MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Tahiti Milli Tk:

milli tk.lakabı: Adanın Takımı (l’Equipe du Fenua)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Ayıngacı:  

(erm.i. t.e.) Tütün kaçakçısı. Örn:: Bir ekmek de sen alacak mısın eve bakalım. Ben sekiz yaşında ayıngacıydım. (Hulki Aktunç, Aşka Kimse Yok)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ayıngacı:  

(erm.t.i.) Tütün kaçakçısı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Ermenice)

Ayıngacılık:  

(erm.t.i.) Tütün kaçakçılığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Ermenice)

ayıp:  

1- Eksiklik, noksanlık, kusur. Örn:: “Kim bir Müslümanı bir günahı sebebiyle ayıplarsa, o kişi aynı günahı işlemeden Allah onun canını almaz.” (Hadis) 2- Utanılacak şey, utanç veren söz ve davranış. 3- Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan utanılacak durum ve davranış. Örn:: “Kim bir Müslümanın aybını örterse Allah da kıyamet günü onun ayıplarını örter.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ayıp Sallamak:  

(d. a. ayb, t.f.) (Birisi) Kendisinden beklenmeyen bir davranışta bulunmak, ayıp etmek. Örn:: Osman: Şimdi ayıp salladın. amca Nuri: Efendim? Osman: Ayıp ettin yani. (Aziz Nesin, Toros Canavarı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ayıpsın:  

(d. a. ayb, t.e.) Ayıp ettin anlamında söylenir. Örn:: Ayıpsın Kenan abi bize haybeye Pislik Hadiye demediler. Anında daatırım orayı bizzat. (Engin Ergönültaş, Zalim Şevki) Örn:: Ayıpsın çünkü kayıpsın. (bkz:: Kayıpsın)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

ayırıcı:  

sıfat 1. ayırma işini yapan. "Biz bu konuda ayırıcı olmayız, birleştirici oluruz" 2. ayırma gücü ya da özelliği olan.(Konusu: , Kökeni: )

Ayırma:  

(Boks Ter.) Hakemin sarılma, tutma gibi oyunun kilitlendiği durumlarda boksörleri bir veya birkaç adım geri çekmesi komutu. Break. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

ayırma:  

ad ayırmak eylemi.(Konusu: , Kökeni: )

ayırt:  

ad bir şeyin niteliğini oluşturan özelliklerden her biri anlamında olup edilmek , etmek , varmak gibi eylemlerle birlikte kullanılır.(Konusu: , Kökeni: )

Ayırtı:  

Fr. nuance - Alm. Nuance) Tiyatro konuşmasında, söylenecek bir parçada ana düşünceyi tamamlayan tümce ya da tümceler.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ayıtmak:  

(t.f. aymak'tan) (Birisinin) Dikkatli uyanık davranmasını sağlamak bir şeyin farkına varmasını sağlamak uyandırmak. Örn:: Arkadaş acemiye benziyor, İyi ayıt da aldanmasın. (Arslan Kaynardağ, Bitpazarının Gizli Dili ve Argosu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ayıüzümü:  

(itüzümü) Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir. 1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır. Faydası:: Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Ayilkin:  

(t.i. ka.) İlk çocuklara takılan isim.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

ayin:  

1- Tören, merasim, ibadet tarzı, usul. 2- Müslüman olmayanların, özellikle de Yahudi ve Hristiyanların ibadet biçimleri. 3- Çeşitli tekke ve tarikatların hareket ve musiki unsurlarını taşıyan dinî merasimler. 4- Mevlevilerde sema yaparken okunmak ve çalınmak üzere bestelenmiş manzume.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Aykaç:  

(t.i. erk.) 1- Söyleyen, konuşan. 2- Akıl veren. 3- Ozan, şair. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Aykan:  

(t.i. erk.) Soylu, asil, temiz kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ayke:  

(a.i. ka.) Sık koruluk.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Aykırı:  

(sf.) iyi para eden değerli eşya, antika.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aykut:  

(t.i. erk.) 1- Kutlu, uğurlu ay. 2- Karşılık, mükafat.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Aykut Oray:  

Dizi Karakteri: Horozcu Katil Dizi Adı: Bizimkiler. 1989-2002 yılları arasında (14 yıl) 15 sezon kesintisiz olarak yayınlanmış aile türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Aykutalp:  

(t.i. erk.) Mükafat veren kahraman, iyi karşılık veren bahadır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ayla:  

(t.i. ka.) Ay'ın ve güneşin etrafında bazı zamanlarda görülen halka, ayla. Beyaz ışık. (bkz:: Hale)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aylak Adam:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Yusuf ATILGAN Kitabın Konusu: Herhangi bir işte çalışma ihtiyacı duymayan, ailesinden kalan mirasla geçinen, sorumluluk sahibi olamayan, hayatını aylaklık ederek geçiren genç bir adamın hikayesini anlatmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Toplumun çizdiği sınırların dışına çıkmak kişiye bazı güçlükler yaşatabilir. Kitapta alışmışlığa, sıradanlığa karşı çıkan bir adamın öyküsü anlatılmaktadır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Aylandız:  

(kokarağaç) Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır. Faydası:: Bağırsak solucanlarını düşürür.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Aylandız:  

(lat.i. ailanthus) [Endonezya dilinden] Sedef otugillerden, çok çabuk geliştiği ve yapraklarını uzun süre dökmediği için gölge ağacı olarak yetiştirilen, kötü koktuğu için halk arasında kokar ağaç, osuruk ağacı da denen, Çin menşeli bir ağaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

aylık:  

ad 1. bir kimseye bir iş, bir görev karşılığı olarak ya da geçimi için her ay verilen para. "Ona aylık bağlamışlar" Benzer: maaş 2. sıfat ayda bir kez olan, yapılan ya da çıkan. "Kurul, aylık toplantısını yaptı" 3. sıfat bir ay içinde elde edilen. "Aylık geliri onu geçindiriyor" 4. sıfat (birim zaman olarak) bir ay sürecek olan. "İki aylık işimiz kaldı" 5. sıfat (bebek için) herhangi bir aydan bu yana var olan. "Bebek altı aylık oldu" 6. bir işyerinde gündelikçilikten ya da ücretlilikten temelli kadroya alınmak. 7. çalışması karşılığında her ay belirli bir para alınacak bir göreve, işe başlamak.(Konusu: , Kökeni: )

Aylin:  

(t.i. ka.) Ay'a ait. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aylin Urgal:  

Rezzan Aylin GÜROL (d:1951; ö:1985)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Aylurofobi:  

(ing.i. ailurophobia) kedi korkusu. (bkz:: Elurofobi, Felinofobi, Galeofobi)(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ayman:  

(t.i. erk.) Ay gibi güzel, ışıklı kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Aymete:  

(t.i. erk.) (bkz:: Mete)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Aymutlu:  

(t.i. erk.) (bkz:: Mutlu)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ayna:  

(fars.i. ayine) 1- Çok iyi fevkalade harika anlamlarında kullanılır. Örn:: Ben ne zaman kırda çakal görsem işim aynadır. (Refi Cevat Ulunay, Dağlar Kralı Balçıklı Ethem) 2- (Bir şey) Apaçık görünme.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ayna:  

(Kar.) Karagözcülerin "perde" için kullandıkları terim. Ayna, mermerşahiden yapılırdı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

ayna:  

ad 1. nesnelerin görüntüsünü veren, ışığı yansıtan, cilalı ve arkası sırlı cam. 2. DEN. küreğin uçtaki yassı bölümü. 3. DEN. gemilerde işaretçilerin kullandığı dürbün. 4. DEN. akıntıların karıştığı yerde oluşan su burgacının yüzeyi. 5. (atlarda) dizkapağı. 6. karagöz oyununda perde. 7. MEC. bir olayı, bir durumu görmemize, anlamamıza yarayan, bir bakıma onu yansıtan durum ya da şey. \"İş, kişinin aynasıdır\" 8. ARGO çok iyi, olağanüstü, çok güzel, iyi bir durumda, yolunda. \"Bakıyorum da işleriniz iyice ayna beyim\" 9. dümdüz ve parlak. \"Masayı cilaladım, ayna gibi şimdi\" 10. (deniz için) dümdüz, durgun, kımıltısız. \"Deniz ayna gibiydi, dibi görünüyordu\"(Konusu: , Kökeni: farsca)

Aynadaki Yalan:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Necip Fazıl KISAKÜREK Kitabın Konusu: 1970 yılında yazılmış bu eser Necip Fazıl Kısakürek’in, roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseri. Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci'nin etrafında gelişir. Bu hayat, Necip Fazıl’ın kendi hayatı değildir ama onun hayat hikayesindeki bir çok unsuru içinde barındırır. Naci, çevresine karşı davranışlarıyla, kadın, cemiyet ve sanat anlayışıyla, hayata ve ölüme dair düşünceleriyle bir karakter bütünü oluşturur. Ayrıca roman Siyah Pelerinli Adam ismi ile tiyatroya uyarlanmıştır. Kitabın Ana Fikri: Romanda başkişi Naci’nin bohem bir hayattan şeriat ve tasavvuf hayatına yönelmesi ve mürşidini bulmasıyla yaşadığı dönüşüm söz konusudur. Hatçe: Askeri bir görev sırasında Naci’nin tanıdığı kızdır. Naci’nin akıl hocası Hüsmen Ağa’nın torunudur. Lösemi olan Hatçe, ölür. Ölmeden önce Naci ile evlenir. Mine: Solcu olan ve kendini farklı gösteren bir kızdır. Naci’yi sever. Bir kaza sonucu ölür. Belma: Naci’nin hayatındaki en önemli kadındır. Naci onu sever ama yaşanılanlar Naci’yi kendisine düşman haline getirir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Aynalamak:  

(fars.f. t.e.) Anlamak, kavramak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aynalı:  

(fars.sf. ayine, t.e.) 1- İyi, hoş. (durum şey) Örn:: Amma demem ben ona kara, sevda Senin bu sevdan, bembeyaz aynalı bir sevda. (Osman Cemal, Kaygılı Çingeneler) 2- İyi durumda olan (kimse) Çingene. Örn:: Benim meryemetlü efendim daima aynalı olun. (Karagöz, Yazıcı) 3- Alımlı çekici güzel. (kimse) Örn:: Aynalı kanlara bakmak insanın gönlünü midye gibi açar be. (Hüseyin Rahmi Gürpınar, Bir Muadele-i Sevda) Örn:: Senin yenge de malın gözü yavrum. Aynalı karı. Örn:: Ağabeyin gurbette olduğundan baskısız kalmış. Balı akıyor. (Samİm Aşkın, Halk Plajı) (bkz:: Aynasız)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aynalı:  

(Kar.) Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından \"iyi\" ve \"güzel\" karşılığında kullanılan gölge oyunu argosu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Aynalı Sazan:  

Bilimsel Adı: Cyprinus carpio. Familyası: Tatlı Su Balığı. Siyah etli ve pullu balıklar sınıfındandır. Yağlarını kaslarında depolarlar. Daha yağlı ve daha lezzetli olmakla birlikte, sindirimleri zordur. Büyükçe pullar vücuda tek tük serpilmiş durumda olduğundan aynalı sazan denmektedir. Aynalı sazan bir kültür sazanıdır. Genel olarak doğa sazanı dediğimiz pullu sazanda vücut nispeten ince ve uzun olmasına rağmen, aynalı sazanda sırt yüksek ve daha geniştir. Üreme zamanı su sıcaklığına bağlı olarak Nisan – Temmuz arasındadır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Aynamelek:  

(t.a.i. ka.) Melek gibi, melek görünüşlü kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Tür+Ar)

Aynasız:  

(fars.sf.i. t.e.) 1- Kötü, olumsuz. Örn:: Tahkikat aynasız gidiyor işin ucu bize dayanacağa benzer. (Attila ilhan, Kurtlar Sofrası) 2- Hoş olmayan, aykırı. Örn:: Ve günün birinde yabancının biri sokakta aynasız ama herhalde hayranlık ifade eden bir laf atmıştı. (Zaven Biberyan, Yalnızlar) 3- Hileli (iskambil oyun zarı). T.iç.bk. Gebe Zar. 4- Polis bekçi vb. güvenlik kuvveti. Örn:: Otellere boş ver sen Aynasızlar erkete Çak işman al götür Kalelerde halvete. (Mehmed Gökçınar, manzume) Örn:: Argo ağızlı bir takım insanların onların gacolarının, yolsuz ama gariban aynasızların, medarı maişet peşinde minik memurların rol aldığı senaryomsu bir kitap. (Engin Bilginer, Babalar Senfonisi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aynasız:  

(Kar.) Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından \"kötü\" karşılığında kullanılan gölge oyunu argosu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Aynasızlanmak:  

(fars.f. t.e.) 1- (Durum) Kötüleşmeye başlamak. 2- (Kişi) Kötü olumsuz bir tavır takınmak. Örn:: -Bana bak hemşerim, kayıkta doğru otur ayna sız anma. (Hayali Küçük Ali, İstanbulun Taşı Toprağı Altın - meddah hikayesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aynaz:  

(T.K.O.) Köy oyunlarını yönetene verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ayndilge:  

(a.t.i. ka.erk.) Pınar, su, kaynak. Antakya-Halep arasında, Suriye sınırına çok yakın bir yerde bulunan kaynak su. Tarihte bu kaynak dolayısıyla önemli yerleşim bölgesi olmuştur. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Aynen:  

(a.z. ayn, asır'dan) Hemen, derhal anlamında kullanılır. Örn:: Bi de cirit atma yerine jilet atma olsaydı kardeşiniz de aynen katılır bi birincilik kapıp gelirdi (Haşan Kaçan, Hasanın Saksısı) Örnek:: Geliyor musun? -Aynen.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

aynı:  

(sf.) 1- bir başkası değil, kendisi, o. "Bu aynı kimseydi" 2- yine o. "Şarkıcı aynı şarkıyı söyledi" 3- özdeş, tıpkı; özdeşi, tıpkısı. "İkisi de aynı şeyden hoşlanıyordu, birinin kalemi ötekinin kaleminin aynısıydı" 4- aralarında eşitlik bulunan, birbirinden değişik ya da ayrı olmayan. "Bu giysiyi şimdi aynı paraya alamazsın" 5- eski durumunda kalmış, değişmemiş olan. "Köyün adamları aynıydı, kafaları hiç değişmemişti"(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

Aynı Anda Oluş:  

(bkz:: Simultane Sahne)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Aynı Kabağa Üflemek :  

(d. a. ayn, t. k.ler) (Bir konuda bir İşte) Başka birisi ya da birileriyle ortak olma,k ortak davranmak. Örn:: Üstelik mağdem ikimiz de aynı tongaya bastık, aynı kabağa üfiüyoruz demektir. (Attila İlhan, Kurtlar Sofrası) (bkz:: Aşere, Aşereci, Kabak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aynıhayat:  

(a.i. ka.) Hayatın gözü, hayat pınarı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Aynısefa:  

(gecesefası) Bileşikgillerden çiçekleri güzel, sarı renkli bir bitkidir. Faydası:: İdrar söktürür. Terletir. Aybaşı kanını söktürür ve aybaşı kanamalarının normal olmasını sağlar. İştah arttırır. Nikris ve sıracada da faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Ayni:  

(a.i. erk.) 1- Ayn'a ait. 2- Pınar, kaynak, göz. 3- Karşılığı mal olarak ödenmiş. el-Ayni, (1360-1451) yılları arasında yaşamış İslâm âlimi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Aynoroz:  

Resmi Tam Adı: Aynoroz Özerk Bölgesi Yunanca: Άγιον Όρος (Anlamı:Kutsal Dağ)(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Aynoroz:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtasında'nda, Doğu Avrupa'nın güneyinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Aynoroz:  

Yunanistan'a bağlı Özerk Bölge.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Aynoroz:  

Yönetim Şekli: 20 manastırı temsil eden 20 kişi ve küçük bir meclis tarafından yönetilir. Yunanistan'a bağlıdır.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Aynoroz:  

İdari Yapısı: 20 Manastır: 1-Megísti Lávra 2- Vatopédi 3- İviron (Gürcü manastırı) 4- Hilandariu (Sırp manastırı) 5- Dionysiu 6- Kutlumusiu 7- Pantokratoros 8- Ksiropotamu 9- Zografu (Bulgar manastırı) 10- Dohiariu 11- Karakalu 12- Filoteu 13- Simonos Petra 14- Agiu Pavlu 15- Stavronikita 16- Ksenofondos 17- Osiu Grigoriu 18- Esfigmenu 19- Agiu Panteleimonos (Rus manastırı) 20- Konstamonitou(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Aynoroz:  

Başkenti: Karyes(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Aynoroz:  

Komşuları: Güneydoğu Avrupa'da Yunanistan’ın Selanik şehri yakınlarındaki Halkidiki Yarımadasında, Kassandra Parmakları diye bilinen ve Ege Denizi’ne doğru uzanan 3 dar ve uzun yarımadanın en doğuda olanı.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Aynoroz:  

Resmi Dili: Yunanca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Aynoroz:  

Para Birimi: Euro veya Avro Para Birimi Kodu: EUR(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Aynoroz:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Aynoroz:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Aynoroz:  

Dini: bilgisi bulunamadı Mezhebi: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Aynoroz:  

Aynoroz Bayrağı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Aynoroz:  

Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Aynoroz:  

Genel Bkş: En yüksek noktası adanın en güneyindeki Athos Dağı'dır. (2.033m). Dünya ve Yunanistan'ın tek kadınsız bölgesidir. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Aynşems:  

(a.i. ka.erk.) 1- Güneş kaynağı. 2- Mısır'da bir kasaba. 3- Bir cins değerli taş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Aynştaynyum:  

( i. aynştay'nyum) (kim.) (fizikçi Einstein özel adından) Atam simgesi ES, Atom sayısı 99, atam ağırlığı yaklaşık 254 olan, uranyumun sürekli ısınmasıyla veya termonükleer tepkimeler sırasında oluşan yapay element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Aynur:  

(t.a.i. ka.) Ay ışığı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Tür+Ar)

Aynüddevle:  

(a.i. erk.) 1- Devletin gözü. 2- Devletin kaynağı. Aynüddevle. (Öl.1152) Danişmendli hükümdar. Melikşah'ın oğlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Ayol:  

(i. ay oğuf'dan kıs.) Edilgin eşcinsel erkek. Örn:: Çakozladın mı? tavuklardan biri ayol.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aypare:  

(f.t.b.i. ka.) Ay parçası. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fars+Tür)

Ayperi:  

(t.f.i. ka.) Ay yüzlü güzel, dilber.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Tür+Fars)

Ayral:  

(t.i. ka.erk.) Benzerlerinden farklı olan, kendine özgü, değişik. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Ayran Ağızlı:  

(d.) Bön, aptal.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

ayrı:  

(sf.) 1- hiçbir şeye bitişik olmayan, tek başına ya da başka yerde olan. "Onun evi ayrı yolu ayrıdır" 2- benzemeyen, başka türlü olan, başka olan. "O ayrı iş bu ayrı, karıştırmayın" 3-belirteç tek başına olarak, yalnız. "Karısından ayrı yaşıyor" 4. birbirinden değişik. "Her birinin ayrı ayrı işleri var" 5. her birine ayrı olarak. "Onlara ayrı ayrı söyledim" 6. her biri ayrı olarak. "Bunu bana ayrı ayrı söylediler" 7. birbirinden uzakta kalmak, ayrı ayrı yerlerde olmak. 8. MEC. düşünce ve davranışça uyuşmamak. "Bu konuda ayrı düşmek istemem"(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

ayrı ayrı:  

1. birbirinden değişik. "Her birinin ayrı ayrı işleri var" 2. her birine ayrı olarak. "Onlara ayrı ayrı söyledim" 3. her biri ayrı olarak. "Bunu bana ayrı ayrı söylediler"(Konusu: ikileme, Kökeni: )

Ayrıca:  

Yanlış: Ayrıyeten Doğru: Ayrıca(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

ayrıca:  

belirteç 1. ayrı olarak. \"Orada ayrıca ayakta duruyordu, yanına gittim\" 2. çok, ayrı bir önem verilerek. \"Bu konuda ayrıca durmak gerekiyor\" 3. bundan başka, buna ek olarak, bunun yanında. \"Size ayrıca şunu da söylemek istiyorum\"(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

ayrık er:  

komşu düşey sütunlarında aynı renkten başka piyon bulunmayan piyon.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Ayrıkotu:  

(ayrıkkökü) Buğdaygillerden yabani bir bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü kullanılır. İlkbahar ve sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı denilen çeşidi de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz ayrığı ise, zararlıdır. Faydası:: İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir. Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

ayrılma:  

(YI-6) Trafik Yatay İşareti: trafiğin akış istikametine göre sağ tarafa ayırma çizgisidir. taralı alan kullanılmaz.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Ayrıntı:  

(Alm. Einzelheit - Fr. detail - lng. detail) 1- Tiyatro parçasındaki ana düşünceye yardımcı olan sözcük, tümce ya da eşya. 2- Ayrıntı. (Referruat) 3- Dekorun küçük bir parçası.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ayrıntılı Tiyatro:  

(bkz:: Naturalist Tiyatro)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Aysal:  

(t.i. ka.erk.) Ay gibi, ay'a benzeyen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Aysan:  

(t.i. ka.erk.) Ay gibi, ay yüzlü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Aysberg:  

(ing.i. iceberg) (coğ.) Buzdağı. Kutup buzullarından yada donmuş denizlerden koparak, denizlerde yüzen, akıntılarla yer değiştiren, büyük bölümü su altında olan çok büyük buz parçası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Aysel:  

Adalet Ağaoğlu'nun yazdığı Bir Düğün Gecesi kitabının baş karakteri. Fitnat hanımın küçük kızı ve öğretim üyesi. Marksisttir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Aysel:  

(t.i. ka.) 1- Bol ışık saçan, ay. 2- Ay'ın en parlak zamanında doğan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aysema:  

(t.a.i.) Ka. Ay gözlü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Tür+Ar)

Aysen:  

(t.i. ka.) Ay gibi güzel. Parlak ve nurlu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aysev:  

(t.i. ka.erk.) Ay gibi sevgili. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Ayseven:  

(t.i. ka.) (bkz:: Aysev)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aysfild:  

(ing.i.) (coğ.) Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşmuş bulunan buz alanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Aysu:  

(t.i. ka.) Su gibi berrak ay.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aysuda:  

(t.i. ka.) Suya yansıyan ay.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Aysun:  

(t.i. ka.) Ay gibi ışıltılı ve güzelsin anlamında.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

WhatsApp