Haydi Öğrenelim!
Toksigen:
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Bangladeş:
Plaka Kod: BD (1978 yılından beri) (Eskiden Doğu Pakistan'a bağlıyken ASD)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Bangladeş:
Tel. Kodu: +880 Bölge 8 – Doğu Asya ve Özel Servisler numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Bangladeş:
Dini: İslamiyet, Hinduizm, Budizm Mezhebi: bilgisi bulunamadı NOT: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Bangladeş:
Bangladeş Bayrağı: Bugün kullanımda olan bayrağı Quamrul Hassan adında bir ressam tasarlamış, ilk olarak 3 Mart 1971 tarihinde Dakka Üniversitesi'nde göndere çekilmiştir. Bangladeş'in ulusal bayrağı 17 Ocak 1972'de kabul edilmiştir. Bugünkü Japonya Bayrağı'na oldukça benzeyen bayrağın bundan tek farkı, zemin renginin yeşil olmasıdır. Bayrağın üzerindeki yuvarlak şekil, Bangladeş topraklarına doğan güneşi, güneşin renginin kırmızı olması ise Bangladeş'in bağımsızlığı için canlarını veren insanların kanlarını simgeler. Donanma gemileri ve hükûmet araçlarında kullanılan bayrakların zemini kırmızı ya da beyaz olarak değişir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Bangladeş:
Milli Marşı: "Amar Shonar Bangla" (Altın Bangladeşim) Bangladeş'in milli marşıdır. Söz ve beste Rabindranath Tagore'ye aittir. 1972'de Bangladeş'in bağımsızlığından sonra uyarlanmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Bangladeş:
Genel Bkş: Erkekler "Lungi" denilen bir elbise, kadınlar "Şalvar Kamiz" denilen bir elbise giyerler. • “Bungalov” kelimesinin Bangladeş ülkesinden geldiğini biliyor muydunuz? Nedeni bu evlerin Bangladeş evlerine benzemesi… Bangladeş adı ise Bengal dilinde “Bengal ülkesi” demek oluyor. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Bangladeş:
NSI Bangladeş'in Dış İstihbarat Teşkilatı. National Security Intelligence (Ulusal Güvenlik İstihbaratı) 29 Aralık 1972 yılında kurulmuştur. RAB Bangladeş'in İç İstihbarat Teşkilatı. DGFI Bangladeş'in Askeri İstihbarat Teşkilatı.(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )
Bangladeş Milli Tk:
milli tk.lakabı: Ulusal Takım (Jatyia Dol)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Bangoboz:
(sf.) (esk.) Aptal, enayi, bön.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Bangu:
(t.i. erk.) 1- Haykırış, bağırış. 2- Gök gürültüsü, yankı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Banjo:
(fr.i. (ba'njo), banjo) Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde, madenî gövdesi olan beş veya daha çok telli bir müzik aleti.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bank:
(fr.i. banc < Alm.) 1- Daha çok park ve bahçelerde kullanılan, tahtadan veya demirden sâbit oturma yeri, sıra. 2- Denizlerde taş ve mercan kayalarından oluşmuş tehlikeli sığlıklar.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banka:
(it.i. banca) 1- Zengin çok parası olan kişi. 2- Genelev.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Banka:
(İta.i. banca “sarraf tezgâhı”) Fâizle para alıp veren, iskonto, kambiyo, kredi işleriyle uğraşan, ticârî muâmelelere girişen, kasalarında değerli eşyâ ve evrak saklayan kuruluş. [Fransızca’sı bank (banque)’tır. Dilimizde bu kelime ile yapılan Etibank, Sümerbank, Pamukbank, Akbank vb. isimler yapı bakımından Türkçe’ye aykırıdır](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Banka cüzdanı:
Bankada hesâbı olanların yatırdığı ve çektiği paraların işlendiği defter.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Banka kartı:
Bankayla ilgili işlemler için düzenlenmiş otomatik makinelerde kullanılan özel şifreli kart.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Bankacı:
(ita.t.i.) 1- Bankacılık işlemleriyle uğraşan, banka kuran ve işleten kimse. 2- Bankada görevli memur.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Bankacılık:
(ita.t.i.) 1- Banka kurup işletme işi. 2- Bankacının uğraşı, işi, mesleği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Bankamatik:
(ita.i. < banka+otomatik) Yirmi dört saat boyunca otomatik olarak para yatırılıp çekilebilen, bankayla ilgili para işlerini yapan makine, bankomat.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Banker:
(fr.i. banquier < İtal.) 1- Bankası olan, banka yöneten kimse. 2- Büyük sarraf. 3- (mec.) Çok zengin kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bankerlik:
(fr.t.i.) 1- Banker olma durumu. 2- Bankerin yaptığı iş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banket:
(fr.i. banquette) 1- Şehirler arası yolların iki yanında yayaların yürümesi, taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesi için bırakılan çakıl veya toprak kısım. 2- Otobüs ve tren gibi taşıtlarda oturma yeri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bankiz:
(fr. banquise) (coğ.) Kutuplarda deniz suyunun donmasıyle meydana gelen buz tabakası, aysfilt.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banknot:
(fr.i. banquenote < İng. banknote) Devlet eliyle çıkarılan kâğıt para. [Halk ağzında bangonot olarak kullanılır](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banko:
(İta.i. banco) 1- Kurumlarda memurla işi olan kimseyi, dükkânlarda satıcı ile alıcıyı birbirinden ayıran ve üzerinde iş görülen uzun tezgâh. 2- Otuz iki kâğıtla oynanan bir iskambil oyunu. 3- Kumarda bir oyuncunun diğer oyunculara karşı ortada olan paranın hepsine oynadığını bildirmek için söylediği söz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Bankomat:
(ita.i. < banka+otomat) Bankamatik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Banliyö:
(fr.i. banlieue < Lat.) Büyük şehirlerin her gün gidilip gelinebilecek uzaklıktaki dış mahalleleri. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banliyö Treni:
Şehir merkeziyle yakın yerleşme bölgeleri arasındaki kısa mesâfede işleyen tren.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banner:
Bayrak ya da bez afiş anlamındadır. internet üzerinde banner, Web sayfalarında bulunan reklamları ifade eder. Bu tip reklamlar, ana sayfanın göze çarpan bir yerine veya sitelerin iç sayfalarına yerleştirilebilirler. Genellikle hareketli resimlerden oluşurlar. Üzerlerine tıklandığında, reklam verenin veya ürünün sitesine yönlendirilmenize aracılık ederler. Karakteristik özellikleri, sitede gezinen kişinin dikkatini çekmek için göz alıcı ve gösterişli olmalarıdır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Banotu:
(konca) Patlıcangiller familyasından; yol kenarlarında, gölgelik yerlerde yetişen, 80 santimetre kadar boyunda uyuşturucu ve zehirli bir bitkidir. Açık yeşil renktedir. Her tarafında beyaz, uzun tüyler vardır. Çiçekleri sarımtırak, kırmızımsı mor renktedir. Meyvesinin içinde yüzlerce tohumu vardır. Ev ilaçlarında kullanılması tavsiye edilmez. Faydası:: Teskin edicidir. Titreme ve çarpıntıyı giderir. Uykuyu kaçırır. Keyif verir. Beyin hastalıkları, kore hastalığı ve nikriste faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Bant:
(Voleybol Ter.) Filenin yan ve üst sınırlarında bulunan beyaz renkli kısım.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Bant:
(Fr.İ. bande) 1- Herhangi bir şeyin üzerine yapıştırılan şerit. 2- Bağ, sargı: “Başında kırmızı bir bant vardı.” 3- Ses alma cihazlarında ses kaydı için kullanılan bir çeşit özel plastik şerit.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bant Genişliği:
Analog iletişimde, belirli bir aralıktaki en yüksek ve en düşük frekanslar arasındaki farkı temsil eder. Örneğin bir analog telefon hattının taşıyabileceği en düşük frekans 300 Hz ve en yüksek frekans 3300 Hz'dir. Bu frekans değerleri arasındaki fark olan 3.000 Hz ise bant genişliğini temsil eder. Dijital iletişimde ise bant genişliği, bir saniye içinde aktarılan bit sayısı (b/s) şeklinde ifade edilir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Bantlamak:
(f. geçişli (< bant+la-mak) Yaraya veya herhangi bir şeyin üzerine bant yapıştırmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Banu:
(f.i. ka.) 1- Kadın hatun, hanım. 2- Kraliçe, prenses. 3- Gelin. 4- Şarap ve gül suyu gibi şeylerin şişesi. 5- Yusuf ve Zeliha öyküsünün kadın kahramanı. Banu Hanım (Cevheriye Banu). Türk halk şairi. (1864-1914 Çankırı). Kadiri tarikatı bağlılarından.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Banu:
(Konusu: gerçek adı, Kökeni: )
Banu Alkan:
(lakabı/sin.) Afrodit(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Banu Alkan:
Liz Remka REBRONJA (d:1958; ö:) Hırvatça "yaban gülü" anlamına gelen Remka, önce Yaprak sonra da Banu oldu.(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Banugül:
(f.i. ka.) (bkz:: Banu)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Banuhan:
(f.i. ka.) (bkz:: Banu)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Banyo:
(İta.i. bagno < Lat.) 1- Yıkanmaya mahsus yer, hamam. 2- İçine girilip yıkanılan tekne, küvet. 3- Vücûdu su ile yıkama, yıkanma. 4- Kaplıca. “Gönen banyoları.” 5- İçine ihtiyâca göre tedâvi edici bir madde karıştırılmış olan su ve vücûdun bütününün veya bir kısmının bu suya batırılması işi. “Kükürt banyosu.” 6- Tedâvi maksadıyle bütün vücûdun veya bir kısmının fizîkî veya kimyevî bir etkiye mâruz bırakılması: “Kum banyosu.” “Çamur banyosu.” “Parafin banyosu.” 7- Bir cismin yapısında değişiklik yapan veya belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi içinde bulunduran sıvı ve bir cismi bu sıvıya batırma işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Banyo Ettirmek:
(d. it. bagno, t.f.) (Birisini, bir şeyi) Çok ağır küfrederek yermek. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Baobap:
(fr.i. baobab) (bitb.) Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı. (Adansonia digitata)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Baptistler:
Baptistler veya Vaftizciler, yalnızca inanan müminleri vaftiz eden ve bunu da suya daldırma inanışı ile belirleyen önemli bir Protestanlık mezhebidir. Vaftizciler genellikle iki kural tanır: vaftiz ve cemaat. Providence, Rhode Island'da bulunan ABD'daki ilk Baptist Kilisesi. ABD'deki vaftizciler yaklaşık 50 Milyon kişidir. Böylece Amerikalı Protestanların kabaca üçte birini oluşturmaktadırlar.(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Bar:
(T.K.O.) Doğu Anadolu danslarına verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Bar:
(Bal.) (Alm. Stange - Fr. barre - İng. bar) 1- Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. 2- Bir Türk halk dansı çeşidi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Bar:
(Halter Ter.) Her iki ucunda ağırlıkların birbirine metal bir bağlantı, disk ve kelepçelerden oluşan yarışma aleti.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Bar:
1- (erm.i. bar) Kuzey ve Doğu Anadolu’da, özellikle Erzurum civârında el ele tutuşarak oynanan bir halk oyunu. 2- (erm.i. p’ar) E. T. Türk. ve halk ağzı. a) Hastalık sebebiyle dilin üstünde meydana gelen beyazlık, pas. 2) Bardak, sürâhi, çaydanlık gibi kapların içinde meydana gelen kir, kireç tortusu, bor.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Ermenice)
Bar:
(ing.i. bar) 1- Dans edilen içkili eğlence yeri. 2- Bir salonda içki içilmek üzere düzenlenen köşe.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Bar:
(fr.i. barre < Lat.) Yazıda ayırma işâreti olarak kullanılan eğik veya dik çizgi. “Yan yana yazılan mısrâların arası barla ayrılır. “Kuleden kuleden / Ses geliyor kuleden.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bar:
(fr.i. bar < Yun.) Hava tahminlerinde kullanılan bir hava basıncı ölçüsü. [75,007 santimlik cıva sütununun ağırlığına veya bir santimetrekareye gelen 1020,09 gramlık basınca eşittir](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bar - Köprü - Çubuk:
Tavla tahtasını ikiye ayıran ortadaki çıkıntılı kısım. Kırık pullar bunun üzerine konulur.(Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )
Bar Ateşi:
Yoğun yaylım ateşi.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
Bar Bar:
(b.zf.) (ses taklidi söz) Bağırmak fiilinin önüne gelerek fiile “çok yüksek sesle avaz avaz (bağırmak)” ve “sürekli bir şekilde durmadan (anlatmak, söylemek)” anlamları katari (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
BARAI:
(barai ) Döndürme. Yıkma. Bacak yolu. Süpürme.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Baraj:
(fr.i. barrage) 1- Gücünden faydalanılmak üzere suyun toplanmasını sağlamak için akarsu üzerine yapılan büyük bent. 2- Mânia, engel. 3- Öğrenime devam etmek veya herhangi bir alanda başarılı sayılmak için tutturulması gereken seviye, alınması gereken not, puan, derece vb.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barak:
(t.i. erk.) Oğuzların Bayat boyuna mensup bir oymak. Gaziantep, Kilis ve Nizip çevresinde yaşarlar. Barak Han: Çağatay hükümdarı (1266-1271).(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Baraka:
(ita.i. baracca) Tahta, saç, teneke gibi hafif inşaat malzemesinden yapılmış, temelsiz, tek katlı iğreti binâ, kulübe, salaş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Baraküda:
Bilimsel Adı: Sphyraena vırıdensıs. Familyası: Deniz balığı. Sphyraenidae ailesi içinde yer alan Levrekgiller famiyasından bir balıktır. Özellikle Akdeniz'de daha çok bulunan balığın boyu denizlerde 1 ya da 1.5 metre okyanuslarda 3 metreye kadar büyüyebilmektedir. Sürü halinde dolaşan bu balık tehlike anında ya da avlanırken özellikle hırçınlaşabilmektedir. Tüketimi olmasına karşın saldırganlığı ve hızlı hareket etmesi nedeniyle zıpkınla sportif avcılığı dışında pek tercih edilmez. Yerel adı; Iskarmoz, Deniz Turnası. DETAY LİNKİ: http://fikretbalikcilik.com/tr/Urun/86/barakuda.aspx(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Baran:
(f.i. ka.) 1- Yağmur. Mevsim-i Baran, yağmur mevsimi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Baransel:
(f.t.i. erk.) (bkz:: Baran)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)
Barata:
(ita.i. berretta) Çuhadan veya keçeden yapılan, saray adamlarının da giydiği, yukarısı geniş, ucu kıvrık bir çeşit başlık. “Haseki baratası.” (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Baratarya:
(ita.i. barataria) Gemilerde kaptan ve gemi adamları tarafından gemi sâhibine, işletmeye veya sigortaya bilerek verilen zarar ziyan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Baray:
(t.i. erk.) Ezeli, öncesi olmayan, öncesiz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barba:
(it.i. barba, sakal) 1- İhtiyar adam, yaşlı erkek. (Özellikle Rum.) 2- Meyhane işleten adam, meyhaneci. (Sözcük Alman argosunda da yaşlı adam anlamına gelir - Sigmund A. Wolf VVörterbuch des Rotwelschen.) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Barba:
(yun.i. barbas < İtal. barba “sakal”) İhtiyar Rum meyhâneciler için kullanılırdı(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Barba Yorgos:
(Kar.) Yarı Ulahça, yarı Rumca konuşan bir Rumeli çobanı. Denizin adını bile bilmez. Gemileri birer büyük katır sanır. Baba Himmet'in bir benzeridir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Barbados:
Resmi Tam Adı: Barbados(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Barbados:
Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Güney Karayipler (Batı Hint Adaları) bölgesinde yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Barbados:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 30 Kasım 1966 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Barbados:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Anayasal Monarşi. NOT: Monarşi; Mutlak Monarşi veya Meşruti Monarşi (Parlamenter Monarşi, Anayasal Monarşi, Meşrutiyet) olarak ikiye ayrılır.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Barbados:
İdari Yapısı: 11 bölgeye Ayrılmış: 1- Christ Church (İsa Kilisesi) 2- Saint Andrew 3- Saint George 4- Saint James 5- Saint John 6- Saint Joseph 7- Saint Lucy 8- Saint Michael 9- Saint Peter 10- Saint Philip 11- Saint Thomas.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Barbados:
Komşuları: Kuzeydoğusunda Venezuela, Batısında Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadinler, Güneybatısında Grenada, Güneyinde Trinidad ve Tobago ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Barbados:
Resmi Dili: İngilizce Yerel Dili: Baja(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Barbados:
Para Birimi: Barbados Doları Para Birimi Kodu: BBD NOT: 1935'ten beri Barbados'ta kullanılan resmî para birimidir. Genelde dolar simgesi ("$") ile ya da diğer dolar bazlı para birimlerinden ayırt etmek için "Bds$" şeklinde kısaltılır.(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Barbados:
Plaka Kod: BDS (1956 yılından beri)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Barbados:
Tel. Kodu: +1 246 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Barbados:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: , Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Barbados:
Barbados Bayrağı: Dik bir şekilde üçe ayrılmış dikdörtgenden ve bir siyah kırık Çatal zıpkından oluşmaktadır. Sağdaki ve soldaki şeritler lacivert; orta kısımdaki dikdörtgen altın rengidir. Sol şeritteki mavi dikdörtgen gökyüzünü, sol şeritteki mavi okyanusu temsil eder. Ortada bulunan altın rengi şerit ülkelerini temsil etmektedir. Ortada bulunan kırık zıpkın ise İngiliz Sömürgeciliği'nden bağımsız olduklarını simgelemektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Barbados:
Milli Marşı: "In Plenty and In Time of Need" Barbados Ulusal Marşı'dır. 1966 yılında sözleri Irving Burgie, bestesi C. Van Roland Edwards tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Barbados:
Genel Bkş: Bulunduğu coğrafyanın özelliklerinden ismini almış Barbados'un anlamı "sakallılar". Bu da ülkeye özgü 'büyük banyan ağacı'ndan geliyor. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Barbados Milli Tk:
milli tk.lakabı: Bajan'ın gururu (Bajan Pride) Bajan Barbados'ta konuşulan yerel bir dil.(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Barbakan:
(fr.i. barbacane < Ar. barbakkene) 1- Kale duvarlarına açılan dar uzun pencere deliği, mazgal. 2- Ortaçağda kale kapılarını, köprü ve su geçitlerini, arâzinin önemli noktalarını korumak için yapılan tahkimli savunma kulesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbar:
(fr.i. ve sf. barbare < Lat.) 1- Medenîleşmemiş (kimse) 2- Kaba, zâlim (kimse), vahşî, ilkel. 3- (i.) Eski Yunanlı, Romalı ve hıristiyanların kendilerinin dışında kalan kimselere verdikleri isim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbarca:
(sf. ve zf.) Bir barbara yakışır tarzda, kabaca, zâlimce, vahşîce.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbarizm:
(fr.i. barbarisme) Dildeki standart dışı kelimelerin, ifadelerin ve telaffuzların bütünü. (Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Barbarizm:
(fr.i. barbarisme) Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan büyük yanlışlık. Bir sözcüğün sesbilimsel yada yapısal durumunu bozarak kullanma, bir başka dilin etkisiyle aykırı kullanımlara başvurma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbarlaşmak:
(f.geçişsiz (barbar+laş-mak) Barbar gibi davranmak, kaba, zâlim ve vahşî bir hal almak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbarlık:
(fr.i.) Barbar olma durumu, medenî olmama, kabalık, vahşîlik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbaros:
(ita.i. erk.) Kırmızı sakal. Baba-Oruç. Türk denizci kaptan-ı derya. Oruç Gazi'nin İtalyanlarca meşhur olan ismi. Kanuni döneminde yaşayan ünlü denizci. Barbaros Hayrettin olarak bilinmekte.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: İtalyanca)
Barbata:
(ita.i. barbetta) Kale ve istihkâmların üst kısmındaki korkuluk duvarı, siper. [Türkçe’de daha çok istihkâm korkulukları için kullanılmıştır](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Barbekü:
(ing.i. barbecue) 1- Genellikle balkonlarda duvara gömülü olarak bulunan ve ızgara yapmak için kullanılan ocak. 2- Açık alanda mangalla ızgara yapma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Barbet:
(fr.i. barbette) (den.) Gemilerde toplar için hazırlanmış zırhlı siper, top siperi, mazgalsız zırhlı kule.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barbun:
(yun.i. barbun < İtal. barbone) (hayb.) (halk ağzında) (bkz:: Barbunya)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Barbunya:
Bilimsel Adı: Mullus barbatus. Familyası: Mullidae familyasından Deniz DİP balığıdır. Beyaz etli ve pullu balık sınıfındandır. Yağlarını karaciğerlerinde depolarlar. Genellikle yağsız olurlar. Diğer Adı: Halk arasında Barbun olarak yanlış bilinir. Barbunya sıcak ve ılık denizlerin kıyıya yakın olan kumlu ve çamurlu diplerinde, az olmakla beraber kayalık yerlerde yaşar. 17-20 cm arasında değişen boyuyla Ege ve Akdeniz’de yetişir. Ekonomik değeri yüksek, lezzetli bir balıktır. Kaya barbunyası, Kum Barbunyası, Ot Barbunyası ve Paşa Barbunu olmak üzere 4 çeşidi vardır. Bunların içinde en makbulu Kaya Barbunyasıdır. Tekir balığı ile çok karıştırılır. Tekir çene altı bıyıklarının uzunluğu, küt kafası ve birinci sırt yüzgeçindeki sarı siyah benekleri ile barbunyadan ayrılır. HANGİ AYDA YENİR: Barbunyanın balığın en lezzetli zamanı Ağustos ile Ekim ayları arasıdır. (Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Barbunya:
(it.i. bıyıksı dokunaçları olan bir tür balık) Rengi barbunya balığını hatırlatan çeşitli kağıt paraları nitelemek için kullanılmıştır. 10 liralık 1000 20.000 liralık banknot. Örn:: Manikürlü vahşi tırnaklarını uzatıp uzatıp barbunya onluklar, beşlikler çekiyor. Müşteri ama ne müşteri. Saat lafını filan etmek yok tak barbunyayı avucuna tosluyor, suratına bile bakmadan alıyor voltayı. (Attila İlhan, Kurtlar Sofrası) 2- (Öğrenci için) Yüksek not, en yüksek not.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Barbunya:
(yun.i. barbuni < İtal. barbone) Çok lezzetli ve makbul, beyaz etli, 20 – 25 santim boyunda, kırmızı pullu, kemikli, ülkemizde fazla avlanan bir balık cinsi. Mullus barbatus. NOT: (Barbunya kelimesi anlamını dilimizde bu şekilde kazanmıştır) 1- Fasulyanın, tâneleri kırmızı benekli olan ve daha çok kabuğu çıkarılarak kuru fasulya gibi pişirilen çeşidi. 2- Bu sebzeden pişirilmiş yemek. “Zeytin yağlı barbunya.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Barbunyagiller:
(yun.i.) Özellikle barbunya ve tekir türleri meşhur olan, vücutları pullarla kaplı, kırmızı renkli, kemikli balıklar familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Barça:
(ita.i. barza) (esk. den.) 1- Ortaçağda kullanılan yelkenli ve kürekli gemi. 2- Hem taşıt hem asker taşımada da yararlanılan küçük savaş gemisi. [Barçalarda top da bulunurdu] 3- Irmakta balık tutmak için yapılmış küçük, dört köşe yelkenli tekne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)