Haydi Öğrenelim!
Iğdır:
Tel. Kodu: 476
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Sigortalamak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sigortalanmak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sigortalı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sigortası Atmak:
(d. ita. sicurta, türk.) 1- İyice sinirlenmek, kafası atmak. 2- (Bir durum) Çığırından çıkmak, denetlenemez duruma gelmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sigortasız:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sigorya:
(ita.zf.) Kesinlikle, muhakkak, mutlaka. (bkz:: Sıvırya)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sihir:
1- Büyü, tılsım, aldatma, hile yapma, bir şeyi veya bir olayı gerçek şeklinin dışında gösterme. 2- İnsana yönelik olarak birtakım gizli güçlerin aracılığı ve yardımı ile belli bir amacı gerçekleştirmek için çeşitli biçimlerde uygulanan ve etkili olduğu kabul edilen eylem. Örn:: “İnsanı helake düşüren yedi büyük günahtan kaçının: Allah’a hiçbir varlığı ortak koşmayın, hırsızlık yapmayın, zina etmeyin, kimseyi haksız yere öldürmeyin, sihir yapmayın, cihattan kaçmayın, insanların namusuna iftirada bulunmayın!” (Hadis) 3- Bedenlere, ruhlara, gönüllere etki eden, insanı hasta eden, karı ile kocanın arasını açan birtakım dökümler, yazılar, tılsımlar ve ayinler. İslam dinine göre sihir yapmak ve yaptırmak kesinlikle haramdır. Sihrin her türlüsünden uzak durmak gerekir. Örn:: “Bir düğüme üfüren sihir yapmış olur. Sihir yapan da şirke girer.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sihirbaz:
Sihir yapan, sihirle uğraşan, büyücü. “Her kim falcıya, gaipten haber verene ve sihirbaza giderek onlardan bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse küfre düşer.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sihirbaz:
Bir programı yüklerken ya da yeni bir donanımı kurarken sık sık karşımıza çıkan uygulamalara verilen genel addır. Sihirbazlar, tecrübesiz kullanıcılara ne yapmaları gerektiğini adım adım gösterirler ve yanlış bir işlem yapılmasını engellerler. Başka bir deyişle sihirbazlar, işlerin daha kolay yürümesini sağlarlar.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
sihirbaz:
ad doğaüstü varlıkların yardımıyla ya da doğada bulunan gizli güçlere söz geçirmek yoluyla birtakım olağanüstü işler yaptığına inanılan, böyle işlerle uğraşan kimse. \"Ortaçağda büyücüler türemişti\" bkz:: büyücü(Konusu: , Kökeni: )
Sihizm:
Sihizm ('öğrenci', 'arayıcı' ya da 'acemi'), Hint yarımadasının Pencap bölgesinde MS 15. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan tek tanrılı bir dindir. Sihizm, başlıca dinlerin en gençlerinden biri ve dünyanın en büyük beşinci organize dinidir. Gobind Singh (1676-1708), Sih kutsal kitabı Guru Granth Sahib'i halefi tayin ederek bu kutsal kitabı, Sihler için ebedi, dini ruhani rehber olarak belirlemiştir. Sih kutsal kitabı, temel dua olan Mul Mantar ile açılır. Guru Granth Sahib'de ifade edilen Sihizmin temel inançları, tek bir yaratıcının adına inanç ve meditasyon; tüm insanlığın ilahi birliği ve eşitliği; seva ('özverili hizmet') ile uğraşmak; herkesin yararı ve refahı için adalet için çabalamak ve bir kiracının hayatını yaşarken dürüst davranış ve geçim kaynağı unsurlarından oluşur. Bu ölçütlerden hareketle Sihizm, herhangi bir dini geleneğin 'Mutlak Hakikat' üzerinde tekeli olduğu iddialarını reddeder.(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Siirt:
Siirt Tarihi; M.Ö.2000 başlarında Hititler Döneminde önemli yerleşim yeri olmuştur. Daha sonra Frig, Lidya, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişment, ilhanlı, Eretna ve Osmanlı hakimiyetlerini yaşamıştır. Siirt ilinde yapılan yüzey araştırmalarında Cilalı Taş, Bakır, Tunç ve Hellenistik, Roma, Bizans ve İslâm dönemlerinden Yakın Çağ'a uzanan dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Seferi ile Osmanlı topraklarına katılmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar Bitlis sancağına bağlı bir olarak kalmıştır.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Siirt:
Siirt İlçeleri: 1-Merkez 2-Tillo (18.05.1990) 3-Baykan (01.06.1938) 4-Eruh 5-Kurtalan 6-Pervari 7-Şirvan (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Siirt:
Siirt; Doğudan Van, Kuzeyden Bitlis, Batıdan Batman, Güneyden Şırnak ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Siirt:
Nesiyle Meşhur: Bıttım Sabunu, Pervari Balı, Siirt Çam Fıstığı, Zivzik Narı, Siirt Battaniyesi, Jirkan Kilimi meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Siirt:
Siirt'te Gezilecek Yerler: Siirt Ulu Cami, Siirt Veysel Karani Türbesi, Siirt Billoris (Sağlarca) Kaplıcası, Siirt Mağaraları, Siirt Yaylaları.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Siirt:
Genel Bakış: Türkiye Cumhuriyeti’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan bir ildir. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Sika:
(a.i. erk.) Güven, emniyet. İnanılır, güvenilir kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
sika:
1- Adalet ve zapt özelliği taşıyan hadis ravisi. 2- Hafıza bakımından bir kusuru olmayıp duyduğu ve ezberlediği hadisleri aynen nakledebilen ravi, hadis bilgini. Hadis âlimleri, bugün elimizde bulunan hadis kitaplarını meydana getirirken “sika” olan kişilerden hadis almaya özen göstermişlerdir. Çünkü bir hadisin sahih olması öncelikle ravilerinin sika olmasına bağlıdır. Bu nedenle muhaddisler, ravilerin sika olup olmamaları ile ilgili geniş çaplı çalışmalar yapmışlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sikalar:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sikatif:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
sikaye:
Kâbe’ye gelen hacılara ve ziyaretçilere su ve zemzem dağıtma görevi. Sikaye görevi, Hz. Peygamber’in dedelerinden olan Kusay (ö. 480?)’dan itibaren kurumsallaşmıştır. Kureyş kabilesi, Kusay’dan kalma bu geleneği sürdürmüştür. Hz. Peygamber, sağlığında sikaye görevini amcası Abbas’a vermiştir. “(Siz ey müşrikler!) Hacılara karşı yaptığınız sikaye görevini ve Mescidiharam’a karşı vermiş olduğunuz tamirat ve bakım görevlerini, Allah’a, ahiret gününe ve Allah yolunda cihat etmekle denk mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar eş değerde değildir…” (Kur’an-ı Kerim Meryem suresi 9/19 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Siklamen:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Siklon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Siktir:
(em.) Defol, hadi oradan anlamında kullanılır. Örn:: Bıçaklı adam aygır gibi tepindi. Siktir ulan Sen kim oluyorsun? (Atilla İlhan, Sokaktaki Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Silah:
(arms) Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Silah:
Saldırmak ya da savunmak ereğiyle kullanılan araç.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
silah:
ad 1. saldırmak ya da savunmak ereğiyle kullanılan araç. 2. MEC. saldırmak ya da savunmak amacıyla kullanılan ya da başvurulan her şey, her yol. 3. (ateşli bir silah) ateş almak, ateşlenmek. 4. MEC. savaş başlamak.(Konusu: , Kökeni: )
Silahçı:
Silahçı; silahlardan sorumlu olan ve listesini tutan askere verilen isimdir. Silahçı aynı zamanda çoğu birlikte gündüz koğuşçusudur.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
Silahhane:
(b.i) Silahların saklandığı, korunduğu yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Silahlara Veda:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Ernest HEMİNGWAY Kitabın Konusu: 1.nci Dünya Savaşı sırasında İtalyan ordusunda ambulans sürücülüğü yapan Amerikalı Teğmen Henry ve bir İtalyan kasabasında tanıştığı İngiliz Hemşire Catherine’nin arasında filizlenen aşk ve savaşın bu iki insanın hayatını çeşitli şekillerde etkilemesi. Kitabın Ana Fikri: Savaş kişileri birçok tehlikeye sürükler ve umutsuzluğa düşürür. Kişiyi sevdiklerinden uzaklaştırır. Kazanılmasıyla kaybedilmesi arasındaki en büyük benzerlik sonuçta kaybedildiğidir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Silahşor:
Yanlış: Şilahşör, Kalemşör (Gündelik yaşamda yanlıştır fakat kullanımı doğrudur.) Doğru: Silahşor, Kalemşor(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )
Silikat:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silikon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silikon Vadisi:
"Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan ve büyük teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan vadiye verilen addır. Orijinal ismi ""Silicon Valley""dir. İçlerinde Türk şirketlerinin de bulunduğu birçok büyük şirketin araştırma ve geliştirme merkezleri bu vadide bulunmaktadır. Kısacası Silikon Vadisi, dünyanın teknoloji merkezi olarak değerlendirilebilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Silikoz:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silindir:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silindiraj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silindirik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silindirli:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silindirsel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silis:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silisçil:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silisik Asit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silisli:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silisyum:
Sembolü: Si Atom Numarası (Proton Sayısı): 14 Atom Ağırlığı: 28.085 g/mol Elektron Sayısı: 14 Element Serisi: Yarı metal Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 4A, 3 Yoğunluk: 2.329 g/cm3 Erime Noktası: 1410.0 ° C (1683.15 K, 2570.0 ° F) Kaynama Noktası: 2355.0 ° C (2628.15 K, 4271.0 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Kristalimsi, mavimsi renkli Keşif: Jons Berzelius (1823) Silisyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Silikon, yarı iletken endüstrisinin katı hal elektroniklerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tür kullanımlar için silikon, bor, galyum, fosfor ya da arsenik ile birlikte kullanılır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Silisyum:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silisyumlu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silkelemek:
(f.) 1- (Birisini) Dövmek. Örn:: Aman mahçup ediyorsunuz canım, öhhöö Alt tarafı otuz kırk kişiyi silkeledim. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) 2- (Otobüs, minibüs, otomobil sürücüsü) Yolcuyu indirmek. Örn:: Sağa yanaş da beni şurada silkeleyiver. (Atilla İlhan, Kurdlar Sofrası) 3- (Birisini) Bir oyunda yenmek. Sporda birisine (bir takıma) üstünlük sağlamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Silkme:
(Halter Ter.) İki aşamalı kaldırış hareketi olarak önce omuzlama sonra barı baş üzerine alarak kolları dikey vaziyete getirmeden oluşan halter stili.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Silo:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silolamak:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Siluet:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Silüryen:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sima:
(f.i. ka.) 1- Yüz, çehre, beniz. 2- Kimse, insan, tip.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Simavi:
(f.i. erk.) Yüz, çehre, benizle ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Simay:
(t.i. ka.) Gümüşten ay, gümüş gibi parlak ay.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Simber:
(f.i. ka.) Göğsü gümüş gibi olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Simetri:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Simetrik:
(Yüzme Ter.) Hareketin boyu ve şeklinin ölçü alınan diğer bir hareketle aynı olması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Simetrik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Simetrik Hareketleri:
(Cimnastik Ter.) Cimnastik hareketleri uygulanırken, vücudun bir tarafına uygulanan hareketlerin diğer tarafına da uygulanması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Simetrili:
(bkz:: Bakışık Düzen)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Simetrili:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Simetrisiz:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Simge:
(t.i. ka.) İşaret, sembol.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Simge:
Windows ve benzeri işletim sistemleri, ağırlıklı olarak grafiksel öğelerden meydana gelirler. Yani bu tip programlarda grafik arayüz kullanılmaktadır. Tüm dosyalar, klasörler, programlar ve daha birçok unsur, ekranda simgeler halinde görüntülenmektedir. Örneğin bir oyunun masaüstünde duran simgesine çift tıkladığınızda Windows bu durumu oyunu çalıştırmak için verilmiş bir komut olarak algılar ve gerekli işlemleri yapar.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Similya:
(i.) Erkeklik organı, penis. İkinci mayolu eşcinsel-Onlar similya tutudasın onu bilirler. Sor bakalım Alanturu. Kemeri biliyorlar mı? (Dr. Arslan Yüzgün, Uçurum)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Simin:
(f.i. ka.) Gümüşten, gümüş gibi, gümüşe benzeyen parlak ışıltı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Simit:
(yun.i. semidalites'den) 1- Edilgin eşcinsel erkek. 2- (Okulda) Sıfır notu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Simite Takmak:
(d. yun. türk.) (Bir sporcu, bir spor takımı) Rakibi sıfıra karşı yenmek. Halkaya Takmak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Simpozyum:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Simruy:
(f.i. ka.) Gümüş yüzlü, gümüş gibi parlak, ışıltılı yüzü olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Simten:
(f.i. ka.) Teni gümüş gibi güzel, parlak olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
simultane:
çok masa gösterisi. bir ustanın pek çok rakibe karşı aynı zamanda oynamasıdır.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Simultane Sahne:
(Lat. Simul - bir anda) - Alm. Simultanbühne - Fr. decor simultane - İng. simultaneous stage) Zamandaş bir oyun alanı üzerinde birden çok yerin aynı anda gösterilmesi. Böylece oyun için bir oyun yerinden öbürüne geçmek ara vermeden yapılabilir. Simültane sahne düzeni ilk kez olarak Ortaçağın dinsel oyunlarıyla ortaya çıkmıştır. (bkz:: Aynı Anda Oluş)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Simurg:
(f.i. erk.) Anka kuşu, masal kuşu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Simülasyon:
(malingering) Temaruz.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Simyacı:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Paulo COELHO Kitabın Konusu: İspanya’dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinin hazinesini aramaya gelen Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Kitabın Ana Fikri: Hayattaki mutluluğumuz bazen bize uzak gibi görünse de çok yakınımızda olabilir. Bunu geç de olsa anlamak bize hayatın tadına varmamızı sağlayacaktır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Sina:
(a.i. erk.) 1- Arap yarımadasının Mısır ile birleştiği yerde bir üçgen oluşturan yanmada. 2- Bu yarımadada bulunan dağ. 3- Hz. Musa'ya Allah'tan levhaların (sözlerin) geldiği dağ.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sina Yarımadası:
Sinâ Yarımadası; (Arapça سيناء Sina'a; İbranice סיני Sinai) Mısır'da bir yarımada. Sina yarımadası, kuzeyde Akdeniz, batıda Süveyş Kanalı ve körfezi, doğuda İsrail-Mısır sınırı ve Akabe Körfezi ile çevrilidir. Yarımadanın Yüzölçümü yaklaşık olarak 61.000 km²'dir. Sina yarımadası, Afrika kıtası ile Arap Yarımadası arasında bir platodur. Coğrafi olarak Asya kıtasına dahildir. Sina yarımadası, genelde çöllerle ve yüksek dağlarla kaplıdır. Yarımadanın güney sahillerinde Nüveybe ve Şarm el-Şeyh yer alır. Yarımadanın doğu sınırları Büyük Rift Vadisi olarak bilinen jeolojik çatlak bölgesindedir. Bölgede madencilik faaliyeti fazla gelişmemiş olmakla beraber, kömür, manganez ve uranyum bulunur. Volkanik kaya türü kuvars bölgede rastlanılan türlerdendir.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
sinagog:
(bkz:: havra)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sinagog:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sinagrit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sinameki:
(cassia) Baklagiller familyasından; bütün sıcak bölgelerde yetişen, sarı çiçekli otsu veya ağaçsı bir bitkidir. 400'den fazla türü vardır. Çiçekleri, yapraklarının dibinden çıkar. Uzun salkım şeklindedirler. Meyvesi, baklaya benzer. Basık silindirimsi, odunsu ve sert kabukludur. Faydası:: Kuvvetli müshildir. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz. Bulantı ve kusma yapabilir. Sütlü kahveyle içilmesi daha kolaydır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Sinan:
(a.i. erk.) Mızrak, süngü vb. silahların sivri ucu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sinara:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sinarit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sinarit Balığı:
Bilimsel Adı: Dentex dentex. Familyası: Karagöz ailesinden olan sinağrit Ege ve Akdeniz'in sert hareketli ve kuvvetli bir deniz balığıdır. Kabuklular yumuşakçalar ve özellikle mürekkep balığı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir İstakoz'u rahatça kırıp yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık kayalık bölümlerinde kışın da 300 metreye varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığı da amatörler için değerlidir. Çok iri sinarit lezzetli olmaz. Mercana benzer ama başı daha küçük ve uzundur. Ensesi basıktır. Yine mercana oranla vücut yüksekliği daha az ve daha uzundur. Mercanın kırmızılığı yerine sinarit eflatun renkler taşır. Ege Denizi ve Akdeniz’in bazı yerleri, Ayvalık-Dikili arası, Marmara Adası civarı, Kapıdağı sahilleri, Tekirdağ, Saroz körfezi, Çanakkale Boğaz’ında bulunurlar. HANGİ AYDA YENİR: Temmuz’dan Eylül sonuna kadar en lezzetli zamanıdır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Sincan:
(t.i. ka.) Gülgillerden, Doğu Anadolu bölgesinde yetişen, kırmızı ya da kan kırmızısı renkte çiçekleri olan çok yıllık ıtırlı bir bitki.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Sine:
(f.i. ka.) 1- Göğüs. 2- Gönül, yürek. İç derinlik.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
sinek:
ad 1. HAYVANBİLİM (ZOOLOJİ) TERİMİ çiftkanatlılardan, pek çok türü bulunan birtakım uçucu böceklerin ortak adı. "Atsineği, sivrisinek, karasinek" 2. iskambil kâğıtlarında, üzerinde üç yapraklı yoncaya benzer benekler olanına verilen ad. Benzer: ispati 3. kötü, pis şeyi, ne denli önemsiz, küçük olursa olsun, insanın içi almaz. 4. pis bir iş, kuşku verici bir aksaklık, durum, ne denli önemsiz, zararsız da olsa, insana leke getirir.(Konusu: , Kökeni: )
Sinek Kaydı:
(d.) Kel kafa, silme kel baş anlamında kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sinek Sıklet:
(Boks Ter.) 48-51 kg.arasındaki boks sıkleti. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sinekli Bakkal:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Halide Edip ADIVAR Kitabın Konusu: Sinekli Bakkal Mahallesinde oturan Rabia ve Ailesinin başından geçenler. Kitabın Ana Fikri: Gerçeklerden kaçmamalı zorluklarla yüzleşmeye kendimizi hazır tutmalıyız. Karakterler: Rabia, Kız Tevfik, Vehbi Dede, Peregrini Osman, Selim Paşa, Emine(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )