MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Patriarkalizm:

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Neco:  

Tahir Nejat ÖZYILMAZER (d:1948; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Necve:  

(a.i. ka.) Tümsek ve yüksek yer.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Neda:  

(a.i. ka.erk.) Çiğ, nem rutubet. (bkz:: Şebnem) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

neden:  

(i.) 1- bir olayı ya da durumu doğuran başka bir olay ya da durum, bir olaya, bir duruma yol açan şey. "Bu işin nedenlerinin incelenmesi gerekirdi" Benzer: sebep 2. belirteç niçin anlamında bir olaya yol açan başka bir olayı sormak için kullanılır. "Oraya neden gidiyorsun?"(Konusu: , Kökeni: )

neden:  

3. FELSEFE TERİMİ bir şeyi doğuran, oluşturan ya da etkileyen, gerçek etkilere ve değişmelere yol açan şey. 4. FELSEFE TERİMİ ana dayanak, gerekçe.(Konusu: Felsefe Terimi, Kökeni: )

nedeniyle:  

belirteç –den dolayı, dolayısıyla, yüzünden. "Kar nedeniyle yollar kapandı"(Konusu: , Kökeni: )

nedensellik:  

FELSEFE TERİMİ ad nedeni sonuca bağlayan ilişki, nedensel olma özelliği, durumu.(Konusu: , Kökeni: )

nedensiz:  

sıfat 1. hiçbir nedene dayanmayan, herhangi bir nedeni olmayan. 2. belirteç hiçbir nedeni olmaksızın.(Konusu: , Kökeni: )

Nedim:  

(a.i. erk.) 1- Meclis arkadaşı, sohbet arkadaşı. 2- Büyükleri fıkra ve hikayeleri ile eğlendiren. Güzel hikayeler anlatan, tatlı konuşan. Nedim: Osmanlı şairlerinden. Asıl adı Ahmed'tir. Lale devri şairlerindendir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nedime:  

Kemal Tahir'in yazdığı Esir Şehrin İnsanları kitabının baş kahramanı. Milli Mücadeleye destek veren, cesaretli bir bayan kahramandır. Karadayı adıyla bir gazete çıkarır. Korkusuz ve cesur bir kadın olarak öne çıkar.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Nedime:  

(a.i. ka.) (bkz:: Nedim) Zengin veya itibarlı bir kadının arkadaşı. Saray hayatında Sultan hanımlarının yardımcıları.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nedred:  

(a.i. ka.erk.) Azlık, seyreklik, az bulunurluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Nedret Güvenç:  

Mükerrem GÜVENÇ (d:1930; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Nedve:  

(a.i. erk.) Görüşme konuşma. Daru'n-Nedve'. Cahiliyye zamanında Mekke'de, kabile işlerini konuşmak için yapılmış olan meşhur bina.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nefaset:  

(a.i. ka.) Nefislik, nefis olma hali. Kıymetlilik.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nefer:  

(a.i. erk.) 1- Bir adam, tek kişi. 2- Er, asker.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nefer:  

Rütbesiz asker, er.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: Arapça)

Nefes:  

(a.i.) Esrar, sigara içine konularak ya da nargile yahut Kabak araçlarıyla İçilen esrar. Örn:: Nefesten bir haber ver Müheyyadır ülfete. (Bitik Aşık Mehmet Gökçınar, şiir) 2- Cinsel ilişki.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

nefes:  

ad 1. ➽soluk1. 2. (boş bir inançla) iyileştirir diye hastaya okuyup üfleme. 3. sigara, pipo vb. içilirken içe çekilen duman. 4. MEC. yaşam belirtisi. \"Karanlıkta, evde bir nefes var mı diye dinliyordu\" 5. ARGO sigara içine konularak ya da nargile vb. ile içilen esrar. 6. YAZIN TERİMİ Alevi–Bektaşi yazınında, tarikat konularında yazılmış, koşmaya benzeyen, genellikle bir ezgiyle okunan şiir. 7. havayı ciğerlerine çekmek, soluk alıp vermek. 8. işe biraz ara vermek, biraz dinlenmek. 9. ferahlamak, rahatlamak. \"Eline para geçince biraz nefes aldı\" 10. yaşamak. \"Nefes aldığımıza şükür!\" 11. sigara, pipo vb.nin dumanını içine çekmek. 12. esrar içmek. 13. soluk soluğa, sık sık soluyarak. 14. koşarak, dara dar, darı darına. 15. heyecan ve telaş içinde koşmaktan soluğu tıkanacak gibi olmak. \"Sevgilisine kavuşmak için nefes nefese kalmıştı\" 16. sık sık ve güçlükle soluk almak, yorulmak. \"Hasta biraz doğrulmak isterken nefes nefese kalmıştı\" 17. ölmek. 18. MEC. çok şaşırmak. \"Olan biteni görünce nefesim durdu\" 19. çok yorulmaktan pek sık solumak ya da soluk alamaz gibi olmak. 20. soluğu büsbütün durmak.(Konusu: , Kökeni: )

Nefes Çekmek:  

(d. a. türk.) İlişkide bulunmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Nefesçi:  

(a.i. türk. e.) Esrarkeş, esrar tiryakisi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Nefesleşmek:  

(a.f. türk. e.) Esrar çekmek. Birkaç kişi birarada aynı nargile aynı kabak aynı araçtan yararlanarak esrar içmek. (bkz:: Aşere, Aşereci)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

nefhayisani:  

1- İkinci üfürüş, İsrafil adlı meleğin sura ikinci kez üfürmesi. 2- Tüm insanlar öldükten sonra Allah’a hesap vermeleri ve bu hesaplarının sonucuna göre cennet veya cehenneme gönderilmeleri amacıyla tekrar dirilmeleri için İsrafil isimli meleğin sura ikinci kez üflemesi. “Allah’ın (yaşamasını) dilediği varlıklar hariç yerde ve gökteki bütün canlılar (korkudan) bayılıp ölmüştür. Sonra nefhayisani gerçekleştiğinde (akıl sahibi) bütün varlıklar kalkmışlar ve (hesap için) bekliyorlar.” (Kur'an-ı Kerim Zümer suresi 39/68 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

nefhayiula:  

1- Birinci üfleme, İsrafil adlı meleğin sura ilk üfürüşü. 2- Kıyametin koparak Allah’ın evrenle ilgili koymuş olduğu düzenin bozulması ve Allah’ın diledikleri hariç tüm canlıların ölmesi için İsrafil adlı meleğin sura üflemesi. Örn:: “Nefhayiula gerçekleştiği, yeryüzü ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman, işte o gün olan olmuştur. (Kıyamet kopmuştur.)” (Kur'an-ı Kerim Hakka suresi 69/13-15 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nefi:  

(a.i. erk.) Çıkar ile ilgili faydacı, menfaat, kâr. Nefi', Divan edebiyatının başarılı şairlerindendir. 4. Murad zamanında yaşamıştır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nefis:  

(a.i. ka.) Çok hoş, hoşa giden, beğenilen.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

nefis:  

1- Kişi, zat, varlığın kendisi. Örn:: “O gün her nefis yaptığı her hayrı karşısında hazır olarak bulacaktır; işlediği kötülüğü de hazır bulacaktır.” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/30 ncu Ayet) 2- Can. “Allah’ın öldürmesini haram kılmış olduğu nefsi sakın öldürmeyin.” (Kur'an-ı Kerim Maide suresi 5/151 nci Ayet) 3- Gönül, iç dünya. “Rabb’ini, nefsinde içtenlikle yalvararak ve saygıyla (dua ve zikirle) an.” (Kur'an-ı Kerim A'raf suresi 7/205 nci Ayet) 4- Ruh. Örn:: “Allah, öleceklerin ölümleri anında ölmeyeceklerin de uykuları esnasında nefislerini alır.” (Kur'an-ı Kerim Zümer suresi 39/42 nci Ayet) 5- Arzu, istek, tutku. Örn:: “Kim nefsinin cimriliğinden korunursa onlar (dünyada ve ahirette) kurtuluşa erecektir.” (Kur'an-ı Kerim Haşr suresi 59/9 ncu Ayet) 6- Kötü huy ve çirkin davranışların kaynağı. Örn:: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Şüphesiz ki nefis insanlara kötülükleri emreder.” (Kur\'an-ı Kerim Yusuf suresi 12/53 ncü Ayet) İslam ahlak bilginleri insanın istek ve arzularının yönelmiş olduğu alana göre nefisle ilgili tanımlar ortaya koymuşlardır. İnsanın istek ve arzuları, sürekli günah işlemeye eğilimli olup dine aykırı davranışları yapmaktan sakınmıyorsa, buna nefsiemmare, yaptığı kötülükten pişmanlık duyuyor vicdanen rahatsız oluyorsa buna da nefsilevvame demişlerdir. İnsanın Allah’a olan yakınlığı ibadet ve ahlakta tam bir ilahî aşka dönüşmüşse nefsimülhime, istek ve arzular Allah’ın emirlerine tam tabi olup, kişi şehvetlerini ön plana çıkarmıyorsa nefsimutmainne adını vermişlerdir. Allah’tan gelen her türlü kaza ve belaya razı olup sabreden nefse nefsiradiye, Allah’ın razı olduğu kulun manevi hâli ise nefsimardiye olarak ifade edilmiştir. Her türlü istek ve arzularını vahye tabi kılan, basit tutkularını dizginleyen ve hayatında model olarak Hz. Muhammed’i örnek alan nefis ise nefsikâmile olarak tanımlanmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nefise:  

(a.i. ka.) Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel, çok beğenilen.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nefofobi:  

(ing.i. nephophobia) bulutlardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

nefoloji:  

(ing.i. nephology) bulutbilim. bulutları inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

nefret:  

ad 1. bir kimseye, bir şeye karşı duyulan çok olumsuz duygu. 2. tiksinme, tiksinti. 3. bir kimseye ya da bir şeye karşı nefretle dolu olmak. 4. tiksinti duymak, iğrenmek.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Nefrit:  

1. Böbrek iltihabı hastalığı. 2. Yeşim taşı türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

nefroloji:  

(ing.i. nephrology) böbrekbilim. böbrek hastalıklarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Negatif:  

1. Olumsuz. 2. Fotoğraf filmi üzerinde ters görüntü veren durum. 3. Eksi değer taşıyan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Negro:  

1. Siyahi kimse. 2. Zenci. (Not: Bu kelime günümüzde birçok bağlamda eski ve sakıncalı kabul edilir.)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Negrofobi:  

(ing.i. negrophobia) siyahilerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Nehar:  

(a.i. ka.) Gündüz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nehib:  

(a.i. erk.) 1- Dehşet, korku. 2- Yağmacı, çapulcu. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nehir:  

(a.i. ka.) Akarsu, ırmak. Çok bol su.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

nehir:  

ad bkz::ırmak.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Nehire:  

(a.i. ka.) (bkz:: Nehir)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

nehiy:  

1- Yasaklama, engelleme, menetme. Örn:: “Siz insanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülükten nehyedersiniz…” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/110 ncu Ayet) 2- İslam’ın, haram olan söz ve davranışları ve yapılmasında fayda olmayan şeyleri hoş görmemesi, çirkin kabul etmesi, yasaklaması. Örn:: “Allah, adaleti, her türlü hayırda güzel davranmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder. Edepsizlikten, çirkin davranışlardan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.” (Kur'an-ı Kerim Nahl suresi 16/90 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nehri:  

(a.i. erk.) Nehirle ilgili, nehire ait.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nehrin Dönemeci:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: V.S.NAIPAUL Kitabın Konusu: Olaylar Afrika’da bir sahil kıyısında geçmektedir. O zamanki Afrikanın durumunu ve insanlarını ,ordaki hayatı konu alan kitapta olaylar tamamen ticaret düşkünü biri olan Selim’in etrafında dönmektedir. Selim’in nehrin dönemecindeki kasabada bir dükkan alarak başladığı ticaret hayatı va başına gelenler anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Kitapta Selim’in yaşadıklarıyla birlikte hayatın ne kadar zor ve ne kadar acımasız olduğu anlatılmaktadır. Dünyada süregelen düzensizliklerin insan azmini bile yenmeyi başardığını anlatmaktadır. Bu yönüyle okunması faydalı olacak bir kitaptır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Nejad:  

(f.i. erk.) Soy, nesil.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Nejat:  

Kerime Nadir'in yazdığı Samanyolu kitabının ana karakteri. Doğarken annesini kaybetmiş olan Nejat yanında kaldığı teyzesinin kızı Zülal’e gizli bir aşk duymaktadır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Nejat İşler:  

Dizi Karakteri: Dr. Deniz Dizi Adı: Aliye. 2004-2006 yılları arasında atv'de yayımlanan dram türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Nejat İşler:  

Dizi Karakteri: Kadir Demiroğlu Dizi Adı: Gülbeyaz. 13 Aralık 2002 ile 27 Haziran 2003 tarihleri arasında Kanal D'de yayımlanan dizi, bir sezon sürdü ve 26. bölümü ile sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Nejat İşler:  

Dizi Karakteri: Ercüment Çözer Dizi Adı: Behzat Ç. 2010-2019 yılları arasında yayımlanan, Emrah Serbes'in Her Temas İz Bırakır romanından esinlenerek hazırlanmış Türk yapımı polisiye, macera, komedi ve aksiyon türündeki televizyon ve internet dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Nekahethane:  

(b.i) Şifa yurdu, dinlenme yurdu.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

NEKO:  

(neko) Kedi.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Nekre:  

(Ort. O.) Gülünç sözlerle, çeşitli hünerli hareketlerle seyirciyi güldüren tip. (bkz:: Kavuklu)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Nekrofili:  

(necrophilia) Kadavralardan cinsel haz almakla karakterize bir saplantı, ölü sevicilik.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Nekrofobi:  

(ing.i. necrophobia) ölümden ve ölü şeylerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Nekroz:  

(necrosis) Canlı bir organizmada hücre ve dokunun patolojik ölümü.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Nektar:  

1. Çiçeklerin salgıladığı tatlı özsu. 2. Mitolojide tanrıların içkisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nelofobi:  

(ing.i. nelophobia) cam’dan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

nem:  

ad 1. havada ya da başka bir ortamda bulunan su buharı. 2. hafif ıslaklık. 3. çiy.(Konusu: , Kökeni: farsca)

Nema:  

(a.i. ka.) 1- Artma, çoğalma. 2- Büyüme, uzanma. 3- Faiz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nema:  

(yug.sf.) Yok anlamında söylenir. Örn:: Ve bitirim oyunun sonunu İlan eder. Acıbaba Nema para. (Hulki Aktunç, İtiraf-Nağmeler) Örn:: Nema problem.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Nemçe:  

1. Avusturya. 2. Avusturyalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

neme yönelim:  

isim,biyoloji Canlıların zorunlu olarak havanın nemine göre yönelmesi ve yer değiştirmesi, higrotropizm(Konusu: , Kökeni: )

Nemf:  

Mitolojide doğa perisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nemide:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Halit Ziya UŞAKLIGİL Kitabın Konusu: Annesi vereme yenik düşmüş ve kendisi de bu illetin pençesinde yaşam mücadelesi veren genç bir kızın yaşadıkları. Kitabın Ana Fikri: Mutluluğun, başkalarının mutluluğuna engel olarak yakalanamayacağı ve sevginin fedakarlık gerektirdiği.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

nemime:  

1- Söz getirip götürme, kovculuk yapma, arabozuculuk, münafıklık. Örn:: “(Yalan yere) yemin edip duran, aşağılık, (insanları arkadan veya yüzüne) çekiştiren, nemime yapanlara sakın itaat etme.” (Kur’an-ı Kerim Kalem suresi 68/10-11 nci Ayet) 2- İnsanlar arasındaki iletişimi zedeleyen, engelleyen ve toplumdaki dayanışmayı bozan sözleri bir kişiden başka bir kişiye taşıma. “Nemime yapan kişi cennete giremez.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nemir:  

(a.i. ka.) Tatlı su. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Neml Suresi:  

(a.i. سورة النّمل) neml suresi; "neml" karınca demektir. 18. âyetinde, süleyman aleyhisselam'ın (bkz:: aleyh-is-selâm) ordusuna yol veren karıncalardan söz edildiği için sûre bu ismi almıştır. kur'an-ı kerim'de 27 nci sure, 19 ncu cüz, 376 ncı sayfadadır. 93 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 48 nci sıradadır. şuara suresi'nden sonra, kasas suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. neml suresi’nde namaz, zekat, ahiret hayatı gibi konulardan bahsedilir. musa, davut, lut ve salih’in hikâyeleri kısaca süleyman ve belkıs'ın hikâyesi ise ayrıntılı olarak anlatılır. surede geçen dabbe kelimesi ile ilgili değişik yorumlar yapılmıştır.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Neml Suresi:  

Kur'an-ı Kerim’in yirmi yedinci suresidir. Mekke’de indirilmiştir. Doksan üç ayettir. Adını on sekizinci ayette geçen ve ‘karınca’ anlamına gelen “neml” kelimesinden alır. Sureye, Kur'an-ı Kerim ayetlerinin apaçık oluşunu ve Kur’an’ın müminlere en doğru yolu gösterdiğini belirten ayetle başlanır. Müminlerin namaz kılma, zekât verme ve ahirete inanma gibi inanç ve ibadetle ilgili niteliklerine değinilir. Surede, Hz. Musa’nın Medyen’e yaptığı yolculuğa, kendisine peygamberlik görevinin verilmesine, Allah’ın ona bağışlamış olduğu mucizelere yer verilir. Görmüş oldukları mucizelere rağmen inanmayan inkârcıların helak olmasından bahsedilir. Hz. Süleyman ve Hz. Davut’a verilen ilim ve hükümdarlık üzerinde durulur. Bu çerçevede cinlerin, kuşların Hz. Süleyman’ın emrine verilmesi, onun yapmış olduğu askeri seferler ve Belkıs’la olan diyaloğu anlatılır. Hz. Süleyman’ın şahsında yöneticilerin ruhsal ve siyasal duruşlarının tahlilleri yapılır. Hz. Salih’in bozguncu, inatçı ve inkârcı kavminin onun davetine kulak vermeyip sonra da toptan helak oluşlarına değinilir. Eşcinsellikten vazgeçmediği için ilahî azaba çarptırılan Lut kavmine de kısaca yer verilir. Allah’ın yaratmasındaki eşsizlikler üzerinde durulur ve konuyla ilgili insanın fiziki yapısındaki ve tabiattaki olaylardan örnekler sunulur. Gaybı Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği açıklandıktan sonra ahiret hayatı ile ilgili vurgular yapılır. İnkârcıların atalarını körü körüne taklit etmeleri ve akıllarını gereği gibi kullanmamaları eleştirilir. İnsanların tüm davranışlarının Allah katında kayıtlı olduğuna dikkat çekilir. Kur'an-ı Kerim’in yol göstericiliğine inanmayan inkârcılar ölülere benzetilir. Kıyamet alameti olarak çıkacak ‘Dabbe’ denilen bir canlıdan bahsedilir. İnkârcıların başına gelen musibetlerin işledikleri günahlar yüzünden olduğu hatırlatılır. Sura üflendikten sonra dağların, taşların yok oluşu heyecan verici bir dille sunulur. Günahların ve sevapların bireyselliği belirtilir. Mekke’nin insanlık için önemine vurgu yapılır. Kur'an-ı Kerim’le doğru yolu bulmanın mümkün olduğunu ve Allah’ın her şeyi bildiğini anlatan ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nemrud:  

(a.i. erk.) Babil'in kurucusu olduğu sanılan hükümdar. M.Ö. 2640'ta yaşamış Hz. İbrahim'i ateşe attırmıştır. Babil kulesinin onun zamanında yapıldığı söylenmektedir. İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nemrut:  

Hz. İbrahim’in yaşadığı dönemin hükümdarı. Kur’an-ı Kerim’de adından açıkça söz edilmeyen fakat Hz. İbrahim ile mücadele ettiği belirtilen bir kraldır. Kendisini krallıktan da öte, tanrı olarak ilan ettiği için inkârcılığın simgelerinden biri sayılmıştır. Nitekim Hz. Musa ile mücadele eden Mısır kralı Firavun da aynı ölçüde inkârcılık ve tanrılık iddiasından dolayı Nemrut’la benzeşmektedir. Nemrut’un, Şanlıurfa, Ninova (Musul), Harran gibi bölgelerde yaşadığı rivayet edilse de kesin değildir. Kur'an-ı Kerim’de doksan bir ayette Hz. İbrahim ile Nemrut arasındaki mücadeleden bahsedilir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nemse:  

Avusturya’ya verilen eski ad.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neodim:  

Atom numarası 60 olan kimyasal element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neodimyum:  

Sembolü: Nd Atom Numarası (Proton Sayısı): 60 Atom Ağırlığı: 144.242(3) g/mol Elektron Sayısı: 60 Element Serisi: Lantanit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 6 Yoğunluk: 7.007 g/cm3 Erime Noktası: 1010.0 ° C (1283.15 K, 1850.0 ° F) Kaynama Noktası: 3127.0 ° C (3400.15 K, 5660.6 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi beyaz Keşif: CF Aver von Welsbach (1925) Neodimyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Neodimyum da çakmak taşı için ve aynı zamanda uzman kaynakçı gözlüklerinin bir parçası olarak kullanılır. Güçlü mıknatıs yapımı için de kullanılabilir.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Neofarmafobi:  

(ing.i. neopharmaphobia) yeni ilaçlardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Neofaşist:  

Neofaşizm yanlısı kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neofaşizm:  

(fr.i. neofascisme) II. Dünya Savaşı sonrasında bazı Avrupa ülkelerinde görülmüş "yeni faşişt" akım.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Neofaşizm:  

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan faşizm anlayışı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neofobi:  

(ing.i. neophobia) yeni herhangi bir şeyden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Neogen:  

Tersiyer dönemin son jeolojik çağı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neoklasisizm:  

(fr.i. néoclassicisme) (ed. mim.) neoklasisizm antik Yunan ve antik Roma dönemine ait tarzların yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkan bir akım.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)

Neoliberal:  

Neoliberalizm yanlısı olan kimse veya görüş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neoliberalizm:  

Serbest piyasa ekonomisini, özelleştirmeyi ve devlet müdahalesinin azaltılmasını savunan ekonomi ve siyaset anlayışı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neolitik:  

Cilalı Taş Devri ile ilgili olan. Tarım ve yerleşik yaşamın başladığı tarih öncesi dönem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neolojizm:  

(fr.i. neologisme) (dilb.) Türenti, türetmecilik ve uydurmacılık. Şizofreni hastalarında görülen, düzensiz düşünceyi yansıtan konuşma bozukluğunun bir bölümü.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Neolojizm:  

Yeni türetilmiş söz veya deyim. Dilde yeni kelime oluşturma eğilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neon:  

Sembolü: Ne Atom Numarası (Proton Sayısı): 10 Atom Ağırlığı: 20,01797(7) g/mol Elektron Sayısı: 10 Element Serisi: Soygaz Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 8A, 2 Yoğunluk: 0.901 g/cm3 Erime Noktası: -248.6 ° C (24.549994 K, -415.48 ° F) Kaynama Noktası: -246.1 ° C (27.049994 K, -410.98 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Gaz Görünümü: Renksiz Keşif: Sir William Ramsay (1898) Neon Kullanım Alanları ve Özellikleri: Neon, bütün bir evrende en çok bulunan dördüncü elementtir. Elementin en göze çarpan kullanım alanı reklam tabelalarıdır, çünkü element elektrikle buluştuğunda genellikle parlar. Tabela endüstrisinde kullanıldığı kadar, yüksek gerilim sayaçları ve lazerlerde de kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Neon:  

Atom numarası 10 olan asal gaz elementi. Bu gazla çalışan aydınlatma lambası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

neonatoloji:  

(ing.i. neonatology) yenidoğan bilimi. yeni doğan hastalıklarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Neonazizm:  

(fr.i. neonazisme) Nazizmi yeni bir tarzda ifade etme politikası.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Neoplatonizm:  

(fr.i. neoplatonisme) Yeni Platonculuk veya Yeni Eflatunculuk. Plotinus'un çalışmalarıyla başlayan ve imparator Justinyan'nın Platon'un akademisini M.S 529'da kapatmasıyla biten Platonik felsefe sürecini tanımlamak için kullanılan modern terim. Platon ve Aristoteles öğretilerini uzlaştırarak oluşturulmuş felsefi akım.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)

Neoplazma:  

Yeni oluşmuş doku. Tümör.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Neozoik:  

Yeni Hayat Çağı. Yeryüzü tarihinin en son jeolojik zamanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nepal:  

Resmi Tam Adı: Nepal Federal Demokratik Cumhuriyeti İngilizce: Federal Democratic Republic of Nepal(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Nepal:  

Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Güney Asya bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Nepal:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Nepal’in bilinen ilk tarihi, M.S. 4. yüzyılda, küçük Hint prensliklerinin kurulmasıyla başlamıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Nepal:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Parlamenter Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Nepal:  

İdari Yapısı: 14 Bölge: 1- Bagmati 2- Bheri 3- Dhawalagiri 4- Gandaki 5- Janakpu,6- Karnali 7- Kosi 8- Lumbini 9- Mahakali 10- Mechi 11- Narayani 12- Rapti 13- Sagarmatha 14- Seti.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Nepal:  

Başkenti: Katmandu (ing: Kathmandu)(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Nepal:  

Komşuları: Çin Halk Cumhuriyeti ile Hindistan arasında yer alan bağımsız bir ülkedir. Ülkenin sınırları içinde dünyanın en yüksek noktası olan Everest Dağı (8848 metre) yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Nepal:  

Resmi Dili: Nepali(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

WhatsApp