Haydi Öğrenelim!
DEAI OSAE:
(Deay osay) Hücuma hücumla cevap verme.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Metalsi:
Metallerin fiziksel özelliklerini, metal olmayan öğelerinse kimyasal özelliklerini taşıyan element. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metalurji:
Metallerin elde edilmesi ve işlenmesi bilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metalurjik:
Metalurji ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metamorfik:
Başkalaşıma uğramış (kaya vb.)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metamorfizm:
(fr.i. metamorphisme) (jeo.) Başkalaşım. Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi. (Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Metamorfizm:
Kayaçların ısı ve basınçla değişmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metamorfoz:
Başkalaşma, biçim değişimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metan:
Yanıcı bir gaz (CH₄)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metapsişik:
Ruhsal/parapsikolojik olaylarla ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metastaz:
Kanserli hücrelerin vücudun başka bölgelerine yayılması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metateziyofobi:
(ing.i. metathesiophobia) değişikliklerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Metaxa:
Metaxa; içerisinde brendi, şarap ve bitkisel/meyvesel özel aromalar bulunan bir Yunan içkisi'dir. İlk kez Spyros Metaxas tarafından 1888 yılında keşfedildi. Günümüzde yalnızca Yunanistan'da üretilmekle beraber, Osmanlı Devleti döneminde İstanbul'da ve Odessa'da da üretilmekteydi.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )
Metazori:
zf. (yun. mefa, ilefars. zur halk yunancası meta -zor -i) 1- Zorla. Örn:: Haracı aksatan randevuevine iki adamını gönderip hadise çıkartırdı. Görülmüş de olsa metazori gelirdi polis. (Kayhan Sağlamer, Türk Mafiası) 2- Zor kullanarak. (Zor altında kalarak.) Mecbur ederek. (Mecburen.) Örn:: Bizim meslekte hele metazori Tilkiden kurnaz olacaksın. (Oktay Arayıcı, Rumuz Goncagül)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Metazori:
Zorla, zoraki.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mete:
(t.i. erk.) Büyük Türk-Hun İmparatoru (M.Ö. 209-174). (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Metehan:
(t.i. erk.) (bkz:: Mete)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Metelik:
Çok az para, küçük değerde madeni para.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteliksiz:
Parasız, beş parasız.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteliksizlik:
Parasızlık durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteor:
1. Atmosferde görülen ışıklı olay (halk arasında “yıldız kayması”) 2. Genel anlamda atmosferdeki fiziksel olaylar.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteor taşı:
Meteor taşı (meteorit), uzaydan Dünya atmosferine girip yanarak yeryüzüne ulaşmayı başaran taş veya metal parçasıdır. Genellikle asteroit kuşağından gelen bu parçalar; demir-nikel veya taşsı yapıdadır. Yüksek yoğunluk, füzyon kabuğu (yanık dış yüzey) ve mıknatıs çekimi ile ayırt edilebilirler. Çok nadir ve bilimsel değeri yüksek nesnelerdir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteorit:
Atmosferi geçip yeryüzüne düşen meteor parçası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteorolog:
Meteorolog, atmosferik olayları (sıcaklık, rüzgar, yağış, basınç) inceleyen, hava durumu tahminleri yapan ve iklim değişikliği üzerine çalışan uzman bilim insanıdır. Fizik, matematik ve bilgisayar modellemelerini kullanarak havayolu, tarım ve günlük yaşam için raporlar hazırlarlar. Üniversitelerin meteoroloji mühendisliği bölümlerinden mezun olurlar. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
meteoroloji:
(ing.i. meteorology) gökyüzü bilimi. atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bilim dalı. coğrafi bilim dalı. (Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Meteoroloji:
Atmosferi, hava olaylarını ve iklimi inceleyen bilim dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meteorolojik:
Meteorolojik, atmosferde meydana gelen hava olayları, iklim şartları ve fiziksel değişimlerle ilgili, hava durumu tahminleri veya rasatları (gözlemleri) kapsayan durumlara verilen isimdir. Hava durumu, sıcaklık, basınç ve rüzgar gibi atmosferik elemanları inceleyen bilim dalı olan meteorolojiyle ilgili olan her şeyi ifade eder.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meter:
(sf.i.) Başkalarıyla cinsel ilişkiye kolayca giren, (kimse) yollu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Methiye:
(a.i. ka.) Birini övmek maksadıyla yazılmış eser, kaide.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
methodoloji:
(ing.i. methodology) yöntem bilimi. metotları inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Metil:
Organik kimyada bir radikal (–CH₃ grubu)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metilen:
İki bağ yapabilen kimyasal grup (–CH₂–)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metilik:
Metil ile ilgili olan, metil içeren.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metin:
(a.i. erk.) 1- Metanetli, sağlam, dayanıklı. 2- Özü, sözü doğru, sebatkar, itimat edilir. Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Metin Ersoy:
(lakabı/müz.) Kalipso Kralı(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Metin Kutusu:
Diyalog pencerelerinde bulunabilen ve belli girişleri yapmak için kullanılan alanlara verilen isimdir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Metin Oktay:
(lakabı/sp.) Taçsız Kral(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Metin Tekin:
(lakabı/sp.) Sarı Fırtına(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Metiner:
(a.i. erk.) (bkz:: Metin)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Metis:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metizmenos:
(yun.i. methysos, içkici'den) Sarhoş, esrik. Esrar sarhoşu. Örn:: kontralto perdeli gırtlaklar Ya rumbi Panda murmurizes Pali metizmenos (Rum) türkülerini ayyuka çıkarırlardı.(Sermet Muhtar Alus, İstanbul Kazan Ben Kepçe)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Metodik:
Sistemli, düzenli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metodizm:
Metodizm, John Wesley'in yaşamından ve öğretilerinden inançlarını alan Hristiyanlık'ın Protestanlık mezhebine bağlı bir manevi düşünce sistemidir. 18. yüzyıl İngiltere Kilisesi içinde bir canlanma akımı olarak ortaya çıktı ve Wesley'in ölümünden sonra ayrı bir mezhep haline geldi. George Whitefield ve John'un kardeşi Charles Wesley de akımın önemli liderleriydi. (Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Metodoloji:
Yöntem bilimi; bir bilim dalında kullanılan yöntemlerin bütünü(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metodolojik:
Metodoloji ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metot:
Yöntem, izlenen sistemli yol.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metotlu:
Düzenli, yönteme uygun.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metotsuz:
Yöntemsiz, düzensiz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metraj:
1. Film uzunluğu (metre cinsinden) 2. Genel olarak uzunluk ölçüsü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metrajlı:
Belirli bir uzunluğa sahip olan (özellikle film için)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metrdotel:
Metrdotel (Fransızca: maître d'hôtel), restoranın halka açık kısmını, yemek salonunu ve servis ekibini yöneten, müşterileri karşılayan ve oturan üst düzey restoran yöneticisidir. Şef garsonun üstünde, yiyecek-içecek müdürünün altında yer alır; garsonların yönetiminden, müşteri şikayetlerinden ve salonun genel işleyişinden sorumludur.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metre:
1. Uluslararası uzunluk birimi (SI sisteminde temel birim) 2. Ölçü aracı (mezura vb. anlamında mecaz kullanım)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metres:
Evli bir erkekle evlilik dışı ilişki yaşayan kadın.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metreslik:
Metres olma durumu, bu durumla ilgili davranış veya nitelik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metrik:
1. Ölçüye dayanan, ölçüyle ilgili. 2. Şiirde: ölçülü (vezinli) yapı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metro:
Şehir içi hızlı raylı toplu taşıma sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
metroloji:
(ing.i. metrology) ölçme bilimi. ölçme ile ilgili bilim dalı. mutlak ve nispi ölçülere ait ölçü, standart ve sistemlerinin geliştirilmesini içine alan ölçü bilimi.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Metronom:
(Cimnastik Ter.) Cimnastikte, bir egzersiz hareketi, Ayakta, bacaklar yana açılır. Eller baş üstünde uzatılarak bir sopa tutulur. Vücut sağa ve sola doğru eğilir.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Metronom:
Metronom, sabit bir ritim elde etmek amacıyla belli aralıklarla vuruş sesleri çıkartan bir alettir. Yunanca metron ve nomos sözcüklerinin birleşmesiyle türetilmiştir. Bir müzik aletinin belli bir hızda ve aynı tempoda çalınmasını sağlamak için kullanılır. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metropol:
Büyük şehir, ana kent.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metropolit:
Metropolit, Hristiyanlıkta bir bölgenin tüm kiliselerinden sorumlu piskopos veya başpiskopos. Ortodoksluk'ta: Yunan Kiliselerinde Başpiskopos ile Piskopos arasında bir unvanken, Slav Kiliseleri'nde ve Antakya Patrikliğine bağlı kiliselerde Patrik ile Başpiskopos arasında bir ünvandır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Metropoliten:
Metropoliten, yoğun nüfuslu bir ana kent merkezi ile çevresindeki banliyölerin, bağlı yerleşimlerin ve ekonomik/sosyal etkileşim alanlarının bütününe verilen sıfat veya tanımdır. Genellikle 1 milyondan fazla nüfusa sahip, finans, kültür ve yönetim açısından gelişmiş büyükşehir bölgelerini ifade eder.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Meva:
(a.i. ka.) Sığınılacak yer, yurt, mesken.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Mevcud:
(a.i. erk.) Var olan, bulunan. Hazır olan, hazır bulunan. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Mevcude:
(a.i. ka.) (bkz:: Mevcud)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
mevcut:
sıfat 1. elde, hazırda bulunan, var olan. "Mevcut para yetmez" 2. ad bir topluluğu oluşturan bireylerin tümü. "Hastanenin hemşire mevcudu yetersizdi"(Konusu: , Kökeni: arapça)
Mevdut:
(a.i. erk.) Sevilmiş, sevilen. Gaznelilerin bir hükümdarı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Meveddet:
(a.i. ka.) Sevgi, muhabbet. Dostluk.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Meveddet Hanım:
Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı Acımak kitabındaki ana karakter. Zehra’nın annesi. Mürşit Efendi'nin kötü durumlara düşmesine neden olan, bunlarla yetinmeyen, gözü yükseklerde bir kadındır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Mevhibe:
(a.i. ka.) Vergi, ihsan, bağış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
mevhibe:
1- Hibe edilen, bağışlanan şey. 2- Allah’ın kullarına ve tüm yaratıklarına karşılıksız olarak verdiği her şey, nimet.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
mevize:
1- Dini öğüt, nasihat, vaaz. 2- Kişinin kalbini yumuşatma, Allah’a olan sevgisini çoğaltma ve azabından koruma amacıyla verilen öğütler. Örn:: “Rabbinin yoluna hikmetle, mevize ile çağır ve (hak yoldan ayrılmış olan kimselerle) en güzel şekilde mücadele et…” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/125 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mevla:
1- Rab, efendi, seyit, sahip, malik, terbiye eden, birinin işini üzerine alan, veli. “Şüphesiz ki Allah müminlerin Mevlasıdır. Örn:: Kâfirlerin ise Mevlaları yoktur.” (Kur’an-ı Kerim Muhammed suresi 47/11 nci Ayet) 2- Dost, yardımcı, lütuf ve bağışta bulunan. Örn:: “Ey Rabbimiz! Bizi affet; bizi yarlıga; bize merhamet et; sen bizim Mevlamızsın; kâfirlere karşı bize yardım et.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/286 ncı Ayet) 3- Allah. “Allah(‘ın emirlerine ve yasaklarına uyun. O sizin Mevlanızdır. O ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.” (Kur’an-ı Kerim Hac suresi 22/78 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mevlana Celaleddin Rumi:
İslam dünyasının yetiştirdiği büyük şair, tasavvuf ve düşünce adamı. Mevlana, Harzemşahlar döneminde 1207 yılında Belh’te doğmuştur. Asıl adı Mehmet Celaleddin’dir. Babası ‘bilginler sultanı’ anlamına gelen Sultanü’l-ulema Muhammed Bahaeddin Velet, annesi Mümine Hatun’dur. Moğol istilasının yaklaşması ve Harzemşahlarla arasının açılması üzerine babası dört yaşındaki oğlu ile birlikte Belh’ten ayrılmıştır. Irak, Hicaz ve Suriye’den geçerek Anadolu Selçuklu Devleti’nin en parlak devrini yaşadığı III. Sultan Alaeddin zamanında Konya’ya gelip yerleşmiştir. Örn:: “Her ne kadar Farsça söylüyorsam da aslım Türk’tür.” diyen Mevlana, önce Şerafettin Semerkandi’nin kızı Gevher Hatunla, onun ölümünden sonra da Konyalı İzzettin Ali’nin kızı Kerra Hatunla evlenmiştir. Birincisinden Sultan Velet, Muhammed Alaeddin, ikincisinden Emir Muzaffereddin Âlim Çelebi, Melike Hatun adlı çocukları olmuştur. İlmiyle ve ahlakıyla kendisini çevresine tanıtmış ve sevdirmiş; bu sebeple asıl ismi unutulup ‘efendimiz’ anlamına ‘Mevlana’ adıyla tanınmıştır. Mevlana, Şemsi Tebrizi ile buluştuğu 23 Ekim 1244 tarihine kadar vaazla ve dinî ilimlerde dersler vermekle meşgul olmuştur. Bu tarihten Şems’in öldürüldüğü 5 Aralık 1247 tarihine kadar gönül âleminin coşkusuna yönelmiştir. Şems’in ölümünden sonra kuyumcu Selahaddin Zerkub ve 29 Aralık 1258 tarihinde onun da ölümü üzerine Çelebi Husameddin Hasan’ı yakın dost edinen Mevlana, 17 Aralık 1273’de pazar günü vefat etmiştir. Eserleri: 1- Mesnevi (25618 beyit). 2- Divan-ı Kebir (21000 beyit gazel ve 1791 rubai). 3- Fihimafih. 4- Mecalis-i Seba. 5- Mektubat.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mevlevihane:
(b.i.) Mevlevî tekkesi.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Mevlevilik:
Mevlana Celaleddin Rumi’nin (ö. 1273) düşünceleri çerçevesinde oğlu Sultan Velet (ö. 1312) tarafından sistemleştirilip kurulan ve İslam dünyasında birçok taraftara sahip olan tarikat. Mevlana, düşüncelerini ve İslam’ı yaşama yolunu sağlığında iken sistemleştirmemiştir. Sultan Velet, babasının vefatından sonra birtakım kurallar koyarak düşüncelerini tasavvufi bir ekol hâline getirmiştir. Bu tarikatın amacı, insanın gerçek anlamda kendini tanımasını ve bulmasını sağlamaktır. Bunun yolu olarak da Allah aşkı ve zikir gösterilir. Allah sevgisinde yok olmak, Mevlevilerin en önemli düşüncelerindendir. Bu sevgide yok olmayanların dünya ve içindekilerin kulu olacağını söylerler. Mevlevi tarikatında kâmil bir mürşide teslim olma, Allah’a itaat edip Peygambere bağlanma, ruhen yücelmenin esasıdır. Mevlevilik yolunda ilerleyen kişiler derecelerine göre isim alırlar. Mevlevilik, Osmanlılar Dönemi’nde ülkedeki en yaygın tarikatlardan biri hâline gelmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mevlevilik:
Mevlevi tarikatı; Mevlevîlik (Osmanlı Türkçesi: مولويه - Mevleviyye), 13. yüzyılda yaşamış Mevlana Celaleddin Rumi'nin görüşleri ve tasavvufî düşünceleri üzerine, kendisinin ölümünün ardından gelişen kökeni Anadolu olan tarikattır. Tarikatın en büyük kolu mevlana'nın oğlu sultan veled'den gelenlerin oluşturduğu koldur. bugün çelebi olarak tayin edilen yani seçilen kişi konya ilinde yer alan mevlana türbesindeki dergahta yaşam sürer. Türkiye'de farklı yerlerde mevlevihaneler vardır, diğer tarikatlar gibi kollara ayrılmamıştır.(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )
mevlit:
1- Doğma, doğum zamanı, doğum yeri, doğum yıldönümü, veladet. 2- Hz. Peygamber’in doğumunu, doğum sırasında meydana gelen olağanüstü olayları ve hayatından bazı kesitleri anlatan manzum eserler. 3. Süleyman Çelebi’nin Hz. Peygamber’in doğumu ve hayatı ile ilgili manzum eser. 4- Hz. Peygamber’in doğum ve hayatıyla ilgili yazılan mesnevinin okunduğu dinî tören. Hz. Muhammed’in doğumunu anlatan birçok manzum eser yazılmıştır. Türk toplumunda en yaygın olanı ve en çok sevileni, Süleyman Çelebi’nin (ö. 1422) yazdığı Vesiletünnecat adlı eserdir. Bu eser şu bölümlerden oluşur: Münacat (Allah’a yakarış), Veladet (Hz. Peygamber’in doğumu), Risalet (peygamberliğin gelişi), Miraç, Rıhlet (Hz. Peygamber’in vefatı) ve Dua.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
mevlithan:
Mevlidi bestesine uygun musiki ile okuyan kimse.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mevlud:
(a.i. erk.) 1- Yeni doğmuş çocuk. 2- İhsanın doğduğu yer. 3- Doğulan zaman. Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser. Türk dil kurallarına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Mevlude:
(a.i. ka.) (bkz:: Mevlud)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Mevsim:
(a.i. ka.) 1- Yılın dört bö¬lümünden biri. 2- Dağlamak suretiyle damga vurmak.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Mevsul:
(a.i. erk.) Hz. Peygamber'in isimlerinden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Mevsunne:
(a.i. ka.) 1- Bahar yağmuru yağmış toprak. 2- Baştan aşağı süslü zırh.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
mevzu hadis:
Hz. Peygamber söylemediği hâlde siyasal, sosyal ve dinî birtakım sebeplerle ona iftira ederek onun adına hadis diye uydurulan söz. Hz. Peygamber’in vefatından sonra değişik sebeplerle hadisler uydurulmuştur. Ancak muhaddisler, uydurma hadisleri tespite yönelik kriterler belirlemeye yönelik çalışmışlardır. Muhaddislerin en sahih hadislerden oluşturdukları hadis kitapları tarih boyunca kaynak olarak kullanılagelmiştir. Hz. Peygamber de kendi adına hadis uyduranlara şu uyarıyı yapmıştır. Örn:: “Kim benim söylemediğim bir sözü, ‘Söyledi.’ diyerek bana iftirada bulunursa cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mevzun:
(a.i. erk.) Biçimli, yakışıklı, güzel.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Mevzune:
(a.i. ka.) (bkz:: Mevzun)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Meyan:
(fars.i. miyan'dan) Morfin.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Meyan Emmek:
(d. fars. türk.) Morfin zerk etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Meyancı:
(fars.i. türk. e.) Morfinman. (bkz:: Meyaneci) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Meyaneci:
(fars.i. türk. e.) 1- Aracı, Arabulucu. 2- Fuhuş aracısı, pezevenk. Örn:: Sen iyi meyaneci imişsin meğerse dedim. Bilseydik -Yahu bir sevap yapayım dedik. Şimdi pezevenk mi olduk yani dedi. (Cahit Kayra, Bodrum Üzerine Çeşitlemeler) Meyancı diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Meyanecilik:
(fars.i. türk. e.) 1- Aracılık 2- Fuhuş ilişkilerinde aracılık, pezevenklik. Örn:: Ben sizi zampara sanmıştım. Meğer pezevenkmişsiniz. Oğlanlardan meyanecilik parası ne aldınız? (Samim Aşkın, Halk Plajı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Meyanesi Gelmek:
(d. fars. türk.) (Herhangi bir olayın) Vakti gelmek, zamanı erişmek. (Bir iş) Kıvamını bulmak. Örn:: Karagöz- Anlaşıldı Hacıbaba dayağın meyanesi geliyor. (Karagöz, Çeşme) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Meyankökü:
(piyan) Baklagillerden kalın rizomlu bir ağaçcıktır. Yaprakları tüysü, yaprakçıkları pek çoktur. Çiçekleri beyaz, morumsu veya mavimsidir. Başak biçimindedirler. Yurdumuzda Batı ve Güney Doğu Anadolu'da yetişir. Boyu 50 cm ile 2 m arasındadır. Çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi mor renklidir. Meyankökü adı verilen kökleri tatlıdır. İçeriğinde glikoz, sakkaroz, nişasta, tanen, asparagin, yağ, zamk, reçine ve glisirizin vardır. Meyan balı da kökünden elde edilir. Üç yıllık kökler kullanılır. Faydası:: Grip, nezle, anjin ve nefes darlığında faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide - 12 parmak bağırsağı ülseri ve gastriti tedavi eder. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İncebağırsak iltihaplarını giderir. Vücuda serinlik verir. Kabızlığı giderir. Fazlası tiryakilik yapar ve zararlı olur.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )