Osmanlıca Bir Kelime Öğrenelim!
müsta'tî:
(a.s.) bahşiş isteyen.
OSMANLICA KELİME ARAMA
Sende Yolla Hata Bildir!OSMANLICA SÖZLÜK
zürrâh:
, (a.i.c. zerârîh) zool. kuduz böceği.
zürriyyât:
(a.i. zürriyyet'in c.) nesiller, kuşaklar, soylar, döller, (bkz: zerârî).
zürriyyet:
(a.i.c. zerârî, zürriyyât) nesil, kuşak, soy, döl. (bkz: zürriyyât).
zürrûh:
(a.i.c. zerârîh) zool. kuduz böceği.
zürû':
(a.i. zer'in c.) ekilmiş tarlalar.
zürûd:
(a.i. zerd ve zered'in c.) savaşçıların halka halka örülmüş zırhları.
zürûk:
(a.i. zerk'in c.) şırınga yapmalar, şırınga etmeler.
züvâbe:
(a.i.c. zevâib). (bkz: züâbe).
züvvâk:
(a.i.) müz. eski Arap müziğinde ses notalarının mecmûuna verilen bir ad.
züvvâr:
(a.s. zâir'in c.) ziyaretçiler, görmeye, hatır sormaya gidenler.
züyûf:
(a.i. zeyfin c.) kalp, silik, karışık paralar [mâden].
züyûl:
(a.i. zeyl'in c.) kuyruklar, etekler, ekler, ilâveler.
züyût:
(a.i. zeyt'in c.) yağlar.
züyût-i tayyâr:
kokulu, ıtırlı ve uçucu yağlar.