MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Moğolistan:

İdari Yapısı: 21 İl (Aymag) ve Merkezleri: 1- Arhangay (Çeçerleg) 2- Bayanhongor (Bayanhongor) 3- Bayan Ölgii (Ölgii) 4- Bulgan (Bulgan) 5- Darhan-Uul (Darhan) 6- Dornod (Çoybalsan) 7- Dornogobi (Saynşand) 8- Dundgobi (Mandalgobi) 9- Gobi-Altay (Altay) 10- Gobi-Sümber (Çoyr) 11- Hentii (Öndörhaan) 12- Hovd (Hovd) 13- Hövsgöl (Mörön) 14- Orhon (Erdenet) 15- Övörhangay (Arvayheer) 16-Ömnögobi (Dalanzadgad) 17- Selenge (Sühbaatar) 18- Sühbaatar (Baruun-Urt) 19- Töv (Zuunmod) 20- Uvs (Ulaangom) 21- Zavhan (Ulyastay)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Mengene:  

İki çene arasında sıkıştırarak tutmaya yarayan alet (ör. marangoz mengenesi).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mengü:  

(t.i. ka.erk.) Ebedi ölümsüz, bengi. Mengü suyu: Ab-ı hayat. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengüalp:  

(t.i. erk.) Ölümsüz, güçlü, kuvvetli, yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengübay:  

(t.i. erk.) Varlıklı kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengübert:  

(t.i. erk.) Allah verdi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengücek:  

(t.i. erk.) Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar'ı içine alan bölgeyi fethederek XII. yy.'ın ilk yansına kadar elinde tutan Türk sülalesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengüç:  

(t.i. erk.) Yaşlı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengüer:  

(t.i. erk.) (bkz:: Mengü)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Mengütay:  

(t.i. erk.) (bkz:: Mengüer)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

meni:  

1- Erlik suyu, sperm, bel suyu, döl suyu. Örn:: “O (insan) rahme dökülen meniden bir damlacık su değil midir?” (Kur’an-ı Kerim Kıyamet suresi 75/37 nci Ayet) 2- İnsan ve hayvan gibi canlılarda soyun devam edebilmesi için üreme organından gelen hafif yapışkan sıvı madde. Meninin şehvetle veya cinsel ilişki sonucu vücuttan çıkmasıyla cünüplük gerçekleşir. Bu durumda gusül abdesti almak farz olur. İnsanın meni geldikten sonra üzerinden bir namaz vakti geçecek kadar durması dinen doğru değildir. Örn:: “Meni geldikten sonra mutlaka gusül abdesti almak gerekir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Menisk:  

(Tıp/Anatomi) Diz ekleminde bulunan, kıkırdak yapıdaki yastıkçık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menisküs:  

Menisküs, diz ekleminde uyluk (femur) ve kaval (tibia) kemikleri arasında bulunan, amortisör görevi gören C şeklinde kıkırdak yapılardır. Genellikle sporcularda ani dönme/travma, yaşlılarda ise dejenerasyon sonucu yırtılan menisküs; dizde ağrı, şişlik, takılma ve hareket kısıtlılığına neden olur. Tedavisi genelde fizik tedavi veya cerrahidir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menisküs:  

Yanlış: Menüsküs Doğru: Menisküs(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

menkıbe:  

1- Ahlaken olgun ve büyük bir insanın davranışlarını yahut hayat tarzını anlatan yazı türü. 2- Peygamberlerin, sahabelerin, âlimlerin, evliyanın örnek davranışlarını ve yaşayışlarını anlatan yazılı ve sözlü haberler. Türk kültüründe Hz. Ali, Battal Gazi, Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaşi Veli gibi örnek insanların menkıbeleri çok yaygındır. Bunları okuyup güzel davranışlarından ibret almak yaygın bir âdettir. Örn:: “Türbeler, camiler, eski bahçeler / Şanlı menkıbesi binlerce erin / Sesi arşa çıkmış hengamelerin/Nakleder yâdını gelen geçene.” (A. H. Tanpınar)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mennan:  

(a.i. erk.) Çok ihsan eden, verici, ihsanı bol. Abd takısı alarak kullanılır. Allah'ın isimlerinden (bkz:: Abdülmennan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Mennan:  

(el-Mennan) “Yaratmış olduğu varlıklara hiçbir karşılık beklemeksizin bol bol veren, onlara sınırsız iyiliklerde bulunan.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “(Ey Allah’ım!) Senden başka ilah yoktur. Sen Mennan’sın, yerleri ve gökleri yaratansın. Sen yücelik ve ikram sahibisin” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Menofobi:  

(ing.i. menophobia) menstruasyondan (aybaşı halinden - adet görmekten) korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Menopoz:  

Kadınlarda adet görmenin kalıcı olarak sona erdiği dönem. Doğurganlığın sona erdiği fizyolojik süreç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menopoz:  

Yanlış: Menapoz Doğru: Menopoz(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

menstrüasyon:  

Ergenlik döneminden başlayarak menopoz dönemine kadar her ay düzenli olarak gerçekleşen vajinal kanamalar; regl, âdet kanaması ya da menstrüasyon olarak tanımlanır.(Konusu: , Kökeni: )

mensuh:  

(bkz:: nesh) (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mensul:  

(a.i. menzul'den) Esrar, uyuşturucu madde. Menzul diye de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Mensur:  

(a.i. erk.) Saçılmış, dağılmış. Ölçüsüz, uyaksız, manzum olmayan söz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Mensure:  

(a.i. ka.) (bkz:: Mensur)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Menşevik:  

(Tarih/Siyaset) Rusya’da sosyal demokrat hareket içinde ılımlı kanada bağlı kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menşeviklik:  

Menşeviklerin benimsediği siyasi görüş ve hareket.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menşur:  

(a.i. erk.) Neşrolunmuş, dağıtılmış, yayılmış.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Menşure:  

(a.i. ka.) (bkz:: Menşur)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Mental:  

(Biy.Sp.Ter.) Zihinsel.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Mento:  

(ita. e.) Bazı argo sözcükleri oluşturmada kullanılan sonek. Aşıramento, Raçıramento vb.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Mentol:  

(Kimya) Nane yağından elde edilen, serinletici etkisi olan kristal madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mentollü:  

İçinde mentol bulunan. Serinlik veren özellik taşıyan (ör. mentollü krem, sigara).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menü:  

"Bilgisayarınızla çalışırken karşınıza sık sık çıkan ve çeşitli komutları içeren listelere verilen genel addır. Windows işletim sistemlerinde kullanılan menüleri, ""ana"" menüler ve ""yerel"" menüler olarak ikiye ayırabiliriz. Ana menüler, pencere üzerinde her zaman görülebilen menülerdir ve genellikle pencerenin üst kısmında yer alırlar. Yerel menülere ulaşmak içinse farenizin sağ tuşuna basabilir veya ""Shift + F10"" tuş kombinasyonunu kullanabilirsiniz. Her program, kendine özgü bir yerel men üye sahip olabilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Menü:  

Sunulan yiyecek ve içecek seçeneklerinin listesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Menü:  

Yanlış: Mönü Doğru: Menü(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Menzil:  

(Atıcılık Ter.) Bir atışın katettiği mesafe.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Menzil Atışı:  

(Okçuluk Ter.) Uzun mesafe atışı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Menzil Cemaati:  

Menzil Cemaati, Nakşibendiye'ye bağlı olup Türkiye'deki cemaatler arasında en fazla mensubu olanlardandır. Menzil Cemâati "Muhammed Raşit Erol" (1930-1993) tarafından kurulmuştur. Bugün önderleri Abdulbaki Elhüseyni'dr. Adıyaman merkezli olup cemaat Ankara ve İstanbul'da da mevcuttur. (Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )

Menzul:  

(bkz:: Mensul)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Menzur:  

(a.i. erk.) Adanmış, vadedilmiş. Adak olarak belirtilmiş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Menzure:  

(a.i. ka.) (bkz:: Menzur)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Merafi:  

(a.i. erk.) 1- Dağın sivri tepesi. 2- İslam'dan evvel Arapların putu. İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Merahan:  

(a.i. erk.) 1- Ferah, sevinç. 2- Zayıf olma hali. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Merak:  

(Alm. Neugiede) Oyunun seyircide uyandırdığı soru duygusu; gerilimi sağlar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Meraklı Turşucu:  

(d. a. merak, fars. turşi, türk. e.) 1- Bir konuda pek dikkatli ayrıntılara özen gösteren kimse. 2- Mütecessis her şeyi merak eden, kendisini hiç ilgilendirmeyen konulara karışan kimse. Meraklı Köfteci diye de söylenir. Örn:: Gaftici Fethi'nin giydiği kostümün yelken kumaşından yapıldığını meraklı köftecilere akuz ettiler. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Meral:  

(t.i. ka.) (bkz:: Maral)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Meral Çetinkaya:  

Dizi Karakteri: Beyaz Ana Dizi Adı: Gülbeyaz. 13 Aralık 2002 ile 27 Haziran 2003 tarihleri arasında Kanal D'de yayımlanan dizi, bir sezon sürdü ve 26. bölümü ile sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Meram:  

(a.i. ka.) Arzu istek. İçten tasarlanan niyet.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

merasim:  

ad 1. ➽tören. 2. MEC. (resmi işler için) yol yöntem, uyulması gereken kural.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Mercan:  

Bilimsel Adı: Sparus Pagrus. Familyası: Deniz balığı. Sparidae familyasından bir balık türü. Diğer Adı: Kırma Mercan. Vücut oval, iki yandan basıktır. Ağız geniştir. Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Dibi çamurlu - kumlu ve taşlı bölgelerde 60 m derinliğe kadar olan zeminde demersal olarak yaşar. Etçildir. Kabuklular yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. İlkbahardan sonbahara kadar yumurtlaması devam eder; yılda iki kez ürerler. Açık kırmızı renkli, eti beyaz, pullu çok lezzetli kıymetli bir balıktır. Marmara, Akdeniz, Ege’de yaygındır. 4 türü vardır: Kırma mercan, lekeli mercan, çizgili mercan, fangri mercan. Kırma ve lekeli mercanın en lezzetlisi ve ekonomik değeri yüksek olanıdır. HANGİ AYDA YENİR: Eylül, Ekim, Kasım, Aralık. En lezzetli olduğu aylar Nisan’dan Haziran’a kadar geçen süredir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Mercan:  

(a.i. ka.erk.) Selenterelerin mercanlar sınıfından olup kayalık yerlerde koloni meydana getirerek yaşayan, iskeleti kalkerli kırmızı renkli deniz hayvanı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Mercan adası:  

Mercan adası ya da atol; ortasında lagün adı verilen bir göl bulunan, kısmen veya tamamen lagünü çevreleyen adacıklara denir. Atolller her zaman dairesel yapıda olmamakla birlikte düzinelerce kilometre çapında kapalı bir şekil oluşturan ve ortasında yaklaşık 50 m ya da daha derin bir lagün bulunduran mercan resiflerinden oluşur.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Mercimek:  

(fars.i. merdümek'ten) 1- Anus, makat. 2- Ham afyon.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Mercimek:  

(merdümek) Baklagiller familyasından; beyaz çiçekli, bir yıllık bir tarım bitkisi ve bunun besin olarak kullanılan yuvarlak, yassı tohumudur. Mart - Nisan aylarında ekilir. İlk çağlardan beri Akdeniz bölgesinde yetiştirilmektedir. İçeriğinde B vitaminleri ve fosfor vardır. Faydası:: Beden ve zihin gücünü artırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Bağırsaklara yumuşaklık verir. Sinir zafiyetlerinde faydalıdır. Kan yapar. Anne sütünü artırır. Baharatlı çorba şeklinde yenmesi tavsiye edilir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Merd:  

(f.i. erk.) 1- Adam, insan. 2- Özü sözü doğru kabadayı, yiğit. Türk dil kurallarına göre "d/t" değişmesiyle kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Merdan:  

(f.i. erk.) Mertler, insanlar, erkekler, yiğitler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Merdane:  

(a.i. merdene'den) Falaka, karakolda tutukevinde işkence yapmak için kullanılan falaka. Eşanl. Kuru Temizleme. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Merdi:  

(f.i. erk.) Mertlik, erlik. Cesaret, yüreklilik. İnsanlık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

merdiven:  

ad ahşaptan, taştan, betondan, metalden vb. yapılabilen ve bir yere çıkıp inmeye yarayan basamaklar dizisi.(Konusu: , Kökeni: farsca)

Merdiven Yapması:  

(d. fars. nerdban, türk. k.) Babası belirsiz çocuk, piç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Merdüm:  

(a.i. ka.erk.) 1- İnsan, adam. 2- Gözbebeği. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

mereoloji:  

(ing.i. mereology) bağlantı bilimi. matematikteki bağlantıları inceleyen mantık dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Mereviş:  

(t.i. ka.) Terementi ağacının tohumu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

merfu hadis:  

Bir sahabe tarafından, “Hz. Muhammed şöyle buyurdu.”, “Hz. Peygamber şunları söyledi.” gibi ifadelerle Hz. Peygamber’in bizzat söylediği vurgulanarak rivayet edilen hadis.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mergub:  

(a.i. erk.) 1- İstenilen, sevilen. 2- Herkes tarafından sevilip aranılan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Mergube:  

(a.i. ka.) (bkz:: Mergub)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

merhaba:  

1- “Günaydın ve hoş geldiniz” anlamında bir esenleşme veya selamlaşma sözü. 2- ‘Allah, sana bolluk ve rahatlık, huzur ve afiyet versin.’ anlamında bir dua ve selamlama sözü. 3- Misafir karşılarken ‘Buyur, evimiz senin için geniş ve rahat bir yer olacak. Burada dostluk bulacaksın, kendini rahat hisset!’ anlamında bir selamlama ve karşılama sözü. Örn:: “Hz. Peygamber’in yanına geldiğim zaman, ‘Merhaba ey Ümmühâni!’ diye karşılardı.” (Ümmühâni bt. Ebu Talip)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

merhamet:  

1- Şefkat gösterme, acıma, yumuşak huylu olma. Örn:: “Küçüklerine merhamet etmeyen, büyüklerini saymayan bizden değildir.” (Hadis) 2- Affetme, bağışlama, iyilik etme. Örn:: “Merhametim gazabımı geçti.” (Kudsi Hadis) Allah’ın, insan dâhil tüm yarattıklarını, yedirmesi, içirmesi, koruması, bağışlaması ve şefkat göstermesi onun merhametinin görünümlerindendir. İnsanların da Allah’ın merhamet sıfatıyla ahlaklanmaya gayret etmesi gerekir. İslam ahlakına göre, insanlara merhamet etmeyen kimse, Allah’ın merhametine ve bağışına layık olamaz. İslam, merhameti güzel ahlakın en belirgin özelliklerinden biri olarak kabul eder. Kur'an-ı Kerim, birbirlerine karşı merhametli olmayı müminlerin başlıca nitelikleri arasında saymıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Merhem:  

Yanlış: Melhem Doğru: Merhem(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

merhum:  

1- Ölü, ölmüş. 2- “Allah’ın rahmetine kavuşmuş.” anlamında ölmüş bir Müslümanı anarken kullanılan iyi dilek sözü. Örn:: “-Söyleyin, Allah için, şu merhumu, / Nasıl bilirsiniz ey Müslümanlar? /- İyi biliriz!” (M. A.Ersoy)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Meriç:  

(t.i. ka.erk.) Balkan yarımadasının güneydoğu kesiminden geçen akarsu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Meriç Nehri:  

Meriç; Yunanistan ile Türkiye sınırının bir kısmını oluşturan, Bulgaristan'da doğarak Türkiye'ye giren ve Edirne üzerinde Ege Denizi'ne dökülen ırmaktır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Meridyen:  

Yer küre üzerindeki kuzey–güney doğrultusundaki hayali coğrafi çizgi; Greenwich meridyeni, saat dilimleri için referans kabul edilir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Merih:  

(a.i. erk.). Dünya'dan sonra güneşe en yakın olan gezegen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Merinos:  

Yünlü kumaş yapımında değerlendirilen, kaliteli yün veren koyun ırkı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Merintofobi:  

(ing.i. merinthophobia) Bağlanıp hareket edemez hale getirilmekten korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Meristem:  

(Botanik) Bitki büyüme dokusu; hücre bölünmesinin yoğun olduğu bölge.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Merkantilist:  

Merkantilizm ilke ve politikalarını benimseyen kişi veya yaklaşım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Merkantilizm:  

(fr.i. mercantilisme) (Topb.) 16. yüzyılda batı Avrupa'da başlamış ekonomik bir teori. ülkenin refahını sahip olduğu altın, gümüş v.b. değerli madenlere bağlayan, ülkedeki değerli maden yataklarının işletilmesine önem veren ve ihracatı artırıp ithalatı azaltmaya çalışan iktisat öğretisi.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)

Merkantilizm:  

16.–18. yüzyıllar arasında etkin olan, devlet kontrolüne ve ihracata değer veren ekonomik düşünce sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

merkez:  

d4, d5, e4, e5 karelerine verilen ad.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

merkez:  

ad 1. belirli bir yerin ortası. \"Bu cadde kent merkezine gider\" 2. bir devletin, bir bölgenin ya da bir kuruluşun genel yönetim yeri. \"Türkiye’nin merkezi Ankara’dır\" 3. bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. \"İzmit bir sanayi merkezi olmuştur\" 4. bir işin öğretildiği ya da bir çalışmanın, araştırmanın, bilimin yapıldığı yer. \"Halk eğitim merkezi açılıyor\" 5. polis ya da jandarma karakolu. \"Bizimle merkeze kadar geleceksiniz\" 6. MEC. biçim, durum. \"İş bu merkezdeyken bırakılır mı?\" 7. MATEMATİK TERİMİ bir dairenin ya da bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta. Benzer: özek 8. MATEMATİK TERİMİ bir kapalı eğrinin ya da kimi çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası.(Konusu: , Kökeni: )

Merkez Ana Partisi:  

Kısa Adı: MAP Genel Merkezi: Çankaya Ankara Kuruluş Tarihi: 10.02.2020 Genel Başkanı: Nuriye Bakkal Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: İdeoloji: NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Merkez Parti:  

Kısa Adı: MEP Genel Merkezi: * Kuruluş Tarihi: 07.07.2014 Genel Başkanı: Abdurrahim Karslı Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Merkez İdeoloji: İnsan hakları, Sosyal adalet NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

merkezi:  

sıfat merkezi oluşturan, merkezde bulunan, merkezle ilgili olan.(Konusu: , Kökeni: )

Merkezi sinir sistemi:  

Omurilik ve beyinden oluşmaktadır. Tüm vücuttan gelen bilgileri bütünleştirir ve organizmanın tüm aktiviteleri koordine etmesini sağlar.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Merkür:  

(fra.i. erk.) Güneşe en yakın gezegen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fransızca)

Merkür:  

Merkür, Güneş Sistemi'nin en küçük ve Güneş'e en yakın gezegenidir. Ay'dan biraz daha büyük olan bu kayalık gezegen, kraterli yüzeyi ve atmosferinin olmaması (çok ince bir ekzosfer) ile dikkat çeker. Güneş'e yakınlığı nedeniyle yüzey sıcaklığı gündüzleri 600°C'ye ulaşabilirken, geceleri -173°C'ye kadar düşebilir. 88 günlük hızlı bir yörünge dönemi vardır. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Merlanos:  

[l ince] i. (Yun. merlanos) Bir çeşit mezgit balığı, berlam [Halk ağzında merlam şekli de vardır].(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mermer:  

Metamorfik bir kayaç; genellikle parlak, çizgili, dekoratif taş olarak kullanılan kireçtaşı türevi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mermerci:  

Mermer işleyen veya satan usta/tesiş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mermercilik:  

Mermer çıkartma, işleme ve satma işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mermerleşme:  

Başka kayaçların ısı ve basınç etkisiyle mermer benzeri yapıya dönüşmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mermerlik:  

Mermer niteliğine sahip taş veya yüzey.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mermerşahi:  

Tülbentten azıcık daha kalınca pamuklu bir bez. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

mermi:  

ad ateşli silahlarca atılan patlayıcı ve delici maddelerin ortak adı. "Tabanca mermisiyle top mermisi ayrı şeydir"(Konusu: , Kökeni: arapça)

Mersa:  

(a.i. ka.) Liman.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Merserize:  

Merserize, pamuk iplik veya kumaşların kostik soda (sodyum hidroksit) ile işlem görerek daha parlak, dayanıklı, yumuşak ve renk alma kapasitesi yüksek hale getirildiği bir tekstil sürecidir. 19. yüzyılda John Mercer tarafından geliştirilen bu yöntem, kumaşa pürüzsüz, ipeksi bir görünüm kazandırır, kırışıklık direncini artırır ve çekmeyi azaltır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mersi:  

Fransızca kökenli “teşekkür ederim” anlamında gayri resmi sözcük.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mersin:  

Mersin Tarihi; Bu bölgede yapılan kazı ve araştırmalar, ilk yerleşim izlerinin Cilalı Taş Devri ve Bakır Çağında görüldüğünü ortaya koymuştur. 16. yüzyıldan itibaren buralar Osmanlı topraklarına katılmıştır. Mersin, 2 Eylül 1993'te çıkarılan 504 sayılı kanun hükmünde karaname ile büyükşehir unvanı kazandı. Haziran 2002'de ilin İçel olan adı, Mersin olarak değiştirildi.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

WhatsApp