Haydi Öğrenelim!
Nevir:
(a.i. ka.) 1- Parlaklık. 2- Ağaç çiçeği.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Müzekkere:
(write) Yazı. Tutanak. Bir adli makamın, belli bir işin yapılması veya yapılmaması için başka bir makama yazdığı yazı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Müzekkir:
(a.i. erk.) Zikreden hatıra getiren anan. Zikreden ibadet eden. Hz. Peygamberin isimlerinden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Müzelik:
1. Müze niteliğinde, sergilenmeye değer; ayrıca “çok eski olduğu için müzeye konacak şey” anlamında da kullanılır. 2. (alay yollu) Eskimiş, köhnemiş olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzemmil:
(a.i. erk.) 1- Bir şeye sarılmış sargılanmış. 2- Kur'an-ı Kerim'de bir sure adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Müzeyyen:
(a.i. ka.) Zinetlendirilmiş, süslenmiş, süslü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Müzeyyen Senar:
(lakabı/müz.) Cumhuriyetin Divası, Kadife Ses(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Müzeyyen Senar:
Müzeyyen Dombayoğlu (d:1918; ö:2015)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Müzik:
Seslerin ritim, uyum ve melodi içinde düzenlenmesi sanatı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzik Konservesi:
(d. fr. musiçue conserve, türk. e.) Gramofon ile plak. Kasetçalar ile ses kaseti.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Müzik Tiyatrosu:
(Alm. musiktheater) Opera yönetiminden ayrı olarak ilk kez Richard Wagner'in (1813 - 1883) önerdiği terimdir. Bu oyunların tiyatro yanı ağır basar. Müzik, destekleyici niteliktedir. Örn. Cocteau-Stravinsky, Ciaudel-Honneger Wedekind-Berg gibi yazar-besteci işbirliği ile ortaya çıkmış yapıtlar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Müzikal:
Müzik içeren tiyatro veya gösteri türü; ayrıca “müzikle ilgili” anlamında sıfat.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikalite:
Müziğe yatkınlık, müzikal olma durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikbilim:
Müzik üzerine bilimsel inceleme alanı (müzikoloji).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikbilimci:
Müzik bilimiyle uğraşan kişi (müzikolog).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikçi:
Müzik yapan kişi; halk arasında müzisyen anlamında kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikhol:
Canlı müzik yapılan eğlence mekânı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikli:
İçinde müzik bulunan veya müzik eşliğinde olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikli Güldürü:
(Alm. musikalische Komödie - Fr. comedie musicale - İng. musical comedy) Müziğin eşliğiyle yürütülen bir güldürü. Müzikli güldürünün sanatçıları, iyi birer tiyatro oyuncusu oldukları kadar, dans etmesini, şarkı söylemesini de bilirler.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Müzikli Oyun:
(Fr. musicale - İng. musical) Müzik eşliğinde yürütülen, daha çok Amerika'dan gelen modern bir tiyatro yapıtı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Müzikolog:
Müzikoloji alanında çalışan bilim insanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
müzikoloji:
(ing.i. musicology) müzik bilimi. müzik konularını bilimsel yöntemlerle ele alan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Müzikoloji:
Müziği bilimsel olarak inceleyen alan; müzik bilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzikoterapi:
Müzik yoluyla tedavi etme yöntemi (psikolojik veya fizyolojik destek amaçlı).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müziksever:
Müziği seven kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müziksiz:
Müzik bulunmayan, müzik içermeyen.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzil:
(el-Müzil) “Kendisine isyan edenlere değer vermeyen, başkalarını ezmeye çalışan insanları dünyada ve ahirette küçük düşüren ve onlara çeşitli biçimlerde ceza veren.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “(Ey Muhammed) De ki: Mülkün sahibi olan Allah’ım! Dilediğine mülkü verir, dilediğinden mülkü çekip alırsın. Dilediğini aziz kılar, dilediğine karşı da Müzil’sin. İyilik senin elindedir. Doğrusu senin her şeye gücün yeter.” (Kur’an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/25 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Müzisyen:
Müzik yapan, çalgı çalan veya besteleyen kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Müzisyenler Odası:
(Alm. Stimmzimmer - Fr. foyer de musicien - İng. bandroom) Orkestradaki müzisyenlerin dinlenme odası. Bu oda, çoğu kez sahnenin altında bulunur.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Müzük:
(i. büzük'den b.) 1- Anus, makat. 2- Yellenme sesi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Müzzemmil Suresi:
(a.i. سورة المزمل) müzzemmil suresi; ismini ilk ayette geçen ve örtünüp bürünen anlamına gelen el-müzzemmil kelimesinden alır. kur'an-ı kerim'de 73 ncü sure, 29 ncu cüz, 573 ncü sayfadadır. 20 ayettir. inme (nazil) sırasına göre üçüncü sıradadır. kalem suresi'nden sonra, müddessir suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. müzzemmil suresi'nde peygamberin nasıl davranması gerektiğinden, Allah’ın emirlerine karşı gelen firavun’un uğradığı sondan, kur’an okumanın gereğinden, iyilik yapanların bunun karşılığını Allah katında göreceğinden bahsedilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Müzzemmil suresi:
Kur’an-ı Kerim’in yetmiş üçüncü suresidir. Mekke’de inmiştir. Yirmi ayettir. Adını birinci ayette geçen ve ‘örtüye bürünen’ anlamına gelen “müzzemmil” kelimesinden almıştır. Sureye, Hz. Muhammed’in, toplumsal bozulmanın zirveye çıktığı bir ortamda dinlenmek yerine insanları uyarmasını emreden ayetle başlanır. Bu çerçevede, Hz. Peygamber’in şahsında İslam davetçilerine öğütler verilir. Hz. Peygamber’den bir peygamber ve davetçi olarak geceleyin namaz kılması, ibadet etmesi, Kur’an okuması istenir. Surede, Allah’ın tüm varlıkların Rabb’i olduğu vurgulanır. Hz. Peygamber’e, Mekkeli hemşerilerinin yapmış oldukları işkencelere karşı sabırlı olması tavsiye edilir. Allah’ın kendisine nimet verdiği hâlde, bu nimetlere karşı nankörlük yapan Mekke ileri gelenlerinin ahirette karşılaşacakları azaplar hatırlatılır. Hz. Peygamber’in peygamberliğine iman etmeleri istenir. Kureyş kabilesinin, peygamberlerini yalanlayan Firavun ve kavminin başına gelenlerden ders almaları öğütlenir. Bu arada Kur’an-ı Kerim’in de bir öğüt olduğu ve bu öğüdü insanların sürekli okuyup göz önünde bulundurmaları emredilir. Hz. Peygamber ve arkadaşlarının geceleyin yapmış oldukları namaz, zikir, tespihat ve diğer ibadetleri öğülerek anlatılır. Namaz ve zekâtın önemi üzerinde ayrıca durulur. Surede, Müslümanlar borçlu kimselerin ihtiyaçlarını karşılamaya ve onlara karşılıksız borç vermeye teşvik edilirler. Müminlerin Allah’tan sürekli af ve bağış dilemelerini tavsiye eden ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Myanmar:
Resmi Tam Adı: Myanmar Birliği Cumhuriyeti İngilizce: Republic of the Union of Myanmar Eski Adı: Burma, Birmanya(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Myanmar:
Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Güneydoğu Asya yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Myanmar:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 4 Ocak 1948 yılında bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Myanmar:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Askeri Cunta, Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Askeri Cunta altında Üniter meclisten bağımsız Parlamenter Anayasal Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Myanmar:
İdari Yapısı: 12 Bölge: 1- Yangon 2- Mandalay 3- Bago 4- Kayin 5- Shan 6- Sagaing 7- Kachin 8- Mon 9- Magway 10- Kayah 11- Ayeyanwady 12- Chin.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Myanmar:
Komşuları: Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş, Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alan ülke.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Myanmar:
Resmi Dili: Burmaca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Myanmar:
Para Birimi: Myanmar Kyatı Para Birimi Kodu: MMK(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Myanmar:
Plaka Kod: MYA(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Myanmar:
Tel. Kodu: +95 Bölge 9 Güneybatı Asya, Güney Asya ve Orta Asya numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Myanmar:
Myanmar Bayrağı: 1974 yılından beri kullanılan eski sosyalist bayrak yerine 21 Ekim 2010 tarihinde yeni bir devlet bayrağı benimsendi. Yeni bayrak 2008 Anayasasında ortaya atılmıştır ülkenin adı değişiklik uygulanması ile birlikte tanıtıldı. Myanmar bayrağı sarı,yeşil, kırmızı ve ortada beyaz beş köşeli yıldız olarak değiştirilmiştir. Şeritlerdeki üç renk dayanışma, barış ve huzur, cesaret ve kararlılık sembolize etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Myanmar:
Milli Marşı: Kaba Ma Kyei(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Myanmar:
Genel Bkş: 1989'da ülkenin önde gelen askeri hükumeti, yerel dilde yazılma şeklini korumak amacıyla Burma adının, Myanmar olarak değiştirilmesine karar verdi. Herkes tarafından bu değişiklik kabul edilmediği için hala Burma olarak adlandıranlar ise mevcut. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Myanmar Milli Tk:
milli tk.lakabı: Beyaz Melekler (White Angels)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Myofibriler hipertrofi:
Aktin, miyozin ve çapraz köprü protein artışı.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
naaş:
1- Ölen kimsenin cesedi, vücudu. Örn:: “Annemin naaşını gömdümdü; / Bakıyorken bana sabit ve donuk gözlerle, / Acıdan çıldıracaktım.” (Y. K. Beyatlı) 2- İçerisinde ölü bulunan tabut, cenaze.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
naat:
Hz. Muhammed’in niteliklerini övmek amacıyla yazılan şiir, kaside. Örn:: “Büyük Itrî’ye eskiler derler / Bizim öz musıkîmizin pîrî/Bize mirası kaldı yirmi eser / ‘Naat’ıdır en mehîbi, en derini.” (Y. K. Beyatlı)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nabi:
(a.i. erk.) 1- Haberci, haber veren. 2- Yüksek, yüce. 3- Büyük Türk şairidir. 17. asrın ikinci yarısında yaşamıştır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nabia:
(a.i. ka.) Yerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nabiye:
(a.i. ka.) 1- Ulu, şerefli kimse. 2- Sonradan şair olan kimse. 3- Haberci, haber veren.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Naci:
Necip Fazıl Kısakürek'in yazdığı Aynadaki Yalan kitabının ana karakteri. Hayatı anlamaya çalışıyor. Bir felsefe öğrencisi ve üniversitede asistanlık yapıyor. Naci dünyayı dört kadın üzerinden görüyor. Belma’ya âşıktır. Yaşadığı bohem hayattan uzaklaşarak kendi özüne dönen bir adamdır. Tasavvufa yönelerek ruhi anlamda arınma yolunu seçer.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Naci:
(a.i. erk.) Necat bulan, kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nacil:
(a.i. erk.) Soyu sopu temiz olan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Naciye:
(a.i. ka.) (bkz:: Naciye) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nada:
(isp.i.) Yok anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Nadan:
(f.i. ka.) Kaba, dobra. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nadi:
(a.i. erk.) 1- Nida eden, haykıran, çağıran. 2- Toplantı, meclis. (bkz:: Nida) (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nadide:
(f.i. ka.) Görülmemiş görülmedik. Pek seyrek bulunan, çok değerli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Nadide hanım:
Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı Kızılcık Dalları kitabının baş kahramanı. Altmış yaşlarında zengin bir kadındır. Olayların geçtiği konağın sahibidir. Kendini soylu, çalışanlarını ise aşağı tabakadan gören bir kadındır. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Nadim:
(a.i. erk.) Pişmanlık duyan, pişman. Tevbe eden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nadime:
(a.i. ka.) (bkz:: Nadim)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nadir:
(a.i. erk.) Seyrek, az, ender bulunur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
nadir:
sıfat az bulunan, sık rastlanmayan, seyrek.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Nadire:
(a.i. ka.) (bkz:: Nadir)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
nadiroğulları:
İslâm'ın ilk yıllarında Medine'de yaşayan üç yahudi kabilesinden biri. Nadir, birçok manâlarının yanısıra "yeşil ve çiçekli bir bitki" anlamına gelir. Bu kabile Medine ve çevresinde büyük hurma bahçelerinin sahibi olarak bilinir.(Konusu: dini terim, Kökeni: )
Nadiye:
(a.i. ka.) 1- Bağırıp, çağıran, seslenen. 2- Toplantı, meclis.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
nafaka:
1- Harcanan, bağışlanan, sarf edilen ve infak edilen şey. 2- Bir şahsın normal ölçülerde, temel ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan harcama, geçimi için ayrılan para. 3. Yetim, yaşlı ve yoksul kimseler veya boşanmış olduğu hâlde kocalarıyla henüz ilişkileri tam olarak kesilmemiş olan kadınlar için belirlenen yiyecek, giyecek, ev ve benzeri şeyler veya bunları karşılayacak para. “Hâli vakti geniş olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kendisine daraltılan fakir de nafakayı Allah’ın ona verdiğinden versin. Allah hiçbir kişiye gücünün yettiğinden başkasını yüklemez.” (Kur'an-ı Kerim Talak suresi 65/7 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nafakasını Almak:
(d. a. türk.) Hak ettiği dayağı yemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Naferiz:
(f.i. erk.) 1- Göbek düşüren. 2- Koku saçan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Nafi:
(a.i. erk.) Yararlı, kârlı. Şifalı, hayır ve fayda verici şeyler yaratan Allah. Esmâ-i Hüsnâ'dandır. "Abd" takısı alarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nafia:
(a.i. ka.) Bayındırlık işleri. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nafih:
(a.i. erk.) Üfleyen, üfleyici.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nafile:
(a.i. ka.) Mal, ganimet, ihsan, bağış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
nafile:
1- Fazlalık, fazladan yapılan iş, tatavvu. 2- Farz ve vacip dışında sevap kazanmak amacıyla yapılan ve Hz. Peygamber’in de yapmış olduğu ibadetler ve davranışlar. Örn:: “Kulum bana nafilelerle yaklaşır; ben de böylece kulumu severim. Onu sevince de kulumun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli olurum…” (Kudsi Hadis) 3- Savaşlarda düşmanlardan alınan ganimet, her türlü mal, para. Örn:: “Sana nafileler hakkında soruyorlar. De ki: ‘Nafilelerin paylaştırılması Allah’a ve Resulüne aittir. Gerçek anlamda mümin iseniz Allah’a ve Peygamberine itaat edin, aranız(dak)i anlaşmazlıkları düzeltin ve Allah’ın emir ve yasaklarına uyarak onun koruması altına girin!” (Kur’an-ı Kerim Enfal suresi 8/1 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nafiz:
(a.i. erk.) 1- Delen, delip geçen. İçeriye giren, işleyen. 2- Tesir eden, sözü geçen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nafize:
(a.i. ka.) (bkz:: Nafiz)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nafta:
Petrolün damıtılmasıyla elde edilen, özellikle kimya sanayisinde kullanılan hafif petrol fraksiyonu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Naftalin:
Kömür katranından elde edilen, keskin kokulu, beyaz kristal yapılı, böcek kovucu kimyasal madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Naftalinlemek:
Naftalin koyarak böceklenmeyi önlemek, özellikle giysi veya eşyaları güveye karşı korumak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Naftalinlenmek:
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nagare:
Akmak. Aikido’nun amaçlarından biride fiziksel güce, fiziksel güçle karşılık vermemeyi öğrenmektir .Asıl olan , uygulanan gücü yönünde onu kendi avantajına olacak şekilde yeniden yönlendirerek akmaya (hareket etmeye) çalışmaktır.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )
NAGASHI:
(Nagaşi) Avuç içi alt ayası.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Nage (Tori):
Savunan, tekniği yapan.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )
Nagehan:
(f.i. ka.) Ansızın, birdenbire.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
NAGINATA:
(naginata) Kendo sanatı içersinde bir kol.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Nağme:
(a.i. ka.) Ahenk güzel ses. (bkz:: Ezgi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nağme:
(a.i. nagme'den) Konuşma, söyleme, söz: Örn:: Bırakın ulan şu her zamanki nağmeleri. Yok mangır yok. (Orhan Kemal, Müfettişler Müfettişi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Nağme Yapmak:
(d. a. türk.) 1- Konuşmak, Söylenmek. 2- Gevezelik etmek 3- Ağlayıp sızlamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Nah:
(ü.) Yapamazsın, edemez, eyleyemezsin anlamlarında kullanılır. Hayır, değil, olmaz anlamlarında söylenir. Örn:: Nah Kalkınırız. (Aziz Nesin, kitap adı) (Genellikle bir el İşaretiyle —fika— birlikte kullanılır. Örn:: Bilek güreşinde ayıyı kimse yenemezmiş. -Nah. Zaten bileğim de ağrıyo görüyorsun.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Nahçıvan:
Resmi Tam Adı: Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Azerice: Naxçıvan Muxtar Respublikası(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Nahçıvan:
Azerbaycan'a 9 Şubat 1924 yılında bağlanmış Özerk Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Nahçıvan:
Yönetim Şekli: İçişlerinde Özerk, savunma ve dış politikasında ise Azerbaycan'a bağlı bir statüye sahiptir.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Nahçıvan:
İdari Yapısı: 7 İl: 1- Babek Rayonu 2- Culfa Rayonu 3- Kengerli Rayonu 4- Ordubad Rayonu 5- Sederek Rayonu 6- Şahbuz Rayonu 7- Şerur Rayonu.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Nahçıvan:
Komşuları: Kuzeyi ve doğusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı da İran topraklarıyla çevrilmiş olup, kuzeybatısında yer alan Türkiye ile kısa bir sınırı vardır. Bu sınır bölgesi Türkiye tarafından Dilucu olarak adlandırılmakta olup, Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan yol Dilucu'nda Aras Nehri üzerine inşa edilen Hasret Köprüsü'nden geçmektedir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )