MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Metateziyofobi:

(ing.i. metathesiophobia) değişikliklerden korkma.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




İnguşetya:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

İnguşetya:  

Dini: İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: bilgisi bulunamadı NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

İnguşetya:  

İnguşetya Bayrağı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

İnguşetya:  

Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

İnguşetya:  

Genel Bkş: En ilginç vaka, "teip"lerinin hala toplumun temel taşını oluşturduğu Çeçenler ve İnguşlar. Kendilerini baba soyundan ortak bir atayla özdeşleştiren klan-vari kabile toplulukları olan yaklaşık 150 "teip" vardır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

İnhibisyon Ölümü:  

(inhibition death) Vücut yüzeylerindeki sinir uçlarının fiziksel, kimyasal uyaranlarla uyarılması ya da korku, öfke, ağrı gibi nedenler sonucunda solunum ve dolaşım sisteminin refleks yolla durmasına bağlı, olay ile ölüm arasında çok kısa bir sürenin bulunduğu, dış ve iç muayenede ölüm nedeni olabilecek değişikliğin görülmediği ölüm şekli.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İnisiyal:  

Baş harf.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnisiyatif:  

Karar alma ve harekete geçme yetkisi veya gücü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnisiyatif:  

Yanlış: İnsiyatif Doğru: İnisiyatif(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

İniş:  

(bkz:: Tersine Kerteleme)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

İniş Takımları:  

(d.) 1- (Kızda, kadında) Bacaklar, baldırlar, belden aşağısı. Örn:: Vay anasını biz dalgaya dalmışız. Baksana arkadan iniş takımı bozuk görünüyor. (Attila İlhan, Sokaktaki Adam) 2- (Erkekte) Cinsel organlar, penis ve husyeler. Bazen tekil olarak İniş Takımı biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

inkâr:  

1- Gizleme, saklama. 2- Çirkin, kötü, beğenilmeyen. 3- Reddetme, tanımama, inanmama, kabul ve tasdik etmeme. Örn:: “(Müşrikler) Allah’ın nimetlerini bilirler (ve bu nimetleri Allah’ın yarattığını kabul ederler), sonra da bunları (verenin Allah olduğunu) inkâr ederler, çünkü onların çoğu kâfirdir.” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/83 ncü Ayet) 4- Allah’ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmeme. Örn:: “Onlar ki, Allah’ı ve elçilerini inkâr ederler, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isterler, ‘Peygamberlerin kimine inanırız, kimini inkâr ederiz.’ derler; bu ikisinin (imanla inkârın) arasında bir yol tutmak isterler. İşte bunlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.” (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/150-151 nci Ayet) 5- Allah’ın buyruklarından birini veya tamamını reddetme. Örn:: “Allah’ı ve peygamberini inkâr edenler ve (iman konusunda) Allah ile peygamberini birbirinden ayıran ‘bir kısmına iman ederiz, bir kısmını inkâr ederiz.’ diyenler ve imanla inkâr arasında bir yol tutmak isteyenler var ya işte gerçek kâfirler bunlardır.” (Kur'an-ı Kerim Nisa suresi 4/150-151 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

inkıbaz:  

ESKİMİŞTİR ad 1. büzülme, toplanma. 2. keder, sıkıntı. 3. kabızlık, peklik.(Konusu: , Kökeni: arapça)

İnkılap:  

Yanlış: İnkilap Doğru: İnkılap(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

İnkiyadullah:  

(a.i. erk.) Allah'a boyun eğme, teslim olma, kendini teslim etme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

inme:  

(i.) 1- inmek eylemi. 2-(hek.) vücudun bir bölümünde devinimin ve duyumun yok olması. 3- (coğ.) gelgit olayı sırasında deniz sularının karadan uzaklaşması, çekilmesi.(Konusu: , Kökeni: )

İnmek:  

(f.) (Yumruk, tokat) Vurmak. Örn:: Haybeyciye bi indi ki haybeci cicos(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

İnnning:  

(Beyzbol Ter.) Beyzbol oyunundaki dokuz devreden her biri. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İnorganik:  

Canlı kökenli olmayan, organik olmayan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

insan:  

1- Âdemoğlu, beşer. Örn:: “Ey insan! Nedir seni lütuf sahibi Rabbinden uzaklaştıran, seni yaratan ve varlık amacına uygun olarak şekillendiren, tabiatını adil ölçüler içinde oluşturan ve seni dilediği şekilde bir araya getiren (Rabbinden)?” (Kur’an-ı Kerim İnfitar suresi 82/6-8 nci Ayet) 2- Eylemlerinde özgür olan ve en güzel bir şekilde yaratılan, ruh ve bedenden oluşan en değerli ve üstün varlık. Örn:: “Gerçek şu ki, biz emaneti (dini sorumlulukları, akıl ve özgürlüğü) göklere, yere ve dağlara sunduk; fakat (sorumluluğundan) korktukları için onu yüklenmekten kaçındılar. O emaneti (sadece) insan üstlendi.” (Kur'an-ı Kerim Ahzab suresi 33/72 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

insan:  

insan ad 1. memelilerden, iki eli, iki ayağı bulunan, iki ayak üzerinde dik bir biçimde dolaşan, aklı ve düşünme yeteneği olan, dille, sözle anlaşan, en gelişmiş canlı sayılan yaratık. 2. bu türe giren canlı varlık. \"Uygarlığı insanlar kurmuştur\" 3. sıfat huy ve ahlak, davranış vb. yönlerinden üstün nitelikli (kimse). \"Onun insan yanını biliriz\" 4. kimi kez belirsiz adıl gibi kullanılır. \"İnsan her şeyi bilemez\" 5. (yer için) hiç bakılmamış, bakımsız kalmış. 6. (orman için) içine insan girmemiş, hiç dokunulmamış. 7. bakmakla yükümlü olduğu kimselerin hizmeti, geçindirilmesi bir aileyi zaten çok yorar, buna bir de dışardan biri eklenmemelidir, bu yük aileye ağır gelir. 8. yatalak insanı kaldırmak, yatırmak, yatalağa bakmak zordur. 9. çalışan ya da çalışabilecek durumda olan insan varlığı. 10. özlük işleri, personel işleri.(Konusu: , Kökeni: arapça)

insan biçimcilik:  

Antropomorfizm ya da insan biçimcilik, insanî niteliklerin başka bir varlığa atfedilmesidir. Hayvanlar, cansız varlıklar, doğa güçleri, monoteist ve politeist dinlerdeki tanrılar, melekler, şeytanlar, cinler ve daha başka kavramlar da "Antropomorfizm" konusu olabilir.(Konusu: , Kökeni: )

İnsan Hakları:  

(human rights) Devlet karşısında her bireye ait eşitlik, mülkiyet, özgürlük, güvence gibi haklar. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İnsan Suresi:  

(a.i. سورة الإنسان) insan suresi; adını ilk âyetinde geçen "el-insân" kelimesinden almıştır. "hel etâke", "ed-dehr", "el-ebrar" ve "el-emşâc" isimleri ile de anılır. kur'an-ı kerim'de 76 ncı sure, 29 ncu cüz, 577 nci sayfadadır. 31 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 98 nci sıradadır. rahman suresi'nden sonra talak suresi'nden önce medine döneminde inmiştir. medine'de inen 28 tane sureden biridir. surede cennet zevklerinden bahsedilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

İnsan suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in yetmiş altıncı suresidir. Mekke’de indirilmiştir. Otuz bir ayettir. Adını, birinci ayetinde geçen ‘insan’ kelimesinden almıştır. Sure insanın yaratılışını ve özelliklerini ele alan ayetlerle başlar. İnsana verilen işitme ve görme duyularının öneminden bahsedilir. Bilgiyi elde etmede göz ve kulağın yanında akli ve zihnî donanımların da önemi vurgulanır. Allah tarafından insana yolun doğrusu ve eğrisi gösterildikten sonra doğruyu tercih ederek şükretmenin veya doğruyu tercih etmeyerek nankörlük etmenin insanın elinde olduğu haber verilir. Surede, iradelerini kötülükten yana kullananların ahirette karşılaşacakları azaplar üzerinde durulduğu gibi iyilik yapmayı alışkanlık hâline getirenlerin cennette elde edecekleri nimetler üzerinde de durulur. Surede, iyi insanların nitelikleri; sözünde durmak, sorumluluk bilinci taşımak, fakirleri doyurmak, onlara maddi yardımda bulunmak ve yaptıklarını yalnızca Allah rızası için yapmak olarak sıralanır. Dünyada yapılan en küçük bir iyiliğin bile ahirette karşılıksız kalmayacağı gerçeği tüm insanlara duyurulur. Surede, Hz. Peygamber’e her türlü eziyete dayanıp sabır göstermeyi tavsiye eden ayetlere de yer verilir. Dünyaya taparcasına bağlananlar eleştirilir ve uyarılır. Allah’ın iyilik yapanlara lütufta bulunacağı hatırlatılır. Zalimlerin yaptığı zulmün karşılıksız kalmayacağı ve ahirette çetin bir azaba uğrayacakları tehdidi yapılarak sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

insanbilim:  

bileşik · ad insanın kökenini ırk ve tarihöncesi yönünden araştıran, evrimini, yaşambilimsel özelliklerini toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim. Benzer: antropoloji(Konusu: , Kökeni: ar+t)

insanıkâmil:  

1- Olgun, ideal, örnek insan. 2- Hz. Muhammed ve onun ahlaki özelliklerine sahip olan kimse. 3- Kur’an-ı Kerim’deki ahlaki ilkelerle ahlaklanarak Hz. Peygamber gibi İslam’ı yaşama kararlılığında olan, öğrendiklerini ve kalbine doğan ilhamları halkla paylaşmaya çalışan ve insanlara Allah’ı sevdiren üstün nitelikli insan.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İnsektaryum:  

Böceklerin incelendiği veya sergilendiği özel yer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnsektofobi:  

(ing.i. ınsectophobia) böceklerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

İnsest:  

(incest) Birinci derecede kan bağı bulunan kişiler (baba-kız, ana-oğul, dede-torun vb.) arasındaki cinsel ilişki; evlilikleri yasalarla engellenen, ana-oğul, baba-kız, kardeşler vb. akrabalar arasındaki cinsel ilişki; fücur; ensest.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İnsidans:  

(incidence) Belli bir süre sırasında görülme ve rastlanma sıklığı(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İnsizyon:  

(incision) Kesi, kesme, cerrahide keserek açma.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İnspirasyon:  

Nefes alma.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

İnspirasyon:  

(Biy.Sp.Ter.) Soluk alma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İnsülin:  

Kandaki glikoz ve amino asitleri hücrelere ulaştıran hormon.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

insülin:  

(Biy.Sp.Ter.) Glukozun hücre içine girmesine yardımcı olan, pankreasta üretilen hormon. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İnsülin:  

Yanlış: İnsilün, İnsülün Doğru: İnsülin(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

İnsülin direnci:  

Şekeri kontrol etmek için salgılanan insülinin etkisini göstermesindeki zorluk. İnsülin direnci geliştiğinde hücrelere glikoz giremez, kullanılamaz.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

İnşa:  

Yanlış: İnşaa Doğru: İnşa(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

inşacılık:  

İnşacılık veya konstrüksiyonizm sosyoloji ve psikolojide belli toplumsal bağlamlar altında toplumsal fenomenlerin nasıl oluştuğuyla ilgilenen bir bilgi teorisidir.(Konusu: , Kökeni: )

inşallah:  

1- “Allah izin verirse, Allah isterse, Allah nasip ederse, Allah dilerse, kısmet olursa” anlamlarında bir dua ifadesi. 2- Bir işin, Allah’ın dilemesi ve iznine bağlı olarak gerçekleşebileceğini belirtmek amacıyla öncesinde veya sonrasında söylenmesi gereken bir söz. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde öğütlendiği üzere Allah’a inanan her mümin, bir iş yapacağı zaman Allah’ın gözetiminde olduğunu hissetmelidir. Bunun bir göstergesi olarak olumlu ve yararlı bir iş yaparken inşallah denilmesi İslam dinine göre ahlaki bir davranıştır. Örn:: “Şüphesiz Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. İnşallah saçlarınızı tıraş ederek veya kısaltarak, korkmadan, güven içinde Mescidiharam’a gireceksiniz. Allah sizin bilmediklerinizi bildi ve size bundan önce yakın bir fetih verdi.” (Kur’an-ı Kerim Fetih suresi 48/27 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İnşat:  

(a.i. erk.) Neşelendirme. (bkz:: Neşet)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

İnşaullah:  

(a.i. erk.) Allah'ın yapması, meydana getirmesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

İnşikak Suresi:  

(a.i. سورة الانشقاق) inşikak suresi; göğün yarılmasından söz ettiği için bu adı almıştır. kur'an-ı kerim'de 84 ncü sure, 30 ncu cüz, 588 nci sayfadadır. 25 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 83 ncü sıradadır. infitar suresi'nden sonra, rum suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. inşikak suresi'nde kıyamet günü olaylarından, defteri sağ elinden verilenlerin hesaplarının kolay olacağından, bu kişilerin sevinçle ailelerinin yanına döneceklerinden, defterleri sol taraftan verilenlerin ise dünyada yaptıkları kötü işlerden dolayı cezalandırılacaklarından bahsedilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

İnşikak suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in seksen dördüncü suresidir. Mekke’de indirilmiştir. Yirmi beş ayettir. ‘Kıyamet gününde göğün yarılması olayı’ ‘inşikak’ kelimesiyle anlatıldığı için sure bu adı almıştır. Sureye, kıyamet sırasında olacak olaylardan söz edilerek başlanır. İnsanın Allah’a hesap vermek üzere onun huzurunda bulunacağı anlatılır. İnsanların amel defterlerinin dünyadaki davranışlarına göre sağ ya da sol taraflarından verilmesi ele alınır. İyilerin ahiret sorgulamalarında başarılı olacaklarından, kötülerin ise ağır bir hesaptan geçirilerek cehenneme atılacaklarından bahsedilir. Surede, Kur'an-ı Kerim okunduğu zaman secde etmeyip yalanlayanların başlarına gelecek olan ahiretteki azap konusuna da değinilir. İnananların cennette kesintisiz bir mükâfata kavuşacaklarını bildiren ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

inşikakıkamer:  

Hz. Peygamber’in Mekke müşriklerine göstermiş olduğu ayın ikiye yarılması mucizesi. Mekkeli müşrikler, Hz. Peygamber’den mucize göstermesini istemişler, o da Allah’ın izniyle aya işaret edince ay ikiye bölünmüş, sonra tekrar birleşmiştir. İman edeceklerine söz veren müşrikler, gördükleri bu mucizeye rağmen inanmamış ve olayı sihir olarak nitelemişlerdir. Bu mucizenin amacı tüm evrene egemen olan gücün Allah olduğunun vurgulanmasıdır. Hz. Peygamber, Allah’ın izni ile bu mucizeyi gerçekleştirmiştir. Hicretten beş yıl önce meydana geldiği söylenen bu olaya Kamer suresinde işaret edilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İnşilal:  

(a.i. ka.erk.) 1- Şelale oluşturma. 2- Şiddetle dökülme, atılarak akma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

İnşirah:  

(a.i. ka.erk.) 1- Açılma. 2- Açıklık, ferahlık. Kur'an-ı Kerim'de bir süre adı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

İnşirah Suresi:  

(a.i. سورة الشرح) inşirâh suresi; açılmak, genişlemek, sevinmek manalarına gelir. kur'an-ı kerim'de 94 ncü sure, 30 ncu cüz, 596 ncı sayfadadır. 8 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 12 nci sıradadır. suha suresi'nden sonra, asr suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. bu sûrede peygamberimizin, çocukluğunda risalete hazırlamak üzere kalbinin açılıp arıtılmasından söz edilmektedir. ayrıca, onun getirdiği dindeki kolaylıklara dikkat çekilerek Allah'a şükretmeye teşvik edilmektedir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

İnşirah suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in doksan dördüncü suresidir. Mekke’de inmiştir. Sekiz ayettir. Adını, ‘Hz. Peygamber’in göğsünün açılmasına’ işaret eden ‘inşirah’ kelimesinden almıştır. Sureye, Hz. Peygamber’in kalbinin açıldığını, cesaretinin pekiştirildiğini, tebliğ ettiği İslam davasına öncelikle kendisinin sıkı sıkıya bağlı olduğunu bildiren ayetlerle başlanır. Hira Mağarası’nda Resulullah’ın insanlığın içine düştüğü bunalımı düşünerek duymuş olduğu büyük üzüntü ve kendisine vahiy verilmek suretiyle insanlığın problemlerine getirmiş olduğu çözümler ele alınır. Hz. Muhammed’in peygamberlik göreviyle şanının yüceltildiği vurgulanır. Her güçlükten sonra kolaylığın bulunduğu gerçeği üzerinde durulur ve bir iş bitirilince boş durulmayıp yeni bir işe başlanılmasını tavsiye eden ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İnşirak:  

(a.i. ka.erk.) 1- Çatlayıp yarılma, yarık olma. 2- Parlama. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

İntegral:  

Bir bütünün tamamlayıcı parçası; matematikte toplam alma işlemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İntegrasyon:  

Bütünleşme, parçaların bir araya gelerek uyum oluşturması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İntegre:  

Bütünleşmiş, birleşmiş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İntelekt:  

Zihin gücü, düşünme yetisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İntelektüalizm:  

Aklı ve düşünceyi temel alan felsefi yaklaşım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İntendant:  

(Alm. İntendant, general İntendant - Fr. directens artistique - İng. dicehor) Almanya'da devlet ya da Kent Tiyatrosu Yöneticisi. Bu kimsenin yönettiği tiyatro birden çok ise "Genel lntendant" adını alır. Üç hakkı vardır: 1- Sanat alanında sorumluluk özgürlüğü. 2- Tiyatro personellerinin, özellikle de sanatçılarının sözleşmelerini yapmak ve bir nedeni varsa sona erdirmek. 3- Önerilen oyun çizelgesini (repertuvarı) onaylamak ve hangi sahne düzenleyicilerinin (rejisörler) hangi eserleri sahneye koyacaklarını saptamak, sonunda önerilen rol dağıtımını karar altına almak. [Türkiye'de tek tiyatroyu yöneten: Tiyatro Müdürü, birçok tiyatroyu birden yöneten: Tiyatro Genel Müdürü.] (Sanat Yönetmeni)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

intensif:  

(Biy.Sp.Ter.) Yoğun. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İntensity:  

Yoğunluk, şiddet anlamındadır. Antrenmanda ne kadar yük kullanıldığı, hangi şiddet aralıklarında çalışıldığını ifade eder.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

İnteraktif:  

""Etkileşimli"" anlamına gelen interaktif terimi, bilgisayar programlarına ait bir özelliği temsil eder. Bu özellik, kullanıcının programın çalışmasına müdahale etmesini ve sonucu değiştirebilmesini mümkün hale getirir. Örneğin ""etkileşimli"" bir filmde seyirci, bazı noktalara müdahale edebilir ve filmin farklı şekilde devam edip bitmesini sağlayabilir. Bu durum, interaktif olmayan televizyon programları gibi kullanıcıların sadece seyredebildiği; ancak etki edemediği uygulamaların lam tersi olarak değerlendirilebilir. Hemen hemen tüm bilgisayar programları, bu özelliğe sahiptir. İnteraktif programlara verilebilecek en güzel örnek ise, kuşkusuz oyunlardır. Bir oyunun nasıl devam edeceği, genellikle kullanıcının kararı doğrultusunda belirlenir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

İnterferometre:  

Girişim desenlerinden yararlanarak ölçüm yapan cihaz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnterferometri:  

Dalga girişimlerini inceleyerek ölçüm yapan bilim dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnterkinez:  

Biyolojide hücre bölünmeleri arasındaki dinlenme evresi (ara evre).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnterkoneksiyon:  

Elektrik veya iletişim şebekelerinin birbirine bağlanması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İntermezzo:  

Kendi başına bütünlük taşıyan kısa müzik eseri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

internal:  

(Biy.Sp.Ter.) İçsel. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İnternal rotasyon:  

İçe doğru döndürme.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

İnternet:  

"Tüm dünyaya yayılmış olan ve iletişim hatları ile birbirlerine bağlanmış sayısız bilgisayarın oluşturduğu, halka açık veri aktarım ağına verilen isimdir. Bu ağ üzerinde elektronik posta (e-posta) ve web sayfaları gibi sayısız hizmete ulaşmak mümkündür. Günümüzde büyük bir değer ve öneme sahip olan internet, bilginin en hızlı ve en serbest şekilde aktarılmasına izin vermektedir. Kısacası internet. sınırsız bir bilgi akışı ortamıdır ve ""bilgi otoyolu"" olarak da adlandırılabilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

İnternet:  

Dünya çapında bilgisayar ağlarının birbirine bağlı olduğu iletişim sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnternet Adresi:  

"İnternette var olan her site, belli bir internet adresine sahiptir. Kullanıcıların bir siteye ulaşmaları, ancak o sitenin internet adresi yardımıyla gerçekleşebilir. Önce tarayıcı programa bu adresi girmeli; hemen ardından da ""Enter"" tuşuna basmalısınız. Kısa bir süre sonra, istediğiniz web sayfası ekranınızda belirecektir.Internet adreslerinin büyük çoğunluğu, bir iletişim kuralının adıyla başlar ve siteyi temsil eden isimle devam eder. Adresin sonunda göreceğiniz kısaltmalar ise, site sahibinin unvanını ve ülkesini belirtmek için kullanılır. Internet adreslerinde Türkçe karakterler yer alamaz. Örneğin ""http://www.itu.edu.tr"" adresinin açılımı şu şekilde yapılabilir:http: Sitenin diğer kullanıcılar ulaşması için http protokolünün kullanıldı:ğını belirtir.""itu"": Sitenin İstanbul Teknik Üniversitesi'ne ait olduğunu anlamamızı sağlar. Adreste Türkçe karakter kullanılamadığı için, ""itü"" yerine ""itu"" yazılmalıdır.""edu"" Sitenin bir eğitim kuruluşuna ait olduğunu belirtmek için kullanılır.""tr"": Sitenin Türkiye üzerindeki bir kuruluş tarafından yayınlandığını gösterir. Eğer konumuz İngiltere'deki bir kuruluş olsaydı, bu ek de "".uk"" olacaktı. Internet adresleri, bazen ""URL"" adıyla da karşımıza çıkabilirler."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

İnternet Kafe:  

Tüm halka açık olan ve müşterilerine internet hizmeti sunan kafelere verilen genel addır. Bir internet kafede, genellikle çok sayıda bilgisayar bulunur ve bu bilgisayarlar sürekli olarak internete bağlıdır. Kullanıcılar, belli bir ücret ödeyerek, bir süre için bilgisayarlardan birisini kullanma hakkını satın alır. Internet karelerde yapabilecekleriniz, sadece sörf yapmak veya e-postanızı kontrol etmekle sınırlı değildir. Özellikle internet üzerinde oyun oynamak isteyen kullanıcılar, bu amaçlarına internet kafelerin yardımıyla ulaşabilirler.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

İnternus:  

İç tarafta olan.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

İnterpol:  

Uluslararası polis teşkilatı; ülkeler arası suçla mücadele eden örgüt.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İnterseksüalite:  

(intersexuality) Fiziksel görünüş, genital organlar ve cinsel yaklaşım açısından hem erkek hem kadın özellikleri gösteren kişi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İnterstisyal:  

(Biy.Sp.Ter.) Hücreler arası.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İnterval:  

(interval) 1- İki nesne arasındaki uzaklık. 2- Zaman aralığı, fasıla.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İntibah:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Namık KEMAL Kitabın Konusu: İradeli bir insanın dünyaya hükmedeceğine inanan Kemal, bu eserinde iradesiz bir gencin nasıl kendisi ile beraber başkalarınıda felakete sürükleyebileceğini ortaya koymak istemiştir; fakat Namık Kemal bu fikri ortaya koyarken eskilerin asla dikkat etmedikleri şu iki noktaya çok önem vermiştir. Hakikate uygunluk, insan kalbinin sırlarını keşif. Kitabın Ana Fikri: İradeli insanların birçok şeye sahip ve hüküm verebileceklerini, iradesiz ve muhakeme yeteneği gelişmemiş kişilerin ise olaylar hakkında yorum yapamadan kendi yanlışlarıyla dolu hayatlarında başkalarınıda aynı uçuruma sürüklediklerini anlarız. Karakterler: Ali bey, Mahpeyker, Dilaşub, Fatma hanım, Atıf bey, Mesut bey.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

İntihar:  

(suicide) Kendini öldürme.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

intihar:  

1- İnsanın kendini öldürmesi, canına kıyması. Örn:: “Kulum, intihar etmek suretiyle bana gelmekte acele etti; ben de ona cenneti haram kıldım.” (Kudsi Hadis) 2- Kişinin ölümle sonuçlanacağını bilerek giriştiği olumlu veya olumsuz bir fiilin doğrudan doğruya veya dolaylı sonucu olan her ölüm olayı. İslam’da intihar etmek en büyük günahlardandır. Hiçbir insanın intihar etme hakkı yoktur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

intisap:  

1- Bağlanma, katılma, girme. 2- Tasavvufta bir kişinin manevi olarak kendisini geliştirmek, ruhen olgunlaşmak, yaptığı ibadetlerde ruhsal coşkuyu yakalamak amacıyla Hz. Peygamber’i örnek alan ve onun ahlakıyla ahlaklanan bir tasavvuf âliminin manevi eğitimine girmesi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İntoksikasyon:  

(intoxication) Zehirlenme.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İntrakraniyal:  

(intracranial) Kafatası içi; kafatası içinde.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İntramedüller:  

(intramedullary) 1- Medülla spinalis içinde. 2- Medulla oblongata içinde. 3- Kemik iliği içinde.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

İntranet:  

İki ya da daha fazla sayıdaki bilgisayarın birbirlerine bağlanması ile oluşturulan yerel ağlara verilen isimdir. Intranet bağlantısı, genel olarak internet ile aynı temele dayanır. Bu tip bağlantılar, daha çok şirketler tarafından tercih ediliyor. Bir şirketteki tüm bilgisayarların birbirlerine bağlı olması, önemli bir zaman tasarrufunu da beraberinde getirir. Çünkü intranet bağlantısı, bilgisayarlar arasında veri aktarımını son derece kolaylaştırmaktadır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

İntrasellüler:  

(Biy.Sp.Ter.) Hücre içi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

İnvolüsyon:  

(involution) Fizyolojik atrofi. Yaşamın belirli dönemlerinde bazı organ ve dokularda oluşması doğal olan atrofi şekli.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

inzal:  

1- İndirme, inme. 2- Kur’an-ı Kerim ayetlerinin Allah tarafından Hz. Peygamber’e indirilmesi. Tefsir usulü ilminde Kur'an-ı Kerim’in olayların akışına göre Hz. Peygamber’e bölüm bölüm indirilmesine “tenzil” denir. Levhimahfuz’dan dünya semasına bir defada toptan indirilmesi için ise “inzal” terimi kullanılır. Aslında inzalin ve tenzilin birinci muhatabı Hz. Peygamber’dir. Dolayısıyla her iki terim de Kur'an-ı Kerim’in Hz. Peygamber’e indirilmesiyle alakalıdır. “Düşünün, özünde açık olan ve hakikati bütün açıklığıyla ortaya koyan bu ilahî kelamı! Biz onu kutlu bir gecede inzal ettik: Zaten biz, (insanı) her zaman uyarmaktayız.” (Kur’an-ı Kerim Duhan suresi 44/2-3 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

inzar:  

1- Uyarma, hatırlatma, sakındırma. Örn:: “(Ey Peygamber) Allah’ın dışında başka bir tanrıya dua ve ibadet etme. Sonra azap edilenlerden olursun. (İslam’ı tebliğ etmeye) en yakın akrabalarını inzar ederek (başla).” (Kur'an-ı Kerim Şuara suresi 26/213-214 ncü Ayet) 2- Korkutarak haber verme, bildirme. Örn:: “İnkâr edenlere gelince, onları inzar etsen de etmesen de birdir. Onlar (kesinlikle) inanmazlar.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/6 ncı Ayet) 3- Allah’ın, göndermiş olduğu emirlerine uymayanları ahirette ilahî azabın beklediğini peygamberleri aracılığıyla uyarması. Örn:: “Bu Kur'an-ı Kerim siz (Mekkeli)leri ve kendisine vahyin ulaştığı herkesi kendisiyle inzar etmem için bana vahyolundu.” (Kur'an-ı Kerim En'am suresi 6/19 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İnzibat:  

İnzibat, askeri polise verilen isimdir. İnzibatların başlıca görevi ordudaki düzeni sağlamaktır. Askeri inzibatlar son derece tertipli ve düzenli askerler arasından seçilirler. Bu askerlerin subaylarına İnzibat Subayı denir. Askeri inzibatları yönetirler. (bkz:: Askeri Polis)(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

inziva:  

1- Köşeye çekilme, halktan uzaklaşıp ayrı yaşama, insanlarla beraber olmaktan kaçınma. 2- Tasavvuf yoluna giren kişinin kendisini manevi yönden geliştirmesi, topluma eliyle, diliyle zarar vermediği gibi kendisinin de günaha sebep olacak davranışlardan uzak kalması amacıyla geçici bir süre insanlardan uzak yaşaması. İslam dininde esas olan insanlarla beraber yaşamaktır. Hz. Peygamber: “İnsanların arasına girip onların eziyetlerine katlanan müminin, insanlardan uzak kalan, eziyet ve sıkıntılarına katlanmayanlardan daha hayırlı.” olduğunu söyleyerek insanların toplum içinde yaşamalarını öğütlemiştir. Tasavvuf ilmindeki inziva ise dervişin manevi açılımı ve ruhi gelişimi için geçici bir durumdur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

İp:  

(i.) (Kişiyle bağı açısından) 1- Ev hane. 2- Para, cepteki, eldeki para. 3- İdam sehpası. 4- Asılarak idam.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

ip:  

ad 1. her türlü dokuma maddelerinin bükülmüş liflerinden örülebilen, çeşitli kalınlıklarda ve uzunluklarda olabilen, bir şey bağlamakta kullanılan bağ. 2. HALK AĞZINDAN (Anadolu’nun kimi yerlerinde) iplik. 3. MEC. asarak öldürme cezası. \"Güçlü biriydi, adamlarını ipten kurtarırdı\" 4. iki kişi arasındaki kırgınlığın giderilmesi için kırgınlığa yol açan nedenin ortadan kaldırılması gerekir. 5. bozulan bir iş nerede kalmışsa düzeltilmesine oradan başlanır. 6. (birini) ölçülü davranmaya zorlamak. 7. MEC. etkisiz duruma getirmek, yok etmek. \"Yakında onun ipini çekeceğim\" 8. kumar, dolandırıcılık gibi bir yolla bütün parasını alıp beş parasız bırakmak. 9. kaçmasını sağlamak. 10. savuşup gitmek, kaçmak. 11. ele avuca sığmaz olmak, azgınlaşmak. 12. (bir işin) yönetimini el altından yürütmek. 13. (o kimsenin) sözünden çıkamamak, o kimse ne derse onu yapmak.(Konusu: , Kökeni: )

İp Takmak:  

(bkz:: İplemek) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

İpar:  

(t.i. ka.) 1- Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun sarımtrak çiçekleri, kurusa bile uzun süre kokusu gitmez. 2- Güzel koku, misk, anber. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

İpek:  

(t.i. ka.) İpekböceği denilen ve dut yaprağı ile beslenen kurdun ördüğü koza çözülerek elde edilen, kumaş dokumada kullanılan parlak ve ince tel. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

İpek Erdem:  

Dizi Karakteri: Barbie (Gamze Erdem) Dizi Adı: Hayat Bilgisi. 13 Şubat 2003 tarihinde Kanal D'de yayımlanmaya başladı. Burada 19 Haziran 2003'e kadar 19 bölüm sürdü ve sezon finali yaptı. Daha sonra transfer olduğu Show TV'de 19 Eylül 2003'te yayına başladı. 16 Haziran 2006 tarihinde yayımlanan 137. bölümü ile final yaparak yayın hayatı sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

İpek Tuzcuoğlu:  

Dizi Karakteri: Dicle Dizi Adı: Asmalı Konak. 2002-2003 yılları arasında atv'de yayımlanan duygusal ve dram türündeki Türk televizyon dizisidir. 2 sezondan oluşan dizi 54. bölümü ile sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

İpeka:  

Tıpta kullanılan, kusturucu etkisi olan bitkisel kökenli madde (ipekakuanha kökü).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

İpekhane:  

(b.i) ipekböceği kozalarının ipek durumuna gelmesi için işlendiği yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

İpi Kırık:  

(d.) 1- Evsiz, barksız, avare, serseri. 2- Davar anlamında bir aşağılama sözü olarak kullanılır. Örn:: Cafer- Can kurban böyle efeye be. Ulan ipi kırık kabız mı oldun korkudan niye çıkmıyorsun. (Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

WhatsApp