MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Valde:

(a.i. esk.) Hamam külhanı.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




coğrafi bilgi levhası (göl):  

(B-11d) Trafik Bilgi İşareti: bu işaret levhası, yol kenarındaki göller konusunda sürücüleri bilgilendirmek için kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

coğrafi bilgi levhası (köprü,nehir):  

(B-11b) Trafik Bilgi İşareti: bu işaret levhası, yol kenarındaki köprü ve nehirler konusunda sürücüleri bilgilendirmek için kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

coğrafik:  

ad 1. yeryüzünü fiziksel, ekonomik, biyolojik, insansal ve siyasal yönlerden inceleyen bilim. 2. bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen fiziksel, ekonomik, biyolojik, insansal ve siyasal gerçekliklerin tümü. 3. ARGO kişinin dış görünümü, vücut yapısı.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Coğrafya:  

(yun.i. geo-grapheinuen, it. geografia) Kişinin vücut yapısı, dış görünümü. Örn:: Hakemin coğrafyası Şerefin bütün umutlarına flüt sıktı. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Coğrafya:  

(yun.ar.i. (coğra'fya) cuġrāfiya) 1- Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. 2- Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Coğrafyacı:  

(yun.a.i.) 1- Coğrafya araştırmaları yapan kimse. 2- Coğrafya öğretmeni.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Coğrafyacılık:  

(yun.a.i.) Coğrafyacının yaptığı iş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Coğrafyadan Sıfır Almak:  

(d. it.a. sıfır, türk.) Vücut yapısı, dış görünümü çok çirkin olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Coğrafyası Bozuk:  

(d. it.türk.) Görünümü, çirkin kimseleri nitelemek için kullanılır. Örn:: Zonta kapsamına giren bütün coğrafyası bozuklar, gümbürdetmeye başladılar İstanbulun folioş sokaklarını. (Kemal Gökhan Gürses, Aydınlarla Zontaların Savaşı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cokey:  

(ing.i. jockey'den) 1- Uyuşturucu vb. yasadışı bir maddeyi farkına varmadan taşıyan, İleten kimse. 2- Yabancı otomobil kaçakçısı. (Yurtdışından motorlu araç getirme hakkını kullanıp sonra pasaportundaki işlemi silerek ya da yeni pasaport uydurarak çalışır.) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cokey:  

(ing.i. jockey) 1- Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse. 2- (arg.) Uyuşturucu ve benzeri bir yasadışı maddeyi bilmeyerek taşıyan kimse. (bkz:: Jokey)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Cokeylik:  

(ing.t.i.) Cokeyin yaptığı iş, cokey olma durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Colles Kırığı:  

(Colles fracture) Radius alt ucunun kırılması ve alt parçanın arkaya yer değiştirmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Com:  

Bu terimin, bilgisayar dünyasında iki farklı şekilde karşınıza çıktığını görebilirsiniz: 1. Harici cihazların bilgisayara bağlanması için kullanılan bir çeşit bağlantı noktasına (seri bağlantı noktası da denir) verilen isimdir. Standart bir PC üzerinde COM1 ve C0M2 olmak üzere iki adet COM bağlantı noktası bulunur. Günümüzde bu bağlantı noktaları, USB girişlerinin de yaygınlaşmasıyla önemini yavaş yavaş yitirmektedir. Ancak hala COM girişlerini kullanan harici modemlere rastlayabiliyoruz.2. COM, aynı zamanda çalıştırılabilir bir dosya çeşidinin uzantısıdır. Özellikle eski Windows sürümlerinde ve birkaç yıl öncesinin programlarında bu tip dosyalara sıklıkla rastlıyorduk. Ancak artık COM uzantılı dosyalar çok fazla kullanılmıyor.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Comdex:  

Her yılın sonbaharında Amerika - Las Vegas'da gerçekleştirilen ve dünyanın en büyük bilgisayar fuarlarından birisi olan organizasyon.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

commedia dell'arte:  

(İt.) İtalyan tulUat tiyatrosu. Belirli bir doku içerisinde, bir senaryoya dayanılarak oynanan, içinde tulUata bol yer verilen, hareketli, müzikli bir halk komedyasıdır. Oyundaki espri ve hareketler oyun oynandığı sırada oyuncular tarafından uydurulur. Bu türün başarısı oyuncuların tuluat yeteneğine bağlıdır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Commedia Erudita:  

(İt.) İtalyan tuluat tiyatrosundan değişik olarak gelişen karakter ve entrika komedyasıdır. Belli bir metni vardır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Como:  

Como; İtalya'nın Lombardiya bölgesinde kendi adını taşıyan Como ilinin merkezi olan ve Milano şehrinin 50 km kuzeydoğusunda İsviçre sınırında yer alan küçük bir şehirdir. Adını verdiği Como Gölü ile tanınır. Como, "Citta di Seta" (İpek Şehri) diye anılmaktadır. Çin'in ekonomik atağı öncesi dünyanın en önemli ipek üreticisi olan şehirde dünyada tek olan "Setificio" (İpek akademisi) bulunmaktadır.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )

Compex:  

Her yıl İstanbul'da gerçekleştirilen ve Türk bilgisayar kullanıcılarını yeni teknolojiler ile buluşturmayı amaçlayan bilgisayar fuarına verilen isim.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Compound:  

Bileşik egzersizleri açıklamaktadır. Birden fazla kası aktif şekilde çalıştıran hareketlerdir. Örneğin, deadlift, squat vb.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Con:  

(sf. i.) Bozuk, (para) küçük birimler halindeki (para). (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Con Kikirik:  

(d. ing.i. Johnny ono. kikirik yer fıstığı ince uzun boylu kimse ) Amerikalı erkek. İngiliz erkek. (bkz:: Coni)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Conan:  

Conan, ABD'li yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılmış fantastik edebiyat karakteridir. Conan karakteri, günümüzden 3200 yıl önce (Howard tarafından Hiborya olarak tanımlanmış çağda), Atlantis'in batmasından 8000 yıl sonra yaşamış Kimmerler kavminden bir kurgusal savaşçıdır. Çizgi roman'daki Conan karakteri mükemmel biri değildir; hırsızlık yapar, kumar oynar ve yalan söyler. Ancak karakter okuyucunun karşısında farklı zamanlarda barbar, hırsız, paralı asker veya kral olarak çıksa da o her zaman savaşçı ve maceracıdır.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Conbik:  

(i.) (Erkek için) Metres, dost tutulmuş kadın. Aftos.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Concorde Anlaşması:  

(Formula-1 Ter.) 1997 yılında FIA ve Formula 1 takımları arasında imzalanarak yürürlüğe giren özel anlaşma. Anlaşmada, yarışlardan ve TV yayınlarından elde edilen gelirin paylaşımı ve Formula 1’in teknik ve sportif kurallarına ilişkin maddeler yer alır. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Coni:  

(ing.i. erkek i. Johnny'den) Genelde Amerikalı erkek, özelde Amerikalı erkek asker. Örn:: Amerikalı coniler gelmişti. Beyoğlunda geziyorlar. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Consours de Dressage:  

(Binicilik Ter.) At terbiyesi yarışması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Consours de Saut:  

(Binicilik Ter.) Engel atlama yarışması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Conta:  

(İt.i. giunta'dan) Etiket, satılık mal üzerindeki fiyat etiketi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Conta:  

(ita.i. zonta) Sıvının sızmasını önlemek, geçirmezliği sağlamak için, birbiri üzerine sıkıca kapanması veya basması gereken iki parça arasına açıklık kalmaması için konan kösele, kauçuk, plastik, çelik vb. şeylerden yapılmış ince parça.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Contalamak:  

(it.f. türk.e.) Bir mal üzerindeki fiyatı yeni bir etiket koyarak artırmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Contest:  

(Boks Ter.) Karşılaşmanın boksörlerin ve orta hakemin iradesi dışındaki etkenler (malzeme, seyirci vs.)nedeniyle yarıda kalması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Cook Adaları Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Ulusal Takım (Soka Kuki Airani)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Cookıe:  

"Türkçe'de kurabiye terimine karşılık gelir. Kullanıcının sabit diskine kopyalanan ve bir web sitesiyle ilgili kısa bilgileri içeren metin dosyalarıdır. Ancak bu dosyaların sabit diskte oluşturulması için, kullanılan internet tarayıcısının da "cookieleri desteklemesi gerekir. Örneğin Internet Explorer bu desteğe sahiptir. Üstelik istediğiniz taktirde cookielerin kaydedilmesini engelleme şansınız da var.."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Cool:  

(Basketbol Ter.) Sakin.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Cop Cop:  

(i.) Züppe. Snop. Yalnızca dış kaynaklı yaşama biçimine (giyime müziğe vb.) özenen kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Copa Sıçmak:  

(d. fars. çub'dan, türk.) Bir işten kötü bir sonuç almak, başarısız olmak. (Karakol vb. yerlerde) Makadına cop sokulmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Copperband Kelebek Balığı:  

Latince Adı: Chelmon rostratus Habitatı ve Anavatanı: Batı Pasifik. Beslenme Biçimi: Genelde omugusızlarla beslenir. Mysid karidesi, dondurulmuş yemler, canlı yemler verilmelidir. Yem kabul etmekte zorlanır, pek çok yem denenmelidir. Davranış Biçimi: Barışçıl Kendi Türlerine Davranışı: Agresif, tek beslenmeli. Işık: Normal Tuzluluk: 1.021 -1.025 Sıcaklık: 23 - 26 ºC En Fazla Büyüdüğü Boy: 20 cm Reef Uyumu: Dikkat edilmeli, fan kurtlarına ve bazı anemonlara zarar verebilir. pH: 8.2 - 8.4 Genel Yorum: Çok renkli ve gösterişli balıklarıdr. En az 250 litrelik tanklarda bakılmalı geniş yüzme alanı ve saklanacakları bölgeler bulunmalıdır. Gaga mercan balığı olarak da bilinen bakır bantlı kelebek balıkları, hem Pasifik'te hem de Hint Okyanuslarında resiflerde bulunur.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Corel Draw:  

Yaygın olarak kullanılan bilgisayar grafik programlarından birisidir. Vektörel çizim dendiğinde akla gelen ilk yazılımlar arasındaki yerini her geçen gün biraz daha sağlamlaştıran Corel Draw, Corel firması tarafından geliştirilmiştir. Ancak firmanın kullanıcılarına sunduğu tek yazılım Corel Draw değildir. Bugün piyasada Corel İmzasını taşıyan ve farklı amaçlara hitap eden çok sayıda yazılım bulmanız mümkün.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Cort:  

(ono.i.) Dilenci. (bkz:: Cocort, Kademi Cort)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cortlamak:  

(f.) Ölmek. Örn:: Oh bee Ben de bizim okey karesinden biri cortladı sanıp korkmuştum be.. (Haşan Kaçan, Eşşek Herif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Coşan:  

(t.i. erk.) Coşku duyan, heyecanlı. (kimse)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Coşar:  

(t.i. erk.) (bkz:: Çoşan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Coşkun:  

(t.i. erk.) 1- Coşmuş, galeyana gelmiş. 2- Duyarlı, aşırı hareketli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Coşkuner:  

(t.i. erk.) Coşan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Coşkunluk Çağı:  

(Alm.) (bkz:: sturm und drang)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Coşkunsu:  

(t.i. erk.) Sel, gürültüyle akan su.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Cotard Sendromu:  

(Cotard syndrome) Duygusal bozuklukların ve intihar eğiliminin bulunduğu paranoya.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Courıer:  

Microsoft Word gibi metin işleme yazılımlarında kullanılan harf (font) tiplerinden birisidir. Courier'ın dikkat çeken en önemli özelliği, tüm harflerin aynı genişliğe sahip olmasıdır. Standart bir daktiloda da harf genişlikleri her harf için aynıdır. Yani Courier, bir bakıma daktilo harflerine benzer.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Covino:  

(it.sf. giovane gençten) 1- (Kişi için) Şık, gösterişli, süslü. 2- Hıristiyan. Örn:: Bütün bu covinolar kiliselerden gelen çan seslerine müthiş derecede tutkundular. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Coynt:  

(ing.i. joİnt'den) 1- Esrarlı sigara. Örn:: Sizi burda görmek en kral cointi çekmekten daha keyifli. (Ömer Pınar, Sohbet Babında) 2- Marihuanalı sigara. (bkz:: Joint)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cömert:  

(t.i. erk.) 1- Elinde olanı harcayan, eli açık. 2- Başkalarına yardımdan kaçınmayan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

cömert:  

1- Karşılık beklemeden veren. 2- Elindeki maddi ve manevi imkânları meşru ölçüler içinde gönüllü olarak ve karşılık beklemeden başkalarının yararına sunup gereken yerde harcayabilen. Kur’an-ı Kerim, insanlara dünyada verilen mal ve mülkü Allah’ın bir lütfu olarak tanımlar. İnsana sadece harcama yetkisi verildiğini belirtir. Yüce Allah cömerttir. Kullarının da cömert olmasını ister. Fakirleri gözetmek için sadaka ve zekât verme emri Müslümanı cömert olmaya alıştırır. Cömertlik konusunda peygamberler kendi toplumlarına örnek olmuşlardır. Örn:: “Cömert, Allah’a, cennete ve insanlara yakın; cehennemden uzak olan kişidir. Cimri ise Allah’tan, cennetten ve insanlardan uzak; cehenneme yakın olan kişidir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

cömert:  

sıfat 1. parasını, malını, elinde bulunanı esirgemeyen, her zaman her şeyini başkalarıyla paylaşan. Benzer: eliaçık 2. MEC. bol ürün veren, verimli. \"Toprak cömerttir, ne ekersen kat kat geri verir\"(Konusu: , Kökeni: farsca)

Cönk:  

(fars.i. cung < Malay. cong “dibi düz yelkenli gemi”) 1- Malezyada kullanılan büyük yelkenli gemi. 2- (ed.) (esk.) Saz ozanlarının şiirlerini topladığı, kimi zaman başka saz ozanlarının şiirlerine de yer verdiği, boyu eninden uzun olup uzunlamasına açılan deri kaplı şiir mecmuası, şiir defteri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Malayca)

CPU:  

"Central Processing Unit" teriminin kısaltmasıdır. Türkçe'deki karşılığı çoğu zaman işlemci olarak bilinir. CPU, bir bilgisayar sisteminin kalbidir. Bilgisayarın yaptığı tüm hesaplamalar ve işlemler, CPU tarafından gerçekleştirilir. Sistemdeki CPU ne kadar hızlı olursa, bilgisayarın işlem hızı da aynı oranda yüksek olacaktır. CPU'ların hızları MHz birimi ile hesaplanır. Ancak yeni nesil işlemciler MHz sınırını aşlıkları için hızları GHz birimi ile İfade edilir. 1000 MHz'lik bir işlemci, yaklaşık olarak 1 GHz işlem hızına sahiptir. Bugün piyasada hızları 3.2 GHz'e kadar uzanan farklı işlemci tipleri bulmanız mümkün."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

CPU Kullanımı:  

Bir donanımın ya da yazılımın herhangi bir işlem için ihtiyaç duyduğu CPU gücünü temsil eder. İşlemin son güncelleştirmeden şu ana gelinceye kadar CPU'yu kullandığı zamanın yüzde sidir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Cracker:  

"Ücretli yazılımların hemen hepsinde, yazılımı kullanabilmek için özel bir kullanıcı koduna ihtiyaç duyulur. Bu kod genellikle satın alınan yazılımla birlikte gelir ve kişiye özeldir. Program koruyucu olarak da bilinen bu kodları devreden çıkartmaya ""crack"" denir. Bu işlemi gerçekleştiren bilgi korsanları ise "cracker" terimiyle tanımlanır. Crack işlemi yasal değildir. Cracker'ların amacı ücretli yazılımları kopyalayıp yasadışı yollardan dağıtılmalarını mümkün hale getirmektir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Crawford Kuralı:  

Crawford kuralını kullanarak oynamaya karar verirseniz, bir oyuncu bir seri kazanma noktasına ulaşırsa, o zaman sonraki oyun Katlama Küpü kullanma seçeneği olmadan oynanacaktır.(Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )

CRC Hatası:  

CRC hatası, alınan veri paketindeki bir veya daha fazla karakterin geldiğinde karışmış ya da bozulmuş olduğunu gösterir. CRC hatası veren herhangi bir dosya ya da uygulamanın düzgün olarak çalışması mümkün değildir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Creutzfeldt-Jacob Hastalığı:  

(Creutzfeldt-Jacob disease) En belirgin bulgusu bunama olan, apati ve irritabilite, dezoryantasyon, entelektüel bozukluklar, afazi, apraksi, disleksi, disgrafi, duygusal uyaranların neden olduğu spazmlar, reflekslerde artma, hipokinezi, tremor, koreoatetoid hareketler, görme bozuklukları gibi nörolojik semptomların izlendiği virüs infeksiyonu.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Crossower Dribbling:  

(Basketbol Ter.) Top sürerken topun bir elden diğer ele geçirilmesi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

CRT (Cathode Ray Tube):  

Monitör ve televizyonlarda çok sık kullanılan teknolojiye verilen isimdir. Bu teknolojide boş bir tüp ve bu tüpün içine yerleştirilen elektron tabancaları kullanılır. Elektron tabancalarından çıkan ışınlar, tüpün ön kısmındaki renkli fosfor tabakasına çarpar ve böylece görüntü oluşur. Standart televizyon ve monitörlerin fosfor tabakasında küçük noktacıklar (piksel) bulunur ve her noktada 3 farklı renk şeriti vardır. Bunlar kırmızı, yeşil ve mavidir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Cru Classe:  

Medoc yöresinde 1855'ten bu yana standardize edilen beş resmi bölgedir. Aynı zamanda Bordeaux'nun en iyi şaraplarını belirlemek amacıyla kullanılan bir sınıflandırmadır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Crush Sendromu:  

(crush syndrome) Ezilme sendromu.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

CTRL:  

"Klavye üzerinde harf tuşlarının bulunduğu bölümün sağ alt ve sol alt bölümünde yer alan CTRL tuşu, bir süre öncesine kadar "kontrol karakterlerinin yazılabilmesi için kullanılıyordu. Ancak günümüzde bu karakterlere çok fazla ihtiyaç duyulmuyor. Bu yüzden CTRL tuşları da, ""Alt" tuşu gibi kısayol kombinasyonlarının çalıştırılması işlemlerinde görev alıyorlar."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Cucu:  

(ono.i.) Meme, memeler.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cud:  

(İbr.i. Yahuda a. yahud'dan b.) Karagözcü argosunda Yahudi karakterine verilen ad. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cud:  

(Kar. Ort. O.) Tiplerden Yahudi'ye verilen addır. Karagözcüler'de bu "tasvir"i bu adla anarlar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Cudi:  

(a.i. erk.) 1- Cömert, eli açık. 2- İyilik severlikle ilgili. Dicle nehri kıyısında bir dağ. Nuh'un gemisinin tufandan sonra bu dağın üzerinde durduğu söylenir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Cudi:  

1- Nuh tufanı sona erdiğinde Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturduğu dağ. Cudi Dağı’nın yeri ile ilgili farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bu dağın Musul’da, el-Cezire’de, Diyarbakır’da veya Şam’da olduğu söylenmektedir. Örn:: “(İnkârcılar tufanda boğulduktan sonra) “Ey yer suyunu yut, ey gök (sen de suyunu) tut!” denildi. Su çekilip azaldı. (Allah’ın) hükmü yerine geldi. (Gemi de) Cudi (Dağı’na) oturdu. Ve “O zalimler topluluğu yok olsun!” denildi.” (Kur’an-ı Kerim Hud suresi 11/44 ncü Ayet) 2- Şırnak Cizre arasındaki bölgede yer alan dağ.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Cudiye:  

(a.i. ka.) (bkz:: Cudi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Cuk:  

(ono.i.) Esrar, sigarayla ya da lüleyle İçilen esrar.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cukka:  

(ono.i. cuk'tan) 1- Cep. Örn:: Öteki bu pisliği cukkasına yerleştirirken en ufak tiksinti belirtisi göstermedi. (Raymond Oueneau-Tahsin Yücel, Zazie Metroda) 2- Bir şeyi edinme, alma edimi. 3- Cebe atılan, alınan, edinilen şey. Örn:: Ek iş yaptır yom böyle de fena değil cukka. (Metin Üstündağ, karikatür)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cukkalamak:  

(f.) 1- Cebine atmak, almak. Örn:: Amerikada seçimleri Reagan cukkaladı. (Behiç Pek - Latif Demirci, Cırcırböceği Muhlis) 2- Edinmek, sahip olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cukkasını Almak:  

(d.) Bir işte payına düşen parayı (eşyayı) almak. Örn:: Bir iki şarkı patlatıp bu büyük avantadan cukkalarını almış bulunduğu sıralarda saat onbiri gösteriyordu. (Süavi Süalp, Gene İyi Dayandık)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cukkayı Sağlama Almak:  

(d.) Çok para kazanmak daha sonra rahat yaşayacak kadar gelir elde etmek. Örn:: Cukkayı sağlama alınca gelmiş anlı ve de şanlıyı kurmuş. (Engin Ardıç, Yukarıda Başka Bayan Yoktur)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cuma:  

Daniel Defoe'nun yazdığı Robinson Crusoe kitabının baş kahramanı. Robinson’un eğiterek kendisine arkadaş yaptığı, vahşi yerli ve sadık dostudur. Yamyam bir köle iken Robinson Crusoe, onu ehlileştirmiş ve medeni bir insan haline getirmiştir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Cuma:  

(a.i. erk.) 1- Haftanın beşinci günü. 2- Müslümanların ibadet ve Bayram günü. 3- Cuma günü kılınan öğle namazı. 4- Toplanma. Sure-i Cuma Kur'an'ın 62. suresi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

cuma:  

ad 1. perşembe ile cumartesi arasındaki gün. 2. cuma günü kılınan öğle namazı.(Konusu: , Kökeni: )

cuma ezanı:  

1- Cuma günü öğle vaktinde cami dışında okunan dış ezan. 2- Cuma namazının ilk sünneti kılınıp da hatip minbere çıktıktan sonra okunan iç ezan. Hz. Peygamber, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer dönemlerinde imam hutbe okumak için minbere çıktığında sadece iç ezan okunurdu. Medine’nin nüfusu artınca şehrin uzak yerlerindeki Müslümanların da cuma namazına yetişebilmeleri için Hz. Osman döneminde ayrıca dış ezan da okunmaya başlamıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

cuma günü:  

1- Toplama, toplanma, bir araya gelme günü. 2- Müslümanların cemaat ile topluca namaz kılmak için bir araya geldikleri perşembe ile cumartesi arasındaki gün. Cuma günü müminler için haftalık bayram günü olarak kabul edilmiştir. Hz. Peygamber cuma gününde duaların kabul edileceği bir zaman diliminin bulunduğunu müjdeleyerek müminleri bu günde daha çok dua etmeye teşvik etmiştir. Örn:: “Güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür...” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

cuma mescidi:  

Cuma namazı kılınabilecek yerleşim yerlerinde sadece cuma ve bayram namazlarını kılmak için belirlenen büyük cami veya namaz kılınacak açık alan, musalla.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

cuma namazı:  

Cuma günü öğle namazı vaktinde cemaatle kılınması zorunlu olan namaz. Cuma gününde Müslümanlar namaz için bir araya gelirler; okunan hutbeyi dinlerler; bireysel ve toplumsal sorunlarına ilişkin birbirlerine çözüm önerilerinde bulunurlar. Müminlerin, cuma namazına gusül abdesti alarak, güzel kokular sürerek, temiz elbise ve çoraplarını giyerek bir bayram neşesiyle gelmeleri İslam dininin güzel gördüğü davranışlardandır. Yaşadıkları toplumun ve tüm dünyadaki insanların huzuru ve kardeşliği için dua ederler. Hz. Peygamber ilk cuma namazını Medine’ye hicreti sırasında “Ranuna” denen yerde kıldırmıştır. İslam âlimleri beş vakit namazla beraber cuma namazına da devam etmenin önemini belirtmişlerdir. Ayrıca cuma namazını terk etmenin büyük günahlardan olduğunu vurgulamışlardır. Örn:: “Ey iman edenler! Cuma günü cuma namazına çağrıldığınız (ezan okunduğu) zaman, Allah’ı anmaya koşun; alışverişi bırakın…” (Kur’an-ı Kerim Cuma suresi 62/9 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

cuma salası:  

Cuma namazından önce okunup namazın yaklaştığını haber veren; müminlere maddi ve manevi olarak cuma namazına hazırlanmayı hatırlatan ve Hz. Peygamber’e okunan salavatı şerifelerden meydana gelen çağrı sözleri.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Cuma Suresi:  

(a.i. سورة الجمعة cum'a) cuma suresi; Adını, 9. âyetinde geçen "cuma" kelimesinden alır. kur'an-ı kerim'de 62 nci sure, 28 ncı cüz, 552 nci sayfadadır. 11 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 110 ncu sıradadır. saff suresi'nden sonra, fetih suresi'nden önce medine döneminde inmiştir. medine'de inen 28 tane sureden biridir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Cuma Suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in altmış ikinci suresidir. Medine’de inmiştir. On bir ayettir. Adını, Müslümanların, cuma ezanı okununca, her türlü işlerini bırakıp camilere gitmelerini bildiren dokuzuncu ayetten almıştır. Sureye, Allah’ı her türlü eksiklikten kutsamayı ifade eden ayetle başlanır. Hz. Peygamber’in Kur’an-ı Kerim’i okumak, insanlara öğretmek ve insanların gönüllerini kötülüklerden arındırmak gibi birtakım görevlerle donatıldığı haber verilir. Onun peygamberliğinin kıyamete kadar gelecek olan bütün insanlığı kapsadığı vurgulanır. Surede, Yahudilerin iki yüzlülükleri üzerinde durulur ve öğrenmiş oldukları vahiy bilgisini Allah yolunda kullanmayıp bu bilgilerle amel etmedikleri için kınanmaları anlatılır. Kendilerini Allah’ın dostu olarak tanımlamalarının Allah katında geçerli olmadığı haber verilir. Surenin son bölümünde, cuma günü ezan okunduğunda müminlerin alışverişi bırakıp namaza ve hutbeye yetişmeleri emredilir. Namazdan sonra geçimlerini temin etmek için ticaret yapmalarında bir sakınca olmadığı belirtilir. Bütün bunlara rağmen Allah’ın katındaki nimetlerin ve rızıkların daha hayırlı olduğunu haber veren ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Cumali:  

(t.i. erk.) Cuma günü doğan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Cumartesi Çocuğu:  

(d. a.türk.) Babası belirsiz çocuk, piç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cumba:  

(ita.i. cu'mba) 1- mimarlık Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. 2- Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Cumbadan Rumbaya:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Peyami SAFA Kitabın Konusu: Cemile adındaki genç ve güzel bir kızın, kötü yaşamından, bir anda Tahsin bey adındaki zengin bir adama rastlayarak kurtuluşunu ve birbiri ardına gelişen ilginç olayları konu almıştır. Kitabın Ana Fikri: Bu dünyada hiçbirşeyin imkansız olmadığı, birgün biryerlerde çok istediğimiz hayatın bizi beklediği anlatılmaktadır. Karakterler: Asiye hanım, Saraç İbrahim Efendi, Halime, Nail bey, Nahide, Şahende, Altey, Mebrüke, Nusret. (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Cumbalı:  

(ita.t.sf.) Cumbası olan yapı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Cumbul:  

(ono.i.) Karın, mide. Örn:: Küçük Hacivat: Şehlevendim ah efendim hoş geldin Küçük Karagöz: Kehlelendim sirkelendim cumbulu boş geldin. (Karagöz, Sünnet)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cumburlop:  

(ono.i.) Bir şeyi kolayca alıverme, çalıverme, cebe atma.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cumhur:  

(a.i. erk.) 1- Halk, ahali. 2- Kalabalık, başıboş kalabalık. 3- Takım, heyet. Tekke musikisinde koro tarafından okunan ilahi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

cumhur:  

1- Çoğunluk, halk. Örn:: “Kubben altından bu cumhura bakarken şimdi / Senelerden beri rüyada görüp özlediğim / Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim.” (Y. K. Beyatlı) 2- Herhangi bir şeyin en büyük kısmı, bir topluluğun çoğunluğu veya önde gelenleri. 3- Âlimlerin çoğunluğu.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Cumhurbaşkanlığı Affı:  

(Presidential amnesty) Anayasanın 104. maddesine göre; Cumhurbaşkanı tarafından sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisinin kullanılması.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Cumhuriyet:  

(a.i. esk.) Kağıt bir liralık, bir liralık kaime. (Cumuriyet, Cumuruyet biçiminde söylenirdi.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Cumhuriyet Halk Fırkası:  

Kısa Adı: CHF Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 10.11.1924 (Cumhuriyet Dönemi'nin ilk iktidar partisi) Sona Eriş Tarihi: 09.05.1935 Genel Başkanı: Mustafa Kemal Atatürk Sona Eriş Nedeni: İsim değiştirdi. Cumhuriyet Halk Partisi 1 (CHP) oldu. Önceki Adı: Halk Fırkası Siyasi Pozisyonu: Merkez Sol İdeoloji: Atatürkçülük, Sosyal demokrasi, (1965'ten sonra) Sekülerizm, Antikomünizm (tarihsel) NOT: Tek Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti. (1923 – 1945)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Cumhuriyet Halk Partisi 1:  

Kısa Adı: CHP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 09.05.1935 Genel Başkanı: Mustafa Kemal Atatürk, Celal Bayar, İsmet İnönü, Kamil Kırıkoğlu, Bülent Ecevit (14 Mayıs 1972 - 30 Ekim 1980), Mustafa Üstündağ Sona Eriş Tarihi: 16.10.1981 Sona Eriş Nedeni: 16 Ekim 1981 tarihinde Askeri Mahkeme kararıyla kapatıldı. 16.10.1981 t. ve 2533 s.k. ile kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sol İdeoloji: Sosyal Demokrasi, Atatürkçülük NOT: Cumhuriyet Halk Partisi 1 19.06.1992 t. ve 3821 s.k. ile yeniden açıldı. NOT: Tek Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti. (1923 – 1945)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

WhatsApp