MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Müren:

(a.i. ka.erk.) Akarsu, dere, ırmak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Serebellum:  

(Biy.Sp.Ter.) Hareketlerin koordinasyonu ile ilgili benin kısmı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

serebroloji:  

(ing.i. cerebrology) beyin bilimi. yapı ve işleyiş bakımından beyni konu alan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Seremoni:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Seremoni:  

Yanlış: Seramoni Doğru: Seremoni(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Seren:  

(t.i. erk.) 1- Uzun, kalın ve silindir şekilli çam kerestesi. Yelkenlilerde ana direğe dik şekilde tutturulan ve yelken germeye yarayan ağaç. Seren yapılan köknar kerestesi. 2- Orun, makam.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Serenat:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Serengül:  

(t.i. ka.) (bkz:: Serendil) Baş gül. Güllerin birincisi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Serf:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sergen:  

(t.i. erk.) 1- Laf. 2- Vitrin. 3- Tepelerdeki düzlük yer. 4- Yorgun, perişan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sergüzeşt:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Sami Paşazede SEZAİ Kitabın Konusu: Evinden ayrılan küçük bir kızın başından gecen olaylar dramatize edilerek anlatılmıştır. Kızın başından gecenler oldukça acıklıdır. Uzun bir süre kölelik hayatı yaşamıştır. Kitabın Ana Fikri: Evinden ayrılan bir insanın başına her zaman hertürlü kötülüğün gelebileceği bunlardan kurtulma yolununda sadece kendi elinde olduğu kimseden yardım alamayacağı tek başına kalacağı.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Serhad:  

(f.a.i. erk.) Hudut, sınır, sınırbaşı; iki devlet arasındaki sınır boyu. Türk dil kuralına göre "d/t" getirilerek de kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Ar)

Serhan:  

(a.i. erk.) 1- Kurt, canavar. 2- Baş okuyucu, şarkıcı başı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Serhan Arslan:  

Dizi Karakteri: Kopil (Ali Şener) Dizi Adı: Hayat Bilgisi. 13 Şubat 2003 tarihinde Kanal D'de yayımlanmaya başladı. Burada 19 Haziran 2003'e kadar 19 bölüm sürdü ve sezon finali yaptı. Daha sonra transfer olduğu Show TV'de 19 Eylül 2003'te yayına başladı. 16 Haziran 2006 tarihinde yayımlanan 137. bölümü ile final yaparak yayın hayatı sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Serhat Özcan:  

Dizi Karakteri: Tirbüşon Dizi Adı:Bir Demet Tiyatro. İlk kez 1995 yılbaşı gecesi "MTV-Meclis TV" adıyla yayınlanan ve büyük beğeni kazanan oyun. 2002 yılına kadar sürdü.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Serhenk:  

(f.i. erk.) 1- Çavuş. 2- Türk müziğinde çok eski birleşik makam.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Serhun:  

(f.i. erk.) Asil kan, soylu kan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Seri:  

(a.i. erk.) Çabuk, hızlı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Seri:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Seri Port:  

Bilgisayarın arkasında yer alan ve çeşitli harici donanımları bilgisayara takmak için kullanılan bir bağlantı tipidir. Eski bir teknoloji olmasına rağmen, günümüzde de yoğun olarak kullanılmaktadır. Özellikle bazı harici modemler, bilgisayar bağlantısı için seri port'a ihtiyaç duyuyorlar.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Serigrafi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Serim:  

(t.i. ka.erk.) 1- Serme işi. 2- Sabırlı. 3- Genellikle öykülerde başlangıç bölümüne verilen ad. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Serim:  

(Alm. Exposition - Fr. exposition - İng. exposition) Oyunun başlangıç bölümü. Seyircilere kişilerin durumlarını, oyunun anlaşılması için geçmişteki olayları sahnedeki olay içine kaynaşmış olarak veren önemli bölüm.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Serim Bölümü:  

(Alm. Expositionsakt) Seyircilere kişileri, onların durumlarını, olayın başlangıcını aksiyon halinde veren bölümcük.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Serimer:  

(t.i. erk.) Sabırlı kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Serin Gelmek:  

(d.) 1- Soğukkanlı olmak, kızmamak, Öfkelenmemek, sinirini bozmamak. (Genellikle emir kipinde kullanılır. Örn:: Tutmayın beni. Huop serin gel de haşat olmayasın) 2- Barbut oyununda rakibin iyi zar atmasını engelleyeceğine inanılan deyiş. Örn:: Serin gel Biz yıkıldık serin gel. 3- (Kumarda) Rakip oyuncunun çok yüksek aşırı miktarda para sürmesini engellemek için kullanılır. Örn:: Serin gel. O kadar kağıt vermem, oynamam. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Serir:  

(a.i. erk.) Taht. Yatacak yer.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Seriye:  

(a.i. ka.) Hz. Peygamber (s.a.s)'in bulunmadığı küçük askeri birliklere verilen ad.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

seriyye:  

1- Hz. Peygamber’in kumanda etmediği küçük askeri birlik, öncü kuvvet, akıncı birliği. 2. Hz. Muhammed’in kendisinin katılmayıp askerî sancağı arkadaşlarından birine vererek onun komutası altında gerçekleştirdiği askerî hareketler.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Serj:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Serkan:  

(f.t.i. erk.) Soylu kan, başkan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)

Serkız:  

(f.t.i. ka.) Baş kız, kızların, güzellerin başı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fars+Tür)

Serkut:  

(f.i. erk.) Mutlu, talihli, kutlu insan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Serma:  

(f.i. ka.) Soğuk kış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sermaye:  

(fars.i.) 1- Fahişe, genelevde, randevu evinde çalışan kimse. Örn:: İşte bunlar da Kaymak tabağının sermayelerinden.. Bu taraftakini tanırım Kumru derler. (Ahmet Rasim, Fuhş-i Atik) 2- Fahişenin cinsel organı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

sermaye:  

ad 1. bir ticaret girişiminin gerçekleştirilmesi ve yürütülmesi için gerekli olan, bu işte kullanılan para ve paraya çevrilebilecek malların tümü. Benzer: anamal anapara kapital 2. mal oluş fiyatı. \"Mallarını sermayesine satacak değildi ya!\" 3. MEC. varlık, servet. \"Bütün sermayesi bir boyacı sandığıydı\" 4. MEC. konu. \"Günlerdir onu konuşuyorlar, sermaye tükenmek bilmiyor\" 5. MEC. iyi nitelik, bilgi, yetenek. \"Tek sermayem dürüstlüğümdür\" 6. MEC. genelevde çalıştırılan kadın. 7. bütün parasını çarçur edip, yiyip bitirmek. 8. yaptığı işten zarar edip parasını batırmak.(Konusu: , Kökeni: farsca)

Sermed:  

(a.i. erk.) Ebedilik, ebediyet, sonsuzluk. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sermek:  

(f.) (Bir konuyla, bir işle) İlgisini kesmek, fazla uğraşmamak, ihmal etmek. Dersleri sermek. Antrenmanları sermek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sermelek:  

(f.i. ka.) Meleklerin başı, melek kadar güzel ve iyi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sermin:  

Esat Mahmut Karakurt'un yazdığı Çölde Bir İstanbul Kızı kitabındaki baş kahraman. 24 yaşında güzel, cesaretli, erkeksi tavırlara sahip, gururlu, biraz şımarık, gayet güzel tenis oynayan, ata binen, sinirli ve yaşamaktan zevk alan birisidir. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Sermin:  

(t.i. ka.) Nermin, Şermin gibi adlara benzetilerek yapılmıştır.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Sernaz:  

(f.i. ka.) Çok nazlı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sernevaz:  

(f.i. ka.) Baş okşayan, sevecen.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Sernur:  

(f.i. ka.) Baş ışık. İlk ışık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Serol:  

(f.t.i. erk.) Önder ol, baş ol.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)

seroloji:  

(ing.i. serology) serum bilimi. kan serumunu inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Seroloji:  

(serology) Antijen ve serum antikor reaksiyonlarından yararlanarak vücut sıvıları ve lekelerin kaynağının tespit edilmesinde kullanılan laboratuvar testleri.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Serpantin:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

serpentoloji:  

(ing.i. serpentology) yılan bilimi. yılanlar üzerine çalışmalar yapan zooloji dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Serpil:  

(t.i. ka.) İyi geliş, büyü, güzelleş.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Serpil Barlas:  

Serpil POLAT (d:1957; ö:2021)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Serpil Çakmaklı:  

Şener DÖNMEZ (d:1962; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Serpin:  

(t.i. ka.) Yağmur.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Serra:  

İpek Ongun'un yazdığı Bir Genç Kızın Gizli Defteri kitabındaki baş kahraman. 15 yaşında bir genç kız sivilceli, şişman, gözlüklü, her şeyi kafasına takan, biraz kuruntulu hayalperest genç bir kızdır. Çeşme’ye tatile gittikten sonra kuzeni Sırma’nın çabalarıyla hem fiziki, hem de ruhi bir değişim yaşar. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Serra:  

(a.i. ka.) Genişlik, kolaylık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Serraç:  

(f.i. ka.) 1- Çok sevilen, sayılan kimse, baştacı. 2- (a.) Saraç.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fars+Ar)

serseri:  

sıfat · ad 1. belli bir işi ve yeri olmayan, durup dururken ona buna sataşan, başıboş (kimse), kabadayı. 2. beğenilmeyen davranışları olan, tutarsız (kimse). 3. MEC. belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen. "Çatışmada serseri bir kurşuna kurban gitti" 4. HUKUK TERİMİ bedence sağlıklı ve çalışabilir bir durumda olduğu ve kendisini geçindirecek herhangi bir geliri bulunmadığı halde çalışmayan, geçimini yasadışı yollarda, dilencilikte vb. arayan kimse.(Konusu: , Kökeni: )

Serseri Mayın:  

(d. fars. serseri, ing. mine) Orada burada amaçsız dolaşan birdenbire karşılaşılan. (kişi, motorlu araç vb.) Örn:: Birden bir serseri mayın. Yumurta topuklu iskarpinleri briyantinden ışı ışı saçları. (Orhan Kemal, Bir Filiz Vardı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Serseri Milyoner:  

Kitabın Türü: Hikaye Kitabın Yazarı: Orhan KEMAL Kitabın Konusu: Küçük burjuva özlemleriyle yaşayan İngiliz hayranı Nazif Bey'in, kızı Nilüfer için kurduğu hayaller, kabul etmekte zorlandığı yeni dünya koşullarının çarkında yok olup giderken; kızı sevdanın kollarına değil, kendisine aşık ama hiç sevmediği, paranın yücelttiği birine sığınmak zorunda kalır. Kitabın Ana Fikri: Serseri Milyoner romanında, hayatın getirdikleriyle hayallerin; insani değerlerle paranın gücünün çatışmasını ve toplumdaki değişimle ortaya çıkan yozlaşmayı anlatırken, daha sonra sık sık konu edeceği toprak sorunlarını da dile getiriyor.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

sert:  

sıfat 1. kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, yumuşak olmayan, katı, pek. "Sert kereste zor işlenir" 2. kolayca eğilip bükülmeyen, esnekliği az olan. "Sert yay güç gerilir" 3. (hava, iklim, rüzgâr vb.) yumuşak olmayan, zor katlanılan, güç dayanılan, çok etkili. "Sert bir soğuk vardı" 4. öfkeli, hırçın, hiddetli. "Sert bir sesle bağırdı" 5. güçlü. "Sert adımlarla yer gök inlesin" 6. sıkı bir biçimde, titizlikle uygulanan. "Hükümet sert önlemlere başvuruyor" 7. sarsıcı niteliği olan, hafif olmayan, keskin, çarpıcı. "Rakı sert içkidir" 8. hoşgörüsü, bağışlaması olmayan. "Babası sert bir adamdı" 9. gönül kırıcı, acı, katı, ters. "Sert sözler insanı kırar"(Konusu: , Kökeni: )

Sertaç:  

(f.i. erk.) Baştacı, çok sevilen, sayılan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Sertap:  

(t.i. erk.) İnatçı, direngen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sertel:  

(t.i. erk.) Sert, katı, acımasız el.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Serter:  

(t.i. erk.) Katı, sırt, acımasız.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Sertifika:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sertlik (şiddet, yeğinlik):  

Antrenmanda sertlik 1TM değerine göre hesaplanmaktadır.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Sertuğ:  

(t.i. erk.) Baş tuğ. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Serum:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Serva:  

(f.i. ka.) Söz, masal. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Server:  

(f.i. erk.) Baş, başkan, reis, ulu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Serverikâinat:  

‘Kâinatın önderi, efendisi ve övünç kaynağı’ anlamında Hz. Muhammed’e verilen unvan.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Servet:  

(a.i. ka.erk.) Zenginlik, varlık. Zenginliği meydana getiren mal, mülk, para. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

servet:  

ad mal mülk, zenginlik, varlık.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Servet Bey:  

Yakub Kadri Karaosmanoğlu'nun yazdığı Kiralık Konak kitabının baş karakteri. Naim Efendinin damadı Seniha’nın babasıdır. Müslümanlıktan ve Türklükten nefret eden bir kazasker oğludur. Müthiş bir hayranlığı vardır;o da Avrupa hayranlığı, frenk taklitçiliğidir. Züppe biridir. Konağı dilediği gibi çekip çevirmek sevdasındadır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Servet Çetin:  

(lakabı/sp.) Ayıboğan(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Servi:  

(f.i. ka.erk.) Koyu yeşil yapraklı, ince uzun bir ağaç türü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Servi:  

(selvi) Servigiller familyasından; genellikle kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Birçok çeşidi vardır. Adi servi 20-30 m kadar boy alabilen, sütun şeklinde bir servi türüdür. Kabukları ince ve düzgün, uzun çatlaklıdır. Yaprakları koyu yeşil renklidir. Sürüngenlerinin ucunda, 3 cm kadar çapında, esmer renkli kozalağı vardır. Dal ve yapraklarından elde edilen uçucu yağın içeriğinde, tanen ve servi kafurusu vardır. Hekimlikte kozalalar kullanılır. Faydası:: İshali keser. Kanamaları durdurur. Şeker hastalığında da faydalıdır. Saçları kuvvetlendirmekte ve diş ağrılarını dindirmekte de kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Servi Altı:  

(d. fars. sen'den türk.) Kabir, mezar, gömüt.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Servinaz:  

(f.i. ka.) 1- Dalları yana sarkan servi. 2- Uzun boylu sevgili.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Servis:  

(Badminton Ter.) Kısa veya yüksek olarak da uygulanan oyuna başlama vuruşu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis:  

(Tenis Ter.) Teniste oyuna başlama vuruşu. Her iki ayağı arka çizginin gerisinde olması şartıyla topu havaya attıktan sonra yere düşmeden topa vurma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis:  

(Voleybol Ter.) Dip çizginin gerisinden rakip yarı alana atılan oyunu başlatan vuruş. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Servis Çizgisi:  

(Voleybol Ter.) Oyunun kısa kenar çizgileri.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis Geçişi:  

(Voleybol Ter.) Servisi karşılayan takımın sayı elde etmesiyle servis hakkı kazanması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis Hatası:  

(Tenis Ter.) Servis atan oyuncu topu atması gereken alan atamaması, dışarı atması veya fileye takması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis Kırmak:  

(Tenis Ter.) Rakip servis atarken karşı tarafın oyunu kazanması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis Tekrarı:  

(Tenis Ter.) Servis atıldıktan sonra topun ağa, banta çarparak doğru yere düşmesi, servis hatası yapılması, karşılayan hazır değilken servis atılması sonucu oluşan ve sayılmayan servis. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Servis Vole:  

(Tenis Ter.) Oyuncunun servis attıktan sonra fileye giderek rakibe oyun kurma fırsatı vermeden vuruş yapma taktiği.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Seryum:  

Sembolü: Ce Atom Numarası (Proton Sayısı): 58 Atom Ağırlığı: 140.116 g/mol Elektron Sayısı: 58 Element Serisi: Lantanit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 6 Yoğunluk: 6.773 g/cm3 Erime Noktası: 795.0 ° C (1068.15 K, 1463.0 ° F) Kaynama Noktası: 3257.0 ° C (3530.15 K, 5894.6 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi beyaz Keşif: W. von Hisinger (1803) Seryum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Seryum misch metalinin bir parçası olarak çakmak taşı üretmek için kullanılır. Petrolü rafine etmek için bir katalizör olarak kullanılabilir. Seryum oksit, kendi kendini temizlemeyen fırın duvarlarının bir parçası olarak da kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Seryum:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Seryumlu:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ses:  

(Alm. Stimme - Fr. voix - İng. voice) Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

ses:  

ad 1. işitme organının duyabildiği titreşim. \"Bir tabanca sesi duyuldu\" 2. ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı, ağızdan çıkarak yayılan titreşim. \"Şarkıcının sesi güzeldi\" 3. güzel ve etkileyici ses. \"Ses diye ben buna derim!\" 4. MEC. herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki, iç çağrı. \"Pişmanlığın sesi onu uyutmuyordu\" 5. MEC. görüş, duygu ve düşünce. \"Gazete, halkın sesi olmuştu\" 6. MÜZİK TERİMİ aralarında uyum bulunan, hoşa giden, kulağa hoş gelen titreşimler. 7. gürültü patırtı. \"Toplantıda bir ara ses soluk kesildi\" 8. haber. \"Gitti gideli ses soluk çıkmadı\" 9. herhangi bir sesi çıkarmak (ya da çıkarmamak). \"Zil dün ses veriyordu, bugün ses vermiyor\" 10. bir çağrıya yanıt vermek (ya da vermemek). 11. sesin oluşması için akciğerlerden gelen havanın gırtlak, burun ya da ağızda izlediği yol. 12. SİNEMA TERİMİ bir ses kuşağında yer alan ses titreşimlerinin görüntülerini taşıyan bir ya da birkaç dar yol. 13. herhangi bir haberi gelmez olmak. 14. artık susmak zorunda kalmak. 15. (biri) konuşmaktayken susmak, söylemez olmak. 16. (birini) artık konuşturmamak. \"Şunun sesini kesmek gerekir artık\"(Konusu: , Kökeni: )

Ses Bandı:  

(Alm. Tonband - Fr. bande sonore - İng. tape) Bir oyunun her çeşit ses etkilerini sağlayan manyetik şerit.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ses Dağılımı :  

(Alm. Akustik - Fr. acoustique - İng. acoustics) 1- Kapalı bir yerde ses ölçüsü. 2- Fizik biliminin sesle ilgili bölümü. (bkz:: Akustik)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ses Denetimi:  

"Bilgisayarınızın ses ayarlarını kolayca yapmanızı sağlayan bir Windows uygulamasıdır. Uygulama Çubuğu'nun sağ kısmında göreceğiniz küçük hoparlör simgesine çift tıklarsanız, ""Ses Denetimi"" penceresini açabilirsiniz. Burada göreceğiniz çubukları kullanarak farklı kaynaklardan gelen ses sinyallerinin seviyesini, üç boyutlu ses özelliklerini ya da bas ve tiz sesleri ayarlama şansına sahipsiniz. Kayıt sırasında kullanılacak ses ayarları da bu pencerenin yardımıyla düzenlenebilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Ses Kartı:  

Bilgisayarın ürettiği sesleri duymamızı sağlayan donanımlara ses kartı adı verilir. Bu karta bağlayacağınız bir hoparlör seti, üretilen sesleri duymanız için yeterli olacaktır. Piyasada çok basit ya da çok güçlü ses kartları bulmanız mümkün. Tabii bu durum, ürünlerin de geniş bir fiyat aralığına dağılmasına yol açıyor. Bu yüzden önce ihtiyacınızı doğru olarak belirlemeli, satın alacağınız ses kartına daha sonra karar vermelisiniz.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Ses Seda:  

(i.) Haber, iz, alamet, belirti. "Çok uzak ama pek çok uzak birkaç akrabadan ses seda çıkmadı." (Aka Gündüz) "Sanki bütün dünyada ses seda kesilmişti." (Sait Faik Abasıyanık) NOT: Eş Anlamlı Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Ses Titremesi:  

(Alm. zitternde Stimme - Fr. chevrotement) Sesin tiz tonlarda, soluğun yetişmemesi yüzünden titremesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ses Yönetmeni:  

(Alm. Tonmeister - Fr. chef preparateur du son - İng. sound director) Seslendirme ile ilgili çalışmaları yöneten uzman.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

WhatsApp