MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Sezü:

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Ashabıeyke:  

Hz. Şuayp’ın, peygamber olarak görevlendirildiği Kızıldeniz ile Medyen arasındaki bölgede yaşayan halk. Eyke halkı ölçü ve tartıyı tam yapmayan, hile yapan, insanların mallarını gasbeden zalim bir topluluktur. İşleri güçleri insanlar arasında yağmacılık ve bozgunculuk yapmaktır. Hz. Şuayp’ı yalanlayıp azap istemişlerdir. Bunun üzerine korkunç bir sarsıntıyla yok olmuşlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabıfil:  

Fillerle Kâbe’yi yıkmaya gelen Yemen Valisi Ebrehe ve ordusu. Habeşistan kralı tarafından Yemen’e vali atanan Ebrehe bir Hristiyandır. Ekonomik, siyasal ve sosyal yönden bölgesini güçlendirmek istemiştir. Bu sebeple Kâbe’ye gelen ziyaretçileri kendi ülkesine çekmek ve gücünü artırmak için Sana’da büyük bir kilise yaptırmıştır. Herkesin gelip bu kiliseyi ziyaret etmesini istemiştir. Fakat umduğunu bulamamıştır. Hiç kimse Kâbe’yi bırakıp da oraya gitmemiştir. Üstelik Kinane Kabilesi’nden birisi, bu kiliseye pislemiştir. Bu olay Ebrehe’yi çok kızdırmış ve Kâbe’yi yıkmak için ordusuyla birlikte Mekke’ye doğru yola çıkmıştır. Bu orduda bulunan filler nedeniyle Kur’an-ı Kerim onlara “Ashabıfil” adını vermiştir. Ebrehe ve ordusu Fil suresinde belirtildiği biçimde Allah tarafından yok edilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabıhicr:  

Hz. Salih’in peygamber olarak gönderildiği Hicaz ile Şam arasındaki bölgenin halkı; Hicr halkı. Hicr bölgesinde yaşayan halkın adı Semud’dur. Bu halk taş oymacılığı ve işlemeciliği ile ün kazanmıştır. Kayaları oymak suretiyle tepelere saraylar ve köşkler dikmişlerdir. Ashabıhicr, putlara tapmak suretiyle şirk içinde yaşamıştır. Ahlaki bir çöküntü içinde bulunan Ashabıhicr, aşırı derecede kabilecilik anlayışına sahip bir ilkellik içerisinde kalmışlardır. Kendi soylarından olmayanları horlamışlardır. Yüce Allah, bu millete Hz. Salih’i peygamber olarak göndermiştir. Peygamberlik mucizesi olarak bir dişi deve vermiştir. Bu kavim peygamberlerini yalanladıkları gibi deveyi öldürmüşler ve bu davranışlarının sonucunda şiddetli bir sarsıntı ve korkunç bir gürültü ile yok olmuşlardır. (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabımedyen:  

Hz. Şuayp’ın peygamber olarak gönderildiği, Akabe Körfezi’nin kuzeyinden Sina Yarımadası’nın içlerine ve Ölü Deniz’in doğusunda Moab dağına kadar uzanan bölgede yaşayan halk; Medyen halkı. Medyen, Eyke ile komşu bir ülkedir. Medyen halkı putlara tapan, alış verişte hilekârlık yapan, bir millettir. Hilekârlık, vurgunculuk ve soygunculuk toplumu tamamen sardığı için kimsede güven kalmamıştır. Kelimenin tam anlamıyla Medyen’de iktisadi, siyasi ve sosyal bir düzensizlik olduğu nakledilmiştir. Olanca bolluğa ve zenginliğe rağmen insanlar ölçü ve tartıda hile yapmaktan geri durmamışlardır. Allah, bu millete Hz. Şuayp’ı peygamber olarak göndermiştir. Hz. Şuayp, onları Allah’a inanmaya ve yaptıkları yanlış uygulamaları terk etmeye ve namaz kılmaya çağırmıştır. Onlar alıştıkları bu uygulamadan vazgeçmeyip namaz kılmayı yaşantı tarzlarına aykırı bulmuşlar ve Hz. Şuayp’a karşı gelmişlerdir. Bunun sonucunda korkunç bir gürültü ve ardından gelen şiddetli sarsıntı ile yok olmuşlardır. Hz. Şuayp ve kendisine inananlar bu felaketten kurtulmuşlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabıress:  

Hz. Şuayp’ın peygamber olarak gönderildiği bir halk; Ress halkı. Ress örülmemiş kuyu, çukur, maden ocağı gibi anlamlara gelir. Ashabıress, Allah’ın birliğini inkâr eden putperest bir toplumdur. Bu halkın Yemame, Azerbaycan veya Antakya’da yaşadığı söylenmişse de hiçbiri kesin değildir. Peygamber olarak gönderilen Hz. Şuayp’ı yalanlayıp inkârcılıklarında direndikleri için Allah tarafından cezalandırılmışlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabısebt:  

Cumartesi için uygulanan yasağa uymayan bir grup Yahudi; cumartesi halkı. Hz. Musa’nın dinine göre, İsrailoğulları ‘sebt’ yani cumartesi günü bütün dünyevi işlerden ve dolayısıyla balık avından da kaçınmakla yükümlüydüler. Bu yasağın olduğu gün balıklar sürüler hâlinde suyun yüzüne çıkıp sahile yaklaşmışlardır. Sözü edilen kasabada yaşayan Yahudiler cumartesi günü avlanma yasağına uymadıkları ve kötülüğü alışkanlık hâline getirdikleri için Allah tarafından çeşitli biçimlerde cezalandırılmışlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabısuffa:  

Hz. Peygamber’in Medine’deki mescidinin bitişiğinde bulunan ve adına ‘suffa’ denilen üstü kapalı özel bir yerde Kur’an-ı Kerim ve din öğrenimi gören sahabeler; ehlisuffa. Ashabısuffa’nın ihtiyaçları Hz. Peygamber’le zengin sahabeler tarafından karşılanmıştır. Ebu Hureyre ve Bilali Habeşi Ashabısuffa’nın önde gelenlerindendir. Burada yetişen öğrenciler Arap yarımadasının değişik bölgelerine Hz. Muhammed tarafından öğretmen olarak görevlendirilmişlerdir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabışimal:  

Kur’an-ı Kerim’e göre amel defterleri ahirette sol taraflarından veya arkalarından verilecekler; cehennemlikler. Ashabışimal, yaratılışın başlangıcında (Kalubela) Allah’a vermiş oldukları sözü, dünyada bozup kötülüğü bir huy edinerek insanlara kötü davranan ve bundan dolayı ahirette amel defterlerini soldan veya arka taraftan alacak olan kimselerdir. Kur’an-ı Kerim’e göre; Allah’ı inkâr edenler, ayetleri ve ahireti kabul etmeyenler, Allah’a ibadet etmekten yüz çevirenler, şirk koşanlar Ashabışimal sayılmışlardır. Kur’an-ı Kerim’de, Ashabışimalin sosyal ve ahlaki durumlarından söz eden birçok ayet vardır. Örn:: “Ashabışimal kimdir, bilir misin? Onlar: İçlerine işleyen bir kaynar su ve ateş içindedirler. Ne serinliği ne de faydası olan kara dumandan bir gölgenin altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce (dünya hayatında) varlık içinde şımartılmışlardı. Büyük günah işlemekte ısrar ediyorlardı. Ve diyorlardı ki: ‘Biz ve atalarımız öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra bir daha mı diriltileceğiz?’ De ki: ‘Öncekiler de sonrakiler de belli bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır.” (Kur’an-ı Kerim Vakı'a suresi 56/41-50 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabıuhdud:  

İslamiyetten önceki bir dönemde müminleri ateş dolu hendeklere atarak diri diri yakıp bununla eğlenenler; Uhdud halkı. Ashabıuhdud’un ne zaman ve nerede yaşadıkları hakkında birçok görüş vardır. Bunlardan en kuvvetlisi, Necran Hristiyanlarına Yahudi bir hükümdar olan Zû Nüvas tarafından yapılan işkence ile ilgili olandır. Yemen şehrinin Yahudi Kralı Zû Nuvas, bir ticaret ve sanayi şehri olan, dokuma, dericilik suni ipek ve silah sanayisiyle ünlü Necran şehrini ele geçirmiş ve halkın Yahudi olmalarını istemiştir. Dinlerinden dönmeyeceklerini anlayınca binlerce kadın, erkek, çocuk, yaşlı ve din bilginini ateş dolu hendeklere atarak yakmıştır. Bu olay Miladi 523’de meydana gelmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashabıyemin:  

Kur’an-ı Kerim’e göre, ahirette amel defterleri sağ taraflarından verilecekler; cennetlikler. Yaratılışın başlangıcında (Kalubela) Allah’a vermiş oldukları sözü bu dünyada bozmayan ve böylece hem kendilerine hem de diğer insanlara karşı olan görevlerini yerine getiren, ahirette ise amel defterlerini sağ taraflarından alarak Allah’ın nuruyla aydınlanıp bu durum üzere cennete girecek olan mutlu insanlar zümresi. Örn:: “Ashabıyemin kimdir, bilir misin? Onlar dikensiz kirazlar, salkım salkım muzlar, uzanmış gölgeler, fışkıran sular, tükenmeyen ve yasaklanmayan pek çok meyveler arasında ve yükseltilmiş yataklar üzerindedirler.” (Kur’an-ı Kerim Vakı'a suresi 56/27-34 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ashenofobi :  

(ing.i. asthenophobia) güçsüzlük veya bayılmaktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

ASHI:  

(Aşi) Bacak. Adımlama.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

ASHI BARAI:  

(Aşi baray) Ayak süpürme.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

ASHI KUBI:  

(Aşi kubi) Ayak bileği.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

ASHI WAZA:  

(Aşi vaza) Ayak teknikleri.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

ASHIYUBI:  

(Aşiyubi) Ayak parmağı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Resmi Tam Adı: Ashmore ve Cartier Adaları (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Yer Aldığı Kıta: Okyanusya Kıtası'nda, Avustralya'nın Kuzeybatısında yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Avustralya'ya bağlı Denizaşırı toprak.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Yönetim Şekli: Avustralya'ya bağlı Denizaşırı toprak.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

İdari Yapısı: 3 Ada: Ashmore, Hibernia ve Cartier adasından oluşur.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Başkenti: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Komşuları: Avustralya'nın Kuzeybatısında yer almaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Resmi Dili: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Para Birimi: Avustralya Doları Para Birimi Kodu: AUD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Dini: bilgisi bulunamadı Mezhebi: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Ashmore ve Cartier Adaları Bayrağı: Avustralya'nın bayrağını kullanmaktadır.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Ashmore ve Cartier Adaları:  

Genel Bkş: Tropikal iklim görülmektedir. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

ası:  

ad başka bir kimseden ya da bir şeyden birine ya da bir şeye gelebilecek yarar. "Bundan bir ası beklenmez" Benzer: fayda(Konusu: , Kökeni: )

ası:  

ad 1. asmak eylemi. 2. herkesin görebileceği yere asılan, resimli ya da resimsiz, büyük boy duyuru. \"Sokaklar asılarla dolmuş\" Benzer: afiş(Konusu: , Kökeni: )

Asıf:  

(a.i. erk.) Pek sert, pek şiddetli, şiddetle esen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Asıfe:  

(a.i. ka.) Şiddetle esen rüzgar. Kur'an'da Yunus 22, İbrahim 18 ve En'am suresi 81. ayetlerde geçer.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

asık:  

sıfat 1. somurtkan (yüz). "Baktım, babamın yüzü asıktı" 2. HALK AĞZINDAN asılmış, asılı. "Fotoğraf duvara asıktı"(Konusu: , Kökeni: )

Asılı Çubuk:  

(Alm. Haken - Fr. crochet - İng. hangingiron) Sahnede dekor asmada ve başka işlerde kullanılan demir çubuk.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Asılı Dekor:  

(Alm. Höngedekoration - Fr. decor equipe au cintre - İng. flown set) Sahne tavanına asılmış olan dekor.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Asılı Işıldak Dizisi:  

(Alm. Höngerampe - Fr. portant -lumiere - İng. hanging -lenght) Sahne tavanına asılmış dizili ışıklar. (bkz:: Üst Lamba Dizisi)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Asılma Depoya Gider:  

(d. fr. depot, t. k.ler) Yılışma, sırnaşma, boşuna üsteleme anlamlarında kullanılır. Örn:: Yaşşa be dedi boynuma sarıldı yooo asılma depoya gider dedim. (Muzaffer Buyrukçu, Bir Olayın Başlangıcı) (Örnekteki gibi boyna sarılmak anlamındaki asılmak eylemine karşı şaka yollu da söylenir.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Asılmak:  

(f.) 1- Üstelemek, ısrar, inat etmek. 2- (Birisine) Yakın arkadaş olmak İçin sözle davranışla İsteğini belli etmek tavlamaya çalışmak. Örnek:: Karı asılıyor da asılıyor. Sulanıyor açıkçası. (Tarık Dursun K. Evlere Şenlik) Örn:: -Bana asıldı. Bu parkta dolaşan herkes ibne mİ? (Dr. Arslan Yüzgün, Türkiyede Eşcinsellik) 3- (Erkek için) Elle mastürbasyon yapmak, 31 çekmek. 4- (Futbolda) Topa vuruşta bütün gücünü kullanmak çok güçlü vurmak. Örn:: -Hayvan. Boş kaleye şut asılıyor. (Orhan Kemal, Küçücük) 5- (Top İçin) Üst köşelerden kaleye girip ağa vurmak. (bkz:: Ampul Asmak) 6- Es. (Birisinin) Boynuna sarılmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Asım:  

(a.i. erk.) 1- Yasak, yanına yaklaşılamayan. 2- Günahtan, haramdan çekinen. 3. İffetli, afif, ismetli, perhizkar. Asım b. Umeyr: (749). İslam komutanlarından. Maveraünnehir fethine katıldı ve yiğitliğiyle ün saldı. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Asıma:  

(a.i. ka.) (bkz:: Asım)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

asi:  

1- İsyan eden, karşı gelen, baş kaldıran. Örn:: “Firavun, elçiye (Musa’ya) asi oldu. Biz de onu kahredici bir azapla kıskıvrak yakaladık.” (Kur’an-ı Kerim Müzemmil suresi 73/16 ncı Ayet) İtaat edilmesi ve boyun eğilmesi gereken makamlara karşı gelen. Allah’ın buyruklarını yerine getirmeyen; günahkâr kişi. Örn:: “Kim Allah’a ve peygamberine asi olur, Allah’ın ve Resulünün koymuş olduğu (dini) sınırları aşarsa (Allah) onu cehennemine sokar.” (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/14 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

asi:  

ad · sıfat yasa ve kurallara, buyruklara karşı gelen, başkaldıran; dikbaşlı. Benzer: isyankar(Konusu: , Kökeni: )

Asidimetre:  

(fr.i. acidimètre) Belli ağırlık veya hacimdeki bir eriyik içinde bulunan asit oranı yâhut miktârını belirlemeye yarayan cihaz veya eriyik, asit ölçer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asidite:  

Genellikle tartarik asitten (üzümlerde bulunan doğal bir asit) oluşan ve şarabın %0,5 - 0,7'sini oluşturan bir madde.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Asidofil:  

(acidophil) 1- Asitsever. 2- Eosin gibi asit boyalarla boyanabilen; hipofiz ön lobunda asit boyalarla boyanan hücreleri belirtmekte kullanılan terim. 3- Asitlik derecesi yüksek vasatlarda gelişen organizmaları anlatır.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Asil:  

(a.i. erk.) 1- Sağlam. 2- İyice kökleşmiş, yüksek duygularla hareket eden. 3- Kendi kendine hareket eden. 4- Soyu, sopu belli. Necip.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Asil Küf:  

Botrytis Cinerea adlı bir mantarın uygun iklim koşullarında beyaz üzümlerde oluşturduğu bir küftür. Asil küften etkilenmiş üzümler su kaybederler ve bunun sonucunda da şeker oranları artar. Oldukça kötü bir görünümleri olsa da bu üzümler Sauternes gibi dünyaca ünlü ve çok uzun ömürlü şaraplara imza atarlar.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Asime:  

(f.i. erk.) Akılsız, beyinsiz, şaşkın, sersem. İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Asimetri:  

(fr.i. asymétrie < Yun.) Simetrinin bulunmaması durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asimetrifobi:  

(ing.i. asymmetriphobia) simetrik olmayan şeylerden korkma. asimetriden ve asimetrik şeylerden korkmak.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Asimetrik:  

(fr.sf. asymétrique) Simetrik olmama durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asimetrik Paralel:  

(Cimnastik Ter.) Bir cimnastik aleti ve bu alet üzerinde yapılan jimnastik hareketleri veya yarışması. Bayanlara özgüdür. Yan yana kurulmuş biri 1.50 m. öteki 2.30 m. yükseklikte iki barfiks biçimindedir. Bunların uzaklıkları ayarlanabilir. Yatay çubukların uzunlukları 2,40 m’dir. Bayan cimnastikçiler için hazırlanmış olan ve birbirine paralel duran iki büyük ve küçük barfiksten oluşan alet.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Asimilasyon:  

(fr.i. assimilation < Lat.) 1- (biy.) Özümleme, temessül, temsil, anabolizma. 2- (dilb.) Benzeşme, temsil.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asimptot:  

(fr.i. asymptote < Yun.) (mat.) Bir eğriye dâima yaklaşan, fakat onu hiçbir zaman kesmeyen ve sonsuzda teğet olduğu düşünülen doğru veya eğri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asist:  

(Basketbol Ter.) İngilizce’de yardımcı olmak sözcük anlamından yola çıkılarak kullanılan bu terim, basketbolda bir oyuncunun takım arkadaşına verdiği sayı pası için kullanılır. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Asist:  

(Futbol Ter.) Gol pası. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Asistan:  

(Alm. Assistent - Fr. regissenr - İng. assistant, director) (produces) 1- Reji, dekor, müzik gibi işleri yönetenlerin yardımcısı, sahne yönetimine yardım edene verilen ad. 2- Sahneye koyucunun yanında çalışan, onun yönetimi altında ona yardımcı olan sanatçı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Asistan:  

(fr.i. i. assistant) 1- Yüksek öğretim kurumlarında öğretim üyesi yardımcısı. [1982’den sonra araştırma görevlisi denmeye başlanmıştır] 2- Bir işin başında bulunan kimsenin yardımcısı. “Reji asistanı.” 3- Yardımcı doktor.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asistanlık:  

(fr.i.) 1- Asistan olma durumu. 2- Asistanın görevi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asit:  

(fr.i. acide) LSD adlı uyuşturucu madde.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Asit:  

(Biy.Sp.Ter.) Hidrojen iyonu açığa çıkaran kimyasal madde. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Asit:  

(fr.i. acide < Lat.) (kim.) Bünyesindeki hidrojeni bir mâden veya pozitif iyonla değiştirerek tuz meydana getiren, organik maddeleri parçalayan, ağızda ekşi ve yakıcı bir tat bırakan, mâvi turnusolü kırmızıya çeviren hidrojenli birleşik, hâmız. “Asit sülfirik.” “Asit sitrik.” “Asit karbonik.” “Asit fenik.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asit Aldehit:  

Şarapta alkolün oksidasyonu ile oluşan organik kimyasal maddelerdir.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Asit Alkol:  

(fr.birl.i.) (kim.) Aynı anda asit ve alkol gruplarını içeren bileşikler.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asit Borik:  

(fr.birl. acide borique) Borakstan elde edilen, antiseptik olarak kullanılan, molekül ağırlığı 61,86 olan asit, borik asit.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

asitane:  

1- Kapı eşiği, dergâh, büyük tekke. 2- Başşehir. 3- İstanbul. 4- Bir tarikat veya tarikat kolunun merkezi durumunda olan büyük tekke.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Asitölçer:  

(fr.birl. i.) (kim.) Bir asidin derişme derecesini ölçen âlet, asidimetre.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asiye:  

(a.i. ka.)1- Sütun, direk, kolon. 2- Mersingiller, mersin ağacı türünden ağaçlar. 3- İsyan eden, itaatsiz, başkaldıran, serkeş, bagi. 4- Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen, günahkar. 5- Haydut, şaki. -Bu isim Rasulullah tarafından yasaklanmıştır. İçerdiği anlam İslami anlayışa terstir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Âsiye:  

(a.i. ka.) 1. Kederli üzüntülü. Musa (a.s.)'ı daha bebekken Nil'den kurtarıp sarayda büyüten ve sonra onun peygamberliğine iman eden kadın. Kur'an'da Fir'avun'un karısı olduğu belirtilmiştir. Fakat ismi zikredilmemiştir. (bkz. Kasas: 9; Tahrim: 11). Firavun'a karşı gelerek müslüman olmuştur. Tahrim suresinde mü'mine bir kadının en son noktada yapması gerekenlere örnek olarak gösterilen hanım.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Ask:  

Asklı mantarların üreme organı durumundaki kesecik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Askarit:  

(fr.i. ascaride) Bağırsaklarda yaşayan bir asalak, bağırsak solucanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Asker:  

(a.i. erk.) 1- Ordu, ordu örgülüyle ilgili. Vazife yapan. 2- Ülke savunmasında istihdam edilmek üzere eğitilip donatılan kimse. 3- Rütbesiz asker, er.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Asker:  

(a.i.) 1- Para. Lira. Ellilik, yüzlük, binlik vb. herhangi bir birim. Paranın adedi. Örn:: Asker: Elli lira. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında) Örn:: Şu zamazingoya kaç asker sulandın? 2- İran para birimi Tümen. 3- (Kabadayı dünyasında) Bir kabadayının buyruğundaki kişi. 4- Müşteri bekleyen jigolo. (bkz:: (bkz:: Ahtapot)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Asker Etmek:  

(d. a. türk: f.) (Kabadayı dünyasında) Birisini bir işle görevlendirmek. Örn:: Namlı kabadayı adamlarından İki üç kopuğu asker eder gönderirdi adama. (Kayhan Sağlamer, Türk Mafiası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askeri:  

(a.i. erk.) Orduya mensup. Orduyla alakalı. Askeri (Ebu Ahmed el-Hasan b. Abdullah el): Zamanının ünlü alimlerdendir. (903-993) Ebu Davud esSicistani'nin talebesiydi. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

askeri:  

sıfat askerlikle ilgili, askerliğe özgü, askerlikle ilgili olan.(Konusu: , Kökeni: )

askeri araç çıkabilir:  

(PL-16) Trafik Panel İşareti: dikkat işaret levhası ile birlikte kullanılarak, seyredilen yol üzerinde ağır ilerleyen askeri bir araç olabileceğini ve hızın düşürülmesi gerektiğini belirtir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Askeri Polis:  

(bkz:: İnzibat)(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Askerlik Şubesi:  

Askerlik Şubesi, Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Teşkilatının en küçük birimidir.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Askerlik Yoklama:  

Askerlik çağına gelmiş erkeklerin yaptırmakla yükümlü oldukları askerliğe uygunluk uygulamasına askerlik yoklaması denir.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Askı:  

(i.) Borç verecek. (bkz:: Asgısar).(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askı Olmak:  

(bkz:: Askıntı, Askıntı Olmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askıcı:  

(sf. i.) 1- Borcunu ödememeyi huy edinmiş. (kimse) Örn:: Gece sekiz kayma daha bayıldı. Borcu yirmiiki lira Askıcının biridir. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) 2- Bir tür yankesici. (bkz:: Askıcılık)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askıcılık:  

(i.) 1- Askıcının edimi, eylemi. (bkz:: Askıcı. 2- Bir tür yankesicilik. Örn:: Elbise satılan yerlerde alacağı elbiseyi deneyen müşteriye yanaşan iki kişiden biri müşteriyi lafa tutarken diğeri ceketteki değerli şeyleri çalar.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askıda Bırakma:  

(Alm. Verzögern - Fr. retard - İng. delay) Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. Seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Askıdan Kaldırış:  

(Halter Ter.) Çekiş anında barın belli bir noktada durdurulması ve oradan kaldırmaya devam etme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

askılı erler:  

4. yatayda olan, diğer erler tarafından desteklenmeyen ve geçer olmayıp yarı açık hatta bulunan yan yana iki ere verilen isim. bu tanım Steinitz tarafından getirilmiştir.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Askıntı:  

(sf. i.) 1- (Bir şeyi) Elde etmek için ısrarla çabalayan. (kimse) 2- (Birisiyle) Yakın arkadaşlık dostluk ilişki kurmak için inatla çabalayan. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askıntı Olmak:  

(d.) (bkz:: Askıntı) Örn:: Vay itoğiu itler. Ta kıza askıntı oldunuz ha.. (anonim, Suretçİ Oyunu - Meddah hikayesi) Örn:: Erkek gurursuz davranabiliyorsa askıntı olabiliyorsa kadın da ödün vermeli o kopasıca gururundan. (Füsun Erbulak, 60 Günlük Bir Şey) Askı Olmak'da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Askospor:  

(fr.i. ascospore < Yun.) Asklı mantarların spor denen üreme organı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Aslan:  

Aslan kükremesi; onun çıkardığı sesi anlatmak için kullanılan bir ifadedir.(Konusu: Hayvan Sesleri, Kökeni: )

Aslan Yatağı:  

(d.) Tutukevi. Hapishane. Örn:: Yok Ayşeyi temizlediyse en azından bir onbeş yılla Aslan yatağını boylardı. (Orhan Kemal, Tersine Dünya) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aslanağzı:  

(kurtağzı) Aslanağzıgiller familyasından; türlü renkte, güzel bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır. Faydası:: Balgam söktürür. Bronşit'te rahatlık verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Aslandişi:  

(karahindiba) Bileşikgiller familyasından; yol kenarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdır. Taze yaprakları salata olarak da yenilebilir. Kökünde; Torexacin, levulin, inulin ve şeker vardır. Yaprakları ilkbahar; kökleri ise, sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Faydası:: İdrar söktürür. Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Balgamlı ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek ve safra taşlarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze sürgünleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen kökü, kahveye katılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Aslankuyruğu:  

(yerpırasası) Ballıbabagillerden; bir çeşit bitkidir. Faydası:: Ateşi düşürür ve terletir. Vücuda rahatlık verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Aslanpençesi:  

(alchemila vulgaris) Gülgillerden; çayırlarda, ormanlarda yetişen ve türlü çeşitleri olan bir yabani bitkidir. 5-7 parçalı olan yaprakları büyüktür. Kökü geniştir. Çiçekleri; ufak yıldız şeklinde olup, yeşilimtıraktır. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp, kurutulur. Faydası:: Ateş düşürür. Vücuda kuvvet verir. Yarımbaş ağrılarını keser. Anne sütünü artırır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Aslanyağı:  

(leontopidium alpinium) Bileşikgiller familyasından; Alp dağlarının yüksek tepelerindeki kireçli topraklarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yıldız şeklindedir. Ağustos ayında toplanıp kurutulur. Faydası:: Çocuklarda görülen ishalleri keser.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

WhatsApp