MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Kafayı Yemek:

(bkz:: Kafasını Yemek)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Zebercet:  

Yusuf Atılgan'ın yazdığı Anayurt Oteli kitabındaki ana karakter. Otelin kâtibi. 33 yaşında; boyu bir altmış iki, kilosu elli altı ya da elli yedi. Başı bedenine göre büyükçe, geniş alınlı, kuru yüzlü; saçları, bıyığı koyu kahverengi. Çocukluğunda yaşadığı bazı olaylar kişiliğini derinden etkilemiş.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Zebercet:  

(a.i. ka.) Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zebih:  

(a.i. erk.) 1- Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2- Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zebra:  

(port.i. zebra – İsp. zebro) (hayb.) [İberik yarımadasında yaşayan vahşî bir hayvanın adıdır] Tek parmaklılardan, Afrika'da, özellikle Etiyopya ve Somali'de yaşayan, yapı ve irilik bakımından ata benzeyen, derisi pijama giymiş gibi yol yol çizgili memeli hayvan. Equus zebra.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Portekizce)

Zebur:  

Hz. Davut’a indirilen mukaddes kitap. Zebur; Mezmurlar veya Mezamir adıyla da anılır. İbranice indirilen Zebur, daha sonraları Latinceye ve diğer dillere çevrilmiştir. Zebur, bugün Kitab-ı Mukaddes içinde yüz elli bölüm olarak yer almaktadır. İlahi ve yakarışları bir arada bulunduran Zebur, hem Yahudiler hem de Hristiyanlar tarafından dua niyetiyle okunmaktadır. Zebur’un orijinal hâli bugün elde mevcut değildir. Örn:: “Rabbin göklerde ve yerlerde olanları en iyi bilendir. Biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davut’a da Zebur’u verdik.” (Kur’an-ı Kerim İsra suresi 17/55 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zeheb:  

(a.i. erk.) Altın. (bkz:: Zer)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

zehir:  

ad 1. organizmaya girdiğinde, kimyasal etkisiyle fizyolojik işlevleri bozan ve miktarına göre canlının ölümüne yol açabilen madde. Benzer: ağı 2. (yenilen, içilen şeyler için) çok acı. 3. (hava için) çok soğuk. 4. (insan için) çok becerikli, çok yetenekli, usta. 5. çok üstün. 6. (zehirli bir madde) zehrini çevreye yaymak. "Belediye zehir saçan işyerlerini denetlemiyor" 7. MEC. kötü düşüncelerini başkalarına aşılamak.(Konusu: , Kökeni: )

Zehra:  

Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı Acımak kitabındaki ana karakter. Çok iyi bir öğretmendir. Ölene kadar babasını kötü bilen zehra babasına ait günlüğü okuduğunda aslında annesinin kötülükler yaptığını anlar. Babasına karşı olan nefreti daha sonra acıya dönüşmüştür.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Zehra:  

(a.i. ka.) Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zehra Bilir:  

Eliz SURHANTAKYAN (d:1913; ö:2007) (doğum adı: Eliza Ölçüyan) Türkü Ana olarak tanınan türkücü. (Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Zehre:  

(a.i. ka.) Çiçek. (bkz:: Şükufe)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zehrevan:  

(a.i. ka.erk.) Kur'an'daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

zeitnot:  

(zaman kıtlığı, tzaytnot): saatle oynanan oyunlarda zaman sıkışıklığını ifade için kullanılır.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Zekai:  

(a.i. erk.) Zekayla ilgili, zekaya ait.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zekai Bey:  

(d. türk.) Aptal, salak, geri zekalı. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

zekât:  

1- Temizlenme, temizleme, arınma. 2- Çoğalma, bereketlenme, gelişme, büyüme. 3- Dinen zengin olan Müslümanların dinî bir görev olarak her yıl mallarının ve paralarının yüzde iki buçuğunu ibadet niyetiyle, fakirler başta olmak üzere Kur’an-ı Kerim’in belirlemiş olduğu yerlere vermeleri. Zekât, toplumsal barışı sağlayan en önemli ibadetlerden biridir. Zekât ibadeti ile zengin ve fakir arasındaki ekonomik dengesizliğin giderilmesi hedeflenir. Ayrıca, zekât verenle zekât alanı birbirine kaynaştırır. Fakirlerden zenginlere karşı oluşacak bir hoşnutsuzluğu giderir. İslam dininin en temel farzlarından biri olan zekât ibadetinin önemine Kur’an-ı Kerim’de elliye yakın ayette ve Hz. Peygamber’in birçok hadisinde vurgu yapılmıştır. Zekât, sadece paradan değil; altından, gümüşten, tahıl ve bakliyat cinsinden, meyvelerden, madenlerden, taşımacılıktan, kira ve işyerlerinin gelirlerinden; kısacası gelir getiren her şeyden verilir. Örn:: “Zekâtlar, Allah’tan bir farz olarak ancak fakirlere, düşkünlere, zekât toplayan memurlara, kalpleri İslam dinine ısındırılacak olanlara, kölelere, borçlulara, Allah yolunda cihat edenlere ve yolculara verilir. Allah, her şeyi bilendir; hüküm ve hikmet sahibidir.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/60 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zekavet:  

(a.i. ka.) Zeka, zekilik.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zekavet:  

(a.i. zekadan, osm. zekavef) Anlayışı kıt, zeka bakımından gelişmemiş kimselere karşı alay yollu kullanılır. Örn:: Halbuki bunu düşünecek kadar zekavetin var meleğim. Hele biraz düşün zihnini yor. (FM. İkinci Kara Nara)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Zekeriya:  

(a.i. erk.) Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zekeriya:  

(a.i. zeker, erkeklik organın'dan ben.) 1- Erkeklik organı, penis. 2- Aptal, bön. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Zekeriya Peygamber:  

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden biri. Zekeriya Peygamberin soyu, Davut Peygambere, ondan da Yakup Peygambere kadar uzanır. İsrailoğulları’na gönderilen peygamberlerdendir. Hz. Zekeriya, Hz. Meryem’in teyzesi ile evli olduğu için Hz. Meryem’in velayetini üstlenmiştir. Marangozluk yaparak elinin emeği ile geçinen bir peygamberdir. Yüce Allah, ona bir bağış olarak yaşlılık yıllarında Hz. Yahya’yı oğul olarak vermiştir. Zekeriya Peygamber ömrünü ibadetle geçirmiş ve insanları Allah’ın varlığına ve birliğine inanmaya çağırmıştır. Fakat inkârcı Yahudiler bu çağrıya kulak vermedikleri gibi onu şehit etmişlerdir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zeki:  

(a.i. erk.) 1- Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2- Zeka belirten.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zeki Müren:  

(lakabı/müz.) Sanat Güneşi(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Zekire:  

(a.i. ka.) Belleği güçlü olan, unutmayan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zekiye:  

(a.i. ka.) Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zeliha:  

(a.i. ka.) (bkz:: Züleyha)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zeliş Tütün Zamanı-1:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Necati CUMALİ Kitabın Konusu: Tütün Zamanı üçlemesinin iki kitabı Yağmurlarla Topraklar Tütün Zamanı-2, Acı Tütün Tütün Zamanı-3 ile birlikte üçlemenin ilk romanıdır. “Zeliş”, tütün ekimiyle uğraşanlar arasında geçen bir aşk ve kız kaçırma hikâyesidir. Kitabın Ana Fikri: İnsanlar çocuklarını istemedikleri biri ile evlendirmeye zorlamamalı, onların isteklerine kulak vermeli, birbirlerini seven iki genci ayırmaya çalışmamalıdırlar.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

zelle:  

1- Yanılma, hata, dil sürçmesi, ayak kayması. 2- Herhangi bir kasıt olmaksızın peygamberlerde unutma, yanılma veya hata olarak ortaya çıkan kusur. Peygamberlerin kasıtlı günah işlemeleri mümkün değildir. Çünkü peygamberlerin, ‘kasıtlı günah işlememe’ anlamına gelen ismet sıfatları vardır. Bu sıfatla donanan bir peygamber, büyük günah işlemediği gibi küçük hatalar üzerinde de ısrar etmez. Daha iyisini yapabilmek için tercihte bulunduklarında bazen yanılabilirler.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

zelletülkari:  

1- Okuyanın hata etmesi, yanılması. 2- Namaz kılan bir Müslümanın, namaz esnasında okumuş olduğu sure veya ayetlerde yanlışlık yapması; yanlış okuması. Zelletülkari denilen yanlışlık, kasıtlı yapılır veya yapılan yanlışlıkla ayetlerdeki anlam değişirse namaz bozulur. Kasten yanlış okumanın ayrıca günahı da vardır. Eğer yapılan yanlışlık, anlamı değiştirmiyorsa ve söylenenlerin bir benzeri Kur’an-ı Kerim’de varsa, namaz bozulmaz. Fakat namaz kılan kişinin en doğru şekilde okumaya gayret etmesi gerekir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zelofobi:  

(ing.i. zelophobia) kıskançlık korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Zelve:  

(i. < zevle < Yun. zevla) (ha.d.) Çifte koşulan öküzün boyunduruktan çıkmasını önlemek için boynunun iki yanından dikine olarak boyunduruğa geçirilen çubuk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)

Zelzele:  

(a.i.) Birbirine özlem çekmiş iki kişinin cinsel birleşmesini, gerdek gecesi sevişmesini nitelemek için kullanılır. Örn:: çiçeklerle ve bebek gelin güveyle bezenmiş -gelin arabasına- binip yola çıkıyorlardı. Yabancılar otomobil geçerken -Bu gece zelzele var diyorlardı. (Muzaffer Buyrukçu, Kavga)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Zemherir:  

(a.i. ka.erk.) Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zemin:  

(f.i. erk.) 1- Yer, yeryüzü. 2- Temel, dayanak. Konu, tema.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

zemin:  

ad 1. taban, yer, döşeme. 2. kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo gibi desenli nesnelerde, desenlerin altındaki renk. 3. MEC. dayanak, temel, yer, ortam. 4. ESKİMİŞTİR dünya, yeryüzü.(Konusu: , Kökeni: farsca)

zemin:  

ad 1. taban, yer, döşeme. 2. kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo gibi desenli nesnelerde, desenlerin altındaki renk. 3. MEC. dayanak, temel, yer, ortam. 4. ESKİMİŞTİR dünya, yeryüzü.(Konusu: , Kökeni: )

Zemine:  

(f.i. ka.) (bkz:: Zemin)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zemmifobi:  

(ing.i. zemmiphobia) büyük geme sıçanlarından korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Zemzem:  

(a.i. ka.erk.) Ka'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

zemzem:  

Hz. İbrahim, oğlu İsmail ve eşi Hz. Hacer’i Mekke’ye bıraktığında Allah tarafından onlara ikram olarak verilen Kâbe’nin yanındaki kaynak suyu. Tarihte, zemzem suyunun çıkmasıyla beraber Kâbe ve civarına birçok kabile gelip yerleşmiştir. Zemzem, içen kişilerin açlığını ve susuzluğunu giderir. Mekke’ye gelen hacılar, memleketlerine dönerken bu sudan götürürler. Zemzemi ayakta içip dua etmek sünnettir. “Allah, İsmail’in annesi Hacer’e rahmet etsin! O, zemzemi kendi hâline bıraksaydı; suyun etrafını kumla çevirip havuz yapmasaydı, zemzem akan bir ırmak olurdu.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

ZEN:  

(zen) iyilik.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

ZEN JI:  

(zen ji) Ögretmen, öğretici.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Zenan:  

(f.i. ka.) 1- Kadınlar. 2- (bkz:: Nisa)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zenbili Tarikatı:  

(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )

Zencefil:  

(zencebil) Zencefilgiller familyasından anayurdu Hindistan ve Malezya olan etli rizomlu bitkidir. Baharat olarak kullanılır. Tıbbi zencefilin tropik ülkelerde kültürü yapılır. Faydası:: İştah açar. Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür. Kusmayı önler. İshali keser. Bağırsak bozukluklarını giderir. Soğuk algınlığında çabuk iyileşmeyi sağlar. Bedeni ve zihni gücü artırır. Cinsel istekleri kamçılar.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

zengin:  

sıfat 1. parası ve malı çok olan, varlıklı. Benzer: varsıl 2. yararlı ya da kendisinden beklenilen, istenilen kimi nitelikleri çok olan. "Okulun zengin bir kitaplığı vardı. Türkçe zengin bir dildir" 3. bol ürün veren, verimli. "Çukurova toprağı zengindir" 4. gösterişli. "Zengin giysi insanı şık yapar"(Konusu: , Kökeni: )

Zenne:  

(Kar. Ort. O.) Kadın tipi. Orta oyununda kadın rolünü erkek oyuncular oynardı. Karagöz oyununda bu tip, çeşitli kadın tasvirleriyle görülür. Bunlar, dansçılar büyücüler, Arap halayıklar ve genç kızlar gibi bölümlere ayrılırlar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Zennişan:  

(f.a.i. ka.) Ünlü, tanınmış kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fars+Ar)

Zennur:  

(t.i. ka.) (bkz:: Zinnur)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Zenofobi:  

(ing.i. xenophobia) yabancı düşmanlığı korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Zenoglasofobi:  

(ing.i. xenoglossophobia) yabancı dil korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

ZENTAI:  

(zentai) Bütünlük, tüm.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Zeplin:  

(alm.i. Zeppelin) [Alman havacısı Zeppelin’in adından] Çoğunlukla hidrojen veya helyumla şişirilmiş, hava taşıtı olarak kullanılan, istenildiği gibi yönlendirilebilen güdümlü balon.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Almanca)

Zerak:  

(a.i. ka.erk.) Mavi, gök renkli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zerare:  

(f.i. ka.erk.) Saçıntı, saçılan şey. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Zerdeçal:  

(zerdeçap) Zencefilgiller familyasından; anavatanı Doğu Hindistan olan çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renktedir. Safranı andıran boyalı bir madde çıkarılır. Baharat olarak kullanılır. Faydası:: Sinirleri uyarır. Vücutta biriken zehirli maddeleri atar. Nekahat devresini kısaltır. Verem gibi hastalıklarda faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Zerdüştlük:  

İranlı Zerdüşt (M.Ö.551-479) tarafından kurulan inanç sistemi. Zerdüştlük eski İran dinlerindendir. Zerdüştler, inanmış oldukları tanrıya Ahuramazda adını verdiklerinden dolayı Mazdeistler de denir. Daha sonraki dönemlerde Mecusilik adıyla da anılmışlardır. Tanrı Ahuramazda; göklerin, yerin, maddi ve manevi her şeyin yaratıcısıdır. Kutsal kitapları üç bölümden oluşan Zend Avesta’dır. Tanrı Ahuramazda’nın karşısında kötülüğü simgeleyen Ehrimen vardır. İyilik ve kötülük sürekli çatışma hâlindedir. İyiliği Hürmüz temsil eder. Zerdüştün kurduğu inanç sistemi İran’dan Afganistan’a kadar olan bölgede yayılmıştır. Semavi aydınlığın ve sonsuzluğun sembolü olan ateş, Zerdüştlükte kutsaldır. Ateş tapınaklarında ayinleri idare eden rahipler vardır. İslam’ın, İran’da yayılmasından sonra Zerdüştlük büyük oranda yok olmuştur. Zerdüştler İran’dan Hindistan’a göçmüşlerdir. Hindistan’da Zerdüşt dinine inananlara Parsiler denir. Ayinlerinde Zend Avesta’dan ilahiler okurlar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zerefşan:  

(f.i. ka.) 1- Altın saçan, altın saçıcı. 2- Altın kakmalı. 3- Bir lale türü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zeren:  

(t.i. ka.erk.) Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Zergun:  

(f.i. ka.) Altın renkli, altın gibi san olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zergül:  

(f.i. ka.) Altın gibi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zeria:  

Refik Halit Karay'ın yazdığı Karlı Dağdaki Ateş romanındaki ana karakter. Çok kısa bir zamanda, konuştuğu kişiyle samimi olabilecek kadar sıcakkanlı, kendisini başkalarının mutlu olması için görevli biriymiş gibi gören hayat dolu bir öğretmendir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Zeria:  

(a.i. ka.) Vesile, bahane, fırsat.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zerin:  

(f.i. ka.erk.) Altından olan, altın gibi parlak olan, san olan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Zerişte:  

(f.i. ka.erk.) 1- Altın tel, sırma. 2- San. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Zerka:  

(a.i. ka.erk.) 1- Gök gözlü. 2- Gök mavisi. 3- Mavi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zernigar:  

(f.i. ka.) Altınla işlenmiş, yaldızlı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zernişan:  

(f.i. ka.) Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zerofobi:  

(ing.i. xerophobia) kuruluktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Zerr:  

(a.i. erk.) Karınca yumurtası. Ebu Zerr: Ashab-ı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zerrin:  

(f.i. ka.) 1- Altından mamul. 2- Altın renginde sarı. 3- Parlak. 4- Güzel kokulu bir cins çiçek. 5- Fulya.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zerrin Egeliler:  

Hatice ÖZÜGÜL (d:1942; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Zerrin Tekindor:  

Dizi Karakteri: Matmazel Dizi Adı: Aşk-ı Memnu. 4 Eylül 2008 ile 24 Haziran 2010 tarihleri arasında Kanal D'de yayınlanan romantik ve drama türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Zertar:  

(f.i. ka.) 1- Altın tel, sırma. 2- Güneş ışını.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Zerver:  

(f.i. ka.erk.) Altın yaldızlı olan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Zerzevat:  

(i. fars. zebze, zebzevat'tan) Değersiz kimse, aşağılık kişi anlamında kullanılır. Örn:: Ver ulan evraklarla paraları zerzevat. (Süavi Süalp - İsmail Gülgeç, Gündüz İnsan Gece Hırt)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Zeüsofobi:  

(ing.i. zeusophobia) Tanrı veya tanrılardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Zevahir:  

(a.i. ka.erk.) 1- Parlak yıldızlar. 2- (bkz:: Zahir) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zeval:  

(a.i. erk.) 1- Yerinden ayrılıp, gitme. 2- Zail olma, sona erme. 3- Güneşin başucunda bulunma zamanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

zeval vakti:  

Güneşin tepe noktasından batıya doğru hareket etme zamanı. Zeval vakti, öğle namazının vaktini belirlemek için önemlidir. Öğle namazının vakti ise güneşin zeval vaktinden batıya doğru kaymasıyla başlar ve ikindi namazı vaktine kadar devam eder. Zeval vaktinde yani güneş tam tepe noktasına geldiğinde namaz kılmak mekruhtur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

zevk:  

K KALIN OKUNUR ad 1. hoşa giden ya da çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duyum ya da duygu. 2. güzeli çirkinden ayırabilme yetisi. Benzer: beğeni 3. tat, lezzet. 4. hoşa giden ve eğlendiren şey. 5. MEC. eğlence. 6. yalnızca eğlenmek amacıyla. 7. alay etmek için, alay olsun diye.(Konusu: , Kökeni: )

Zevk Pudrası:  

(d. a. zevk, ir. poudre'dan pudra, türk. e.) Eroin.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Zevkan:  

(a.i. ka.erk.) 1- Zevk bakımından, zevkçe. 2- Zevk yoluyla. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zevra:  

(a.i. ka.erk.) 1- Dicle nehri. 2- Bağdat şehri. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zevrak:  

(a.i. ka.erk.) 1- Kayık, sandal. 2- Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3- Çiçek testisi, kadehi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Zevvak:  

(a.i. erk.) 1- Bir şeyi çok fazla tadan. 2- Bir şeyi çok fazla deneyen. 3- Bir şeyin çok fazla farkına varan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zeybek:  

(bkz:: Çalı Zeybeği)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Zeycan:  

(f.i. erk.) Candan, cana yakın.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Zeydilik:  

(bkz:: Zeydiye)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zeydiye:  

Hz. Peygamber’in torunu olan Hz. Hüseyin’in torunlarından İmam Zeyd(ö. 122/740)’in mezhebine bağlananlara verilen ad. Zeydiye, amelî konularda Hanefi Mezhebi’ne, itikadi konularda ise Mutezile Mezhebi’ne yakındır. Zeydiye Mezhebi Yemen’de yaygındır. Temel fikirleri şöyledir: 1. Bütün Şia gruplarında olduğu gibi İmam (halife) Hz. Fatma’nın soyundan olmalıdır. 2. Hz. Peygamber’den sonra en üstün insan Hz. Ali’dir. 3. Hz. Ali, verdiği mücadelelerde ve yaptığı savaşlarda haklıdır. 4. Büyük günah işleyenin arkasında namaz kılmak caiz değildir. 5. Büyük günah işleyen, tövbe etmeden ölürse ebedî olarak cehennemde kalır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Zeyneb:  

(a.i. ka.) Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zeyneddin:  

(a.i. erk.) Dinin zineti, süsü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zeynel:  

(t.i. erk.) Zeynelabidin adından kısalmış ad.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Zeynelabidin:  

(a.i. erk.) İbadet edenlerin süsü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zeynep:  

(a.i. ka.) İffet ve iyi ahlakı temsil eder. Zeynep "kokulu çiçek" anlamına gelen Arapça bir kadın adıdır. Ayrıca “bir babanın değerli mücevheri, bir babayı yücelten” anlamına gelir. İslami açıdan Zeynep, Hz. Muhammed'in (s.a.a) torunu ve Hz. Ali (a.s.) ile Hz. Fatıma (s.a.) kızıdır. (kıs.) ZEYNO(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zeynep Aksu:  

Füsun Demiroğlu(Konusu: gerçek adı, Kökeni: )

Zeyni:  

(a.i. erk.) Süsle, bezekle ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Zeyniye:  

(a.i. ka.) (bkz:: Zeyni)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Zeyno:  

(t.i. ka.) Zeynep adının bozulmuş hali.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Zeyno'nun Oğlu:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Halide Edip Adıvar Kitabın Konusu: Doğu Anadolu'ya görevli giden Türk subayları ve eşlerinin gözlemlerini aktarıyor. Bölgede içten içe gelişen bir Kürt isyanının öncesinde geçen olayların ana kahramanı, Haso Çocuk. Zeyno'nun Oğlu, bir yanıyla Doğu Anadolu'daki feodal düzenin kökenlerine de işaret eden önemli bir roman. Kitabın Ana Fikri: Romanın ana düğümü ise Kürt isyanının çıkıp çıkmayacağıdır. Halide Edip Adıvar’ın “Kalp Ağrısı”adlı romanının devamı niteliğindedir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

WhatsApp