Haydi Öğrenelim!
Melik:
(el-Melik) “Her şeyin sahibi, hâkimi, varlıklar üzerinde her türlü denetleme ve yönetme hakkına sahip olan.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “O Allah ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O; Melik, Kuddus ve Selamdır.” (Kur’an-ı Kerim Haşr suresi 59/23 ncü Ayet)
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Barçak:
(i. < Moğ. baridag > barçak > balçak) halk ağzı. Kılıç kabzasına eli muhâfaza etmek için yapılan demir siper.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Moğolca)
Barçın:
(t.i. ka.) Bir tür ipekli kumaş.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
bardak:
ad 1. su ve benzeri sıvıları içmek için kullanılan, çoğunlukla camdan yapılan, pek çok değişik biçimlerde olabilen, küçük kap. 2. bir bardağın alacağı miktar. "İki bardak şarap içti"(Konusu: , Kökeni: )
barekallah:
“Allah mübarek etsin.”, “Hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun.” anlamlarında “Maşallah” gibi söylenen dua sözü. Örn:: “Yeni Cami gibi yoktur dünyada, Barekallah onu yapan üstada, Namazını onda kılan ziyade, Daima okunur Kur’an’ımız var.” (Âşık Ömer)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Barem:
(fr.i. barème) [Fransız matematikçisi François Barrême’in adından] 1- Devlet memurlarının maaş ve ücretlerini düzenleyen, tutarlarını belirleyen sistem ve bunları gösteren cetvel. 2- Bir sınıflama ve dereceleme yapabilmek için belirlenmiş olan ölçü sistemi: “Not baremi.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barents Denizi:
Barents Denizi Arktik Okyanusu'nun Norveç ve Rusya arasındaki bir bölümüdür. İsmi ünlü Hollandalı denizci Willem Barents'tan gelir. Barents Denizi pek derin değildir, ortalama derinliği 230 metredir. Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır. Denizde üç ana tipte su bulunur; Ilık tuzlu Atlantik suyu, soğuk kutup ve az tuzlu kıyı suları. Kuzey Atlantik Akıntısı sayesinde Barents Denizi, aynı seviyedeki diğer sulara bakıldığında yüksek bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Rus donanmaları Soğuk Savaş dönemi boyunca denizi kullanmışlardır ve balıkçılık gelişmiştir.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Barfiks:
(Cimnastik Ter.) Erkeklere özgü olan 2.50 m yükseklikte iki dikey ayak ve bu ayaklar üzerine tutturulmuş 2.40 m uzunluğunda bir çelik çubuktan oluşan alet.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Barfiks:
(fr.i. barre fixe) (sp.) Üzerine asılmak sûretiyle çeşitli jimnastik hareketleri yapılan, iki direk arasına tutturulmuş sâbit çubuk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bargelemek:
(erm.f. barge yatmak, t.e.) Uyumak. Dinlenmek. Örn:: Acele etme daha zaman var şurada biraz bargeleyim. (Mehmet Halit, İstanbul Argosu ve Halk Tabirleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Barık:
(t.i. erk.) 1- Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. 2- Yeşillik, çayırlık yer.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barıkhan:
(t.i. erk.) (bkz:: Barık)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barım:
(t.i. erk.) Varlık, servet, zenginlik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barın:
(t.i. erk.) 1- Bütün, hep. 2- Güç kuvvet. 3- Göğüs. 4- Moğol devrinde Orta Asya'da büyük beyliklerden biri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barış:
(t.i. erk.) 1- Savaşsızlık durumu. 2- Savaştan sonra silah bırakma, uzlaşma sulh. 3- Dirlik, düzenlik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barış Falay:
Dizi Karakteri: Kerpeten Dizi Adı: Ezel. 28 Eylül 2009 tarihinde Show TV'de yayınlanmaya başladı ve 20 Haziran 2011'de atv'de yayınlanan 71. bölümle final yaparak sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Barış Manço:
Tosun Yusuf Mehmet Barış MANÇO (d:1943; ö:1999) Devlet konservatuvarı klasik Türk sanat müziği hocası, sanatçısı ve yazar Rikkat Uyanık ve Hakkı Manço çiftinin ikinci çocuğu olan Mehmet Barış Manço 2 Ocak 1943 tarihinde Üsküdar Zeynep Kâmil Hastanesi'nde doğdu. II. Dünya Savaşı yıllarında doğduğu için ailesi Mehmet Barış adını verdi. Oğlu Doğukan Manço katıldığı bir söyleşi de "Babam 1943'te İstanbul'da doğdu ve Türkiye'de ilk Barış ismini aldı, esasında isim babası. Barış ismi, 1941'de dünya savaşlarının ardından barışa duyulan özlemden doğdu. Amcam da 41 doğumludur, savaşın başlangıç tarihi. Ancak 1941 yılında babamın hiç görmediği amcası Yusuf vefat etmiş, lakabı Tosun Yusuf imiş. Bunun verdiği hüzünle Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço koymuşlar adını. Babam ilkokula başladığı zaman da Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço'yu nüfus kaydından sildiriyorlar sadece Mehmet Barış Manço ismi kalıyor"(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Barış Partisi:
Kısa Adı: BP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 10.12.1996 Genel Başkanı: Ali Haydar Veziroğlu Sona Eriş Tarihi: 09.05.1999 Sona Eriş Nedeni: Kongre kararıyla kapandı. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sol İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
Barış ve Demokrasi Partisi:
Kısa Adı: BDP Genel Merkezi: Çankaya, Ankara Kuruluş Tarihi: 02.05.2008 Genel Başkanı: Mustafa Ayzit Sona Eriş Tarihi: 11.07.2014 Sona Eriş Nedeni: İsim değiştirerek kapanan parti. 11 Temmuz 2014'te aldığı kararla Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) katılmıştır. Siyasi Pozisyonu: Sol İdeoloji: Sosyal demokrasi, Sosyal liberalizm, Liberal milliyetçilik NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
Barışcan:
(t.i. erk.) (bkz: Barış)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Bârî:
(el-Bârî) “Kusursuz olan, yoktan var eden, örneksiz ve modelsiz yaratan.” anlamında Yüce Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “O Hâlık, Bârî ve Musavvir olan Allah’tır. En güzel isimler onundur…” (Kur’an-ı Kerim Haşr suresi 59/24 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Bari:
Bari; İtalya'nın güneydoğusunda Adriyatik Denizi kenarında bir liman kentidir. Puglia bölgesinin ve aynı adlı Bari ilinin merkezidir. Güney İtalya'nın yarımadasındaki Napoli'den sonra ikinci büyük kenti olan Bari, büyük bir bölgesel merkez ve özellikle Akdeniz'in doğu kesimiyle ilişkilerde önemli bir ticaret (Levante Fuarı) kentidir. Yakın dönemde geleneksel sanayilere, besin sanayisi, kimya, dokuma ve makine sanayileri eklenmiştir. Eski kentin yer aldığı burun, eski ve yeni limanları ayırır; arkada yer alan 19. yüzyıl kenti, dama tahtası biçiminde bir plana göre kurulmuştur.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Barik:
(a.i. erk.) 1- Parıldayan. 2- Nazik, dakik, ince. Fikr-i Barik İnce düşünce.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Barika:
(a.i. ka.) Şimşek, yıldırım parıltısı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Barikat:
(fr.i. barricade) 1- Bir yol veya geçide, karşıdan gelenlerin girmesini önlemek için her türlü eşyâyı yığmak sûretiyle yapılan engel, yol kesen. 2- (teşmil.) Engel, hâil, mânia. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barisfer:
(fr.i. barysphère) (jeo) Yeryuvarlağını oluşturan katmanların yoğunluk ve katılığı en çok olan iç bölümü. Ağır küre, pirosfer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Barit:
(fr.i. baryte < Yun.) Baryum oksit (Bao) ya da baryum hidroksit (Ba(OH))Baryum sulfata verilen ad.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Baritin:
(fr.i. barytine) (kim.) Doğal baryum sulfat. (Ba-SO4)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bariton:
(Alm. Bariton) Bas ile Tenor arasında bir erkek sesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Bariton:
(fr.i. baryton < Yun.) 1- (müz.) Bassodan ince, tenorla bas arasındaki erkek sesi, bas bariton. 2- Basso ile alto arasında ses veren pistonlu bir çalgı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bariyer:
(fr.i. barriére – İng. barrier) 1- Güvenliği sağlamak amacıyle kara yollarının kenarlarına yapılan engel. 2- Yol kapamak için belli aralıklarla konulan engel. 3- Engelli at yarışlarında kullanılan farklı yüksekliklerdeki engel.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barka:
(İta.i. barca) 1- Nehir ve kanallarda ağır yükleri taşımakta kullanılan, tabanı düz tekne. 2- Tören kayığı olarak kullanılan büyük tekne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Barkan:
(t.i. ka.erk.) 1- Çöllerde rüzgarın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan ay biçimindeki küçük kumsal külle. 2- Hareketli kumul. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Barkarol:
(fr.i. barcarolle < İtal.) 1- Venedik gondolcularının söz ve müziğini o anda içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. 2- Üç zamanlı müzik parçası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barkın:
(t.i. erk.) Yolculuk eden, yolcu gezgin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barko:
(İta.i. barco) Üç direkli, tam armalı bir tip yelkenli tekne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Barkod:
(İng.i. barcode) Elektronik cihazlarla okunabilen ve bir malın fiyatını, çeşitli özelliklerini gösteren etiket.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Barlas:
(t.i. erk.) Kahraman, savaşçı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barmen:
(İng.i. barman) Bar tezgâhlarında müşterilere içki veren, içki hazırlayan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Barmenlik:
(ing.i.) Bar tezgâhtarlığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Barni Moloztaş:
Taş Devri (Özgün adı: The Flintstones), ABD kaynaklı televizyon için yapılmış çizgi film dizisinde ana karakter. Beti Moloztaş'ın eşi, Bambam babası, en iyi arkadaşı olan Fred Çakmaktaş'a -hey fred , diye seslenen, 'yıh yıh yıh' diye gülen, tatlı mı tatlı ufacık, iyi niyetli sevimli çizgi film kahramanı.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Baro:
(çing.i. büyük önemli anlamında k.) 1- Karagözcü argosunda oyunu kiralayan kimseye verilen ad. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü) 2- (Eğlence yeri fahişe vb. İçin) Müşteri paralı müşteri. Örn:: İlk karşılayıcılarınız baro erketecisi (müşteri avcısı) erkek çocuklar olacak. (Oya Kayacan, Aman Sulukule Canım Sulukule) 3- Herhangi bir erkek. 4- Olgun ve zengin erkek. Örn:: Laçonun daha yaşlısı, olgunu ve paralısını baro diye İsimlendirmişlerdi. (Anonim, Biz Şorololar) 5- Aptal aşık, aşk ilişkileri ve cinsel ilişkiler için olağanın üstünde para harcayan erkek. 6- Yabancı. (Baru diye de söylenir.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Baro:
(Kar.) Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tarafından "bay" yerine kullanılan sözcük.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Baro:
(fr.i. barreau “parmaklık demiri”) [Eskiden mahkemelerde avukatların bulunduğu yer bir parmaklıkla ayrılırdı] Merkezlerindeki veya bir bölgedeki avukatları içine alan meslek kuruluşu, avukatlar birliği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barofobi :
(ing.i. barophobia) yer çekimi korkusu. bu fobiyle başa çıkmaya çalışan bireyler aşırı artış gösterince yer çekiminin gücüyle çarpılacaklarından korkar.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Barograf:
(fr.i. barographe < Yun.) Hava basıncını ölçmek sûretiyle bir yerin yüksekliğini gösteren, uçakların uçuş sırasındaki irtifâlarını grafik şeklinde çizerek bildiren kaydedici barometre.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barok:
(fr.i. sf. baroque < İta.) Rönesans’tan sonra İtalya’da ve Avrupa’nın özellikle Katolik memleketlerinde gelişen, kıvrık hatlara ve süslere yer veren bir mîmârî ve süsleme üslûbu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barok Müzik:
1600 – 1760 yılları arasında ülkelerindeki müziğe İtalyan ve Anglosaksonlar tarafından verilen isim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barok Tiyatro:
(Alm. Barocktheater - Fr. theôtre baroque - İng. theater baroque) xvı. yüzyılın sonundan xvıı yüzyılın sonuna değin süren tiyatro akımı. Aydınlanma çağının "büyük" üslUbu ile gelişen tiyatro. Barok tiyatroda yenilikler: Salonda localar, sahnede kulisler. Örn:: Teatro Farnesi, ltalya'da Parma şehrinde. (1619)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Barometre:
(fr.i. baromètre < Yun.) Hava basıncını ölçmeye, hava değişikliğini önceden belirlemeye ve bulunulan yüksekliği tespîte yarayan âlet.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barometrik:
(fr.sf.) (fiz.) Barometre ile ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Baron:
(fr.i. baron) Avrupalılar’da kral tarafından verilen ve babadan oğula geçen bir asâlet unvânı, krala veya büyük bir tımar sâhibine bağlı derebeyi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barones:
(fr.t.i.) Baron eşine verilen san.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Baronluk:
(fr.t.i.) 1- Baron olma pâyesi. 2- Bir baronun hükmü altında bulunan yerler.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Baroskop:
(fr.i. baroscope < Yun.) Havanın cisimler üzerindeki kaldırma gücünü göstermeye yarayan, her iki koluna ağırlıkları aynı, hacimleri farklı iki madde asılmış olan ve havası boşaltılabilen bir fânus içine yerleştirilmiş bulunan terâzi biçimindeki âlet.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barparalel:
(fr.i. barre parallèle) (sp.) Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Barry:
Ürjinal adı "Die Biene Maja" olan Arı Maya çizgi filminde çok zeki olmasada kendine güvenen gözlüksüz yapamayan sinek.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Bars:
(t.i. erk.) 1- Kaplana benzeyen yırtıcı hayvan. 2- Arı oğulu. İsim olarak kullanılmaz. Barsbay: (el-Melikü'1-Eşref (Öl. 1438). Mısır Memlukları sultanı. Çerkez hanedanındandır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Barsama:
(yun.i.) (bitb.) Yemeklere konan nâne, kekik gibi güzel kokulu bitkilere verilen isim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Barselona:
Barselona; (İspanyolca ve Katalanca: Barcelona), İspanya'nın kuzeydoğu kıyısında bulunan bir kent. Katalonya özerk bölgesinin başkenti ve en büyük kenti, ayrıca İspanya'nın nüfus bakımından ikinci en büyük kentidir. Avrupa Birliği sınırları içindeki beşinci en büyük metropoliten alandır. Kent, İspanya-Fransa sınırının yaklaşık 150 km güneyinde yer alır. İspanya'nın Akdeniz kıyısındaki en önemli limanı ve ticaret merkezidir. Kendine özgü kültürü ve güzelliğiyle ün yapan Barselona'da yaygın dil Katalanca'dır. 1992 Yaz Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmıştır.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )
Bart Simpson:
Orjinal adı The Simpsons (Simpsonlar) 17 Aralık 1989 tarihinde ilk bölümü yayınlandı. Bart Simpson, animasyon dizisi Simpsonlar'ın kurgusal ana karakteri. Bart, çizgi film çizeri Matt Groening tarafından, James L. Brooks'un ofisinin bekleme salonunda beklerken tasarlandı ve yaratıldı. Karakterlerin geri kalanı adlarını Groening'in aile üyelerinden alsa da, Bart'ın adı brat (yaramaz çocuk) sözcüğünün anagramıdır. On yaşındaki Bart, Homer ile Marge'ın çocuklarının en büyüğü ve tek oğlu, Lisa ile Maggie'nin ise ağabeyidir. Bart'ın en baskın kişilik özellikleri yaramazlığı, asiliği ve otoriteye karşı saygısızlığıdır. soyadları olan Simpson ise, basitçe ‘aptaloğlu’ demek. Tanrı ve İsa dışında tüm Simpsons karakterleri dört parmaklı. Donut'un (kelimenin esası doughnut) ne olduğunu onlardan öğrendik.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Barthelemy Thimonnier:
Barthelemy Thimonnier (1793-1857) Fransız mucit. 1830 yılında ticari başarıyı yakalayan ilk dikiş makinesi'nın patentini aldı. Makinede ayak pedalıyla döndürülen bir tekerlek, iğneyi kaldırıp indiriyordu. Zincir dikiş yapabilen bu makinalardan 80 tane yapıldı ve ordunun kıyafetlerinin dikiminde kullanıldı. Bu makinaların işlerine zarar vereceğini düşünen bir kısım işçi tüm makinaları talan etti.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Bartın:
Bartın Tarihi; İ.Ö.14. yy’da Gaskalar sahiplenmiş sonra; Hititler, Frigler, İonlar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontuslular, Roma ve Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar yurt edinmişler. 1991 yılında Zonguldak il'inden ayrılarak Türkiye'nin 74. ili olmuştur.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Bartın:
Bartın İlçeleri: 1-Bartın (28.08.1991) 2-Amasra (04.07.1987) 3-Kurucaşile (01.09.1957) 4-Ulus (01.09.1944)(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Bartın:
Bartın; Doğudan Kastamonu, Güneyden Karabük, Batıdan Zonguldak ili ile komşudur. Kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Bartın:
Nesiyle Meşhur: Bartın Çileği, Tel Kırma, İnkum Plajı meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Bartın:
Bartın'da Gezilecek Yerler: Güzelcehisar Kalesi, Güzelcehisar Lav Sütunları, Amasra Tavşan Adası, Güzelcehisar Koyu, Gürcüoluk Mağarası, Direkli Kaya, Ulukaya Şelalesi, Göldere Şelalesi, Kapısuyu Plajı, Kuş Kayası Yol Anıtı, Amasra Feneri, Amasra Plajı, İnkumu Plajı, Amasra Çekiciler Çarşısı, Amasra Bakacak Mevkii, Amasra Ağlayan Ağaç, Amasra Boztepe, Amasra Delikli Şili, Amasra Kaymakamlık Evi, Amasra Kemere Köprüsü, Amasra Küçük Kilise, Amasra Edhem Ağa Konağı, Amasra Kalesi, Amasra Cenova Şatosu, Amasra Kemerdere Köprüsü, Amasra Antik Tiyatro, Bartın Çayı, Bartın Şadırvan Camii, Amasra Aya Nikolas Kilisesi Amasra Kadınlar Pazarı, Amasra Müzesi, Değirmen Ağzı Koyu, Ebu Derda Türbesi, Gideros Koyu, Kar Kuyusu, Kemal Samancıoğlu Etnografya Müzesi, Kuşkayası Yol Anıtı, Tekkeönü (Kromna Kalesi).(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Bartın:
Genel Bakış: Karadeniz Bölgesi‘nde Batı Karadeniz Bölümünde yer alan küçük bir ildir. • “PARTHENİA” dan Bartın’a dönüşen adın kaynağı “PARTHENİOS” dur. Bartın Irmağı'nın antik çağdaki adı olan Parthenios; Yunan mitolojisinde, Tanrıların Babası OKENAUS’un çocukları olan yüzlerce tanrıdan birisi ve 'Sular Tanrısı''dır. ”Sular İlahı veya Muhteşem Akan Su'' anlamlarına gelir. Zamanla Bartın’a dönüştüğü yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Barton Kırığı:
(Barton fracture) Radius diatalinde kırıklı çıkık.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Bartu:
(t.i. erk.) En eski Türk kağanlarından biri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Baru:
(bkz:: Baro)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Barut:
(gunpowder) Mermi kovanı içinde, kapsül ile ateşleme delikleri aracılığıyla bağlantı gösteren kısmında yer alan toz.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Baruthane:
(b.i) Osmanlı döneminde, barut yapılan ya da depo edilen yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Baryum:
Sembolü: Ba Atom Numarası (Proton Sayısı): 56 Atom Ağırlığı: 137.327(7) g/mol Elektron Sayısı: 56 Element Serisi: Alkali Toprak Metal Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 2A, 6 Yoğunluk: 3.51 g/cm3 Erime Noktası: 725.0 ° C (998.15 K, 1337.0 ° F) Kaynama Noktası: 1140.0 ° C (1413.15 K, 2084.0 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşi Beyaz Keşif: Sir Humphrey Davy (1808) Baryum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Baryum, piroteknikte yeşil bir ışıma üretmek için kullanılır. Vakum tüplerinden gazları uzaklaştırmak için bir alıcı olarak da kullanılabilir. Aynı zamanda X-ray ışınlarında kontrast madde olarak baryum bileşikleri kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Baryum:
(fr.i. baryum < Yun.) Tabiatta baryum karbonat ve baryum sulfat hâlinde bulunan, saf durumda iken kolay dövülebilen, gümüş beyazı renkte, yoğunluğu 3,78, atom ağırlığı 137,36, atom numarası 56, sembolü Ba olan metal element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bas:
(bkz:: Basmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Bas:
En kalın ve tok tonlu erkek sesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Bas:
(fr.i. basse – İtal. basso) 1- (müz.) En kalın erkek sesi. 2- Orkestradaki en kalın sesli çalgı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Bas Bariton:
Bas'ın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen, ama bas'ın inebildiği kalın ve tok tonlara inemeyen ses çeşidi olan sanatçı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Bas Bas:
(bi.zf.) Bağırmak fiilinin önüne gelerek fiile “çok yüksek sesle, avaz avaz” anlamı katar. “Kulağımın dibinde bas bas bağırma.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basamak:
(i.) (bas-mak’tan genişletme eki ve fiil ismi ekinin kalıplaşmasıyle bas-a-mak) 1- Bir merdivende her adım atışta ayağın bastığı düz yer, kademe. 2- Taşıtlarda girişi sağlamak, bir adımda çıkılması veya inilmesi zor olan yerlerde adım atış mesâfesini kısaltmak için yapılan düz kısım. 3- Seviye, düzey, derece, rütbe, kademe. 4- (mat.) On kuralına göre yazılan bir sayının her rakamının bulunduğu yer, hâne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basamaklı Tiyatro:
(Alm. Amphitheater - Fr. amphitheôtre - İng. amphitheatre) Seyir yerinin arkaya doğru basamak basamak yükseldiği tiyatro.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
BASAMI:
(basami) Makas süpürme.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
basar:
1- Görme, bakma, anlama, kavrama, sezme, tanıma. 2- Göz, görme duyusu. 3- “Her şeyi bütün ayrıntılarıyla bilip görmesi.” anlamında Allah’ın zati sıfatlarından biri. Bu anlamda basar sıfatı, baştaki göz ile görmekten öte Allah’ın kendine özgü bir biçimde her şeyi görmesini ifade eder.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Basarık:
(i.) (bas-mak’tan) halk ağzı. Ayakla işletilen makinelerde ayağın bastığı yer, ayaklık, pedal.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basarna:
(i. < Yun. pasarina) Ağır bir şeyi kaldırmaya yarayan sağlam, uzunca ağaç veya demir parçası, manivela.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Basbariton:
(ita.bi.i.) Bastan tiz, tenordan pest erkek sesi, bariton.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Basbayağı:
(sf.) (Kuvvetlendirme benzer hecesi bas ile bas+bayağı) 1- Alışılan ve bilinenden farklı olmayan, bir değişikliği, fevkalâdeliği bulunmayan, bilindiği gibi, alelâde. “Basbayağı bir adam.” 2- (zf.) Âdeta, aşağı yukarı, düpedüz. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Base:
(Beyzbol Ter.) Beyzbolda kale. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Base Line:
(Basketbol Ter.) Dip çizgi. İki potanın altında geçen ve sahayı sınırlayan dip çizgiler. End line. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Basen:
(fr.i.) bassin < Lat.) Belin yirmi santim kadar aşağısından kalça hizâsından alınan ölçü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Bası:
(i.) (< bas-ı) yeni. Baskı, basım, tabı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basıc:
"Beginners All Purpose Symbolic Instruction Code"un kısaltması. ilk çıkan PC'lerde kullanılan bir programlama dilidir. 60'lı yılların ortalarında tecrübesiz bilgisayar kullanıcılarının işini kolaylaştırmak için John Kennedy ve Thomas Kurtz tarafından oluşturulmuştur. Basit ve hızlı bir programlama dili olmasıyla ün salmıştır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Basık:
(sf. < bas-ı-k) 1- Yüksekliği fazla olmayan, alçak. 2- Basılmış veya basılmış gibi olan, yassı veya yassılaştırılmış. 3- (mec.) Sıkıntı veren, boğucu ve havasız. (yer)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basıklık:
(i.) 1- Basık olma durumu, gereğinden alçak olma, yüksekliği genişliğine göre az olma. 2- (mat.) Bir elipsin eksen uzunlukları arasındaki farkın büyük eksenine olan nispeti. [Bu değer elipsin çemberden uzaklaşma derecesini gösterir](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basılı:
(sf. < bas-ı-[ġ]+lı) Basılmış, tabedilmiş, basma, matbû. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basılmak:
(edilgen f. < bas-ı-l-mak) 1- Üzerine ayak konmak, üstünde yürünmek, çiğnenmek, ezilmek. 2- Üzerine kuvvet uygulanmak, kuvvetle sıkıştırılmak, bastırılmak. 3- Tabedilmek, tabolunmak. 4- (Yazı, mühür, damga, desen vb. şeyler) Basma yoluyle kâğıt, kumaş veya deri üzerine çıkarılmak, vurulmak. 5- Ansızın suç üstü yakalanmak. 6- (Çamaşır için) Yıkanmadan önce suda bırakılmak. 7- (Turşu, zeytin vb. yiyecekler için) İleride yenmek üzere hazırlanmak, kurulmak. 8- (Yangın, kavga vb.) Yatışmak, yatıştırılmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basım:
(i. < bas-ı-m) 1- Dökme harf, klişe, kalıp, filim kullanarak kâğıt, bez gibi şeyler üzerine yazı, resim veya istenen şekli çıkarma sanatı, tıbâat, tipografi. 2- Basma, tabetme işi, baskı, bası, tabı, tıbâat. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Basım Evi:
(b.i.) yeni. Kitap vb. basılan, tabedilen yer, matbaa, basmahâne, tabhâne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)