Haydi Öğrenelim!
bağlı:
bağlı sıfat 1. bir bağ (I) ile tutturulmuş olan. "Ahırda bağlı atı görmeye gittiler" 2. gerçekleşmesi bir koşulun yerine gelmesini gerekli kılan ya da bir şeye gereksinen. "Bu iş babamın oluruna bağlı, evet derse tamamdır" Benzer: tabi 3. bir kimsenin ya da kuruluşun yetkisi altında bulunan (kimse ya da kuruluş). "Başbakanlığa bağlı birimlerde atamalar başladı" 4. bir şeyle ilişkili olan. "Bu, yasaya bağlı işlemlerdendir" 5. bağlanmış, kapatılmış ya da tutulmuş olan. "Bütün yollar bağlı, polis kuş uçurmuyor" 6. başka bir işle uğraşamaz durumda olan. "Bu işe çok bağlıyım, hiç vaktim yok" 7. bir bezle sarılmış ya da düğümlenmiş bulunan. "Yarası bağlıydı, bağı çözmüş" 8. MEC. bir kimseye, bir anıya, bir düşünceye, herhangi bir şeye saygı, sevgi gibi duygularla bağlanan, bağlılık2 duygusuyla dolu olan (kimse). "Adam oğluna çok bağlıydı" 9. MEC. seven, tutkun. "Oğlan kıza çok bağlıydı" 10. MEC. dostluğu ve bağlılığı2 içten olan. "Dostlarına bağlı bir kimseydi" Benzer: sadık 11. (halk inanışı olarak) büyü yoluyla cinsel güçten düşürülmüş (erkek).
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Revaid:
(a.i. erk.) Gürleyen bulutlar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Revan:
(f.i. ka.erk.) 1- Akan, su gibi akıp giden. 2- Ruh, can. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)
revatip namazları:
Beş vakit namazın farzından önce veya sonra kılınan nafile namazlar. Revatip namazları sünnettir. Hz. Peygamber’in kılıp teşvik ettiği revatip namazları şunlardır: Sabah namazının farzından önce iki rekât, öğle namazının farzından önce dört, farzından sonra iki rekât, ikindi namazının farzından önce dört rekât, akşam namazının farzından sonra iki rekât, yatsı namazının farzından önce dört, farzından sonra iki rekât.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Reverans:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revha:
(a.i. erk.) Rahatlık. Gönül rahatlığı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Revir:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revirci:
Revirci; askerlerin temel sağlık ihtiyaçlarının giderilmesi için görev yapan askerlere verilen isimdir.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
Reviş:
(f.i. erk.) Biçim, tarz, üslup. Tutum, davranış, yol.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Revizyon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revizyoncu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revizyonculuk:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revizyonist:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revizyonizm:
(fr.i. revisionnisme) Bir öğretinin (özellikle Marksizm'in) temel ilkelerini ve yöntemini yeniden gözden geçirmek ve düzeltmek gerektiğini ileri süren tutum ve görüşlerin genel adı.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Revizyonizm:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revnak:
(a.i. ka.) Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Revolüsyon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revolver:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revü:
(Alm. revue - Fr. Revue - İng. revue, show) Konu bakımından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirlerine gevşekçe bağlanmış, tablo ya da skeçlerden kurulu kimi eğlendirici, kimi de alaycı, taşlayıcı özellikte bir gösteri. Revü, bir Fransız türüdür.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Revü:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Revzen:
(a.f.i. ka.) Pencere.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
rey:
1- Görüş, inanç, akıl, düşünce. 2- Kur’an-ı Kerim ve sünnetin açıkça çözüme kavuşturmadığı meseleleri ayet ve hadislerin ışığında karara bağlamak ve bir çözüm bulmak için takip edilen yol, bu konularda görüş belirtme. İslam bilginlerinin bir kısmı; özellikle Kûfe Ekolü, hukuki konularda reye çokça başvurarak görüş bildirmişlerdir. Reye çok başvurarak olaylara çözüm bulmaya çalışan bu âlimlere Rey Ekolü de denilmiştir. Olayları daha çok hadisler çerçevesinde çözüp reyi az kullananlara da hadis ekolü denilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rey Ekolü:
(bkz:: rey)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Reyan:
(a.i. ka.erk.) Herşeyin evveli, ilk zamanı, tazelik zamanı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Reyhan:
(a.i. ka.) 1- Fesleğen, güzel kokulu bir süs bitkisi. 2- Rızık, geçimlik, rahmet anlamına da gelir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Reyon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Reyting:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Reyya:
(a.i. ka.) Güzel koku, reyhan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Reyyan:
(a.i. ka.erk.) Suya kanmış, suya doymuş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Rezan:
(a.i. erk.) Ağırbaşlı, gururlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Rezede:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezedeçiçeği:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezerv:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezervasyon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezervuar:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezidans:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezistans:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezonans:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rezzak:
(a.i. erk.) Bütün canlıların rızkını veren, onları nimetlendiren anlamında. Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı alarak kullanılır. (bkz:: Abdürrezzak)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Rezzak:
(er-Rezzak) “Yaratmış olduğu tüm canlıların hava, su başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşılayan, onların yeme, içme, mal mülk edinmelerini sağlayan, akıl fikir verip vahiy göndermek suretiyle onları destekleyen, her türlü rızkı sürekli veren.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “Şüphesiz, Rezzak olan da güç ve kudret sahibi olan da Allah’tır.” (Kur’an-ı Kerim Zariyat suresi 51/58 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rezzan:
(a.i. ka.) Ağırbaşlı, ağır, onurlu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
RGB:
3 temel renk olan kırmızı, yeşil ve mavinin tonlarından yola çıkarak farklı renklerin oluşturulmasını sağlayan renk sistemine verilen addır. Monitörlerde ya da yazıcılarda bu sistem kullanılır. CMYK renk sistemi ise, daha çok matbaa gibi profesyonel ortamlarda tercih edilmektedir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Rıdvan:
(a.i. erk.) 1- Rıza, razılık, razı olma. 2- Cennet kapısında bekleyen melek. Kur'an'da 10'dan fazla yerde geçmektedir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Rıdvan:
Cennetin bekçiliğini yapan ve cennete girecek olan müminlere cennetin kapısını açacak melek. Örn:: “Rıdvan’dır kapı açan / İdris’tir hülle biçen / Kevser şarabını içen/Kanar Allah deyü deyü.” (Yunus Emre)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rıdvan Beyati:
(bkz:: Hudeybiye Antlaşması)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rıdvan Dilmen:
(lakabı/sp.) Şeytan Rıdvan(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Rıfat:
(a.i. erk.) Yükseklik, yücelik, itibar, yüksek mertebe.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
rıfk:
Bir Müslümanda olması gereken incelik, naziklik, yumuşak huyluluk ve kibarlık gibi ahlaki özellikler. Rıfk, Hz. Muhammed’in temel özelliklerinden biridir. Gerek Kur’an-ı Kerim gerekse Hz. Peygamber tüm Müslümanların ‘rıfk’ ile ahlaklanmalarını tavsiye etmiştir. Örn:: “Şüphesiz ki Allah her konuda rıfk ile davranılmasını ister.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rıfkı:
(a.i. erk.) Yumuşaklık, mülayimlik, yumuşak başlılık, naziklik, tatlılık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Rıfkıye:
(a.i. ka.) (bkz:: Rıfkı)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
rıhlet:
1- Bir yerden bir yere yolculuk yapma, göç etme. Örn:: “Hiç olmazsa Kureyş (kabilesin)in güvenliğini, onların kışın ve yazın yaptıkları rıhletin emniyetini sağladığı için, onları açlıktan doyurduğu ve korkudan güvende kıldığı için şu Beyt(Kâbe’n)in Rabb’ine ibadet etsinler.” (Kur’an-ı Kerim Kureyş suresi 106/1-4 ncü Ayet) 2- İslam’ın ilk dönemlerinde hadis bilginlerinin, Hz. Muhammed’in hadislerini toplamak için yaptıkları yolculuklar. 3- Süleyman Çelebi’nin yazmış olduğu Mevlit’te Hz. Peygamber’in vefatını anlatan bölüm.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
RITSU REI:
(ritsu rei) Ayakta selamlama.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
RITSU REI:
(ritsu rei) Ayakta selamlama.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Rıza:
(a.i. erk.) Razılık, razı olma, hoşnutluk, memnuniyet, muvafakat, kabul. Bir şeyin olmasına muvafakat etme. Kadere mukadderata boyun eğme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
rıza:
1- Razı olma, hoşnut olma, memnun olma, bir şeyi kendi hür iradesiyle isteme, kabul etme, benimseme. Örn:: “Allah’ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki (imanı) kökleştirmek için mallarını harcayanların durumu tepe üzerinde bulunan bir bahçeye benzer; bol yağmur yağınca iki kat ürün verir…” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/265 nci Ayet) 2- Mümin bir kulun Allah’tan gelen sevindirici veya üzücü her şeyden hoşnut olması, sevinçli şeylerden memnun olduğu gibi başına gelen olumsuz şeyleri de gönül huzuru ile karşılayıp isyan etmemesi. Örn:: “(Ve hesap günü) Allah şöyle buyuracaktır: Bugün sadıklara, doğruluklarının fayda sağlayacağı gündür, onlar için içinden ırmaklar akan ebedî kalacakları cennetler vardır; Allah onlardan razı olacak, onlar da Allah’ın verdiklerine rıza göstereceklerdir. Bu büyük bir kurtuluştur.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/119 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rıza Çalımbay:
(lakabı/sp.) Atom Karınca(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Rıza Kocaoğlu:
Dizi Karakteri: Aliço Dizi Adı: Çukur. İlk bölümü 23 Ekim 2017 tarihinde yayınlanan, aksiyon ve dram türündeki Türk yapımı televizyon dizisi. 4 sezondan oluşan dizi 7 Haziran 2021 tarihinde yayımlanan 131. bölümü ile final yaparak sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Rızerva - Reserve - Reserva:
Daha fazla yıllanmış ya da normaline göre daha üstün kaliteli şarap.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
rızık:
1- Kendisinden faydalanılan her şey. Örn:: “Müminler gayba iman ederler, namazlarını en güzel biçimde kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine) harcarlar.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/3 ncü Ayet) 2- İnsan ve diğer canlıların beslenip yaşayabilmeleri için yedikleri ve içtikleri her şey. Örn:: “Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı Allah’a aittir.” (Kur’an-ı Kerim Hud suresi 11/6 ncı Ayet) 3- Allah’ın tüm canlılara kendi katından verdiği yenilen, içilen, giyilen ve maddi manevi yararlanılan mallar, çocuklar, eşler, ilim ve iman gibi şeylerin hepsi. Bütün canlıların rızkını yaratan Allah’tır. Allah, insanların rızıklarını helal yoldan aramalarını emreder. Bu nedenle, rızık elde etmek için çalışmak en büyük ibadetlerden biridir. Çalışmalarına rağmen insanlar rızık elde etmekte güçlük çekerler ve geçimlerini sağlayamazlarsa; Yüce Allah, zekât başta olmak üzere fakirlere yardım etmeyi emreder. Örn:: “Allah’ı bırakıp kendilerine göklerden ve yerden rızık veremeyen şeylere mi tapıyorlar.” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/73 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rızkullah:
(a.i. erk.) Allah'ın verdiği nimet. Nimetler veren Allah'ın kulu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Riau Adaları:
Riau Adaları; Endonezya'da, Sumatra ile Borneo adaları arasında, adalardan oluşan il. İlin merkezi Tanjung Pinang şehridir.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Riayet:
(a.i. ka.erk.) 1- Gütme, gözetme. 2- Sayma, saygı, itibar. 3- Ağırlama. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
riba:
(bkz:: faiz)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ribat:
1- Nöbet bekleme, sınır boylarında düşmanı gözetleme. Örn:: “Allah yolunda sınırda bir gün ribat yapmak; dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır.” (Hadis) 2- Düşmana karşı her türlü savaş teknolojisi ile hazırlıklı olma ve onlara karşı uyanık bulunma. 3- Eskiden sınır boylarında, vatanı ve milleti koruma, emniyeti sağlama, işlenmeyen toprakları işler hâle getirme gibi görevleri üstlenmek için kurulan tekke. 4- İbadetlere özen gösterme ve devam etme, bir vakit namazı cemaatle kıldıktan sonra diğer vakit için de camiye gitmek amacıyla bekleme. Örn:: “Ribat, zor şartlarda bile güzelce abdest alma, uzak da olsa camiye gitme ve namazı kıldıktan sonra tekrar cemaate gitmek üzere beklemedir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Ribaunt:
(Basketbol Ter.) Pota levhasından veya çemberden dönen veya seken topu almak. Sayı olmayan atışlarda olur. Rebound. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Rical:
(a.i. erk.) 1- Erkekler. 2- Onur sahibi kimseler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Richard Arkwright:
Richard Arkwright (1732–1792) İngiliz sanayici, mucit. Bir devrim açan dokuma tezgâhı'nı buldu. Bu icadı tekstil sektörüne çok büyük bir basamak atlattı ve dokumanın atölyelerden fabrikalara taşınmasında önemli bir rol oynadı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Richard Drew:
Richard Drew (1899-1980) Amerikalı mucit. 1928 yılında yapışkan bant fikrini ortaya attı. uzun süren çalışmanın ardından Drew ve ekibi dört kattan oluşan selüloz bant üretti: önce yapışkan kısım, daha sonra yapışkan kısmı selüloza tutturmak için bir astar, bir sonraki selüloz katmanı veya herhangi bir diğer esnek arkalık ve nihayetinde bandın yapışmasını durduran serbest bırakma katmanı olarak adlandırılan bir tabaka. Avrupa'da seloteyp adıyla piyasaya sürülen bu bantın bir yüzü, selüloz adı verilen ve yapışkan olan maddenin kullanımıyla basınca duyarlı yüzey oluşturulmuştur, böylece banta yüzeye yapışma özelliği kazandırılmıştır. Tıp için özel versiyonu vardır.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Richard Trevithick:
Richard Trevithick (1771-1833) İngiliz maden mühendisi, mucit. 1801 yılında ilk başarılı buharlı otomobil'ini yaptı. 1804 yılında bir vagonun şasesi üzerine sabit bir buhar makinesi yerleştirerek dünyanın ilk buharlı lokomotif'ini yaptı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Richie Rich:
Richie Rich Harvey Comics'in çizgi roman karakteri olan Richie Rich 1994 yılında aksiyon filmi olmuştur. Dünyanın en zengin çocuğu. İnanılmaz serveti, muhteşem malikanesi, bahçesindeki lunaparkı, evindeki fast food restoranı ve paranın satın alabileceği her şeye sahip olmasıyla çocukları travmalara sokan Richie, aynı zamanda nazik ve yardımsever karakteriyle de hepimize örnek oluyor. Dollar isimli bir köpeği, sevgilisi Gloria, kahyası Cadburry, robot hizmetçisi Irona.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
rics:
1- Pis, murdar, necis, temiz olmayan. Örn:: “…Leş, akıtılmış kan ve domuz eti ricstir…” (Kur’an-ı Kerim En'am suresi 6/145 nci Ayet) 2- Dinen pis kabul edilen şey. Örn:: “Ey iman edenler! Uyuşturucu, şans oyunları, putlar, fal okları şüphesiz şeytanın işi ricstirler. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/90 ncı Ayet) 3- İslam dininin yasaklamış olduğu yapılması günah olan ve kişinin maneviyatını bozan, ruhunu kirleten, kalbini karartan söz ve davranışlar. Örn:: “Kalplerinde (nifak) hastalığı olanlara gelince bu nifak hastalığı ricslerini artırır ve onlar kâfir olarak ölürler.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/125 nci Ayet) 4- Azap, sıkıntı, felaket, musibet. “…Allah iman etmeyenlere rics verir.” (Kur’an-ı Kerim En'am suresi 6/125 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
riddet:
(bkz:: irtidat)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
rifade:
1- Fakir hacılara bakmak için Araplar arasında toplanan yiyecek, mal ve para. 2- Tarihte, Kâbe’yi ziyarete gelen hacılara yapılan yemek dağıtma görevi. Rifade görevini yürüten kişilere ve kabilelere Kureyşliler tarafından para toplanır, bu paralarla hurma, kuru üzüm ve hububat çeşitleri satın alınır, hac mevsiminde de hacılara dağıtılırdı.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Rifailik:
Seyyid Ahmed er-Rifai (ö. 578/1182) tarafından kurulmuş olan tasavvuf okulu, tarikat, Rufailik. Ahmet Rifai, bazı kaynaklara göre Basra’nın Bataih nahiyesinin Umm Ubeyde köyünde H. 500 tarihinde doğmuştur. Bazı kaynaklar ise Basra’nın Hanan köyünde H. 512’de doğduğunu rivayet etmişlerdir. Ahmet Rifai, genç yaşta İslami ilimlerde uzmanlaşmıştır. Yirmi yedi yaşına geldiğinde insanların ahlaken olgunlaşması için topluma rehberlik yapmaya başlamıştır. H. 578/1182 ‘de vefat etmiştir. Rıfailer, Allah’a ulaşmanın gönül temizliği ile mümkün olacağını savunurlar ve dokuz aşamadan oluşan bir zikir programı uygularlar. Halka hâlinde oturup def çalmak ve sema yapmak onların âdetlerindendir. Senenin belirli zamanlarında vücutlarına şiş sokmak, kızgın demir yalamak gibi hareketler yapsalar da bu davranışların Rifailiğe sonradan girdiği söylenir. Çünkü İslam dini bu davranışları onaylamaz.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Riga:
Riga; (Letonca: Rīga), Letonya'nın başkentidir. Baltık Denizi'ne şehrin ortasından geçen Daugava Nehri ile açılır. Riga, Baltık devletleri içinde en büyük şehir olmasının yanı sıra, önemli bir kültür, siyaset, eğitim, finans, ticaret ve endüstri merkezidir. Şehrin ilk kurulduğu yer olan tarihsel merkezi "Vecrīga" UNESCO Kültür Mirası'na kabul edilmiş olup mimari olarak sadece Viyana, Sankt-Peterburg ve Barselona ile karşılaştırılabilecek güzellikteki Art Nouveau (Jugendstil) yapılarıyla ünlüdür. Şehrin kuruluşu 12. yüzyıla kadar dayanır. 12. yüzyıl sonlarında liman şehri olan Riga'ya Alman ticaret gemilerinin uğramaya başlamasıyla nüfusu ve önemi artmıştır. 1201 yılı Riga'nın resmi kuruluş yılı olarak kabul edilir. 1558-1583 yılları arasında Polonyalıların yönetimine; 1621'de de İsveç yönetimine geçmiştir. 1700-1721 yılları arasındaki Kuzey Savaşları sırasında Ruslar bu bölgeyi İsveçlilerden alarak kendi ülkeleri sınırlarına katmışlardır. II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası Letonya'yı işgal etti ve Riga'da Stalag 350 kuruldu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü. Old Town denilen eski şehir merkezindeki "Melngalvju nams" (İngilizce: 'House of The Black Head') (Karakafalıların Evi), televizyon kulesi, Aziz Peter Katedrali, Riga Kalesi ve "Dannenšterna nams" (Dannestern Malikanesi) görülmesi gereken yerlerdir.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Riga Kara Balsam:
Riga Kara Balsam; Letonya'da Bir çeşit bitki likörü olan Riga Kara Balsam, doğal malzemeler ve saf votka ile yapılır.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )
Rikab:
(a.i. erk.) Büyük, saygın bir kimsenin huzuru, önü. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
rikaz:
1- Yer altından çıkan altın, gümüş ve diğer madenler. 2- Müslüman olmayanların kendi elleri ile toprağın içine gömdükleri hazine, define. 3- İster sonradan konulsun isterse doğal hâlde olsun, yer altında gizlenmiş olan değerli mal, para ve madenler. Örn:: “Rikazda beşte bir zekât vardır.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
riketsiya:
Riketsiya, kene, bit, pire ve memelilerde görülebilen bir bakteri cinsidir ve hücre içi parazitidir. Hayvanlardan insanlara da bulaşabilen bu zararlı bakteriler, kan dolaşımı ile birçok organa yayılarak zoonotik hastalıklara yol açar.(Konusu: , Kökeni: )
Rikhim:
(İsl. Tiy.) Arap gölge oyununun kalıcı kişisi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Rikkat:
(a.i. ka.) İncelik, naziklik. Sevecenlik, acıma duygusu. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Rimayet:
(a.i. ka.) Atıcılık, ok, kurşun, gülle gibi şeyleri almada usta.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Rimel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rimellemek:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rimellenmek:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rimelli:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rin Tin Tin:
Orjinal adı Rantanplan. Yalnız kovboy Red Kit'in sevimli köpeği. Rin tin tin, zeki olmayan ve Düldül'ün hiç hoşlanmadığı bir köpektir. Dalton kardeşler'in kaldığı cezaevindeki köpektir.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Rina:
Bilimsel Adı: Dasyatis pastmaca. Familyası: Köpekbalığı ailesinden olup şeklen Vatoz'a benzer. Sahillerin 60 metreden 200 metreye varan derinlerin kumlu çamurlu diplerinde hareketsiz yatarak avlanır. Boyları 150 santimetreye ulaşabilir. Çeşitli balıklar ve omurgasızlar başlıca gıdasıdır. Kışları derinlerde geçirip yaz aylarında kıyılara tatlı sulara ve lagünlere yaklaşır. Çiftleşerek ürer. Gebelik süresi 15-18 aydır. 78 yavru yapar. Eti lezzetsizdir. Tüketim değeri yoktur. Kamçı benzeri kuyruğu yaralayıcı dikenleri ise tehlikeli şekilde zehirlidir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Rina:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Rindan:
(f.i. ka.) Dünya işini boş görenler, alçakgönüllüler, kalenderler.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Ring:
(Boks Ter.) Dört köşeden oluşan yerden yaklaşık bir metre yükseklikte, altı esnek maddeden yapılmış ve etrafı halatlarla çevrili boks alanı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Ring:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Ringa:
Bilimsel Adı: Clupea harengus. Familyası: Sardalyagiller (Clupeidae) familyasından kemikli deniz balığı cinsi. Ringaların Atlas Okyanusunun kuzey kesiminde yaşayan Atlantik ringası (Clupea harengus), ince-uzun gövdeli, 12–40 cm boyunda, gövdesi gümüşi renkli bir balıktır. Genellikle plankton gibi küçük hayvanlarla beslenirse de, bazen büyük balıklara da saldırır. Üreme mevsiminde dişisi, sığ sulara 30.000'e yakın yumurta döker. Ticari önemi olan bir balık türüdür. Taze, tütsülenmiş, salamura edilmiş olarak tüketilir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Ringa:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
rinoloji:
(ing.i. rhinology) burunbilim. burun ve burun hastalıklarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Rio de la Plata:
Rio de la Plata; (İspanyolca Gümüş Nehri) Güney Amerika nehirleri Rio Paraná ve Rio Uruguay'ın beraber oluşturdukları 290 km uzunluğunda ve 220 kilometreye varan genişlikte, Atlas Okyanusu'na açılan nehir ağzı. Kuzeydoğusunda Uruguay' ın başkenti Montevideo, güneybatı yakasında ise Arjantin' in başkenti Bueno Aires şehirleri bulunmaktaktadır. Güney Amerika'nın en önemli deniz ticaret limanlarından bazılarını barındırır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Ripofobi:
(ing.i. rhypophobia) defekasyondan (büyük abdestten) korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Riposte:
(Eskrim Ter.) Rakibin atağını önledikten sonra yapılan karşı atak. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Risale:
(a.i. ka.) 1- Mektup. 2- Kısa yazılmış, küçük kitap. 3- Dergi, mecmua.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Risaleddin:
(a.i. erk.) Dinin elçisi, peygamberi. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)