Haydi Öğrenelim!
Alcan:
(t.i. ka.) Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Zeynullah:
(a.i. erk.) Allah'ın süsü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Zeynur:
(a.i. erk.) (bkz:: Zinnur)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Zeyrek:
(t.i. erk.) 1- İlgi çekici. 2- Eli uz, usta. 3- Akıllı, zeki.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Zeytin:
Salih Memecan’ın 1991 yılında Türkiye ile tanıştırdığı Limon ile Zeytin, Türkiye’nin en sevilen ve en popüler lisanslı çizgi karakterleridir. Salih Memecan, usta mizah anlayışıyla, "Sizinkiler"'de günlük, sıradan aile yaşantısındaki esprileri, komiklikleri ortaya çıkarmaktadır. Limon: Ailenin sevimli mi sevimli küçük kızı. Anne ve babası Çıtçıt Hanım ileBabişko'yu parmağında oynatıyor. Maalesef Zeytin'in hınzırlıklarıyla baş edemiyor. Zeytin: Limon'un sevimli, komik ama haylaz dostu! Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır! Çıtçıt: Ailenin hamarat ve hırslı annesi! Azıcık kilo problemi, biraz da romantizim isteği var. Gerisi zaten kontrolünde! Babişko: Ailenin akıllı, kültürlü ama rahatına düşkün babası. Gazetesi, kahvesi ve kanepesi, ailesinden sonra en çok sevdiği üç şey!(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Zeytin:
(zeytun) Zeytingiller familyasından; Akdeniz havzasında, makilerde yabani olarak yetişen, fakat bütün Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen, yaprak dökmeyen, eğri, büyük gövdeli, sık dallı, 5-20 m yüksekliğinde uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları yeşil renkli olup, derimsi ve karşılıklı dizilişlidir. Çiçekleri beyazımsı sarı renkli olup, salkım durumundadır. Meyve önceleri yeşil, olgunlaştığı zaman parlak siyah renklidir. Meyvelerinde zeytinyağı çıkarılır. Zeytinyağının içeriğinde olein, palmitrik, steraik ve linolik asitlerin gliseritleri, hidrokarbonlar ve E vitamini vardır. Ev ilaçlarında zeytin tanesi, yaprakları, kabukları ve yağı kullanılır. Faydası:: Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Eczacılıkta, bazı ilaçları hazırlamakta kullanılır. Yaprakları ve kabukları, yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Taneleri de besleyicidir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Zeytindağı:
Kitabın Türü: Anı Kitabın Yazarı: Falih Rıfkı ATAY Kitabın Konusu: Osmanlı saltanatının son günlerinden Türkiye Cumhuriyetinin ilk günlerine kadarki bir zaman dilimi anlatılmaktadır. Yazar bir görev sebebiyle Cemal Paşa’ın karargahına yani Zeytindağı’na gitmiştir. Burada yaşamış olduğu olayları ve anılarını bulunduğu tarihin önemli olaylarını da içine alacak şekilde anlatmıştır. Kitabın Ana Fikri: İnanarak ve çalışarak herşeyin üstesinden gelebiliriz. Çalışarak vatanımıza yararlı birer ilim ve vatan adamı olunuz.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Zeyyal:
(a.i. ka.) Uzun etekli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Zeyyan:
(a.i. ka.) Süsler, pırıltılar.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Zeyyat:
(a.i. erk.) Zeytinyağı, zeytinyağı yapan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Zhuge Liang:
Zhuge Liang M.S. 181-234) El arabası Han Hükümdarlığı döneminde yaşamış olan Çinli bakan Zhuge Liang tarafından icat edilmiştir. El arabası Çin Seddi'nin inşası sırasında Çinliler tarafından bulunmuş ve duvarın inşaatında kullanılmıştır.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Zıbarmak:
(f.) Ölmek, gebermek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zıbırtlamak:
(f.) (ıvır zıvırdan) Saçma sapan konuşmak, saçmalamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
zıhar:
İslam öncesi Arap geleneğinde bir kimsenin hanımına kızdığında, “Sen bana anamın sırtı gibisin.” diyerek eşini kendisine haram kılması, eşiyle karı koca ilişkisini askıya alması. Zıhar yapılan kadın ne boşanmış ne de evli sayılır. Kadınlara yapılan bu tür bir haksızlığı İslam dini onaylamaz. Zıhar yapan birisi hanımını ebedî olarak boşlukta bırakamaz. Kişi, bir yemin türü olan zıhar yaptığında kefaretini vererek evliliği devam ettirir. İslam dinine göre zıhar, bir boşama çeşidi değildir. İslam âlimleri, zıharın haram olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Zıhar yapan büyük günah işlemiş olur. “Eşlerine zıhar yapıp sonra sözlerinden dönenlerin, eşleriyle cinsel yakınlık kurmadan önce, bir köleyi hürriyetine kavuşturmaları gerekir. Size bu hususta böylece öğüt verilmektedir. Allah işlediklerinizi bilir. Azad edecek köle bulamayan kimse, eşleriyle cinsel yakınlık kurmadan önce iki ay ara vermeden oruç tutmalı, oruç tutmaya da gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır…” (Kur’an-ı Kerim Mücadele suresi 58/3-4 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Zımba:
(Kar.) Tasvirleri delmede kullanılan küçük özel zımba.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Zımbalamak:
(fars.f. sunbe, zımba'dan) (Birisini) Bıçaklamak özellikle tabancayla yaralamak, öldürmek, vurmak. Örn:: 7. Mahkum- Bu kıza parmağının ucu ile dokunanı Allah belamı versin zımbalarım. (Turgut Özakman, Duvarların Ötesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zımpara:
(fars.i. sunbade, sumpare'den) Sövgü, küfür.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zımparadan Geçirmek:
(d. fars. türk.) (Birisine) Ağır küfretmek, çok sövmek. Örn:: Ben küfürden hoşlanır bir adam değilim. Ama bu sefer Suphaneke deyip başlayacağım gusulhane havlusuna varıncaya kadar 77 mezhebini zımparadan geçireceğim. (Adnan Veli, Mapushane Çeşmesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
zındık:
1- Allah’a, ahiret gününe ve öldükten sonra dirilmeye inanmayan; Allah’la beraber başka tanrılar edinen; İslam’ın temel prensiplerini reddeden imansız, müşrik, mülhit, mürtet, ateist. 2- Hz. Peygamber’e küfreden, onu küçümseyip değer vermeyen. 3- İslam öncesi sahip olduğu sapık fikirleri İslam geldikten sonra da devam ettiren kimse. 4- İnkârcıların inanç ve davranışlarını benimsediği hâlde Müslüman gibi görünen kimse, münafık.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Zıngadak:
(ono.zf.) Anında, birdenbire, hemen. Örn:: Gır geçme Çaparize gelirsin sonra zıngadak. (Suat Taşer, Abuzettin Bey)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zıngırtı:
(ono.i. esk.) Kargaşalık, kavga, arbede.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
ZIP:
"WinZip programı ile gerçekleştirilen sıkıştırma işlemleri sonucunda ortaya çıkan dosyalara, genel olarak ""Zip dosyası"" adı verilmektedir. Bu tip dosyaları, isimlerinin yanındaki "".zip"" uzantısından ve mengeneye benzeyen simgelerinden kolayca tanıyabilirsiniz."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Zıp Zıp:
(i.) 1- Çocukların oynadığı, taştan ya da camdan yapılmış küçük yuvarlak, bilye. 2- Bir yerinden lastik bir bağ ile asılmış, içi talaş dolu hafif bir top olan bir çocuk oyuncağı. NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Zıplamak:
(ono.f. türk. e.) Gitmek, gidivermek. Kalkıp gitmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zır Zır:
1- Kâğıt oyununda fazla sayı yapma. 2- Ağlamaklı olanı, iyice ağlatmak için söylenen bir söz. 3- Büsbütün, tümden. NOT: Yansımalardan Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Zırıl:
(ono.s.) Deli, çılgın.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zırtapoz:
(sf.i.) 1- Ussal dengesi olmayan deli. Örn:: küsüp tekrar vatansız kalmayı göze alacak derecede kaçık zırtapoz değildim. (Refik Halid Karay, Bir Ömür Boyunca) 2- Değersiz, aşağılık. (kimse) Kayserili- Adam nece bah Zırtapoz herifsin Senin garşındaki eşah değeli. (Karagöz, Bursalı Leyla) Zırtapos, Zırtaboz biçimlerinde de kullanılır. Ender olarak Hırtapoz diye de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zırtıl:
(s.) Dengesiz, çılgın deli.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zırtullahı Kirmani:
(d. n.) Allahın hödüğü, ne idüğü belirsiz olduğu halde bir önemi varmış gibi davranan (görünen) kimse anlamında söylenir. Örn:: Zaten lağabım zırtullahi kirmani Adilli gidilil yaşadım da ondan. (Metin Eloğlu, Düdüklü Tencere)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zırzır:
(ono.i. zır'dan ik.) Kurtuluşsuz, deli, en son aşamadaki çılgın. Örn:: Zırzırlar koğuşu Bunların artık sokaktaki yaşama karışma olasılıkları yok gibi. (Halit Çapın, Bay Alkolü Takdimimdir)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
zıt:
sıfat çelişik, karşıt.(Konusu: , Kökeni: )
Zıvana:
(fars.i. zebane, zevane'den) Esrarlı sigaranın ucuna takılan küçük karton boru, kamış vb: Örn:: Mevlut cigarayı pürüzsüz bir biçimde sarmıştı yakılacak yerin kağıtlarını katlıyordu. Zıvana dedi Mevlut Bende var bir tane uymazsa yenisini yaparız dedi. (Muzaffer Buyrukçu, Bir Olayın Başlangıcı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zıvanadan Çıkarma:
Beni "Zıvanadan Çıkarma" sözü 1960 yıllarda polisin içinde durduğu metal korumanın adından gelmektedir. (Konusu: , Kökeni: )
Zızt Erenköy:
(d.) Birisiyle alay etmek, onun duymadığını ya da duyarsızlığını vurgulamak için kullanılır. Örn:: Bizimisikiniz? -Haaaaa? Neeee? -Zııııızt.. Errenköy. (Süavi Süalp - Bülent Arabacıoğlu, Gündüz İnsan Gece Hırt)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zızt Güm:
(d.) Bir sessizliğin ardından birisi bir şeyin farkına varmayıp aniden farkına vardığında söylenir. Örn:: Eeeee -Esi şeyetmiş -Şeytmiş demek yani o biçim -Zizt güm.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Ziba:
(f.i. ka.) 1- Süslü, güzel. 2- Yakışıklı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Zibaru:
(f.i. ka.) Güzel yüzlü, dilber.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Zican:
(f.i. ka.) 1- Canlı, canayakın, candan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Zico:
(lakabı/sp.) Beyaz Pele(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Zifos:
(yun.i. siphnos, oyuk, çukur'dan) Düşük nitelikli, aşağılık kimse. Örn:: Karagöz-(Gizli.) Hay köpoğlu Enver'in niyeti Haydar zifoza çıkarmak. (Karagöz, Hain Kahya) Ender olarak Sifos, Zifoz biçimlerinde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zifos:
(yun.i. ziphos) 1- Yerden sıçrayan çamur. 3- (den.) Yelkenli gemilerde direk şapkası ile kontra kapelesi arasında kalan ve genellikle beyaza boyanan kısım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Zihgir:
(Okçuluk Ter.) Başparmağa takılan okçu yüzüğü. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
zihin:
ad 1. insanda anlayış, kavrayış, algılama yetisi. 2. yaşantıları, öğrenilenleri, bunların geçmişle olan bağlantılarını bilinçli olarak kafada saklama gücü, bellek.(Konusu: , Kökeni: )
zihinsel:
sıfat zihinle ilgili.(Konusu: , Kökeni: )
Zihni:
(a.i. erk.) Zihinle, akılla ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Zihni:
(a.i. zihn'den, zihni) Düşüncesiz, akılsız kimseler İçin alay yollu kullanılır. Örn:: Kerhanede namaz kılınır mı lan Zihni?(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
zihni:
sıfat ➽zihinsel.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Zihni Göktay:
Dizi Karakteri: Emekli Edebiat Öğretmeni Muvaffak Güngör Dizi Adı: Bizimkiler. 1989-2002 yılları arasında (14 yıl) 15 sezon kesintisiz olarak yayınlanmış aile türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Zihni Sinir:
Zihni Sinir, karikatürist İrfan Sayar tarafından 1977 yılında Gırgır dergisinde dünyaya gelen pratik zekalı, meraklı ve mizahi bir bilim insanı karikatür karakterdir.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Zihniye:
(a.i. ka.) (bkz:: Zihni) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
zikir:
1- Anma, hatırlama. Örn:: “Siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/152 nci Ayet) 2- Öğüt, nasihat, vaaz. Örn:: “Ona (Hz. Muhammed’e) vahyedilen, bir zikir ve apaçık bir Kur’an’dır.” (Kur’an-ı Kerim Yasin suresi 36/39 ncu Ayet) 3- Şeref, saygı, övgü. Örn:: “Zikir sahibi Kur’an’a ant olsun ki inkâr edenler boş bir gurur ve ayrılık içindedirler.” (Kur’an-ı Kerim Sad suresi 38/1-2 nci Ayet) 4- Kur’an-ı Kerim. Örn:: “Şüphesiz zikri biz indirdik, onu koruyacak olan da biziz.” (Kur’an-ı Kerim Hicr suresi 15/9 ncu Ayet) 5- Allah’ı anmak amacıyla yapılan ve söylenen ibadet, tespih ve övgü sözleri. 6- Allah’ın bazı isimlerinin anlamlarını düşünerek belli sayıda ve belli miktarlarda okuma. Örn:: “Allah daim sever zikir edeni / Zikir ile doğru yola gideni / Zikir için yaptı iş bu bedeni / Durmasın zikretsin dil Allah Allah.” (Zeynel Baba)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
zikir ehli:
(bkz:: ehlizikir)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Zikra:
(a.i. ka.erk.) 1- Anma, hatırlama. 2- İbret, örnek. 3- Öğüt. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Zikri:
(a.i. erk.) Anma ile ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
zikrullah:
1- Allah’ı anma, hatırlama, ona dua ve ibadet etme. Örn:: “(Müminlerden öyle) insanlar var ki onları ne ticaret ne de alışveriş zikrullahdan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşete düşeceği bir günden korkarlar.” (Kur’an-ı Kerim Nur suresi 24/37 nci Ayet) 2- Kur’anı Kerim okuma, ayetler üzerinde yoğunlaşarak düşünme, tefekkür. Örn:: “Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabını, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların (bu ilahî kitabı okumaktan dolayı) tüyleri ürperir. Sonra zikrullahtan dolayı kalpleri ve tenleri yumuşar, sakinleşir.” (Kur’an-ı Kerim Zümer suresi 39/23 ncü Ayet) 3- Cuma hutbesi; hutbede Allah’ın emirlerini ve yasaklarını anlatma, Kur’an-ı Kerim ve sünnetten öğütler verme. Örn:: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman zikrullaha koşun; alım satımı bırakın. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” (Kur’an-ı Kerim Cuma suresi 62/9 ncu Ayet) 4- Kulun helal ve haramlara dikkat ederek yaşaması, Allah’ın rızasını kazanacak ameller ortaya koyması ve Allah’ın sevgisini kazanmasının bir mükâfatı olarak da Allah’ın kulunu anması, zikretmesi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Zikzak:
(fr.sf. zigzag) 1- Birbirine ters açılar meydana getirecek şekilde yön değiştire değiştire devam eden (kırık çizgi) “Zikzak dikiş.” 2- (zf.) Yön değiştire değiştire devam ederek. “Zikzak yürümek.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Zikzaklı:
(fr.sf.) 1- Zikzak biçiminde olan: “Zikzaklı yol.” 2- (mec.) Yön değiştiren, değişiklik gösteren.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Zil:
(sf.i.) 1- Aç. (kimse) 2- Parasız, züğürt. (kimse) Örn:: 0 da zilin biri olmasa burda işi ne var gece yansı? (Sait Faik, Parkların Sabahı Akşamı Gecesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
zil:
ad 1. çağırmak, işaret vermek, uyarmak vb. için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle, elektrikle ya da başka bir düzenle işletilebilen araç. 2. MÜZİK TERİMİ birbirine çarparak ses çıkarmak için parmaklara ya da tefin kasnağına takılan metal kurs. 3. ARGO aç, parasız, züğürt (kimse). 4. ARGO sarhoş.(Konusu: , Kökeni: farsca)
Zilha:
Haldun Taner'in yazdığı Keşanlı Ali Destanı kitabının baş kahramanı. Gururlu asabi ve Ali’yi peşinden sürükleyecek kadar güzel bir kızdır. Ali’yi sevmekte ama Ali'nin amcasını öldürdüğünü zannettiği için Ali’den uzak kalmaya çalışmaktadır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
zilhicce:
1- Kamerî ayların on ikincisi. 2- Eski Arap geleneğine göre içerisinde savaş yapılması yasak olan dört haram aydan biri. Haram aylar; recep, zilkade, zilhicce ve muharremdir. Hac ve kurban ibadetleri zilhicce ayı içerisinde yerine getirilir. Örn:: “Zilhiccenin ilk on gününde yapılan ibadetler, Allah katında diğer aylarda yapılan salih amellerden daha değerlidir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
zilkade:
1- Kamerî ayların on birincisi. 2- Eski Arap geleneğine göre içerisinde savaş yapılması yasak olan dört haram aydan biri.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Zilli:
(sf.i.) Gürültücü, edepsiz, şirret. (kız, kadın) Örn:: Hanife kaltağını duydum o kutudaki marangoza vermişler. Oynaya oynaya gitmiş hem de. Zilli. Ağlayıp sızlardı da acırdım. (Tarık Dursun K. Rıza Bey Aile Evi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zilliği Kırmak:
(d.) 1- Züğürtlükten kurtulmak. Karnını doyurmak, yemek yemek. Örn:: Dürdane Hanım beraberce zilliği kırmak. Afedersİniz bir lokantada başbaşa. (Altan Erbulak - Orhan Alev, İki Üşütük) Zilliği Şişirmek diye de kullanılır. Örn:: Bu yüzden midenin adı zillik, karın doyurmak da zilliği şişirmekti. (Aziz Nesin, Yokuşun Başı) 2- Trabzon-Maçka ağızlarında Zevliği Kırmak, dayanamamak, isyan etmek anlamlarında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zillik:
(i.) 1- Züğürt olma durumu. Aç olma, açlık. 2- Mide. T.iç.bk. Zilliği Kırmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zilyoner:
(fr.i. millonaire, ve türk. arg. zden. n.) Züğürt, hiç parası olmayan, aç açık kimse. (bkz:: Sinkaf, Sirkaf)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Zilzal Suresi:
(a.i. سورة الزلزلة) zilzal suresi; deprem demek olan "zilzâl", sûrenin ilk âyetinde geçer. kur'an-ı kerim'de 99 ncu sure, 30 ncu cüz, 599 ncu sayfadadır. 8 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 93 ncü sıradadır. nisa suresi'nden sonra, hadid suresi'nden önce medine döneminde inmiştir. medine'de inen 28 tane sureden biridir. kıyametin kopmasından, insanların yeniden dirilip hesab vermelerinden, herkesin -iyi ya da kötü- ettiğini bulacağından bahseder.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Zilzal suresi:
Kur’an-ı Kerim’in doksan dokuzuncu suresidir. Medine’de inmiştir. Sekiz ayettir. Adını birinci ayette geçen ve “zelzele, deprem, yer sarsıntısı” anlamına gelen zilzal kelimesinden almıştır. Surede, kıyametin kopması ve bu kopma anında yeryüzünde meydana gelecek olan doğa olayları anlatılır. Bu çerçevede yerin sarsılmasıyla beraber kıyametin kopması, insanların mezarlarından çıkarılması dile getirilir. Surede, kıyameti yaşayan insanların “Ne oluyor, nereye gidiyoruz?” biçimindeki şaşkınlık bildiren ifadelerine yer verilir. Surede, kıyamet gününde her şeyin Allah’ın huzurunda tanıklık yapacağına değinilir; buna bağlı olarak yeryüzü de, üzerinde işlenen her türlü iyilik ve kötülüğü Allah’ın isteği üzerine tek tek anlatır. İnsanların sorgulanmak için Allah’ın huzuruna çıkacakları haber verilir. Yüce Allah’ın, insanın yaptığı en küçük hayır ve şerri hesaba katıp insanın lehine ve aleyhine olarak değerlendireceğini bildiren ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Zimbabve:
Resmi Tam Adı: Zimbabve Cumhuriyeti İngilizce: Republic of Zimbabwe Eski Adı: Eski Güney Rodezya (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Zimbabve:
Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nın Güney Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Zimbabve:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 18 Nisan 1980 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Zimbabve:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Zimbabve:
İdari Yapısı: 10 İl 1- Bulawayo 2- Harare 3- Manicaland 4- Mashonaland Merkez 5- Mashonaland Doğu 6-Mashonaland Batı 7- Masvingo 8- Matabeleland Kuzey 9- Matabeleland Güney 10- Midlands.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Zimbabve:
Komşuları: Denize kıyısı olmayan bir kara ülkesi. Sınır komşularını (kuzeyden saat yönünde ilerlendiğinde) Zambiya, Mozambik, Güney Afrika oluşturur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Zimbabve:
Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Zimbabve:
Plaka Kod: ZW(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Zimbabve:
Tel. Kodu: +263 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Zimbabve:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Zimbabve:
Zimbabve Bayrağı: Günümüzdeki kullanılan hali ile 18 Nisan 1980 tarihinde göndere çekilerek kullanılmaya başlanmıştır. Bayrak, yatay olarak bayrağı yedi eşit parçaya bölen ve sırasıyla yeşil, sarı, kırmızı, siyah, kırmızı, sarı ve yeşil olarak sıralanan şeritlerden oluşmaktadır. Bayrağın göndere çekilen tarafında yatay şeritlerin üzerine gelecek şekilde konumlandırılmış siyah çerçeveli beyaz zemine sahip ikizkenar üçgen bulunmaktadır. Üçgenin içerisinde ise tam ortaya denk gelecek şekilde konumlanan beş köşeli kırmızı yıldız, yıldızında üstüne gelecek şekilde de Zimbabve'nin ulusal sembolü olan ve yuvasında duran, yönü bayrak direği tarafına bakan Zimbabve Kuşu bulunmaktadır. Yatay şeritlere rengini veren yeşil renk ülkenin kırsal kesimlerini ve tarım alanlarını temsil ederken, sarı renk yeraltı zenginliklerini ve kaynaklarını ifade etmektedir. Bayrakta bulunan kırmızı renk ise ülkenin bağımsızlığı uğruna akıtılan kanı simgelerken, siyah renk ülkenin siyahi halkını ifade etmektedir. Üçgene rengini veren beyaz renk barışı ve ileriye götüren yolu ifade ederken, yıldız Enternasyonalizmi ve iktidardaki partinin sosyalist düşüncesini yansıtmaktadır. Yıldızın üzerine gelecek şekilde konumlanan kuş ise ülkenin ulusal sembolü olarak bayrakta bulunmaktadır.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Zimbabve:
Milli Marşı: "Blessed be the Land of Zimbabwe" (Zimbabve Arazisi Yücedir) Afrika ülkesi Zimbabve'nin ulusal marşıdır. Ülke bağımsızlığını kazandığı 1980 yılından 1994 yılına kadar 19. yüzyılda yaşayan Güney Afrikalı Enoch Sontonga'ya ait olan popüler bir Afrika marşı olan "Nkosi Sikelel'i Afrika" (Tanrı Afrika'yı Korusun) şarkısının Zimbabve diline tercüme edilmesi sonucu ortaya çıkan "Ishe Komborera Africa"'yı ulusal marş olarak kullanmıştır. Ishe Komborera Africa marşı günümüzde resmiliğini yitirmiş olsa da, toplum arasında önemli bir yer tutmaktadır. 1994 yılında yapılan değişiklik ile Blessed be the Land of Zimbabwe ulusal marşı kabul edilerek diğeri kullanımdan kaldırılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Zimbabve:
Genel Bkş: Shona dilinde kullanılan dzimba-dza-mabwe (Türkçe:Taş evler) günümüzde Büyük Zimbabve olarak adlandırılan ve ülke içerisinde bulunan Güney Afrika bölgesinin en büyük tarihi eser kalıntılarına rastlanan sömürge dönemi öncesi taş yapıtların bulunduğu bölgenin antik başkentinin isminden esinlenerek oluşmuştur. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Zimbabwe Milli Tk:
milli tk.lakabı: Savaşçılar (the Warriors)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
zimmet:
1- Söz verme, güvence verme, eman, taahhüt. Örn:: “Kim, bizim kıldığımız gibi namaz kılar, yönelmiş olduğumuz kıbleye yönelir ve kestiklerimizi de yerse, işte bu kişi Müslümandır ve Allah’ın da, Resulünün de zimmetindedir…” (Hadis) 2- Hak ve borçlara ehil olma. 3- Kişiyi, dinin ve hukukun emirlerini ve yükümlülüklerini yerine getirmeye layık hâle getiren bir sıfat. Örn:: “Müslümanların zimmeti eşittir. En alt derecede olan Müslüman bile zimmet verebilir.” (Hadis) 4- Savaş durumunda bulunan bir kişinin veya bir grubun İslam ülkesinin güvencesini alıp bu ülkenin bağlısı olması.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
zimmi:
Tarihte, yaşadıkları İslam ülkeleri tarafından canları, malları, namusları, akılları ve dinleri koruma altına alınan gayri müslim vatandaşlar. Tarih boyunca İslam ülkeleri, zimmilere çok iyi davranmış ve onlara birer misafir muamelesi yapmıştır. Devlet, zimmi vatandaşların din, mal, namus, akıl ve can güvenliklerini koruma altına almasına karşılık onlardan vergi alır. Almış olduğu vergiye karşılık askerlik yaptırmaz. Eğer askerlik yaptırırsa aldığı vergi düşer. Çocuklardan, kadınlardan, yaşlılardan, fakirlerden ve din adamlarından vergi alınmaz. Örn:: “Kim bir zimmiye haksızlık eder veya ona gücünün üzerinde yük yükler veya ondan gönül rızasının dışında bir şey alırsa, kıyamet gününde o kişi beni karşısında bulacaktır.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
zimoloji:
(ing.i. zymology) fermantasyon bilimi. alkollü içkilerin mayalanması ve damıtılmasını araştıran bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
zina:
Aralarında nikâh bağı bulunmayan erkek ve kadın arasındaki cinsel ilişki. İslam dinine göre zina en büyük günahlardan biridir. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde, zina yasaklandığı gibi zinaya sebep olacak davranışlar da yasaklanmıştır. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen bütün peygamberler zinanın haram olduğunu bildirmişlerdir. Örn:: “Zinaya (ve zinaya sebep olacak şeylere) yaklaşmayın. Çünkü, zina çok büyük bir ahlaksızlıktır.” (Kur’an-ı Kerim İsra suresi 17/32 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
zincir:
ad 1. birbirine geçmiş bir dizi metal halkadan oluşan nesne. 2. art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi. "Kamyon zincirini sollayıp geçmeye çalışırken kaza yapmış" 3. MEC. kesintisiz süren olaylar, nedenler vb. dizisi. 4. ESKİMİŞTİR eskiden, mahkûmların eline, ayağına vurulan demir bağ, pranga.(Konusu: , Kökeni: )
zincir takma mecburiyeti sonu:
(TT-42b) Trafik Tanzim İşareti: zincir takma mecburiyetinin sona erdiğini bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
zincir takmak mecburidir:
(TT-42a) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhası, çekiş tekerleklerinin en az ikisine zincir takmanın zorunlu olduğunu bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
Zincirleme:
(Fr. enchainement) Bir oyunda olayların nedenleri ve sonuçlarının sıra ile birbirini kovalaması.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Zinde:
(f.i. ka.erk.) 1- Diri, yaşayan, canlı. 2- Dinç, sağlam, güçlü kuvvetli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)
Zinet:
(a.i. ka.) Süs, bezek.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Zinnur:
(a.i. erk.) Nurlu, ışıklı, aydınlık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Zinnure:
(a.i. ka.) (bkz:: Zinnur)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Zinnureyn:
(a.i. erk.) İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
zinnureyn:
1- İki nur sahibi. 2- Hz. Peygamber’in kızlarından, önce Hz. Rukiye ile Hz. Rukiye’nin vefatından sonra da diğer kızı Hz. Ümmü Gülsüm ile evlenerek Hz. Muhammed’e iki kez damat olan Hz. Osman’a, ‘iki nur sahibi’ anlamında verilen lakap, unvan.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )