MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Angola:

Angola Bayrağı: Günümüzde kullanılan hali ile 11 Kasım 1975 tarihinde göndere çekilerek kullanılmaya başlanmıştır. Bayrak yatay olarak eşit 2 parçaya bölen kırmızı ve siyah kalın şeritten oluşmaktadır. Bayrakta bulunan kırmızı renk ilk zamanlarda sosyalizmin simgesi olarak kullanılırken, günümüzde 1992 yılında da anayasal çerçevede düzenleme ile ifade edildiği şekilde Angola ulusunun bağımsızlığı için akıttığı kanı simgelemektedir. Bayrağın alt kısımda kalan diğer yarısını oluşturan siyah renk ise ülkenin bulunduğu Afrika Kıtası'nı ifade etmektedir. Bayrağın tam ortasında bulunan ve sosyalist devrimi simgeleyen yarım dişli işçi sınıfını ifade ederken, pala çiftçi sınıfını, 5 köşeli yıldız ise ülkenin ilerlemesini ve enternasyonalizmi temsil etmektedir.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Açangül:  

(t.i. ka.) (bkz:: Gül)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

açarak şah:  

bir taşın oynayarak, diğer bir taşın önünü açmak suretiyle şah çekmesi.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Aççelerando:  

(it.be.) (müz.) Bir parça çalınırken gittikçe hızlandırılması gerektiğini belirtir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Açe:  

(t.i. ka.) Sumatra adasının en kuzey kısmı. Önceleri burada Açe İslam devleti hüküm sürerdi. Şimdi ise Hollanda sömürgesidir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Açelya:  

(yun.i. ka.) Kokusuz, fundagillerden çeşitli renklerde çiçekler açan bir bitki.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Yunanca)

Açelya:  

(yun.i. açe'lya) Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki. (Rhododendron)(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: Yunanca)

açı:  

ad 1. MATEMATİK TERİMİ birbirini kesen iki yüzey ya da aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim; derece ile ölçülür. 2. MEC. bakış, görüş, yön, anlayış biçimi. "Bu iş, benim açımdan olanaksız"(Konusu: , Kökeni: )

Açı Kapatma:  

(Voleybol Ter.) Birlikte bloğa çıkılmaması durumunda voleybolcuların kendi görev alanlarını kapatma durumu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık:  

Bir noktayı işgal eden yalnız, tek pul. Açıklar rakibin pulları tarafından kırılmaya karşı savunmasızdır. (Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )

açık:  

sıfat 1. kapalı durumda olmayan. \"Güneş, açık pencereden içeri doldu\" 2. hiçbir engeli bulunmayan, geçişe uygun. \"Kar yağmıştı ama yolların açık olduğu bildirildi\" 3. üzeri örtüsüz olan, çıplak. \"Kışın açık başla sokağa çıkılmaz. Yazın açık damlarda yatarlarmış\" 4. görevlisi olmayan, görevli atanabilecek durumda olan, boş (görev, iş). \"Bakanlık açık kadroları kullanacak\" 5. arada çok aralık bulunan, aralığı fazla. \"Koşucu, açığı çabuk kapatıp öne geçti\" 6. kapalı olmayan, çalışır, işler durumda olan. \"Pazarları açık postane bulmak zor\" 7. olduğu gibi ortada olan, gizli saklı yönü bulunmayan. \"Bizim işlerimiz açıktır\" 8. gerçek, ortada, belli, kesin, kuşkusuz. \"Onun bunu yaptığı açıktır\" 9. kendisiyle her türlü düşünce tartışılabilen, onları hoşgörüyle karşılayabilen (kimse). \"O bu tür düşüncelere açık biridir\" 10. koyu olmayan (renk). \"Ressam açık sarıları çok kullanmış\" 11. cinselliği örtüsüzce anlatan (kitap, resim). \"Roman oldukça açık bulundu\" 12. çetrefil olmayan, kolay anlaşılır. \"Dili çok açık ve güzeldi\" 13. ad Belli bir yerin biraz uzağı. \"Tarlalar hemen kentin açıklarında başlıyordu\" 14. ad denizin kıyıdan uzakça olan yeri. \"Gemiler açıkta demirlediler\" 15. belirteç doğru olarak. \"Her şeyi açık söylemekten korkmamalı\" 16. ad bir şeyden yeterince bulunmama durumu. \"Öğretmen açığı var\" 17. ad MEC. suç, kusur. \"Adamın bir açığını yakalasaydı, tamamdı\" 18. sıfat aydınlık, bulutsuz. \"Bugün hava çok açık\" 19. gizli bir amacı olmayan, içten. \"Biz açık insanlarız, düşündüğümüzü açıkça söyleriz\" 20. girilmesi, gezilmesi herhangi bir koşula bağlı olmayan. \"Toplantı herkese açıktı\" 21. belirteç gizliliğe başvurmadan, açıkça. \"Her şeyi açık söyledik\" 22. ad TİCARET TERİMİ gelirle gider arasındaki fark. \"Bütçedeki açığı nasıl kapatacağız?\" 23. ad TİCARET TERİMİ bir hesapta meydana gelen eksiklik ya da bir kasada bulunması gerekenden eksik para. \"Kasa açığı bizi uğraştırdı\" 24. istemesini bilen, bunu söylemekten bıkmayan insan aç kalmaz, ereğine ulaşır. 25. bir kez dünyaya gelmiş olan kimse nasıl olsa geçinmeyi başarır. 26. bir ülkenin karasuları dışında kalan deniz kesimi. 27. yakın karalarla çevrili olmayan deniz, engin. 28. bulutsuz, aydınlık, güneşli hava. 29. ev dışı, park, bahçe gibi yer. 30. DEN. eskiden Çin’de yabancı gemilerin serbestçe girdiği liman. 31. DEN. bazı rüzgârların etkisine açık olan demir yeri. 32. TİCARET TERİMİ ticaret mallarının gümrük resmi ödemeksizin serbestçe depo ve transitine olanak veren liman. 33. zarfı yapıştırılmamış mektup. 34. mektup biçiminde yazılan ve basında yayımlanan, genellikle bir polemik havası taşıyan yazı. \"Cumhuriyet’te yer alan açık mektup, ilginçti\" 35. gelir gideri karşılamamak. 36. MEC. gizlemek istediği bir şeyi farkında olmadan belli etmek. \"Açık vermek istemiyor\" 37. görev ya da iş vermemek. 38. bir iyilikten, başkalarını yararlandırdığı halde onu yararlandırmamak. 39. kendisi için görev yapacak yer kalmamak. \"Atamalar yapıldı, o açıkta kaldı\" 40. yatıp kalktığı yer elinden alınmak. \"Ev sahibi gelince, adamcağız açıkta kaldı\"(Konusu: , Kökeni: )

Açık Açık :  

(be.) Hiçbir şeyi saklamadan, açıkça. "Onlarla açık açık konuşalım" NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

açık alan:  

isim Şehrin gürültüsünden uzak, insanların dinlenebilecekleri çeşitli bitkilerle kaplı yer Geniş, kapalı olmayan yer(Konusu: , Kökeni: )

Açık Almak:  

(d.) 1- Uzak durmak yanaşmamak. 2- Değmemek. Genellikle emir olarak kullanılır. Örn:: "Açık al da paparon huylanmasın." Açıktan almak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Atlama:  

(Cimnastik Ter.) Atlama araçları üstünden bacakları iki yana açıp atlama.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Ayak:  

(esk. d.) Tulumbacıların hızlı koşusunu niteler. Örn:: "Cemaati teşkil eden ve içinde birçok da hıristiyan ve yahudi bulunan yüzlerce tulumbacı onu öğleye yetiştirmek için ta Bakırköy'den Eyüb'e kadar Açık ayak denilen bir tulumbacı koşusu ile getirmişler." (Osman Cemal Kaygılı İstanbulda Semai Kahveleri ve Meydan Şairleri) (bkz:: Takım Açmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Duruş:  

(Cimnastik Ter.) Vücudun ayakta, gergin ve bacaklar yana açık bir şekilde durması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Düşme:  

(Güreş Ter.) Yağlı veya karakucak güreşlerinde kıç üstü düşmesi. Ayrıca sırtın veya iki dirseğin yere değerek göğüs bölgesinin havaya döndüğü durum. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Eldivenli Vuruş:  

(Boks Ter.) Eldivenin iç kısmı ile vurulan faullü vuruş şekli. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Göz:  

(d.) Hela deliği, kubur.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

açık hat:  

üzerinde er bulunmayan dikey.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Açık Hava Hentbolü:  

(Hentbol Ter.) Çim, toprak veya sert zemin gibi açık alanlarda on birer kişi ile oynanan el topu oyunu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Hava Tiyatrosu:  

(Alm. Freilichttheater - Fr. thedtre, en plein air - lng. open air theater) Yaz aylarında ya da iklimi uygun yerlerde, açık havada oyunlar oynanan tiyatro yerleri.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Açık Işıldak:  

(Alm. Flutlihtleı.ıchte - Fr. cosserolej - lng. open ffoodlight) Sandık biçiminde, geniş bir alanı aydınlatan ve sahnenin genel ışıklamasında kullanılan ışıldak.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Açık Kaldırım:  

(d.) 1- Bir tür hırsızlık, dışarıda açıkta bulunan ya da unutulmuş gözetimsiz bir şeyi çalma. 2- Bu İşi yapan kimse. Örn:: "Açık kaldırım: Bulduğunu çalan hırsız." (Ahmet Çakal Serseriler Arasında) (Açık Kaldırma da denir.) Burada kaldırım; kalmaktan kalımı türetmenin örneğidir. Yol kenarındaki yüksekçe yer anlamındaki kaldırım değil. (bkz:: Kaldırmak, Kaldırım, Kapalı Kaldırımcı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Kaldırımcı:  

(d.) Dışarıda açıkta bulunan şeyleri çalmada (kaldırmada) ustalaşmış bu işi adet edinmiş hırsız.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Kaldırımcılık:  

(d.) Dışarıda açıkta bulunan şeyleri çalma biçimindeki hırsızlık. Örn:: "Yukarıda bahsi geçen açık kaldırımcılığın ekseri pazar kurulan kalabalık yerlerde ve dükkan önlerinde açıkta bulunan tezgahlardan çalma biçimi." (Başkomiser Yılmaz Ertunç Yankesicilik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Kaldırma:  

(eşanl.d.) Açık Kaldırım. Örn:: "Sen çanta çarpar mısın? -Yok Biz açık kaldırma yaparız." (Nazlı Ilıcak Allah Kurtarsın) (Açık Kaldırım, Açık Kaldırımcılık)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Kapı:  

(d.) Bakire olmayan, erdenliği bozulmuş kadın.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açık Nokta:  

Bir tek pul (açık) bulunan veya hiç pul bulunmayan nokta. Her iki oyuncuda açık bir noktaya konabilir. (Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )

Açık Oyun:  

Bir oyuncunun bir veya daha fazla tek pulunu (açık) savunmasız bir pozisyonda bıraktığı hamle. (Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )

Açık oyuncusu:  

(Futbol Ter.) Orta saha ve hücum hattının dış bölgelerinde, sahanın kenar kısımlarında oynayan oyuncu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Saçık:  

(sf.) Toplumsal töreye, göreneğe, geleneğe uymayacak denli örtüsüz ve açık. (giysi, düşünce, yapıt)(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Açık Top:  

(Voleybol Ter.) Fileden uzakta ve arka alanın hücum çizgisine yakın bölümünde kurulan, rakibin blok zamanlamasını bozmayı amaçlayan oyun. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açık Yarış:  

(gnl.ter.) Belli bir sporcu lisansına sahip olmadan herkesin katılabileceği veya belli bir turnuva dışında kalan katılımın serbest olduğu yarış. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açıkta Bir Şey mi Gördün:  

(a.t. d.) Nedensiz ya da gerekmediği halde gülen kişilere karşı kullanılır. Örn:: "Fatma boğulacak kadar hırslandı: - Açıkta bir şey mi gördün?" (Orhan Kemal Kara Çalı) (Açıkta bir şey mi var? biçiminde de kullanılır.) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açıktan Almak:  

(bkz:: Açık Almak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açıl:  

(t.i. ka.) Açılmak eyleminden emir; serpil.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

açılan köprü:  

(T-5) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: yolda bazen trafik kesilip köprünün açılabileceğini gösterir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

Açılay:  

(t.i. ka.) Ayın dolunay halinde olmaya başlaması.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Açılı Duruş:  

(Cimnastik Ter.) Vücudun topuklar bitişik, ayak uçları bir ayak genişliğinde açık olarak aldığı durum.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

açılış:  

ad 1. açılma biçimi; açılma eylemi. "Kapının açılışı oldukça sessizdi" 2. yeni bir kuruluşun, yapının ya da yerin hizmete girmesi. "Şeker fabrikasının açılışı dolayısıyla tören yapılacak"(Konusu: , Kökeni: )

Açılış Atışı:  

Oyuna kimin başlayacağını belirleyen, oyunun ilk atışı. Her iki oyuncu aynı anda bir zar atar, ve en yüksek sayıyı atan oyuncu, ilk hamlesinde hem kendi sayısını hemde rakibininkini kullanarak başlar. (Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )

Açılmak:  

(f.) İçkinin uyuşturucu maddenin etkisi esrikliği geçmek, geçmeye başlamak. Örn:: "Kafan nasıl? - Açılmak üzereyim." (Ümit Oğuztan Kraliçe Sisi) Kafası Açılmak diye de kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açıyı Kesmek:  

(Tenis Ter.) Arka saha toplarının daha uzun gitmesini önlemek için ya da rakibin vuracağı topların açısını daraltmak için yapılan hareket. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Açlık:  

Kitabın Türü: Psikolojik Roman Kitabın Yazarı: Knut HAMSUN Kitabın Konusu: Ünlü bir yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşurken, bir yanda da açlıkla pençeleşen bir gencin, gerçekten duygulandırıcı öyküsü. Kitabın Ana Fikri: Bu roman ölmek pahasına olsa bile alın teri dökmediğin parayı kabul etmemeyi anlatmaktadır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Açlık Atrofisi:  

(ing.i. starvation atrophy) Kıtlık, savaş, esir kampları, anoreksiya nervosa, ishal, kanser, ülser gibi sindirim kanalı hastalıklarına bağlı yetersiz beslenme sonucu görülen genel atrofi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Açlık Grevi:  

(ing.i. hunger strike) Bir kişi, kurum ya da bir fikir ile mücadele amacıyla aç kalınarak yapılan pasif direniş.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Açlıktan Gözü Örümcek Bağlamak:  

(d.) Uzun bir süredir açlık, parasızlık çekmek sürekli züğürt olmak. Örn:: "Zaman kötü kötü, Açlıktan örümcek bağlamış Milletin gözü. (sessizlikten sonra)" (Oktay Arayıcı Rumuz Goncagül)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açma:  

(Güreş Ter.) Kilitlenen oyunu güç veya taktik kullanarak oynanabilir hale getirme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

açma:  

ad 1. açmak eylemi. 2. ağaç kesme ve kökleme yoluyla tarıma uygun duruma getirilen orman arazisi. \"Orman köylüsü açmayla tarla kazanıyor, ama orman elden gidiyor\" 3. kalınca, susamsız ve yağlı bir çeşit simit.(Konusu: , Kökeni: )

Açmak:  

(fi.) 1- (Özellikle insan için) Uzaklaşmak, gitmek, kaçmak. Örn:: "Aç bakalım aç da ensen görünsün." 2- (Bir şey, birine) İyi gelmek yaramak. Örn:: "Külhanbeyi -O da ne beybaba? Fiyiz lazım piyiz. Bizi başka bir şey açmaz. (Ortaoyunu Kağıthane Safası) 3- (Kadın ya da kız) Mahrem sayılan yerlerini göstermek. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

açmaz:  

yerinden kaldırılınca kendi şah'ını rakibin atağına açık bırakan bir veya bir piyon'un durumunu anlatan deyim. (bkz:: blitz)(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Açmaz Oynamak:  

(d.) (Oyunda) Hile yapmak. Hileli oynamak. Örn:: "Açmaz oynama dingil Açmaz oynayanı oyarlar."(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açmaz Yapmak:  

(d.) 1- Hile yapmak. 2- Dalavere, oyunbozanlık yapmak. 3- (Konuşmada) Yanıtı kolayca verilemeyecek bir şey söylemek. Başka sözler gerektirecek, başka sözlere çanak tutacak biçimde konuşmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açmaza Düşmek:  

(d.) 1- Bir hileye aldanmak. 2- Zor bir sorunla karşılaşmak. (Açmaza Gelmek de denir.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açmaza Getirmek:  

(d.) (Birisini) Hile yaparak kandırarak zor bir duruma sokmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Açmışa Konmaz mı:  

(d.) Fırsat kaçırılır mı? anlamında kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ad:  

(a.i. erk.) Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hud peygamber tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur'an-ı Kerim'de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler genişçe ele alınmıştır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

ad:  

ad 1. bir kişiyi, bir hayvanı, bir bitkiyi, bir yeri, bir duygu ve düşünceyi vb. anımsamamıza, onları ötekilerden ayırmamıza yarayan sözcük. \"Ali, güvercin, kavak, Ankara, akıl, düş sözcükleri birer addır\" Benzer: isim 2. DİLBİLGİSİ TERİMİ canlı ve cansız bütün varlıkları, düşünce ve duyguları, durumları bildiren dil öğesi.(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

Âd kavmi:  

Yemen taraflarında, kum tepelerinden oluşmuş bir arazide yaşamış eski bir topluluk. Hud Peygamber’in davet ve uyarılarını dikkate almayarak Allah’a ortak koşmakta ısrar ettikleri ve doğru yoldan saptıkları için ilahî cezaya uğrayarak yok edilmişlerdir. Örn:: “Âd kavmine de kardeşleri Hud’u (gönderdik). O, (kavmine) dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. (Hâlâ ona karşı gelmekten) sakınmayacak mısınız?” (Kur’an-ı Kerim A'raf suresi 7/65 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Ad Spectatores:  

(Alm. zuden, Zuschauern) Oyunculardan birinin rolden çıkıp seyirciye yönelerek konuşması, nükte yapması. Plautus'un komedyalarında gülünçlüğü sağlama yönünden çok kullanılan, sanat açısından sakıncalı görülen tutum. (Seyirciye yöneliş)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Ada:  

Kitabın Türü: Araştırma Kitabın Yazarı: Akşit GÖKTÜRK Kitabın Konusu: Kitap, insanoğlunun yüzyıllardır mutluluk, serüven, kaçış özlemlerinin bir simgesi olan ada kavramını, Ütopya, Yeni Atlantis, Gulliver'in Gezileri, Robinson Crusoe gibi klasiklerin yanında başka birçok yapıtı da bu bağlamda incelemektedir. Kitabın Ana Fikri: Kitap yazarın bir araştırması olduğu için Ada kavramını değişik zamanlarda değişik yerlerde ada deyince insanların aklına neler geldiğini anlatıyor.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

ada etrafında dönünüz:  

(TT-37) Trafik Tanzim İşareti: bu işaret levhası, dönel kavşaklarda izlenmesi gereken seyir yönünü gösterir. dönel kavşağa açılan tüm yollarda bu levha bulunur. dönel kavşağa giren araç sürücüsü dönel kavşak içersindeki araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

adabımuaşeret:  

1- Davranış bilgisi. 2- Bir toplumda benimsenerek gelenekleşmiş nezaket, terbiye, ahlak ve görgü kuralları. İslam dinindeki muaşeret kurallarının bir kısmı şunlardır: Maddi ve manevi temizliğe dikkat etmek, çevreyi temiz tutmak, yalan söylememek, iftira etmemek, dedikodu yapmamak, haset etmemek, helal kazanmak, kişinin eşine, çocuklarına, komşularına ve iş yerindeki arkadaşlarına karşı güler yüzlü olması, yoksullara karşı yardımsever olmak, küçüklere şefkat büyüklere saygı göstermek, kadınlara nazik davranmak, selamı yaygınlaştırmak.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adacyo:  

(İt.be. adagio) (müz.) 1- Yavaş, ağır olarak. 2-Yavaş, ağır bir biçimde çalınan müzik yapıtı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)

Adaçayı:  

(salvia officinalis) Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur. Faydası:: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve diyeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Adadiyoz:  

(esk. yun.i.sf.) Bıçkın görünüşlü külhanbeyi tavırlı. (kimse) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: Yunanca)

Adahan:  

(t.i. erk.) Adanın hakimi, yöneticisi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

adak:  

1- Adama işi veya adanılan şey, nezir. Örn:: “Allah yolunda her neyi harcar veya bir adakta bulunursanız şüphesiz ki Allah onu bilir.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/270 nci Ayet) 2- Allah’ın sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmak, dileğinin gerçekleşmesini sağlamak amacıyla dince sakıncası bulunmayan bir işi yapacağına dair Allah’a söz verme. İnsan, arzu ettiği şeylere kavuşmak, korktuklarından emin olmak, yalnızlık ve çaresizlik gibi durumlarda Allah’ın yardım ve desteğini yanında görmek ister. Bunu sağlamak için de birtakım sorumluluklar altına girer. Kişinin kendiliğinden üstlendiği bu sorumlulukların adına adak denilmiştir. Adakların yerine getirilmesi gereklidir. Adak, yemin sayılır ve yerine getirilmediğinde kefareti gerektirir. İslam’ın onaylamadığı söz ve davranışlar adağın konusu olamaz. Adak her dinde ve inanışta önemli bir yer tutar. Örn:: “Günah bir şey üzerine adakta bulunan kimse bu adağından vazgeçsin.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adal:  

(t.i. erk.) "Adın yayılsın, ün kazan" manasında.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Adale:  

Yanlış: Adele Doğru: Adale(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

adale:  

ad ➽kas. Köken(Konusu: , Kökeni: arapça)

Adaleddin:  

(a.i. erk.) Dinin adaleti- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Adalet:  

(a.i. ka.erk.) 1- Hakka riayetkarlık, hak tanırlık, haklılık, doğruluk. 2- Haksızlıktan uzaklaşma. 3- Düzenli ve dengeli davranma. 4- Hakkaniyet.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

adalet:  

1- Doğruluk, eşitlik, denklik, aşırılıktan uzak ve dengeli olma, her şeye hakkını verme. 2- Bir işi yerli yerine koyma, hak sahibine hakkını verme, hak ve hukuka uygunluk. Her şeyin olması gerektiği yerde bulunması, insaf. Örn:: “Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Ahlaksızlığı, çirkin şeyleri ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/90 ncı Ayet) 3- Dinen zararlı olan şeylerden kaçınmak suretiyle hak olan yolda dosdoğru bir biçimde devam etme. 4- Kanunları eşitlik ilkesine göre uygulama, herkesin kanun karşısında eşit tutulmasını sağlama. Örn:: “Allah, size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle karar vermenizi emreder…” (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/58 Ayet) 5- Dengeli bir kişilik ve ahlaka sahip olma, aşırılıktan uzaklaşıp her şeye hakkını verme. “Allah, adaletli olanları sever…” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 49/9 ncu Ayet) 6- Allah’ın yaratmış olduğu evrende onun istekleri doğrultusunda hareket etme. Örn:: “Adaletli olun. Çünkü takvaya en uygun olan adil olmaktır…” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 5/8 Ayet) 7- Haklıya hakkını verip suçluyu da işlediği suça denk bir ceza ile cezalandırma.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

adalet:  

ad 1. hak ve hukuka uygunluk; hak ve hukuku gözetme ve yerine getirme; doğruluk. \"Onda adalet duygusu yoktur\" Benzer: türe 2. adil olma durumu. \"Onun adaletine söz yoktur\" 3. devletin, kişilerin çatışan çıkarları arasında hakka uygun denge sağlaması. \"Ülkede adalet var, mahkemeye başvurun\" 4. hukuk ve yasaları uygulayan devlet örgütü. Benzer: adliye 5. bir ülkede adalet işleriyle görevli bakanlık. 6. bu bakanlığın içinde bulunduğu yapı.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Adalet Birlik Partisi:  

Kısa Adı: AB PARTİ Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 06.06.2018 Genel Başkanı: İrfan Uzun Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Sağ İdeoloji: Muhafazakâr, Milliyetçi NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Partiler - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Adalet Partisi 1:  

Kısa Adı: AP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 11.02.1961 Genel Başkanı: Ragıp Gümüşpala (1961-1964), Süleyman Demirel (1964-1980) Sona Eriş Tarihi: 16.10.1981 Sona Eriş Nedeni: 16.10.1981 tarih ve 2533 sayılı Kanun ile Askeri Mahkeme kararıyla kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Merkezi Sağ İdeoloji: Liberal muhafazakârlık NOT: Öncülü: Demokrat Parti (1946), Ardılı: Doğru Yol Partisi NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - II (1960 - 1980) (Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Adalet Partisi 2:  

Kısa Adı: AP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 11.04.1995. Adalet Partisi isminin tescil edilmesi ve saklanması için 11 Nisan 1995 tarihinde yeniden açılmıştır. Genel Başkanı: Son genel başkanlığını Bülent Şimşek Özçelik yapmıştır. Sona Eriş Tarihi: 15.10.2009 Sona Eriş Nedeni: Anayasa Mahkemesi'nce kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Liberal muhafazakârlık NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Adalet Partisi 3:  

Kısa Adı: AP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 09.10.2015 Genel Başkanı: Vecdet Öz Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Muhafazakârlık, Ekonomik liberalizm NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Adalet ve Kalkınma Partisi:  

Kısa Adı: AKP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 14.08.2001 Genel Başkanı: Recep Tayyip Erdoğan Dönemi (2001-2014), Ahmet Davutoğlu Dönemi (2014-2016), Binali Yıldırım Dönemi (2016-2017) Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Sağ İdeoloji: Muhafazakârlık, Ekonomik liberalizm, Sağ popülizm, Yeni Osmanlıcılık, İslamcılık NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Adalet, Demokrasi ve Özgürlük Partisi:  

Kısa Adı: ADÖP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 03.07.2009. Parti logosu kalp içerisinde Türkiye haritası şeklindedir. Genel Başkanı: Muzaffer Remzi Kurtulmuşoğlu Sona Eriş Tarihi: 29.01.2012 Sona Eriş Nedeni: Olağanüstü Kongre kararıyla feshedildi. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Adaletçi Kurtuluş Partisi:  

Kısa Adı: AKP Genel Merkezi: Kuruluş Tarihi: 27.02.2012 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: * Sona Eriş Nedeni: İlk büyük kongresini yapmadığından Yüksek Mahkeme, hukuki varlığının sona erdiğine, partinin tüm mallarının Hazine’ye geçmesine hükmetti. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

adaletli:  

sıfat 1. hakka ve hukuka uygun (iş, karar). "Mahkemeden adaletli bir karar bekliyoruz" 2. hakka ve hukuka uygun davranan, adaleti gözeten (kimse). "Onun adaletli biri olduğundan kuşkum yok" Benzer: adil(Konusu: , Kökeni: ar+t)

Adam:  

(ibr.i.) 1- İnsan. 2- Erkek kişi, kadın karşıtı. 3- Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. 4- Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. 5- Nazını çeken kimse. 6- Görevli kimse. 7- İyi huylu, güvenilir kimse. 8- Bir alanı benimseyen kimse. 9- (hlk.) Eş, koca.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İbranice)

Adam Adama Blok:  

(Voleybol Ter.) Bloktaki oyuncuların her birinin bir hücumcuyu karşılama durumu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adam Adama Savunma:  

(Basketbol Ter.) Her savunma oyuncusunun bir hücum oyuncusunu birebir savunmasını amaçlayan savunma biçimi. Man to man. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adam Adama Savunma:  

(Hentbol ter.) Hücum oyuncularından her birinin birer savunma oyuncusu tarafından kontrol edilmesi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adam tutma:  

(Futbol Ter.) Karşı takımdaki oyuncunun etkinliğini azaltma amacı taşıyan, kurallara uygun şekilde oyuncu takip etme eylemi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adamım:  

(ibr. d. Adem'den) Arkadaşım, kardeşim anlamında kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: İbranice)

Adamotu:  

(köpekotu) Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçerisinde "Hyoscyamine", "Hyoseine" ve "Atropine" vardır. Faydası:: Şehvet artırıcıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Adana:  

Adana Tarihi; M.S. 260'da Sasanilerin, M.S. 4. yy'da Bizanslıların, 8. yy'da Abbasilerin, 10.yy'da yine Bizanslıların, 11.yy'da Selçukluların, 12. yy'da Ermenilerin, 14. yy'da Memlûklular'ın eline geçerek tamamen Türklerin olmuştur. Bu tarihte, Mısır seferine giden padişah Yavuz Sultan Selim, Adana'yı Osmanlı İmparatorluğuna bağlamıştır. 20 Ekim 1921'de Fransızlarla yapılan “Ankara Antlaşması”na göre Fransızlar, Çukurova'dan tamamen ayrılmışlardır. 5 Ocak 1922 tarihi Adana'nın kurtuluş günüdür.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Adana:  

Adana İlçeleri: 1-Aladağ (04.07.1987) 2-Ceyhan 3-Çukurova (22.03.2008) 4-Feke 5-İmamoğlu (04.07.1987) 6-Karaisalı 7-Karataş (01.09.1957) 8-Kozan (26.06.1926) 9-Pozantı (01.06.1054) 10-Saimbeyli 11-Sarıçam (22.03.2008) 12-Seyhan (19.06.1986) 13-Tufanbeyli (01.04.1958) 14-Yumurtalık (01.04.1959) 15-Yüreğir (19.06.1986) (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Adana:  

Adana; Kuzeyden Kayseri, Kuzeybatıdan Niğde, Batıdan İçel, Doğudan Kahramanmaraş ve Osmaniye, Güneybatıdan Hatay ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Adana:  

Tel. Kodu: 322(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Adana:  

Plaka Kodu: 01(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Adana:  

Nesiyle Meşhur: Pamuğu (Beyaz altın), Kebabı, Şalgam Suyu, Misis Ayranı, Çukurova İlçesi, Ceyhan Adana kebap Ustaları, Ceyhan (Yılan Kale'de geçtiği rivayet olunan) Şahmeran Efsanesi ile meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Adana:  

Adana'da Gezilecek Yerler: Hasan Ağa Camii, Ulu Camii (Ramazanoğulları Camii), Sabancı Merkez Camii, Durhasan Dede Türbesi, Adana Arkeoloji Müzesi, Adana Etnografya Müzesi, Atatürk Müzesi (Suphi Paşa Konağı), Adana Sinema Müzesi, Tarihi Saat Kulesi (Büyük Saat), Tarihi Kazancılar Çarşısı, Bebekli Kilisesi, Adana Merkez Parkı, Seyhan Baraj Gölü, Aslantaş Piknik Yeri, Adana Kalesi, Ayas (Kestanbol) Kalesi, Yılanlı Kale, Anavarza Kalesi, Kazankaya Kalesi, Kozan Kalesi, Yedigöller, Hacer Ormanı, Kapuzbaşı Şelaleleri, Kurtkulağı Kervansarayı, Misis Antik Kenti, Şar Antik Kenti, Gön Hanı, Tuz Hanı, Adana Tren İstasyonu, Taş Köprü, Varda (Alman) Köprüsü.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Adana:  

Genel Bakış: Akdeniz Bölgesinde yer alır. Batılı tarihçiler, "Adana" isminin “Adanüs” ten geldiğini ileri sürerler. Halbuki, Hitit zamanına ait yazılı metinlerde Adana’dan “Adania” olarak bahsedilir. Anadolu’nun ilk sakinleri olan Hitit’lerin kurduğu tarihi bir şehirdir. Bazı putperest milletlerin taptıkları Uranüs’ün oğlu olan Adanüs ile ilgisi ise sadece isim benzerliğidir. İl merkezi Seyhan ve Yüreğir ilçeleridir. İlk kez 1969 yılında yapılan "Altın Koza Film Festivali" her yıl yapılmaktadır. Nato'nun İncirlik hava üssü Adana ilinin doğusundadır. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Adana Demirspor:  

Kulüp Lakabı: Mavi Şimşekler. Taraftar Grubu: Şimşekler Grubu. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

WhatsApp