MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Hürcan:

(a.t.i. ka.erk.) (bkz:: Hüray)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Altimetre:  

(fr.i. altimètre) Deniz düzeyinden yukarı doğru hava basıncının azalmasından yararlanarak bulunulan yerin yüksekliğini ölçen, gösteren aygıt. Eş anlamlısı: Yükseklikölçer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Altmış:  

Yanlış: Atmış Doğru: Altmış(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Altmış Altı:  

(d.) 1- (Bir İskambil oyununun adından) Hile. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Altmış Altıya Bağlamak:  

(d.) Hile yapıp kandırmak, hileyle başarmak. Örn:: Numaracıydılar, rolcüydüler, duygusuzdular, et taciriydiler ve yüzeydeydiler. Ama kandırmakta altmışaltıya bağlamakta ustaydılar. (Muzaffer Buyrukçu, Şarkılar Seni Söyler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Alto:  

(Alm. Altstimme - Fr. alto - İng. alto) En kalın ve tok tonlu kadın sesi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Alto:  

(it.i. alto < Lat.) (müz.) 1- Keman âilesinden, boyu kemandan daha büyük çalgı, viyola. Kemanla viyolonsel arası büyük keman. 2- En pes kadın sesi. 3- Nefesli, pistonlu bir ağız çalgısı. Kontralto.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Altrüist:  

(fr.sf.) Kendisinin değil başkalarının yararını düşünen, yardım etmeyi çok seven. eş. elçil, elsever, özgecil.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Altrüizm:  

(fr.i.) Kendisinin değil başkalarının yararını düşünme tutumu. Eş. Elçilik, elseverlik, özgecilik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Altta Yatmak:  

(Güreş Ter.) Güreşte çömelme durumunda ve yüzü yere dönük şekilde oyuna başlama durumu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Alttan Dönüş:  

(Yüzme Ter.) Parmakların dönüş noktasına dokunup diğer bir kolla vücudu çevirme suretiyle yapılan dönüş hareketi. Pivot. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Alttan Işıklama:  

(Alm. Beleuchtung von unten - Fr. eclairage et contreplongee - İng. lighting (rom be/ow) Yere yakın ışık kaynağından sahneyi aydınlatma. (bkz:: Ön Lambalar)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Alttan Kalkma:  

(Güreş Ter.) Altta kalan güreşçinin güç ve taktik deneyerek bu durumdan kurtulup ayağa kalkması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Alttan Pas:  

(Hentbol Ter.) İki oyun kurucu arasında veya oyun kurucular ile pivot arasında kullanılan pas türü. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Alttan Servis:  

(Voleybol Ter.) Servisçinin topu bel hizasından biraz yukarı atıp elini açarak veya yumruk yaparak attığı servis. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Altuğ:  

(t.i. erk.) (bkz:: Tuğ)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Altunay:  

(t.i. erk.) Ay'ın san renkli hali.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Altunç:  

(t.i. erk.) 1- Bakır alaşımı. 2- Kırmızı bakır. 3- Kırmızı, al gözlü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Altuner:  

(t.i. erk.) Değerli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Altunhan:  

(t.i. erk.) Zengin hakan. Türklerin, Çin'de hüküm süren Türk-Moğol hükümdarlarına verdikleri ad.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Altüst:  

Altı üstüne, üstü altına gelecek biçimde değişmiş, çok karışık ve dağınık, karmakarışık. "İçeri girdim, ev altüsttü" Odayı altüst etti ama telefonunu bulamadı. NOT: Bitişik kelimelerden oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Altyapı:  

Yanlış: Alt Yapı Doğru: Altyapı(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Alüminli:  

(fr.t.sf.) İçinde alümin ya da başka bir alüminyum bileşiği bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Alüminyum:  

Sembolü: Al Atom Numarası (Proton Sayısı): 13 Atom Ağırlığı: 26,9815386(8) g/mol Elektron Sayısı: 13 Element Serisi: Ara Geçiş Metalleri Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 3A, 3 Yoğunluk: 2.702 g/cm3 Erime Noktası: 660.37 ° C (933.52 K, 1220.666 ° F) Kaynama Noktası: 2467.0 ° C (2740.15 K, 4472.6 °F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Gümüşümsü Keşif: Hans Christian Oersted (1825) Alüminyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Kolay işlenebilen ve hafif bir metaldir. Elektrik hatlarında mutfak eşyalarında ve endüstride yaygın olarak kullanılır. Alaşımları, uçak ve roket parçaları yapımında kullanılır. Bakıra göre ucuz olması elektrik sanayinde kullanımını artırmıştır. Alüminyum tuzları kan dondurucu özelliği vardır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Alüminyum:  

(lat.i. aluminium) (kim.) Simgesi Al, atom sayısı 13, atom ağırlığı 26,981 olan, 660 santigrat derecede ergiyen, ak ve gümüş parlaklığında, akla gelebilecek her alanda, özellikle de mutfak eşyası yapımında çok kullanılan hafif bir element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Latince)

Alüminyum:  

Yanlış: Aliminyum Doğru: Alüminyum(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Alümün:  

(fr.i.) (kim.) Suda çözünmeyen, 2050 santigrat derecede ergiyen, beyaz bir toz olan alüminyum okside (AL2O3) verilen ad.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Alün:  

(fr.i.) (kim.) Alüminyum ve potasyum sülfatından yada amonyum alüminyum sülfatından oluşan, suda eriyen, buruk tatta, antiseptik bir madde. Eş anlamlısı: Şap.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Alüvyon:  

(fr.i. alluvion < Lat.) Bir akarsuyun getirip yığdığı, çekilirken geride bıraktığı kum, çakıl, kil, balçık gibi öğelerin karışımından oluşan yığın. Eş anlamlısı: Lığ.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Alva John Fisher:  

Alva John Fisher (1862–1947) Amerikalı mucit. 1906 yılında Çamaşır makinesi'nin buluşunu gerçekleştirdi. 1908 yılında Alva Fisher’in icat ettiği bu çamaşır makinesi Chicago’daki Hurley Machine Company tarafından üretilmeye başladı. Bu makinenin patenti 1910 yılında alındı. 1937 yılında Bendix Corporation ilk tam otomatik çamaşır makinesini üretmeyi başardı. 1940’lardan itibaren tam otomatik makineler toplumda yaygınlaşmaya başladı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )

Alveol:  

(Biy.Sp.Ter.) Akciğerde bulunan hava keseği.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Alveol Ventilasyon:  

(Biy.Sp.Ter.) Soluk alınan havanın, hava keselerine ulaşması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Alya:  

(a.i. erk.) 1- Yüksek yer, yükseklik. 2- Gök, sema.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Alyans:  

(fr.i. alliance) Anlaşma, ittifak anlamındadır. Genellikle Nişan törenlerinde takılan halka biçiminde yüzük, nişan yüzüğü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Alyon:  

(i.) (Eski İstanbul'un zenginlerinden Antoine Alion'un adından) Çok zengin kimse. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Alyuvar:  

(Biy.Sp.Ter.) Eritrosit. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

amaç:  

ad 1. bir şeyde ulaşılmak istenilen sonuç. Benzer: erek gaye hedef 2. ➽maksat. "İnsanın bir amacı olmalı"(Konusu: , Kökeni: )

Amaksofobi:  

(ing.i. amaxophobia) araba (yada taşıt) korkusu. hareket halindeki bir arabanın içinde bulunma fobisi. (Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Amalgam:  

(fr.i. amalgame < Lat. < Ar.) (kim.) Dolgu maddesi olarak dişçilikte kullanılan, cıva ile bakır ya da cıva, gümüş ve kalay bileşiği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Amanullah:  

(a.i. erk.) Allah'ın bağışlaması. Allah'ın koruması.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Amasya:  

Amasya Tarihi; Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya'da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellen, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir. Tanzimattan sonra Sivas’a bağlı bir sancak haline getirilmiştir. 20 Nisan 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 89. maddesi gereğince Türkiye 68 vilayete taksim edildi. Bu taksimata göre en az ilçeye sahip Amasya vilayetinin sınırları da belirlendi. Bu belirlemeye göre Gümüşhacıköy ve Merzifon ilçelerinden meydana gelen il şeklini aldı.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Amasya:  

Amasya İlçeleri: 1-Merkez 2-Göynücek (01.06.1954) 3-Gümüşhacıköy 4-Hamamözü (20.05.1990) 5-Merzifon 6-Suluova (01.09.1957) 7-Taşova (01.09.1944)(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Amasya:  

Amasya; Doğudan Tokat, Güneyden Yozgat, Batıdan Çorum, Kuzeyden Samsun İli ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Amasya:  

Tel. Kodu: 358(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Amasya:  

Plaka Kodu: 05(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Amasya:  

Nesiyle Meşhur: Misket Elma'sı meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Amasya:  

Amasya'da Gezilecek Yerler: Amasya Borabay Gölü, Amasya Kalesi, Amasya Kral Kaya Mezarları, Küçük Ağa Külliyesi, Minyatür Amasya Müzesi, Yedi Kuğular Kuş Cenneti, Aynalı Mağara, Çağlayan Köprü, Terziköy Kaplıcası, Saraçhane Camii, Burmalı Minare Cami, Halifet Gazi Kümbeti, Gökmedrese Cami, Torumtay Türbesi, Hazeranlar Konağı Müze Ev, Ahşap Amasya Evleri, Darüşşifa (Akıl hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği ilk yer).(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Amasya:  

Genel Bakış: Karadeniz Bölgesinde, Orta Karadeniz Bölümü’nde yer alır. Amasya'nın bilinen ilk adı "Amaseia" amozonlardaki yaşayan halkın kraliçelerine verdikleri isimdir. Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç temelleri de Amasya’da atılmıştır. Erzurum ve Sivas Kongreleri'nin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919′da yayınlanan Amasya Tamimi ile “Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı” Amasya’da ilan edilmiştir. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Amatofobi:  

(ing.i. amathophobia) toz korkusu. tozdan, kirden ve pis yerlerden korkma fobisidir.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Amatör:  

(gnl.ter.) Sportif faaliyetleri maddi ve benzeri karşılık beklemeden yapan kimse.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Amatör:  

(fr.i ve sf. amateur < Lat.) 1- Bir işi para kazanmak amacıyla değil yalnızca oyalanmak, zevk için yapan kimse. Eş anlamlısı: Özenci. 2- Meraklı, hevesli kimse, heveskâr. 3- (mec.) Acemi, uzman olmayan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Amatör Oyuncu:  

(Alm. liebhaber - Fr. amateur) Meslekten olmayan, kazanç göstermeksizin sırf hevesinden ötürü bu işi yapan. Acemi, tecrübesiz. (hevesli)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Amatörce:  

(fr.t.be.) Amatöre yakışır bir biçimde, para kazanmak amacı gütmeyerek, amatör olarak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Amazon:  

(fr.i. amazone < Yun.) 1- (eski çağların amazonlarına benzetme yoluyla) Erkek gibi, savaşta yer alan kadın. 2- (mec.) Ata iyi binen kadın. 3- (sf.) (mec.) Ata binen kadınların giydiği kıyâfet.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambalaj:  

(fr.i. emballage) 1- Taşınacak eşyayı sarmaya yarayan plastik madde, mukavva, tahta, kâğıt gibi gereç. 2- (hlk.) Taşınabilmesi ve korunabilmesi için bir eşyâya kâğıt, bez, teneke, plastik, tahta vb. malzemeden yapılan mahfaza.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambalajcı:  

(fr.i.) Ambalaj işinde çalışan işçi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)

Ambalajlamak:  

(fr.i. < ambalaj+la-mak) Bir eşyâyı, dış etkilerden zarar görmeyecek ve kolay taşınabilecek şekilde paketlemek, sandıklamak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)

Ambale:  

(fr.i. emballé) (sf.) (birini) Çok yorup düşünemez, iş göremez duruma getirmek. Dilimizde Ambale etmek ve Ambale olmak şekillerinde kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambale Etmek:  

1- Çok fazla yüklenerek şaşırtmak, şaşkına çevirip düşünemez duruma getirmek. 2- (Bir motoru) Aşırı bir hızla çalıştırmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambale Olmak:  

(fr.t.nsz.) Bir şeyin aşırı derecede yüklenmesinden dolayı şaşırmak, bunalmak, iş göremez, düşünemez duruma gelmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambar:  

(fars.i. enbah'dan) 1- Genelev, kerhane. 2- Vagina. 3- Anus, rektum.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ambar Malı:  

(d. fars. enbar, a. ma, t.e.) Vagina ya da anus içinde saklayarak gümrükten geçirilen ya da hapishaneye sokulan şey. (uyuşturucu değerli eşya) Örn:: Ambar malı - Vücut içinde saklı gelen mal. (Turan Aziz Beler, Allah Kurtarsın)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ambarcı:  

(i.fars.t.) Cezaevine makatının, (rektumunun) vaginasının içinde uyuşturucu madde sokan kimse. Aktif eşcinsel (erkek).(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ambargo:  

(fr.i. embargo < İsp. < Lat.) 1- Bir mal, para veya eşyânın satılmasını, kullanılmasını, başka bir yere naklini yasaklayan kānûnî emir. 2- Bir geminin bulunduğu limandan ayrılmasını yasaklama.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambargo Koymak:  

(fr.t.i.) 1- bir malın serbest sürümünü engellemek. 2- Gemilerin limanlardan hareketini yasaklamak. 3- bir mala el koymak, müsadere etmek. 4- siyasi, ekonomik, sosyal alanlarda caydırmak amacıyla yaptırım uygulamak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)

Amberbaris:  

(kadıntuzluğu) Yabani, çalı şeklinde, sarı çiçekli bir ağaçtır. Kökü acıdır. Yaprakları ve yemişi tatlıdır. Seyrek ormanlarda bulunur. Boyu 2-3 metre arasındadır. Meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır. Meyveleri, kabukları ve kökü kullanılır. Faydası:: Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarını iyileştirir. Ateşi düşürür. Hazım bozukluklarını giderir. Bağırsak iltihaplarını tedavi eder. Öksürüğü keser. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Ağız yaralarını iyileştirir. Kan dolaşımını düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür. Siyatik, romatizma ve eklem ağrılarını giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Amberkabuğu:  

(croton elutheria) Antil adalarında yetişen "liquidamber/sığla ağacı" denilen ağacın kabuğudur. Kabukların dışı kahverengiye yakın gri; içi ise sarıdır. Yandığı zaman hoş bir koku verir. Faydası:: Dizanteri ve ishali keser. Hazım bozukluklarını giderir. Kansızlıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Ambivalans:  

(ambivalence) Karşıt değerlilik.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Ambiyans:  

(fr.i. ambiance) 1- İnsanın Çevresi. 2- (mec.) (hoş) Hava.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Amblem:  

(fr.i. emblème < Lat. < Yun) 1- Soyut bir şeyin, bir kavramın simgesi olan çizim, gösterge, işaret, biçim. Eş anlamlısı: Belirtke. 2- Yapımcıların, ürünlerini başkalarından ayırmak için kullandıkları ad ya da simge. Eş anlamlısı: Marka.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Amblem:  

Yanlış: Ablem Doğru: Amblem(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Amboli:  

(fr.i. embolie < Yun.) (hek.) Bir pıhtının, dışarıdan giren yabancı bir maddenin veya bir hava kabarcığının kanla birlikte dolaşırken damar çapının daraldığı bir yerde damarı tıkaması olayı. Eş anlamlısı: Damar tıkanıklığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Ambulofobi:  

(ing.i. ambulophobia) yürüme korkusu. yürüme ya da ayakta durma korkusudur. bu fobiden şikayet edenlerde ciddi bir sıkıntı yaşanır ancak tedavisi mevcuttur.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ambülans:  

(fr.i. ambulance) Ağır yaralı ya da ağır hastaları hastaneye yetiştirmek için kullanılan taşıt. Eş anlamlısı: Ambulans, Cankurtaran.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Amcabey:  

Türk karikatürist Cemal Nadir Güler tarafından yaratılmış olan çizgi roman tiplemesidir. Sevimli, zarif ve sevecen bir karakter olan Amcabey, toplumsal hayatın sadece gülünç yanlarını değil, en acıklı, iğrenç gibi görünen olaylarını tam yerine oturttuğu ölçülü bir nükte ile anmayı seven biridir. Kafasına taktığı melon şapkası ve hafif yassı minik gözlükleriyle, giydiği koyu renk ceketi, kareli pantolonu ve kocaman göbeğiyle babacan bir görünüm sergiler. Amcabey, öykülerinde Teyze Hanım diye anılan karısı, kendisine pek benzemeyen haşarı oğlu ve munis yapılı kızından oluşan ailesiyle mutlu bir yaşam sürer.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

AMD:  

Intel'le birlikte dünyanın en büyük iki işlemci üreticisinden birisi. AMD işlemciler, Intel'in işlemcilerine oranla daha uygun fiyatlara sahip. Özellikle son dönemde piyasaya sürülen Athlon XP ve yeni teknolojiyi temsil eden Athlon 64 işlemcilerin, AMD'nin yakaladığı başarıda önemli bir rolü vardır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Amed Sportif Faaliyetler:  

Kulüp Lakabı: Taraftar Grubu: Azadi Taraftar Grubu(Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

amel:  

1- Yapılan iş, eylem, fiil. Örn:: “Allah, sizin şeklinize ve mallarınıza değil kalplerinize ve amellerinize değer verir.” (Hadis) 2- Çalışma, didinme, davranış, uygulama. 3- Bir kural veya dinî emrin yerine getirilmesi. Örn:: “Kimi, ameli geri bırakırsa o kişiyi soyu sopu öne geçirmez.” (Hadis) 4- Dünya ve ahirette ceza veya mükâfat konusu olan her türlü iş ve davranış. Örn:: “İnsanların en hayırlısı ameli güzel, ömrü uzun olandır.” (Hadis) 5- Bir niyete ve amaca bağlı olarak yapılan iş. Örn:: “Ameller niyetlere göredir…” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

amel defteri:  

İnsanların dünyadaki iyi ya da kötü tüm düşünce, söz ve davranışlarının Kirâmen Kâtibîn adlı melekler tarafından yazıldığı belge. Örn:: “Amel defteri ortaya konmuştur. Suçluların onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. ‘Vay hâlimize!’ derler. Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şeyi bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş.” (Kur'an-ı Kerim Kehf suresi 18/49 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Amele:  

(a.i. amif'den) 1- Kılıksız kimse. 2- Modası geçmiş giyimli kimse. 3- Parasız, züğürt kalmış erkek travesti ya da transseksüel. 4- Parasız, züğürt müşteri.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

amelisalih:  

1- İçten davranış, gösterişsiz eylem ve hareket. 2- Dinin yapılmasını emrettiği, yararlı, güzel, insanları olumlu yönde değiştirmeye yönelik ve kendisi ile sevap elde edilen iş. İnsanların yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yaptığı ve uygulamada Hz. Peygamber’i örnek aldıkları yararlı söz ve davranışlar. Örn:: “Kim Allah’a (tertemiz bir biçimde) kavuşmayı istiyorsa amelisalih yapmaya devam etsin.” (Kur’an-ı Kerim Kehf suresi 18/110 ncu Ayet) Örn:: “Allah, hanginizin daha güzel amelisalih yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.” (Kur’an-ı Kerim Mülk suresi 67/2 nci Ayet) Amelisalihin kapsamına; Allah’a iman etmek başta olmak üzere en yüce davranışlar girdiği gibi insanlara yolda sıkıntı veren taşları yoldan kaldırmak, yaşlılara yardımcı olmak, yetim ve yoksulların ihtiyaçlarını gidermek, trafik kurallarına uymak gibi toplumsal düzene katkı sağlayan her türlü davranış da girer. Örn:: “Allah’a iman edip amelisalih işleyenlerin, birbirlerine hakkı ve sabrı öğütleyenlerin dışındaki insanlar zarardadır.” (Kur’an-ı Kerim Asr suresi 103/2-3 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ameliyat:  

(a.i.) 1- (Birisini) Çok dövme İyice dövme. 2- (Karakolda) Polisin sanığa dayak atması.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

ameliyat:  

ad operatörün, hastanın bir yerini kesme, hasta parçayı alma ve kestiği yeri dikme ya da yaralanma gibi olaylarda kesilen yerleri dikme yoluyla yaptığı sağaltım. Benzer: operasyon(Konusu: , Kökeni: )

Ameliyathane:  

(b.i) Hastanelerde hastaların ameliyat edildikleri özel yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Amenajman:  

(fr.i. aménagement) Ormanda, kesilmesi gereken ağaçların, doğal denge göz önüne alınarak düzenlenmesi işi. Eş anlamlısı: Yeni düzenleyim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

amenna:  

1. “İnandık, kabul ettik, doğrudur, böyledir.” anlamında onama kelimesi. Örn:: “Müminler: “Ey Rabb’imiz! (Yalnızca sana) amenna derler, artık suçlarımızı bağışla ve bizi cehennemin azabından koru.” (Kur’an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/16 ncı Ayet) Kur’an-ı Kerim okunduktan sonra “Sadakallahü’l-azîm (Allah mutlaka doğruyu söyler.)” denildiğinde okunan ayetlerin içeriğini kabul ettiğini belirtmek amacıyla dinleyenlerin kullandığı onama kelimesi. Bu söz, “İnandık ve kabul ettik.” anlamında “amenna ve saddakna” biçiminde de söylenir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Amento:  

Sonek. (bkz:: Mento)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

amentü:  

1- “İnandım, iman ettim.” anlamında bir söz. 2- İslam dininin iman esaslarını ana hatlarıyla anlatan terim. Amentünün tamamı ve anlamı şöyledir: “Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî ve’lyevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî minallâhi teâlâ ve’l-ba’süba’de’l-mevti hakkun. Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.” Örn:: “Allah’a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allahuteala’dan geldiğine, öldükten sonra dirilmeye inandım, hepsi haktır. Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka Tanrı yoktur; yine tanıklık ederim ki Hz. Muhammed onun kulu ve elçisidir.”(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

American Samoa Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Ulusal Takım (Au Filli)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Amerigo Vespucci:  

Amerigo Vespucci (1454-1512) İtalyan kaşif. 1507 yılında Amerika'nın (bugünkü Güney Amerika) yeni kıta olduğunu kanıtladı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )

Amerika:  

Resmi Tam Adı: Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kısa Adı: Amerika İngilizce: United States of America (USA) Yaygın İsmiyle: Birleşik Devletler (B.D.) United States (US veya U.S.)(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Amerika:  

Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Kuzey Amerika'nın ortasında, Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu) ve Atlas Okyanusu'nun (Atlantik Okyanusu) arasında yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Amerika:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Bağımsızlığını 4 Temmuz 1776 tarihinde Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) kazanmıştır. Denizaşırı Toprakları: ABD Virjin Adaları, Guam, Kuzey Mariana Adaları Özerk Bölge: Amerikan Samoa, Porto Riko(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Amerika:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Parlamenter Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Amerika:  

İdari Yapısı: 1 Federal bölge: Washington D.C. 50 Eyalet: 1- Alabama (AL) 2- Alaska (AK) 3- Arizona(AZ) 4- Arkansaz (AR) 5- Batı Virginia (WV) 6- Colorado (CO) 7- Connecticut (CT) 8- Güney Dakota (SD) 9- Kuzey Dakota (ND) 10- Delaware (DE) 11- Florida (FL) 12- Georgia (GA) 13- Güney Karolina (SC) 14-Havaii (HI) 15- Idaho (ID) 16- Illinois (IL) 17- Indiana (IN) 18- Iowa (IA) 19-Kaliforniya (CA) 20- Kansas (KS) 21- Kentucky (KY) 22- Kuzey Karolina (NC) 23- Louisiana (LA) 24- Maine (ME) 25- Maryland (MD) 26- Massachusetts (MA) 27- Michigan (MI) 28- Minnesota (MN) 29- Mississippi (MS) 30- Missouri (MO) 31- Montana (MT) 32- Nebraska (NE) 33- Nevada (NV) 34- New Hampshire (NH) 35- New Jersey (NJ) 36- New Mexico (NM) 37- New York (NY) 38- Ohio (OH) 39- Oklahoma (OK) 40- Oregon (OR) 41- Pensilvanya (PA) 42- Rhode Island (RI) 43- Teksas (TX) 44- Tennessee (TN) 45- Utah (UT) 46- Vermont (VT) 47- Virginia (VA) 48- Washington (WA) 49- Wisconsin (WI) 50- Wyoming (WY)(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Amerika:  

Başkenti: Vaşington (ing: Washington, D.C.)(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Amerika:  

Komşuları: Kuzeyinde Kanada, Güneyinde ise Meksika ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Amerika:  

Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Amerika:  

Para Birimi: ABD Doları Para Birimi Kodu: USD (United States Dollar)(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Amerika:  

Plaka Kod: US(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Amerika:  

Tel. Kodu: +1 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

WhatsApp