MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Katalonya Özerk Bölgesi:

Resmi Dili: Katalanca, İspanyolca, Aranca (Oksitanca)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Paleozoik:  

Birinci Zaman’a ait jeolojik dönem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palet:  

(fr.i. palette) Kıç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Palet:  

1. Ressamların boya karıştırdığı levha. 2. Yük taşımada kullanılan platform. 3. Tank vb. araçların palet sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Paletli:  

1. Paleti bulunan. 2. Zincirli yürüyüş sistemine sahip araç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palikarya:  

(yun.i. palikari, palikara) Rum delikanlısı, (küçümseme yollu ödlek, korkak, Rum anlamında kullanılır) Örn:: maltızların bir basamak daha aşağısı Tatavlalı Papaz köprülü palikaryalar. (Sermet Muhtar Alus, İstanbul Kazan Ben Kepçe)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Palikarya:  

Rum delikanlısı için kullanılan söz. Kabadayı, iri yarı genç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palinka:  

Palinka; Macaristan'da Tadı likör ve votka arası gidip gelen, oldukça sert bir içki. Macarların milli içkisi olan Palinka shot olarak içiliyor.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )

palinoloji:  

(ing.i. palynology) polen bilimi. polenleri inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Palisat:  

Sivri kazıklardan yapılmış savunma engeli. Bitki dokusunda sütun biçimli hücre sırası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palladyum:  

Sembolü: Pd Atom Numarası (Proton Sayısı): 46 Atom Ağırlığı: 106.42 g/mol Elektron Sayısı: 46 Element Serisi: Geçiş metalleri Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 8B, 5 Yoğunluk: 12.02 g/cm3 Erime Noktası: 1552.0 ° C (1825.15 K, 2825.6 ° F) Kaynama Noktası: 2927.0 ° C (3200.15 K, 5300.6 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi beyaz Keşif: William Wollaston (1803) Palladyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Paladyum, hidrojeni kolayca absorbe eden paslanmaz bir sert metaldir. Beyaz altın elde edilmesinde kullanılır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Palladyum:  

Kimyasal elementlerden biri (Pd). Değerli metal.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palmitat:  

Palmitik asidin tuzu veya esteri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palmitik:  

Palmitik asitle ilgili olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palmitil:  

Palmitik asitten türeyen kimyasal kök.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palmitin:  

Gliserin ve palmitik asitten oluşan yağ bileşiği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palmiye:  

(fra.i. ka.) Süs olarak kullanılan bir nevi hurma ağacı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fransızca)

Palmiye:  

Sıcak bölgelerde yetişen uzun gövdeli ağaç türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palmiyegiller:  

Palmiyelerin yer aldığı bitki familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palto:  

Üste giyilen kalın dış giysisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palyaço:  

1. Sirk ve gösterilerde güldürücü kılık ve davranışlarla çalışan sanatçı. 2. Gülünç davranan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palyaço:  

Yanlış: Palyoça Doğru: Palyaço(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Palyaçoluk:  

1. Palyaçonun yaptığı iş. 2. Gülünç davranışlar.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palyata Komedyası:  

(Lat. fabula paliata) "Yunan Mantosu" anlamındaki "Pallium" sözcüğünden gelen bu terim, Roma tiyatrosunda Yunan giysi, töre ve konularından etkin bir akımın adıdır, olaylar hep Yunanistan'da geçer. (Örn. Plautus komedyaları) (bkz:: Fabula)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Palyatif:  

1. Geçici rahatlama sağlayan. 2. Kesin çözüm olmayan tedavi veya önlem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Palyoş:  

1. Kaba, görgüsüz kimse. 2. Soytarı tipli kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pami:  

(yun. em.) Yürü gidelim çabuk uzaklaşalım anlamında kullanılır. Örn:: Bıçaklar, tabancalar fora olunca -Şafak attı pami ha? (Orhan Kemal, Tersine Dünya)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pamik:  

(yun.i. esk.) Kaçma, sıvışma, uzaklaşma.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pamir:  

(t.i. erk.) 1- Orta Asya'da yükseltisi 7000 m'yi geçen yüksek dağlık külle. 2- (Fars.) Dünyanın çatısı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Tür+Fars)

Pamirhan:  

(t.f.i. erk.) Pamir han.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Pampa:  

Güney Amerika’daki geniş otlak düzlükleri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pamuk:  

(gossypium) Ebegümecigiller familyasından, lif ve yağ elde etmek maksadıyla ekilen otsu veya odunsu bir bitkidir. Gövdesi dik, dallanmış ve çok tüylüdür. Yaprakları uzun saplıdır. Meyvesi 3-5 gözlü bir kapsüldür. Her gözün içinde siyahımsı renkli, oval ve üzeri, uzun, sık ve beyaz tüylerle örtülü 5-10 tane tohum vardır. Birçok türü vardır. Yurdumuzda koza veya yerli türü yetiştirilir. Yerli pamuk 75-80 santimetre boyunda, yan dalları, kısa, gövde ve yaprak sapları siyah benekli bir türdür. Haziran-Temmuz aylarında sarı çiçekler açar. Çiçekleri çabuk solar ve ceviz iriliğinde koza yapar. Kozalar olgunlaştıktan sonra hasat yapılır. Tohumlarının çevresinde meydana gelen ince, yumuşak teller işlenerek hidrofil pamuk yapılır. Çiğit denilen pamuk tohumlarından pamukyağı elde edilir. Hekimlikte kök kabukları ve yaprakları kullanılır. Faydası:: Kabızlığı giderir. Ateşi düşürür. Aybaşı yokluğunu giderir. Adet kanı söktürür.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Pamukaki:  

İnce ve yumuşak bir kumaş türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pamuş:  

(i. pamuk'lar, b.)Dişilik organı, vagina. Örn:: Onların pamuşları Nestle yapısı bizimki mahalle imalatı sanki. (anonim, Diple)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pan:  

Eski Yunan mitolojisinde kır tanrısı. Her şeyi kapsayan anlamında ön ek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panama:  

Resmi Tam Adı: Panama Cumhuriyeti İspanyolca: República de Panamá(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Panama:  

Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Orta Amerika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Panama:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. İspanya'dan 28 Kasım 1821 tarihinde, Kolombiya'dan 3 Kasım 1903 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Panama:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Panama:  

İdari Yapısı: 10 Eyalet ve 1 Bölge: 1- Bocas del Toro 2- Chiriqui 3- Cocle 4- 10 Eyalet ve 1 Bölge; 5- Darien 6- Embera 7- Herrera 8- Los Santos 9- Ngöbe Bugle 10- Panama 11- Veraguas.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Panama:  

Başkenti: Panama(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Panama:  

Komşuları: Karayip Denizi ve Kuzey Pasifik Okyanusu'nun (Büyük Okyanus) kıyısında, Kolombiya ve Kosta Rika arasında yer alan bir ülkedir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Panama:  

Resmi Dili: İspanyolca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Panama:  

Para Birimi: Panama Balboası Para Birimi Kodu: PAB(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Panama:  

Plaka Kod: PA(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Panama:  

Tel. Kodu: +507 Bölge 5 – Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Panama:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Panama:  

Panama Bayrağı: İlk olarak 3 Kasım 1903 tarihinde göndere çekilmiş, 4 Haziran 1904 tarihinde de renk düzeninde ufak bir düzeltme gerçekleştirilerek günümüzde de varlığını sürdüren son hali verilmiştir. Bayrak dört eşit parçaya bölünmüş, bayrağın sol üst bölümü ile sağ alt bölümünde kalan kısmı beyaz, sağ üst bölümde kalan kısım kırmızı, sol alt bölüm ise mavi renktedir. Beyaz bölümlerin tam ortasında birinde mavi, bir diğerinde kırmızı olmak üzere birer yıldız bulunmaktadır. Bayrakta kullanılan beyaz renk barışı, mavi renk muhafazakarları, kırmızı renk ise liberalleri sembolize etmektedir. Beyaz bölümlerde bulunan yıldızlar ise ülkede var olan iki siyasi partiyi temsil etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Panama:  

Milli Marşı: "Himno Istmeño" (Kıstaklı'nın Marşı) Panama'nın milli marşı.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Panama:  

Genel Bkş: Ülkeden Pasifik Okyanusu (Büyük Okyanus) ile Atlas Okyanusu'nu (Atlantik Okyanusu) birleştiren Panama Kanalı geçmektedir. • 16. yüzyılda İspanyollar tarafından keşfedilmiş olup 1821’e kadar bir İspanyol kolonisi olarak kalmıştır. 1821’de ise Kolombiya ile birleşmiş ancak 1903 yılında Kolombiya’dan ayrılarak ABD’nin desteği ile bağımsızlığını ilan etmiştir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Panama:  

Panama, resmî adıyla Panama Cumhuriyeti, Orta Amerika'nın güney ucunda, Güney Amerika ile sınır komşusu olan bir ülkedir. Batıda Kosta Rika, güneydoğuda Kolombiya, kuzeyde Karayip Denizi ve güneyde Pasifik Okyanusu ile çevrilidir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panama Kanalı:  

Panama Kanalı, Orta Amerika'nın en güney ülkesi Panama topraklarında yer alır. Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'u birbirine bağlayan su kanalıdır. İnşaatı ABD tarafından tamamlanmış ve Kanal 15 Ağustos 1914'te hizmete açılmıştır. 77 kilometre uzunluğundaki Kanalın yapımı sırasında, sıtma ve sarıhumma gibi hastalıklardan büyük toprak kaymalarına kadar her türlü güçlükle karşılaşılmış ve yaklaşık 27.500 Kanal çalışanı bu süreçte can vermiştir. Bu Kanal Güney Amerika ve Kuzey Amerika'yı birbirinden ayırır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Panama Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Kırmızı Dalga (Marea Roja)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Panayır:  

Belirli zamanlarda kurulan büyük sergi ve satış yeri. Eğlence ve ticaret alanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panayır Tiyatrosu:  

(Alm. Jahrmarktstheater) Panayırlarda, oraya gelenleri eğlendirmek üzere kurulan, kaba çizgili, bazan açık saçık güldürüler oynayan topluluk.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Panayırcı:  

Panayırda çalışan veya satış yapan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pancar:  

(beta vulgaris) Ispanakgiller familyasından; ince köklü, bir veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Yem pancarı, sebzelik pancar ve şeker pancarı gibi çeşitleri vardır. Kırmızı pancarın kökleri toparlak bir yumru şeklindedir. Sebze olarak kullanılır. Şeker pancarının kökleri toparlak bir yumru şeklindedir. İçeriğinde sakaroz vardır. Faydası:: Kırmızı pancar, Karaciğer'in muntazam çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Kansızlığı giderir. Şeker hastalığı ve vereme karşı korur. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. Sinirleri yatıştırır. Vücudu kuvvetlendirir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Pancing Bol:  

(Boks Ter.) Boks antrenmanında seri ve düzgün yumruk atmak için kullanılan ve her yöne hareket edip havada asılı duran meşin top. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Panç İle Cudi:  

(İng. Punch and ]udy) İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. Panç (Pulçinella'nın etkisi) çirkin bir kamburdur, kocaman bir burnu ve göbeği vardır. Cudi de onun karısıdır. Günlük konuları ele alıp yeren, taşlayan bir halk kuklasıdır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Panda:  

Çin’de yaşayan siyah beyaz tüylü memeli hayvan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pandantif:  

Kolye ucu olarak kullanılan süs eşyası. Mimarlıkta sarkık süs ögesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pandela:  

(yun.i. pantelos) Kalorifer.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandeli:  

(yun.i. esk.) Karagözcü argosunda bir çalgı aleti olan def için kullanılan bir kelime. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandik:  

(i.) (Birisinin) Dişilik organına ya da makadına parmakla sarkıntılık etme, parmak atma, parmaklama.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandik Atma:  

(d.) Birinin dişilik organını ya da makadını parmaklayarak sarkıntılık etmek. Örn:: Oturup sabahlara kadar sırılsıklam aşk şiirleri döktürüp herkesten gizledikleri dosyalar içinde bu zavallı duygularla dolu şeyleri saklarlar ki sabah sana tam bir erkek olmanın rahatlığıyla pandik atabilsinler. (Orhan Pamuk, Sessiz Ev) Pandik Çekmek, Pandiklemek, biçimlerinde de kullanılır. Örn:: Niahhahhooo Ben kazandım. Avratları bugün ben pandikliycem. (Faruk Bayraktar, karikatür)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandikçi:  

(i.) Pandik atmayı alışkanlık haline getirmiş, bu eylemden özel bir zevk alan kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandispanya:  

(ita.i. pandi, Spagna, ispanya ekmeğinden) 1- Genç ve güzel kız ya da erkek oğlan. 2- Nazlı yetiştirilmiş çocuk, muhallebi çocuğu. Örn:: Pandispanya otuzuncu kattan caka satar yanındaki sarı papatya kıza. Orhan Kemal, Sokakların Çocuğu) Pandispanya Çocuğu biçiminde de söylenir. Örn:: Gök tırmalayanların otuzuncu katındaki bir pandispanya çocuğuna küfreder. Orhan Kemal, Sokakların Çocuğu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandispanya:  

Yumurta ve unla yapılan hafif pasta keki.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pandispanya Gazetesi:  

(d. ita. pan di Spagna, gazzeita, türk. e.) Yalan uydurma haber veya sözle alay etmek amacıyla bu tür söz ve haberin kaynağı anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandiz:  

(çing.i.) Hapishane, tutukevi. Örn:: Pandiz - Kodes. (Turan Aziz Beler, Allah Kurtarsın)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandiz Etmek:  

(d. çing. türk.) Yakalamak. Örn:: fam demeğin önünde pandiz etti. (Nazım Alpman, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandogoz:  

(sf.i.) 1- Hımbıl, sünepe. 2- Ayyaş. (adam özellikle ihtiyar) Örn:: Pangodoz: Sünepe ihtiyarlara ayş ü işretle meluf olanlara ıtlak olunur. (A. Fikri, Lugat-İ Garibe) Panguduz biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandomim:  

Sözsüz oyun ve jest sanatı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pandomima:  

Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi tiyatrolarında oyunlar arasında oynanan sözsüz oyun.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Pandomima:  

Pandomim sanatı. Sessiz sahne oyunu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pandufla:  

(bkz:: Pantufla)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Panduflacı:  

(bkz:: Pantuflacı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pandül:  

Saatlerde salınım yapan düzenek. Sarkaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pandül Sallanması:  

(Cimnastik Ter.) Cimnastikte bir alıştırma. Aletten, ellerle asılarak ayaklar serbest bırakılır. Sağ ve sol kollar ardışık olarak çekilirken, gövde sağa ve sola sallanması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Pane:  

Galeta unu veya yumurtaya bulanmış yiyecek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panel:  

1. Bir konunun uzmanlarca tartışıldığı toplantı. 2. Levha biçimindeki yüzey parçası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panik:  

Ani ve yoğun korku. Toplu şaşkınlık ve korku durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panik Kırmak:  

(d. fr. panique, türk.) Kaçmak, savuşmak. (bkz:: Pami, Pamik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Paniklemek:  

(fr.f. türk. e.) Korkmak, korkudan ne yapacağını bilememek. Örn:: Biranda panikliyorlar sanki polis basmış gibi birbirlerini ite dürte kapıya atılıyorlar. (Ratip Tahir Burak, Hapishane Hatıraları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Paniklemek:  

Paniğe kapılmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panislamist:  

Panislamizm düşüncesini savunan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panislamizm:  

(fr.i. panislamisme) (topb.) Bütün Müslümanları aynı yönetim altında toplama amacını güden politik akım ve hareket.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Panislamizm:  

Bütün Müslümanları aynı yönetim altında toplama amacını güden siyasi akım.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Panislamizm:  

İslam birliği düşüncesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panislavist:  

Panislavizm yanlısı kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panislavizm:  

Slav halklarının birlik düşüncesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panjur:  

Pencere kapağı sistemi. Işığı kesmeye yarayan hareketli düzenek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pankart:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pankras:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pankrasyon:  

(Boks Ter.) Boksla güreşin karışımı olan bir dövüş sporu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Pankreas:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pankreas Güreşi:  

(Güreş Ter.) Belli sportif kurallardan yoksun, boks-güreş karışımı, nispeten tehlikeli kırıcı, sert bir dövüş sporu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Pano:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pano Bileziği:  

(Alm. Stütze - Fr. bequille - İng. braze) Panoların yere bağlantısını sağlayan demir bilezik.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Pano Dikişi:  

Sahnede kurulan dekor parçalarınnı iplerle birbirine bağlanması.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Panofobi:  

(ing.i. panophobia) her şeyden korkma. yersiz (aslında olamayacak şeylerden) korku, vehim, kuruntu, evham. pantofobi (panthophobia) olarakta yazılır ve okunur.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

WhatsApp