Haydi Öğrenelim!
Migmatit:
Kısmen erimiş, hem magmatik hem metamorfik özellik taşıyan kayaç türü. Magma ile başkalaşmış kaya karışımı.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Anonimlik:
(fr.t.i.) Ayırıcı bir özelliği bulunmama durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)
Anons:
(fr.i. annonce) Herhangi bir durumu, bir işi, bir olguyu kamuya, herkese duyurmak için duvarlara asılan, gazetelerde, radyo ve televizyonlarda yayımlanan ya da sözlü olarak radyo, hoparlör vb. araçlarla duyurma, îlân etme. Eş anlamlısı: Duyuru.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anorganik:
(fr.sf. anorganique) (bkz:: İnorganik) (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anormal:
(abnormal) 1- Gayritabii. 2- Kusurlu teşekkül, sakatlık, malformasyon. 3- Kural dışı, kural dışında kalan, düzgüsüz.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Anormal:
(fr.sf. anormal < Lat.) 1- Alışılmış olana uymayan, kabul edilmiş kurallara ve örneğe aykırı olan, olağan dışı, gayritabiî. Karşıtı: normal. “Anormal davranış.” “Anormal büyüme.” 2- (sıf. ve i.) Dengesiz, muhâkemesi bozuk. (kimse) “Anormal çocuk.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anormalleşmek:
(fr.t.nsz.) 1- Doğallıktan, olağanlıktan, düzenlilikten, kurallılıktan, dengelilikten aykırılaşmak. 2- Anlıksal yönden dengesi bozulmak, dengesizleşmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anormallik:
(fr.t.i.) Anormal olma durumu, dengesizlik, gayritabiîlik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anoş:
(erm.esk.i. t. anadan) Çok sevilen birine hitap etmek için anam, canım anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Anot:
(bkz:: Anut)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Anot:
(fr.i. anode < Yun.) (kim. fiz.) Elektron lambasında, elektrik arkında veya herhangi bir elektrolitte akımın içeri girdiği uç, pozitif elektrot. Eş anlamlısı: Artıuç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansefal:
(fr.i. encéphale < Yun.) Sinir sisteminin kafa tası içindeki kısmı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansefalik:
(fr.sf.) Ansefal ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansefalit:
(fr.i.) (hek.) Beyin yangısının oluşturduğu hastalık, beyin yangısı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansefaloz:
(fr.i.) (hek.) Herhangi bir yangı olmaksızın Kafa şişkinliği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansiklopedi:
(fr.i. encyclopédie) Belli yöntemlere göre düzenlenen, bütün bilim, sanat, uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada ya da bu dalları tüm bilgileriyle tek tek veren, çok geniş kapsamlı, genellikle birkaç ciltten oluşan, genellikle alfabetik tarzda sıralandığı büyük eser, kitap. Eş anlamlısı: Bilgilik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansiklopedici:
(fr.t.i.) Ansiklopedi hazırlanmasına katılan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)
Ansiklopedik:
(fr.sf. encyclopédique) 1- Ansiklopediyle ilgili, ansiklopedi özelliği taşıyan. “Ansiklopedik eser.” “Ansiklopedik neşriyat.” “Ansiklopedik sözlük.” 2- Ansiklopedi vb. eserlerden elde edilen, çeşitli konulardaki derine inmeyen. (bilgi, kültür, mâlûmat)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Ansiklopedist:
(fr.i. encyclopédiste) Ansiklopedi yazarı, Ansiklopedici.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antagonist:
Agonist kasların tersine çalışan bir etkiye sahip olan kas. Örneğin; leg extension. hareketinde quadriceps femoris agonist kas ise hamstring kasları antagonist kaslardır.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Antagonist:
(Yun.) (Alm. Gegenspiefer) Oyun kahramanı ile çatışan, karşı yanı tutan kişi. (Karşıt kişi)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Antagonizm:
(fr.i. antagonisme) Düşmanlık. (Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Antakya:
Antakya (Arapça: انطاكيّة, Anṭākye; Yunanca: Ἀντιόχεια, Antiohia), Hatay ilinin nüfus bakımından en büyük ilçesidir ve merkezidir. Yeni düzenlemeyle birlikte Antakya ve Defne Belediyesi olarak ayrılmıştır. Ortasından Asi Nehri geçmektedir. Hristiyanlığın önemli mukaddes mekânlarından biridir.(Konusu: , Kökeni: )
Antalya:
Antalya Tarihi; Sırasıyla Likyalılar, Lidyalılar, Pamfilyalılar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular (1207), Osmanlılarve son olarak da Türkiye Cumhuriyeti hakimiyetinde bulunan Antalya bu medeniyetlerin hiçbirine başkentlik yapmamıştır. 29 Ekim 1923’ten sonra ülkenin tamamında olduğu gibi Antalya’da da pek çok değişim göstermiştir. Osmanlı döneminde sancak olan bölge cumhuriyet dönemiyle birlikte il haline gelmiştir.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Antalya:
Antalya İlçeleri: 1-Gazipaşa 2-Alanya 3-Gündoğmuş 4-Manavgat 5-Akseki 6-İbradi 7-Serik 8-Aksu 9-Kepez 10-Muratpaşa 11-Korkuteli 12-Döşemealtı 13-Kemer 14-Konyaaltı 15-Kumluca 16-Elmalı 17-Finike 18-Kaş 19-Kale(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Antalya:
Antalya; Güneyden Akdeniz, Batıdan Muğla, Kuzeyden Burdur ve Isparta, Kuzeydoğudan Konya, Doğudan ise Karaman ve Mersin ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Antalya:
Nesiyle Meşhur: Kesme Çiçek Üretimi, Antalya Altın Portakal Film Yarışması, Turunçgiller, Muz, Yer Fıstığı, Susam, Soya, Portakal, Bergamot, Limon ve Greyfurttan yapılan Reçel çeşitleri, Plajları çok meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Antalya:
Antalya'da Gezilecek Yerler: Antalya Soba Müzesi, Çimeniçi Mağarası, Tilkiler Mağarası, Alanya Damlataş Mağarası, Yağca Karain Mağarası, Mahrumçalı Mağarası, Papazkayası Mağarası, Olympos ve Aspendos Antik Kentleri, Magydos Antik Kenti, Korydalla Antik Kenti, Etenna Antik Kenti, Termessos Antik Tiyatro, Ceneviz Koyu, Sorgun Plajı, Aslanlı Lahit (Kaş), Selçuklu Av Köşkü, Köprülü Kanyon Parkı, Yivli Minare, Antalya Tarihi Saat Kulesi, Saklıkent Kayak Merkezi, Çavuşköy, Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı, Dim Çayı, Alara Kalesi, Simena Kalesi, İslamlar Köyü, Demre Kuş Cenneti, Oluk Köprü, Antalya Hayvanat Bahçesi, Antalya Kent Ormanı, Güver Uçurumu, Beldibi Kaya Sığınakları, Düden-Kurşunlu- Manavgat Şelaleleri, Alanya Side Manavgat Kemer Kalkan Kaş Gibi Turizm Merkezleri, Tarihi Kaleiçi Evleri, İbradı Altınbeşik Mağarası Milli Parkı.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Antalya:
Genel Bakış: Akdeniz Bölgesinin Batısında yer alır. • Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde “Türk Rivierası” adını almıştır. • Antalya, Aspendos Opera ve Bale Festivali, Uluslararası Plaj Voleybolu, Triathlon, Golf Müsabakaları, Okçuluk, Tenis, Kayak yarışmaları vb. etkinliklere, 1995 yılında açılan Antalya Kültür Merkezi ile de plastik sanatlar, müzik, tiyatro, sergi gibi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Antalyaspor:
Kulüp Lakabı: Kızıl Akrepler Taraftar Grubu: 07 Gençlik Taraftar grubu; 1981 senesinde Antalyaspor'u desteklemek amacıyla kurulmuştur. Stadın kale arkası tribününde takımlarını desteklerler. Grup 1966, 2010 senesinde faaliyete geçmiş olup 07 Gençlik ile birlikte etkin bir diğer taraftar grubudur. 7AS ile ortaya çıkıp SevenAs olarak devam eden bir diğer grup.(Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )
Antant:
(fr.i. entente) İki taraf arasında belli bir konuda yapılan sözlü ya da yazılı anlaşım, uyuşma. Eş anlamlısı: Anlaşma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antarktik:
(fr.sf. antarctique < Lat. < Yun.) (coğ.) Güney kutbuyle ilgili olan, güney kutbu yakınında bulunan.(kara, bitki, hayvan vb.)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antarktika:
Antarktika, Güney Yarımküre'nin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu'nu içeren kıta. Afrika ve Okyanusya'nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. Dünyanın en kurak yeridir, kıtanın bazı yerlerine 2 milyon sene yağmur yağmamıştır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Antarktika Kıtası:
Söylemesi en zor kıta Antarktika’dır. 14,200,000 km² büyüklüğüne sahip olan Antarktika’da 1000 (Bin) ila 5000 (Beş bin) kişi arasında insan yaşamakta. Onların çoğunluğu da bilim insanıdır. KITALAR: 1- Avrupa Kıtası 2- Antarktika Kıtası 3- Afrika Kıtası 4- Güney Amerika Kıtası 5- Kuzey Amerika Kıtası 6-Avustralya Kıtası 7- Asya Kıtası(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Anten:
(fr.i. antenne) 1- Düşünme yetisi us. 2- Hem aktif hem pasif ilişkiye giren erkek eşcinsel. Örn:: Son zamanlarda anten sözcüğü de bunlar için kullanılır. (Dr. Arslan Yüzgün, Türkiyede Eşcinsellik) 3- Casus, gammaz. Örn:: İyi bir inşaat ustası olmasının yanında tehlikeli bir anten olduğu söylenir. (Yalçın Doğan, Kodes A.Ş.) Örn:: Anten denilen görevli bir subay var. Elinde sürekli telsizle dolaşırdı. (Neyyİre Özkan, Cezaevi Cezaevi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Anten:
(Voleybol Ter.) Ağa her iki yanına takılı olup topun yan çizgilerden geçiş sınırını belirleyen çubuk. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Anten:
(fr.i. antenne < Lat.) 1- Elektromanyetik dalgaları alan veya yayımlayan iletici tel yâhut mâdenî çubuk. 2- (biyo-zoo.) Böceklerde, kabuklu hayvanlarda dokunma sûretiyle hissetmeyi sağlayan ince boynuz gibi çıkıntı, duyarga. 3- (mec. ve argo.) İnsanın gizli şeyleri sezmesini sağlayan hassâsiyet, duyarlık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antep Fıstığı:
(Şam fıstığı) Antepfıstığıgiller familyasındandır; Gaziantep havalisinde yetiştirilen, 5-10 metre yüksekliğinde bir ağaç ve bunun meyvesidir. İçeriğinde sabit yağ, sakkaroz ve proteinli maddeler vardır. Faydası:: Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Cinsel istekleri kamçılar. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Anterior:
Önde, ön tarafta bulunan.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Anterior chain:
Vücudun ön zincirini oluşturan kaslardır, Bunlar; chest (göğüs), ABS (karın kasları), quadriceps (ön bacak).(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Anterior pelvic tilt:
Pelvisin öne doğru eğilmesi, kalçanın dışa doğru çıkması ve belimizde kavis oluşması.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Anterit:
(fr.i. entérite) (tıp) İnce bağırsak iltihâbı, yangısı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anterograd:
(anterograde) İleriye yönelik, ileriye doğru giden.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Anterograd amnezi:
(anterograde amnesia) (bkz:: Bellek Yitimi)(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Anterograd Bellek Yitimi:
(anterograde amnesia) Olaydan sonrasına ait bellek izlerinin silinmesi hâli.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Antet:
(fr.i. en-tête) Bir kuruluşun simgesini, adını, adresini ve bunun gibi bilgileri taşıyan, zarf ya da kâğıt başlığı, yazı. “Antet bastırmak.” “Antetli kâğıt.” “Antetsiz zarf.” Eş anlamlısı: Başlık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Anti:
(yun. önek anti “karşı”) Başına geldiği kelimeye “-e karşı” anlamı katan ön ek. (Batı dillerinde karşıtlığı karşı koymayı, bir şeye karşı korunmayı belirtmek üzere birçok sözcüğün bileşiminde önek olarak girmiştir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Anti Tiyatro:
(Alm. Anti Theater - Fr. anti-theôtre - İng. anti theatre) lonesco'nun, Genet'nin ve daha bir takım öncü yazarların oyunları için kullanılan bir terimdir. Kabul edilmiş tiyatro kurallarının her yönden dışına çıkan, gerçekçiliğe karşı olan tiyatro türü.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Antialerjik:
(fr.i. antiallergique) 1- (tıp.) Alerji tedâvisinde veya önlenmesinde kullanılan ilâçların özelliği. 2- (sıf.) Alerji yapmayan, alerjiye sebep olmayan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antiatomik:
(fr.sf.) Atom ışınlarının etkisinden koruyan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antibiyogram:
(fr.i.) Antibiyotiklerden hangisinin belli bir mikrobun gelişmesini önleyebileceğini saptamaya yarayan bilimsel yöntem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antibiyotik:
(fr.i. antibiotique < Yun.) Bitkisel ya da hayvansal organizmalarca çıkarılan, özellikle küf mantarlarında bol bulunan, yapay olarak da elde edilen, birçok mikrop türüne karşı kullanılan penisilin, streptomisin, teramisin gibi maddelerin ortak adı. Eş anlamlısı: Dirimkıran.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antidemokratik:
(fr.sf. antidémocratique < Yun.) Demokrasiye karşı olan, demokrasiye uymayan, demokratik düzenin yerleşmesini önleyen.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antidot:
(fr.i. antidote < Yun.) Bir cismin zehirli etkilerini önleyebilen madde, panzehir, tiryak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antiemperyalizm:
(fr.i. antiimperialisme) emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Antienzim:
(fr.i.) (kim.) Belli bir enzimin etkinliğini körelten, onu yok eden madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antifiriz:
(ing.i. antifreeze) Genellikle soğuk havalarda motorlu taşıt radyatörlerinin suyuna katılan, onun donma derecesini düşüren, donmasını önleyen sıvı. Eş anlamlısı: Donmaönler.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Antifriz:
(ing.i. antifreeze, donmayı engelleyen şey) 1- İçki, alkollü içki. 2- Konyak, kanyak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Antigripal:
(fr.sf.) Gribe karşı, gribi önleyen (ilaç).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antigua ve Barbuda:
Resmi Tam Adı: Antigua ve Barbuda İngilizce: Antigua and Barbuda (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Karayip Denizi'nin Doğusunda yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 1 Kasım 1981 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Parlamenter Sistem Anayasal Monarşi. NOT: Monarşi; Mutlak Monarşi veya Meşruti Monarşi (Parlamenter Monarşi, Anayasal Monarşi, Meşrutiyet) olarak ikiye ayrılır.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
İdari Yapısı: İdari Bölümleri: 1-Barbuda 2- Saint George 3- Saint John 4- Saint Mary 5- Saint Paul 6- Saint Peter 7- Saint Philip(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Komşuları: Karayip Denizi ve Kuzey Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) arasında bulunan ada, Güneydoğusunda Porto Riko, Güneyinde Sint Maarten, Kuzeyinde Guadeloupe ile komşudur. Anguilla ile Dominika arasındadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Para Birimi: Doğu Karayip Doları Para Birimi Kodu: XCD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Plaka Kod: AG(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Tel. Kodu: +1 268 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Protestanlık, Anglikanizm, Roma Katolik Kilisesi, Metodizm ve Morovya Kilisesi mensupları.(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Antigua ve Barbuda Bayrağı: Sarı güneş, özgürlüklerini; 2 adet kırmızı üçgen, adaları yani ülkelerinin topraklarını; siyah ise halkın Afrika Kıtası ile olan bağlarını temsil etmektedir. Biçimsel olarak da sarı, mavi ve beyaz alanlar güneş, kum ve denizi simgelemektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Milli Marşı: "Fair antigua, we salute thee" Antigua ve Barbuda Marşı. (adil antigua, seni selamlıyoruz) Sözleri, Novelle Hamilton Richards'a, Bestesi, Walter Garnet Picart Chambers'a ait. Kraliyet Marşı: God Save the Queen (Tanrı Kraliçeyi korusun) veya "God Save the King" (Tanrı Kralı Korusun).(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda:
Genel Bkş: Obama Dağı'nın (eski adı Lindsay Tepesi) • Barbuda (eski adı Dulcina) Antigua'nın 40 km kuzeyindedir. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Antigua ve Barbuda Milli Tk:
milli tk.lakabı: Boadi Yolu "Wadadi yerel bir dansın adı" (the Wadadi Boyz)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Antijen:
(fr.i. antigène) (yaşb.) Canlı organizmada bağışıklık maddesi olarak antikor meydana getiren yabancı madde. Vücuda girdiğinde antikor oluşmasına yol açan virüs, bakteri, parazit gibi protein yapısında bir madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antik:
(fr.i ve sf. antique < Lat.) Eski çağlardaki büyük medeniyetlerle, özellikle eski Yunan ve Roma ile ilgili olan. “Antik çağ.” Eş anlamlısı: Eskil.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antik Komedya:
(Alm. antike Komödie - Fr. comedie ancienne - İng. antique comedy) M .Ö. 500 yılına doğru başlayan ve 200 yılına kadar süren en eski Yunan ve Roma komedyası. Yunan Komedyası üç basamakta gelişmiştir: 1- Eski komedya. (Aristophanes) 2- Orta Komedya. 3- Yeni Komedya. (Menander) Bu yazarların etkisi altında gelişmiş Latin Komedyası da, özellikle Plautus ile Terentius. (bkz:: Palyata Komedyası)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
antik Roma:
Antik Roma, MÖ 9. yüzyılda İtalya Yarımadası'nda kurulan Roma şehir devletinden doğarak tüm Akdeniz'i çevreleyen bir imparatorluk hâline gelen medeniyetin adıdır. Yaklaşık 2200 yıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.(Konusu: , Kökeni: )
Antik Tiyatro:
(Alm. Antikes Theater) Eski Yunan ve Roma tiyatrosuna verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
antik Yunan:
Antik Yunanistan, bugünkü Yunanistan toprakları ile Küçük Asya'da (Anadolu) yaşayan toplumların kurduğu devlet ve uygarlıkların, MÖ 756 (Arkaik dönem) ile MÖ 146 (Roma işgâli) tarihleri arasında hüküm sürdükleri bölgenin adı.(Konusu: , Kökeni: )
Antika:
(it.sf.i. antica) Garip, şaşırtıcı. (şey ya da kimse) Örn:: Vay köpoğlu Etem vay amma antika şeymiş ha (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler) Örn:: Bak ulan şu enayi dümbeleğine fantazi kundura giyiyor. Ne antika serseri be? Sen bu suratı hiç gördün mü? (Server Bedi, Hey Kahpe Dünya)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Antika:
(it.i. antico < Lat.) 1- Eski çağlardan kalma, târihi kıymeti veya sanat değeri olan eşyâ. 2- (sf.) Çarşaf, örtü, mendil gibi bezden eşyânın kenarlarını bastırmak için yapılan, enine ipliklerin çekilip boyuna ipliklerin üçer beşer bir araya toplanması ile meydana gelen diş diş nakış. Eş anlamlısı: Ajur, sıçandişi. 3- Sanat değeri veya târihî kıymeti olan. 4- teşmil. Eskimiş, modası geçmiş. 5- (mec.) Kendine has tuhaf, değişik ve acâyip tarafları olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Antikacı:
(it.t. i. ve sf.) Antika eşyâ toplayan, alan ve satan kimse. 2- (i. teşmil.) Antika eşyâların satıldığı dükkân.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Antikacılık:
(it.t.i.) Antika yapıt ya da eşya ile uğraşma, bunları toplama ya da alıp satma işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Antikalık:
(it.t.i.) 1- Antika olma durumu. 2- (mec.) Genele, olağana aykırılık, gariplik, tuhaflık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Antikapitalizm:
(fr.i. anticapitalisme) kapitalizme karşı olma. genellikle sosyalist ya da anarşist politik görüşlü insanların istediği düzen biçiminin bir parçasıdır. bu düşünce biçiminde işletme ve fabrikaların ana kaynağı olarak görülen sermayeye karşı çıkılır ve patron olmadan bir iş bölümünün olması ve herkese emeği için daha adaletli ücret dağıtımı yapılması öngörülür. (Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Antikatabolik:
Katabolizmanın önlenmesi (yıkımın önlenmesi).(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Antikatot:
(fr.i. anticathode < Yun.) Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için, tüp içerisinde, katot karşısına yerleştirilen, genellikle metal levha.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antikçağ:
(fr.t. b.i.) (tar.) 1- Eski Roma ve Yunan uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ. 2- (sf.) Bu çağa özgü olan, bu çağ ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)
Antikite:
(fr.i. antiquité < Lat.) (tar.) 1- Eski Çağ. [Batılılar, diğer kavimleri hesâba katmayıp özellikle Yunan ve Roma medeniyetini kastederlerse de Eski Çağ’da mevcut olan bütün kavimlerin medeniyeti bu tâbirin içine girer] 2- Eski çağlardan kalan mîmârî eserler ve heykel, madalyon vb. çeşitli eşyâ.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antikomünist:
(fr.sıf. ve i. anticommuniste < Yun.) Komünizme karşı olan. (kimse)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antikomünizm:
(fr.i. anticommunisme) komünizm karşıtlığı. antikomünizm ya da komünizm karşıtlığı, kapitalist görüşlere karşı olan ve aksinin gerçekleşebileceğini öneren komünizm düşüncesine karşı olarak komünist sistem ve görüşlerin yayılımını engelleme çalışmalarıdır.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Antikor:
(fr.i. anticorps) (yaşb.) Vücuda giren antijenleri zararsız duruma getirmek için organizmanın çıkardığı bir madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antilop:
(fr.i. antilope < Yun.) (hayb.) Sıcak ülkelerde yaşayan, geviş getiren, boynuzlu ve memeli, çok hızlı koşan bir hayvan. [Sert, kısa kıllı olan derisi kürkçülükte, çantacılık ve eldivencilikte kullanılır].(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antiloplar:
(f.t.ç.i.) (hayb.) Sıcak iklimlerde, daha çok Afrika’da ve Hindistan’da yaşayan, birçok türü bulunan, çok değişik boynuzları olabilen, derilerinden yararlanılan, örnek hayvanı antilop olan, gevişgetiren memeli hayvanların bir familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antimon:
Sembolü: Sb Atom Numarası (Proton Sayısı): 51 Atom Ağırlığı: 121.760 g/mol Elektron Sayısı: 51 Element Serisi: Metal Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 5A, 5 Yoğunluk: 6.684 g/cm3 Erime Noktası: 630.0 ° C (903.15 K, 1166.0 ° F) Kaynama Noktası: 1750.0 ° C (2023.15 K, 3182.0 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi parlak gri Keşif: Bilinmiyor Antimon Kullanım Alanları ve Özellikleri: Antimon çoğunlukla pillerde, kablo kılıfında ve diğer metal ürünlerde kullanılır. Alev geçirmez malzemeler ve boyalar yapmak için kullanılabilir. Eski Mısırlılar bu elementi siyah göz makyajı olarak kullanıyorlardı. (Konusu: Elementler, Kökeni: )
Antimon:
(fr.i. antimoine < Lat. antimonium) (kim.) Simgesi Sb, atom sayısı 51, atom ağırlığı 121.75 olan, 630 santigrat derecede ergiyen, hadde ya da çekiçle işlenemeyen, kimi metalleri güçlendirmek için onlara katılarak alaşım oluşturan, gümüşi ak renkte bir element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Antimonlu:
(fr.t.sf.) İçinde antimon bulunan, antimon ile bileşik durumda bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)