MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Aposteriori:

(fr.sf. a posteriori < Lat.) (fels.) 1- Deneyden ve tecrübeden çıkan veya deneyle ve tecrübeyle doğrulanan, doğru olduğu anlaşılan. (önerme yahut bilgi) 2- Tecrübeden sonra varolan, tecrübeyle edinilen, tecrübeyle ortaya çıkan. (bilgi) Eş anlamlısı: Sonsal.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Bige:  

(t.i. ka.) Evlenmemiş, çocuğu olmamış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Bigudi:  

(fr.i. bigoudi) Hanımların tutam tutam ayırdıkları saçlarını kıvrılması için üzerine dolayıp sardıkları, mâden veya plastikten küçük borucuk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bihaber:  

Yanlış: Birhaber Doğru: Bihaber(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Bihruz:  

(f.i. ka.) İyi gün, güzel gün anlamında. Bihruze Hatun: Şah İsmail'in zevcesi. Çaldıran'da yenilip her şeyini bırakan Şah İsmail'in zevcesi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Bihruz Bey:  

Recaizade Mahmut Ekrem'in yazdığı Araba Sevdası kitabının ana karakteri. 23-25 yaşlarında, kısaca boylu, güzel giyimlidir. Kişilik ve sahip olduğu değerler bakımından oldukça zayıftır. Batılılara özenen bir züppedir. Etrafındakilerle sürekli olarak Fransızca konuşması bu özentinin sonucudur. Ölçüsüz bir mirasyedi olan Bihruz Bey, oldukça savurgandır. Ayrıca gerçeklerden kaçan birisidir. Hayat anlayışı başkalarına gösteriş yapmaktır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Bihter:  

Halit Ziya Uşaklıgil'in yazdığı Aşk-ı Memnu (Yasak Aşk) romanındaki ana karakter. Firdevs Hanım'ın küçük kızı. Yirmi iki yaşındayken Adnan Bey'le evlenir. Ama Behlül'e aşık olur.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Bihter:  

(f.i. ka.) Pek iyi, daha iyi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Bihterin:  

(f.i. ka.) En iyi, pek iyi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Bijon:  

(i.) Motorlu taşıtlarda jantın şafta sabitlenmesi için kullanılan bir tür cıvata.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)

Bijuteri:  

(fr.i. bijouterie) 1- Kuyumcu işleri. 2- Değersiz taşlardan yapılmış kolye, küpe, yüzük vb. süs eşyâsı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bikarbonat:  

(fr.i. bicarbonate) Karbonik asidin HCO3 kökü ihtivâ eden tuzu. “Sodyum bikarbonat, potasyum bikarbonat.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bike:  

(t.i. ka.erk.) Benzersiz, eşsiz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Bikini:  

(fr.i. bikini) [Pasifik Okyanusu’ndaki Bikini adasının isminden] İki parçadan meydana gelen çok açık kadın mayosu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bilad:  

(a.i. erk.) Şehirler bölge, eyalet, memleket isimlerini ifade için terkiplerde kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Bilal:  

(a.i. erk.) Su gibi ıslatan, ıslatış, ıslaklık. Bilal b. Raba: İslamın ilk müezzini, Habeş asıllı olup İslamı köle olarak ilk kabul edenlerden birisidir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Bilal İnci:  

Bilal İNECE (d:1936; ö:2005) (Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Bilan:  

(t.i. erk.) Süslü ve işlemeli kılıç kemeri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilanço:  

(ital. bilancio < Lat.) 1- Bir ticârî kuruluşun belli bir dönem sonundaki mâlî durumunu gösteren cetvel. 2- (mec.) Belli bir süre sonunda bir işin, bir olayın iyi ve kötü taraflarını ortaya koyarak ve elde edilen sonucu değerlendirerek varılan durum.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Bilardo:  

(ital. bigliardo – biliardo) Çuha kaplı bir masa üzerinde isteka denen bir değnek ve ufak üç fildişi topla oynanan, vurulan topu diğerlerine değdirme esâsına dayanan bir masa oyunu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Bilay:  

(t.i. ka.erk.) Ay gibi asil ol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilberan:  

(f.i. ka.) Dilberler, güzeller.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Bildar:  

(f.i. erk.) 1- Bel, belleyen, yer kıran, kürek çeken. 2- İstihkam neferi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Bildiri Tiyatrosu:  

(Alm. ınformatives Theater) Günlük konuları belli bir tutumla yansıtan ve seyircide bir etki yaratmayı ödev edinen tiyatro anlayışı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

bildirmek:  

1. herhangi bir durumu, bir şeyi haber vermek. "Bunu size bildirmek isterim" 2. herhangi bir konuda bilgi vermek. "Oradaki durumu acele bildirin" 3. dile getirmek, anlatmak. "Size bildirmek istediğim, yurdun sağlık sorunudur"(Konusu: , Kökeni: )

bile:  

belirteç 1. ESKİMİŞTİR birlikte. "Eğlen maral eğlen, bile gidelim. –Karacaoğlan" 2. ilgeç (edat) aynı zamanda, de (da), dahi. "Toplantıya bile gelmedi" 3. üstelik. "Hiç tınmadı bile"(Konusu: , Kökeni: )

Bile Bile:  

(be.) Önceden düşünüp tasarlayarak, isteyerek, bilinçle, bilerek. "Doğrusu, bunu bile bile yaptığını sanıyorum"(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Bilecik:  

Bilecik Tarihi; Tarih kaynaklarında Bilecik’i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilir. Bitinya bölgesinin bilinen tarihi M.Ö. 1950’lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’le başlar. Bölge daha sonra Mısır, Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Makedonya, Bitinya Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğunun yönetimine geçmiştir.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Bilecik:  

Bilecik İlçeleri: 1-Merkez 2-Söğüt 3-Bozüyük (26.06.1926) 4-Gölpazarı (26.06.1926) 5-İnhisar (20.05.1990) 6-Osmaneli (26.06.1926) 7-Pazaryeri (01.03.1953) 8-Yenipazar (04.07.1987) (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Bilecik:  

Bilecik; Doğudan Bolu ve Eskişehir, Güneyden Kütahya, Batıdan Bursa, Kuzeyden Sakarya ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Bilecik:  

Tel. Kodu: 228(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Bilecik:  

Plaka Kodu: 11(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Bilecik:  

Nesiyle Meşhur: Dağ Eriği, Bilecik Narı, Bozası, Nar Lokumu, Helvası (Pazaryeri), Ayva (Osmaneli), Mermer Üretimi, Bozöyük Seramiği, Dereköy’de yapılan El Sanatı ürünleri meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Bilecik:  

Bilecik'te Gezilecek Yerler: Ertuğrul Gazi Türbesi, Atatürk Köşkü, Kınık Şelalesi, İnönü Şehitliği, Metristepe Zafer Anıtı, Söğüt Müzesi, Bilecik Müzesi, Uzunçam Yaylası, Türbin Mesire Yeri, Kaymakam Çeşmesi, Çelebi Sultan Mehmet Camii, Şeyh Edebali Türbesi, Dursun Fakih Türbesi, Saat Kulesi, Mehmet Paşa Kervansarayı.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Bilecik:  

Genel Bakış: Marmara Bölgesi‘nin Güneydoğusunda yer alır. İlin bilinen en eski isimleri arasında Agrilion ve Belekoma vardır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu’nun doğduğu topraklardadır. Osmanlı Devleti’nin kurulduğu 1299 yılından 1326 yılına kadar geçen 27 yıl sürede bugün Bilecik iline bağlı Söğüt merkez olarak bilinse de, tarihte Söğüt Osmanlı Devleti’nin başkentleri arasında yer almamaktadır. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Bilek:  

(t.i. erk.) Güç, kuvvet.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilek Güreşi:  

(Güreş Ter.) İki kişinin dirseklerini düz bir yüzeye dayayıp birbirlerini ellerinden kavrayarak bileklerini bükmek, yere değdirme amacına dayanan kuvvet yarışı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Bilekten Pas:  

(Hentbol Ter.) Kolun önce aşağıya salınıp geriden öne ya da yana çevrilmesi ile verilen hızlı pas. Bu pasta top açılmış parmaklarla sıkıca sarılmış olmalıdır. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Bilen:  

(t.i. erk.) Bilgili, görgülü, anlayışlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilet:  

(Alm. Theaterkarte) Temsillere giriş için önceden gişeden satın alınan ve kapıdaki denetçinin denetlediği kağıt. Kayra bileti eleştirmecilere, dostlara, yazara, sahne yönetmenine, parasız ya da yalnız vergisi ödetilerek verilen bilet.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Bilet:  

(fr.i. billet) Taşıtlardan, tiyatro, sinema gibi eğlence yerlerinden yararlanmayı, müşterek bahislere, şans oyunlarına katılmayı sağlamak üzere para ile alınan basılı kâğıt.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bilet Kesmek:  

(d. fr. bilet, türk.f.) 1- Pezevenklik etmek. 2- Genelev mamalığı yapmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bilet Satış Yeri:  

(Alm. Theaterkasse - Fr. bureau de location - İng. box-office) Tiyatro biletinin satıldığı yer. (bkz:: Gişe)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Biletçi:  

(fr.i. ve sf.) Bilet satan, toplayan, kontrol eden kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Bileteral:  

(fr.sf.) İki yanlı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Biletini Kesmek:  

(d. fr.türk.) (Birisini) Öldürmek. Örn:: Tıbının dikbaşlılığını zamanı gelince biletini keseceklerini karanlık beyinlerine yazdılar. (Metin Kaçan, Ağır Roman) (bkz:: Bilet Kesmek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bilezik:  

(i.) 1- Kelepçe. 2- Fahişe. 3- Pasif eşcinsel erkek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bilezik Gibi:  

(d.) Hiçbir yere çarpmadan kaleye giren şutu, tartışmasız golü niteler. Örn:: Netzer varken Beleşino aç karnına yeryuuhh bilezik gibi vesaire. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bilfiil:  

Yanlış: Birfiil Doğru: Bilfiil(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Bilge:  

(t.i. ka.erk.) Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilge Hatun:  

(t.i. ka.) Kutluk Han'ın annesi. Türk hükümdarı. (VIII.yy-)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Bilgealp:  

(t.i. ka.erk.) bkz:: Bilge)(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilgehan:  

(t.i. erk.) Göktürk hakanı (683-734). Babası Kutluğ İlteriş Han'dır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilgekağan:  

(t.i. erk.) (bkz:: Bilge) Bilge Kağan (683-734). Göktürk hakanı. İkinci Göktürk hanedanlığının kurucusu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilgekan:  

(t.i. erk.) Bilgin soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

bilgelik:  

ad 1. bilge kimsenin taşıdığı nitelik, bilge olma durumu. "Onun bilgeliğine diyeceğim yok" 2. FELSEFE TERİMİ herkesin ulaşamadığı, derin, kapsamlı, bütünsel bilgi. "Delinin sözlerinde bilgelik arayan zaman yitirir" Benzer: hikmet 3. FELSEFE TERİMİ kendini tanımanın bilgisi. "Bilgelik, gerçekte kendini tanımanın, var oluşun bilgisidir" Benzer: vukuf(Konusu: , Kökeni: )

Bilgen:  

(t.i. ka.) (bkz:: Bilge)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Bilger:  

(t.i. erk.) Akıllı, bilgili, bilge, bilgin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

bilgi:  

ad 1. insan aklının alabileceği gerçek, olgu ve ilkelerin tümüne verilen ad. 2. bir konu ya da iş konusunda öğrenilen ya da öğretilen şeyler. "Çocukların kafasına bilgi dolduruluyor" 3. bir şeyden haberi olma durumu, bir şeyi bilme durumu. "Bu konuda bir bilgim yok" 4. araştırma, gözlem ya da öğrenme yoluyla elde edilen gerçek. "Bilgi, araştırmayla sağlanır" Benzer: malumat vukuf 5. insan zekâsının çalışması sonucu oluşan düşünsel ürün. Benzer: malumat vukuf 6. FELSEFE TERİMİ genel olarak ve ilksezi durumunda zihince kavranan temel düşünüler. Benzer: malumat vukuf 7. FELSEFE TERİMİ bir yargılama yapabilmek ve bir yargıya varabilmek için gereken öğelerin her biri. "Seninle ilgili bilgi olmazsa, seni nasıl anlarım?" 8. bilim. "İnsana çağ atlatan bilgidir" 9. (bilişimde) kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.(Konusu: , Kökeni: )

Bilgin:  

(t.i. ka.erk.) Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilginur:  

(t.f.i. ka.) Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Tür+Fars)

bilgisayar:  

bileşik · ad 1. önceden belleğine yüklenmiş bir izlenceye (yazılıma) göre komuta edilerek, çok sayıda ve karmaşık mantıksal ve aritmetiksel işlemlerden oluşan bir işi çok kısa sürede yapıp sonuçlandırabilen aygıt. "Günümüzde bilgisayar kullanımı çok yaygındır" Benzer: kompütür 2. bilgisayarla iş görme. 3. bilgisayara yüklenmiş veri. "Sözlük bilgisayar ortamına aktarılmış olarak teslim edildi"(Konusu: , Kökeni: )

Bilgiser:  

(t.f.i. ka.) (bkz:: Bilginer)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Tür+Fars)

Bilgiye:  

(t.i. ka.) Bilgin hanım. Yanlış yapılmış isimlerdendir. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Bilgün:  

(t.i. ka.) (bkz:: Bilgin)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

bilim:  

ad 1. evrenin, evrendeki olguların ve olayların bir bölümünü ele alıp birtakım yöntem ve deney yolları kullanarak ve gerçeğe, gerçekliğe dayanarak birtakım yasalara ulaşan bilgi yolu, düzenli ve tutarlı bilgi. "İnsanoğluna bilim her zaman bir şeyler vermiştir" Benzer: ilim 2. yöntemle elde edilen ve uygulamayla doğrulanan, her zaman ve her yerde geçerlik ve kesinlik nitelikleri taşıyan yöntemli ve dizgesel bilgi. 3. belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkarak belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.(Konusu: , Kökeni: )

bilim dalı:  

belli bir bilim alanının ayrıldığı çeşitli dallardan biri; örneğin tıp biliminin pek çok dalı vardır.(Konusu: , Kökeni: )

bilimsel:  

sıfat bilime uygun, bilime dayanan, bilime değgin, bilimle ilgili. "Doğru, akla uygun ve bilimsel olanı yapmalıyız" Benzer: ilmi(Konusu: , Kökeni: )

bilinen:  

MATEMATİK TERİMİ ad bir sorunun çözümünde değeri belli olan nicelik.(Konusu: matematik terimi, Kökeni: )

bilir:  

sıfat anlar, sayar, yapar anlamıyla kimi adlarla bileşerek bileşik sıfat oluşturur; örneğin işbilir, değerbilir gibi.(Konusu: , Kökeni: )

Bilir Bilmez:  

Bilip bilmediğini hesaba katmadan, yarım bilgi ile. "İnsan bilir bilmez her işe el atmamalı" NOT: Biri Anlamlı, Diğeri Anlamsız Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Bilirkişi:  

(expert) Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenemeyen konularda bilgisinden yaralanılan kişi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Biliş:  

(cognition) Hatırlama, düşünce ve idrak gibi zihinsel işlevler topluluğunu tanımlayan kavram. Kognisyon.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Bilkan:  

(t.i. erk.) Bilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

billahi:  

“Allah adına ant içerim, Allah adına söz veririm, Allah hakkı için.” anlamında bir yemin sözü. İslam dini yemin sözlerinin gereksiz yere kullanılmasını hoş karşılamamıştır. Buna göre Müslümanların yemin etmeyi ağız alışkanlığı hâline getirmemeleri gerekir. Örn:: “Ey Yârenler yâr yoluna nem kaldı ki yanmamışam / Bunca ki yandım yanaram billah ki usanmamışam” (Kadı Burhanettin)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Billur:  

(a.i. ka.) 1- Bazı cisimlerin tabi olarak aldıkları geometrik şekil. 2- Duru, berrak, kesme cam, kristal. 3- Necef taşı. 4- (Mec.) Temiz, pırıl pırıl insan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

billur:  

ad · sıfat 1. duru ve temiz kesme cam. \"Eski bir billur sürahimiz vardı, kırıldı\" Benzer: kristal 2. kimi nesnelerin aldıkları geometrik biçim. \"Tuz billurları\" 3. sıfat billurdan1 yapılmış. \"Birkaç tane billur bardak aldım\" 4. çok duru, çok temiz, pırıl pırıl (su, gök). \"Gök billur gibi bu sabah\" 5. (kadın cildi için) çok beyaz ve pürüzsüz. \"Gelinin gerdanı billur gibi görünüyordu\" 6. (ses için) akıcı, pürüzsüz. \"Şarkıcının billur gibi bir sesi vardı\"(Konusu: , Kökeni: arapça)

Bilmece Muhaveresi:  

(Kar.) Karagöz ile Hacıvat arasında geçen bilmeceli yarışma ya da söyleşme.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Bilmen:  

(t.i. erk.) Bilen, anlayan, bilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilmezcilik:  

Oyundakilerden birinin, bildiği bir şeyi bilmiyormuş gibi davranması. Bilmez gibi davranıp söz almak.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Bilsen:  

(t.i. ka.) Kendini bil. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Biltay:  

(t.i. erk.) (bkz:: Bilmen) (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Bilumum:  

Yanlış: Bilimum Doğru: Bilumum(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Bilye:  

(ita.i. (bi'lye), biglia) 1- Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. 2- Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Bilyeli:  

(ita.t.sf.) Bilyesi olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Bilyeli Yatak:  

(ita.t.i.) Otomobil, bisiklet gibi araçların tekerinde sürtünmeyi azaltmak için, içine çelik bilyeler yerleştirilmiş bölüm.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Bilyon:  

(fr.i. billion) (esk.) Milyar.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Binali:  

(a.i. erk.) Ali'nin oğlu. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Binali:  

(a.i. bina, türk.e.) (esk.) Yirmi bin liralık banknot. Pembe'de denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Binalp:  

(t.i. erk.) Yiğitler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Binay:  

(t.i. ka.) Bin tane ay, çok kuvvetli ışık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Binbaşı:  

Binbaşı; birçok ülkenin Kara kuvvetlerinde asıl görevi bölük veya tabur komutanlığı olan ve Yüzbaşı ile Yarbay arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-3'tür.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

Binbaşı:  

Binbaşı; birçok ülkenin Hava kuvvetlerinde asıl görevi bölük veya tabur komutanlığı olan ve Yüzbaşı ile Yarbay arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-3'tür.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

Binbaşı:  

Binbaşı; birçok ülkenin Deniz kuvvetlerinde asıl görevi bölük veya tabur komutanlığı olan ve Yüzbaşı ile Yarbay arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-3'tür.(Konusu: Askeri Rütbe, Kökeni: )

Binbirdelikotu:  

(hypericum calycinum) Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen uzun ömürlü bir otsu bitkidir. 30-80 santimetre boyundadır. Gövdesi dört köşelidir. Yaprakları sapsızdır. Çiçekleri parlak sarı renktedir. Mayıs ve eylül aylarında çiçek açar. Faydası:: İdrar ve balgam söktürür. İştah açar. Sinirleri yatıştırır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Bindirme:  

(i.) (Kumarda) İstenilen sayının gelmesi için zarı belirli bir pozisyonda tutarak fazla yuvarlamadan atma. Örn:: Bindirme de bu şekilde atılır. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) (bkz:: Mıhlama, Sürtme)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Bindirme:  

(Futbol Ter.) Topa sahip oyuncunun önüne fırlayarak pozisyon alma biçimi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

bindirme:  

ad 1. bindirmek eylemi. 2. MİMARLIK TERİMİ bir duvarda cumba, çıkma2 gibi dışa taşan ve altı boş olarak yapılan ya da destek üzerinde taşınan yapı parçası. 3. MİMARLIK TERİMİ bir bölümleri birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçaları gibi yapı gereçlerinin durumu. 4. ASKERLİK TERİMİ bir çıkarma eylemine katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek üzere, kendilerine ayrılan deniz araçlarına bindirilme işlemi.(Konusu: , Kökeni: )

Bindirmek:  

(f.) 1- Rastlamak. Örn:: Bu eşek kafa, adam olmaz. -Aynasıza mı bindirdin. (Adnan Veli, Mapusane Çeşmesi) 2- Çarpmak. 3- (Birisini) Sözleriyle davranışlarıyla sindirmek ezmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Binek Atı:  

(Binicilik Ter.) Arap ve İngiliz atlarına verilen sıcak kanlı at türü. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Bingöl:  

Bingöl Tarihi; Urartu, Asur, Pers, Roma, Arap, Selçuklu, Saltuk, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır. 1872 yılında “ÇAPAKÇUR” adıyla ilçe; Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Elazığ, 1929 senesinde Muş'a bağlanan Bingöl, 1936 yılında (yine aynı isimle 04.01.1936 tarihli 3197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2885 sayılı kanunla) il haline getirilmiştir.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

WhatsApp