MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Harakiri:

Harakiri (Seppuku): Japon samuray geleneğinde, onur için yapılan ritüel intihar.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Toplumcu Oyun:  

(Alm. soziales Drama - İng. social drama) İşçi hareketleriyle ortaya çıkmış, toplumun ekonomik durumuyla ilgili oyun. Gerçekçi tiyatronun son yazarları toplumu konu olarak almışlardır. Çağımızda bu eğilim, özellikle ilk kez G. Hauptmann'da sonra da genç kuşak İngiliz yazarlarında izlenmektedir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

toplumsal:  

sıfat topluma ilişkin, toplumla ilgili olan, topluma değgin.(Konusu: , Kökeni: )

Toplumsal Oyun:  

(Alm. Gesellschaftsstück - İng. social play] Toplum sorunları üzerine eğilerek tartışan ve ahlak yönünden tutumu olan oyun.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Toplumsal Özgürlük Partisi:  

Kısa Adı: TÖP Genel Merkezi: Çankaya Ankara Kuruluş Tarihi: 09.03.2020 Genel Başkanı: Perihan Koca Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: İdeoloji: NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi:  

Kısa Adı: TÜRK PARTİ Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 02.03.2010 Genel Başkanı: Ahmet Eyüp Özgüç Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Merkez İdeoloji: Türk milliyetçiliği, Muhafazakârlık NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Topofobi:  

(ing.i. topophobia) belirli yerler veya durumlardan korkma (örn. sahne korkusu)(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Topograf:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Topografik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Topografya:  

(fr.i. topographie'den) İnsanın genel görünümü, yapı, çehre, kılık kıyafet. Örn:: Adam bu kocakarının topografyasını biraz daha ayrıntılı olarak görmek için geriye döndü. (Raymond Oueneau - Tahsin Yücel, Zazie Metroda)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Topografya:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Topografyacı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

topoloji:  

(ing.i. topology) geometrik cisimlerin nitelikleriyle ilgili özelliklerini ve bağıl konumlarını, biçim ve büyüklüklerinden ayrı olarak alıp inceleyen matematik dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Topoloji:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Topolojik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Toprağım:  

1- Askerlikte aynı şehirlerde doğup büyümüş insanların, birbirlerine olan samimiyetini göstermek için kullandıkları kelime. 2- Telaffuzu "topraaam" şeklinde olan, hemşehri yerine kullanılan kelime.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Toprak:  

(t.i. ka.erk.) 1- Yerkabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. 2- Ülke, memleket. 3- İşlenmiş arazi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Toprak:  

(i.) (Toz durumundaki uyuşturucu madde İçin) Kötü nitelikli, düşük nitelikli.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

toprak:  

ad 1. yerkabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü doğal kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. \"Toprağı sürüp ekeriz\" 2. ekime elverişli arazi, tarla. \"Birkaç dönüm toprağı vardı\" 3. su dışı yer, kara. \"Denizci, altı ay toprağa ayak basmamıştı\" 4. ülke. \"Düşmanı toprağımızdan elbirliğiyle attık\" 5. sıfat topraktan yapılmış olan. \"Çiçek için toprak saksı daha sağlıklıdır\"(Konusu: , Kökeni: )

Toprak Ana:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Cengiz AYTMATOV Kitabın Konusu: 2.nci Dünya Savaşı sırasında savaşta üç oğlunu, kocasını ve gelinini kaybeden bir kadının toprakla yaptığı söyleşiyi anlatıyor. Kitabın Ana Fikri: İnsanlar doğaya ve toprağa sahip çıktıkça toprak onların rızkını verecektir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Toprak Emlak ve Serbest Teşebbüs Partisi:  

Kısa Adı: * Genel Merkezi: İstanbul Kuruluş Tarihi: 30.09.1949 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 1950 Sona Eriş Nedeni: Liberal Köylü Partisi'yle birleşti. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti -1 (1945 - 1960)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Toprak Uyanırsa:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Şevket Süreyya AYDEMİR Kitabın Konusu: Bir öğretmenin emekli olduktan sonra başından geçen olayları; bir öğretmenin görevlerini, yapması gereken şeyleri anlatan bir kitaptır. Kitabın Ana Fikri: İnsan sırlar içinde yaşar ve bunu farkedemez. Fakat etrafındaki insanlara ilgi gösteren sosyal insanlar bunu keşfederler ve hayattan tat almaya başlarlar.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Topsuz Faul:  

(Basketbol Ter.) Topu elinde bulundurmayan, boştaki oyuncuya yapılan faul. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Topu Atmak:  

(d.) 1- İflas etmek, ticari bakımdan işi sürdüremeyecek duruma düşmek, batmak. Örn:: Aşçı- Noolacak? Gun geçti, güneş geçti biz de topu atduk. Dükkanı bırakup melmekete gaçduk. (Karagöz, Aşçılık) 2- (Öğrenci için) Sınıfta kalmak, bir üst sınıfa geçememek. Topu atınca bu kısa zamana sığdırdığım gevezeliğin upuzun koca bir yıla mal olduğunu anlarsın eşşek kafalı. (Hasan Amca, Nizamiye Kapısı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Topuk Safası:  

(d. türk. a. safa, türk. e.) (Kadın, kız için) Mastürbasyon. (bkz:: Topuklamak) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Topuk Selamı:  

Kepsiz selamlamada rutbelinin yanından ayrılırken kapıya dogru geri geri gidilir. Sag topuk sol topuğa vurulur. Baş öne eğilir gözler komutana bakar. Emredersiniz komutanım denir çıkılır.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Topuklamak:  

(f.) 1- (Otomobil vb. motorlu araçlarda) Gaza sonuna kadar basmak. 2- Gitmek. Örn:: Oğlanları çizme işi de tamamlanınca hemşerimle derhal topukladık. (Ömer Pınar, Sohbet Babında) 3- (Kadın, kız için) Cinsel organını topuğuyla uyararak mastürbasyon yapmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

topuklu:  

sıfat ökçesi yüksek olan (ayakkabı).(Konusu: , Kökeni: )

Topuz:  

(t.i. erk.) 1- Bir ucu top gibi olan silah. 2- Kısa boylu kimse. 3- Balyoz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Tor:  

(t.i. erk.) 1- Toy, deneyimsiz. 2- Ürkek, çekingen, utangaç. 3- Mağrur, gururlu. 4- Fidan. 5- Toksöz. 6- Balık ağı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Tor:  

(i.) Hile. Tuzak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tor:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tora Düşmek:  

(d.) Hileye aldanmak, tuzağa düşmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toralp:  

(t.i. erk.) Gururlu, yiğit. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toraman:  

(t.i. erk.) Güçlü kuvvetli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toraman:  

(i.) Erkeklik organı, penis. Örn:: Toramanlı Karagöz: Müstehcen ve edep dışı konularda oynatılan Karagöz oyunu. Bu konulara uygun açık saçık tasvirler, çeşitli koleksiyonlarda bulunmaktadır. Genellikle eski devirlerde rağbet görmüştür. Diğer adı Zekerli Karagözdür. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toramanlı Karagöz:  

(Kar.) 1- Cinsel organları olan Karagöz tasviri. 2- Bu tasvirlerle oynanan açık saçık Karagöz oyunu. Bu tür oyunlar Lale devrinde ortaya çıkmıştır. Çoğu zaman soylu kişilerin köşklerinde oynanırdı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Toran:  

(t.i. erk.) 1- Güçlü, kuvvetli, iri yan kimse. 2- Yiğit, kahraman.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Torba:  

(i.) 1- Rüşvet, rüşvet olarak alınan para, rüşvet olarak sağlanan çıkar. Örn:: bu kumarhanelerden günlük torbasını alan ya da haftalığını alan görevlilerimiz de Tanrıya şükür mevcuttur. (Celalettin Çetin, Kumarbazlar Arasında) 2- Tombala 3- Uyuşturucu madde konulan şey, kese.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torba Sallamak:  

(d.) Tombalacılık etmek, tombala çektirmek. Örn:: Nasıl geçinip karnınızı doyuruyorsunuz? Mehmet- Ben torba sallarım. (Aydın Ulun, Sinyal Yaparak Geçiniyoruz) (bkz:: Tombala)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torbacı:  

(i.) 1- Rüşvetçi, rüşvet almadan iş görmeyen görevli. Uyuşturucu madde satıcısı. Örn:: Türkiye'de ise içicilerin cezası 25 yıl. Torbacıların (satıcılara böyle deniyor) 8 ila 16 yıl arasında cezası değişiyor. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın) 2- Tombalacı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torbaya Çıkmak:  

(d.) (Tombalacı) İşe çıkmak, tombala çektirmek üzere dolaşmak ya da belirli bir yerde durmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torcan:  

(t.i. erk.) Çekingen, utangaç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toredor:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

TORENA:  

(torena) Antrenör.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

TORENA:  

(torena) Antrenör.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Torero:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torgay:  

(t.i. erk.) Serçe, tarla kuşu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Torhan:  

(t.i. erk.) Gururlu hükümdar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

TORI / DORI:  

(tori) Uygulayıcı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

TORI / DORI:  

(tori) Uygulayıcı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Toriğini Çalıştırmak:  

(d.) Düşünmek, aklını, zekasını kullanmak. Toriğini Kullanmak, Toriğini İşletmek biçimlerinde de kullanılır. Para sadetmişiz, torik işletmişiz, Hazinenin arsasını parselleyip satmışız. (Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toriğini Kaşımak:  

(d.) Bir sorunu çözmek için düşünmek. Düşünürken kafasını kaşımak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torik:  

Bilimsel Adı: Sarda sarda. Familyası: Pelajik balıklar sınıfındadır. Torik (Scombridae), Uskumrugiller ailesinin bir üyesidir. Diğer Adı: Uskumru orkinosu. Halkın genelinin Palamut balığının büyüğü olarak bildiği Torik Balığı, aslında kendine has bir balık türüdür. Torik balığının küçük olanlarına Tombak Balığı adı verilir. Balığın eti fazlasıyla lezzetli olduğundan sezon boyunca çok sık tüketilir. Balığın tüm vücudu pullarla kaplı, iki sırt yüzgece sahiptir. Kısa sürede büyümesiyle biliniyor. Konserve balıkçılığında sık tercih ediliyor. Torik balığı gezgin olduğu sürece sürü halinde gezen balıkları hedef alarak beslenir. Uskumru, Hamsi, Sardalya gibi balıkların arasına dalarak beslenmesini sürdürür. Torik balığının Omega 3 yönünden zengin olmasının temelinde bu beslenme güdüleri yer alıyor. HANGİ AYDA YENİR: Eylül, Ekim, Kasım DETAY LİNKİ: https://www.balikavcisi.com/balik-turleri/torik(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Torik:  

(yun.i. thoraks, göğüsten b.) 1- (İnsanda) Baş, kafa. 2- Us, akıl, zeka, düşünme yeteneği. 3- Erkeklik organı, penis. Örn:: Sen topu bırak gel babayı tut. -Neydi babanın adı? -Torik.(Ferit Edgü, Yazmak Eylemi) (bkz:: Babatorik 4- Sigara. Örn:: Toriklerime bak. Senin payın ayrıldı. (Orhan Kemal, Avare Yıllar) 5- Büyük sigara izmariti. Biraz içildikten sonra atılmış ya da bırakılmış sigara.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torino:  

Torino; Kuzey İtalya'da Piemont bölgesinin ve kendi ismini taşıyan Torino ili'nin başşehri olup, Alpler ile çevrili Po Nehri'nin sol kıyısında konumlanır. İtalya'nın kuzey-batısında bulunan bir kentidir. Torino adı Keltce'de "dağlar" anlamına gelen Tau sözcüğünden gelmektedir. İtalyancada Torino sözcüğü "küçük Boğa" olarak tercüme edilebildiği için, şehrin flamasında boğa resmi bulunur. Şehirde sanayi sektörü çok gelişmiştir. 2006 Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmıştır. Torino'da bulunan Savoya Krallık Hanedanı Sarayları 1997'den itibaren UNESCO Dünya Mirasları İtalya listesine katılmıştır.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )

Tork:  

Bir kasın dönme kuvveti ya da kas grubunun üretebildiği dönme kuvveti.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Torkal:  

(t.i. erk.) Hep utangaç ve çekingen ol.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Torkan:  

(t.i. erk.) Gururlu ve tok sözlü soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Torlak:  

(t.i. erk.) 1- Güzel, genç, yakışıklı. 2- İyi gelişmiş ağaç fidanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Torna:  

(ita.i. tornare'den) 1- Dişilik organı, vagina. 2- Anus, makat.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torna:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornacı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornacılık:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornado:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornalamak:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornalanmak:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornalatmak:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornalı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornasız:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornavida:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornaya Girmek:  

(d. ita. türk.) Kılığını, davranış biçimini düzeltmek, geçerli davranış biçimlerine uymak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tornaya Sokmak:  

(d. ita. türk.) (Birisini) Genel geçer kılık kıyafet ve davranış biçimlerine uygun hale getirmek, bu amaçla eğitmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tornet:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornistan:  

(ing.i. fumsfem'den) 1- Dönme. Geri dönme. 2- Cayma. 3- Döneklik. 4- Ters yön. Örn:: Karagöz-Rica ederim lakırdıyı tornistan tarafından dinlenme. (Karagöz, Eczahane) 5- Cinsiyet değiştirmiş kimse. Genellikle erkekten dönme kadın transseksüel. 6- (Giyecek İçin) Tersyüz. Ters-yüz edilmiş olma durumu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tornistan:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tornistan Etmek:  

(d. ing. türk.) 1- Dönmek, geri dönmek. 2- Caymak. 3- Daha iyi olduğu varsayılan bir işten, bir düşünceden dönmek. Örn:: hanendelerin ikisi cami müezzinliğinden yahut tekke zakirliğinden hanendeliğe tornistan etmiş güzel ve gür sesli birer hafızdı. (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tornistan Ettirmek:  

(d. ing. türk.) 1- Tornistan etmesine yol açmak, tornistan etmesini sağlamak. (bkz:: Tornistan Etmek 2- (Giysi için) Ters-yüz ettirmek. Örn:: Hanımefendi sormak ayıp kocanız kaptan mıdır?.. -Neden sordun? -Caketi birkaç defa tornistan ettirmiş de.. (Ramiz, karikatür.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torpido:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torpidobot:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torpil:  

(ita.i. torpilla'dan) 1- Birisini bir konuda bir işte kayıran, arka çıkan, ona iltimas Torpil yapan kimse 2- Kayırma, iltimas. 3- (Öğrenci için) Kopya. 4- Yalan söz, haber.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torpil:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torpil Geçmek:  

(d. ita. türk.) (Birisini) Kayırmak, (birisine) iltimas yapmak, ayrıcalıklı davranmak. Örn:: Aman aman o dişler ne öyle. Allah torpil geçmiş sana valla. (İrfan Yalçın, Genelevde Yas)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torpil Patlatmak:  

(d. ita. türk.) 1- Kendisinin kayırılmasını, kendisine iltimas edilmesini sağlamak. 2- Şaşkınlık yaratacak bir yalan, uyduruk haber söylemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torpilbalığı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torpillemek:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torpillenmek:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Torpilli:  

(ita.sf. türk.) Kendisine iltimas edilen, kayırılan. (kimse) Örn:: Hastahane doktorlarından Orhan Bey tarafından da torpilliydim. (Kudret Şandra, Yeşilçamdan Kabeye)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Torpilli:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tortu:  

Fermantasyon sonrasında genel olarak beyaz şarabın dibinde biriken üzüm artıkları ve ölü maya hücreleri.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

tortul:  

YERBİLİM TERİMİ sıfat 1. tortu niteliğinde olan. 2. tortullaşma sonucu oluşmuş bulunan.(Konusu: , Kökeni: )

Torumtay:  

(t.i. erk.) Yırtıcı bir kuş türü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Toryum:  

Sembolü: Th Atom Numarası (Proton Sayısı): 90 Atom Ağırlığı: 232.0381 g/mol Elektron Sayısı: 90 Element Serisi: Aktinit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 7 Yoğunluk: 11.72 g/cm3 Erime Noktası: 1750.0 ° C (2023.15 K, 3182.0 ° F) Kaynama Noktası: 4790.0 ° C (5063.15 K, 8654.0 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi betaz Keşif: Jons Berzelius (1828) Toryum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Toryum, akkor ampullerin tellerini kaplamak için kullanılır. Atomlarına parçalanma yoluyla nükleer yakıt olarak da kullanılabilir.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Toryum:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tos:  

(i.) (Kavgada) Kafayla vurma, kafa atma, (Otomobil vb. için) Çarpışma. Verme ödeme. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Toslamak:  

(f.) 1- Rastlamak, karşılaşmak. Örn:: O belalı aşka askerden döndüğümde tosladım. (Alp Buğdaycı, Kan Sıcak Akacak) 2- Vurmak, çarpmak. Örn:: Bu kafayla bu arabayı bir gün toslar bu andavallı. (Orhan Kemal, Gavurun Kızı) 3- Vermek, ödemek. Örn:: Götür ulan şu dörtlük patakosu, kemancıya tosla. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tosluk:  

(i.) Baş, kafa. Örn:: Bunu işitince bu adam kötürümü kaptı. Yanımdakilerin tosluğuna kondurdu. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tosmak:  

(f.) (Öğrenci) Yoğun bir biçimde ders çalışmak, ezberlemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Tost:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Tosun:  

(i.) 1- Duvar yazılarında sık sık görülen bir ibarenin yazarı. Örn:: Bunu yazan Tosun okuyana koşun. Örn:: Tosun Almanyada da hizmetinizde. Aziz Nesin ustamız der ki Tosun Türkiye'de doğup büyüdüğü için Tosun oldu. Tosun olarak kaldı. Tosun Amerika'da yaşasa Henry Miller olurdu. (Engin Ardıç, Bunu Yazan Tosun) (Tosun giderek duvar yazarlığı ve çizerliğinin anonim adı olmuştur)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

WhatsApp