MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Aristocu:

(yun.tür. ö.i.) Aristotelesçilik yandaşı kimseyada görüş. Eşanl: Aristotelesçi.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Bitik:  

(sf.) 1- Ölmeye yüz tutmuş. 2- Sefil. 3- Kumarda bütün parasını yitirmiş. Aşık sevdalı. 4- Serkeş boşvermiş, avare. Örn:: Size Bitnik diyorlar, Bitik der bana herkes. (Bitik Mehmet, Hipiler manzumesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitim:  

(Alm. Stückschluss - Fr. achevement - İng. conclusion) Oyunun sonucu; sonuç bölümü.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Bitini Dökmek:  

(d.) 1- Daha önce söyleyemediği, her şeyi söylemek. Öen:: Herif başını mı dinleyecek demezsiniz. Bitini döktünse bak keyfine. (Kemal Tahir, Dam Ağası) 2- Bütün kuşkularını açıklamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitirim:  

(sf.i.) 1- Kumar, uyuşturucu alım satımı, dolandırıcılık gibi işlerde bilgili deneyimli. (kimse) Örn:: Karı bitirim, doktor bey dedi ben saçımın teli kadar kumarbaz gördüm bu biçimini töbe görmedim. Karı kağıtları diş çeker gibi çekiyor, kurşun gibi atıyor. (Samim Aşkın, Halk Plajı) 2- Kumar oynanan yer, kumarhane. Örn:: Bitirimler nasıl kurulur? Nasıl yerdir? (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) 3- (an.ge.) Bilgili, akıllı, zeki. Örn:: Kafa bu be, bunlar özel bir bilim. Ben açıkgöz o benden de bitirim. (Hilmi Tüner, Tavlama) 4- Külhanbeyi, kabadayı, gangster. Örn:: Herifleri pek gözüm tutmadı. Herifler bitirim. (F. M. İkinci Kara Nara) 5- Çok deneyimli, (kişi) feleğin çemberinden geçmiş. (kimse) Örn:: Hiç inanmaya gelmez. Bitirim mi bitirim. Eski tanırım ben, Tevfik'i berberlik zamanından. (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası) 6- Hoş, cana yakın. (kimse) Örn:: Herifin yanında bomba gibi bir kız vardı. Bitirim bir şey. (J.D. Salinger-Adnan Benk, Gönülçelen) 7- (Alay yollu) İhtiyar. Bitirmiş'de denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitirim Yeri:  

(d.) 1- Meyhane, içkievi. Genelev, kerhane. 2- Bitirimlerin (bkz:: Bitirim) mekanı, kumar oynanan kahve, kumarhane. Örn:: Beş altı adım yürü, Tırnakçı Rıfat'ın bitirim yerine (kumarhanesine) varılır. (Sermet Muhtar, Alus Eski Galata'nın Eğlence Yerleri) Sızırım Yeri, Bitirimhane'de denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitirimci:  

(i.) Kumarhane, kumar da oynanan kahve işleten kimse. Örn:: Bitirimci bu hesabı tanımaz, plakacıya ödetir. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) 2- Kumarbaz. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitirimhane:  

(b.i.) (argo) Kumarhane. Kumar oynanan yer, kumar oynatılan kahvehane. (Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Bitirimhane:  

(i.) 1- (türk. bitirim, fars. hane) Meyhane, İçkievi. 2- Genelev, kerhane. 3- Kumarhane, kumar oynanan kahvehane. Örn:: Zeytİnburnu'ndaki bitirimhanelerden tutun, ünlü kabadayıların işlettikleri büyük kumarhanelere ve büyük para babalarının sokuldukları, hem 80 bin 100 bin lira giriş aidatı ödeyerek sokuldukları sosyal kulüplere kadar hepsini gezdim. (Celalettin Çetin, Kumarbazlar Arasında) Bitirim Yeri'de denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitirmiş:  

(sf.) 1- Yaşlı, ihtiyar. 2- Görmüş geçirmiş, bilgili, deneyimli. (bkz:: Bitirim)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitiş:  

(Alm. Schlussszene - Fr. final - İng. ending) Oyunun son sahnesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Bitiş (Finiş):  

Yuttuktan veya tükürdükten sonra şarabın bıraktığı son his.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Bitiş Düdüğü:  

(Futbol Ter.) Hakem tarafından devrenin sona erdiğinin duyurulması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Bitiş Sözleri:  

(Alm. schlusswort - Fr. mot de la fin - İng. tag line) Bir oyunun son sözü ya da sözleri.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Bitişik Atış:  

(contact shot) Silah namlusunun vücuda tam temas hâlinde olduğu veya en fazla 2 cm uzaklıktan yapılan atış.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

bitki:  

BİTKİLİM TERİMİ ad bulunduğu toprağa kökleriyle tutunan, gelişip döl veren, yaşama süresi dolduktan sonra kuruyarak varlığı sona eren yosun, ot, ağaç gibi canlı varlıkların ortak adı. "Ülkemiz bitki yönünden çok varsıldır" Benzer: nebat(Konusu: , Kökeni: )

bitki bilimi:  

(Yun. phyton: bitki; logos: bilim) Biyolojinin bitkilerle ilgilenen kısmı. Botanik. (Konusu: , Kökeni: )

bitkin:  

sıfat çok yorulmuş olan, gücü tükenmiş (kimse). "Hasta iyice bitkindi"(Konusu: , Kökeni: )

Bitkisel:  

Bitki örtüsü veya bitkileri andıran aroma ve tatlar.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Bitlemek:  

(f.) 1- (Esnaf, eskici esnafı için) Yeni alınmış bir malı karıştırmak, işe yarar şeyler olup olmadığını araştırmak. Örn:: Bitleme ulan sahibi daha gelmedi. (Arslan Kaynardağ, Tarihi Değişen Yönleri ve Gizli Diliyle İstanbul Bitpazarı) Örn:: Öyle bitleyeceksen defol git şurdaki kitaplara bak sen kesekağıtlık mı, yarar mı? (Hulki Aktunç, Aşka Kimse Yok) 2- (Birisini, birilerini) Olur olmaz şeyler söyleyerek kuşkuya düşürmek, huzur kaçırmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitlenmek:  

(f.) 1- Parasal durumu çok kötüyken para kazanmaya başlamak. Eli para tutmak. (bkz:: Biti Kanlanmak) 2- Şüphe etmeye başlamak. Kuşkulanıp kaygı duymak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

bitlenmek:  

nesnesiz (nesne almayan) eylem 1. üzerinde bitler üremek. 2. kendi bitlerini ayıklamak, öldürmek. \"Köyde kadınlar, güneşli bir yere oturur, bitlenirlerdi\" 3. ARGO para durumu çok kötüyken para kazanmaya başlamak.(Konusu: , Kökeni: )

Bitleri Eşek Olmak:  

(d.) Sinirlenmek, asabı bozulmak. Hele bir Garson deyişi var ki ağabiy, bitlerin eşek değil deve olur. (Attila İlhan, Sokaktaki Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitli:  

(sf.i.) 1- Züğürt. 2- (İngiliz pop müzik topluluğu the Beatles'dan çağrışımla) Züğürt ve hırpani turist. Hippi. 3- Paralı. (kimse) Örn:: Aşerede şorolosu akçesini karındaş canlar verir o garibandan olsa ve şorolo bitli (paralı) olsa bile. (Kahveci Nusret, Zindan Şiirleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitli Piyade:  

Askerlerin kendi aralarında sınıflandırdıkları; maliyet açısından ucuz, bakım yönünden zayıf olan piyade askerlerine takılan lakap.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Bitlis:  

Bitlis Tarihi; 1514 yılındaki Çaldıran Savaşı'yla Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1929 yılında Muş iline bağlı ilçe, 1936 yılında ise il olmuştur.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Bitlis:  

Bitlis İlçeleri: 1-Merkez (25.12.1935) 2-Adilcevaz (01.03.1953) 3-Ahlat 4-Güroymak (04.07.1987) 5-Hizan (04.01.1936) 6-Mutki 7-Tatvan (04.01.1936) (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Bitlis:  

Bitlis; Batıdan Muş, Doğudan Van Gölü, Güneyden Siirt ve Kuzeyden Ağrı ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Bitlis:  

Tel. Kodu: 434(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Bitlis:  

Plaka Kodu: 13(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Bitlis:  

Nesiyle Meşhur: Ceviz Reçeli, Balı, Tütün üretimi, Hayvancılık ve Hayvansal Ürünler, Beş Minare (Şerefiye, Kalealtı, Ulu, Meydan ve Gökmeydan Camileri) meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Bitlis:  

Bitlis'te Gezilecek Yerler: El Aman Hanı, Süphan Dağı, Ahlat Müzesi, İhlasiye Medresesi, Bitlis Kalesi, Sultaniye Camii, Ahlat Sahil Kalesi, Kureyşi Camii, Emir Bayındır Camisi ve Kümbeti, Bitlis Ulu Camii, Tarihi Hizan Camii, Şeyh Hasan Camii, Gökmeydan Camii, Şerefiye Camisi ve Külliyesi, Rahva Kervansarayı, Ahlat Mezarlığı, Abdurrahman Gazi Türbesi, Şeyh Babo (Üryan Baba) Türbesi, Usta Şagirt Kümbeti, Emir Ali Kümbeti, Çifte Kümbet (Ahlat), Küfrevi Türbesi, Nemrut Krater Gölü, Bitlis Ahlat Kümbetleri, Bitlis Adilcevaz Kalesi.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Bitlis:  

Genel Bakış: Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alır. • Suları sodalı olan Van Gölü'ne dökülen akarsu ağızlarıyla, suları tatlı olan Nazik ve Aygır göllerinde balıkçılık yapılır. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Bitmap:  

(BMP) "Bir çeşit resim dosyasına verilen isimdir. Resim dosyasının hangi formatta olduğunu anlamak için dosya ismini sonundaki üç harfli kısaltmaya göz atmanız yeterli olacaktır. Mesela "manzara.bmp" isimli bir dosya, resmin Bitmap formatında olduğunu anlamanızı sağlar."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Bitmek:  

(f.) 1- Hoşlanmak, sevgi duymak. Örn:: Arkadaşlığına bitiyordum hergelenin. (Tarık Dursun K. Hasangiller). 2- Cinsel doyuma ulaşmak, orgazma ulaşmak. Örn:: Dayan, biraz daha Bak, biraz sonra sen de biteceksin. (Anonim, Diana) (bkz:: Olmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bitnik:  

(ing.i. beatnik) Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Bitotu:  

(mezevek) Düğünçiçeğigiller familyasından; bir çok çeşidi bulunan ve kuzey yarımkürede yetişen bir bitkidir. Tohumlarında Delphinine vardır. Zehirlidir. Faydası:: Bit, pire gibi zararlı asalak ufak böcekleri öldürmekte kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Bitter:  

(ing.i. bitter) 1- Sarısabır, kakule, cantiyane, kınakına kabuğu gibi değişik bitkilerin 45°’lik alkolde haşlanmasıyla elde edilen bir tür acı likör. 2- Sütsüz, koyu renkli, acımsı çikolata. 3- Bir tür ardıç rakısı. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Bitüm:  

(fr.i. bitume < Lat.) 1- Tabiî zift, katran. 2- (jeo.) Kömür ve odun katranının, petrol vb.nin damıtılması sonunda dipte kalan, koyu kestâne renginde, oda sıcaklığında katı veya yarı katı, alevli yanarken koyu bir duman, keskin bir koku yayan; yol kaplamasında, tekne ve çatıların, duvarların su geçirmez duruma getirilmesinde ve sanâyide ham madde olarak kullanılan asfalt vb. maddelerin ortak adı, yer sakızı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bitümlemek:  

(fr.t.) Belirli bir kalınlıkta bitüm kaplamak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bitümlü:  

(fr.t.sf.) 1- İçinde bitüm bulunan. "Bitümlü petrol." 2- Bitümün bütün özelliklerini gösteren.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biye:  

(fr.i. biais) Elbise, eteklik, bluz vb.lerinin etek, yaka ve kol uçlarına, örtülerin kenarlarına geçirilen kumaş veya deriden ince parça.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyel:  

(fr.i. bielle) Pistonlu motor veya makinelerde pistonun hareketini tekerleğe yâhut tekerleğin hareketini pistona ileten çubuk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyeli:  

(fr.sf.) Biye geçirilmiş, biye geçirilmiş olan giysi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyo:  

(yun. bios) “Hayat” anlamında olup ön ek olarak kelimelere eklenir ve hayatla, canlılarla ilgili birleşik kelimeler yapar.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Biyocoğrafya:  

(yun.i.) (Biyo-jeografi) Canlıların yeryüzüne dağılışını ve bu dağılışın sebeplerini inceleyen ilim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Biyoelektrik:  

(yun.fr.i. bioélectrique) Canlı varlıkların ürettiği, yaydığı elektrik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Biyoenerjetik:  

(Biy.Sp.Ter.) Canlılarda enerji transformasyonu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Biyofizik:  

(fr.i. biophysique < Yun.) Canlıları ve canlılardaki hayat olaylarını fizik açısından ve fiziğin metotlarıyle inceleyen, maddenin canlı varlıktaki durumunu ele alan ilim kolu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyograf:  

(fr.i. biographe < Yun.) Biyografi yazan kimse, biyografi yazarı, yaşamöyküsü yazarı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyografi:  

(fr. biographie < Yun.) 1- Bir kimsenin hayat hikâyesi, yaşam öyküsü, özgeçmiş, hal tercümesi, tercümeihal. 2- Tanınmış bir kimsenin hayâtını, ona âit bütün bilgileri toplayarak anlatan kitap veya yazı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyografik:  

(fr.sf. biographique) Biyografi özelliği taşıyan, biyografi ile, özgeçmişle ilgili. “Biyografik eser.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyojeografi:  

(fr.i. (biyo'jeografi), biogéographie) Bitki ve hayvanların yeryüzü üzerindeki dağılımını ve bunun sebeplerini inceleyen bilim, biyoloji coğrafyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

biyojeomorfoloji:  

(ing.i. biogeomorphology) canlılar ile yüzey şekilleri arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. (bkz:: ekojeomorfoloji)(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Biyokatalizör:  

(fr.i. (biyo'katalizör), biocatalyseur) Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyokimya:  

(fr.i. biochimie < Yun.) Kimya ilminin canlı varlıklardaki kimyevî olayları inceleyen kolu, biyoşimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

biyokimya:  

ad gözeden en gelişmiş organa değin bütün canlı dokuları inceleyen ve bunları oluşturan maddeleri araştıran bilim dalı. Benzer: biyoşimi(Konusu: , Kökeni: yunanca)

biyoklimatoloji:  

(ing.i. bioclimatology) iklimin yaşayan organizmalar üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Biyolog:  

(fr.i. biologue < Yun.) Biyolojiyle uğraşan ilim adamı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

biyoloji:  

(ing.i. biology) dirimbilim. bitki ve hayvanları, dolayısıyla tüm canlıları konu alan bilim dalı. botanik ve zooloji beraber oluşturduğu bilim.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Biyoloji:  

(fr.i. biologie < Yun.) Canlıları ve doğma, gelişme, üreme gibi canlılığa âit hususları inceleyen ilim kolu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyolojik:  

(fr.sf. biologique) Biyolojiyle ilgili. “Biyolojik kimya.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyolojik Leke:  

(biological blot) Kan, tükürük, vücut sıvısı, semen gibi insana ait biyolojik örneği içeren leke.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Biyolojik yaş:  

Cinsel olgulaşmaya bağlı olan yaş. Kötü yaşam tarzı ve olumsuz durumlar olumsuz açıdan bunu etkilemektedir.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Biyomekanik Oyun Düzeni:  

(Alm. Bio-mechanische Methade - [İng. bio-mechanical methad) Rus rejisörü Meyerhold'un "Yapıcılık" (constr uctivist) tutumuna ve onun sahneye koyuş yöntemine verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

biyometeoroloji:  

(ing.i. biometeorology) atmosferik koşulların canlı organizmalar üzerindeki etkilerini araştıran bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Biyometeoroloji:  

(fr.i. (biyo'meteoroloji) biométéorologie) Canlılar üzerinde hava olaylarının etkisini inceleyen bilim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyomotor yetenekler:  

Kuvvet, sürat, dayanıklılık, çeviklik, çabukluk vb. gibi vücudun etkinliklerinin gerçekleştirilmesini sağlayan yeteneklerdir.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Biyonik:  

(fr.i. bionique) Canlıların hayatlarını devam ettirmek için yaptıkları hareket ve davranışları inceleyen ve elde edilen sonuçlardan özellikle sanâyide ve askerî alanlarda faydalanma yollarını araştıran ilim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyopsi:  

(biopsy) 1- Tanı amacıyla mikroskopik muayene için dokudan küçük bir parça alma. 2- Mikroskobik muayene için alınan doku parçası.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Biyopsi:  

(fr.i. biopsie < Yun.) Teşhîse esas olmak üzere, yapısını mikroskopla incelemek için bir canlıdan bir doku parçası alınması işi. [Birçok hastalığa bu yolla teşhis konabilmektedir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

biyoseoloji:  

(ing.i. bioseology) çeşitli organizmaların kendi aralarındaki ve doğal ortamlarıyla (çevreleriyle) olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Biyosfer:  

(fr.i. biosphère < Yun.) Yer küresi iç içe küreler şeklinde düşünüldüğünde bunlardan canlıların yaşamasına elverişli olanına verilen ad.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyoşimi:  

(fr.i. biochimie) (bkz:: Biyokimya)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biyotit:  

(fr.i. biotite) (jeo.) (Bilgin Biot'un adından) Bir tür kara renkli mika, siyah mika.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

biyotoksikoloji:  

(ing.i. biotoxicology) canlı organizmalar tarafından salgılanan toksik maddeler ve etkilerini konu alan bilim dalı. (Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Biyotoksikoloji:  

(biotoxicology) Canlı organizmalar tarafından salgılanan toksik maddeler ve etkilerini konu alan bilim dalı. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Biz Bize:  

Yanımızda yabancı bir kimse bulunmaksızın, yalnız başımıza. "Artık biz bize olarak görüşmeye başlayabiliriz" NOT: Hal Eki Alarak Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Biz İnsanlar:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Peyami SAFA Kitabın Konusu: Aşık olan bir insanın düşünme kabiliyetini nasıl kaybettiği ve gerçekleri görememesi. Kitabın Ana Fikri: Bir şeyi ne kadar çok istersek isteyelim sağ duyumuzu, mantığımızı asla kaybetmemeli, her zaman gerçekler doğrultusunda ve arkadaşlarımızın önerilerine kulak vererek karar vermeli ve duygusal davranmamalıyız.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

bizans:  

“Bizans” adı, Doğu Roma İmparatorluğu'na Yakın Çağ'da Avrupalı tarihçiler tarafından verilmiş bir isimdir. İstanbul'un ilk adı olan Byzantium veya Byzantion isimlerinden türetilerek uydurulmuş bir isimdir.(Konusu: , Kökeni: )

Bize de mi Lolo:  

(bkz:: Lolo) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bizim Parti:  

Kısa Adı: BP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 08.07.1983. 8.7.1983 tarihli bildirgede kurucu üye olarak gösterilen Avukat Cahit Günay gönderdiği 19.7.1983 tarihli dilekçesinde Parti Kurucularından hiç birini tanımadığını, bir görüşmesinin olmadığı halde kendisinin kurucu yazıldığını bildirmiş ve gereğinin yapılmasını istemiştir. Genel Başkanı: Cahit Günay Sona Eriş Tarihi: 22.08.1983 Sona Eriş Nedeni: Kongre kararıyla kapandı. Partinin zaten kapanmış olduğuna karar verildi; kapatma kararı verilmedi. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Bizim Parti:  

Kısa Adı: BP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 02.08.2004 Genel Başkanı: Ahmet Yılmaz Sona Eriş Tarihi: 24.06.2014 Sona Eriş Nedeni: Olağan Kongre kararıyla kendisini feshetmiştir. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Bizimkiler:  

bizimkiler, Türk karikatür ve çizgi roman sanatının ünlü ismi Sezgin Burak tarafından 1964 yılında yaratılmış günlük komik bant karakteridir. Sanatçının bu eseri, Hürriyet gazetesi'nde uzun yıllar yayınlanmıştır. İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan afacan bir çocuk olan Hüdaverdi 'nin mahalle sakinleri ile maceralarını anlatır. Maceralarda yer alan mahalle sakinlerinin başlıcaları Ali Bey, mahallenin dilencisi Pırtık, sarhoş Zurna, Hüdaverdi'nin köpeği Orfe, Gönül Hanım, Yakup ve Üşütük'tür. Sezgin Burak'ın vefatından sonra kardeşi Ersin Burak Bizimkiler bandını Hürriyet'te çizmeyi sürdürmüştür. 1971 yılında yönetmen Lale Oraloğlu tarafından Hüdaverdi-Pırtık adıyla filme çekilmiştir.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Bizmut:  

Sembolü: Bi Atom Numarası (Proton Sayısı): 83 Atom Ağırlığı: 208.98040 g/mol Elektron Sayısı: 83 Element Serisi: Ara Geçiş Metalleri Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 5A, 6 Yoğunluk: 9.8 g/cm3 Erime Noktası: 271.3 ° C (544.45 K, 520.33997 ° F) Kaynama Noktası: 1560.0 ° C (1833.15 K, 2840.0 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Parlak Gümüş Rengi Keşif: Bilinmiyor Bizmut Kullanım Alanları ve Özellikleri: Bizmut, düşük erime noktasına bağlı olarak genellikle yangın dedektörlerinde ve yangın söndürme sistemlerinde kullanılır. Aynı zamanda bu özelliğinden dolayı elektrik sigortalarında da kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Bizmut:  

(fr.i. bismuth < Lat. < Alm.) (kim.) Sert, kırılgan, katı, kolayca toz durumuna getirilebilen, kızılımsı, hafif alaşımlar yapmaya yarayan, bâzı tuzları ilâç olarak kullanılan, yoğunluğu 9,8, erime derecesi 270°C, atom ağırlığı 209,00, atom numarası 83, sembolü Bi olan metalimsi element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bizon:  

(fr.i. bison < Lat.) Kafası geniş ve kısa, boynuzları ufak ve kıvrık, postu kalın, hörgüçlü, alnı tümsekli, bugün sâdece hayvanat bahçelerinde yaşayacak kadar nesli tükenmeye yüz tutan bir sığır cinsi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

bizzat:  

belirteç kişi olarak, doğrudan doğruya kendisi, kendi.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Blade:  

(Masa Tenisi Ter.) Raketin tahta kısmına verilen ad.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Blaise Pascal:  

Blaise Pascal (1623–1662) Fransız mucit. 1642 yılında 19 yaşında, aritmetik işlemlerini mekanik olarak yapan bir hesap makinesi icat etti. Fizik biliminde havanın ağırlığı, sıvıların basıncını ve sıvı denge hali ile ilgili bildiklerini Pascal Kanunları ile ortaya koymuştur. En önemli icatlarından birisi birçok alan içerisinde yaygın bir şekilde kullanılan Pascal üçgeni'dir.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )

Blanc de Blancs:  

Beyazların beyazı anlamına gelen bu Fransızca terim, tamamen beyaz üzüm çeşitlerinden üretilen köpüklü şaraplar için kullanılır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Blanş:  

(Cimnastik Ter.) Vücudu, eller üzerinde yere paralel ve düz olarak tutma.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Blastula:  

(fr.i. (bla'stula) blastula) (biy.) Yumurta hücresi embriyon durumuna gelirken morulanın gelişip içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, döllenmiş yumurtanın gelişme evresi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Blennofobi:  

(ing.i. blennophobia) yapışkan vücut sıvılarından (sümük, balgam gibi) korkmaktır. bu korku yüzünden insan kendini bu sıvılardan koruyacak ürünler kullanmaya çalışabilir. ayrıca blennofobik'ler temizlik yaparken de ciddi sorunlar yaşayabilirler.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Bleuler Siması:  

(Bleuler face) Şizofrenik hastanın, canlı fakat anlamsız parlak gözler ile çevresindeki olayları anlamak için çaba harcayan insanlardakine benzer şekilde kırıştırılmış alın derisi ile karakterize yüz ifadesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Blind pas:  

(Basketbol Ter.) Atılacağı yerin tersine bakılarak atılan pas.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

blitz:  

taraflara genelde en çok 5 dakikanın verildiği hızlı oyun tarzı. (bkz:: Yıldırım oyunu)(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Blok:  

(fr.i. bloc) (Sinema filminde) Filme sonradan eklenen ve genellikle pornografik özellik taşıyan bölüm. Örn:: Demek ki bu blok seks parçaları istenilen her filmin arasına takılıyor, böylece de aldatılan seyirci kendini farkında olmadan bir oyun düzeninin içinde buluyordu. (Agah Özgüç, Sine-Sex Fotoğraflarla Sex Filmleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Blok:  

(Basketbol Ter.) Savunma oyuncusu tarafından hücum oyuncusunun sayı yapmasını potaya yakın bir mesafede engelleme hareketi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Blok:  

(Masa Tenisi Ter.) Rakibin topa verdiği hız ve falsoyu kullanarak yapılan topun genellikle yükseldiği zaman yapılan masaya yakın vuruş. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Blok:  

(Voleybol Ter.) Rakip oyuncunun vurduğu topu file üzerindeyken karşılama, geri gönderme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

WhatsApp