D E N E M E    


Bir Atasözü Öğrenelim!

Dadandırma Kara Gelin, Dadanırsa Yine Gelir :

(Türk) Hayatımızda pek çok karakterde insan olur. Çevremizdeki sırnaşık ve şımarık kişiye fazla yüz verip onun yüzüne gülersek, o kişi yüz bulur. Bu yüzden de bizi bıktırır ve bu durum çekilmez bir hal alır.

ATASÖZÜ ARAMA


       
Sende Yolla Hata Bildir!



ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ




Ağız Yer, Yüz Utanır:  

(Türk) İkram kabul eden, armağan alan kişi, bunları kendisine sunan kimsenin istediğini yerine getirme zorunluluğunu duyar; bir borçluluk duygusuyla bu isteği reddetmeye utanır, istemese de işi yapar.

Ağızdan Burun Yakın, Kardeşten Karın Yakın:  

(Türk) Bir kimse çocuğunu her şeyden çok sever. Bu sevgi başka hiçbir sevgiyle karşılaştırılamaz diğerlerinden çok farklıdır. İnsanlar akrabalık ilişkilerinde kardeşlerinden çok kendi çocuklarını düşünür, onları sever ve benimser. Kişi bir şey yaparken önce çocuğuna sağlanacak faydayı düşünür.

Ağızdan Çıkan Söz Namludan Çıkan Kurşun Gibidir:  

(Çerkez)

Ağızla Göz Yüreğin Aynasıdır:  

(Arap)

Ağlama Ölü İçin, Ağla Diri İçin:  

(Türk) Bir yakınımız ölse, onun ardından birkaç gün ağlarız. Sonra acımız küllenir, ölen kimseyi unutur gideriz. Esasen ölen ölmüştür, onun için sürekli ağlamanın bir anlamı yoktur. Fakat yaşayanlar için hayat devam etmektedir. Asıl acınası durumda olan kimse değil, onun yerine bıraktığı dul, yetim ve bakmakla yükümlü olduğu insanlardır. Haline ağlanacak olanlar, asıl yaşayan kimselerdir.

Ağlamakla Yar Ele Girmez:  

(Türk) İnsanın çok istediği, arzu ettiği bir şeyi sadece özleyerek veya üzülerek elde etmesi mümkün değildir. Kişi bu isteği için çabalamalı ve uğraş göstermelidir. Kimse oturduğu yerden istediği bir şeye ulaşamaz. Ortada bir emek ile o istediği şeye kavuşmak ve ele geçirmek için çeşitli yollar bulmalıdır.

Ağlamaktan Korkma! Zihindeki Istırap Veren Düşünceler Gözyaşı İle Temizlenir:  

(Kızılderili)

Ağlamayan Çocuğa Meme Vermezler:  

(Türk) Hakkımızın yendiği yerde susup sonuca katlanmak doğru değildir. Susar, sesimizi çıkarmaz, hakkımızı aramazsak kimse bize yardım elini uzatmaz; hakkımızı vermez. Onun için hakkımızı arama yoluna gitmeli ve bu yolda sesimizi duyurmalıyız.

Ağlar Gözden, Sahte Sözden Sakın:  

(Türk) Kendi menfaat ve çıkarları için kendilerini acındıran, bunu gerçekleştirirken bir yandan da ağlayan insanlardan uzak durulmalıdır. Çünkü bu kişi kendi menfaati için bir yandan kendini acındırma yollarına başvurmuşsa bununla beraber pek çok yalan da söyleyebilir.

Ağlarsa Anam Ağlar, Gerisi Yalan Ağlar:  

(Türk) İnsanlara dünya hayatında her daim ağlayacak tek varlık annesidir. Çocukları için ömrünü verir anneler. Evladının başına bir hal geldiğinde hiç bıkmadan, hiç usanmadan üzülür. El gibi kısa sürmez, unutmaz. Sevinçleride aynı şekilde olan anneler, evlatlarının başarılarını yıllarca unutmaz, sürekli anar, sürekli bunun için büyük bir sevinç yaşar.

Ağlatan Gülmez:  

(Türk) Başkalarına zulmeden, sıkıntı veren, çile çektiren kimselerin kötülükleri karşılıksız kalmaz; günün birinde bu dünyada ya da öteki dünyada kendisine döner, yaptıklarının cezasını mutlaka çeker, o da ağlar.

Ağlayanın Malı Gülene Hayır Etmez:  

(Türk) Başka kimsenin malını elinden haksız yere ve zulüm içinde alıp haksız kazanç elde etmenin hayrını kimse görmez. Haksızlığa uğrayan kişilerin mağduriyeti er yada geç haksızlığı yapan kişiden çıkar. Kimsenin yanına kâr kalmaz.

Ağrılarda Göz Ağrısı, Her Kişinin Öz Ağrısı:  

(Türk) Göz ağrısı insan için dayanılmazdır. Ama tabii ki kişinin içten yaşadığı başka ağrıları da vardır. Bu yüzden herkes önce kendi acısını düşünür onunla ilgilenir. Kendi acısını hissettiğinden dolayı acısı çok ağrılıdır. Kişi kendisini ilgilendiren olaylardan daha çabuk etkilenir.

Ağrımayan Başın, Sargıya İhtiyacı Yoktur:  

(Türk) Kişiler üzerine düşmeyen işle ilgilenmemeli, üzerine düşmeyen görevlerde bulunmamalıdır. Aksi halde bu görev ve sorumluluklardan dolayı kaynaklanan sıkıntılar çekilebilir, bunların yükü altında kalınabilir. Arkasında ne olduğunu bilmediğimiz hiçbir işte görev almamalı, bunu vazife olarak bellememeliyiz.

Ağrısız Baş Mezarda Gerek Olur:  

(Türk) Yaşayan her insan dertten, çileden yakasını kurtarabilmiş değildir. Yaşadıkça da kurtaramayacaktır. Dolayısıyla dertsiz insan ancak mezarda bulunur. Bu demektir ki, insan dertten ancak ölünce kurtulacaktır.

Ağustos'un Yarısı Yaz, Yarısı Kış:  

(Türk) Ağustos ayının on beş günü yaz on beş günü kış olarak tabir edilir. Ağustos ayının ortalarına doğru günler kısaldıkça sıcaklar da azalır. Havalar soğumaya başlar.

Ağustosta Beyni Kaynayanın Kışın Kazanı Kaynar:  

(Türk) Çalışmayı sevmeyen tembel kimseler çalışıp geleceklerini, önlerindeki günleri görmezler. Bu yüzden kışın zor duruma düşerler. Fakat azimle çalışan kişi yazın sıcağında bile olsa elinden geleni yapıp önündeki günleri düşünüp geleceğe yatırım yaparlar. Her türlü ihtiyacını karşılayıp kışını rahat geçirir.

Ağustosta Gölge Kovan, Zemheride Karnını Ovar:  

(Türk) Vakit ve fırsat varken (yazın) çalışmayan, tembel tembel oturan, keyfini düşünen kimse, fırsat kaçtıktan sonra, çalışmanın zor olduğu günlerde (kışın) geçim sıkıntısı çeker; perişan olur, aç kalıp yoksul düşer.

Ağzını Ekmeğe Götür Ekmeğini Ağza Değil:  

(Arnavut)

Ağzınız, Diliniz Yok Mudur Yahu:  

(Laz) Utanıyor musunuz, korkuyor musunuz, sağır mısınız, duymuyor musunuz; soruyorum, konuşsanıza! anlamında.

Ah Alan Onmaz:  

(Türk) Zulmeden, hak yiyen, kötülük yapan ve bu sebeple birilerinin bedduasını alan kimse iflâh olmaz; onun sonu iyi değildir, yaptıklarının cezasını mutlaka görür.

Ah Yerde Kalmaz:  

(Türk) Haksızlığa ve zulme uğrayan insanların çektiği dertleri ahları yerde kalmaz. Kim kime ne kötülük ettiyse acısı o kişiden muhakkak er ya da geç çıkar. Kimsenin ahı kimsede kalmaz. Kötülük yapanlar mutlaka cezalarını çekerler.

Ahali İsterse Padişahı Tahttan İndirir:  

(Türk) Bir toplumu meydana getiren insanların gücü, kendilerini yönetenlerin de üstündedir.

Ahlatın (armudun) İyisini Ayılar Yer:  

(Türk) Değerli, güzel ve iyi şeyler çoklukla onlara lâyık olmayan kimselerin eline geçer ve onlarca kullanılırlar. Bu da gösteriyor ki, insanlar gelişen olaylara çok kez engel olamazlar.

Ahmağa Yüz, Abdala Söz Vermeye Gelmez:  

(Türk) Anlayışı kıt, beceriksiz, yüzsüz ve yılışık, çıkarcı kimselere gereksiz yere yakınlık gösterilmemelidir. Yoksa bu yakınlığı kötüye kullanabilir. Yerli yersiz karşınıza çıkıp sizi rahatsız ve huzursuz edebilir. Bu gibi kimselerle kurulacak ilişkilerde dikkatli olunmalıdır.

Ahmak (şaşkın) Misafir Ev Sahibini Ağırlar:  

(Türk) Misafiri ağırlamak ev sahibine düşer. Ama şaşkın misafir bunun tersini yapar. Vazifesi olmadığı halde başkasının görev ve sorumluluk alanına giren şeylerle uğraşan nice ahmaklar vardır ki, bu gayretkeşlikleri yüzünden hem başkalarına rezil olur, hemde ellerine birşey geçmez.

Ahmak Adama Öğüt Vermek, Sincaba Tuz Vermeye Benzer:  

(Keşmir)

Ahmak Gelin Yengeyi Halayığı Sanır:  

(Türk) Ahmak olan kimseler, kendisini korumakta ve kollamakta olan kişi yada kişilere, hizmetine verilmiş bir hizmetçi gözüyle bakar ve saygısızca davranışlarıyla onların gönlünü kırarak bu iyilik hizmetinden yoksun kalır.

Ahmak İti Yol Kocatır:  

(Türk) Bazı insanların girişimleri, uğraşıları, didinmeleri, yaptıkları işleri ahmaklıkları yüzünden sonuçsuz kalır; yıpranmalarına yol açar. Bunun böyle olmasının sebebi, işe iyi düşünmeden, plân yapmadan girmiş bulunmaları, karşılarına çıkacak aksilikleri hesaplamamış olmalarıdır. İşte böylesi bir giriş, onları tekrar tekrar yapmak zorunda bırakmış, zaman kaybettirmiş, yormuş ve yıpratmıştır.

Ak Akçe Kara Gün İçindir:  

(Türk) Emek vererek, alın teri dökerek kazandığımız para, sıkıntılı anlarımız ve zor günlerimiz içindir; bizi darlıktan bu para çekip kurtarır, rahata erdirir. Dara düşülen günlerimizde bu parayı harcamaktan da geri durmamalı, çekinmemeliyiz. Eşanlamlısı:: Sakla Samanı Gelir Zamanı

Ak Curun Akmazsa Kara Curun Kol Gibi:  

(Türk) Az kazancın her zaman sağlanabileceği bir konuda çok kazancın gerçekleşmemesi önemli sayılmaz.

Ak Göt Geçit Başında Belli Olur:  

(Türk) İnsanlar bu dünyaya sınanmaya, bir sınav geçirmeye gelmişlerdir. Onlarda kendi aralarında birbirlerini sınayarak hayatlarını idame ederler. Bir işe başladıktan sonra kimin iyi ve kimin kötü olacağı bu işin sonunda, bir sınava girdikten sonra hangi kişinin daha başarılı, hangisinin daha kötü olacağı sınav sonunda ortaya çıkar.

Ak Gün Ağartır, Kara Gün Karartır:  

(Türk) Mutlu bir yaşama tarzı, insanları daha dinç ve hayatta iyimser kılar. Üzüntülü yaşayış ise yıpratır, düşüncelere sokar ve karamsar olmasına neden olur. Ne olursa olsun mutlu olmaya çalışmalı, yaşadığımız her olayın kötü yanlarını değil iyi yanlarını görerek düşünmeliyiz. Bu şekilde çok daha sağlıklı kalabilir, çok daha iyi şeyler yapabilmek için mutlu olabiliriz.

Ak Köpeğin Pamuk Pazarına Zararı Vardır:  

(Türk) Kişiler sahip olacakları kötü şeyi, görünüşte iyi şeye benzetiyorsa iyi olan şeyin değeri ve kıymetini unutur. Ancak sonrasında çok pişman olacaktır.

Ak Koyun Ak Bacağından, Kara Koyun Kara Bacağından Asılır:  

(Türk) Doğruluktan ayrılmayan, güven kazanır, ödüllendirilir, hayatında hep onu başarılı edecek şeyler ile karşılaşıp yaşamını sürdürür. Kötülüğü iş edinen kimseler ise hak ettiği cezayı ve belayı görür, tek tek acısını çeker.

Ak Koyun Kara Koyun Geçit Başında Belli Olur:  

(Türk) Yaşadıkları deneyimler sonucunda insanlar erdeme ulaşırlar. Bu erdemlerini ise yeni yaşayacakları konular üzerinde tecrübe olarak kullanırlar. Bir işe giren iki erdemli insandan hangisinin daha iyi olduğu bu işin sonunda anlaşılır. Bu şekilde insanlar tecrübe ile tanınmış olurlar.

Ak Koyunu Gören, İçi Dolu Yağ Sanır:  

(Türk) Kişilerin ve dünya mallarının dışarıdan görünüşüne bakarak buna aldananlar, içindede bu güzelliği barındırdığını sanarlar. Ancak buna aldandıklarında büyük bir hayal kırıklığına uğrarlar. Görünüşe göre bir yargıya varmamalıyız.

Ak Koyunun Kara Kuzusu da Olur:  

(Türk) 1- İyi ana-babadan kimi zaman kötü huylu çocuklar da olabilir. 2- Çok iyi sandığımız bir işin, girişimin veya tavrın kötü yanları da bulunabilir. 3- Arkadaş, dost ve yakınlarımızın kimi kusurlu yanları da bulunabilir.

Ak Koyunun Kara Kuzusuda Olur:  

(Türk) İyi ailenin iyi çocuğu olur diye bir kural yoktur. Nice iyi ana ve babaların kötü çocukları olduğunu hep görürüz.

Ak Şeker, Kara Şeker, Bir Damar Soya Çeker:  

(Türk) İnsanlar bir anne ve bir babadan doğarlar. Bu sebeple anneye ve babaya benzeyecek bir kişilikte dünyadaki hayatlarını sürdürürler. Her zaman yaptıkları iyilikte de, kötülükte de aileden gelen bir huy ona sebep olur. İnsan kişiliklerine kalıtım ve genlerin büyük oranda etkisi vardır.

Akacak Kan Damarda Durmaz:  

(Türk) “Takdir, tedbiri bozar” derler. Bir zarara uğramak, önemli bir şeyimizi kaybetmek kaderimizde varsa, ne yaparsak yapalım, ne önlem alırsak alalım bunun önüne geçemeyiz. Bugün ya da yarın, er veya geç olan olacaktır.

Akan Çay Her Zaman Kütük Getirmez:  

(Türk) Bazı başarılar nadirende olsa tesadüfler sonucudur. Kimileyin emek sarfetmeden para kazanılsa da bu her zaman gerçekleşmez. İnsan işini şansa bırakmamalı, eline sadece kazancının geçeceğini bilmelidir.

Akan Su Akacağı Kulvarı da Aşındırır:  

(Zazaca)

Akan Su Asla Kokmaz, Kapı Menteşesi Paslanmaz:  

(Çin)

Akan Su Yosun (pislik) Tutmaz:  

(Türk) Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır. Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur.

Akan Suya İnanma, El Oğluna Güvenme:  

(Türk) Kimi akar sular yavaş aktığı için tehlikesiz görünebilir, ancak yine de güvenmemelidir. Bir an o suya kapılıp sürüklenebilir, derinlere ve burgaçlara çekilip boğulabiliriz. El oğlu da tıpkı bu akar sular gibidir, kimi yanlarına bakarak onlara güven duyamayız. Çıkarı için bizi tuzağa düşürebilir, başımıza olmadık işler açabilir, zor durumda bırakıp zarara uğratabilir. Bunun için temkinli olmalıyız. Eşanlamlısı:: İnsanoğlu Çiğ Süt Emmiş

Akar Su Çukurunu Kendi Kazar:  

(Türk) Azimli olan, bir şey yapma isteği ve gücünü taşıyan, gayretli ve atak kimseler zorluklara boyun eğmezler; amaçlarını gerçekleştirmek için imkân ararlar, yollarını ne yapıp edip bulurlar.

Akara Kokara Bakma, Çuvala Girene Bak:  

(Türk) Bu dünyada kişiler kendinden sonra gelecek çoluk ve çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için çok çalışmalıdır. Az dememeli, çok dememeli, iyi dememeli, kötü dememeli, kimliğimizi kötü etkilemeyecek şekilde her işte bulunup para biriktirmelidir.

Akarsu Çukurunu Kendi Kazar:  

(Türk) Gayret ve irade sahibi kimseler yeteneklerine uygun düşen bir çalışma yönü ve alanı mutlaka bulurlar. Böyle kimselerin önü her zaman açıktır.

Akarsuya İnanma, Eloğluna Dayanma:  

(Türk) Akışı ne kadar yavaş olursa olsun, akar suya girmek tehlikelidir. İnsan sürüklenip, burgaca rastlayıp boğulabilir. Bunun gibi birkaç beğenilir durumuna bakıp el oğluna güvenmek doğru değildir. Anlaşamayacağınız, sizin için zarara yol açan tutumları bulunabilir, bunun için sizi düş kırıklığına uğratabilir.

Akbaba Leyleğin Dayısı, Herkese Kendi Başının Kaygısı:  

İnsanların kendine göre bir hayat düzeni ve bu düzen içinde çözmesi gereken sorunları vardır. Her insan için öncelik kendisi ve ailesidir. Akrabalarının ve çevresindeki insanların sorunları ikinci plandadır.

Akça Akıl Öğretir, Don Yürüyüş:  

(Türk) Bol olanaklar, imkanlar ve çevreler insanların iyi işlere girişmesini kolaylaştırır, yol yordam öğrenmesine yardım eder: Parası çok olan kişi, başkalarının aklından geçirmediği güzel işler yapar. Kılıksız olduğu için eskiden topluluk içinde kısıla büzüle yürüyen kimse de giyimli kuşamlı olduğu zaman dikkati çekecek kadar güzel yürür. Para ve güzel giyiniş insanların tüm görünüş ve kişiliklerini baştan sona etkiler.

Akçanın İyisi Kesede Duran, Bahçanın (bahçenin) İyisi Eve Yakın Olan:  

(Türk) Para, şuraya buraya dağıtılmayıp insanın kendi cebinde (kesesinde) bulunursa ivedi (acil) durumlarda gereken nesneleri hemen alabilirler. Bağ ve bahçe de eve yakın olursa, bakımı, korunması ve hemen yararlanılması kolay olur, çalışırken, gidip gelirken zorluk çekilmez.

Akçesi Ucuz Olanın Kendisi Kıymetli Olur:  

(Türk) Cimri olmanın kötülüğü vurgulanır. İnsan parası olmasına rağmen parasına aşırı önem vermeyip cömertçe harcayıp ve yardım amaçlı kullanıp kimseden esirgemezse sevgi ve saygı görür. Başkaların ayardım etmeyip cimrilik yapan insanlar çok fazla sevilmez.

Akı Karası Geçitte Belli Olur:  

(Türk) Bir işe koyulduktan sonra insanların iç yüzleri ortaya çıkar. İşin başında iken çok konuşan ve vadeden insanların asıl dürüstlükleri işin sonunda belli olur.

Akıl Adama Sermaye:  

(Türk) İnsanın en değerli sermayesi aklıdır. Çünkü bütün işlerini en iyi biçimde aklıyla döndürür. Bu sermaye elden çıkarsa bir daha ele geçirilemez. Bu nedenle insanların aklını, bildiklerini, tecrübelerini iyi kullanması ve koruması gerekir.

Akıl Akıldan Üstündür:  

(Türk) Her insan aynı anlayış, bilgi ve düşünme gücüne sahip değildir. Bizim akletmediğimizi, bir başkası akledebilir. Biri bizden daha iyi düşünüp karanlık bir noktada bize ışık tutabilir. Bu bakımdan önemli işlerimizde güvenli, geniş düşünce sahibi kimselere danışmaktan, onların bilgi ve tecrübesine başvurmaktan kaçınmamalıyız. Zıtanlamlısı:: Aklın Yolu Birdir

Akıl Doğuştandır, Aptallık Öğrenilir. :  

(Rus)

Akıl İçin Tarik (yol) Birdir:  

(Türk) Bir mesele ancak akıl yoluyla çözülebilir. Bu yol ise tektir. Doğru düşünenlerin, mantıklı olanların bu yolu izlediklerinde vardıkları sonuç hep aynı olacaktır.

Akıl İle Aslan Tutulur, Güç İle Sıçan Tutulmaz:  

(Türk) Güçlü insan kendini her daim yenilmez hisseder. Fakat akıl güçten üstündür. Kişi her daim aklını kullanarak tüm düşmanlarını alt edebilir. Çünkü herhangi bir zekaya sahip olmayan güç tek başına hiçbir işe yaramaz.

Akıl İnsanın Külahında Bir Çividir. Yumruk Yemeden İçeri Girmez:  

(Avustralya)

Akıl Kişiye (adama) Sermayedir:  

(Türk) Giriştiğimiz hemen bütün işlerde başarılı ya da başarısız olmamızdaki en büyük etken akıldır. O, yapmaya çalıştığımız işte baş aracımızdır. Onu gerektiği gibi, yerinde kullanırsak iyi sonuç almamız kolaylaşır. Hemen her işte bir sermayeye gerek duyulduğu açıktır. Bu sermaye de paradır. Ama unutmayalım ki, paranın da işe yarar şekilde kullanılması akılla olur.

Akıl Malın En Kıymetlisidir:  

(Çerkez)

Akıl Olmayınca Başta, Ne Kuruda Biter, Ne Yaşta:  

(Türk) Bir kişi akılsız veya bahtsız olursa yaptığı veya yapacağı işlerden hiçbir zaman olumlu sonuç alamaz. Çünkü akıl kişinin her zaman en kuvvetli silahıdır, her türlü başarının altında yatandır. Bu yüzden insanlar kendilerini çıkmaza sürüklememeleri için akıllıca hareket etmelidir.

Akıl Olmayınca Ne Yapsın Sakal:  

(Türk) Toplumdaki insanlar sadece yaşlanmakla olgunlaşıp erdem sahibi olmazlar. Akılsızsa yapılan işler ve uğraşılar, çocukça olabilir. Bu gibi kişilere akılsızlığı bir arpa boyu yol aldırmaz, sadece saçının, sakalının ak bir hale gelerek itibar sahibiymiş gibi gözükmesine neden olur.

Akıl Ortak Ortak, Mal Ortağı Kaypak:  

(Türk) Yararlı ortaklık, yapılacak iş üzerinde danışma ve dayanışma ortaklığıdır. Bu, kişileri kötü sonuçtan, zarar ziyandan korur. Mal ortaklığında ise her ortak kendi çıkarını düşündüğü için ortağının zararına çalışabilir, onun elindekileri almak için farklı yollara başvurabilir.

Akıl Para İle Satılmaz:  

(Türk) İnsanlar akılca eşit değillerdir. Kimileri akıllı, kimileri aptaldır. Bunu değiştirmek mümkün değildir, böyle de sürüp gidecektir. Üstelik akıl, somut bir şey de değildir. Sonradan da elde edilemez, parayla da alınıp satılamaz. Etrafımıza şöyle bir baktığımızda delice işler yapan varlıklı insanlar, akıllıca işler yapan yoksul insanlar görürüz. Eğer akıl parayla satın alınmış olsaydı zenginlerin dilece işler yapmadıklarına tanık olabilirdik.

Akıl Para İle Satın Alınmaz:  

(Zazaca)

Akıl Verme Para Ver:  

(Türk) Zor durumda kalan bir kişiye sadece nasihat vermek yeterli olmaz. Sonuç olarak yaşanan yaşanmış, olan olmuştur. Güç durumdaki kimseler yardım istedikleri kişiden sadece nasihat alırsa durumu düzelmez. Paraya ihtiyacı olan kimse için nasihat boş laf olarak görülür, para yardımı yapılmasını ister.

Akıl Yaşta Değil Baştadır:  

(Türk) İnsanın yaşlanması, aklının artması anlamına gelmez. İnsan büyüyebilir fakat aklı (kıt) kalabilir. Biliriz ki, pek çok genç yaşça büyük olanlardan daha akıllıdırlar. İnsanlar yaşlandıkça tecrübe sahibi olabilirler ama tecrübe akıllı olanların işine yarar, akılsızların değil.

Akıl Yiğide Sermayedir:  

(Türk) Kişinin yaptığı işte başarı sağlaması, aklını kullanması ile orantılıdır. Öyle ki; çok parası var ve aklı yoksa başarısız, aynı şekilde çok aklı var ancak parası yoksa ise yine başarısız olur. Fakat en önemlisi işi bilmek, aklı başında biri olmak gerekir.

Akıl, Altın Taça Benzer, Herkesin Başında Olmaz:  

(Zazaca)

Akıldan İyi Zenginlik, Sağlıktan Kıymetli Şey Yoktur:  

(Türkmen)

Akılları Pazara Çıkartmışlar, Herkes (yine) Kendi Aklını Beğenmiş (almış):  

(Türk) İnsan kendi davranışını, tutumunu başkalarınınkinden daha üstün görür. Herhangi bir konuda onun gibi düşünmeyenleri kusurlu sanır. İnsan kendini beğenmek konusunda o kadar tutucudur ki, mümkün olsada akılları hepten pazara çıkarıp satsan, her insan yine kendi aklını seçer, onu alır.

Akıllı Adam Deliyi Azarlamaz:  

(Çin)

Akıllı Adam, Akılsız Adamın Son Yaptığını İlk Önce Yapar:  

(Hint)

Akıllı Bir Adam Yalnız Kendi Tecrübelerinden, Çok Akıllı Bir Adam Başkalarının da Tecrübelerinden Yararlanır:  

(Çin)

Akıllı Düşman, Akılsız Dosttan Hayırlıdır (Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun):  

(Türk) Düşüncesiz ve yersiz davranan, gerçeği görmeyen, anlayışı kıt kimseler yaptıkları işlerin, söyledikleri sözlerin ne gibi sonuçlar doğuracağını hesap edemezler. Bu yanlarıyla, iyi niyetli de olsalar dostlarına bilmeyerek zarar verebilirler. Bunun aksine, akıllı düşmanın neler yapabileceği, hangi yollara başvuracağı önceden tahmin edilip sezilebilir; dolayısıyla kişi tedbirini alır, kendisine gelebilecek zararları önlemeye çalışır.

Akıllı Düşününceye Kadar Deli Oğlunu Everir:  

(Türk) Çoğu zaman çok düşünmek ve işi irdelemek zaman kaybından başka birşey değildir. Kimi insanlar yapacakları işi derinlemesine düşünmeden atılırlar ve çok düşünen kimselerden daha fazla iş görmüş olurlar.

Akıllı Genellikle Hakirdir:  

(Endonezya)

Akıllı Gün Sayarken Deli Oğlunu Evermiş:  

Önlem almaya, hazırlıklı olmaya alışmış kimi tedbirli kimse, hemen her şeyde bir sonuca ulaşmak için sağlam bir yol arar. Bunun için de düşünüp taşınır, kolay kolay karar veremez. Dolayısıyla da epey zaman harcamış ve sonuca ulaşmakta gecikmiş olur. Oysa gözü pek atak ve yeterince düşünmeden karar veren kimse, tehlikeyi göze alıp işe girişir ve sonuca daha çabuk ulaşır.

Akıllı Hırsız, Şaşkın Ev Sahibini Bastırır:  

(Türk) Aklını kullanmasını bilen, açık göz, uyanık ve düzenbaz kimseler düşüncesiz, kavrayışı kıt, ahmak ve şaşkın kimseleri aldatmakta bir zorlukla karşılaşmazlar. Hatta bu kimseler, karşılarındaki bu aptal insanları, haklı da olsalar haksız çıkarabilirler; kendilerini suç işlememiş gibi gösterebilirler.

Akıllı Kimdir? Herkesten Öğrenen. Kuvvetli Kimdir? Hırslarını Yenen. Zengin Kimdir? Hâlinden Memnun Olan:  

(Meksika)

Akıllı Kişiyi Sırtında Taşısan Dahi Yük Gelmez:  

(Çerkez)

Akıllı Köprü Arayıncaya Dek Deli Suyu Geçer:  

(Türk) Önlem almaya, hazırlıklı olmaya alışmış kimi tedbirli kimse, hemen her şeyde bir sonuca ulaşmak için sağlam bir yol arar. Bunun için de düşünüp taşınır, kolay kolay karar veremez. Dolayısıyla da epey zaman harcamış ve sonuca ulaşmakta gecikmiş olur. Oysa gözü pek atak ve yeterince düşünmeden karar veren kimse, tehlikeyi göze alıp işe girişir ve sonuca daha çabuk ulaşır.

Akıllı Oğlan Neyler Ata Malını, Akılsız Oğlan Neyler Ata Malını:  

(Türk) Akıllı ve çalışkan insan geleceği için ailesinden kalacak mirasa güvenmeden kendini yetiştirir. Mirasa güvenerek tembellik edip çarçur etmez parasını. Akılsız insan ise ailesinden kalan mala güvenerek yarınını düşünmeden har vurup harman savurur ve ne olursa olsun o mal o kişiye kalmaz. Çocuklara mal bırakılmaktansa onları iyi yetiştirmek daha hayırlıdır.

Akıllı Olsa Her Sakallı Kişi, Sakallılara Danışırlardı Her İşi:  

(Türk) Danıştığımız yada danışacağımız her yaşlı, sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır. Bu gibi insanlar tecrübeli dahi olsa akıllı değildir. Akıl yaşta değil her zaman baştadır.

Akıllı, Söylemeden (önce) Düşünür, Akılsız Düşünmeden Söyler:  

(Türk) Kişiler daha sonra pişman olmamak için, söylenecek sözü, yapılacak işten önce çok iyi düşünülmelidir. Düşünülmeden söylenen söz ve latifeler, yapılan işe karşı sakıncalı olabilir; zarar getirebilir.

Akıllıyı Arkada Tutma, Akılsızı Kılavuz Etme:  

(Türk) Hangi işte, hangi yönetimde olursa olsun sağlıklı bir sonuca gidilmek isteniyorsa, mutlaka iyi ve doğru düşünenlere, işinin ehli ve akıllı kimselere öncelik verilmelidir; onlar takipçi değil, takip edilenler olmalıdır. Eğer bunun tersi yapılıp akılsız, ahmak, beceriksiz, anlayışı kıt kimselere öncelik verilir, onlar iş başına getirilirse yapılan işten olumlu bir sonuç elde edilemez; elde kalan yalnızca zarar olur.

Akılsız Başın Zahmetini (cezasını) Ayaklar Çeker:  

(Türk) 1- İyi düşünüp taşınmadan, eni konu hesaplamadan verdiğimiz kararlar, yaptığımız girişimler bizi kötü sonuçlarla karşı karşıya bırakır, çıkmaza sokup oraya buraya koşturur, yorgun düşürür. Hemen her şeyi yeni baştan yapmak durumuyla yüz yüze getirir. 2- İşin başında olanların akletmeden verdikleri yanlış karar ve ortaya koydukları tutumların doğurduğu kötü sonuçların sıkıntılarını, zahmetini buyruk altında çalışanlar çeker.

Akılsız İti (köpeği) Yol Kocatır:  

(Türk) Akılsız köpek, nereye gideceğini bilmeyerek nasıl yollarda boş boş dolaşıp yorulursa, belli bir amaç gözetmeden, boşyere yorucu işlere giren kişi de yaşamını, hiçbir başarı gösteremeden tüketir, harcar.

Akılsız Kasabın Gerisine Kaçar Masadı:  

(Türk) Kafası çalışmayan akılsız kimse, elindeki fırsatı kullanmak şöyle dursun, onun kendi zararına işlemesine yol açar. Çünkü elindeki fırsatları değerlendiremez, her zaman işin gerisinde kalır, buda onun boşu boşuna kürek çekmesine neden olur.

Akıntıya (karşı) Kürek Çekilmez:  

(Türk) İnsanların hayatlarında devam eden ve yolunda güçlü olarak sürüp giden bir işi ters yöne çevirmek boşuna çaba harcamaktır. Bu işi tersine çevirmek için yeniden başlamak çok daha kolaydır.

Akla Gelmeyen Başa Gelir:  

(Türk) İnsan her şeyi eksiksiz düşünüp, başına gelebilecekleri önceden kestirip tedbir alacak güçte değildir. Hiç ummadığı, beklemediği bir anda başına öyle şey gelir ki, bu şeyi daha önce hiç düşünmemiştir bile. Bu durumda yapılacak şey endişe ve korkuya kapılmamak, sakin olmaya çalışmaktır.

Akla Sırt Çevirmektense Ölmek Daha İyidir:  

(Çin)

Aklı Hafif Olanın Yükü Ağır Olur:  

(Kürt)

Aklı Olanın Aklı Dolar:  

(Arnavut)

Aklı Olmayan Fakirdir:  

(Çerkez)

Aklın Yolu Birdir:  

(Türk) Görünen köy klavuz istemez atasözümüz gibi aklında yolu birdir. Mantıklı ve doğru olan, sonuçları tahmin edilen ve en önemlisi gidişatı ortada olan bir olay için düşünülen her ortak yol doğru yoldur. Bu yolu oluşturmak için geçmiş tecrübeler kullanıldığı gibi, akıllı ve zeki insanların, olayların sonunu tahmin etmeside kullanılarak bu gerçekleştirilir. Eşanlamlısı:: Akıl Akıldan Üstündür

Aklına Geleni İşleme, Her Ağacı Taşlama:  

(Türk) Aklına geleni hemen gerçekleştirmeye çalışma; önce iyi düşün, taşın, doğabilecek sonuçları hesapla. Bunun aksine hareket edip iş yapmaya kalkar, her önüne gelene çatarsan büyük sıkıntılarla karşılaşır, zarar görürsün.

WhatsApp