olma özelliği taşıyor. Yatak kullanılmadığında kaldırılabilme ve gizlenme özelliğine sahip. Yatak kullanıldığında ise, yatağı saklayan kabin, kitaplık ya da başka amaçlarla kullanılabiliyor.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Sarahat:
(a.i. ka.erk.) Açıklık, ibarede açıklık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Saraka:
i. (yun. sarkasmos'tan) Alay, istihza, (birisiyle) alay etme, eğlenme.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saraka:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Saraka Etmek:
(d. yun. türk.) 1- Alay etmek, (birisiyle) üstü kapalı gırgır geçmek, eğlenmek. 2- (Ender olarak) Sarkıntılık etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarakacı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarakaya Almak:
(d. yun. türk.) (Birisini) Alaya almak, (birisiyle) eğlenmek. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Saramet:
(a.i. erk.) Yiğitlik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Saray Tiyatrosu:
(Alm. Schlosstheater) Xlll. yüzyılda saraylarda krallar, sultanlar ve uyduları için özel oyunlar oynayan, ücretini saraydan alan topluluk.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Saray ve Ötesi:
Kitabın Türü: Hatıra Kitabın Yazarı: Halit Ziya UŞAKLIGİL Kitabın Konusu: Abdulhamid’in tahttan indirilmesinden sonra tahta geçen Sultan Beşinci Reşat zamanında sarayda geçen olaylar anlatılıyor. Kitabın Ana Fikri: Adalet ve kanunlar karşısında herkes eşit hak ve özgürlüklere sahiptir. Bu kişi ister padişah, ister sıradan bir vatandaş olsun herkes kanunlara uymalı ve görevinin getirdiklerini başarıyla yapmalıdır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Saraybosna:
Saraybosna; (Boşnakça ve Hırvatça: Sarajevo) Bosna-Hersek’in başkenti ve en büyük kentidir. Saraybosna, ayrıca Bosna-Hersek Federasyonu'nun ve fiilî başkenti Banyaluka olan Sırp Cumhuriyeti'nin de hukukî başkentidir. Saraybosna Kantonu'nun da merkezidir. Saraybosna, Bosna bölgesinin Dinar Alpleri'yle çevrili Saraybosna Vadisi içerisinde Miljacka Nehri'nin çevresinde kurulmuştur. Şehir, barındırdığı dinî çeşitliliğiyle bilinir. Müslümanlık, Katoliklik, Ortodoksluk ve Musevîlik, burada yüzyıllar boyunca barış içinde bir arada var olagelmişlerdir. İşte bu yüzden Saraybosna, Avrupa'nın Kudüs'ü olarak kabul edilir. Saraybosna Balkanlar'daki kültürel şehirlerin en önemlilerinden biri olarak kabul görür.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Sarban:
(f.i. erk.) Deve sürücüsü. Deveci.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Sarçe:
(f.i. ka.) Serçe. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Sardalya:
Bilimsel Adı: Sardina pilchardus. Familyası: Deniz balığı. Clupeidae familyasından ekonomik değeri düşük bir deniz balığı türü. Diğer Adı: Eskiden deniz üstünü ateşin aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diye de tanınır. Vücut yuvarlak, yanlardan hafif basık, solungaç kapakları dalgalı görünümündedir. Sağlık için önemli bir yağ asidi olan Omega-3 açısından çok zengindir. Ekseri sürü halinde dolaşırlar. Yaklaşık 20.000 yumurta bırakırlar. Adeta her dönem (Ocak, Kasım, Aralık dışında) ürerler. Dünyada Portekiz ve İspanya’nın yemek kültüründe büyük bir yeri vardır. Deniz içinde henüz yumurtadan çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz Marmara Çanakkale Boğazı Bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Hamsinin yakın akrabası sardalya kurutularak, tuzlanarak hatta balık yağı ve balık unu elde etmekte kullanılır. Sardalya adı konserve işleminden dolayı konserve ile özdeşleşmiştir. Sardalyanın küçüğüne Papalina denilir, ayıklamadan kızartılır. Tirsi ise sardalyanın büyüğüne denir. HANGİ AYDA YENİR: Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim Kuzey Ege’nin hamsisi sayılan sardalya'nın mevsimi Temmuz ile Ekim ayları arası.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sardalye:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sarduç:
(t.i. erk.) Bülbül. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sardun:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sardunya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sardunyagiller:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sargan:
(t.i. erk.) 1- Çorak yerlerde biten bir ot. 2- Bir tür balık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sargın:
(t.i. ka.erk.) 1- Candan, içten, yürekten. 2- Çekici cazibeli. 3- Kapalı, puslu hava. 4- İstekli, hevesli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Sargınal:
(t.i. erk.) (bkz:: Sargın)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sargut:
(t.i. erk.) İhsan, bağış, ödül.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarı:
(i.) 1- Esrar. 2- Barbitürat türü uyuşturucu, madde. (bkz:: Sarı Bomba)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sarı:
Sari kelimesi Hintçe kökenlid TDK\'ye göre, sari kelimesi anlamı şu şekildedir: - Hint kadınlarına özgü giysi - Bu giysinin yapıldığı kumaş - Başkasına geçen, geçici - Bulaşıcı, bulaşık (hastalık) Eski metinlerde \'\'sarığ\'\' şeklinde geçen sarı, eski Türkçe bir sözcüktür. Sarığ kelimesinin sözlük anlamı kükürt rengidir. Bu sözcükten türetilmiş olan sararıp solmak ve sapsarı kelimeleri günlük hayatta sıklıkla kullanılır. Sarı kelimesi yüz için kullanıldığında solgun manasına gelir. Sarı ile eş anlamlı olan sözcükler şunlardır: 1- Zerd 2- Samani 3- Asfer 4- Limoni 5- Zerrin. Sarı kelimesinin Avrupa dillerindeki karşılıkları şu şekilde sıralanabilir: 1- İngilizce - Yellow / Blond 2- İtalyanca - Giallo 3- Almanca - Gelb 4- Portekizce - Amarelo(Konusu: , Kökeni: )
Sarı Bomba:
(d. türk. ita.) Barbitürat türü uyuşturucu madde, uyuşturucu ilaç. (Nembutal) Örn:: Şapkalı sarı bombayı atmış kıyak kafayla paldır küldür konuşuyor. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarı Ceket:
(d. türk. ita. giachetta) Barbitürat türü uyuşturucu madde ya da ilaç. Sarı Yelek diye de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarı Deniz:
Sarı Deniz, Büyük Okyanus'a açılan Doğu Çin Denizi'nin Çin ve Kore yarımadasının içlerine sokulmuş bir uzantısıdır. Denizin adı, içine dökülen Sarı Nehir'in getirdiği alüvyonlarda bulunan sarı kum partiküllerinden gelmektedir. Denizin en batıdaki uzantısı, çoğu zaman ayrı bir deniz olarak adlandırılır. Eskiden Pechihli Körfezi adı verilen bu yer bugün, Bohai Denizi olarak adlandırılır. Sarı Deniz ile Bohai Denizi'ni Liaotung Yarımadası birbirinden ayırır. Kore Körfezi'de Sarı Deniz'in bir uzantısı olarak kabul edilir. Denizin en derin noktası 115 metre olarak ölçülmüştür.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Sarı Dünya:
(d. türk. a.) Esrar. Uyuşturucu madde olarak kullanılan esrar.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sarı ışık:
Sarı ışık: Uyarı ve ikaz anlamında olup, yanış sırasına göre yolun trafiğe açılmak veya kapanmak üzere olduğunu belirtir. Yeşilden sonra yanan sarı ışık, yolun trafiğe kapanmak üzere olduğunu belirtir. Kırmızı ışıkla birlikte yanan sarı ışık yolun trafiğe açılmak üzere olduğunu bildirir. Kalkış için hazırlanılır. (Konusu: , Kökeni: )
Sarı İşaret:
(Sutopu Ter.) Kale çizgisinden beş metre uzaklıktaki çizgi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarı Kanat:
Bilimsel Adı: Pomatomus saltatrix. Familyası: Pomatomidae familyasından bir balık. Ülkemizde Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz dahil tüm denizlerimizde bulunan Sarıkanat, özellikle İstanbul Boğazı’ nın en kıymetli ve sembol olmuş balığı olan Lüfer balığının bir küçüğüdür. Aile kronolojisine baktığımızda, Defne Yaprağı, Çinekop, Sarıkanat, Lüfer, Kofana, Sırtıkara olarak sıralanırlar. Sarıkanat’ ı tanıtmak için Lüfer balığını ön plana çıkarmak daha doğru olur. Avcı bir balık olan bu tür, yırtıcıdır. Akıntılı suları sever. Dişleri çok kuvvetlidir ve saldırgan bir balıktır. Korkusuz bir deniz canlısıdır diyebiliriz. Yunus balıklarına dahi kafa tutabilir. Orkinostan çekinir. Kalabalık sürüler halinde gezmezler. (Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sarı Kart:
(gnl.ter.) Sporda uyarma cezasını bildiren kart.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarı Kız:
(d.) Uyuşturucu madde olarak kullanılan esrar, yüksek nitelikli esrar. Örn:: Birinci nevi ince elekten geçirilmiştir. Adı Sarıkız yahut Finodur. (Vasıf Hiç, Esrar Üzerine Notlar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarı Kuyruk:
Bilimsel Adı: Seriola dumerili. Familyası: Deniz balığı. Diğer Adı: Avcı. Ağız oldukça geniş olup üst çene gözün orta hizasına kadar uzanır. Her iki çenede birkaç sıra halinde dişler bulunur. Sırtı gümüşi gri, yanları ve karın tarafı ise beyazdır. Ekseriyetle gözden kuyruğa kadar soluk altın renginde bir bant bulunur. Üremeleri Nisan-Eylül ayları arasındadır. Eşeysel olgunluğa 2-3 yaşları arasında girerler. AV YASAĞI : Doğu Akdenizde 15 Mayıs-15 Nisan tarihleri arasında avcılığı yasaktır. Avcılığı izne tabiidir. Ege Denizinde ise 15 Nisan-31 Ağustos tarihleri arasında avcılığı yasaklanmıştır.Akdeniz'de yaşayan, İstavrit türünden bir balıktır. Yumuşakçalar kabuklular ve küçük balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler halinde yaşar. Eti lezzetlidir. Japonya'da bol miktarda üretimi yapılır. DİKKAT: Özellikle İstanbul çevresinde Akya Balığı ismi ile satılmaktadır. Ancak akya değildir. Aldanmayınız.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sarı Mayo:
(Bisiklet Ter.) Tur şeklindeki etap yarışmalarını en iyi zamanla götüren bisikletçinin giydiği mayo. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sarı Melek:
(d. türk. ar.) Uyuşturucu madde olarak kullanılan esrar.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sarı Zeybek:
Kitabın Türü: Belgesel Kitabın Yazarı: Can DÜNDAR Kitabın Konusu: Atatürk’ün Ölümüne Kadarki Son 300 Gününü İnceleyerek, Atatürk ’Ün Her Zaman Var Olmuş Fakat Pek İşlenmemiş Olan İnsancıl Yönlerini Anlatmak, Atatürk’ü Sevdirmek. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Sarıağız:
Bilimsel Adı: Argyrosomus regius. Familyası: Deniz Balığı. Uzun vücutlu ve yanlardan az yassılaşmış büyük bir balıktır. Ağız büyük, eğri ve uçta bulunmaktadır. Sırtı gümüşümsü kahve, yanlar parlak altınımsı pırıltılı ve karın altı gümüşidir. Yüzgeçleri grimsidir. Ağızlarının içi tamamiyle sarı renklidir. Bu nedenle sarıağız adını almıştır. Derin olan sahil sularında, dip ve dibe yakın ortamlarda yaşarlar. Son yıllarda yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Üremeleri Mart-Haziran ayları arasındadır. Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık mercan kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlanılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler. (Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sarıalp:
(t.i. erk.) Sarışın yiğit. Ruhi Sarıalp', Türk atlet ve yönetici.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarıca:
(t.i. erk.) 1. Sarıyı andıran, sarıya yakın. 2. Yaban arısı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarıcabay:
(t.i. erk.) (bkz:: Sarıalp)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sarıçiçek:
(t.i. ka.) 1- Sarı renkli çiçek. 2- Artvin ve çevresinde oynanan bir tür halk oyunu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Sarıgöz:
Bilimsel Adı: Spondyliosoma cantharus. Familyası: Sparidae ailesinden dip deniz balığıdır. Boyları 50 santimetre olabilir. Anatomisi karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular deniz soluncanları ve özellikle Karides'tir. Etleri de Karagöz ve Mercan gibi beyaz gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri erken ilkbahar aylarından başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
sarık:
1- Başa giyilen başlık üzerine sarılan tülbent veya şal. 2- İmamın namaz kıldırırken başına giydiği, üzerinde tülbent veya şal sarılı takke, kavuk, fes.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sarıkamış Dramı:
Kitabın Türü: Belgesel Kitabın Yazarı: Alptekin MÜDERRİSOĞLU Kitabın Konusu: Sarıkamış Dramı, Enver Paşa ile Albay Hafız Hakkı’nın kişisel tutkularının çatışmasından, çılgınca tutumlarından, gerçekleri görmezlikten gelerek acımasız emirler vermelerinden doğmuş; sonuçta iki hafta içinde doksan bini aşkın Türk genci donarak ölmüştür. Dramı bütün ayrıntılarıyla açıklayabilmek için yazar mozaik diye tanımlayabileceğimiz çalışma biçimini seçerek, bir mozaik taşı gibi tek başına anlam taşımayan savaşçı anılarını, gazete haberlerini, çarpışmaları, verilen emirleri, belgeleri, komutanların tutum ve davranışlarını gün gün sıralayarak dramı her yönüyle ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Kitabın Ana Fikri: Her zaman yaptıklarımızın sonucunu görmeli, özellikle kendi menfaatlerimiz için başkalarının hayatını riske atmamalıyız.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
sarımsak:
ad ➽sarmısak.(Konusu: , Kökeni: )
Sarımsak otu:
(alliarie) Turpgiller familyasından; dik saplı, küçük beyaz çiçekli bir bitkidir. Oluşturulduğu zaman sarımsak kokusu verir. Hemen hemen her yerde bulunur. Faydası:: Temriye uyuz ve yaraların tedavisinde kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )