MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Yücelay:

(t.i. ka.erk.) (bkz. Yücel) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Sabunlanmak:  

(a.f. türk. e.) 1- (Kumarda) Yenilmek, bütün parasını yitirmek. Örn:: Sabunlandım, Bütün paramı kaybettim. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sabunluydu da Ondan:  

(d. a. sabun, türk.) Anlamadım diyen bir kimseyle alay etmek, o kişiyi aşağılamak için verilen karşılık. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sabur:  

(es-Sabur) “Kullarını yaratıp onların her türlü ihtiyaç ve gereksinimlerini karşıladığı hâlde onların ibadet ve şükür etmemelerine hatta isyan ve inkârlarına rağmen nimetlerini vermeye devam eden, kullarının isyan ve küfürlerine sabır gösteren.” anlamında Allah’ın esmayıhüsnasından biri. Örn:: “… O Allah ki Sabur’dur…” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sac:  

ad 1. levha durumunda demir çelik ürünü. 2. bu üründen yapılmış, genellikle yufka pişirmekte kullanılan, dışbükey çember biçimli pişirme aracı. 3. sıfat sactan yapılmış olan. "Köşede bir sac soba duruyordu"(Konusu: , Kökeni: )

Sacid:  

(a.i. erk.) Secde eden, alnını yere koyan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sacide:  

(a.i. ka.) (bkz:: Sacid)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

saç:  

ad insan başının derisini kaplayan kıllar, baş kılı.(Konusu: , Kökeni: )

saç:  

GÖKBİLİM TERİMİ ad kuyrukluyıldız çekirdeğini saran ışıklı gazyuvarı.(Konusu: , Kökeni: )

Saç Pudrası:  

(Alm. Haarpuder - Fr. talque - İng. powder) Makyajda saçlara grilik ya da aklık vermek için kullanılan pudra.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Saçayağı:  

(i.) Belli bir düzen içinde üç kişi birlikte çalışan yankesici çetesi için kullanılır. (Bir yankesici İki dümenci) (bkz:: Saçayakçı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Saçayakçı:  

(i.) Saçayağı yöntemiyle çalışan yankesici, dümenci. Örn:: Sacayakçılar ekip halinde çalışır haybecinin omuzuna çarpıp ya da ayağına çelme takıp yere indirdikten sonra kalkmasına yardım ederek işi bitirir, malı götürürler. (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Saçı:  

(a.i. ka.) Düğün armağanı. Gelinin başına saçılan şeker, arpa, para gibi şeyler.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Saçılmış Şeyin Davası Olmaz:  

(d. a. dava türk.) Bir şey olup bittikten sonra durumu düzeltmeye çalışmak yararsızdır, anlamsızdır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Saçma Sapan:  

Akla çok aykırı, çok tutarsız, çok saçma. "Yaşamı saçma sapan işlerle geçiyor" NOT: Biri Anlamlı, Diğeri Anlamsız Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Sad:  

(a.i. erk.) Kutlu, uğurlu. İyilik, kuvvetlilik. Ashab isimlerinden, Sa'd b. Ebi Vakkas. Aşere-i Mübeşşere (Cennetle müjdelenmiş olanlar) dandır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sad Suresi:  

(a.i. سورة ص) sad suresi; ismini birinci âyette yer alan sâd harfinden (ﺹ) alır. kur'an-ı kerim'de 38 nci sure, 23 ncü cüz, 452 nci sayfadadır. 88 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 38 nci sıradadır. kamer suresinden sonra, a'raf suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. surede başlıca, Allah’ın birliği, paganların inkarları ve sapıklıkları sebebiyle azabı hak etmiş oldukları, davud, süleyman, eyyüb, ibrahim, ishak, ismail, el-yesa’ ve zülkifl peygamberlerin kıssaları, davut peygamber’in hakemliği ve muhammed'in temel görevi konu edilmektedir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Sad suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in otuz sekizinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Seksen sekiz ayettir. Adını birinci ayette geçen “sad” harfinden almıştır. Sureye, Kur’an-ı Kerim’in yüceliğine işaret eden bir ayetle başlanır. Hakikati inkâr edenlerin psikolojik durumlarına değinilir. İnkârcıların birbirlerine düşman oldukları ve inanç konularında düşmüş oldukları ayrılıklar açıklanır. İnkârları yüzünden kâfirlerin helak oluşlarına değinilerek Mekkeli inkârcılar uyarılır. Hz. Muhammed’e vahiy ve peygamberlik verilmesinin Allah’ın bir bağışı olduğu belirtilir. İnkârcıların Allah katındaki güçsüzlüğüne değinilir. Surede, peygamberlerine karşı düşmanlıkta ileri giden Nuh Kavminin, Âd Kavminin, Hz. Musa’ya karşı çıkan Firavun’un, Semud Kavminin ve Hz. Şuayp’a itaat etmeyen Eyke halkının başlarına gelen felaketler kısa ayetlerle hatırlatılır. Bu hatırlatmalarda Mekkeli müşriklere uyarılar yapılır. Hz. Muhammed’den de inkârcılardan gelen saldırılara karşı sabırlı olması istenir. Surede, Hz. Davut Peygambere verilen nimetler üzerinde durulur. Onun, kendisine verilen ilahî kitap olan Zebur’u okumasındaki güzelliğe değinildikten sonra davalılar arasında karar vermedeki üstün kabiliyeti ele alınıp verdiği kararlardan örnekler verilir. Davut Peygamber’in şahsında yöneticilere şu hatırlatmalar yapılır: Örn:: “İnsanlar arasında adaletli davranınız, hukuk kurallarına uymayan davranışlardan sakınınız ve her işinizde ahiret bilincini canlı tutunuz.” Surede, tabiattaki varlıkların yaratılışından ibretler alma tavsiye edildikten sonra birçok varlık emrine verilmiş olan Süleyman Peygamber kıssası anlatılır. Bu kıssanın arasında Kur’an-ı Kerim okuma ile ilgili müminlerin uyması gereken kurallar yer alır. Bunlar: “Okuma, düşünme, düşünülen ayetlerden hükümler çıkarma ve bu hükümleri diğer insanlarla paylaşmadır.” Surede, Hz. Eyub’un yakalandığı hastalığa sabretmesine, Hz. İbrahim’in oğlu İshak Peygamber ve torunu Yakup Peygamber’in sahip oldukları ahiret bilincine, Hz. İsmail, Elyesa ve Zülkifl Peygamberlerin örnek insanlar oluşuna kısaca vurgular yapılır. Peygamberleri örnek alarak güzel bir hayat yaşayan müminlere cennette verilecek ödüller teker teker sayılır. Peygamberlere inanmayanların da cehennemde tadacakları azaplar üzerinde durulur. İnkârcıların cehennemde birbirlerini suçlamaları dramatik bir dille ele alınır. İnsanın ilk yaratılış sürecine değinilir ve onun ardından insanın şerefli bir konuma sahip olduğu vurgulanır. İblisin hakikate karşı çıkıp Allah’a isyan etmesi anlatıldıktan sonra insandan intikam almak için Allah’tan kendisi için süre istemesinden bahsedilir. Hz. Peygamber’in uyarıcı, Kur’an-ı Kerim’in de tüm insanlar için bir öğüt ve rehber olduğunu bildiren ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sada:  

(a.i. ka.) Ses, yankı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sadak:  

(t.i. erk.) 1- Ok koymaya yarayan meşin torba. 2- Sabah yeli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

sadak:  

(bkz:: mihr)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sadaka:  

1- Allah yolunda harcama, Allah rızası için fakirlere yapılan karşılıksız yardım ve her türlü iyilik. Örn:: “Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden başa kakma ve eziyetle gelen sadakadan daha hayırlıdır.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/263 ncü Ayet) 2- Zekât. Örn:: “Allah, faizle elde edilen paraların bereketini yok eder, sadakası verilen malları ise bereketlendirir.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/276 ncı Ayet) 3- Allah’ın rızasını kazanmak için fakirlere ve her türlü ihtiyaç sahibine mülkiyeti onlara ait olmak üzere verilen mal, para. Örn:: “Eğer sadakaları açıktan verirseniz ne güzel; eğer onları fakirlere gizlice verirseniz bu sizin için daha da güzeldir.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/271 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sadakat:  

(a.i. ka.erk.) Dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

sadakat:  

1- Dostluk, bağlılık, güven duyma, vefalı olma, sözünde durma, doğruyu söyleme. 2- Sevdiği birisini yalnızca Allah rızası için sevme, maddi bir çıkar gözetmeme, sevdiği kişiye karşı içtenlikle davranma ve kendisine iyilikte bulunan kimsenin iyiliğini hiçbir zaman unutmama. Örn:: “İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah / Doğruların yardımcısıdır Hz. Allah.” (Ziya Paşa)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sadakayıcariye:  

1- Yol, köprü, çeşme, cami, aşevi, hastane ve okul gibi hayır kurumları. 2- Müslüman bir kişinin insanlığın yararlanması için ortaya koyduğu keşifler ve bilimsel çalışmalar. 3- İnsanlığın yararına sunulmak için meydana getirilen dinî, ilmî, kültürel ve tarihsel eserler. 4- Kişinin ölümünden sonra da kendisinin rahmetle anılmasına sebep olacak nesil yetiştirmeyi de içine alan tüm güzel ameller. Örn:: “İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır. Fakat dünyada yapmış olduğu şu üç şeyin sevabı devam eder. Bunlar: sadakayicariye, kendisinden yararlanılan ilim, kendisine hayır duada bulunacak evlat.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sadakayıfıtır:  

(bkz:: fitre)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sadat:  

(bkz:: seyit)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sadberk:  

(f.i. ka.) 1- Yüz yapraklı, katmerli. 2- Katmerli bir gül türü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

sadece:  

belirteç 1. başka bir şey bulunmaksızın, yalnızca, ancak, yalnız olarak. "Bu sadece bir günlük iştir" 2. yanında kimse olmaksızın, tek başına. "Toplantıya sadece o geldi"(Konusu: , Kökeni: )

sadece ileri seyir veya sağa dönüş:  

(YI-20) Trafik Yatay İşareti: bu şerit sadece ileri seyir veya sağa dönüş içindir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

sadece ileri seyir veya sola dönüş:  

(YI-19) Trafik Yatay İşareti: bu şerit sadece ileri seyir veya sola dönüş içindir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Sadece İleri Yönde Seyir:  

(YI-18) Trafik Yatay İşareti: bu işaret sadece ileri yönde seyir içindir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

sadece sağa dönüş:  

(YI-22) Trafik Yatay İşareti: bu şerit sadece sağa dönüş içindir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

sadece sola dönüş:  

(YI-21) Trafik Yatay İşareti: bu şerit sadece sola dönüş içindir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Sadeddin:  

(a.i. erk.) (bkz:: Saadeddin)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadedil:  

(a.f.i. ka.) 1- Temiz yürekli. 2- Saf, bön.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Sadegül:  

(a.f.i. ka.) Bir gül kadar sade, temiz ve güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Saderu:  

(a.f.i. erk.) Genç delikanlı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Fars)

Sadeyn:  

(a.i. ka.erk.) 1- "İki uğurlular". 2- Venüs (Zühre) ile Jüpiter (Müşteri) gezegenleri. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Sadık:  

(a.i. erk.) Doğru gerçek hakiki, yalan olmayan, sahte olmayan. Sadakatli, samimi, bağlı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

sadık:  

1- Doğru, yalan söylemeyen, sözleri ve davranışları birbirine uyan, içi dışı bir olan. Örn:: “Ey iman edenler! Allah’ın emirlerine itaat ederek onun korumasına girin ve sadıklarla beraber olun.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/119 ncu Ayet) 2- Allah’a ve Resulüne iman eden, imanını bilgi temeline oturtup inanç konusunda herhangi bir şüpheye düşmeden gereğinde inancı için canını ve malını feda edebilen mümin. Örn:: “Gerçek müminler Allah’a ve Peygamberine inanıp imanlarında herhangi bir şüpheye düşmeyenlerdir. Onlar (gereğinde) Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat ederler. İşte gerçek sadıklar bunlardır.” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 49/15 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Sadıka:  

(a.i. ka.) (bkz:: Sadık)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sadır:  

(a.i. erk.) Hayrette kalan, şaşıran.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadıray:  

(a.i. erk.) (bkz:: Sadır)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadi:  

(a.i. erk.) Mutlulukla, uğurla ilgili, uğurlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sadis:  

(a.i. erk.) Altıncı. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadist:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sadistçe:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sadistlik:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sadiye:  

(a.i. ka.) (bkz:: Sadi) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sadizm:  

(fr.i. sadisme) (ruhb.) Elezerlik. Sadist, başkalarına acı çektirerek zihnen doyum sağlayan kimse anlamına gelir. Sadist sözcüğü, sadizmin fikir babası Fransız aristokrat ve yazar Marquis de Sade'nin isminden türetilmiştir(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Sadizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Sadrazamın Sol:  

(d. a. sadr ve azam türk.) Güçlü birisi tarafından korunan, kayırdan iltimaslı, torpilli kişi anlamında alay yollu kullanılır. Kendi kendisine büyüklenen, kendisine hak etmediği bir değer biçen kimseler İçin söylenir. Örn:: Yazmacıları beyenmiyor sadrazamın sol taşağı. Benim gibi kaç tane yazmacı var lan bu memlekette inek? (Muzaffer Buyrukçu, Kavga)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sadreddin:  

(a.i. erk.) Dinin önderi, başı, ileri kişisi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadri:  

(a.i. erk.) 1- Göğüsle ilgili, göğse ait. 2- Anneye nisbetle çocuk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadri Alışık:  

Mehmet Sadreddin Alışık (d:1925; ö:1995)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Sadri Alışık:  

Dizi Karakteri: Banazlı İsmail Dizi Adı: Kartallar Yüksek Uçar. 1983 yılında TRT 1'de yayınlanan, senaryosunu Attilâ İlhan'ın yazdığı Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Sadriye:  

(a.i. ka.) (bkz:: Sadri)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Sadullah:  

(a.i. erk.) Tanrının kullu, talihli kıldığı kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Sadun:  

(a.i. erk.) Mübarek, kutlu, uğurlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

saf:  

Cemaatle namaz kılan müminlerin imamın arkasında kıbleye paralel olarak yaptıkları düzgün sıralardan her biri. Hz. Peygamber, namazda safların düzgün ve sık olmasını istemiş, aralarda boşluk bırakılmamasını tavsiye etmiştir. Cemaate erken gelmeyi teşvik için ilk safta kılınan namazın sevabının daha çok olduğunu belirtmiştir. Örn:: “Safları düzgün yapınız. Çünkü safların düzgünlüğü namazın güzelliğindendir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Saf suresi:  

Kur'an-ı Kerim’in altmış birinci suresidir. Medine’de inmiştir. On dört ayettir. Dördüncü ayette müminlerin ‘saf saf dizilerek Allah yolunda savaştıklarını’ anlattığından bu adı almıştır. Sureye, göklerde ve yerde bulunan tüm varlıkları Allah’ın yarattığını ve bu varlıkların kendi dilleri ile Allah’a ibadet ettiklerini açıklayan ayetlerle başlanır. İnsanın yapmadığı şeyleri söylememesi tavsiye edilir ve kişinin yapmadığı şeyi söylemesinin büyük bir günah olduğu belirtilir. Bu ifadelerle müminlerden, inançları ile davranışları arasında uyumun bulunması istenir. Müslümanların savaş hâli başta olmak üzere birbirleri ile dayanışma içinde olmaları emredilir. İsrailoğulları’nın Hz. Musa’yı incitmesi yerilerek Müslümanlardan da Hz. Muhammed’i incitmemeleri istenir. Surede, Hz. İsa tarafından, kendisinden sonra tüm insanlığa gönderilecek olan ‘Ahmed’ adındaki peygamberin müjdesi verilerek Hz. Muhammed’in son peygamber oluşuna vurgu yapılır. Allah adına yalan söylemenin yanlışlığı belirtildikten sonra İslam’ın her tarafa yayılması için müminlerin çalışmaları tavsiye edilir. İnkâr edenler zorluk çıkarsa da Allah’ın dininin yayılmasına kimsenin engel olamayacağı bildirilir. Surede, insanlığın kurtuluşunun, Allah’a iman, peygamberine iman ve Allah’ın dinini bütün insanlığa ulaştırmak için çalışmakla olabileceği anlatılır. Bu görevler yerine getirildiğinde, Allah’ın cennette vereceği ödüllerden bahsedilir. Mekke’nin müminler tarafından fethedileceği müjdesi de surede yer alır. Hz. Muhammed’e inanan müminlerin, İsa Peygamberin havarileri gibi Allah’ın dininin yayılmasına yardımcı olmalarını tavsiye eden ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Safa:  

(a.i. erk.) 1- Üzüntü ve kederden uzak olma, endişesizlik, rahat huzur, iç ferahlığı. 2- Eğlence. 3- Saflık, berraklık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safa:  

Hac ve umrede say ibadetinin başladığı Kâbe’nin doğu tarafındaki küçük tepe. Hac ve umre yaparken karşılıklı iki tepe olan Safa ile Merve arasında yürümek haccın vaciplerindendir. Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail’i ve annesi Hz. Hacer’i Kâbe’nin bulunduğu yere bıraktığında susuz kalan oğluna su bulmak için Hacer, önce Safa’ya çıkıp etrafa bakmış daha sonra Merve’ye doğru koşmuştur. Hac ve umre yapanlar Safa ile Merve arasında koşarak bu olayı canlandırırlar. Örn:: “Şüphesiz ki Safa ile Merve Allah’ın kutsal yerlerindendir. Kim hacceder veya umre yaparsa bunlar arasında gidip gelmesinde (say yapmasında) hiçbir sakınca yoktur…” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/158 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Safahat:  

Kitabın Türü: Şiir Kitabın Yazarı: Mehmet Akif ERSOY Kitabın Konusu: İçerdiği şiirlerin konusu dönemin sosyal sorunları, tarihi ve dini konularıdır. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Safari:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Safbeste:  

(a.f.i. erk.) Saf bağlanmış, sıra sıra dizilmiş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Fars)

Safder:  

(a.i. erk.) Düşman saflarını yaran, yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safer:  

(a.i. erk.) l- Hicri takvimde ikinci ay, sefer. 2- Temiz yürekli, dürüst kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safevi:  

(a.i. erk.) Safı adındaki kimsenin soyundan olan, Fars hükümdarı Şah İsmail'in soyu. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Saff Suresi:  

(a.i. سورة الصف) saff suresi; adını, müminlerin saf tutarak Allah yolunda savaştıklarını bildiren 4. âyetinden almıştır. kur'an-ı kerim'de 61 nci sure, 28 nci cüz, 550 nci sayfadadır. 14 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 109 ncu sıradadır. tegabun suresi'nden sonra, cuma suresi'nden önce medine döneminde inmiştir. medine'de inen 28 tane sureden biridir. saff suresi'nde Allah’ın kudretinden, yapılamayacak işlerin söylenmemesi gereğinden, isa ve musa peygamberlerin devirlerinden, Allah’a inananların ve Allah yolunda canlarıyla mallarıyla cihad edenlerin günahlarının bağışlanacağından ve bunların cennete gideceklerinden bahsedilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Saffat Suresi:  

(a.i. سورة الصافات) saffat suresi; adını, saf tutmuş meleklere işaret eden ilk âyetten alır. kur'an-ı kerim'de 37 nci sure, 23 ncü cüz, 445 nci sayfadadır. 182 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 56 ncı sıradadır. enam suresi'nden sonra, lokman suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. kainat'taki güçlerden söz eder.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Saffat suresi:  

Kur'an-ı Kerim’in otuz yedinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Yüz seksen iki ayettir. Sure, adını ilk kelimesi olan ve ‘saf saf dizilen melekler’ anlamına gelen “Saffat” kelimesinden almıştır. Sureye, saf saf dizilen meleklerin, namaz kılan müminlerin, kötülüklere engel olan İslam davetçilerinin, Kur’an-ı Kerim okuyup Allah’ın emirlerini diğer insanlara hatırlatanların önemini vurgulayan ayetlerle başlanır. Daha sonra Allah’ın gökyüzünü yaratmasındaki eşsizlik ve güzelliğe işaret edilir ve gökyüzünün Allah tarafından korunmasına değinilir. Evreni en güzel şekilde yaratmasına rağmen yine de Allah’ın emirleriyle alay eden müşriklere uyarılar yapılır. Ölümden sonra dirilmeyi inkâr edenlerin, ahiret gününde inkârlarından dolayı duyacakları pişmanlıklar ele alınır. İnkârda birbirlerine yardım edenlerin ahirette yardımlaşamayacakları anlatılır. İnkârcıların cehennem azabını hak edişleri gerekçeleriyle sunulduktan sonra bu azaptan kurtulmanın şartının Allah’a gerçek anlamda iman etmek olduğu belirtilir. Müminlerin cennette yararlanacakları nimetler sayılır. İnkârcılar için hazırlanan cehennem azabıyla ilgili sahnelere tekrar yer verilir ve dünyada iken birbirini inkâra teşvik eden, ayartmaya çalışan sözde dostların çekişmeleri dile getirilir. Cennet veya cehennemde kalışın sürekli olacağı anlatıldıktan sonra cehennemliklerin çekecekleri azaplar korkutucu bir dille açıklanır. Surede, Hz. Nuh’un inkârcı kavminin başına gelenlere kısaca değinildikten sonra Hz. İbrahim’in babasına ve toplumuna karşı verdiği iman mücadelesi ele alınır. Hz. İbrahim’in Allah’a bağlılıkta en sevdiği varlıkları bile feda edecek kadar samimi oluşuna yer verilir. Ayrıca peygamberliğin, Hz. İbrahim’in soyu olan Hz. İsmail ve Hz. İshak’la devam edeceği müjdelenir. Surede, Hz. Musa ve Hz. Harun’un peygamberlik mücadeleleri de kısaca yer aldıktan sonra Hz. İlyas’ın peygamber gönderildiği topluma yaptığı uyarılar, kavminin onu yalanlaması ve başlarına gelen belalar açıklanır. Hz. Lut’un ahlaksızlıklara karşı vermiş olduğu mücadeleye yer verilir ve sapık olan Lut Kavminin helak oluşuna vurgular yapılır. Daha sonra da Hz. Yunus’un peygamberliği ve peygamberlik görevini yaparken yaşadığı sıkıntılar anlatılır. Yunus Peygamberin, balığın karnında bile Allah’ı zikretmesine yer verilerek en zor şartlarda bile Allah’la iletişim kurmanın önemine vurgu yapılır. Allah’a çocuk isnat edip melekleri Allah’ın kızları olarak değerlendiren Mekkeli müşriklerin yanlış anlayışı üzerinde durulur. Allah’ın çocuk edinmekten uzak olduğu kesin bir dille belirtilir. İnkârcıların sapıklıkta ısrar etmelerinin kendilerine göre gerekçeleri anlatılır; fakat ahirette inkârcıların pişmanlıklarının bir faydası olmayacağı haber verilir. Hz. Peygamber’e Allah’ın rahmetini haber veren, her türlü çalışmayı yaptıktan sonra kâfirlere tavır koymasını emreden ve müminlere vaat edilen zaferin mutlaka gerçekleşeceğini bildiren ayetlerle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Saffet:  

(a.i. erk.) Saflık, temizlik, arılık. (bkz:: Safvet) (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

safha:  

(i.) (esk.) evre. (Konusu: , Kökeni: Arapça)

safha:  

(i.) (fiz.) faz.(Konusu: Fizik Terimi, Kökeni: )

Safi:  

(a.i. erk.) 1- Katışıksız, katıksız, halis, temiz. 2- Yalnız, sadece, sırf. 3- Kesintilerden sonra kalan kısım, net.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safigül:  

(a.f.i. ka.) Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Safih:  

(a.i. erk.) 1- Gökyüzü. 2- Yassı ve düz halde bulunan şey.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safiha:  

(a.i. ka.) Yassı düz ve geniş yüz, levha. Levha halinde bulunan maden, saç.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Safinaz:  

Orjinal adı Olive, Türkçe dublajda Safinaz'dır. Temel Reis'in Sevgilisinin adı. Temel Reis ve Kabasakal uğruna mücadele ettikleri kadın.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Safinaz:  

(f.i. ka.) Çok nazlı, çok naz eden.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Safinur:  

(a.i. ka.) Çok nurlu, çok aydınlık, temiz kimse.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Safir:  

(ibr.i. ka.erk.) Mavi renkli, değerli bir süs taşı, göktaşı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: İbranice)

Safir:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Safire:  

(a.i. ka.) 1- İnce güzel ses. 2- Islık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Safiye:  

(a.i. ka.) Katışıksız, katıksız, halis, temiz. Saflık, halislik.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Safiye Ayla:  

Safiye Ayla TARGAN (d:1917; ö:1998)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Safiyet:  

(a.i. ka.) Saflık, temizlik, masumluk.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Safiyullah:  

(a.i. erk.) 1- Temiz yürekli. 2- Hz. Âdem'in lakabı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safiyullah:  

“Allah’ın seçkin kıldığı, ertemiz insan.” anlamında Hz. Âdem.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Safiyüddin:  

(a.i. erk.) Dini temiz, dini pak.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safizm:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Safkan:  

Yanlış: Saf Kan Doğru: Safkan(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Safra:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Safran:  

(zaferan) Süsengiller familyasından; yurdumuzda da yetiştirilen, 10-15 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Etli, yuvarlak, kaidesi yassı, 4 cm kadar çapında, üstü esmer renkli ve zarımsı pullarla kaplı, alt tarafında da kök parçaları bulunan bir soğanı vardır. Yaprakları uzun ve koyu yeşildir. Çiçekleri mor renklidir. Sonbahar mevsiminde yapraklardan önce açar. Meyvesi kapsül şeklindedir ve sonbahar aylarında meydana gelir. İçeriğinde; şekerler, organik asitler, krosin ve uçucu yağ vardır. Tepeciklerinden elde edilen toz; renk, tat ve koku verici olarak kullanılır. Faydası:: Vücuda kuvvet verir. Sinirleri uyarır. Aybaşı gecikmelerinde faydalıdır. Rahim hareketlerini arttırır. İştah açar. Sinir zayıflığını giderir. Öksürük, bronşit ve astımda faydalıdır. Fazla miktarda kullanılmamalıdır. Hamilelerin de kesinlikle kullanmaması gerekir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Saftırık:  

(a.sf.i.) saf, fars. derün, saf gönüllü'den saftoro,n b.) Akılsız, kolayca kanan enayi. Örn:: Birde düpedüz saftırıklar vardır. (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden) Saftirik, Saftorik biçimlerinde de söylenir. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Safvet:  

(a.i. erk.) Saflık, temizlik, paklık, arılık, halislik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safvetullah:  

(a.i. erk.) Hz. Muhammed (s.a.s)'in isimlerinden. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Safzen:  

(a.f.i. erk.) (bkz:: Safder)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Fars)

WhatsApp