Haydi Öğrenelim!
İbadullah:
(a.i. erk.) 1- Allah'ın kullan, insanlar. (bkz:: Abdullah) 2- Çok, pek çok.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Araklamak:
(f.çing.t.e.) 1- Çalmak. Örn:: Karagöz- Ben nereye gitsem adetim hane sahibi uyuduktan sonra ortada ne var ne yok hepsini araklarım. (Karagöz, Kanlı Nigar) Örn:: -Bir gün de başka yerden araklasan olmaz mı? -E Vakit var mı?.. Nerede kolay gelirse. (Haşan Amca, Nizamiye Kapısı) 2- (Bir kız ya da kadını) Tavlamak. (Bir kızın kadının) Yakın arkadaşlığını kazanmak. Örn:: Muhabbet tellalının şarkısı. dünya güzelini araklasan tutulmayacaksın. (Oktay Arayıcı, Rumuz Goncagül) Örn:: Metin bak buraya yazıyorum Fikret araklayacak onu. (Orhan Pamuk, Sessiz Ev). 2- (Polis güvenlik kuvveti) Bir sanığı suçluyu yakalamak. Örn:: Herhalde geceyi senin koynunda geçirecek değiliz. Beni araklamak için bakacakları ilk yer burası be. (Ferhan Şensoy, Kazancı Yokuşu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Araklamak:
1- (argo) Aşırmak, çalmak, hırsızlamak. "Birkaç kitap arakladık" 2. (mec.) (bir kadın ya da kızı) kandırıp elde etmek, tavlamak. "Onun gacosunu araklamak zordur ha." 3- (mec.) Polis, bir suçluyu, sanığı yakalamak. "İki polis gelip onu arakladı"(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Çingenece)
Araklanmak:
(çing.f. t.e.) 1- Araklama (bkz:: Araklamak) eylemine konu olmak. 2- (Güvenlik kuvveti tarafından) Yakalanmak. Örn:: Eyvah Daha beş kilometre gitmeden araklandık galiba. Bi dakka izah ediim mösyö polis. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Araklanmak:
1- (argo) Çalınmak, aşırılmak, hırsızlanmak. "Bizim para araklanmış" 2- (mec.) (kadın, kız) elde edilmek, tavlanmak. "Herifin gacosu araklanmış, dumanı tütüyor" 3- (mec.) Polisçe yakalanmak. "İkisi de araklanmış diyorlar, ben görmedim"(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Çingenece)
Araklayıcı:
(çing.t.e.) Hırsız. Örn:: Penceyde araklayıcıdan geçilmezdi. Öğrencilerin çoğu kodaman çocuklarıydı ama gene de okul araklayıcıdan geçilmezdi. (J.D. Salinger- Adnan Benk, Gönülçelen) Eşanl. Arakçı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Araknofobi:
(ing.i. arachnophobia) örümcek korkusu. Örümcek ve benzeri eklem bacaklılardan korkma hastalığı.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
araknoloji:
(ing.i. arachnology) örümcek bilimi. örümcekler ve benzeri canlıları inceleyen bilim dalı. biyoloji alt dallarından zooloji'nin alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Aral:
(t.i. erk.) Birbirine yakın adalar topluluğu. Orta Asya'da bir göl.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Aral Gölü:
Aral Gölü; Özbekistan ve Kazakistan arasında yer alan Aral gölü havzasını esas itibarıyla Ceyhun, Seyhun ve Zerevşan nehirlerinin havzalarının birleşmesiyle oluşur. Aral gölü kapalı havza (endorheic) özelliği gösteren bir göldür. (Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Aralanmak:
(f.) Ağır ağır uzaklaşmak, yavaş yavaş savuşmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Aralık:
(Cimnastik Ter.) Toplu cimnastiklerde, birbirinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinlik ve açıklık. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Aram:
(f.i. ka.) 1- Dinlenme, sükun, karar. 2- Rahat, huzur, istirahat. 3- Oturma, eğlenme, ikamet etme.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Aramcan:
(f.i. ka.) 1- Gönül rahatı. 2- Sevgili, sevilen güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Aramdil:
(f.i. erk.) 1- Gönül rahatı. 2- Sevilen güzel. 3- Yer mekan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Aranje Etmek:
(fr.i. arrangé) (müz.) “Düzenlemek” anlamındaki kelime Türkçe’de etmek yardımcı fiiliyle kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Aranjman:
(fr.i. arrangement) 1- Düzenlemek eylemi. 2- (müz) Belirli çalgılar, sesler ya da topluluklar için oluşturulmuş bir müzik yapıtının, başka çalgılar, sesler ya da topluluklarca çalınıp söylenebilmesi için o yapıtta yapılan değişiklik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Aranjör:
(fr.i. arrangeur) (müz) Bir müzik parçasını sese ve çalgılara göre yeniden düzenleyen kimse. Düzenleyici.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Arap:
(a.i.) Baht, şans. (bkz:: Arabi Gülmek, Kırık, Uyanmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Arap:
(Kar. Ort. O.) Bir tip, ya baklavacıdır, ya hırsız, ya da dilenci.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Arap Celal:
Celalettin Yonat(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Arap Halayık:
(Kar.) Zenci kadın tipi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Arap Kadri:
Arap Kadri, Tekin Aral'ın Fırt Dergisinde yazdığı Tarzan adlı çizgi romanda kültürsüz, esmer tenli ve göbekli, ayağında arkasına bastığı siyah papuçları ve bacak girişi dizlerine kadar sarkık beyaz donuyla seriye sonraki öykülerde dahil olmuştur. Tarzan'ın liderliğine kıl kapan, küfürbaz, rakı sever ve biraz da üçkağıtçı. Kabilelerden birinin reisinin kızı olan Çikita'ya ezelden beri vurgun olan 'Arap' lakaplı bir zenci olan Arap Kadri, bir türlü onu elde etmesini sağlayacak adımı atmayı başaramamıştır. (Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Arap Oyunu:
(Güreş Ter.) Yerde bulunan rakibine sarmayı soldan takarak sağ kolunu geriye alma yöntemiyle yüklenme ve sırtüstü yere indirme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Arap Yarımadası:
Arap Yarımadası ya da Arabistan, Asya'nın güneybatısı ve Afrika'nın kuzeydoğusunda yer alan yarımada. Büyük bölümü çöl olan yarımada, içerdiği petrol ve doğalgaz kaynakları nedeniyle Orta Doğu'nun jeopolitik açıdan önemli bir bölgesidir. Bölgede nüfusun büyük bölümü Arap ve Müslüman kökenlidir. Ayrıca yarımada, İslam dininin ortaya çıktığı yerdir. Yarımadada yer alan ülkeler Suudi Arabistan, Yemen, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn (ada ülkesi), Kuveyt, Irak ve Ürdün'dür. Bunlardan Irak ve Ürdün topraklarının bir kısmı Arap yarımadasının dışında kalır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Arapça:
özel ad 1. Sami dillerinden biri olup Arap halkının kullandığı dil, Arap dili. "O Arapçayı kolay öğrendi" 2. sıfat bu dile özgü olan. "Orada Arapça gazete de bulunuyor"(Konusu: , Kökeni: )
Ararot:
(maranta nişastası) Sıcak iklimlerde yetişen "Maranta" adlı kamıştan veya ona benzer başka bitkilerin köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı yoktur. Faydası:: Çocuk maması yapmakta kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahat dönemi hastalarına verilir. Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Ararot:
İng.i) (arrow-root) Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, kolacılıkta, dokumacılıkta kullanılan ve özellikle de çocuk maması yapmaya yarayan nişaşta. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Aras Bulut İynemli:
Dizi Karakteri: Yamaç Koçavalı Dizi Adı: Çukur. İlk bölümü 23 Ekim 2017 tarihinde yayınlanan, aksiyon ve dram türündeki Türk yapımı televizyon dizisi. 4 sezondan oluşan dizi 7 Haziran 2021 tarihinde yayımlanan 131. bölümü ile final yaparak sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Aras Bulut İynemli:
Dizi Karakteri: Mete Akarsu Dizi Adı: Öyle Bir Geçer Zaman ki. 2010-2013 yılları arasında Kanal D'de yayımlanan drama türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Aras Nehri:
Aras Nehri (Kürtçe: Erez; Azerice: Araz; Ermenice: Արաքս; Farsça: :ارس) Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde doğup, Kura Nehri ile birleşerek Hazar Denizi’de dökülen bir nehirdir. Aras Nehri; Bingöl Dağları’nın Erzurum il sınırları içinde kalan kuzey yamaçlarından doğar. Tekman Yaylası'nın bütün sularını toplayan ırmak, Sakaltutan Dağları'nın doğusundaki havza içerisinde kuzey yönünde akar. Sakaltutan Dağları ile Topçu Dağı arasında kalan, derin ve sarp Mescitli Boğazı'nı geçtikten sonra Pasinler Ovası'na iner. Burada Yukarı Pasin Havzası'nın sularını toplayarak gelen Hasankale (Pasinler) Çayı'nı alır ve kuzeydoğu yönünde akarak il sınırları dışına çıkar.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Arasat:
Mahşer yeri. Kıyametin kopmasından sonra diriltilecek olan insanların dünyada yaptıkları tüm davranışlarından sorguya çekilmek üzere toplanacakları yer.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Araşit:
(fr.i arachide < Lat.) (bitb) 1- Baklagillerden, sıcak ülkelerde yetiştirilen, yaklaşık 40 cm.lik boya ulaşabilen, sarı çiçekli, çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren, otsu bir tarım bitkisi. 2- Bu bitkinin yağı çıkarılan, eğlencelik olarak yenilen tohumu. Eş Anlamlısı: Yerfıstığı(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
araştırma:
ad 1. araştırmak eylemi. 2. bilim ve sanatla ilgili bir konuda yapılan yöntemli, bilimsel inceleme. "Türk şiiri üzerine bir araştırması vardır" 3. araştırmak eylemi. "Polis o bölgede araştırma yapmak istemiyor" 4. bilim ve sanatla ilgili bir konuda incelemelerde bulunmak, çalışmalar yapmak. "Ali Püsküllüoğlu’nun şiiri üzerine bir araştırma yapmak için dergileri tarıyorum"(Konusu: , Kökeni: )
Araz:
(symptom) İşaretler. Belirtiler.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Arazbar:
(Ort. O.) Konuşma.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Arazi Olmak:
(d. a. art'dan arazi, t.f.) 1- Gizlenmek, saklanmak. 2- Ortadan kaybolmak. Örn:: O günden sonra Gıli ne zaman arazi olduysa babası onu Çitiki düğün salonunun bahçesinde bulur olmuştu. (Metin Kaçan, Ağır Roman) 3- Sinmek. (Araziye Uymak biçiminde de söylenir.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Arazöz:
(fr.i. arroseuse) Motorlu sulama aracı. Kamyon, traktör türünde bir taşıta su tankı ve sulama sistemi yerleştirilerek imal edilen ve genellikle ön ya da arkasında sulama düzeneği bulunan motorlu araç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Arbitraj:
(fr.i. arbitrage) (tic) Değeri artmış, paha kazanmış hisse senedi, tahvil, döviz gibi değerli kağıtları satarak daha karlı gördüğü yada yüksek verim getirme olasılığı bulunan başka değerli kağıtlar satın alma işi. Ara kazanç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Arca:
(a.i. ka.) 1- Temiz, namuslu. 2- Aksak, topal.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Arda:
(t.i. erk.) 1- Eskiden bazı çavuşların elde tuttukları uzun değnek. 2- İşaret için dikilen değnek. 3- Çıkrıkçı kalemi. 4- Sonra gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Ardahan:
Ardahan Tarihi; Ardahan Kalesi’nde yapılan araştırmalar, yörede Eski Tunç Çağı’ na ait kalıntıları ortaya koymaktadır. 1878 Ayastefanos Antlaşması’yla Rusya’ya verilen yöre, 1918 Brest-Litovsk Antlaşması’yla geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’de Türkiye topraklarına katılmıştır. Ardahan ili, 27 Mayıs 1992’ de çıkarılan yasayla, Kars ilinden ayrılarak Türkiye Cumhuriyeti’ nin 75. ili olarak kurulmuştur.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Ardahan:
Ardahan İlçeleri: 1-Ardahan (27.05.1992) 2-Çıldır 3-Damal (03.06.1992) 4-Göle 5-Hanak (01.04.1958) 6-Posof (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Ardahan:
Ardahan; Batıdan Artvin, Güneybatıdan Erzurum, Güneyden Kars illeri ve Doğudan Gürcistan ve Ermenistan ile komşudur. En çok ülkeye sınırı bulunan 5 ilimiz: 1- Iğdır (Ermenistan, Azerbaycan, İran) 2- Ardahan (Gürcistan, Ermenistan) 3- Hakkari (İran, Irak) 4- Şırnak (Irak, Suriye) 5- Edirne (Bulgaristan, Yunanistan)(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Ardahan:
Nesiyle Meşhur: Kaşar Peyniri (Göle), Balı, Damal Bebekleri meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Ardahan:
Ardahan'da Gezilecek Yerler: Posof Merkez Cami, Derviş Bey Cami, Ardahan Kalesi, Savaşır (Cancak) Kalesi, Kinzi Kalesi, Sevimli Kalesi, Kalecik Kalesi, Şeytan Kalesi, Kurtkale, Kazan Kale, Altaş (Ur) Kalesi, Kırnav Kale, Akçakale Ada Şehri Kalıntıları, Çıldır / Taşköprü Kitabeleri, Hamşioğlu Rasim Bey Konağı, Damal dağında Atatürk silüetini görmek, Çıldır\'da güneşin batışını izlemek.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Ardahan:
Genel Bakış: Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır. • Türkiye Cumhuriyeti'nin Kafkaslar'a açılan kapısıdır. • Ardahan, sınırları içerisindeki Damal Dağları’nda beliren Atatürk silüeti ile ünlüdür. Her yıl haziran ayının 15 ile temmuz ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren Karadağ sırtlarında Atatürk’ün bu silueti net olarak yaklaşık 20 dakika izlenmektedir. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Ardalı:
(t.i. erk.) (bkz:: Arsal)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Ardan:
(t.i. erk.) (bkz:: Arsal)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Ardıç:
(ephel) Kozalaklılardan 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokuludur. Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara ardıç tohumu da denilir. Kasım ve aralık aylarında toplanıp kurutulur. Bir çok türü vardır. Faydası:: Kandaki şeker miktarını düşürür. Pankreasın normal çalışmasını sağlar. Nekahat devresinin çabuk atlatılmasında yardımcı olur. Vücuda dinçlik verir. Böbrekleri, mesaneyi ve idrar yollarını temizler. Ter ve idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Soğuk algınlığı, romatizma, damar sertliği ve nikriste de faydalıdır. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Aybaşı ağrılarını dindirir. Böbreklerinde iltihap olanlar kullanamaz. Tavsiye edilen miktarı da aşmamalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Ardıçkatranı Ağacı:
(katran ardıcı) 1 metre kadar yükseklikte; yuvarlak kırmızı meyveleri olan bir ağaçtır. Meyveleri ardıç meyvelerinden daha büyüktür. Odunun kapalı ocaklarda yakılmasından (Kuru distilasyon) ardıçkatranı denilen bir madde çıkarılır. Faydası:: Kadyağı; ergenlik, egzama, saçkıran, kellik, uyuz ve sedef hastalığında kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
ardından:
belirteç bir işin sona ermesinden hemen sonra. "Söz bitti, ardından kavga başladı" ardından arkası sıra, arkasından.(Konusu: , Kökeni: )
Arduvaz:
(fr.i. ardoise) (yerb) Kayağan taşının, taş ocağından çıkarıldıktan sonra kesilip biçilerek levhalar hâline getirilen ve dam kaplamalarında, döşemelerde kullanılan ince tâneli iyi bir cinsi. Eşanl: Kayağantaş, Kayrak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Aref:
(a.i. erk.) 1- Pek maruf, çok bilinen. 2- Arif, anlayışlı ve bilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Arefe:
(a.i. ka.) 1- Arife, dini bayramlardan bir evvelki gün. 2- Bir önceki gün.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
arefe:
1- Kurban Bayramı’ndan bir önceki gün, zilhiccenin dokuzuncu günü. Örn:: “Arefeye saygı gösteriniz. Çünkü arefe günü Allahuteala’nın önem verdiği bir gündür.” (Hadis) 2- Türk kültüründe hem Kurban hem de Ramazan Bayramı’ndan bir önceki gün. Allah’a giden yol buralardadır; Kapılar açılır şerefelerden, Burdan uğurlanır mübarek aylar, Bayram burada başlar arefelerden (A. N. Asya)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Arel:
(t.i. erk.) Temiz, dürüst kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arena:
(bkz:: Alan)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Arena:
(fr.i. arena < Lat. arena “kum”) 1- Amfiteatr, sirk gibi yerlerin ortasında, eski çağlarda gladyatörlerin dövüştüğü, daha sonraları güreş, boğa güreşi, yarış, oyun gibi türlü gösterilerin yapıldığı, üzerine kum serilmiş alan. 2- Boğa güreşlerinin yapıldığı alan. 3- (mec.) Siyâsî çekişmelerin, mücâdelelerin cereyan ettiği yer. 4- (jeo.) Granitli kayaların ufalanmasından meydana gelen madde. 5- Eskiden temizleme tozu olarak kullanılan ve çoğunlukla sokaklarda seyyar satıcılar tarafından satılan ince, beyaz, kumlu kil.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
areoloji:
(ing.i. areology) mars üzerine araştırmalar yapan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Areometre:
(fr.i. aréomètre < Yun.) Sıvıların yoğunluk derecesini ölçmeye yarayan alet. Arşimet'in keşfettiği kanuna istinad edilerek yapılan bu alet, içi boş cam bir silindir ile bunun üst kısmındaki dereceli bir çubuktan ibarettir. Eşanl: Yoğunlukölçer, Sıvıölçer. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
arest:
(arrest) 1- Durma; kesilme. 2- Herhangi bir organ veya oluşumda sürekli seyir gösteren hareketin veya faaliyetin durması. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Argali:
(Moğ. arġali) (hayb.) Boynuzlugillerden, Sibirya’nın doğu ve güney kesiminden Altaylara kadar olan dağlık bölgede yaşayan, boynuzları 1,20 metreyi bulabilen bir yabânî koyun azmanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Moğolca)
Argo:
(fr.i. argot) 1- Külhanbeylerin kullandığı ağız, kaba konuşma. 2- Ortak dilden ayrı olarak daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dildeki kelimelere farklı anlamlar yükleyen, mecâzî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
argo son:
(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Argolu:
(fr.tr. sf) İçinde argo bulunan. (Dil, Konuşma)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr.Tür.)
Argon:
Sembolü: Ar Atom Numarası (Proton Sayısı): 18 Atom Ağırlığı: 39,948 g/mol Elektron Sayısı: 18 Element Serisi: Ametal - Soygaz Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 8A, 3 Yoğunluk: 1.784 g/cm3 Erime Noktası: -189.3 ° C (83.85 K, -308.74 ° F) Kaynama Noktası: -186.0 ° C (87.15 K, -302.8 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Gaz Görünümü: Renksiz Gaz Keşif: Sir William Ramsay (1894) Argon Kullanım Alanları ve Özellikleri: Akkor ve floresan ampullerde, oksijenin korozyondan korunması için filamanın etrafında koruyucu bir katman olarak kullanılır. Aynı zamanda, ark kaynağı ve yarı iletken kristallerde koruyucu bir kalkan olarak da kullanılır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Argon:
(yun.i.) Simgesi Ar, atom sayısı 18, atom ağırlığı 39,948 olan, havada yaklaşık yüzde bir oranında bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan bir element. Floresan lambaların, radyo tüpleri vb. nin doldurulmasında kullanılan, kendisi dâhil hiçbir elementle birleşmeyen, yâni kimyevî bakımdan âtıl, gaz hâlindeki element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Argonot:
(yun.i.) (hayb.) Kafadan bacaklılardan, sıcak denizlerde, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu’nda kıyıdan uzak ve su yüzüne yakın yerlerde yaşayan, erkekleri kabuksuz, erkeğine göre çok büyük olan dişisinin salyangozunki gibi bir kabuğu bulunan, ahtapota benzer yumuşakça.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Argu:
(t.i. erk.) 1- İki dağ arası, uçurum. 2- Orta Asya'da Issık gölü çevresinde Çu ve Talaş havzalarında yaşamış Kırgızların en büyük boyu. Argu Türkleri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Argun:
(t.i. erk.) 1- Zayıf, güçsüz, düşkün, dermansız, zebun. 2- Yanyana iki kamış düdüğünden veya kartal kemiğinden yapılmış kaval. Argun: İlhanlı hükümdarı. Abaka Han'ın oğlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Argun Şah:
(t.i. erk.) (bkz. Argun) (Nizameddin) Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Aslan II'nın oğlu. Babası ülkeyi oğullan arasında pay edince, hissesine Amasya düşmüştü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Argüman:
(fr.i. argument) 1- Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda inandırıcı belge. 2- (mant) Belli bir sonuca ulaşan bir akıl yürütmenin dayandığı gerçek. 3- (fels) Bir anlatımın doğruluğunun yada yanlışlığının temelini ortaya koymada dayanılan önerme. 4- (huk) Anlaşmazlık konusu olan bir sorunda yargıcın kanısını oluşturan inandırıcı şey. Eşanl: Çıkarım, Kanıt. 5- (mat.) Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Argün:
(t.i. erk.) Temiz, aydınlık gün.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arhan:
(t.i. erk.) Üstün nitelikli, gururlu bakan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arhenofobi:
(ing.i. arrhenphobia) adamlardan (erkeklerden) korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
arı:
sıfat 1. içinde yabancı şeyler bulunmayan, katışıksız, katkısız. "Akülerde arı su kullanılır" Benzer: saf halis 2. kirli olmayan, temiz. "Bu mendil arı mı?" 3. içinde yabancı sözcükler bulunmayan, öz (dil). "Yazar, arı bir dil kullanmış" 4. MEC. kötülüklerden uzak, günahsız. "İnsan her zaman arı kalmalı" 5. iyice, bir iyice. "Önüne konan yemeği arı sili yedi" 6. tertemiz. "Tabakları arı sili etti"(Konusu: , Kökeni: )
arı:
HAYVANBİLİM (ZOOLOJİ) TERİMİ ad 1. zarkanatlılardan, toplu olarak yaşayan, kovana alınabilen, bal ve balmumu yapan, koyu kahverenginde, kuyruğundaki iğnesiyle sokan, balarısı da denilen bir böcek. \"Arı, bal yapan bir hayvandır\" 2. balarısı, eşekarısı ve bunlara benzeyen pek çok türü bulunan böceklerin genel, ortak adı. \"Çiçeğe bir arı kondu, ama ne arısı olduğunu bilmiyorum\"(Konusu: , Kökeni: )
Arı Maya:
Orjinal adı Die Biene Maja olan, Alman yazarı Waldemar Bonsels’in 1912 yılında yazdığı meşhur çocuk masalı. Türkçeye «Arı Maya’nın Başından Geçenler» adıyla ilk defa Nihat Adil (Erman) tarafından çevrildi. Masalda küçük, saf, iyi kalpli, dünyayı tanımak isteyen genç bal arısının maceraları anlatılır. KARAKTERLER:Willy: Maya'nın iyi biraz da korkak aç her zaman yorgun arkadaşı. genellikle isteksizce Maya tarafından maceralar içine sürüklenir. Başvekil Balmumu; Yanlışlıklara katlanamayan, biraz korkak ve kibirli bir bal arısı. Philip; Bilge ve müzisyen bir çekirge. Bayan Cassandra; Arı kovanını düzenleyici arılardan biri. Maya ve Willy'in öğretmenidir. Barry; Çok zeki olmasa da kendine güvenen gözlüksüz yapamayan sinektir. Albay Paul; Bir karıncadır. Çayırın karınca birliklerini kontrol eder. Ben; Dışkı böceğidir. Bütün gün yaptığı dışkı topunu yuvarlar.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Arıcan:
(t.i. erk.) Temiz, doğru kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arıç:
(t.i. erk.) Barış, asayiş. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arıer:
(t.i. erk.) Çalışkan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arıhan:
(t.i. erk.) (bkz:: Arhan) (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Arıkal:
(t.i. erk.) Temiz, doğru, dürüst kal.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)