MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

mecburi bisiklet yolu:

(TT-38a) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhası, bisikletlilerin bisiklet yolunu kullanmak zorunda olduklarını ve diğer araçların aynı yolu kullanma haklarının olmadığını bildirir.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Savunma Üçgeni:  

(Basketbol Ter.) Boyalı alana üç savunmacının üçgen biçiminde yerleşmesi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Savurma:  

(Cimnastik Ter.) Kol ve bacak gibi vücut bölümlerini ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri etrafında türlü yönlere doğru hızla çevirme.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Savurma Bacağı:  

(Atletizm Ter.) Atma yarışmalarında atletin ayağını türlü yönlere doğru hızla çevirdiği bacak.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Savurma Kolu:  

(Atletizm Ter.) Atmalarda kullanılan kol.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

say:  

1- Çalışma, gayret gösterme, koşma, yürüme. Örn:: “İnsan kendi say ve gayretinin karşılığını (mükafatını) mutlaka görecektir.” (Kur’an-ı Kerim Necm suresi 53/39 ncü Ayet) 2- Hac veya umre ibadeti sırasında Kâbe’nin yanında bulunan Safa ile Merve tepeleri arasında dört gidiş, üç geliş olmak üzere yapılan yürüyüş. Örn:: “Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah’ın belirlediği kutsal yerlerdendir. Her kim, Kâbe’yi hacceder yahut umre yaparsa bunların arasında say etmesinde hiçbir sakınca yoktur...” (Kur’anı Kerim Bakara suresi 2/158 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sayan:  

(t.i. erk.) Saygılı, Hürmetkar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayar:  

(t.i. ka.erk.) Saygılı, hürmet eden. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Saydam Pano:  

(Alm. Shirting - Fr. voile de coton - İng. transparencylinen) Önden ya da arkadan ışık verildiği zaman, saydamlaşan ince bir bez ile kaplı pano.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Saydam Ses:  

(Alm. klare Stimme - Fr. voix daire) Tiyatro konuşmasında tını yönünden pürüzsüz çıkan ses.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Saydamlık:  

(Fr. effet de transparence - İng. transparency) 1- Tiyatro konuşmasında ünsüz harfleri birbirinden kesin olarak ayırdetmek. 2- Arka düzeyin görülmesini sağlayan efekt.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Saye:  

(f.i. ka.erk.) 1- Gölge. 2- Sahip çıkma, koruma, siyanet. Yardım. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Sayeban:  

(f.i. ka.) 1- Sayvan, gölgelik. Büyük çadır. 2- Koruyan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sayedar:  

(f.i. erk.) 1- Gölgeli, gölgesi olan, gölge eden. 2- Koruyan, sahip çıkan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Sayezar:  

(f.i. ka.) Gölgelik.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sayfa Düzeni:  

Yazıcıdan çıkış alırken, baskının kağıda ne şekilde yapılacağını belirlememizi sağlayan ayrıntılı ayar seçeneklerine verilen genel addır. Sayfanın yatay ya da dikey olacağı ve kenar boşlukları gibi birçok detay, bu seçenekler arasında yer almaktadır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Sayfi:  

(a.i. erk.) Yaza ait, yazla ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sayfiye:  

(a.i. ka.) Yazlık, yazlık ev.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Saygı:  

(t.i. ka.erk.) İnsanlara karşı dikkatli, ölçülü, özenli davranmaya neden olan sevgi duygusu değer yargısı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Saygın:  

(t.i. ka.erk.) Saygı gören, sayılan, hatırlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Saygısız Hareket:  

(Sutopu Ter.) Topun oyunda olmadığı bölümlerde saygı ve spor kurallarını aşan sporcunun bir daha oyuna girmeme cezasını aldığı hatalı davranış. Miscoundt.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Saygur:  

(t.i. erk.) (bkz:: Saygın)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Saygül:  

(t.i. ka.) 1- (bkz:: Saygın) 2- Nadir, eşsiz gül, sayılı gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Sayhan:  

(t.i. erk.) Adaletli yönetici, hükümdarların adili, ölçülüsü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayı:  

(Basketbol ter.) Point. Topun potanın içinden geçmesi. (Oyun kuralları dahilinde)(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

sayı:  

ad 1. MATEMATİK TERİMİ sayma, ölçme, tartma gibi işlemlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu anlatan söz; örneğin bir, dokuz, seksen, bin, milyon vb. birer sayıdır. 2. gazete, dergi gibi bir süreli yayının sıra numarası ya da değişik tarih ve sıra numarası taşıyan baskılarından her biri. \"Yusufçuk’un bütün sayılarını buldum\" 3. numara. \"Apartmanın kapı sayısını görebiliyor musun?\" 4. (çocuk oyunlarında) kısa bir süre için oyun dışıyım anlamında kullanılır. 5. (çocuklar arasında) bir işte ciddi olunduğunu anlatır. 6. (çocuk oyunlarında) oyunun kurallarına uyulmadı, hiç kimsenin kazandığı sayı geçerli değil, oyuna yeniden başlamak gerek anlamında söylenir.(Konusu: , Kökeni: )

Sayı Sistemi:  

(Voleybol Ter.) Her hatanın bir sayı kabul edildiği puanlama sistemi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Sayı Turu:  

(Beyzbol Ter.) Bir vuruşta bütün kaleleri dolaşıp tekrar sayı karesine ulaşma. Home run. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

sayıbilim:  

Numeroloji (sayıbilim), astroloji (yıldızbilim) gibi tamamlayıcı unsurları olan, gerektiğinde bir arada, gerektiğinde ayrı ayrı ele alınabilen, kişiyi ve kişinin geleceğini açıklamayı hedefleyen bir sanattır.(Konusu: , Kökeni: )

Sayıl:  

(t.i. ka.erk.) Saygı gör, sözün dinlensin, değerin artsın. Değerli, saygıdeğer. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayılgan:  

(t.i. erk.) Kendini saydıran, saygın kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayın:  

(t.i. ka.erk.) 1- Kendisine saygı gösterilen, seçkin, değerli. 2- Saygı belirtisi olarak konuşma ve yazışmalarda kişi adlarının önüne getirilen san. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayınberk:  

(t.i. erk.) Kendisine saygı gösterilen insan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayıner:  

(t.i. erk.) Değerli, saygı duyulan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

sayısal:  

sıfat 1. sayıyla ilgili. "Sayısal gerçekler acıdır" 2. sayı temeline dayanan.(Konusu: , Kökeni: )

Saykal:  

(t.i. erk.) Düz, düzgün, pürüzsüz. Gösterişli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayklofobi:  

(ing.i. cyclophobia) bisikletten korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Saykut:  

(t.i. erk.) Uğurlu, kutlu, saygıdeğer kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Saylonlu:  

(i.) (Galactica adlı TV bilim kurgu dizisinde insanların düşmanı olarak nitelenen Cyonlu'lardan) (1990larda) Polis özellikle çevik kuvvete bağlı polis.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sayman:  

(t.i. erk.) Hesap işleriyle uğraşan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayraç:  

(t.i. ka.erk.) Öten, cıvıldayan, şakıyan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayrak:  

(t.i. ka.erk.) (bkz:: Sayraç) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Sayyad:  

(a.i. erk.) Avcı. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sazak:  

(t.i. erk.) 1- Kuvvetli ve soğuk esen yel. Soğuk yelle birlikte yoğun hafif kar. 2- Bataklık, sazlık. 3- Küçük pınar, kaynak.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sazan:  

(t.i. erk.) Göllerde ve sazlık yerlerde yaşayan bir tatlısu balığı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sazan:  

(sf.i.) Aptal, kolayca aldatılan. (kimse) Bir yalanı hemen ciddiye alıp heyecanlanan. (kişi) Eşanl. Kefal)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sazan Balığı:  

Bilimsel Adı: Cyprinus carpio. Familyası: Sazangiller (Cyprinidae) familyasına adını veren tatlı su balığı. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. Pullu ve pulsuz birçok çeşidi vardır. Üst çenelerinden dört bıyık sarkar. Ağız dişleri yoktur. Yutak (farinks) dişleriyle besinlerini öğütürler. Bıyıkları dokunma organı olarak görev yapar. Mısır, solucan, midye, hamur, canlı yem ve boili ile tutulmaktadır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Sazkar:  

(f.i. erk.) 1- Uygun, münasip. 2- Türk müziğinde birleşik bir makam. 3- Saz çalan sanatkar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Scapula:  

Kürek kemiği.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Schnapps:  

Schnapps; Schnapps kelimesi, Almanca 'yutmak' kelimesinden gelir. Archers Şeffaf renkli şeftali likörüdür. Buna da Schnapps denir. Schnapps daha çok kokteyllerde kullanılan bir likördür. Bunun sebebi sek olarak içildiği taktirde aşırı bıktırıcı bir tada sahip olması. Düşük alkollü ve aşırı şekerli/tatlı bir likördür. Aslında Schnapps Avusturya'da her türlü alkollü içki için kullanılır ama özellikle meyve aromalı içki olarak bilinir.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )

Scooby-Doo:  

Bir köpektir ve türü danuadır. Sandviç yemeyi sever ve hayalet, hortlak gibi şeylerden çok korkar. En sevdiği şey Scooby Bisküvisidir. Scooby-Doo ve 4 arkadaşının maceralarını konu almaktadır. Norville "Shaggy" Rogers: Scooby-Doo'nun yaptıkları ve yedikleri ile aynıdır. Scooby doo ile çok iyi arkadaşlardır. Velma Dace Dinkley: Çok akıllıdır. Tek sorunu vardır oda; ekip panik yapıp kaçıştığı zaman gözlüğünü düşürmesidir. Ekip içerisinde ipuçlarını her zaman bulan odur. Frederick Herman Jones ("Freddie"): Bir sır olduğu zaman ekibi o yönlendirir. Ekibi bir bakıma o yönetir. Ekibin başı gibidir. Her zaman ekibe bir şey bulmak için ayırır. Daphneye aşıktır. Daphne Ann Blake: Giyimine her zaman özen gösterir. Saçlarını herşeyden çok sever. En önemlisi bazı önemli ipuçlarınıda o bulmuştur. Freddie ye aşıktır.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Scrambling:  

(Tenis Ter.) Tenisçinin uzaktaki bir topa yetişebilmek için düzensiz bir şekilde yetişmeye çalışması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Screen:  

(Basketbol Ter.) Bir hücum oyuncusunun arkadaşına boş atış imkanı yaratmak veya onun rakibini geçmesi için savunma oyuncusu ile takım arkadaşının arasına girmesi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

SCSI:  

Donanımları sisteme bağlamak için kullanılan arabirimlerden birisidir. Çoğunlukla sabit diskler için kullanılır. Ancak bu arabirimi destekleyen tarayıcılara rastlamanız da mümkün.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

SDRAM:  

Pentium II ve III tabanlı bilgisayarlarda yoğun olarak kullanılan ve günümüzde yerini DDR'a bırakmaya hazırlayan bir bellek türüdür. 100 ve 133 MHz olmak üzere iki farklı çalışma hızını desteklerler.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Seaborgiyum:  

Sembolü: Sg Atom Numarası (Proton Sayısı): 106 Atom Ağırlığı: [271] g/mol Elektron Sayısı: 106 Element Serisi: Geçiş metalleri Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 6B, 7 Yoğunluk: 35 g/cm³ Erime Noktası: – °C Kaynama Noktası: – °C Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı (beklenilen) Görünümü: Gümüşi Keşif: Albert Ghiorso (1974) Seaborgiyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Elementin araştırmalar dışında herhangi bir kullanımı yoktur. Yapay olarak üretildiği için doğada bulunmaz.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Seans:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Seb’ulmesani:  

1- Farz olsun nafile olsun bütün namazlarda okunması zorunlu olan ve yedi ayetten oluşan Fatiha suresi. Örn:: “Ant olsun ki sana seb’ulmesaniyi ve şanı yüce olan Kur’an’ı verdik.” (Kur’an-ı Kerim Hicr suresi 15/87 nci Ayet) 2- Kur’an-ı Kerim’deki emirler, yasaklar, müjdeler, uyarılar, örneklemeler, verilen nimetler ve geçmiş ümmetlerin haberlerine verilen ortak ad. 3- Kur’an-ı Kerim’in Bakara, Âl-i İmran, Nisa, Maide, Enam, A’raf ve Yunus surelerinden oluşan yedi uzun suresi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Seba:  

(a.i. ka.) Yedi. İslam öncesi Sami ve Arap kavimleri yedi sayısının kutsal bir nitelik taşıdığına inanırlardı, "yedi" sayısı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sebahat:  

(a.i. ka.) (bkz:: Sabahat)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sebat:  

(a.i. erk.) (bkz:: Sabit)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sebatı:  

(a.i. erk.) Sebatlık, sözünde kararında durma. Sebatlı, sözünde duran.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sebe Suresi:  

(a.i. سورة سبأ) sebe sûresi; adını, yemen'de bir bölge veya kabile ismi olan sebe' kelimesinin geçtiği 15. âyetten alır. kur'an-ı kerim'de 34 ncü sure, 22 nci cüz, 427 nci sayfadadır. 54 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 58 nci sıradadır. lokman suresi'nden sonra, zümer suresi'nden önce yalnız 6. âyeti medine'de diğerleri mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. surede başlıca paganların ahireti inkar etmeleri, davut ve süleyman peygamberlerin kıssaları ve paganların muhammed'in peygamberliği hakkındaki şüpheleri konu edilmektedir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Sebe suresi:  

Kur'an-ı Kerim’in otuz dördüncü suresidir. Mekke’de inmiştir. Elli dört ayettir. Adını, Yemen’de bir bölge ve kabile olan ‘Sebe’ kelimesinin geçtiği on beşinci ayetten almıştır. Sureye, dünyada ve ahirette her türlü övgü ve hamdın yalnızca Allah’a ait olduğunu haber veren ayetlerle başlanır. Allah’ın yerde ve gökte olan her şeyi bildiği gibi gaybı da bildiği haber verilir. İnsanın yapmış olduğu her şeyi Allah’ın kayda aldığı anlatılır. Ölümden sonra dirilmenin gerçek olduğu hatırlatılır. Hz. Peygamber’in vermiş olduğu haberleri müşriklerin yalanlamaları kınanır ve Allah’ın tüm evreni korumasıyla ilgili örnekler verilir. Surede, hükümdar bir peygamber olan Hz. Davut’un Zebur’u okurken bütün varlıkların kendi dilleriyle Allah’ı tespih ettiği bildirilir. Hz. Davut’un geçimini zırh yaparak sağladığı anlatılır. Hz. Süleyman’ın emrine verilen maddi ve manevi güçler sayılır. Çok güçlü bir peygamber olan Hz. Süleyman’ın gaybı bilmediği örneklerle vurgulanır. Surede, Sebe halkının Allah’ın vermiş olduğu nimetlerin değerini bilmeyerek nankörlük yapmalarından dolayı helak oluşlarına değinilir. İnkârcıların, dünyada İblis’in yalanlarından etkilenmeleri dile getirilirken ahirette ise şeytanın herhangi bir etkisinin olmayacağı belirtilir. Ahirette cezaların bireyselliği hatırlatılır ve Allah izin vermedikçe hiçbir kimsenin yardımının olmayacağı vurgulanır. Allah’ın insana verdiği nimetlere karşı insanın yeterince şükretmemesinden dolayı, ahirette bu nimetlerden sorgulanmalarıyla ilgili açıklamalar yapılır. İnkârcıların bu dünyada ve kıyamet gününde başlarına gelecek azabı inkâr etmelerinin yanlışlığına değinilir. Ahiret gününde inkârcıların kendi aralarındaki hesaplaşmaları ele alınır. Mekke zenginlerinin şımarıklıkları ile inkârda ileri gitmeleri arasında ilgi kurulur. Ahirette ise onlara bu zenginliklerinin hiçbir yararının olmayacağı kesin bir dille belirtilir. Surede, meleklere tapan putperestlerle meleklerin yüzleştirilmelerine ve müşriklerin bu tapınmadan duydukları pişmanlıklara yer verilir. Müşriklerin inkârcılıklarında, atalarının taklitçisi oldukları belirtilir. Putperestlere, Hz. Peygamber’in bir öğüt getirdiği, bu öğüt karşılığı ücret istemediği hatırlatılarak Hz. Muhammed’e iman etmeleri tavsiye edilir. Putların hiçbir şeyi yaratmaya güçlerinin yetmeyeceği söylendikten sonra insanın her türlü sapkınlıktan Kur’an-ı Kerim ile korunacağı bildirilir. Ahirette azabı görünce tüm inkârcıların iman etmek isteyeceklerini fakat böyle bir günde imanın yararlı olmayacağını anlatan ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sebebiyet:  

ESKİMİŞTİR ad bir şeyin oluşmasını sağlama, bir olaya yol açma.(Konusu: , Kökeni: arapça)

sebep:  

ad ➽neden.(Konusu: , Kökeni: )

Sebi:  

(a.i.) Kardeş, kardeşim anlamında bir hitap sözcüğü. Örn:: Sebi nereye gidiyoruz?. Bizim canımız sıkılıyor gezmek istiyoruz. (Ümit Oğuztan, Kraliçe Sisi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sebih:  

(a.i. erk.) Yüzme, yüzüş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sebil:  

(a.i. ka.erk.) 1- Yol, büyük cadde. 2- Su dağıtılan yer. Hayır için parasız dağıtılan su. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

sebil:  

1- Yol, cadde, tarik. 2- Yüce Allah’ın yapılmasını emrettiği, Hz. Peygamber’in uygulamada örnek olduğu her türlü hayır. Türk kültüründe sebil denilince daha çok çeşme akla gelir. Bundan dolayı birçok hayır sahibi, Allah’ın rızasını kazanmak için çeşme yaptırır. Cami, okul, hastane, yol, aşevi, huzur evi ve öksüzler yurdu yaptırmak da sebil olarak adlandırılır. Örn:: “Kanalların izi yok, köprüler harap olmuş, / Sebiller kurumuş, çeşmeler serap olmuş.” (M. A. Ersoy)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sebilhane:  

(b.i) Sebil olarak su dağıtılan yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Sebla:  

(a.i. ka.) Uzun, kirpikli göz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sebre:  

(a.i. erk.) Ölçülü, deneyimli. Sahabeden bu ismi taşıyanlar olmuştur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

sebt günü:  

Yahudilerce dinlenme günü kabul edilen ve kutsal sayılan cumartesi günü, şabat.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sebuçe:  

(f.i. ka.) Küçük kap. Küçük testi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sebük:  

(t.i. erk.) 1- Hafif, yeğni. Çabuk hızlı. Ağırbaşlı olmayan. 2- Sevgili, aziz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sebükalp:  

(t.i. erk.) Hızlı, atak, yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sebüktekin:  

(t.i. erk.) (bkz:: Sebük)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

sebze:  

ad genellikle yeşil olarak çiğ ya da pişirilerek yenilen, kuru olarak da kullanılan bitkiler ya da bunların taneleri, yumruları vb. Köken(Konusu: , Kökeni: farsca)

Secahat:  

(a.i. erk.) Yumuşak huyluluk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Secavend:  

(f.i. erk.) Kur'an-ı Kerim'i manasına uygun olarak okumak için konulan durak işaretleri. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

secavend:  

1- Kur\'an-ı Kerim okurken nerelerde durulup durulmayacağını veya durak yerlerini gösteren işaretler, harfler. 2- Kur'an-ı Kerim’i doğru ve anlamına uygun biçimde okumak için konulan işaretler. Secavendler, Türkçedeki noktalama işaretlerine benzer. Okunan yerin anlamı göz önüne alınarak konulur. Secavendler, ilk defa Muhammed b. Tayfur es-Secavendi (ö.560/1165) tarafından belirlendiğinden dolayı onun adına nispeten Secavend denilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Seccac:  

(a.i. ka.erk.) Çağlayan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

seccade:  

Üzerinde namaz kılınan halı, yaygı, tahta, kumaş, hasır ve tabaklanmış hayvan postu. Seccadeler dinen temiz sayılan şeylerden yapılmalıdır. Kullanımı yasak olan şeylerden seccade yapılmaz. Örn:: “Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat, / Zift dolu gözlerde karanlık kat kat… / Yalnız seccademin yüzünde şefkat, / Beni kimsecikler okşamaz madem, / Öp beni alnımdan sen öp seccadem!” (N. F. Kısakürek)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

secde:  

1- İtaat etme, emrine uyma, baş eğme. Örn:: “Bilmez misin? Göklerde ve yerde olan tüm varlıklar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedirler…” (Kur’an-ı Kerim Hac suresi 22/18 nci Ayet) 2- Namazda alnı, burnu, elleri, dizleri ve ayak parmaklarını yere koyup orada Allah’ın yüceliğini Hz. Peygamber’in öğrettiği dualarla anma. Hz. Peygamber secdede “Ey Yüce Rabbim! Sen her türlü eksik ve yanlış anlayıştan uzaksın.” anlamındaki “Subhane Rabbiye’lÂlâ” duasının okunmasını istemiştir. Örn:: “Sevabı en çok olan namaz, secdesi uzun olandır.” (Hadis) 3- Allah’ın vermiş olduğu nimetlere şükür amacıyla veya başa gelen bir belanın Allah tarafından giderilmesinden dolayı alınla burun yere değecek biçiminde yere kapanma ve dua etme. İslam dinine göre Allah’tan başka hiçbir varlığa ve kutsala secde edilmez. Secde sadece Allah’a yapılır. Örn:: “Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde anıdır. Secde hâlinde çok dua ediniz.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

secde:  

ad namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum.(Konusu: , Kökeni: )

Secde Suresi:  

(a.i. سورة السجدة) secde suresi; adını, mü’minlerin Allah’a secde etmelerinden bahseden 15. ayetten almıştır. kur'an-ı kerim'de 32 nci sure, 21 nci cüz, 414 ncü sayfadadır. 30 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 75 nci sıradadır. müminun suresi'nden sonra, tur suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. 18, 19 ve 20. âyetlerinin medine'de nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. surede Allah, arş, evren'in boyutları ve insan'ın yaratılışı ile ilgili anlatımlar bulunur.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Secde suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in otuz ikinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Otuz ayettir. Adını on beşinci ayette geçen “secde” kelimesinden almıştır. Sureye, Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından indirildiğini bildiren ayetlerle başlanır. Hz. Peygamber’in görevinin en yakınından başlayarak insanları uyarmak olduğu bildirilir. Yaratmada eşsiz olan, görülen ve görülmeyen âlemlerde birçok şeyi yaratan Allah’ın kitap göndermeye de gücünün yettiği haber verilir. Surede, insanın hiçbir şey değilken önce topraktan yaratılıp sonra da ana rahminde geçirdiği evreler sayılır. Ölümden sonra dirilişin mutlaka gerçekleşeceği, insanların Allah’ın huzurunda hesaba çekilecekleri, hesabı kötü olanların cehennem azabını hak edişleri örnekleriyle anlatılır. Surede, Allah’ın ayetlerine iman eden müminlerin niteliklerine yer verilir. Bunlar: Örn:: “Allah’a tam anlamıyla iman ve itaat, kibirlenmeme, geceleri namaz kılma, günahlardan tövbe etme ve kendilerine verilen rızıklardan fakirlere pay ayırmadır.” Tüm bu güzel nitelikleri davranışa dönüştürmenin karşılığının cennet olduğu müjdelenir. Bu niteliklere sahip olan müminlerle inkârcıların eşit olmadığı açıklandıktan sonra inkârcıların ahiretteki barınağı olan cehennemin tasviri yapılır. İnsanı cehenneme girdirecek olan en büyük suçun ‘inkâr’ olduğu vurgulanır. Surede, Allah’ın İsrailoğulları’na verdiği nimetler hatırlatılır. Mekkelilere; “Hz. Peygamber’in ve Kâbe’nin değerini bilirseniz sizi de insanlığın önderi yaparız.” mesajı verilir. Mekke gibi sıcak ve suyun az olduğu bir yerde suyun önemine değinilir. Hayattan ümit kesildikten sonra; ölüm anında iman etmenin geçerli olmayacağını ve kıyamet gününde inkârcıların pişmanlıklarının kendilerine bir yarar sağlamayacağını bildiren ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

secdeyisehiv:  

(bkz:: sehiv secdesi)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

secdeyitilavet:  

(bkz:: tilavet secdesi)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Seciye:  

(a.i. erk.) Yaratılış, huy, karakter tabiat. İyi huy.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Seco Herreranı:  

Seco Herreranı; Panama'da Şeker kamışının üç kez damıtılmasıyla elde edilen Seco Herreranı, sek içilebildiği gibi birçok kokteylde Rom veya Votka yerine de kullanılır.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )

Seçgül:  

(t.i. ka.) Seçilmiş gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Seçil:  

(t.i. ka.) Benzerleri arasından seçil, beğenil, üstün ol, sevgi ve saygı gör.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

seçim:  

ad 1. seçmek eylemi. 2. oy verilerek yapılan seçme işi. 3. HUKUK TERİMİ seçmen durumunda olanların adaylardan ya da partilerden hangisini yeğlediğini belirtme eylemi.(Konusu: , Kökeni: )

Seçkin:  

(t.i. erk.) Seçilmiş, ayrılmış benzerlerinden üstün olduğu için ayrılmış, mümtaz, güzide.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Seçkiner:  

(t.i. erk.) (bkz:: Seçkin)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Seçme Yarışması:  

(Atletizm Ter.) Final müsabakasında yarışacak atletlerin belirlendiği yarışmalar.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Seda:  

(a.i. ka.) Ses. Yankı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Seda:  

Yanlış: Sada Doğru: Seda(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Seda Sayan:  

Aysel GÜRSAÇER (d:1962; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

WhatsApp