MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Didem:

(f.i. ka.) Gözüm.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Erkeklik

*Erkeklik

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Fut:  

1‑ “Ayak” anlamı taşıyan eski/arcaik sözcük (özellikle türetimlerde). 2‑ Fut kelimesi bazen ilk ses segmenti olarak başka kelimelerde yer alır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Futa:  

1‑ Uzun ve dar hafif yarış kayığı; denizcilikte kullanılan küçük tekne. 2‑ Eş anlamlı olarak peştamal (ince kumaş/örtü) olarak da kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Futbol:  

Dünyanın en fazla ilgi gören spor dalı olan futbol, ülkemizde de oldukça rağbet görmektedir. Futbol terimlerinin sık kullanılmasına ve güncelliğine paralel olarak dilimizde Türkçe futbol terimlerinin fazlalığı ve bunların yerleşikliği göze çarpmaktadır. Bunun yanında yabancı kökenli futbol terimlerinin de zamanla Türkçe dil hazinesi içerisinde yer edinecekleri görülmektedir. Oldukça sık kullanılan bu terimlerin zamanla dilimize yerleşecekleri tahmin edilmektedir. Futbol terimlerinin bir kısmı ise diğer takım sporları ile aynılık ve anlam bakımından benzerlik göstermektedir.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Futbol:  

(Futbol Ter.) Ayaktopu. 11’er kişilik iki takım arasında oynanan ve oyuncuların belli kurallar dahilinde topu rakip kaleye atmasına dayanan oyun. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Futbol:  

1‑ Kafa veya ayak vuruşlarıyla topu rakip kaleye sokma kuralına dayalı spor oyunu. 2‑ Topla saha içinde oynanan, 11’er kişilik iki takım arasında gerçekleştirilen uluslararası spor dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Futbolcu:  

(ing.sf.i. footbail, türk. e.) Sağa sola ilgi duymayan siyasal, toplumsal sorunlar hakkında bilgisi, görüşü olmayan. (kimse) Örn:: -Önce onlar da kuşkulanmışlar. Ama futbolcunun tekiymiş. (Fakir Baykurt, Futbolcu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Futbolcu:  

1‑ Futbol oynayan kimse; bir takımda top oyunu futbolu oynayan sporcu. 2‑ Meslek olarak futbol yapan kişi (profesyonel/amateur).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Fuzuli:  

(a.i. erk.) 1- Boşuna, yersiz, lüzumsuz, haksız. 2- Boşboğaz lüzumsuz işlerle uğraşan. 3- Yetkisi olmadığı halde başkası namına tasarrufta bulunan. Fuzuli Mehmed: XVI. yy. 'da yaşamış büyük Türk şairlerinden. Çağatay edebiyatı da dahil olmak üzere, Türk edebiyatının birçok sahalarında kuvvetli tesir ve nüfus sahibidir. Türkçe, Arapça, Farsça, manzum, mensur birçok eserleri vardır. Bunlar arasında "Leyla ve Mecnun" mesnevisi çok meşhurdur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

fücur:  

1- İsyan, günah, günahları açıktan işleme. “Doğruluk insanı iyilik yapmaya yönlendirir, iyilik de kişiyi cennete götürür. Yalan ise insanı fücura yönlendirir. Fücur da kişiyi cehenneme götürür.” (Hadis) 2- Küfür, inkâr. Örn:: “İyilik yapanlar naim cennetindedirler. Fücur sahipleri ise cehennemdedirler.” (Kur’an-ı Kerim İnfitarsuresi 82/14 ncü Ayet) 3- Dince çirkin sayılan davranışlar, ahlaksızlık, edepsizlik. Örn:: “Yoksa biz, inanıp salih amel işleyenleri, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla (eşit) mi tutacağız? Ya da müttakileri fücur sahipleriyle (bir) mi sayacağız?” (Kur’an-ı Kerim Sad suresi 38/28 nci Ayet) 4- Zina, zinaya götüren söz ve davranışlar. 5- Yalan, söz ve davranışların farklı olması.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Füg:  

(fugue) Kişiyi evinden ve çevresinden ayrılarak gayesiz gezip dolaşma gibi davranışlara iten, bir ölçüde karakter değişimi ile belirgin geçici durum. Kişi bu tablodan sıyrıldığı zaman olanları hatırlamaz.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Füg:  

1‑ Müzikte karşılıklı iki ses hattının kısa süreli taklitli karşılaşmasıyla oluşan kompozisyon bölümü (fugue teriminden). 2‑ Klasik müzikte yaygın olan polifonik yapı türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Fülfül:  

(bkz:: Keyif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Füme:  

1‑ Dumanla tatlandırılmış/kurutulmuş yiyecek; genellikle balık veya et için kullanılır. 2‑ Bu işlemle elde edilen ürün.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Fümerol:  

1‑ Yer kabuğu sıcaklığının yüksek olduğu volkanik bölgelerde çıkan gaz ve buhar karışımı deliğe verilen isim. 2‑ Jeotermal faaliyetlerin görüldüğü yerlerde duman/tütsü benzeri gaz çıkışı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Füreya:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Ayşe KULİN Kitabın Konusu: Cumhuriyet devrinin ilk kadın seramikçisi olan ve sanat dalında ülkeye büyük katkısı olan Füreya’nın yaşamı konu alınıyor. Kitabın Ana Fikri: Sanatçıların hayatlarının normal insanların hayatlarından farklı olduğu, yaşamlarının mücadele, heyecan ve sevgi dolu olduğunu bize açıkca gösteriyor. Ayrıca bir Türk sanatçının yapabileceklerinin ne kadar fazla olduğu belirtiliyor. Diğer Karakterler: KILIÇ ALİ: Hayatının büyük bir bölümünü Atatürk'e adamış ve zamanla daha üst makamlara yükselmiş bir askerdir. Füreya ile aralarındaki yaş farkının fazla olmasına rağmen ve onu sevmiş ve saygı duymuştur. Fedakarlığı seven bir yapısı vardır. Olgun kişiliği etrafını etkilemesine yardımcı olmuştur. FAHRÜNİSSA: Füreya'nın seramiğe başlamasına neden olan en önemli kişidir. Sevecen ve canlı olması etrafınca beğenilmesine neden olmuştur. Ömrü boyunca Füreya'nın yanında yer almıştır. HAKKİYE HANIM: Annesi. Ailesi tarafından zorla evlendirilmiştir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Füreya:  

Ayşe Kulin'in yazdığı Füreya kitabındaki ana karakter. Hayatını seramik sanatçılığına adamış, kurallara meydan okuyabilen, risk almayı seven, yapılmamışı yapmaya çalışan bir kişiliği vardır. Aynı zamanda ülkesine güzel hizmetlerde bulunmuş ve fiziksel olarak güzel ve çok alımlı bir yapıya sahiptir. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Füruzan:  

(f.i. ka.erk.) Parlayıcı, parlayan, parlak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Füsun:  

(a.i. ka.) Büyü sihir. Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Füsun Erbulak:  

Esma Fisun ŞAHİN (d:1943; ö:) Erbulak soyadını Altan Erbulak ile olan evliliğinden almıştır.(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Füsun Nalan Açın:  

(lakabı/müz.) Akrep Nalan(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Fütuhatname:  

(bkz:: fetihname)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Fütürism:  

(Alm. Futurismus - Fr. futurisme - İng. futurism - İt. futurismo) Yirminci yüzyıl başlarında İtalyan yazarı Marinetti'nin sanatta açtığı bir çığır: "bugünün ve yarının yaşamındaki" izlenimleri kabul eden bir düşünceden doğan yazın çığırı. Tiyatroda da etkisini göstermiştir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Fütürist:  

1‑ Fütürizm akımının takipçisi/uygulayıcısı olan kişi; bu akımın özelliklerini benimseyen sanatçı veya düşünür. 2‑ Geleceğe dair kavramlara odaklanan biri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Fütürizm:  

(fr.i. futurisme) Gelecekçilik. 20. yüzyılın başlarında (özellikle 1909 ile 1920 arasında) İtalya'da ortaya çıkmış, modern sanat ve toplumsal hareketlerin akımıdır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Fütürizm:  

1‑ 20. yüzyıl başında İtalya’da ortaya çıkan sanat akımı; hız, teknoloji ve dinamizmi vurgular. 2‑ Geleceğe odaklanan düşünce/estetik yaklaşım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Fütürolog:  

Fütüroloji ile uğraşan kişi; geleceğe dair analiz ve öngörüler yapan uzman.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Fütüroloji:  

1‑ Geleceği, geleceğe dair eğilim ve olasılıkları sistematik olarak inceleyen bilim dalı (futurology). 2‑ Toplum, teknoloji, kültür gibi alanlarda gelecekteki gelişmeleri öngörme çalışması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

fütüvvet:  

1- Mertlik, yiğitlik, kahramanlık. Örn:: “Gör nur-i Muhammed’le nübüvvet bitti! / Ardınca Ali göçtü… fütüvvet bitti!” (A. N. Asya) 2- Gençlik, delikanlılık. Örn:: “Fütüvvet, bir dava sahibi olmak ve neye mal olursa olsun bu davadan dönmemektir.” (Hallacı Mansur) 3- Cömertlik, el açıklığı. Örn:: “Fütüvvet, insanlara eziyet etmekten kaçınıp bol bol ikramda bulunmaktır.” (Kuşeyri) 4- Kişinin, başkasının menfaatlerini kendisine tercih etmesi, fedakârlık. Örn:: “Bize göre fütüvvet, ele geçen bir şeyi tercihen başkalarının yararlanmasına sunmak; ele geçmeyen bir şey için de şükretmektir.” (Cafer es-Sadık) 5- Hz. Muhammed’in sünnetine uyma, bağlanma. 6- Eskiden esnaf teşkilatlarına verilen isim.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

fütüvvetname:  

1- Fütüvveti konu alan veya fütüvvetin kuralları hakkında bilgi veren eser. 2- Tarihte esnaf teşkilatının uyması gereken kural ve ilkelerden bahseden eser(ler).(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Füze:  

(fr.i. usae'den) (Kızda, kadında) İri ve özellikle dik göğüs. Örn:: Nalan'ın göğüsleri büyük ve dikti. Enver bu nedenle ona füze Nalan diye takılıyordu. (anonim, Çadırda)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Füze:  

İtiş gücü, bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak etkileşmesi, sürekli ateşlenme sonucu doğan hareket sağlayıcı düzenek.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Füze:  

Sürekli yanma ile itiş gücü sağlayarak hedefine doğru ilerleyen araç/araç parçası; roket benzeri sistem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Füze Gibi:  

(d. fr. türk.) (Kızda, kadında) İri ve dik memeleri nitelemek için kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Füzeatar:  

Otomatik olarak füze atan silah sistemi; genellikle askeri terminolojide kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Füzen:  

(Güncel sözlüklerde çok yer almaz) Füze ile ilgili olan şey; özellikle fırlatılan veya fırlatmaya hazır durumdaki mühimmatla ilişkili. Genellikle teknik/askeri bağlamda: füze atar gibi ifadelere kök olur.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Füzyometre:  

Erime (füzyon) sıcaklığını ölçen cihaz; bir maddenin hangi ısıda eridiğini belirlemeye yarar.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Füzyon:  

1‑ Kaynaşma, birleşme; iki ya da daha fazla şeyin bir bütün hâline gelmesi, birleşik durum. 2‑ Fizikte hafif atom çekirdeklerinin bir araya gelerek daha ağır çekirdek oluşturması süreci; bu süreçte enerji açığa çıkar (nükleer füzyon).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

FX:  

Filmlerde ya da bilgisayar oyunlarında kullanılan özel efektleri temsil eden kısaltmadır. Bahsettiğimiz özel efektler, çoğu zaman bilgisayar yardımıyla oluşturulur. Ancak ortaya çıkan sonuç, genellikle gerçekten ayrılamayacak kadar başarılıdır. Örneğin bir bilim-kurgu filminde görebileceğiniz uzay savaşlarının hemen hepsi, aslında bilgisayar tarafından yaratılmıştır ve özel efektler ile desteklenmiştir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

G3:  

G3 Piyade Tüfeği (Heckler & Koch G3) Türk Silahlı Kuvvetler bünyesinde de kullanılan 7,62 mm çapında tek tek ve seri ateş edebilen, barut gazının geri tepmesiyle çalışan muharebe silahıdır. G3 Piyade Tüfeği 20 mermilik şarjörle beslenir, manevra-çelik çekirdekli-izli-normal mermi atar. gövdesine keskin nişancı dürbünü, pointer, bombaatar eklenerek gerilla savaşlarında tahrip gücü arttırılabilir. Merminin namlu ağzını terk hızı 862 m/sn olup etkili menzili 400 metre, azami menzili 3200 metredir. 100,200,300 ve 400 metrelik nişangah taksimatı bulunur. (Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Gabardin:  

1‑ İnce, sık dokunmuş kumaş türü (özellikle su geçirmez pardesü vb.). 2‑ Bu kumaştan yapılmış giysi türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gabari:  

1‑ Bir aracın/sürat gemisinin veya yükün yasal veya izin verilen maksimum ölçüleri. 2‑ Denizcilikte yatak genişliği/ölçüsü anlamında da kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gabon:  

Resmi Tam Adı: Gabon Cumhuriyeti Fransızca Adı: République Gabonaise(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Gabon:  

Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nın Orta Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Gabon:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Fransa'dan 17 Ağustos 1960 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Gabon:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Gabon:  

İdari Yapısı: 9 İl: 1- Estuaire 2- Haut-Ogooué 3- Moyen-Ogooué 4- Ngounié 5- Nyanga 6- Ogooué-Ivindo 7- Ogooué-Lolo 8- Ogooué-Maritime 9- Woleu-Ntem.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Gabon:  

Başkenti: Librevil (ing: Libreville)(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Gabon:  

Komşuları: Kuzeyde Kamerun, Kuzeybatıda Ekvator Ginesi, Güney ve Doğuda Kongo Cumhuriyeti, Batıda Atlas Okyanusu (Atlantis Okyanusu) ile çevrilmiştir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Gabon:  

Resmi Dili: Fransızca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Gabon:  

Para Birimi: Orta Afrika CFA Frankı Para Birimi Kodu: XAF(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Gabon:  

Plaka Kod: G(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Gabon:  

Tel. Kodu: +241 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Gabon:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Gabon:  

Gabon Bayrağı: 9 Ağustos 1960 tarihinde göndere çekilerek resmi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Gabon, Afrika Kıtası'nda Fransa sömürgecilik sisteminden bağımsızlığını kazandıktan sonra Pan-Afrika renklerini bayrağında kullanmayan nadir ülkelerden biri olmuştur. Bayrak, yatay olarak bayrağı üç eşit parçaya bölen yeşil, sarı ve mavi renklerden oluşmaktadır. Yeşil renk ülkenin ormanlarını sembolize ederken, sarı renk güneşi ve ülkeden geçen Ekvator hattını ifade etmektedir. Bayrakta yatay üçüncü rengi oluşturan mavi ise ülkenin kıyısı bulunduğu denizi sembolize etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Gabon:  

Milli Marşı: "La Concorde" (Türkçe: Birlik) Afrika ülkesi Gabon'un ulusal marşıdır. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1960 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Sözleri ve bestesi Georges Aleka Damas tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Gabon:  

Genel Bkş: Ülkenin ismi Portekizce bir kelime olan gabão (Türkçe: Şapka) kelimesinden gelmektedir. Bu bölgelere ilk defa gelen Portekizli denizciler gördükleri ilk nehir olan Mbe nehrinin şekli itibariyla bu bölgeye verdikleri bu isim yıllar içerisinde tüm ülke için kullanılmıştır. • Gabon'da yerel dillerde gerçekleştirilen müzik ve danslar kültürün önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Özel günlerde ve av esnasında farklı şekillerde yapılan maskeler takılmaktadır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Gabon Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Siyah Panterler (Azingo Nationale)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Gabra:  

(a.i. ka.) Yer, yeryüzü, arz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Gabro:  

1‑ Karanlık renkli, kaba taneli magmatik bir kaya türü. 2‑ İnşaatta ve yol yapımında kullanılan volkanik kökenli kaya.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gabya:  

1‑ (Kaynaklarda az yer alır) özel bir ad veya eski yer ismi olarak görülür; yaygın modern sözlük anlamı yoktur.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gaca:  

(eşanl) Gaco, Gace, Gacı. Örn:: Sen kendi arabandaki gacalara bak. Karşıki gözlüklü beyle işmar gırla gidiyor. Ben gaca taşımam İşte böyle namusumla efendi taşırım. (Hüseyin Rahmi Gürpınar, Bir Muadele-i Sevda)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gace:  

(çing. sf.i. Gaca, Gaco, Gacı biçimlerinde de kullanılan k.) Başkası, yabancı. Örn:: Kendilerinden olmayanları da Gace (yabani, hayvansı) şeklinde tanımlıyorlar. (Nazım Alpman, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

GACHI:  

(gaçi) Galip.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Gacı:  

(çing.i.) 1- Kadın. 2- Metres. 3- (Edilgin eşcinsel. Travesti. (bkz:: Gaco, Has Gacı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gacı:  

1‑ Türkçe’de toplumda kadın veya küçük çocuk anlamında halk söyleyişinde rastlanır; Batı dilinden direkt bir teknik anlamı yoktur.(Konusu: , Kökeni: )

Gacırdamak:  

(bkz:: Gıcırdamak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gaco:  

(çing.i.) 1- Karagözcü argosunda Zenne karakterine verilen ad. (Uğur Göktaş Karagöz Terimleri Sözlüğü) 2- Kadın. Örn:: A ne zamandır meteliksizlikten gacolara yan çiziyordum. (Server Bedi, Hey Kahpe Dünya) Örn:: Osman- Derken yanımda iki gacoynan gidiyorum tak bir andavallı asılmaz mı?.. (Aziz Nesin, Toros Canavarı) 3- Metres. Örn:: Pembe naz ederse sana, Ben olayım senin gacon. (Peruz Hanım, kanto) 4- (Ortaoyununda) Zenne. Örn:: Sen dayı kasavet çekme. Ben şimdi o gacoları maymun gibi zıplatırım. (Ortaoyunu, Kanlı Nigar) 5- Lubunya. Travesti erkek. 6- (Edilgin eşcinsel erkek İçin) Bir diğer eşcinsel. (bkz:: Has Gacı) 7- Çingene palamudu. (Gaca, Gace, Gacı biçimlerinde de kullanılır.) (Sözcük Alman argosunda birçok anlamının yanı sıra kadın anlamını da taşır. Siegmund A. Wolf. Wörterbuch des Rotwelschen.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gaco:  

(Ort. O.) Kadın.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Gaco:  

1‑ Türkçede daha çok günlük söyleyişte görülen kısa sözcük, belirgin Batı kökenli geniş anlamı yoktur (çoğu yazım kılavuzunda listelenir).(Konusu: , Kökeni: )

Gaco Oskisi:  

(d. çing. gaco, erm. voski, altın lira. türk. e.) Sterlin pound üzerinde İngiltere kraliçesinin resmi kabartması bulunan para.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gaddare:  

(osm.i.) Büyük kama. Örn:: Biz hala havadan mektuplaşıyoruz. Nihayet gaddareye el attım. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar) Gaddariye biçiminde de kullanılır. Örn:: Bellerindeki kırmızı kuşakları arasında kama, Bursa bıçağı, ustura, gaddariye oluklu gibi türlü yaralama aletleri bulunurdu. (Reşat Enis, Yolgeçen Hanı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gadolinyum:  

Sembolü: Gd Atom Numarası (Proton Sayısı): 64 Atom Ağırlığı: 157.25 g/mol Elektron Sayısı: 64 Element Serisi: Lantanit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 6 Yoğunluk: 7.895 g/cm3 Erime Noktası: 1311.0 ° C (1584.15 K, 2391.8 ° F) Kaynama Noktası: 3233.0 ° C (3506.15 K, 5851.4 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi beyaz Keşif: Jean de Marignac (1880) Gadolinyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Gadolinyum, genellikle mikrodalgalarda kullanılır. Ayrıca yeşil fosforlu televizyon tüplerinde de kullanılabilir. Element manyetik olduğu için yakın zamanda manyetik rezonans görüntüleme makinelerinde de kullanılmasına başlanmıştır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Gadolinyum:  

1‑ Periyodik tabloda atom numarası 64 olan nadir toprak metali; manyetik özellikleri vardır. 2‑ MRI gibi medikal görüntülemede kontrast ajan olarak kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

GAESHI:  

(Gaeşi) Karşı atak.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Gaf:  

1‑ Küçük ama ciddi sosyal hata veya yanlış davranış. 2‑ Beklenmedik yanlışlık sonucu oluşan uygunsuz durum.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gafa:  

(bkz:: Kafa)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gaffar:  

(a.i. erk.) 1- Kullarının günahlarını affeden, Allah. 2- Çok merhamet eden. Allah'ın isimlerinden. (bkz:: Abdülgaffar)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Gaffar:  

(el-Gaffar) “Bağışlaması kendinden ve sonsuz olan, tövbe eden kullarının günahlarını bol bol bağışlayarak onları cehennem azabından koruyan.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “Muhakkak ki ben tövbe eden, inanan ve salih ameller yapan sonra da dosdoğru yolda giden insanlara karşı Gaffar’ım.” (Kur'an-ı Kerim Taha suresi 20/82 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Gâfir Suresi:  

Mü'min Suresi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

gaflet:  

1- Ne yaptığını bilmeme, ihmallik, dalgınlık. 2. Bir şeyi bile bile terk etme. Örn:: “(Ey Peygamber!) Sen onları pişman olacakları bir gün gelmeden evvel uyar. Çünkü onlar gaflet içinde bir hayat sürerlerken ve iman etmedikleri bir hâlde (bir de bakmışsın ki) ölüp gitmişlerdir.” (Kur'an-ı Kerim Meryem suresi 19/39 ncu Ayet) 3- Günah sevap hususunda duyarsız ve dikkatsiz davranma, Allah’tan habersiz olma. Örn:: “İnsanların Allah’a hesap verme günleri yaklaştı. Hâlâ onlar gaflet içinde olup (Hak’tan) yüz çevirmektedirler.” (Kur'an-ı Kerim Enbiya suresi 21/1 nci Ayet) 4- Ahiret için gereken hazırlığı yapmama. Örn:: “(Ey Muhammed!) Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni peygamber olarak gönderdik.)” (Kur’an-ı Kerim Yasin suresi 36/6 ncı Ayet) 5- Hukuki işlemlerde kolayca kandırılabilecek derecede saf ve dikkatsiz olma. 6- Kalp katılığı, dinî emirlere karşı duyarsızlık.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

gaflet:  

1- Ne yaptığını bilmeme, ihmallik, dalgınlık. 2. Bir şeyi bile bile terk etme. Örn:: “(Ey Peygamber!) Sen onları pişman olacakları bir gün gelmeden evvel uyar. Çünkü onlar gaflet içinde bir hayat sürerlerken ve iman etmedikleri bir hâlde (bir de bakmışsın ki) ölüp gitmişlerdir.” (Kur'an-ı Kerim Meryem suresi 19/39 ncu Ayet) 3- Günah sevap hususunda duyarsız ve dikkatsiz davranma, Allah’tan habersiz olma. Örn:: “İnsanların Allah’a hesap verme günleri yaklaştı. Hâlâ onlar gaflet içinde olup (Hak’tan) yüz çevirmektedirler.” (Kur'an-ı Kerim Enbiya suresi 21/1 nci Ayet) 4- Ahiret için gereken hazırlığı yapmama. “(Ey Muhammed!) Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmışbir toplumu uyarman için (seni peygamber olarak gönderdik.)” (Kur’an-ı Kerim Yasin suresi 36/6 ncı Ayet) 5- Hukuki işlemlerde kolaycakandırılabilecek derecede saf ve dikkatsiz olma. 6- Kalp katılığı, dinî emirlere karşı duyarsızlık.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Gafte:  

(bkz:: Kafte)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gafteci:  

(bkz:: Kafteci)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gafti:  

(bkz:: Kare)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gaftici:  

(i.) Hırsız. Örn:: Gaftici Fethi Fil Hamit'in arabasını şanına yakışır biçimde tavladı. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gafur:  

(a.i. erk.) Mağfiret eden, yarlığayan, affeden, bağışlayan, merhamet eden Allah. Allah'ın isimlerinden. (bkz:: Gaffar) (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Gafur:  

(el-Gafur) “Kullarını ahirette perişan etmeyen, onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “Allah, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, Azizdir, Gafur’dur.” (Kur'an-ı Kerim Mülk suresi 67/2 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Gag:  

1‑ Mizah/şaka amaçlı kısa komik öğe. 2‑ (Tiyatro/film) gülme yaratmak üzere planlanmış espri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gaga:  

(ono. i.) (bkz:: Ağız)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Gagalit:  

1‑ Süt proteini kazein ve formaldehit ile yapılmış eski tip plastik malzeme; özellikle düğme, boncuk gibi küçük eşyalar için kullanılır. 2‑ Tarihî bir endüstriyel madde; günümüzde daha modern plastikler yaygındır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Gagauz:  

(t.i. erk.) 1- Gökoğuzlar. 2- Hristiyanların Ortodoks mezhebine bağlı Türk kavmi. Balkanlar ve Rusya'da yaşamaktadırlar. Deliorman, Dobruca, Beşerabya ve Ukrayna'da oturan Hristiyan Türklere verilen ad.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Gagavuzya:  

Resmi Tam Adı: Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi Gagavuzca: Gagauziya veya Gagauz Yeri Moldovca/Rumence: Unitatea Teritorială Autonomă Găgăuzia(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Bağımlı Ülke: Moldova Cumhuriyeti'ne 23 Nisan 1994 tarihinde bağlanmış özerk devlet.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Yönetim Şekli: Moldova Cumhuriyeti'ne bağlı bir özerk devlet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Gagavuzya:  

İdari Yapısı: Önemli Şehirleri: Kangaz, Çadır Lunga, Vulkanesnty, Tomay, Beşgöz, Dezginca, Coltay.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Başkenti: Komrat(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Komşuları: Moldova'nın Güneyinde, Prut Nehri ile Ukrayna arasında, özel hukukî statüye sahip bölge.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Resmi Dili: Gagavuzca, Rumence, Rusça(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Gagavuzya:  

Para Birimi: Moldova Leyi Para Birimi Kodu: MDL(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

WhatsApp