Haydi Öğrenelim!
Mineralbilim:
Mineralleri inceleyen bilim dalı.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Teneke Yuvarlamak:
Eski Tuluat oyunlarında, çoğu kez adı "İbiş" olan uşak, sahne gerisinde bir gaz tenekesi yuvarlar, sahneye öyle girer, seyirciler de bu alışılagelmiş harekete gülerlerdi. Bu terim bugün de tuluata kaçan, ucuz araçlarla seyirciyi güldürmeye kalkanlara uygulanır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
teneşir:
Üzerinde ölü yıkanan seki, uzun masa, kerevet. Örn:: “Gözüm kaldı şu kaplanın postunda, / Azrail de can almanın kastında, / Döne döne teneşirin üstünde, / Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz.” (Karacaoğlan)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tengiz:
(t.i. erk.) Deniz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tengizalp:
(t.i. erk.) Denizci yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tenih:
(Tul.) (Ermenice.) Makyaj.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tenis:
Tenis, belli bir alan,malzeme ve en fazla dört oyuncunun birden oynadığı bir spor dalı olduğundan sınırlı diyebileceğimiz sayıda terime sahiptir.Tenis terimleri içinde dilimizde karşılığını bulanlarının sayısı az değildir. Tenis terimleri ile bu spor dalının bir türevi olan masa tenisi arasında benzerlikler dikkati çekmektedir. Tenis terimleri genel olarak Türkçe terimlerin giderek fazlalaşacağı bir alan olarak görülmektedir. Bu sporun geniş halk kitleleri arasında yayılması ile öztürkçe terim sayısının fazlalaşacağı açıktır.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tenis:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tenis Servis:
(Voleybol Ter.) Üstten servis anlamına da gelen oyuncunun yüzünün fileye dönük olduğu durumda bir elle havaya atılan topa diğer elle vurma şeklinde gelişen servis. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Tenisçi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tenkan:
Özellikle vücudun 180 derece döndüğü dönüş hareketi.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )
Tennesin:
Sembolü: Ts Atom Numarası (Proton Sayısı): 117 Atom Ağırlığı: 294 (en kararlı izotopu) Elektron Sayısı: 117 Element Serisi: Bilinmeyen kimyasal özellikler (muhtemelen geçiş sonrası metal) Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 7A(17.), 7 Yoğunluk: 7.1–7.3 g/cm3 (tahmini) Erime Noktası: 623–823 K (350–550 °C, 662–1022 °F) (öngörülen) Kaynama Noktası: 883 K (610 °C, 1130 °F) (öngörülen) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Bilinmiyor Görünümü: Yarım etalik (öngörülen) Keşif: Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü, Lawrence Livermore Ulusal Laboratuar, Vanderbilt Üniversitesi ve Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı (2009) Ununseptiyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Ununseptiyum (Uus) Keşfi ilk olarak 2010 yılında duyurulmuş, başlangıçta "Ununseptiyum" olan adı ise Kasım 2016'da "Tennessin" olarak değiştirilmiştir.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Tennur:
(t.i. ka.) Teni nur gibi aydınlık, berrak olan güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Tenor:
(ita.i. tenore'den) Eşcinsel erkek. Örn:: Tenorundan yağlı kopiline hiç bakmaz iş olsun yeter ki orda aynen bitirir. (Kemal Gökhan Gürses, Aydınlarla Zontaların Savaşı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tenor:
Tiz, açık erkek sesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tenor:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tenşit:
(a.i. erk.) Şenlendirme, keyiflendirme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Tente:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tenten:
Tenten'in maceraları ismiyle 1929 yılında Belçika'da çizer Hergé tarafından yaratılmış çizgi roman dizisi. Genç bir gazeteci ve gezgin olan Tenten'in en yakınları köpeği Milu (Fındık) ve arkadaşı Kaptan Haddock'tur. Profesör Turnosol ve sakar dedektifler Dupont ile Dupond serinin diğer öne çıkan isimleri. Pek çok olayın geçtiği Mulinsar Şatosu da hikayelerde ön plandadır.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Tenten:
(bkz:: Tentür)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tentene:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tentür:
(fr.i. teinture) Sıvı afyon, afyon tentür, tenture dopium. Tenten diye de kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tentür:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tentürdiyot:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tenvir:
(a.i. erk.) Aydınlatma, ışıklandırma.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Tenya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tenyofobi:
(ing.i. taeniophobia, teniophobia) bağırsak şeritlerinden (tenya) korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
tenzih:
1- Arındırma, kötü şeylerden uzaklaştırma, kusur kondurmama. 2- Allah’ı, şanına ve zatına layık olmayan şeylerden uzak ve yüce tutma; yaratılmışlara ait olan her türlü eksikliği Allah’a yakıştırmama. Yüce Allah’ı eksikliklerden tenzih eden birçok sıfat vardır. Kıdem, Beka, Vahdaniyet, Muhalefetün lilhavadis ve Kıyambinefsihi Allah’ın tenzihi sıfatlarından bazılarıdır. Bu sıfatlardan yola çıkarak Allah’ı, doğmak, ölmek, ortağı olmak, yemek, içmek, evlenmek ve başkasına muhtaç olmak gibi insana ait nitelemelerden tenzih etmek gerekir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
tenzihen mekruh:
(bkz:: mekruh)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tenzil:
(a.i. erk.) İndirme, aşağı düşürme. Azar azar indirme. (Kur'an'ın)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
tenzil:
1- Peyderpey, yavaş yavaş, kademeli olarak indirme. Örn:: “Bu kitabın tenzili âlemlerin Rabbi’ndendir. Bunda hiçbir şüphe yoktur.” (Kur’an-ı Kerim Secde suresi 32/2 nci Ayet) 2- Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinin veya surelerinin insanların ihtiyaçlarına, aralarında meydana gelen olaylara, değişen şartlara, zamana ve duruma göre Hz. Peygamber’in yirmi üç yıllık peygamberlik süresinde Allah tarafından ayet ayet, sure sure indirilmesi. Örn:: “Gerçek şu ki, bu Kur’an’ı sana tenzil eden biziz.” (Kur’an-ı Kerim İnsan suresi 76/23 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tenzile:
(a.i. ka.) (bkz:: Tenzil)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
teokrasi:
1- Yönetimin din adamları tarafından gerçekleştirildiği siyasi toplum düzeni. 2- Yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarına ilişkin bütün devlet gücünün, ancak ilahî kaynaklı olması hâlinde geçerlilik ve hukukilik kazanacağını savunan ve bu gücün sadece Tanrı’nın yeryüzündeki vekilleri tarafından kullanılabileceğini öngören siyasi düşünce.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Teokrasi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teokratik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teolog:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
teoloji:
(ing.i. theology) tanrı Bilimi. tanrı kavramı ve din olgusunu inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
teoloji:
1- Yeryüzündeki dinleri; doğuşları, tarihleri, inanç esasları, ibadet biçimleri, bağlıları, yayıldığı yerler başta olmak üzere bütün yönleriyle inceleyen ilim dalı. 2- Allah’ın varlığı, birliği, yaratması, hüküm koyması, isimleri ve sıfatları gibi konularla uğraşan, insan yaşamının anlamını inceleyen ilim dalı, din ilmi, ilahiyat.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Teoloji:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teolojik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teolojikofobi:
(ing.i. theologicophobia) teolojiden (dini bilgilerden) korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Teoman:
Fazlı Teoman YAKUPOĞLU (d:1967; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Teoman:
(t.i. erk.) Hun imparatoru Mete'nin babası.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Teorem:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teori:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teorik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teorikman:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teorisyen:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tepe:
(apex) Uç. Herhangi bir organ veya oluşumun koni şeklinde gittikçe sivrilen uç kısmı. Apeks.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Tepeden İnme:
(bkz:: Deus ex Machine)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tepegöz:
(i.) 1- Erkeklik organı, penis. 2- Hamam özellikle eski tarzda kubbeli hamam.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
tepeüstü:
belirteç tepesi yere gelecek biçimde, tepesi üstü, tepetaklak. "Çocuk koltuktan tepeüstü düştü ama bir şey olmadı"(Konusu: , Kökeni: )
Tephirhane:
(b.i) Genellikle bulaşıcı hastalık dolayısıyla mikroplu sayılan eşyanın sıcak buğu ile mikroptan arındırıldığı, temizlendiği yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
tepkebilim:
RUHBİLİM TERİMİ bileşik · ad bütün davranışların tepkeler, tepke zincirleri ve özellikle koşullu tepkeler yoluyla açıklanıp yorumlanabileceğini öne süren görüş.(Konusu: , Kökeni: )
Terakki:
(a.i. erk.) İlerleme, yükselme, gelişme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası:
Kısa Adı: TCF Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 17.11.1924 (Cumhuriyet Dönemi'nin ilk muhalefet partisi) Genel Başkanı: Kazım Karabekir Sona Eriş Tarihi: 03.06.1925 Sona Eriş Nedeni: Bakanlar Kurulu Kararı ile kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Liberal Muhafazakarlık NOT: Tek Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti. (1923 – 1945)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
Teras:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teratofobi:
(ing.i. teratophobia) hilkat garibelerinden, ucubelerden, deforme bir çocuk doğurmaktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
teratoloji:
(ing.i. teratology) oluşum anomalisi bilimi. anormal gelişim, doğum anomalilerini inceleyen embriyoloji ve patoloji bilimlerinin bir alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
teravih namazı:
Ramazan ayında yatsı namazından sonra sünnet olarak kılınan namaz. Teravih namazı yirmi veya sekiz rekât olarak kılınır. Hanefi Mezhebinde yirmi rekât kılınacağına dair hadisle amel edilir. Teravih, Hz. Ömer döneminden itibaren cemaatle kılınmıştır. Camiye gidemeyenler teravih namazını evlerinde de kılabilirler. Bir özür sebebiyle oruç tutamayanlar da teravih namazı kılabilirler. Teravih namazının kazası yoktur. “Kim ramazan ayının sevabını Allah’tan bekleyerek (oruç tutarak, teravih namazı kılarak) değerlendirirse Allah onun geçmiş günahlarını affeder.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Terazi:
(Cimnastik Ter.) Cimnastikte, vücudun, asılarak ya da dayanarak yere koşut bulunduğu denge duruşu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
terbiye:
1- Edeplendirme, eğitme, eğitim verme, yetiştirme, yetenekleri geliştirme, davranışları kontrol etme. Örn:: “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi hediye veremez.” (Hadis) 2- Allah’ın “Rab” isminin bir gereği olarak, tüm varlıkların var olmalarından ölümlerine kadar, her türlü durumlarıyla ilgili kurallar koyması ve insanları vahiy göndermek suretiyle eğitip geliştirmesi ve mükemmel bir insan hâline gelmeleri için onları yetiştirmesi. Örn:: “Beni Rabbim terbiye ettiği için edebim güzel oldu.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Terbiyum:
Sembolü: Tb Atom Numarası (Proton Sayısı): 65 Atom Ağırlığı: 158.92535 g/mol Elektron Sayısı: 65 Element Serisi: Lantanit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 6 Yoğunluk: 8.27 g/cm3 Erime Noktası: 1360.0 ° C (1633.15 K, 2480.0 ° F) Kaynama Noktası: 3041.0 ° C (3314.15 K, 5505.8 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi beyaz Keşif: Carl Mosander (1843) Terbiyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Terbiyum, yüksek sıcaklıktaki yakıt hücrelerinin stabilizörü olarak kullanılır. Alaşımları elektronik cihazlarda ve manyetik alan göstergeleri olarak da kullanılabilir.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Terbiyum:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tercan:
(t.i. ka.erk.) 1- Genç, taze, delikanlı. 2- Kırmızı buğday. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Tercihane:
(b.i) (Divan edebiyatı terimi) Tercii bentlerde bentlerin her biri. (esk) Terciibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
tercüme:
1- Çeviri, bir sözü bir dilden başka bir dile aynen çevirme. 2- Bir metni, bütün edebî özelliklerini ifade etmeye özen göstererek bir dilden başka bir dile denk bir anlam ile çevirme. İslam bilginleri Kur'an-ı Kerim’in sadece anlamıyla değil kelimeleri, kelimelerin cümledeki dizilişi ve bu dizilişten doğan ahenkle de mucize olduğundan, tercüme edilmesini mümkün görmemişlerdir. Tercüme ile Kur'an-ı Kerim’in anlatmak istediklerini tam karşılamanın imkânsız olduğunu belirten İslam âlimleri, tercüme yerine “meal” kavramını kullanmışlardır. Hiçbir meal, Kur’an-ı Kerim’in asıl metninin yerine geçemez. Her meal bir tefsir niteliğindedir. Meallerde, meali yapanın bilgi, kültür ve düşüncelerinin etkileri görülür.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tere:
(lepedium sativum) Turpgiller familyasından; bahçeteresi, çayırteresi, kışteresi, suteresi, yabanteresi, yerteresi gibi çeşitleri olan bir bitkidir. Tadı oldukça acı ve nahoş kokuludur. Faydası:: İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. Bol miktarda idrar söktürür. Böbrekleri ve idraryollarını temizler. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Safra ifrazatını arttırır. Grip ve soğukalgınlığının çabuk geçmesini sağlar. Cinsel istekleri kamçılar. Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır. Kansızlığı giderir. Kanı temizler. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sinirleri yatıştırır. Sigaranın zararlarını azaltır. Suyu, saç dökülmesini ve kepeklenmeyi önler.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Terebentin:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
tereke:
1- Terk edilenler, geride bırakılan mallar. 2- Ölünün mirasçıları arasında paylaşılmak üzere bırakmış olduğu para dâhil taşınır ve taşınmaz mallar, miras. Kişi öldüğü zaman terekesinden ilk önce borçları ödenir. Sonra vasiyeti yerine getirilir. Geriye kalan mallar da mirasçıları arasında paylaştırılır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Terementi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Teren:
(f.i. ka.) Nesteren denen gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Tereyağı:
(sf.i.) 1- Bön, aptal, anlayışsız. (kimse) Örn:: Ulan tereyağ ufak bir rol keseceksin kocakarı zaten seni dört gözle bekliyor. (Süavi Süalp, Bir Sandık Altın) 2- (Bir iş, bir eylem için) Rahat, kolay.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tereyağlanmak:
(f.) Gereksiz bir biçimde nazik konuşmak, nazik konuşmaya çabalamak. Örn:: Nuri- Zatıaliniz? Osman- Tereyağlanmadan konuş be. (Aziz Nesin, Toros Canavarı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tergal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Terim:
(t.i. ka.erk.) Bilim ve sanat kavramlarından birini anlatan sözcük. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
terim:
ad 1. bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konuyla ilgili özel ve belirli bir kavramı olan sözcük. \"Bilgisayar terimlerinin çoğunu Türkçeleştirdik\" cebirsel bir ifadede artı (+) ya da eksi–imleri arasında bulunan parçalardan her biri. bir denklemde eşit (=) iminin iki yanındaki ifadelerden her biri. bir kesrin pay ve paydasından her biri. 2. MANTIK TERİMİ geleneksel mantıkta özne ya da yüklem.(Konusu: , Kökeni: )
terk:
taraflardan birinin oyunu kaybettiğini kabul ederek oynamayı bırakmasıdır.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Terk:
(Judo Ter.) Türlü nedenlerden dolayı karşılaşmayı bırakma. Kiken.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Terkiphane:
(b.i) (ed. esk.) Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent. Divan edebiyatı terimi) Terkibi bentlerde bentlerin her biri.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Terlan:
(t.i. erk.) San renkli, büyük pençeli, kartala benzeyen bir kuş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Termal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
termatoloji:
(ing.i. thermatology) ısıyla tedavi yöntemi. hastalıkların tedavisinde sıcak uygulanmasını ve uygulama yöntemlerini konu alan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Termınator:
Bir dizi aygıt belli bir sıra içerisinde bağlandığında, bağlantının son noktasını belirtmek için kullanılan sonlandırıcıya verilen isimdir. Bu sonlandırıcı, genellikle küçük bir metal klipsten farklı değildir. Ancak değişik durumlarla da karşılaşabiliriz. Örneğin SCSI arabirimini kullanan birkaç aygıtı sıra halinde sisteme bağladığınızda, sıranın son cihazı üzerindeki jumper'lara özel bir ayar yapılır. Bu ayar. o cihazın sıradaki son cihaz olduğunu belirtmeye yarar.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Termik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Terminal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
terminoloji:
(ing.i. terminology) terimbilim. terimler ve onların kullanımıyla ilgili bilim dalı dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Terminoloji:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termitler:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termodinamik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termoelektrik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termofor:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termokimya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termokoter:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Termometre:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )