MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Otoregülasyon:

Vücutta normal fonksiyon için ideal koşulları sürdüren süreçler olarak tanımlanabilir.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Yular:  

(yun.i.) Kravat.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yuları Çözmek:  

(d. yun. türk.) Gitmek, çekip gitmek, bir yerden ayrılmak. Örn:: Kavuklu- Sen buradan temiz bir dayak yemeden yuları çözer misin yoksa ben çözeyim mİ? (Ortaoyunu, Eskici Abdi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yuluğ:  

(t.i. ka.erk.) 1- Mutlu, mesut. 2- Hak, adalet. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yumlu:  

(t.i. ka.erk.) 1- Uğurlu, kutlu. 2- Kutsal, mübarek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yumruk Mezesi:  

(d. türk. fars. meze) İçkiden bir yudum aldıktan sonra elinin tersiyle ağzını silme. Örn:: Kadehi bir yudumda yuvarlayan baldırı çıplak ayyaş da bir üzüm tanesini yahut mevsimine göre bir meyveyi meze yapardı. Çoğu da ağzını elinin tersi ile silerdi. Buna da yumruk mezesi derlerdi. Hala da denir. (Kemal Sülker, İçki ve Toplum)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yumuk:  

(t.i. ka.) 1- Açılmamış çiçek, gül goncası. 2- Uysal, sessiz, ağırbaşlı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Yumulmak:  

(f.) 1- (Bir yiyeceğe, bir içeceğe) Girişmek, hızla yemeye içmeye başlamak. Örn:: Maltada Hafızın biri duman dağıtıyor yumulun (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) 2- (Erkek) Bir kadını, kızı öpmek üzerine kapanmak, altına almak. Örn:: Ulan Maideyi boşuna mı attık koynuna? Kızın yerindeydi be Ona yumulurken niye hiç haddimizden, hududumuzdan söz etmedin ha anlatsana biraz. (Atilla İlhan, Kurdlar Sofrası) 3- Koşarken daha da hızlanmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yumurta:  

(i.) İskambil kağıdının köşesi. Örn:: Soldan sağa doğru ilk yumurtanın sağındaki kazıntı. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) Boyalı Sirkaf, Kazıma Sirkaf)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yumurta:  

ad 1. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan göze. 2. tavuk, kuş vb. yumurtası. \"Bıldırcın yumurtası yedin mi?\" 3. MEC. erbezi. \"Adamın yumurtaları hastalanmış\" 4. çorap onarmakta kullanılan, tahtadan ya da mermerden yapılmış, yumurta biçiminde kalıp. 5. yumurtanın ortasında bulunan sarı bölüm. 6. bu bölümün rengi.(Konusu: , Kökeni: )

Yumurta Gibi:  

(d.) (Erkek için) Tüysüz. Yeni sakal traşı olmuş, bıyıksız, sakalsız. Örn:: Gece yumurta gibi, Diz kapakları harbi turna göğsü silikon başaktan bızırsız. (Hulki Aktunç, Yeraltı Destanları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yumuş:  

(t.i. ka.erk.) İş, güç çalışma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yumuşak:  

(sf.i.) 1- Afyon. 2- Fahişe. 3- Edilgin eşcinsel. (erkek) Yumuşakça da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yumuşak:  

sıfat 1. katı olmayan, dokunulduğunda ya da üzerine basıldığında, bastırıldığında çukurlaşan, eski biçimini yitiren. 2. sert olmayan, kolaylıkla bükülen, kolaylıkla işlenebilen. \"Kimi madenler yumuşaktır\" 3. kolay kesilen, kolay çiğnenen. \"Şiş yumuşaksa yiyebiliyorum\" 4. avuçla sıkılıp bırakıldığında buruşmayan. \"Yumuşak kumaştan bir tayyör yaptırmıştım\" 5. (iklim, hava, rüzgâr vb. için) sert olmayan, ılıman. 6. MEC. (insan için) davranışlarında sertlik bulunmayan, kolay yola gelen, uysal. 7. MEC. (söz, bakış, davranış vb. için) hoş, tatlı, okşayıcı, güzel. 8. dokununca hoş bir duygu uyandıran. \"Yumuşak bir teni vardı\" 9. hafif, sessiz. \"Yumuşak adımlarla yaklaştı\" 10. (ses için) pürüzsüz, hoş. 11. esneyebilen, çabuk kırılmayan, esnek. \"Söğüt dalı yumuşak olur\" 12. ARGO edilgin eşcinsel (erkek). 13. bir canlının vücudunda, kolay delinebilecek en zayıf nokta. 14. bir kimsenin, bir ülkenin saldırıya en uygun yeri, noktası.(Konusu: , Kökeni: )

Yumuşakça:  

(bkz:: Yumuşak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yumuşakçalar:  

Yumuşakçalar (Latince: Mollusca), ilkin ağızlılar (Protostomia) kladı, Lophotrochozoa üst şubesinden bir hayvan şubesidir. Ahtapot, kalamar gibi kafadan ayaklılar, salyangoz ve sümüklü böcek gibi karından ayaklılar, midyeler ve kitonlar bu şubedendir. Çizgili kas ilk defa bu sınıfta ortaya çımıştır. Yaklaşık 85,000 yaşayan türü bulunur.(Konusu: , Kökeni: )

Yumuşama:  

Kabuk taneleri, tanen ve diğer maddelerin çözülmesi için kırmızı üzümleri kendi sularına batırma işlemidir. Terim genellikle deri ve üzüm suyunun etkileşimde bulunduğu bütün süreç için fermantasyon dönemi dahil olmak üzere kullanılır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Yumuşatmak:  

(f.) (Bir kadını, bir kızı, birisini) Sevip okşayarak, mıncıklayarak gerginliğinin yok olmasını sağlamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yunan:  

(bkz:: Keyif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yunanca:  

özel ad 1. Yunanların konuştuğu dil, Yunan dili. 2. sıfat bu dille yazılmış olan.(Konusu: , Kökeni: )

Yunanistan:  

Resmi Tam Adı: Helen Cumhuriyeti Yunanca: Eliniki Dimokratia(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Yunanistan:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Balkanlar’ın Güneyinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Yunanistan:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Osmanlı İmparatorluğu'ndan 25 Mart 1821 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır. Özerk Bölge: Aynoroz(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Yunanistan:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Parlamenter Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Yunanistan:  

İdari Yapısı: 13 Bölge ve Başkentleri: 1- Attika (Atina) 2- Orta Yunanistan (Lamia) 3- Orta Makedonya (Selanik) 4- Girit (Kandiye) 5- Doğu Makedonya ve Trakya (Gümülcine) 6- Epir (Yanya) 7- İyonya Adaları (Korfu) 8- Kuzey Ege (Midilli) 9- Mora (Trabkus) 10- Güney Ege ( Hermoupolis) 11- Teselya (Yenişehir) 12- Batı Yunanistan (Patras) 13- Batı Makedonya (Kozani) Aynoroz / (Özerk) (Karyes) 54 İl: (nomos) 1- Atina 2- Eğriboz 3- Evritanya 4- Fokida 5- Ftiotis 6- Böotya 7- Halkidiki 8- İmatya 9- Kilkis 10- Pella 11- Pierya 12- Serez 13- Selanik 14- Hanya 15- Kandiye 16-Lassiti 17- Resmo 18- Drama 19- Evros 20- Kavala 21- Rodopi 22- İskeçe 23- Arta 24- Yanya 25- Preveze 26- Sesprotya 27- Korfu 28- Kefalonya 29- Lefkada 30- Zakintos 31- Sakız 32- Midilli 33- Sisam 34- Arkadya 35- Argolis 36- Korint 37- Lakonia 38- Messinya 39- Kiklad Adaları 40- Oniki Adalar 41- Kardiçe (il) 42- Larissa 43- Magnisya 44- Tırhala 45- Ahaya 46- Etolya-Akarnanya 47- Elis 48- Florina 49- Grevena 50- Kesriye 51- Kozani. Attika bölgesi (a) Aynoroz (özerk bölgedir) 1. Atina 2. Doğu Attika 3. Pire 4. Batı Attika(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Yunanistan:  

Başkenti: Atina (ing: Athens) (Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Yunanistan:  

Komşuları: Balkanlar’ın güneyinde yer alan, denize kıyısı olan bir Avrupa ülkesi. Avrupa Birliği ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü üyesi Yunanistan, kuzeybatıda Arnavutluk, kuzeyde Kuzey Makedonya Cumhuriyeti ve Bulgaristan, kuzeydoğuda ise Türkiye ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Yunanistan:  

Resmi Dili: Yunanca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Yunanistan:  

Para Birimi: Euro veya Avro Para Birimi Kodu: EUR NOT:

Yunanistan:  

Plaka Kod: GR(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Yunanistan:  

Tel. Kodu: +30 Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Yunanistan:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Ortodoks Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Yunanistan:  

Yunanistan Bayrağı: Cumhuriyetin ilanından sonra da bir süre kullanılan krallık bayrağının yerini 1978 yılında günümüzde kullanılan, mavi-beyaz renklerinde, sol üst köşesindeki bir haç bulunan ve yatay çizgilerden oluşan bayrak almıştır. Mavi ve beyazın Ege Denizi'ni ve dalgalarının köpüklerini temsil ettiği söylenir, ayrıca mavi Helen Uygarlığı'nın rengidir. Yunan Bağımsızlık Savaşı'nda mücadele eden denizcilerin mavi ve beyaz renklerinde giysiler giydikleri de bilinir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Yunanistan:  

Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Yunanistan:  

Genel Bkş: Siesta, öğle aralarında verilen küçük aralarda uyumaktır. Bu olaya aslında bir nevi öğle şekerlemesi gibi de bakılabilmektedir. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Yunanistan:  

EYP Yunanistan'ın Dış İstihbarat Teşkilatı. (Yunanca: Ethniki Ypiresia Pliroforion, EYP) (İngilizce: The National Intelligence Service) Ulusal İstihbarat Servisi. 1952 yılında kurulmuştur. (Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )

Yunanistan Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Korsanlar (To Peiratiko)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Yund:  

1- Ağaçlarla örtülü geniş alan · Bu ağaçların bütünü. · Ağaçların sık ya da seyrek, ancak kesintisiz bir örtü oluşturduğu alan. · (en) Forest. · (en) Sylvan. · (en) 2- At. yund. < ET yund: at; beygir. 3-cunda adası'nın eski zamanlardaki adıdır.(Konusu: , Kökeni: )

Yunus:  

(a.i. erk.) 1- Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan, memeli hayvan. 2- Bir takım yıldızın adı. 3- Uzun müddet bir balığın karnında kaldığı rivayet edilen ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden birisi. Hz. Yunus (a.s.). Kur'an-ı Kerim'in 10. suresi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Yunus Atlama:  

(Cimnastik Ter.) Çift ayakla sıçrayıp kazanılan uçma hızıyla, havadan eller üstüne yere düşerek uygulanan dayanmalı perende.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Yunus Bülbül:  

Yunus Habbuloğlu(Konusu: gerçek adı, Kökeni: )

Yunus Peygamber:  

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden biri. Soyu, Hz. Yakup’un oğlu Bünyamin vasıtasıyla Yakup Peygambere ondan da İbrahim Peygambere dayanır. Eski adı Ninova olan Musul halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Onları putlara tapmaktan alıkoymaya çalışmıştır. Rivayetlere göre kavmini otuz üç yıl İslam’a çağırmış, ancak iki kişi iman etmiştir. İnsanlar çağrısına uymayınca izinsiz olarak hicret edip denize açılmıştır. Denizde beliren bir tehlike üzerine suya atılmış ve kendisini büyük bir balık yutmuştur. İzinsiz olarak hicret ettiği için Allah’a tövbe etmiştir. Allah da tövbesini kabul etmiş, bunun üzerine balık onu sahile bırakmıştır. O da tekrar Ninova’ya gelip kavmini İslam’a çağırmaya devam etmiştir. Halk bu kez, onun öğütlerini dinleyip kabul ederek Allah’tan gelecek olan azaptan kurtulmuştur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Yunus Suresi:  

(a.i. سورة يونس) yunus suresi; 98. âyette hz. yunus'un kavminden bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir. mekke halkı, kendi içlerinden bir adamın peygamber olabileceğine inanamıyorlar ve: "Allah, ebu-talib'in yetimi muhammed'den başka bir peygamber bulamadı mı?" diyorlardı. hiç olmazsa hatırı sayılır, zengin ve makam sahibi birisinin peygamber olmasını daha uygun görüyorlardı. işte bunun üzerine bu sûre inmiştir. kur'an-ı kerim'de 10 ncu sure, 11 nci cüz, 207 nci sayfadadır. 109 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 51 nci sıradadır. isra suresi'nden sonra, hud suresi'nden önce 40, 94, 95 ve 96. âyetler medine'de, diğerleri mekke'de inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Yunus suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in onuncu suresidir. Mekke’de inmiştir. Yüz dokuz ayettir. Doksan sekizinci ayette Yunus Peygamberden bahsettiği için bu adı almıştır. Sureye, peygamberliğin ve Hz. Peygamber’e gelen vahyin önemi açıklanarak başlanır. Yerde, göklerde ve denizlerde Allah’ın yaratmadaki sonsuz kuvveti anlatılır. Ahiret tasvirleri yapılır. Bu çerçevede cennetin güzellikleri ve cehennemin korkunçluğu dile getirilir. İnsanın psikolojik durumu ile ilgili değerlendirmeler yapılır. Surede, Kur’an-ı Kerim’i Hz. Peygamber’in uydurduğunu söyleyenlere cevaplar verilir. Bu çerçevede hidayeti kabul etmeyenlere gerçeklerin zorla kabul ettirilemeyeceği vurgulanır. Surede, müşriklerin Hz. Peygamber’den mucize göstermesini istemelerine yer verilir. Allah istemeden mucize göstermenin imkânsızlığına değinilir. Dünyanın geçiciliği, ahiretteki cezanın ve ödülün bireyselliği ve devamlılığı anlatılır. Allah’a ortak koşmanın, Allah’a yapılan en büyük iftira olduğu açıklanan surede, Hz. Peygamber’in Mekkeli müşriklere karşı ilkeli hareket etmesi öğütlenir. Hz. Peygamber’e, müşrikleri kıyametle tehdit etmesi emredilir. Kur’an-ı Kerim’in mucize bir kitap oluşu haber verilip müşriklere benzerini getirmeleri için meydan okunur. Yahudi, Hristiyan ve müşriklere göndermelerde bulunulup Allah’ın çocuk edinmesinin söz konusu olmadığı belirtilir. Surede, Nuh ve Musa Peygamber kıssalarına değinilir. Yüce Allah, bu iki peygamberi ve inananları, inkârcıların işkencesinden nasıl kurtardıysa, Kureyşli müşriklerin elinden Hz. Muhammed’i de öyle kurtaracağına işaret edilir. Son nefeste yapılan imanın geçersiz olduğu haber verilir. Firavun’un imanı da son nefesinde olduğu için Allah katında makbul olmadığı bildirilir. Surede, vahyin gelmesiyle beraber hakikatin ve sapkınlığın birbirinden ayrıldığına dikkat çekilir. Ahirette herkesin yaptığının karşılığını alacağı belirtilir. Yüce Allah’ın, Hz. Peygamber’e, inkârcılarla kendisi arasında son kararı verinceye kadar sabretmesini emrettiği ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Yura:  

(t.i. erk.) Dağ sırtı. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurdaer:  

(t.i. erk.) Yurdu için doğmuş kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurdagül:  

(t.i. ka.) Ülkene gül. İlken için yararlı ol.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Yurdanur:  

(t.i. ka.) Yurduna, ülkene ışık saç, aydınlat.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Yurdaşen:  

(t.i. ka.erk.) Yurdu şenlendiren. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurday:  

(t.i. ka.erk.) Yurdu aydınlatan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurdcan:  

(t.i. erk.) Yurda canlılık veren.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurdusev:  

(t.i. ka.) Ülkeni, yurdunu sev.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Yurt:  

(t.i. erk.) 1- At, kısrak. At sürüsü. 2- Orman.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurt Görev Partisi:  

Kısa Adı: * Genel Merkezi: Hatay Kuruluş Tarihi: 15.08.1946 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 15.08.1946 Sona Eriş Nedeni: Faaliyete geçmeden, oluşumundan vazgeçildi. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti -1 (1945 - 1960)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Yurt İçi:  

Yanlış: Yurtiçi Doğru: Yurt İçi(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Yurt Partisi:  

Kısa Adı: YURT-P Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 14.03.2002 Genel Başkanı: Sadettin Tantan Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Yurtseven:  

(t.i. ka.erk.) Yurdunu milletini seven. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yurtsever:  

(t.i. erk.) (bkz:: Yurtseven)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yusuf:  

Refik Halit Karay'ın yazdığı Karlı Dağdaki Ateş romanındaki ana karakter. Kendisini çok beğenen, daha doğrusu dışarıya bu imajı veren, sevdiğini açıkça söylemeyip içine atan, dış görünüş itibari ile fazla çekici olmayan, fakat yaşadığı hayattan ötürü herkesin ilgisini çeken, kırk yaşlarında bir kayakçıdır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Yusuf:  

Orhan Kemal'in yazdığı Bereketli Topraklar Üzerinde kitabının baş karakteri. İflahsızın Yusuf Evlidir. Azimli, çalışkan bir kişiliğe sahiptir. Yusuf kendisine haksızlık yapılmasını hiç sevmez. Haksızlıklara dayanamaz. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Yusuf:  

Sabahattin Ali'nin yazdığı Kuyucaklı Yusuf kitabının baş kahramanı. Kimsesiz, fakir bir halk çocuğudur. Küçük yaşlarda ailesini kaybetmiştir. Sert, haşin, insanlara çok güvenmeyen, cesur bir kişidir. Muazzez'i sevmektedir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Yusuf:  

(a.i. erk.) 1- Hz. Yakub (a.s.)'un oğlu olan peygamber Hz. Yusuf. 2- İbranice; inleyen, ah eden, inilti.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Yusuf:  

(i.) Korkak kimse. Yusufçuk da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yusuf Altıntaş:  

(lakabı/sp.) Rambo(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Yusuf Peygamber:  

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden biri. Hz. Yusuf, Yakup Peygamberin oğludur. Babasının, ileri derecede sevgisini kazandığından diğer kardeşleri kendisini kıskanmıştır. Kardeşleri, bir yolunu bulup bir bahane ile onu kıra götürüp bir kuyuya atmışlardır. Sonra da Mısır’a giden bir kervan onu alıp Mısır hükümdarının vezirine satmıştır. Böylece genç yaşta Firavun’un sarayına girmiştir. Firavun’un vezirinin hanımı tarafından kendisine yapılan çirkin teklifi reddeden ve bunun üzerine iftiraya uğrayan Hz. Yusuf, bir süre zindanda kaldıktan sonra kurtulmuştur. Daha sonra peygamberlikle görevlendirilmiştir. Hz. Yusuf’a rüyaları yorumlama ve iktisat ilmi verilmiştir. Mısır Devleti, mali yönden kriz yaşadığı için Hz. Yusuf devletin durumunu düzeltmek amacıyla hazinenin başına getirilmiştir. Sonra da devlet başkanı olmuştur. İnsanları İslam’a çağırmıştır. İnsanlar bu çağrıya olumlu cevap vermiş ve onun döneminde güzel bir hayat sürmüşlerdir. Yusuf Peygamberin mezarının Kudüs yakınlarındaki Halilürrahman kasabasında olduğu söylenir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Yusuf Suresi:  

(a.i. سورة يوسف) yusuf sûresi; başından sonuna kadar yusuf peygamber'den bahsettiği için bu adı almıştır. kur'an-ı kerim'de 12 nci sure, 12 nci cüz, 234 ncü sayfadadır. 111 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 53 ncü sıradadır. hud suresi'nden sonra, hicr suresi'nden önce 1 , 2 ve 3 ncü âyetler medine'de, diğerleri mekke'de inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Yusuf suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in on ikinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Yüz on bir ayettir. Ağırlıklı konu, Hz. Yusuf ve onun başından geçen olaylar olduğu için Yusuf Suresi adını almıştır. Surede, Kur’an-ı Kerim’in apaçık, anlaşılır ve Arapça bir kitap olduğu belirtilir ve ardından Kur’an-ı Kerim’in deyimiyle “en güzel kıssa” anlatılmaya başlanır. Kıssaya göre, Hz. Yusuf gördüğü bir rüyayı babası Hz. Yakup’a anlatmış, babası da bu rüyasını diğer kardeşlerine haber vermemesini öğütlemiştir. Çünkü rüyanın yorumuna göre Hz. Yakup, Yusuf’un büyük bir peygamber olacağı sonucunu çıkarmıştır. Bundan dolayı Hz. Yusuf’a farklı davranmış, kardeşleri de bu durumu kıskanıp onu bir kuyuya atmış ve ‘Onu kurt yedi.’ diye babalarına yalan söylemişlerdir. Kuyunun yakınından geçmekte olan bir kervan Yusuf’u kuyudan çıkarmış ve vezire köle olarak satmıştır. Hz. Yusuf, saraya yerleşmiştir. Vezirin karısının çirkin teklifini reddedince hapse atılmıştır. Hapiste boş durmayıp insanları Allah’ın dini olan İslam’a çağırmıştır. Zindanda, Allah tarafından Yusuf Peygambere rüyaları yorumlama ve iktisat ilmi öğretilmiştir. Kralın gördüğü ilginç bir rüyanın yorumunu güzel yapıp sunduğu çözümden dolayı maliyenin başına getirilmiştir. Bu arada, Kenan (Filistin) diyarında çıkan kıtlıktan dolayı yardım isteğinde bulunan kardeşlerine yardım etmiştir. Sonunda, annesini, kardeşlerini ve kendisinin ayrılığından dolayı gözlerini kaybeden babasını Mısır’a getirtmiştir. Kur’an-ı Kerim, Yusuf Kıssası’nın gayba ait olduğunu, okuma yazma bilmeyen ümmi birinin anlatamayacağını belirterek Hz. Muhammed’in peygamberliğine bir delil olarak sunmuştur. Bu kıssada Kureyşli müşriklere şu mesaj verilir: “Nasıl ki Yusuf kıskanç kardeşleri tarafından kovulmuş, sonra peygamberlik ve devlet yönetimi verilerek başarılı olmuşsa; Hz. Muhammed de Kureyşli akrabaları tarafından kovulsa bile hicretle beraber zafere ulaşacaktır.” Surede kıssanın anlatımı bittikten sonra Yüce Allah, kendisine şirk koşmanın yasaklığına değinir. Kıyametin kopmasının ve ahiret gününün gerçek olduğu haber verilir. İnsanlar, Allah’ı tespih ederek onu anmaya ve her türlü eksik nitelendirmelerden uzak tutmaya çağrılır. İlahî yardımın tüm peygamberlere geldiği gibi Hz. Muhammed’e de geleceği haber verilir. Kur’an-ı Kerim’in Allah’ın vahyi olup mutlak doğruyu haber veren bir kitap oluşunu açıklayan ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

yusufçuk:  

Yusufçuk kelimesi Türkçe'de "1. Tevrat ve Kuran'a göre Hz. Yakup'un en küçük oğlu, 2. çok güzel yüzlü kimse, kız yüzlü oğlan" anlamına gelir. Yusuf "1. Tevrat ve Kuran'a göre Hz. Yakup'un en küçük oğlu, 2. çok güzel yüzlü kimse, kız yüzlü oğlan" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük İbranice yūseph יוסף z "1. arttırır 2. 'Allah arttırır', Hz. Yakup'un küçük oğlunun adı" sözcüğünden türetilmiştir. Yusufçuk kelimesi tarihte bilinen ilk kez "zar kanatlı bir böcek, kız böceği" Ahmet Vefik Paşa, Lugat-ı Osmani (1876) eserinde yer almıştır. Yusufçuk kelimesi Türkçe'de "" anlamına gelir. Yusufçuk kelimesi Türkçe'de "Parlak renkli, iri kanatlı, büyük kız böceği (Libellula variegata)." anlamına gelir.(Konusu: , Kökeni: )

Yusufçuk Atmak:  

(d.) Korkmak, korktuğu belli olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yuşa:  

(t.i. erk.) Tarihlerde, Peygamber olduğu rivayet edilen Yûşa b. Nün.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yuşa:  

Kur’an-ı Kerim’de adı geçmemesine rağmen, bazı dinî kaynaklarda peygamber olduğu söylenen kişi. Hz. Yuşa, Hz. Yusuf’un oğlu ‘Efrayim’in torunlarındandır. Anlatılanlara göre, Hz. Musa ölürken Hz. Yuşa’yı kendi yerine vekil bırakmıştır. Hz. Yuşa, Hz. Musa’nın ölümünden üç gün sonra İsrailoğulları’nı alıp çölden çıkarmış, Şeria nehri kenarına götürmüş ve Eriha şehrini fethetmiştir. İsrailoğulları böylece dedelerinin vatanı olan Kenan bölgesine girmişlerdir. Yuşa Peygamber daha sonra Şam diyarını ele geçirmiş ve İsrailoğulları’nın yönetimini ele almıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Yutmak:  

(f.) İnanmak, aldanmak, kanmak. Örn:: Yutmuyorlar usta yutmuyorlar.. diye homurdandı. Pılıyı pırtıyı toplayıp dükkanı kapamaktan başka çare yok. (Sabahattin Ali, Millet Yutmuyor)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yutmak:  

1. ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek. 2. MEC. başkasının bir şeyini haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak. \"Amerika dünyayı yutmak mı istiyordu?\" 3. TEKLİFSİZ (SENLİBENLİ) KONUŞMADA (bir hakarete) ağzını açıp bir karşılık vermemek, sesini çıkarmamak. \"O kadar kötü sözü yutup, yoluna gitti\" 4. TEKLİFSİZ (SENLİBENLİ) KONUŞMADA farkına varmamak, inanmak, aldanmak, kanmak. \"Söylediklerini yuttuğumu sandı\" 5. TEKLİFSİZ (SENLİBENLİ) KONUŞMADA türlü anlamlara gelebilen bir sözü, amaçlanan anlamıyla anlayamamak. 6. sözcükleri doğru ve tam olarak söyleyememek. \"Acele eder, kimi heceleri, sözcükleri yutardı\" 7. söylemek istediği bir sözü kendini tutup söyleyememek. \"Dilimin ucuna gelmişti ama yutmak zorunda kaldım, onu kırmak istemedim\" 8. TEKLİFSİZ (SENLİBENLİ) KONUŞMADA çok iyi ve eksiksiz bir biçimde öğrenmek. \"Dersleri yutar, en iyi notları alırdı\" 9. HALK AĞZINDAN (kumarda, oyunda) kazanmak, ütmek.(Konusu: , Kökeni: )

Yutmazsa Gargara Etmek:  

(d. yun. gargarisma'dan gargara türk.) inanmazsa inanmasın, kanmazsa kanmasın, yutmazsa yutmasın ne yapacak? anlamında kullanılır. Örn:: Hacivat- Yutar mı? Karagöz- Gargara etsin. (Karagöz, Kayık) Yutmasa Bile Gargara Yapsın biçiminde de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yutulmak:  

nesnesiz (nesne almayan) eylem yutmak eylemine konu olmak.(Konusu: , Kökeni: )

Yuva:  

(i.) Cami avlusu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yuva:  

ad 1. kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek ya da yavrulamak için, türlü şeylerden yaptıkları ve türlü boyutlarda, biçimlerde olabilen barınak. \"Kırlangıç yuvası, karınca yuvası, sansar yuvası\" 2. genellikle ailenin oturduğu ev, aile ocağı. \"İnsan yuvasını özlemez mi?\" 3. ikiyle dört yaş arası çocukların bakıldığı, okulöncesi eğitim kurumu. 4. kimsesizlere, yoksullara yardım ereğiyle kurulmuş barınak. 5. kimi kötü nitelikli kişilerin çok bulunduğu, toplandığı yer. \"O kahve kumarbaz yuvası oldu\" 6. MEC. bir şeyin öğretildiği yer. \"Okul bilgi yuvasıdır\" 7. MEC. bir şeyin çok bol bulunduğu yer. \"Göl balık yuvasıydı\" 8. bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu ya da içine yerleştirildiği oyuk. \"Göz yuvası, kilit yuvası\" 9. içine bir şey yerleştirmek için matkap ya da burguyla oyuk açmak. 10. ikiyle dört yaş arası çocukların bakıldığı, okulöncesi eğitim kurumu açmak. 11. yuva oluşturmak, yuva hazırlamak. \"Serçe ağaca yuva yapmış\" 12. evlenmek. \"Her genç yuva yapmak ister\" 13. (birinin) eşinden boşanmasına yol açmak. \"Dedikoduyla kadıncağızın yuvasını yıktılar\" 14. eşinden ayrılarak kendi aile düzenini yok etmek. \"Adam yuvasını yıkmak için elinden geleni yaptı\"(Konusu: , Kökeni: )

Yuvarlak:  

(i.) 1- Makat, anus. 2- Edilgin eşcinsel erkek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yuvarlakbaz:  

(Körm. O.) Yuvarlak cisimleri yok edip tekrar çıkararak el çabukluğu ve göz bağcılığı gösteren oyuncu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Yuvarlaklık:  

Çoğunlukla taneni, asiditesi ya da şeker oranı ön plana çıkmayan dengeli şaraplar için kullanılan bir terim.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Yuvarlamak:  

(f.) 1- İçki içmek özellikle bir tek rakıyı bir yudumda içmek. Örn:: Kadın-Karagöz bir tane de sen yuvarla. (Karagöz, Bahçe) 2- (Tavla, barbut vb. oyunlarda) Zarları atmak. Örn:: Sebayidüydü de neden kaptın? -Kapmadım sittin sene bekleyecek değiliz ya. Bu cenabetleri bir sen yuvarlayacaksın bir ben. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) 3- Sümüğüyle oynamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yüce:  

(t.i. ka.erk.) Yüksek, büyük, ulu, bala. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yüce Diriliş Partisi:  

Kısa Adı: YÜCEDİRİ-P Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 16.04.2007. Öncülü Diriliş Partisi'dir. Genel Başkanı: Sezai Karakoç Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Aşırı Sağ İdeoloji: İslamcılık, Ümmetçilik NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Yüce Görev Partisi:  

Kısa Adı: YGP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 06.06.1983 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 25.08.1983 Sona Eriş Nedeni: Dağıldı. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji:> * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Yücealp:  

(t.i. erk.) Büyük, ulu yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yücel:  

(t.i. ka.erk.) Yüksel, yüce bir duruma gel, başarı kazan, ilerle. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yücelay:  

(t.i. ka.erk.) (bkz. Yücel) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Yücelen:  

(t.i. erk.) Yükselen, yüce bir duruma gelen, ilerleyen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yücesan:  

(t.i. erk.) Saygın bir adı olan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yücesoy:  

(t.i. erk.) Saygın, ulu, soylu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Yücetekin:  

(t.i. erk.) (bkz:: Yüce)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

yük:  

ad 1. taşıt, araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin tümü. "Kamyona fazla yük koymuşlar" 2. taşıt, araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar. "Bir kamyon yükü kömür toz çıktı" 3. ev eşyası. "Yükümüzü yükleyip taşındık" 4. MEC. birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev. "Evin yükü onun sırtındaydı" 5. MEC. isteksiz, gönülsüz yapılan, can sıkıcı iş. "Bu yüke katlanmam" 6. FİZİK TERİMİ bir cismin yüzeyine biriken elektrik miktarı. "Bulut yükünü boşalttı" 7. ağırlık. "Yapının yükünü direkler kaldırır" 8. HALK AĞZINDAN doğacak bebek. "Kadın yükünü düşürmüş" 9. ağırca, sıkıntılı bir işini yaptırmak. "Size yük olmak istemezdim ama ben bu işi beceremem" 10. paylaşmaları gereken bir harcamayı ona yaptırmak. "Ben, dostlarına yük olanlardan değilimdir" 11. yapması beklenen ağır bir işi başarmak. 12. MEC. gördüğü iyiliğin karşılığı olarak bir şeyler yapmak. 13. taşıyabileceği en ağır yükü yüklenmiş olmak. 14. (taşıt, salon vb.) ağzına değin dolmak. "Vardığımızda meyhane çoktan yükünü almıştı bile"(Konusu: , Kökeni: )

Yüklenmek:  

(f.) Belirli bir süre içki İçmiş, esrimeye başlamış olmak. Örn:: Meclisin yapıldığı yerin kapı dibinde bir gözcü olurmuş. Arada bir ona da dem sunulurmuş. Gözcü yüklenince o gider yerine başkası gözcülük edermiş. (Kemal Sülker, İçki ve Toplum)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Yüklü:  

(sf.i.) 1- Esrik, sarhoş. 2- Zengin paralı. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

yüklü:  

sıfat 1. üstünde yük bulunan, yüklenmiş, yükü olan. \"Yüklü ata çocuğu da bindirdi\" 2. yapılacak işi çok olan, çok dolu. \"Bugünlerde yüklüyüm, sonra görüşelim\" 3. çok çalışmayı gerektiren, çok dolu, çetin, güç, zor. \"Yüklü bir program yaptık\" 4. bir şeyden üzerinde çok bulunan. \"Meyve yüklü ağacın dalları eğiliyordu\" 5. pek çok, çok fazla. \"Eline yüklü bir para geçmişti\" 6. HALK AĞZINDAN gebe, hamile. 7. ARGO çok paralı, varsıl, zengin (kimse). 8. ARGO çok sarhoş (kimse).(Konusu: , Kökeni: )

yüklü ağırlığı … tondan fazla olan taşıt giremez:  

(TT-24) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhası yüklü ağırlığı levhada belirtilen değerden fazla olan araçların girişinin yasak olduğunu bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

yüksek:  

sıfat 1. altıyla üstü arasındaki uzaklık çok olan. "Masa yüksek olmuş" 2. düzeyi, belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. "Yüksek yaylalarda kar bol olur" 3. çok güçlü, etkili, yeğin. "Sıcaklık, yüksek basınç alını oluşturmuştu" 4. olağan değerin, yaygın olanın üstünde olan, miktar olarak çok olan. "Yüksek ücretli bir iş buldu" 5. MEC. aşaması ya da makamı üstün olan. "Devlet, yüksek görevlilerine zam yaptı" 6. MEC. toplum içinde para, ün vb. yönünden üstünlüğü olan. "Yüksek çevrelere girmek güçtür" 7. MEC. erdemli, yüce. "İçi yüksek duygularla dolmuştu" 8. ad üst yanda bulunan, yukarıda olan yer. "Yükseklerde bulutlar vardı"(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

Yüksek Atış:  

(Atıcılık Ter.) Yüksek kuleden yapılan tek atışlı skeet türünde atış. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Yüksek Atlama:  

(Atletizm Ter.) Belirli bir hız kazanıp sıçrama yoluyla yüksekte bulunan çıtanın üstünden diğer tarafa geçmeye dayanan atletizm atlama dalı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Yüksek Çıkış:  

(Atletizm Ter.) Zemine sadece ayakların değdiği, orta ve uzun mesafe koşularında uygulanan çıkış tekniği.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

yüksek gerilim:  

Yüksek gerilim (yüksek voltaj), genel olarak yaşayan canlılara zarar verecek yükseklikte gerilimdeki elektrik enerjisi anlamına gelir. Yüksek gerilim taşıyan gereçler ve iletkenler belirli güvenlik gereklilikleri ve prosedürlerini temin etmelidir.(Konusu: , Kökeni: )

WhatsApp