MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Dogmatik:

(fr.sf. dogmatique) 1- Dogmayla ilgili. 2- (i.) Felsefede dogmatizmi benimseyen kimse veya görüş. 3- Meselelerin ele alınıp değerlendirilmesinde birtakım dogmaların rehberliğini seçen kısır düşünüşlü kimse veya görüş, dogmacı.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Panola:  

(Ort. O.)Tefe verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Panorama:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Kitabın Konusu: Bu roman memleketimizdeki mühim bazı hadiseleri, inkılabımızın ne gibi tehlikeler arasından yetiştiğini anlatan yazarın olgun bir eseridir. 1923 ve 1952 yıllarını kapsar. İnkılabımızın tehlikeleri atlatmadığı, pusudan yatan yobazların varlığı önemle vurgulanmaktadır. Roman Atatürk’ün devrimine ayak uydurmayanları, ayak uyduranların yürüyüşe devam etmediklerini ve devam edenlerin ise ne hallerle düştüklerini sergilemektedir. Kitabın Ana Fikri: Türk inkılabının temellerinin lazım geldiği kadar tehlikelerden uzak olmayışıdır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Panorama:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panorama:  

Yanlış: Panaroma Doğru: Panorama(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Panoramik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pansiyon:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pansiyoncu:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pansiyonculuk:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pansiyoner:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panslavizm:  

(fr.özl.i. panslavisme) Slav asıllı bütün halkları aynı yönetim altında toplama amacı güden politik akım ve hareket.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Pansuman:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pansumancı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantalone:  

(İt.) Commedia dell'Arte türünün bön, aldatılan baba ve koca tipi. Yaşlıdır. Venedikli bir zengindir. Mesleği, çoğu kez tüccarlıktır. Arasıra da soylu kişi olarak görülür. Kendinden genç kadınlara aşık olur, ama onlardan yüz bulamaz. Giysisi önceleri kırmızı, sonraları kara bir pelerin, yarım maskedir. Ak, sivri bir keçi sakalı vardır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Panteist:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panteizm:  

(fr.i. pantheisme) (fel.) Tüm tanrıcılık. Her şeyi kapsayan içkin bir Tanrı'nın, Evren'in ya da doğanın Tanrı ile aynı olduğu görüşüdür. Panteistler kişileştirilmiş ya da antropomorfik bir Tanrıya inanmazlar.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

panteizm:  

Yaratanla yaratılan şeyler arasında ayrılık tanımayan, tanrı ile kâinatın tek varlık olduğunu iddia eden ve temeli eski Yunan’a dayanan doktrin. Panteizmle İslam düşüncesindeki vahdetivücut arasında farklılıklar vardır. Vahdetivücut, âlemdeki bütün varlıkları Allah’ın zuhur yani gözükme yeri olarak görme ve Allah’ı tek varlık olarak tanıma anlayışıdır. Varlıkları Allah’ın kudretinin ve cemalinin bir tecellisi olarak kabul eden vahdetivücut, tabiatı tanrı olarak gören panteizmden tamamen ayrılır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Panteizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panteon:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panter:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panterafobi:  

(ing.i. pentheraphobia) kaynana korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Pantograf:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantol:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantollu Hayvan:  

d. (d. ita. Pantalone, türk. e. a. hayvan) Kaba saba adam, hödük. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pantolon:  

(ita.i. Pantolene'den) Kimlik belgesi.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pantolon:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantolon:  

Yanlış: Pantalon Doğru: Pantolon(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Pantolon Balığı:  

(d. ita. türk.) Erkeklik organı, penis. Örn:: Şetaret- Pantolon balık istedi. Karagöz- Haa pantalon balık var alası var hanıma söyle. Karagöz, Bakkallık)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pantolon Islatmak:  

(d. ita. türk.) Çok korkmak, aşırı korkuya kapılmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pantoloncu:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantomim:  

(Yun. pantomimos - Alm. Pantomimus - Fr. pantomime - ing. mime) "Her şeyi öykünen" anlamına gelir. Düşünceleri, duyguları sözsüz olarak çoğu kez koro ya da müzik eşliğinde, dansla ya da haraketle ve yüz anlatımı ile yansıtmayı erek edinen oyun türü.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Pantomim:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantomim Sanatçısı:  

(Alm. Pantomime) Sözsüz oyunda oynayan, özel bir eğitimden geçtiği için yüz ve gövde anlatımı bu oyuna yatkın sanatçı. Örnek: Marcel Marceau.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Pantomima:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantufla:  

(yun.i. pantuphla) Çalma, hırsızlık etme.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pantufla:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantuflacı:  

(yun.i. türk. e.) Hırsız, yankesici, dolandırıcı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pantuflacı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panturanizm:  

(fr.i. pantouranisme) Turancılık. Türk kavimlerini bir devlet veya birlik içinde birleştirmeyi amaçlayan, "bir olmak, hür olmak" şeklinde özetlenen bir ideolojidir. Tüm Ural-Altay kavimlerinin birliğini savunan siyasi görüş. Finliler, Macarlar, Estonlar, Rusya içindeki Fin-Ugor kavimleri, Tunguzlar; Moğollar ve Türklerin bir araya getirilmesi olarak ortaya çıkmıştır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Panturanizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantürkist:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pantürkizm:  

(fr.i. panturkisme) Türkçülük. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında ortaya atılan ve Türklerin birliğini savunan görüş.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Pantürkizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panya:  

(Basketbol Ter.) Çember ve diğer aksamı tutan dikdörtgen şeklindeki cam, mika arkalık. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Panya:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Panzer:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Pap:  

(isp.i. papelden kıs.) Kağıt para. Lira papel. Paps diye de söylenir. (bkz:: Papel)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Pap:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

papa:  

Tüm Katoliklerin kendisine bağlanmakla yükümlü oldukları Roma Katolik Kilisesinin başkanı, Katolik Kilisesinin ruhani lideri. İlk Papa M. I. asırda yaşayan Aziz Petro’dur. Papalar Hz. İsa’nın vekili sayılan Aziz Petro’nun halifeleri kabul edilirler. 726 yılına kadar sadece ruhani bir liderliğe sahip olan Papalar, bu tarihten sonra dünyevi bir egemenliğe de sahip olmuşlardır. Günümüzde papalığın merkezi İtalya’nın Roma kentidir. Papalık, Roma’nın merkezinde bağımsız bir devlettir. Bu devletin adı Vatikan’dır. Vatikan dünyanın en küçük devleti olmasına rağmen çok büyük parasal ve gayrimenkul servete sahiptir. Papalığın resmi dili Latincedir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Papa:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papafobi:  

(ing.i. papaphobia) Papa’dan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Papağan:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papağan Balığı:  

Bilimsel Adı: Sparisoma cretense. Familyası: Deniz balığı. Scaridae familyasından kemikli balık türü. Diğer Adı: Iskaroz. Sıcak ve ılık denizlerin sığ, sahil bölgelerinde, çoğunlukla da nehir ağızlarına yakın bol bitki ile örtülü kayalık, taşlık kesimlerde, dip ve dibe yakın yerlerde yaşayan bir balıktır. Üremelerini Temmuz – Ekim ayları arasında 30 m. derinliklerde sürdürürler. Ege'de seyrek Doğu Akdeniz'de yaygın bulunan fazla göçler yapmadan sıcak denizlerin sığ taşlık ve bol bitkili bazen de acı su bölgelerinde yaşayan çok çeşitli ve güzel renkleri olan bir balıktır. Deniz yosunlarıyla beslenir. Sert ve yavan eti yenmez. Doğa değeri yönü ile korunmahdır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Papağangiller:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papağanlar:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papağanlaşmak:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papağanlık:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papağanyemi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papalık:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papalina:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papalyacı:  

(isp.i. papelden) Paralı acemileri kumarhaneye düşüren kişi. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papara:  

(Ort. O.) Zurnanın adı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Papara:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Paparazzi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Paparon:  

(yun.i. paparouna, gelincikgillerden bir bitki afyon'dan) Örn:: Polis: Aysun- Hoşbulduk Az kalsın paporonlarla başımız derde gidiyordu. (Dr. Arslan, Yüzgün Uçurum) Paporon, Paparos diye de söylenir. (bkz:: Madi Paparon)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Paparos:  

(bkz:: Paparon)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papatya:  

(t.i. ka.) İlkbaharda çiçek açan, taç yapraklı, beyaz, ortası sarı kümeçli bir kır çiçeği.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Papatya:  

(matricaria chamomilla) Bileşikgiller familyasıından; Nisan-Eylül aylarında çiçek açan, 25 cm kadar boyunda, bir yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları ince parçalı olup, sapsızdır. Çiçeğinin orta kısmı sarıdır. Kenarlarında 12-20 tane dil biçiminde beyaz renkli çiçek vardır. Çiçeklerin içeriğinde acı madde, tanen ve glikozitler vardır. Meyvesi sarımtırak esmer renkli bir uçucu yağ taşır. Yaz aylarında toplanıp, kurutulur. Faydası:: Ateşi düşürür. Ağrıları keser. Spazm çözer. Terletir. Sinirleri yatıştırır. Bağırsak gazlarını giderir. Vücuda rahatlık verir. Boğaz bademcik ve diş etlerinin iltihaplarını giderir. Bel ve baş ağrılarını geçirir. Saçları sarartmak için de kullanılır. Papatyayağı spazm giderir. Ağrıları dindirir. Mikropları öldürür. Sinirleri yatıştırır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Papatya:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papaz:  

(yun.i. pappas'tan) 1- Hoşgörüsüz kimse. Yaşlı ve nemrut erkek. 2- Hela, yüznumara. 3- Batı Alman markı DM.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

papaz:  

Hristiyan din adamı, rahip, keşiş, Orta Çağ’daki Hristiyan din adamlarının genel adı. Papazlar, Hristiyanlığın yayılmasında emeği olan kişilerdir. En başta gelen görevleri vaaz verme, eğitime katılma ve günah çıkarma ayinlerini yönetmektir. Papazlar kendilerini tanrının temsilcisi olarak görürler. Kilisenin faaliyetlerinde papaz en etkin görevi üstlenmiş kişidir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Papaz:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papaz Balığı:  

Bilimsel Adı: Chromis chromis. Familyası: Pomacentridae familyasından Doğu Atlantik ve Akdeniz'de yaşayan bir deniz balığı türü. Türkiye'yi çevreleyen bütün sularda görülür. Sığ kıyı sularında yaşayan papaz balıklarının ortalama uzunluğu 16 cm kadardır. Etinin lezzetsiz olması yanı sıra bazen de akvaryum yetiştiriciliğinde kullanılırlar.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Papaz Uçurmak:  

(d. yun. türk.) İçki içip eğlenmek, içki alemi yapmak. Örn:: Bir akşam şunun şurasındaki incirlerin altında çilingir sofrasını kurup bir papaz uçuralım. (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papaza Borcunu Ödemek:  

(d. yun. türk.) 1- İşemek. 2- Dışkılamak, sıçmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papaza Gitmek:  

(d. yun. türk.) Yüz numaraya gitmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papazbalığı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papazcı:  

(yun.i. türk. e.) Üçkağıtçı, üçkağıt açan kimse, bu tür kumar oynatan (oynamayı adet edinmiş) kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papazı Bulmak:  

(d. yun. türk.) Kötü bir sonuçla karşılaşmak, belasını bulmak. Örn:: Senin pencereye bir erketeci koymazsan hep beraber papazı bulduğumuz gündür gözünü seveyim babacığım göster kendini. (Ratip Tahir Burak, Hapishane Hatıraları) 2- Ölmek. Tabiatıyla verem oloor. Bir yandan da Türkanı sevoor. Derken evladım Cüneyt papazı bulmak üzeredir. Ağnadı-nız? (Süavi Süalp Agop da Senaryo Yazıyormuş). Papazı Göt Altında Bulmak diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papazı Kaçırmak:  

(d. yun. türk.) Eğlenmenin dozunu kaçırıp, rezalet çıkarmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papazi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papazkaçtı:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papazyahnisi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papel:  

(lat.i. papyrusi isp. papel, kağıt) 1- Karagözcü argosunda para manasında kullanılan bir kelime. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü) 2- Para. Kağıt para. Lira, bir lira. (eskiden bir liralık kağıt para). Örn:: Sabri tam lira istiyordu. Aferin Sabri: demek sen de papeli öğrendin. (Reşat Nuri Güntekin, Anadolu Notları-II) 3-İşaretlenmiş, tırnaklanmış, hileli iskambil kağıdı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papel:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papel Ağacı:  

(d. isp. türk.) Enayi, aptallığı deneyimsizliği yüzünden kumarda para kaybeden, sürekli hileye gelen kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papel Kerizi:  

(d. İsp. çing. türk. e.) İskambil oyunu, iskambille oynanan kumar. Örn:: Birincisine Papel kerizi yani "kağıt oyunları" adı verilmiştir. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) (bkz:: Keriz, Tahta Kerizi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papelci:  

(isp.i. türk. e.) 1- Üçkağıtçı, bul karayı al parayı oynatan kimse. Örn:: Papelciler canları burnunda İçeri düştüler. Şapkalı: Allahsız kerizler dedi. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında) 2- Kumarhane işleten, kumarhane sahibi kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papelci:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papelcilik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papeli Olmak:  

(d. isp. türk.) (Nesneler İçin) lira etmek, lira değerinde olmak. Örn:: atkımı nasıl buluyorsun? -Dehşet Yeni mi? -Ne sandın ya? Elli papeli var.(Atilla İlhan, Kurdlar Sofrası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papır:  

(bkz:: Poppop)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papik:  

(çing.i.) Uyuşturucu özellik taşıyan hap. Örn:: Papik ticaretinde birbirine kazık atanlarda var. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın) Rapik diye söylendiği de olur.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papikçi:  

(i.) 1- Uyuşturucu, hap düşkünü hapçı . 2- El altından uyuşturucu hap satan kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papikçi:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papikçilik:  

(i.) Papikçi'nin edimi, alışkanlığı, niteliği. Papikçilik yani hap kullanmak, gerçeklerden kaçma yolu. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papiklenmek:  

(f.) Uyuşturucu hap içmek. Şoparlar papiklendikleri vakit işe çıkardıkları kedileri en uzak yıldızlara kadar fırlatabiliyorlardı. (Metin Kaçan, Ağır Roman) Eşanl. Haplanmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papiklenmek:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Papikli Mal:  

(d.) Hileli eroin. İçine toz halinde hap karıştırılmış eroin. (bkz:: Papik, Mal)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Papirofobi:  

(ing.i. papyrophobia) kağıttan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

WhatsApp