MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

uyarmak:

uyarmak 1. birine, bir davranışta bulunmamasını ya da bulunmasını söylemek. 2. görevini gereği gibi yapmayan birine nasıl davranması gerektiğini anımsatmak. 3. HALK AĞZINDAN uyanmasını sağlamak ya da uyanmasına yol açmak, uyandırmak. 4. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ bir canlının herhangi bir organını, dıştan bir etkiyle, işleve zorlamak.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Slovenya:  

Plaka Kod: SLO(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Slovenya:  

Tel. Kodu: +386 Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Slovenya:  

Dini: Hristiyanlık, Ateizm Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Lutheryanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Slovenya:  

Slovenya Bayrağı: Slovenya'nın resmi bayrağı. Pan-Slavizm Renkleri'yle birlikte ülke armasını taşıyan bayrak.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Slovenya:  

Milli Marşı: "Zdravljica" veya "Zdravica" Slovenya’nın millî şairi France Prešeren tarafından 1844 yılında yazılmıştır. Şairin en çok bilinen şiiridir. 27 Eylül 1989’dan itibaren, şiirin yedinci dörtlüğü Slovenya millî marşı olarak kullanılmaktadır. Sözleri France Prešeren, bestesi Stanko Premrl tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Slovenya:  

Genel Bkş: 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliği'ne katıldı. Parçalanan Yugoslavya'dan Avrupa Birliği'ne girmiş ilk ülkedir. İkincisi Hırvatistan'dır. Slovenya Slavca'da "Slavlar Ülkesi" anlamına gelmektedir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Slovenya:  

SOVA Slovenya'nın Dış İstihbarat Teşkilatı. Slovenska Obveščevalno-Varnostna Agencija (Sloven İstihbarat ve Güvenlik Ajansı) OVS Slovenya'nın Askeri İstihbarat teşkilatı.(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )

Slovenya Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Temsilciler (Reprezentanca)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Smaç:  

(Basketbol Ter.) Tek veya iki elle rakibin çemberini zıplayıp tutarak topu içeri atma durumu. Smaç (Dunk) oyuncunun potaya zıplaması ve topu eliyle potanın içinden geçirmesi. (potanın içine sokması) Atletik ve yaratıcı bir harekettir. Karşı takımın gözünü korkutmak için yapılır. Slam Dunk. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Smaç:  

(Voleybol Ter.) Topu rakip yarı alana yüksekten ve sert olarak vurma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Smaç:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Smaç Plase:  

(Voleybol Ter.) Smaç tekniğini kullanıp topa bilekten sert olmayan bir şekilde vurma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Smaç Servis:  

(Voleybol Ter.) Topu havaya atıp düşüşe geçtiği sırada sıçrayarak vurma şeklindeki etkili servis atma yöntemi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Smaçör:  

(Voleybol Ter.) Smaç yapan voleybolcu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Small Forward:  

(Basketbol ter.) Power forvetten daha iyi bir şutör ve genelde daha kısadır. Çok yönlü ve çok atletik oyunculardır. Potaya doğru kuvvetli dalışlar yapabilir ve aynı zamanda şutör kabiliyetine de sahiptirler.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Smith Goyrand Kırığı:  

(Smith Goyrand fracture) Radius distal metafizinin distal fragmanının voler yöne doğru kaymış kırığı. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Smokin:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Snif:  

(bkz:: Sinif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Snobizm:  

(fr.i. snobisme) Züppelik. Kişinin kendini başkalarının yerine koyması, başkalarının yaptığını yapması yada onlar gibi yaşaması anlamına gelmektedir. (Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Snobizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Snoopy:  

Snoopy, zaman zaman sahibi Charlie Brown'dan daha akıllı olduğunu düşündüren çizgi film kahramanı Beagle cinsi köpek. Kulübesinin üzerinde uyur, asla içinde değil. En ilginç dostlarından biri, sarı küçük bir kuştur. Baş kahraman Charlie Brown'nin en önemli özelliği, hayata sürekli olumlu yanıyla bakmasıdır. Charlie, bir yandan hayatı sorgularken, kötü karamsarlıkların batağına düşmüyor. (Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Snop:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Soba:  

(ita.i. stufa'dan) (esk.) 1- Kabadayıların, tulumbacıların buluşma yeri, toplama yeri. 2- Dişilik organı. 3- Anus.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Soba:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sobacı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sobalık:  

(ita.sf. türk e.) Değersiz, aşağılık.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sobalık:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Soda:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sodom ve Gomore:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Kitabın Konusu: İşgal altında, başı boş gününü gün etmeye bakan bir şehrin, İstanbul’un öyküsüdür. Kitabın Ana Fikri: Asla kişilikle ilgili sorunlar ortaya çıkarmamalıyız. Savaş gibi zor anlarda insanlar maskelerini çıkartıp kendilerini gösterirler. Dost kara günde belli olur(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Sodyum:  

Sembolü: Na Atom Numarası (Proton Sayısı): 11 Atom Ağırlığı: 22,98976928(2) g/mol Elektron Sayısı: 11 Element Serisi: Alkali metal Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 1A, 3 Yoğunluk: 0.971 g/cm3 Erime Noktası: 97.72 ° C (370.87 K, 207.9 ° F) Kaynama Noktası: 883 ° C (1156 K, 1621 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşümsü beyaz Keşif: Sir Humphrey Davy (1807) Sodyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Sodyum, sarı ışık elde etmek için sokak lambalarında kullanımının yanı sıra sofra tuzu, çamaşır suyu, boraks gibi pek çok bileşimin etken maddesidir.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Sodyum:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sodyumlu:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sofi:  

Yaşar Kemal'in yazdığı Ağrı Dağı Efsanesi kitabındaki karakterlerden biri. Uzun, ak sakallı, akıllı ve yaşlı bir adam. Ahmet'in ustası. Ahmet'in sürekli akıl danıştığı iyi bir dost. Ahmet ile arasında çok yaş farkı olmasına rağmen çok iyi anlaşıyorlar.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Sofie'nin Dünyası:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Jostein GAARDER Kitabın Konusu: BM taburunda binbaşı olarak görev yapan Albert Knag’ın okullarda verilen felsefe eğitimi yetersiz ve toplumun felsefenin önemini yeterince benimsememesinden dolayı Sofi adındaki bir kızın felsefe tarihi içindeki heyecanı ve bir o kadar da düşündürücü olan serüvenini yer aldığı felsefe tarihi üzerine bir roman yazıp bunu onbeşinci yaş gününde kızı Hilde’ye armağan etmesi anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: İnsanlar dünyayı oldukları gibi kabullenmeyip var oluşlarını, kim olduklarını, neden ve nasıl yaşamaları hakkında düşünmelidir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Sofist:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sofistik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sofistlik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sofizm:  

(fr.i. sophisme) (fel.) Bilgicilik. Antik çağ Yunan felsefesinde önemli bir felsefi düşünce akımı. Antik Yunan'da MÖ V. yüzyılın ikinci yarısından MÖ IV. yüzyılın başlarına değin para karşılığı felsefe öğreten gezgin felsefecilerin (sofistler) oluşturdukları akıma bilgicilik denir.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Sofizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sofofobi:  

(ing.i. sophophobia) öğrenmekten korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Sofra:  

(fars.sf. sufra'dan) (esk.) Kalçalar, kıç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

sofra:  

ad 1. masa, sini, yaygı gibi şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu. \"Sofra hazır, buyurun\" 2. genellikle tekerlek biçiminde, üzerinde yemek de yenebilen, ayaklı hamur tahtası. 3. HALK AĞZINDAN içinde yufka saklanan, yemek yerken yere serilen, dikdörtgen biçimli kumaş ya da dokuma yaygı. \"Kadın, sofrayı dürüp yerine kaldırdı\" 4. birlikte yemek yiyenlerin tümü. \"Bizde akşam sofrası şen olur\" 5. (yeme ve yedirme olarak) yemek. \"Akşam sofrasında niçin yoktun?\"(Konusu: , Kökeni: arapça)

Sofya:  

Sofya; (Bulgarca: Sofiya) Bulgaristan'ın başkenti ve en büyük şehri. Nüfusu yaklaşık 1,3 milyon kişidir. Balkan Yarımadasının merkezinde, Bulgaristan'ın batısındaki Sofya Havzasında yer alır. Sofya Vadisi'nin büyük bir alanını kapsayan şehrin kuzeyinde Sıra Dağlar (Stara Planina), doğusunda ve güneydoğusunda Sredna Gora, güneyinde ve güneybatısında Vitoşa Dağı, batısında ise Lülin, Viskâr ve Çepın Dağları bulunur. Şehir, İskar Nehri'nin ve soldaki kollarının şeritleri üzerine kuruludur.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )

Sogetto:  

(İt. sogetto) Commedia dell'Arte oyununun taslağına verilen ilk ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Soğan:  

(basaliye) Zambakgiller familyasından; yumrumsu ve yeşil yaprakları kullanılan keskin kokulu, acı bir otsu bitkidir. Bileşiminde uçucu ve sabit yağ, şekerler, fermentler ve amino asitler vardır. Faydası:: İdrar söktürür. Vücutta biriken zararlı maddeleri ve suyu atar. Romatizma, mafsal iltihabı, idrar tutukluğu, damar sertliğinde faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Zayıflamayı sağlar. Böbrek ağrısını dindirir. Zihin yorgunluğunu dindirir. Baygınlığı geçirir. Prostat bezinin hastalanmasını önler. ktidarsızlıkta faydalıdır. Cinsel gücü artırır. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Öksürük söktürür, bronşları temizler. Astım nöbeti, akciğer hastalıkları, grip ve soğuk algınlığında faydalıdır. Kandaki şeker seviyesini düşürür. Şeker hastalarında faydalıdır. Kolera ve veremde bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. İhtiyarlamayı geciktirir. İştah açar. Kalbi kuvvetlendirir. Koroner damarları genişletir. Cerahatlerin boşalmasına yardımcı olur. Dolama ve arpacıkta da faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Soğan Başı:  

(d.) 1- Önemsiz, değersiz bir konuda ya da işte yetkili önder olduğunu İleri süren kimselere karşı alay yollu kullanılır. Örn:: Olmalı da soğan başı bilem olmalı bak sürünüyoruz biz.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Soğan Doğramak:  

(d.) 1- Bir konuşmayı yerli yersiz müdahale ederek bozmak. 2- Yiyecek çalmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

soğuk:  

sıfat 1. ısısı çok düşük olan. "Soğuk havalar başladı" 2. ısısının azlığı nedeniyle insanı üşüten. "Soğuk bir gündü" 3. MEC. duygudan, coşkudan yoksun olan, sevimsiz (kimse). 4. MEC. sokulgan olmayan, ilgisiz davranan (kimse). 5. MEC. yakın ve içten olmayan (kimse). 6. MEC. yersiz ya da sevimsiz (söz, davranış vb.). "Onun soğuk nüktelerine kimse gülmedi" 7. MEC. (kadın için) cinsel istek duymayan. 8. MEC. hoşnutsuzluğunu belli ederek ya da ilgisiz, sevimsiz bir biçimde. "Onun soğuk davranışı gözden kaçmadı" 9. ad ısının üşütecek denli düşük ya da az olması durumu. "Soğuklar başlıyor" 10. soğuk suyla yapılan duş. 11. MEC. ansızın ortaya çıkan, hoşa gitmeyecek, beklenmedik, tatsız durum. "Tahran’daki soğuk duş, dışişlerini uyarmalıydı"(Konusu: , Kökeni: )

Soğuk Soğuk:  

NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Soğukkanlı:  

Yanlış: Soğuk Kanlı Doğru: Soğukkanlı(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Soğutmak:  

(f.) Esrarlı sigaranın ateşinin küçülmesini beklemek. Örn:: soğuta soğuta içmeye başladılar. (Baskın Oran, Nerde O Eski Mapusaneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sohbet:  

(a.i. ka.) Görüşüp, konuşma, arkadaşlık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sohbet:  

Yanlış: Sohpet Doğru: Sohbet(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

sohbet:  

ad ➽söyleşi. Köken(Konusu: , Kökeni: arapça)

SOJI:  

(soji) Dojonun temizlenmesi kuralı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

SOJI:  

(soji) Dojonun temizlenmesi kuralı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Soju:  

Soju; Kore’nin yerli damıtılmış içeceğidir. Tadı votka ile karşılaştırılabilir olsa da üretim sürecinde eklenen şekerlerden dolayı genellikle hafif tatlıdır. Genellikle sek tüketilmektedir. Soju markalarının çoğu Güney Kore’de üretilir. Geleneksel olarak pirinçten yapılmış olmasına rağmen, en modern soju üreticileri takviyeler kullanır. Pirinç yerine nişastalı yiyecekler patates gibi, buğday, arpa, tatlı patates veya tapyoka kullanılır.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )

sokak:  

i. (Ar. zuḳāḳ’tan) [Kelime Türkçe’den Balkan dillerine de geçmiştir] 1. Yerleşim yerlerinde ev ve dükkânlar arasında uzanan, caddeye nispetle daha dar ve kısa yol: Antikacı Şeyh Efgānî’nin evi bu sokakta mıdır? (Refik H. Karay). Kime yaranmak olursa olsun güzel Türkçe dururken sokak levhalarına, tabelalara Fransızca ibâreler yazılmasına aleyhtar olduğumu söyledim (Peyâmi Safâ). Çabucak sapıver sokağına / Akşam karanlığı tekin değil (Câhit S. Tarancı). 2. teşmil. Kapıları aynı yola açılan ev ve dükkân sâkinlerinin tamâmı. 3. Ev dışındaki yer, dışarısı [Bu anlam daha çok deyimlerde ortaya çıkar]: “Sokakta kavga var.” “Sokağa çıkmak.” “Sokağa dökülmek.”(Konusu: , Kökeni: )

Sokak Oyunları:  

(İng. street players) Sokaklarda hokkabazlık yapan, skeçler oynayan ve buna karşılık seyredenlerden para toplayan küçük topluluk.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Sokakta:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Bahaeddin ÖZKİŞİ Kitabın Konusu: Bir sokak çerçevesinde insanlardaki değişim ve aldatılmış insanlığın dramı ele alınmıştır. Kitabın Ana Fikri: Manevi değerleri hiçe sayan materyalizmin ülkeyi istilası anlatılmaktadır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

SOKEI:  

(sokei) Dojoda senseiye konsantre olma.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

SOKEI:  

(sokei) Dojoda senseiye konsantre olma.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Sokerafobi:  

(ing.i. soceraphobia) kayınvalide ve/veya kayınpederden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Soket:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Soket:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Soket İşlemci:  

Eskiden beri kullanılan temel işlemci mimarilerine verilen genel addır. Soket mimarisi ile üretilen işlemciler, genellikle kare bir forma sahiptirler ve anakart üzerine yatay olarak yerleştirilirler. Sadece Pentium II ve bazı Pentium III modellerinde kullanılmayan soket mimarisi, kendi içerisinde de çeşitlere ayrılmaktadır (Soket 478 ya da Soket A gibi).(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Sokmak:  

(f.) 1- (Alışverişte) İyilerinin arasında kötü, çürük mal da vermek. Paraların arasında geçersiz kırpık eksik para da vermek. 2- (Futbol, basketbol vb. oyunlarda) Gol atmak, sayı yapmak. Örn:: Bir kese hakem göz göre göre o penaltıyı vermedi. Verse garanti sokacaktık. (Atilla İlhan, Sokaktaki Adam) 3- (Bir şeyin) Önemsiz, değersiz olduğunu belirtmek için kullanılır. Örn:: Amaaan Bekir usta sen de uykum var. -Uykuna sokarım ha dedi. Bekliyorum. (Orhan Kemal, Gurbet Kuşları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sokra:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

SOKU:  

(soku) Refleks, iç tepki ile yapılan süratli vuruş.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

SOKU:  

(soku) Refleks, iç tepki ile yapılan süratli vuruş.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Sokuşturmak:  

(f.) (Lokanta, gazino vb. yerlerde) Hesabı kabartmak, şişirmek, kazık atmak. Örn:: Tek tük saz da gelir. Fakat garsonlar hesapta sokuştururlar. (Ahmet Rasim, Fuhş-i Atik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

SOKUTO:  

(sokuto) Ayağın keskin yanı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

SOKUTO:  

(sokuto) Ayağın keskin yanı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Sol:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

sol:  

sıfat 1. yüreğin bulunduğu yanda olan. \"Sol elini kaldır, sol kulağını tut\" 2. ad yüreğin bulunduğu yandaki yön. \"Soldan gidiniz\" 3. ad (siyasal öğreti olarak) solcu grupların tümü. \"Fransız solu birleşiyor\" 4. ad (bir parti içinde) solculuğa yakın görüşte olan grup. \"Partinin sol kanadı güçleniyor\" 5. SPOR TERİMİ yumrukoyununda sol yumrukla yapılan vuruş. \"Adamın solu çok güçlüydü\" 6. aksiliği, huysuzluğu, tersliği üzerinde olmak. 7. iyi gününde olmamak, işleri ters gitmek.(Konusu: , Kökeni: )

Sol Gard:  

(Boks Ter.) Sol kol ileride tutularak yapılan duruş şekli. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Sol Parti:  

Kısa Adı: SP Genel Merkezi: Çankaya, Ankara Kuruluş Tarihi: 22.12.2019. Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)'nin 8. Olağanüstü Kurultayı'nda partinin isminin değiştirilmesi ile kurulan siyasi parti. Genel Başkanı: Önder İşleyen, Kurucusu; Ufuk Uras Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Sol İdeoloji: Liberal Sosyalizm, Anti-militarizm, Anti-milliyetçilik NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Sol Tıklama:  

Windows işletim sistemlerinde, sağ ve sol fare tuşları farklı işlevlere sahiptirler. Sol fare tuşu, genellikle seçim veya çalıştırma işlemleri için kullanılır. Bir simgeyi seçmek istediğinizde bu tuşa bir kez, simgeyi açmak istediğinizde ise iki kez basmalısınız. İşte bu işlemlerin tümüne, genel olarak sol tıklama adı verilmektedir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

sola dönülmez:  

(TT-26b) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhası sola dönüşlerin yasak olduğunu bildirir. sola dönüş asli kusur sayılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

sola mecburi yön:  

(TT-35b) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhaları sürücülerin levha üzerinde belirtilen istikameti takip etmek zorunda olduklarını bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

sola tehlikeli devamlı virajlar:  

(T-2b) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: ilki sola olmak üzere devamlı virajlı yola girilecektir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

sola tehlikeli viraj:  

(T-1b) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: "ileride sola doğru viraj var" hız azaltılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Solak:  

(sf.) Solcu, dünya görüşünü benimsemiş. (kimse, yayın) Sosyal demokrat, sosyalist. Örn:: Solak kimselerin yeri yok Babıalide. (Y. Kenan Karacanlar, Babıali Kaldırımlarında Bir Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

solaklık:  

Solaklık (sinistralite olarak da bilinir), sağ el yerine sol eli kullanmak, sola yatkınlık. Solaklar günlük aktivitelerde özellikle el yazısı ve yazı yazmada sol ellerini kullanırlar.(Konusu: , Kökeni: )

Solan Umut:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Kerime NADİR Kitabın Konusu: Sitare adında genç ve güzel bir kızın, babası yaşındaki Profesör Ferruh bey ’e olan aşkının ve onunla evlenebilmek için beslediği ümidinin nasıl solduğu anlatılıyor. Kitabın Ana Fikri: İnsanlar mutluluğu hep başka yerlerde ve başka insanlarda ararlar. Halbuki mutluluk onların hep yanıbaşındadır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Solanahtarı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Solaryum:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Solay:  

(t.i. ka.erk.) Ay ışığının azalması, solması. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Solda Birlik ve Bütünleşme Partisi:  

Kısa Adı: SBBP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 29.11.1994 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 30.11.1994 Sona Eriş Nedeni: Demokratik Sol Parti (DSP) ile birleşti. 1982 Anayasası'nın eski 84. maddesiyle getirilen engeli aşmak üzere kurulmuş olan parti. (Hülle Partisi) Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Solda Katılım Partisi:  

Kısa Adı: SKP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 26.09.1994 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 29.09.1994 Sona Eriş Nedeni: Demokratik Sol Parti (DSP) ile birleşti. 1982 Anayasası'nın eski 84. maddesiyle getirilen engeli aşmak üzere kurulmuş olan parti. (Hülle Partisi) Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

soldan anayola giriş:  

(T-23b) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: bu işaretler, tek yönlü ve bölünmüş yola katılan yan yollar veya köprülü kavşakların bağlantı yollarına yaklaşıldığını bildirmek için kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

soldan daralan yol:  

(T-4c) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: ileride kaplamanın daimi ve arıza nedeniyle soldan daralmış olduğunu bildirir. hız azaltılır, diğer işaretlerle bildirilen hususlara uyulur.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

soldan gidiniz:  

(TT-36b) Trafik Tanzim İşareti: soldan gidiniz işareti; yapım, bakım ve onarım çalışmalarında, geçici nedenlerle trafiği ok yönünde yönlendirmek amacıyla kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Solfatar:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Solfej:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Solhaf:  

(Futbol Ter.) Sol oyun kurucu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Solhaf:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Solıtaıre:  

"Tarihi eskilere dayansa da, günümüzde bile yoğun olarak oynanan bir çeşit kart oyunudur. Bu oyun, Windows'un 95 sürümünden beri işletim sistemi içerisinde yerini almayı sürdürüyor. Solitaire oyununa ulaşmak için ""Başlat / Tüm Programlar / Oyunlar"" yolunu takip etmeniz yeterli olacaktır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Solidarist:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Solidarite:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

WhatsApp