Haydi Öğrenelim!
takip:
K KALIN OKUNUR ad 1. yetişmek, yakalamak ya da bulmak ereğiyle birinin ya da bir şeyin arkasından gitme, izleme. 2. birinin ardınca gitme ya da ardından gelme. 3. kovuşturma ya da kovuşturulma. 4. izinden, yolundan gitme, yolunu izleme. 5. bir şeyin gelişmesiyle ilgilenme. "Bu dairede elden iş takibi yasaktır" 6. bir şeye uyma, izleme. "Modayı takipten vazgeçtim" 7. dikkatle dinleme, izleme, anlama. "Konuşmanızı takipte güçlük çekiyorum" 8. ASKERLİK TERİMİ geri çekilmekte olan düşmanı yenmek, yok etmek için yapılan eylem. 9. yetişmek, yakalamak ya da bulmak ereğiyle birinin ya da bir şeyin arkasından gitmek, onu izlemek. 10. belli bir yöne gitmek. "Bu caddeyi takip ederseniz alana ulaşırsınız" 11. bir şeyi izlemek ya da bir şeye uymak. "Her dergiyi takip etmek zor" 12. dikkatle dinlemek, anlamak. 13. kovuşturmak. 14. izinden, yolundan gitmek, yolunu izlemek.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Tirbüşon:
(fr.i. tire-bouchon'dan) Erkeklik organı, penis.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tire:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirfil:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirhandil:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirika:
(bkz:: Trika)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tirink:
(bkz:: Trink) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tiripo:
(bkz:: Tripo)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tirişko:
(i.) Yalanlar. (bkz:: Tırışka, Tırışkadan Nağmeler. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tirişör:
(bkz:: Trişör)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tirit:
(Körrn. O.) Türk Tuluat tiyatrosunda ölecek durumda yaşlı adam.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tirle:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirlin:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirmizi:
(bkz:: sünen)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tiroit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirokalsitonin:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiroksin:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirpidin:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tirsi:
Bilimsel Adı: Alosa fallax nilotica. Familyası: Deniz Balığı. Clupeidae familyasına ait bir deniz balığı türü. Sardalyalar ile akraba olan tirsi balığının sırt taraflarının rengi yeşilimsi-mavi ile gri-siyah, karın tarafları ise açık gümüş beyazıdır. Tirsi bir Karadeniz balığıdır ama İstanbul Boğazı''nda Marmara Denizi''nde ve Akdeniz'de de bulunabilmektedir. Sürü halinde kıyılara yakın yaşar. Üreme zamanında tatlı sulara göç ederek Mayıs-Haziran aylarında yumurta bırakır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Eskiden yalnızca Atlas Okyanusu''nun batısında görülen Amerikan tirsisi (Alosa sapidissima), ticari değerinden ötürü Büyük Okyanus'a da götürüldü. Taze tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Tirsi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiryaki:
(Kar.) Mahallenin yaşlısı, afyona yakalanmış bir tiryaki. Bu tip yarı uyur, yarı uyanık bir durumda dolaşır. Konuştuğu sırada birden horlayarak uyumaya başlar. Mahalleli, bu tiplerle alay etmek için, çeşitli oyunlar yapar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiryandamiya:
(yun.i. esk. otuzbir) Bir iskambil oyunu, otuzbir. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tişört:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Titan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Titanyum:
Sembolü: Ti Atom Numarası (Proton Sayısı): 22 Atom Ağırlığı: 47.867 g·mol−1 Elektron Sayısı: 22 Element Serisi: Geçiş metalleri Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 4B, 4 Yoğunluk: 4,54 g/cm3 Erime Noktası: 1660.0 ° C (1933.15 K, 3020.0 ° F) Kaynama Noktası: 3287.0 ° C (3560.15 K, 5948.6 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüş gri metalik beyaz Keşif: William Gregor (1791) Titanyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Titanyum, alüminyum, demir ve diğer metallerle alaşımlarda kullanılan inanılmaz güçlü bir metaldir. Bu güçlü metal, havacılık endüstrisinde ve motorlarda kullanılır. Isıl aşırılıklarda gücünü koruyabilir.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Titanyumdioksit:
(TiO2) Boyalar, plastikler ve kauçuklarda esas pigment olarak kullanılan, yüksek opaklıkta, tebeşirsiz açık beyaz renkte pigmenttir. Mineral ilmenit veya tabi titan dioksit madeni cevherinden elde edilir.(Konusu: Boya Terimi, Kökeni: )
Titi:
(i.) Meme, göğüs. Tita da denir. Örn:: Lübinyaların tita dedikleri göğüslerinin güzelliğini ve gelişmesini izliyordu. (Ümit Oğuztan, Kraliçe Sisi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Titiz:
(t.i. ka.erk.) 1- Çok dikkatli ve özenli davranan. 2- Prensiplerine aşırı düşkün. 3- Huysuz, öfkeli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
titremek:
1. küçük küçük ve hızlı salınım devinimleri yapmak. 2. kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak. 3. (ses için) kısık ve kesik kesik çıkmak. 4. MEC. birinden ya da bir şeyden korkmak, korkuya kapılmak. 5. çok üşümek. 6. (ışık için) aralıklı olarak gücü azalıp çoğalmak.(Konusu: , Kökeni: )
Titreşim:
(Alm. Resonanz - Fr. resonance) Gırtlakta oluşan sesin boğaz, ağız, burun boşluklarında büyümesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro:
(Alm. Theater - fr. theatre - İng. theater - İt. otrteo - Yun. Theastai - görmekten "theatron" - genel görüş) Antik Yunan tiyatrosunda yalnızca seyircilerin "oturdukları yer" anlamına gelirken bugün genel olarak bütün dramatik gösterilerle ilintili çalışma alanını kapsar; tiyatro yapısını, eylemini ve kavramını karşılar. Tiyatro, kimi kez, "drama" kavramına karşıt olarak bir temsilin metin dışında kalan bütün yönlerini belirtir. Ancak "drama" yalnızca söz değildir, bunun yanı sıra oynayış anlamınıda getirir; bunların ikisi birbirinden ayrılmaz. Öteki öğeler dekor, giysi, müzik ve danstır. Ayrıca, "Fransız tiyatrosu", "İtalyan tiyatrosu " dendiği zaman bu ulusların tiyatro yaşantılarının bütün yönleri; Corneille'in tiyatrosu, Shakespeare'in tiyatrosu denildiği zaman bu yazarların oyunları anlaşılacaktır. Türkçeye "tiyatro" terimi İtalyanca "teatro" sözcüğü ile girmiştir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiyatro Birimi:
(Alm. Theaterwissenschaft - İng. theater science) Tiyatroyu tarihsel gelişimi içinde kurumlarıyla, deneysel öğeleriyle incelemeye, yorumlamaya götüren bilim kolu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Dergisi:
(Alm. Theater-Zeitschrift - Fr. revue theôtrale - İng. theatrical review) Tiyatro ile ilgili konuları yayınlayan dergi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Dışı:
(Alm. Untheatralisch - Fr. anti-theetrale - İng. non-theotrical) Tiyatro kurallarına, tiyatro sanatının gerekerine, özelliklerine aykırı olan.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Dili:
(Alm. Bühnenaussprache - fr. langage theetrale - İng. theatrical language) Oyun kişilerinden her birinin özelliklerini belirten, yazı, edebiyat ve konuşma dilinden ayrı, doğal, rahat kestirme, yoğun ve gerilimli konuşma dili.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Dönemi:
(Alm. Spielzeit - Fr. saison theetrale - İng. theatre season) Tiyatro çalışmalarının başlangıcı ile bitimi arasındaki süreyi kapsayan aylar. Genel olarak, yılın dokuzunca ya da onuncu ayında başlar; yeni yılın, beşinci ya da altıncı ayının sonunda biter.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Eğitimi:
(Alm. Theaterwissenschaftliche erziehung - Fr. education theetrale - İng. theatrical education) Tiyatroyu, kaynağı, tarihsel gelişmesi, kuralları, gereçleri, tekniği ve çeşitli yönleriyle aydınlatmayı erek edinmiş eğitim yöntemi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Filmi:
(Alm. Theaterfilm - Fr. theetre filme - İng. photographed stage play) 1- Sahnede gösterilen, bir oyunu olduğu gibi aktaran film. 2- Belli bir oyun için yalnızca ona yardım eder nitelikte çekilmiş film.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Kapıcısı:
(Alm. Theater-Portier - Fr. chasseur - İng. comissionaire) Tiyatronun kapısında duran ya da kapıda biletleri toplayan görevli.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Müzesi:
(Alm. Theatermuseum - Fr. musee de theatre - İng. theater museum) Tiyatro tarihi ile belgelerin, kostüm ve dekor parçalarını örnek olarak bir araya toplandığı, çeşitli kollarda (tiyatro sanatıyla ilgili) arşiv ve bölümlerin bulunduğu yer.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Öğretmeni:
(Alm. Theaterwissenschaftler - Fr. professeur de theatre - İng. drama teacher) Tiyatro bilgilerini ve tekniğini öğreten kimse.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Sanatı:
(Alm. Theaterkunst - Fr. art de theatre - İng. art of theater) 1- Çeşitli sanat kollarını (edebiyat, müzik, dans, resim, mimarlık) özellikle de oyunculuk sanatını birleştiren sanat. 2- Belirli kişiler arasında geçen bir olayı, kişileri canlandıran oyuncular, sahneye koyuş, dekor, ışıklama, müzik ve çeşitli efektleri ereğe en uygun biçimde düzenleyip tiyatronun gereklerine göre kullanan sanat. 3- Tiyatro sanatı üç ana bölüme ayrılır: Dram, Opera-operet ve Balet.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Sezonu:
(bkz:: Tiyatro Dönemi)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Sorumlusu:
(Alm. Verwaltungsdirector - Fr. directeur - İng. acting manager) Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Şenliği:
(Alm. Festspiel - İng. festival - Fr. festival) Çoğunlukla yaz aylarında oynatılan sanat bakımından örnek oyunlar. Bu şenlikler tiyatro tarihi yönünden önemli yerlerde (Epidauros) yada önemli sanatçıların doğum yerlerinde (Mozart-Salzburg) ya da çeşitli tiyatro kültürü olan ulusları karşılaştıracak başkentlerde (Theatre des Nations-Paris) düzenlenir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Tekniği:
(Alm. Theatertechnik - Fr. technique du theôtre - İng. theatre technique) Yazar, yönetmen, oyuncu ya da tiyatronun öbür alanlarındaki kişilerinin bilmesi gereken tiyatro kurallarının ve gereçlerinin uygulanması işine verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Topluluğu:
(Alm. Theatertruppe - Fr. compagnie - İng. company) Belli sayıda oyuncu ve yardımcılardan kurulu yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Türleri:
(Alm. Theaterarten) Oyunların işledikleri konularda ve bu konuları işlerken kullanılan anlatımlar yönünden ortaya çıkan değişik yapıtların özelliklerine göre ayrıldıkları çeşitler: Bulvar tiyatrosu, Politik tiyatro, Psikolojik tiyatro vb.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Uzmanı:
(Alm. Theaterfachmann - İng. stage expert) Tiyatroda dekor, kostüm, ışıklama, seslendirme gibi teknik işlerin başında bulunan, özel bir eğitimle yetişmiş olan kimse.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Yapısı:
(Alm. Theatergeböude - İng. theater building) Oyunu gerçekleştirmek için yeterli sahne tekniği olan bir oyun yeri ile seyirciler için bölümlü yerleri içine alan yapı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Yönetmeni:
(Alm. Direktor - Fr. administrateur - İng. business manager) Tiyatro işlerinin yürütülmesini denetleyen kimse.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatro Zamanı:
(Alm. theatralische Zeit - Fr. temps theôtral - İng. theatrical time) Tiyatro yapıtına özgü zaman. Bu süre genel olarak bir olayın gerçekteki süresinden daha kısa ve yoğun olur. Bazan sıçramalar, atlamalar yapılabilir. Kimi kez de olayın gerçek süresiyle eşit olabilir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatrocu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiyatroculuk:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiyatrolaştırma:
(Alm. Theatralisieren) Alexander Taj row'un (1885 - 1950) ortaya attığı "tiyatroyu tiyatrolaştırma" deyimi, sahneyi yazarın ve metnin tekelinden kurtarıp yazar-rejisör ve oyuncu arasında uyumlu bir iş birliğine götürmeyi amaç edinen bir akımı belirler. "Özgür tiyatro" adlı kitabında (1915 - 1920) yöntemi naturalist ve illusyonist tiyatroya karşı olup ekspresiyonist tiyatroyu etkilemiştir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatroluk:
(Alm. Theatralisch - Fr. theetrale - İng. theatrical) Tiyatro özelliği taşıyan, tiyatroya gider özellikleri bulunan.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatrosever:
(Alm. Theaternarr - Fr. theôtrophile) Tiyatro sanatını, kültürünü edinmiş, tiyatroya köklü olarak bağlı olan kişi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiyatrosever:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tiye Almak:
(d.) Alay etmek, eğlenmek, gırgıra almak. Örn:: Hızlı gidince çabuk sarhoş oluyorsun Sülo. Demek mahalleli de adamakıllı tiye alıyor? (Orhan Kemal, Devlet Kuşu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tiyo:
(bkz:: Tüyo)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tiz:
(çing.i.) Anus, makat, Kıç. Tiiz, Tiyz diye de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tiz Bölge:
(Fr. registre aigu) Bir sesin tiz tonlarının toplandığı bölge.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tiz Peçizi:
(d. çing. tiyz, fars. biçiz'den peçiz, türk. e.) (esk.) Oturulan şey, sandalye vb. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tiz Petosu:
(d. çing. tiz, kıç, peto, cep, türk.e.) Pantolonun arka cebi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tizi Kurtarmak:
(d. çing. türk.) Belalı bir işten sıyrılmak, kurtulmak, paçayı kurtarmak. (Bir erkek) Çevresinde eşcinseller olduğu ya da eşcinsellerle karşılaştığı halde anal ilişkiye alet edilmemiş, düzülmemiş olmak. Örn:: Tizi ne zaman kurtardın da bize şimdi.. Oğlum sen bize ne bakıyorsun? (Muzaffer Buyrukçu, Onlar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
TOBI:
(tobi) Atlama, sıçrama..(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
TOBI:
(tobi) Atlama, sıçrama..(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Todi:
(çing.i.) 1- Karagöz argosunda çingene karakterine verilen ad. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü) Örn:: Çingene: Keriz veya todi havaları denilen zurnalı rakıslarla köçek çengi manzaraları hemen hemen eksik olmazdı. (Ahmet Rasim, Orta Oyunu) (T.iç.ayr.bk. Çıngar Kopmak. 2- Genç kız. 3- Kadın gibi giyinip süslenen erkek travesti. 4- Erkekten dönme kadın, transseksüel.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Todice Konuşmak:
(d. çing. todi, türk.) (esk.) (Karagözcüler) Kendilerine özgü dille, Karagözcü jargonuyla, argosuyla konuşmak. 1980lerde eşcinsel argosu da ağırlıklı olarak Todice konuşmaya dayanıyordu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tofa:
(bkz:: Tufa)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Togata Komedyası:
(Lat. fabula togata) Roma yerli konulu ve giysili Latin komedya türü. (Toga - Eski Romalıların Üzerlerine giydikleri giysi) Yunan töre ve akımlardan ayrılan bir akımın adıdır. Olaylar Roma'da geçer. Roma'da geçmezse bile, Palyata türünde olduğu gibi Yunanistan'da geçmez.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Togo:
Resmi Tam Adı: Togo Cumhuriyeti Yerel Tam Adı: République Togolaise(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Togo:
Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nın Batı Asya bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Togo:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Fransa'dan 27 Nisan 1960 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Togo:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Togo:
İdari Yapısı: 5 Bölge ve Başkentleri: 1- Maritime (Lomé) 2- Plateaux (Atakpamé) 3- Centrale (Sokodé) 4- Kara (Kara) 5- Savanes (Dapaong) Başlıca Şehirleri: Lomé, Sokodé, Kpalimé, Atakpamé, Bassar, Tsévié, Aného, Sansanné-Mango, Dapaong, Tchamba, Niamtougou, Bafilo, Notsé, Sotouboua, Vogan, Badou, Tabligbo, Kandé, Amlamé, Kpagouda.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Togo:
Komşuları: Ülkenin sınır komşularını (kuzeyden saat yönünde ilerlendiğinde) Burkina Faso, Benin ve Gana oluşturmakta olup, ülkenin güneyinde Gine Körfezi içerisinde yer alan Benin Körfezi bulunmaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Togo:
Resmi Dili: Fransızca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Togo:
Plaka Kod: TG(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Togo:
Tel. Kodu: +228 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Togo:
Dini: Yerel Dinler, İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: Vudu NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Togo:
Togo Bayrağı: Günümüzde de kullanılan hali ile 27 Nisan 1960 tarihinde göndere çekilerek ülkenin resmi bayrağı olmuştur. Pan-Afrika Renkleri'nden oluşturulan bayrakta, üç yeşil iki de sarı olmak üzere toplam beş yatay şerit bulunmaktadır. Bayrağın gönder çekilen tarafında sol üst bölümünde yatay şeritlerin üzerine gelecek şekilde konumlandırılmış kare bulunmaktadır. Kırmızı zemini bulunan karenin içerisinde, tam ortasına gelecek şekilde beyaz beş köşeli yıldız gözükmektedir. Bayrakta bulunan yeşil renk umudu ve ülkenin doğasını sembolize ederken, sarı renk madenciliği ve ülkenin ve ülke insanının ilerlemesinde, kalkınmasında çalışmanın önemini, kırmızı renk ise sadakatı, bağlılığı ve sevgiyi ifade etmektedir. Bayrakta bulunan büyük beyaz yıldız ise saflığı ve bağımsızlığın verilen mücadele ile değerinin kanıtlanmasını temsil etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Togo:
Milli Marşı: "Salut à toi, pays de nos aïeux ya da Terre de nos aïeux" (Atalarımızın Ülkesi), Afrika ülkesi Togo'nun ulusal marşıdır. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1960 yılında kullanılmaya başlanan marşın sözleri ve müziği Alex-Casimir Dosseh tarafından ortaya çıkarılmıştır ve marş 1960 yılından 1979 yılına kadar ülkenin ulusal marşı olmuştur. 1979 ile 1992 yılları arasında iktidarda ki "Rally of the Togolese People" partisi farklı bir marşı benimsemiş ve kullanmıştır. 1992 yılından itibaren tekrar eski marş kabul edilerek ülkenin ulusal marşı olmuştur.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Togo:
Genel Bkş: Ülkenin ismi Ewe dilinden gelmektedir. Ewe dilinde Togo kelimesi to (Türkçe:su) ve go (Türkçe:liman) kelimelerinden oluşmaktadır. Almanya'nın burada kurduğu ilk sömürge düzeninde bölgeyi Togoland ismi verilmiş, buradan da esinlenerek ülkenin tamamına genelinde Togo ismi kullanılmış, bağımsızlık sonrası da bu isim yeni ülkenin ismi olarak da seçilmiştir. • Togo kültürü Ewe, Mina, Kabiye gibi başlıca büyük kabilelerin kültürünü yansıtmaktadır. Bunun haricinde Vudu dininin yaygın olduğu yerlerde bu dinin kültüre olan etkileri de görülebilmektedir.(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Togo:
NIA Togo'nun Dış İstihbarat Teşkilatı. (Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )
Togo Milli Tk:
milli tk.lakabı: Şahinler (les Eperviers)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Toğan:
(t.i. erk.) Doğan, şahin. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Toğay:
(t.i. ka.erk.) Fundalık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Tohum:
(t.i. ka.erk.) Kendisinden bitki üreyen tane. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Tohum:
(bkz:: Keten Tohumu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
tohum:
tohum ad 1. BİTKİLİM TERİMİ bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayabilen tane. 2. ürün almak üzere toprağa ekilen tahıl vb. tanesi. 3. MEC. soy, sop, döl. 4. MEC. ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına yol açan şey. \"Atılan kötülük tohumları gençliği sarmıştı\" 5. HALK AĞZINDAN spermatozoit.(Konusu: , Kökeni: farsca)
Tohumluk:
(fars.sf. tuhm, tohum, türk. e.) Yaşlı, kartlaşmış. (kimse, erkek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Toka:
(ita.i. tocca'dan) 1- Verme. 2- Ödeme. 3- Gece soygunu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Toka:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Toka Etmek:
(d. ita. türk.) 1- Vermek. Örn:: Arap pişkin pişkin gülümseyerek- Bi üçyüz kağıt toka et bakalım bize Yaprak hanım dedi. (İrfan Yalçın, Genelevde Yas) 2- Ödemek. Örn:: Karagöz- Neyse birer kuruş da oraya toka ettik bahçeye girdik.(Karagöz, Büyük Evlenme) Tokalamak biçiminde de söylenir. Örn:: Evvel zaman içinde hamama girmek bir kuruş Tokaladın mıydı yunup arınıyorsun ancak. (Metin Eloğlu - Oğuz Tansel, Bektaşi Dedikleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )