MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Elisha Graves Otis:

Elisha Graves Otis (1811-1861) Amerikalı mucit. 1852 yılında Asansör'ü icat etti. Bu asansör, 23 Mart 1857 günü, New York'un Broadway semtinde beş katlı bir binaya takıldı.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Evcimen:  

(t.i. erk.) Evine, ailesine bağlı. Ev işlerinde becerikli. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Evdegül:  

(t.i. ka.) Güzel kız.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Evdemonizm:  

(fr.i. eudemonisme) (fel.) Mutçuluk. Hayatın anlamını mutlulukta bulan, insan davranışlarının mutluluk isteğiyle belirlendiği görüşüne dayanan ahlak öğretisi.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Everest Dağı:  

Everest Dağı (Tibetçe: Çomolungma, Nepalce: Sagarmata), dünyanın deniz seviyesi üzerindeki en yüksek dağı. Himalayalarda, yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ile 87 derece doğu boylamında, Çin-Nepal sınırı üzerinde yer alır. Çin ve Nepal'in 2020'de kabul ettiği resmi verilere göre dağın şu anki yüksekliği 8.848 metredir. Everest Dağı kuzeydoğudaki Tibet platosundan (yaklaşık 5.000 m) tam olarak görülebilir. Dünyada en çok ilgi çeken yerlerin başlarında gelmektedir. Eteklerinden yükselen Çangtse, Khumbutse, Nuptse ve Lhotse gibi doruklar Nepal'den görülmesine engel olur.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Evfa:  

(a.i. erk.) Daha vefalı, cana yakın, sözünde duran.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

evham:  

ç. ad temelsiz kaygılar, kuruntular, kuşkular.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Evin:  

(t.i. ka.) Tohum, tane, öz cevher.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Evirgen:  

(t.i. erk.) İşini bilen, tedbirli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Eviri:  

(i.) (çeviriye benz. evirmek, çevirmek'ten) 1- Daha önce Türkçeye yapılmış bir çeviriyi dilini yer yer değiştirerek yeni bir çeviri gibi sunma, çeviri intihali, çeviri korsanlığı. 2- 1. tanımda belirlenen çabanın sonucu olan sözde çeviri, sahte çeviri.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Eviye:  

(fr.i.) Taştan ya da madenden yapılmış, mutfak musluğu altına konan bulaşık teknesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Eviye:  

Yanlış: Evye Doğru: Eviye(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

evkaf:  

(bkz:: vakıf)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Evla:  

(a.i. ka.) Daha uygun, daha layık, daha iyi üstün. Hayırlı amel. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

evlat:  

ad 1. bir kimsenin oğlu ya da kızı, (ana babaya göre) oğul ya da kız çocuk. 2. soy, döl. "Çiftçi evladı topraktan anlar" 3. ünlem yaşlı kimselerin, çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü.(Konusu: , Kökeni: )

Evlek:  

(yun.i. avlak'den) 1- Çeşitli dönemlerde belirli para birimleri için kullanılmıştır: 2- On kuruş. 3- On lira. Örn:: Maznun abi be varsa kardaşına İki evlek (yirmi lira) eylet. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında) Örn:: Babaçkom da anlayışlı civelek Toka etti, beş papelle bir evlek. (Hilmi Tüner, Tavlama) 4- Bin lira. Beş evlek, üç adım. Yani. (beşbinüçyüz lira) (Arslan Kaynardağ, Bitpazarının Gizli Dili ve Argosu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Evleklik:  

(yun.sf. türk. e.) Belirli sayıda evlek eden evlek değerinde. Örn:: On evleklik de olsa pardesümü rehin bırakır çıkarız. (Y. Kenan Karacanlar, Orhan Kemalden Anılar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Evlenmek:  

(f.) (Erkek) Geneleve gitmek. Örn:: Hem kendi aralarında da geneleve gitmeye evlenmek tabir etmiyorlar mıydı. (Engin Ardıç, Huoop Hadi Beyler Haftayım)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

evlenmek:  

(bir erkekle bir kadın) aile kurmak üzere, yasanın gerekli gördüğü işlemlerden sonra birleşmek.(Konusu: , Kökeni: )

Evlilik Çanları:  

(d.) LSD lizerjik asit dietilamid.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Evliya:  

(a.i. erk.) 1- Veliler. 2- Allah'ın dostları. 3- İman edip salih amel işleyenler. 4- Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad edenler. 5- Allah'ın emaneti olan dinini ve hükümlerini yeryüzünde tevelli ederek korumaya çalışanlar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Evliya:  

(a.i. veliler anlamında k.) Çok içkili kimse, aşırı sarhoş.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

evliya:  

1- Dostlar, yakınlar, arkadaşlar. Örn:: “Müminler, müminleri bırakıp da inkârcıları evliya edinmesinler…” (Kur’an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/28 nci Ayet) 2- İdareciler, yönetenler. Örn:: “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları kendinize evliya edinmeyin. Onlar birbirlerinin evliyasıdır. Kim onları kendine evliya edinirse o da onlardan olur.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/51 nci Ayet) 3- Yardım edenler, koruyanlar, himayesine alanlar. Örn:: “Sakın zalimlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur, cehennemde yanarsanız. Sizin, Allah’tan başka evliyanız yoktur. Sonra size hiçbir yardım da gelmez.” (Kur’an-ı Kerim Hud suresi 11/113 ncü Ayet) 4- Allah’ın özel ilgisini, sevgisini ve yardımını elde eden sevgili kulları, dostları; onun övgüsüne layık olan veliler, ermişler, erenler. Örn:: “Şüphesiz ki Allah’ın evliyası ancak muttaki olan müminlerdir. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmiyorlar.” (Kur’an-ı Kerim Enfal suresi 8/34 ncü Ayet) 5- Allah’ı hakkıyla tanımaya çalışan, ibadetlerini içtenlikle yapan, günahlardan kaçınarak nefsiyle mücadele eden ve ruhunu arıtan, bayağı arzu ve zevklere dalmayan, Allah’a yakın, ermiş kişiler. Örn:: “Kullarımdan benim evliyam ve yarattığım insanlardan benim dostlarım beni sürekli zikredenlerdir, onlar beni andıklarında ben de onları anarım.” (Kudsi Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

evliyaullah:  

Allah’ın evliyası, velileri, dostları, koruması altına aldığı kimseler. Genel anlamda müminlerin hepsi Allah’ın evliyasıdır. “İyi bilin ki evliyaullaha korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Çünkü onlar inandılar ve inançlarının gereğini yerine getirerek takva sahibi oldular.” (Kur'an-ı Kerim Yunus suresi 10/62-63 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Evnur:  

(t.i. ka.) (bkz:: Evdegül)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Evolüsyon:  

(evolution) Bir organ ya da organizmanın olgunlaşma süreci.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Evra:  

(f.i. ka.) Hisar.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

evrad:  

1- Hz. Peygamber’in sözlerinden alınan derin ve kuşatıcı anlamları olan ve tekrarlanması tavsiye edilen dualar. 2- Müslümanlarca belirli zamanlarda okunması âdet olan, Kur'an-ı Kerim ve hadislerden alınan dua cümleleri. 3- Allah’a yaklaşmak için belirli zamanda ve belli miktarda yapılan ibadet, dua ve zikirler. Örn:: “Gülşenihüsnünde evrada başlar / Her bülbülüşeyda seni görünce.” (Dertli)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Evrak Çantası:  

Windows işletim sistemine dahil olan uygulamalardan birisidir. Bu uygulamanın görevi, taşınabilir ve sabit bilgisayar sistemleri arasında, kablo bağlantısı yöntemiyle veri güncellemesini kolaylaştırmaktır. Örneğin evinizde kullandığınız masaüstü bilgisayarında bulunan bazı dosyaları, bu uygulamanın yardımıyla dizüstü bilgisayarınıza hızla kopyalayabilirsiniz. Ayrıca eğer bu kopyalardan herhangi biri üzerinde değişiklik yaparsanız, diğer kopyayı da bu değişiklikler doğrultusunda güncellemeniz son derece kolaydır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Evren:  

(t.i. erk.) 1- Büyük yılan, ejderha. 2- Felek, zaman. 3- Kainat, dünya. 4- Yaşanılan vasat.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

evren:  

ad 1. sonsuz uzay ve uzay içindeki gök varlıklarının tümü. Benzer: kozmos 2. düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen tüm varlıklar. 3. MEC. kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. \"Onun evreni küçüktür\"(Konusu: , Kökeni: )

Evrensel:  

(t.i. erk.) "Alemşümül" karşılığı olarak. Fransızca "Universal'e benzetilerek kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Evrensel Seri Veriyolu (USB):  

Harici donanımların bilgisayara bağlanması için kullanılan veri yollarından birisidir. USB bağlantı noktaları, genellikle kasanın arkasında, seri ve paralel bağlantı noktasının yakınında bulunurlar. Tek bir USB bağlantı noktasına çok sayıda cihaz bağlanabilir.USB veri yolunu kullanan cihazların başında fareler, klavyeler, harici CD yazıcılar, harici sabit diskler ve oyun kontrol cihazları gelir. Ancak hayal edebileceğiniz hemen her türlü harici donanımın USB veri yolunu destekleyen modelleri olduğunu da bilmelisiniz.USB veri yolu, USB 1.1 ve USB 2.0 olmak üzere ikiye ayrılır. Tüm USB girişleri USB 2.0 standardını desteklemez. USB 2.0'ın en büyük avantajı, USB 1.1 'den çok daha yüksek bir veri aktarım hızına sahip olmasıdır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Evrensel Yol Partisi:  

Kısa Adı: EYP Genel Merkezi: Çankaya, Ankara Kuruluş Tarihi: 18.01.2016 Genel Başkanı: Metin Güler Sona Eriş Tarihi: 09.12.2018 Sona Eriş Nedeni: Adını Yenilikçi ve Değişim Partisi olarak değiştirmiştir. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

evrim:  

ad 1. birdenbire olmayan, zaman içinde ve doğal biçimde, kendiliğinden ve sürekli olarak, evre evre olan gelişim, ağır ağır ve kendiliğinden olan niteliksel ve niceliksel değişme süreci. 2. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ bir canlıyı ötekilerden ayrımlı duruma getiren biçimsel ve yapısal özelliklerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme olayı. Benzer: takamül(Konusu: , Kökeni: )

evrim biyolojisi:  

(ing.i. evolutionary biology) (psi. ruhb.) evrimi inceleyen biyoloji dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

evrim psikolojisi:  

(ing.i. evolutionary pychology) (psi. ruhb.) (genellikle insanda) evrimin psikolojik etkilerini araştıran bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Evropiyum:  

Sembolü: Eu Atom Numarası (Proton Sayısı): 63 Atom Ağırlığı: 151.964 g/mol Elektron Sayısı: 63 Element Serisi: Lantanit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 6 Yoğunluk: 5.259 g/cm3 Erime Noktası: 822.0 ° C (1095.15 K, 1511.6 ° F) Kaynama Noktası: 1597.0 ° C (1870.15 K, 2906.6 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi beyaz Keşif: Eugene Demarcay (1901) Evropiyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Evropiyum, nötronları oldukça iyi emmesi sebebiyle nükleer reaktörlerde sıklıkla kullanılır. Bileşiklerinden biri, televizyon reseptörlerinde kırmızı fosfor üretiminde de kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Evropiyum:  

(fr.i.) (kim.) Simgesi Eu, atom sayısı 63,atom ağırlığı 122 olan, yalnız tuzlarıyla bir tek oksidi bulunan, parlak kurşuni renkli bir element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Evsan:  

(a.i. erk.) Pullar, harçlar. (bkz:: Esnam) İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

evsiz:  

sıfat evi olmayan.(Konusu: , Kökeni: )

evvabin namazı:  

Allah’a çokça tövbe etmenin ve yalnızca ona yönelmenin sembolik bir ifadesi olarak akşam namazından sonra en az iki, en çok altı rekât kılınan ve Hz. Peygamber tarafından tavsiye edilen nafile namaz.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Evvah:  

(a.i. erk.) 1- Çok ah eden. 2- Çok dua eden. 3- Merhametli. 4- İmanı sağlam. 5- Din bilgisi çok geniş olan kimse. 6- Kur'an-ı Kerimde bu isimle Hz.İbrahim vasıflandırılmıştır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Evvel:  

(a.i. erk.) 1- İlk başlangıç, ilkin. 2- Allah'ın 99 isiminden biri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Evvel:  

(el-Evvel) “Yaratmayı ilk başlatan ve sürdüren, bütün var olanlar ve olaylarla birlikte tüm evreni ilk kez yaratan, kendisinden evvel hiçbir varlığın olmadığı.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “O Evvel ve Ahirdir (her şey yok olduktan sonra onun varlığı devam edecektir)…” (Kur’an-ı Kerim Hadid suresi 57/3 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Excıte:  

"İnternette aradığınız her türlü bilgiyi bulmanızı kolaylaştıran arama motorlarının güzel bir örneğidir. Çalışma prensipleri, Google ile hemen hemen ayrıdır. Aradığınız konu ile ilgili anahtar kelimeyi metin alanına girdiğinizde, arama motoru çalışmaya başlar ve o konu ile ilgili siteleri ekranınızda listeler.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Explosive:  

Patlayıcı olan anlamına gelir.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Externus:  

Dış tarafta olan.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Externus:  

Dış tarafta olan.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Extranet:  

Bir şirketin, iş yaptığı diğer kuruluşlarla ya da müşterileriyle bağlantı kurmasını sağlayan özel ağlara verilen isimdir. Extranet bağlantısı şirket dışındaki iş ilişkilerini düzenler ve çalışması internet protokolüne dayanır. (TCP/IP)(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

ey:  

(ünl.) 1- kendisine seslenilen kimsenin ya da kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilir ve uzatılabilir. "Öt ey bülbül, öt ki gönül açıla!" 2- kendisine seslenilen kimse, nesne vb.nin adının başına getirilerek anlamı pekiştirilir. "Ey ulu Tanrı, buna bir çare!" 3- söze, ses tonuyla verilen türlü duygu değeri katar. "Ey, bu da iyice sıktı ha!" 4- soru olarak o halde, öyleyse gibi bir anlam verir. "Ey, bu böyle gidecek demek?"(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

Eygül:  

(t.i. ka.erk.) İyi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Eykofobi:  

(ing.i. eicophobia) Evi kaplayan nesneler veya ev çevresinden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Eylem:  

Bir oyunun baş olgusu, başlıca olayı, yürüyüşü. (bkz::Aksiyon)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Eylül:  

Kitabın Türü: Psikolojik Roman Kitabın Yazarı: Mehmet RAUF Kitabın Konusu: Suat ve Necip arasında geçen yasak ilişkinin gelişimi ve hazin sonu. Her ikisi de evli olan kişilerin ellerinde olmadan, bir arada bulundukları sürede birbirlerine, eşlerinden habersiz yakınlaşmaları ve aralarındaki yasak aşkı anlatır. İlk psikolojik romandır. Kitabın Ana Fikri: Dar görüşler ve kıskanç davranışlarla birlikte, yasak aşk her ne kadar milli ahlaka karşı olsa da anlayışla karşılanmalıdır. Karakterler: Süreyya, Hacer.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Eylül:  

(a.i. ka.) Sonbahar'ın ilk ayı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Eylül'de Aşklar:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Mine SOYSAL Kitabın Konusu: Eylül ve Can'ın lise birinci sınıfta başlayan arkadaşlıkları kısa zamanda bir aşka dönüşür. Babasının ölümünden sonra annesi ve teyzesiyle birlikte yaşayan Can’ın gönlünde artık yelken sporunun yanı sıra Eylül’ün de bambaşka bir yeri vardır. Kitabın Ana Fikri: Sevgi, bağlılık ve kimlik arayışı üzerine gerçekçi bir gençlik romanı.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Eymen:  

(a.i. erk.) 1- Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı, kutlu. 2- Sağ taraftaki. Eymen b. Hureym:. Sahabedendir. Mekke'nin alınışı sırasında müslüman oldu. Babası ve amcası Bedir şehitlerindendir. Hadis rivayetiyle ün kazandı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Eyüb:  

(a.i. erk.) 1- Sabırlı. 2- Dönen, pişman olan, günahlarına tevbe eden demektir. Kur'an'da adı geçen peygamberlerden. Güzel sabır sahibi. Allah'ın imtihanına güzellikle sabredip mükafat ve ihsana ulaşmıştır. Türk dil kuralı açısından "b/p" olarak okunur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Eyüp Peygamber:  

Kur'an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden biri. İbrahim Peygamber’in soyundandır. Havran bölgesinde yaşamıştır. Kendisine büyük bir servet verilmiştir. Rivayetlere göre Allah, onu hastalıklarla ve servetinin yok olmasıyla sınamıştır. O, bunları sabır ve şükürle karşılayarak insanlara örnek olmuştur. Hz. Eyüp takva sahibi, yoksullara karşı merhametli, dulları ve yetimleri koruyan, misafire ikram eden, yolcunun yardımına koşan bir peygamberdir. Hz. Yakup veya Yusuf Peygamber ile çağdaş olduğu söylenmiştir. Hz. Eyüp’ün hastalığının ayrıntıları ile ilgili verilen bilgilerin çoğunun uydurma olduğu nakledilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Eyüp Sabri Hayırlıoğlu:  

Görev Başlangıcı: 17 Nisan 1951 Görev Bitişi: 10 Haziran 1960 tarihleri arasında Diyanet İşleri Başkanlığını yapmıştır. Sonra Gelen: Ömer Nasuhi Bilmen (Konusu: Diyanet Bşk., Kökeni: )

eyvallah:  

1- “Evet.”, “Doğrudur.” anlamında onay kelimesi. Örn:: “Hak erenler buna ummam ki desin: Eyvallah! / Şöyle bir bak: Ne harap ortalığın manzarası… / Ama hiç deşme sakın, çünkü yürekler yarası.” (M. A. Ersoy) 2- “Teşekkür ederim.”, “Allah razı olsun.”, anlamında bir söz. 3- “Allah’a ısmarladık.” anlamında ayrılırken söylenen bir söz.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

eyyamıbiyd:  

Kamerî ayların on üçüncü, on dördüncü ve on beşinci günleri. Eyyamıbiydde oruç tutmak Hz. Peygamber’in sünnetidir. Hz. Muhammed, bu günlerde oruç tutmayı tavsiye etmiş ve eyyamıbiydde oruç tutan kimsenin bütün yılı oruçlu olarak geçirmiş gibi sevap kazanacağını bildirmiştir. Örn:: “Hz. Peygamber bizim her ayın on üçüncü, on dördüncü ve on beşinci günleri olan eyyamıbiydde oruç tutmamızı tavsiye etti.” (Ebu Zer el-Gıfari)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

eyyamınahr:  

Kurban Bayramı’nda kurban kesme günleri olan zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri. Örn:: “Yeme içme günleri olan eyyamınahr’da oruç tutmayı Hz. Peygamber yasakladı.” (Hz. Ömer)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Eyyubiler:  

Adını Selâhaddin Eyyubi’nin babası Necmeddin b. Eyyub b. Şadi’den alan, 1171-1348 yılları arasında Ortadoğu, Mısır, Hicaz, Yemen ve Kuzey Afrika’da hüküm süren bir Türk devleti. Eyyubiler en parlak zamanlarını Selâhaddin Eyyubi (ö.589/1193) zamanında yaşamıştır. Aldığı siyasi tedbirlerle Fatımileri idareden uzaklaştırmış, Mısır’ı fethederek kendi devletine bağlamıştır. Haçlılara karşı başarılı savaşlar yapmış, 1182 yılında Haçlıları büyük bir yenilgiye uğratarak Kudüs’ü geri almıştır. Selâhaddin Eyyubi Şam’da vefat ettiğinde devletinin sınırları Trablusgarb’dan Hemedan ve Ahlat’a, Yemen’den Malatya’ya kadar ulaşmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Eyzoptrofobi:  

(ing.i. eisoptrophobia) aynalardan, veya kendini aynada görmekten korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ezamet:  

(a.i. ka.) (bkz:: Azamet) 1- Büyüklük, ululuk. 2- Çalım, kıvrım.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Ezan:  

(a.i.) Horoz sesi, horoz ötüşü.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

ezan:  

Her gün kılınması farz olan namazların ve Cuma namazının vaktinin geldiğini Müslümanlara duyurmak için okunan ve sözleri Hz. Peygamber’in sünneti ile belirlenen namaza çağrı sözleri. Ezan, hicretten sonra Müslümanlar tarafından okunmaya başlanmıştır. Ezanı terk etmek, İslam dinine göre büyük bir günahtır. Çünkü ezan, anlamı bakımından hem namaz hem de İslam için bir davettir. Ayrıca ezan, müminleri, Allah’a ve Resulüne itaat etmeye, dini konularda uyanıklığa ve sorumlulukları yerine getirmede bir bilinç hâli kazanmaya çağrıdır. Ezan vasıtasıyla insanlar bir taraftan namaza çağrılırken diğer taraftan tüm insanlığa İslam’ın üç temel ilkesi hatırlatılır. Bunlar, Allah’ın varlığı ve birliği, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğu ve asıl kurtuluşun ahiret mutluluğunda olduğudur. Ezan okuyana “müezzin”, ezan okunan yere de ‘mi’zene’ veya ‘minare’ denir. Ezan, ilk defa Medine’de Bilal-i Habeşi diye meşhur olan gür ve güzel sesli sahabe Bilâl bin Rebah (ö.20/641) tarafından okunmuştur. Örn:: “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli / Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.” (M. A. Ersoy)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

ezan duası:  

Ezandan sonra okunması sünnet olan dua, vesile duası. Hz. Peygamber, ezandan sonra müminlere şu duayı okumalarını tavsiye etmiştir: “Allahümme rabbe hazihi’d-dâveti’ttâmmeti ve’s-salâti’l-kâimeti. Âti Muhammedeni’l-vesilete ve’l-fazilete ve’d-derecete’r-rafîate. Veb’as’hu makamen Mahmudeni’llezi veatteh. İnneke lâ tuhlifu’l-mîâd.” Ezan duasının anlamı şöyledir: “Ey bu mükemmel çağrının ve kılınacak namazın Rabbi olan Allah’ım! Resulün Muhammed’e lütuf, yüksek dereceler ve vesile ver. Onu, söz verdiğin Makamımahmut’a eriştir. Sen, verdiğin sözü mutlaka yerine getirirsin.”(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ezan Okumak:  

(d. a. türk.) Bağıra çağıra uzun uzun azarlamak. Örn:: Hele bir kir, bir pislik görsün koridorda hemşirelere, hademelere bir ezan okur ki ölümlük hastalar bile yataktan fırlar. (Sabahattin Ali, Hakkımızı Yedirmeyiz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ezberci:  

(Kar.) Karagöz oyununda, anlamadan ezbere konuşan biri.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

ezel:  

1- Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik. Örn:: “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım.” (M.A. Ersoy) 2- Zihnen başlangıcı düşünülemeyen süre.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ezelhan:  

(a.t.i. erk.) (bkz:: Ezel)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

ezelî:  

1- Başlangıcı olmayan, öncesinde yokluk olmayan. 2- Hiç evveli olmayan varlık, Allah.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ezfer:  

(a.i. ka.) Güzel kokulu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Ezgi:  

(t.i. ka.) 1- Belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran şeşname. 2- Makamla söylenen manzum söz. 3- Beste (bkz:: Beste)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Ezgi Sesi:  

(Fr. voix chantee) Ezgi söyleme tekniğinde kullanılan ses.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ezgici Kadın:  

(İng. cantarina)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ezgin:  

(i.) Uzun süredir hapiste olan kişi, kıdemli duruma alışmış mütevekkil mahkum. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ezgü:  

(t.i. ka.erk.) Makam, hava. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Ezhan:  

(a.i. ka.erk.) İnsanda akıl, fikir, zeka, hafıza anlayış, kavrayış, kudretleri. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Ezheran:  

(a.i. ka.erk.) Ay ve güneş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Ezilenlerin Sosyalist Partisi:  

Kısa Adı: ESP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 29.01.2010 Genel Başkanı: Çiçek Otlu, Kurucusu; Figen Yüksekdağ Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Aşırı Sol İdeoloji: Marksizm-Leninizm NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Ezilme Sendromu:  

(crush syndrome) Ağır yaralanma sonucu böbreklerde hemoglobin birikimi sonucu böbrek yetmezliğiyle sonuçlanan hastalık. Crush sendromu.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

eziyet:  

ad 1. aşırı güçlük ve sıkıntı. Benzer: üzgü 2. sıkıntı ve yorgunluk vermek. 3. acı vermek, canını yakmak.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Ezkaza:  

Yanlış: Eskaza Doğru: Ezkaza(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

ezlam:  

İslam öncesi Arapların fal açmak veya uğur saymak için kullandıkları kumar okları. Örn:: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), ezlam birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.” (Kur'an-ı Kerim Maide suresi 5/90 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ezmek:  

(f.) (Parayı) Harcamak genellikle keyif için sarfetmek. Örn:: Mangırımızı alırız gider bir kenarda karı ile ezeriz dedik. Olmadı. (Mehmet Şeyda, Baba)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Eznev:  

(f.i. ka.erk.) Yeni baştan, yeniden. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Ezra:  

(a.i. ka.) 1- Pek fasih, sözü düzgün adam. 2- Beyaz kulaklı siyah at.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Ezrak:  

(a.i. ka.erk.) Mavi gözlü. Gök rengi saf ve temiz su. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

ezvacıtahirat:  

“Tertemiz, iffetli namuslu, terbiyeli eşler.” anlamında Hz. Peygamber’in hanımları. Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in hanımlarını “tüm müminlerin anneleri” diye nitelendirir. Onlara karşı saygılı olmak gerekir. Onlar Hz. Peygamber’in eşleri olduğundan Müslümanlar arasında ayrı bir değere sahiptirler. Müminlerin anneleri olmaları nedeniyle Hz. Peygamber’in vefatından sonra da kimse onlarla evlenemez.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Fa:  

(fr.i.) (müz.) 1- Gam dizisinde "mi" ile "sol" arasındaki ses. 2- Bu sesi gösteren nota imi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

faaliyet:  

ad 1. çalışma, çalışkanlık, canlılık. 2. işler durumda olma. Benzer: etkinlik 3. çalışmak. 4. etkinlik yapmak. 5. çalışmaya başlamak, çalışır duruma gelmek, işlemeye başlamak. 6. etkinliğe başlamak, etkin duruma gelmek.(Konusu: , Kökeni: )

Faanahtarı:  

(fr.b.i.) Portenin (dizeğin) dördüncü çizgisi üzerine konulan ve çizgiye adını veren anahtara denir. Bas seslerin gösteriminde kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)

Fabl:  

(fr.i.) (yaz.) Kişileri çoğunlukla hayvanlardan seçilen, sonunda bir yaşam dersi ortaya koyan, genellikle koşuk biçiminde yazılmış öykü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Fabrika:  

(it.i.) İşlenmemiş ya da yarı işlenmiş maddeleri insan, makine ve benzeri araçlar kullanarak işleyen ve kullanıma, tüketime hazır bir duruma getiren sanayi kuruluşu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Fabrikacı:  

(it.t.i.) Fabrika sahibi ya da fabrika işleten kimse. eş anl: fabrikatör.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Fabrikasyon:  

(fr.i.sf.) 1- Fabrikada yapılarak tüketime sunulan (madde). 2- (mec.) Pek değeri olmayan, sıra işi, sıradan (şey).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Fabrikatör:  

(fr.i.) (bkz:: fabrikacı)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

WhatsApp